Ana Sayfa » Kıbrıs » 2015 BÜTÇE YASA TASARISI KOMİTEDE

2015 BÜTÇE YASA TASARISI KOMİTEDE

2015 Mali Yılı Bütçe Yasa Tasarısı’nın Cumhuriyet Meclisi Ekonomi, Maliye, Bütçe ve Plan Komitesi’nde görüşülmesine bugün de devam ediliyor.

 
 
 2015 BÜTÇE YASA TASARISI KOMİTEDE

 

Komite Başkanı CTP-BG Milletvekili Birikim Özgür başkanlığında saat 10.25’de toplanan komite bugün Dışişleri ve İçişleri Bakanlıkları ile Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı bütçelerini görüşecek.

İlk olarak 35 milyon 938 bin 020 TL’lik Dışişleri Bakanlığı bütçesinin ele alındığı komite toplantısına, Dışişleri Bakanı Özdil Nami ile Dışişleri Bakanlığı bürokratları da katılıyor.

CTP-BG Milletvekili Birikim Özgür başkanlığındaki Cumhuriyet Meclisi Ekonomi, Maliye, Bütçe ve Plan Komitesi’nde, UBP Milletvekili Ersin Tatar başkan vekili olarak; DP-UG Milletvekilleri Mustafa Arabacıoğlu ve Fikri Ataoğlu, CTP-BG Milletvekilleri Armağan Candan ve Ömer S. Kalyoncu ile UBP Milletvekili İzlem Gürçağ üye olarak görev yapıyor.

Toplantıya UBP Milletvekili Tahsin Ertuğruloğlu ve CTP-BG Milletvekili Asım Akansoy da katılıyor.

Cumhuriyet Meclisi Ekonomi, Maliye, Bütçe ve Plan Komitesi’nin Dışişleri Bakanlığı bütçesini ele aldığı görüşmede Dışişleri Bakanı Özdil Nami bakanlığın faaliyetleri, Kıbrıs sorunu konusunda yapılan uluslararası temaslar hakkında bilgi verdi.

Bakanlığın vizyonunun 50 yıldan bu yana uluslararası kamuoyunun gündeminde olan Kıbrıs sorununun bir an önce adil, kalıcı ve kapsamlı bir anlaşamaya varılarak neticelendirilmesi yönünde olduğunu anımsatan Nami, bakanlığın bu konuda izlediği siyasete vurgu yaptı. 

Nami şöyle devam etti:

“Yürüttüğümüz çalışmalarımızın başıca hedeflerini ülkemizin uluslararası alanda temsilinin ve ülkemiz üzerindeki izolasyonun kaldırılmasının sağlanması, halkımızın maruz bırakıldığı kısıtlamaların bertaraf edilmesi, siyasi, ekonomik, kültürel, diplomatik alanlarda ikili ve çok taraflı ilişkilerimizin geliştirilmesi ve Kıbrıs sorununa ilişkin pozisyonumuzun üçüncü taraflara anlatılarak eşit hak ve çıkarlarımızın savunulması oluşturuyor. Bakanlığımız Kıbrıs konusundaki güncel gelişmeler hakkında sivil toplum örgütlerine bilgi vermeyi görev edinmiş ve bu düşünceden hareketle birçok sivil toplum örgütü, sendika ve dernek yetkilileriyle gerçekleştirilen çalışmalar ve müzakere sürecine ilişkin son gelişmeler hakkında düzenli olarak bilgilendirme toplantıları düzenlemiştir.”

Nami, “Dışişleri Bakanlığı ada çevresindeki hidrokarbon kaynakları üzerinde tek taraflı olarak çalışma yürüten Kıbrıs Rum tarafının bu tek yanlı girişimi karşında önlem almak zorunda kalan Türk tarafının girişimlerini mazeret göstererek müzakere masasını terk etmesinin yanlış olduğunu duyurma yönünde azami gayret sarf etmektedir” dedi.

Bakan Nami konuşmasının devamında şunları kaydetti:

“Dışişleri Bakanlığı’nın gerçekleştirdiği temaslarda Kıbrıs konusuna ilgi duyan çevrelere Kıbrıs Rum tarafının bu mazeretinin yersiz olduğunu ve müzakerelerin kaldığı yerden devam etmesinin öneminin bilinciyle bu uzlaşmaz tutumlarını değiştirilmesi yönünde teşvik edilmeleri gerektiği ortaya kondu.”

Bakan Nami, Dışişleri Bakanlığı’nın özellikle Avrupa Birliği başta olmak üzere yurt dışında önemli temaslarda bulunduğunu kaydetti. Nami, hellimin ülkedeki üretimin önemli kısmını teşkil ettiğini de kaydederek, hellimin Avrupa Birliği nezdinde coğrafi işaret tescili için yapılan girişimlere değindi.

Nami, bütçe görüşmesi sırasında yurtdışında gerçekleştirdiği temaslar ve görüştüğü yetkililer hakkında bilgi verdi.

Nami, “2014 yılında bakanlığımızın gerçekleştirdiği en önemli icraatlar arasında yurtdışı uygulama birimlerimize bir yenisini katmak yer aldı. Bu bağlamda KKTC Budapeşte temsilciliği faaliyetlerine başladı” dedi.

Özdil Nami, başkentlerde yeni temsilcikler açılması yönündeki çalışmaların sürdüğünü söyledi, Bakanlığın koordinasyonluğunda yürütülen diğer etkinlikler hakkında da detaylı bilgi verdi.

Bakan Nami, Dışişleri Bakanlığı’na ait yeni bir internet sayfası tasarlandığını da anlatarak, bakanlığın çevre düzenlemesinin de modern standartlara ulaştığını, personelin motivasyonu açısından bakanlık binasında gerekli lojistik iyileştirmeler yapıldığını kaydetti.

Öte yandan Nami, yurt dışında personel görevlendirmesine ilişkin Atama Tüzüğü yetkili Sendikalarla işbirliği içerisinde geçirildiğini belirterek, bunun çalışanlara daha huzurlu çalışma ortamı yarattığını kaydetti.

 

 Ekonomi, Maliye, Bütçe ve Plan Komitesi’nde Dışişleri Bakanlığı bütçesi görüşülürken Dışişleri Bakanı Özdil Nami’nin konuşmasının ardından UBP Milletvekili Ersin Tatar söz aldı.

CTP-BG’nin hükümete gelmesiyle Dışişleri Bakanı’nın ilk açıklamalarının “heyecanla” Kıbrıs konusunda çözüme çok yakın olunduğu şeklinde olduğunu kaydeden Tatar, CTP-BG’nin  amacının zaten Kıbrıs meselesinin çözümü olduğunu söyledi.

İslam İşbirliği Teşkilatı’nda daha önce Kıbrıs Türk Devleti konumunda iken son toplantıda bunun bile ifade edilmediğini, bundan üzüntü duyduğunu kaydeden Tatar, bu konuda açıklama istedi.

Dışişleri Bakanlığı bütçesinde enflasyonunun da üzerinde artış olduğunu bunun dış temsilciliklerin açılmakta olduğunu gösterdiğini vurgulayan Tatar, Barones Meral Ece’nin “Kıbrıs Türkleri’nin lobicilik faaliyetlerinde sınıfta kalmakta olduğuna” yönelik açıklamasını hatırlattı ve bunu üzücü olarak değerlendirdi.

Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis’in masadan kaçtığını, Rumların amacının Türkiye’yi sıkıştırarak pozisyonunu değiştirip Kıbrıs’ta taviz vermesi olduğunu kaydeden Tatar, “Bizim azınlık olarak imza atmamız onların uzun vadeli hedefi. Ancak Kıbrıs Türkü bunu yapmaz” dedi.

Anastasiadis’in şimdi görüşmelere dönmek için çare aradığını kaydeden Tatar, bazı çevrelerde Türkiye’nin büyük hata yaptığı yönünde değerlendirmeler olduğunu ancak işin aslına bakıldığında, dünyadaki hukuki süreçlerin küçük bir ülkenin menfaatlerinin değil bölgesel menfaatlerin önemli olduğunu ortaya koyduğunu kaydetti ve bunu bir makale ile destekledi.

Hükümetin Taşınmaz Mal Komisyonu’na kaynak yaratmak için daha fazla çaba göstermesi gerektiğini kaydeden Tatar, komisyon için 50 milyon kaynak ayrıldığını ifade etti.

Bu sistemin devam ettirilmesi gerektiğini kaydeden Tatar, komisyonunun fonksiyonunu kaybetmemesi, Dışişleri Bakanı’nın bu konuda aktif olması gerektiğini vurguladı.

Rum tarafının büyük oyunlar içinde olduğunu, Rusya, Amerika gibi ülkelerle “flört” etmekte olduklarını anlatan Tatar, Ruslarla ilişkileri değerlendirildiğinde batının Rumlara ne kadar güvendiğini sorguladı.

Batı dünyasının Kıbrıs meselesini çözme öncülüğü olduğunu düşünmediğini, meydanı boş bırakmak istemediklerini kaydeden Tatar, dünyadaki olaylar gözönüne alındığında Kıbrıs meslesinin çözümünün öncelikli olduğuna inanmadığını, bu nedenle ekonominin iyileştirilmesine ağırlık verilmesi gerektiğini söyledi.

Güney Kıbrıs’ın kamu borcunun 50 miyar euro kadar olduğunu ifade eden Tatar, gazın ne kadar olduğu ve ekonomik olarak ne kadarının çıkarılacağının hala belli olmadığını ifade etti.

Rumun anlaşma sonrası gaz paylaşımı hesapları yaptığını, amacının da  patron olmak olduğunu anlatan Tatar, bakanlığın görevinin, bunları ve dış basını takip edip önlem almak olduğunu söyledi.

Tatar, Kıbrıs Türkü’nün yapması gerekenin masada TC ile birlikte hareket etmek olduğunu söyledi.

Tatar’ın konuşmasının ardından söz alan Komite Başkanı Özgür, bugünkü ekonomik koşullarda ekonomiyi büyütmek açısından dış kaynak ihtiyacı olduğunu ifade ederek, bu konuda bakanlığın bir faaliyeti olup olmadığını sordu.

ATAOĞLU

DP-UG Milletvekili Fikri Ataoğlu da söz alarak, Dışişleri Bakanlığı bütçesinin yetersiz olduğu konusunda Tatar’a katıldığını söyledi.

Bakanın dış temaslarını takdirle izlediklerini ifade eden Ataoğlu, hellimle ilgili mücadelesini de yakından izlediklerini kaydetti.

Temsilciliklerde çalışan sayısının ve lobi faaliyetlerinin yetersiz olduğunu kendisinin de görmekte olduğunu ifade eden Ataoğlu, dış temsilciliklerde personelin artırılması gerektiğini ifade etti.

Dış temsilciliklerde kendi maaşları ile evlerine misafir davet edip çabalayan temsilcilik çalışanları olduğunu belirten Ataoğlu, “onlara da teşekkür ederim” dedi.

Rum tarafının sadece Brüksel’de 100 kişi varken KKTC adına 4 kişi bulunduğuna işaret eden Ataoğlu, dış politika önemli ise daha fazla personel bulundurmak gerektiğini söyledi.

Temsilciliklerde sık personel değişikliği yapılmaması ve süre uzatımına gidilmesi gerektiğini kaydeden Ataoğlu, bakana sunumu nedeniyle teşekkür etti.

CANDAN

CTP-BG Milletvekilli Armağan Candan da, temsilciliklere verilen önemin artırılmasını istedi ve 2015 yılında bakanlığın meslek memuru alımı konusundaki taleplerinin yerine getirilmesi gerektiğini söyledi.

Dışişleri Bakanlığı kadrolarının acilen geliştirilmesi gerektiğini vurgulayan Candan, Kıbrıs Türklerinin haklarının dünyada savunulmasının herkesin önceliği olduğunu söyledi.

Uluslararası ortakların, Kıbrıs Türk tarafının ingilizce yayınlarının eksikliğinden şikayetçi olduğunu, bu konuda adım atılmasından memnun olduklarını kaydeden Candan, Daha önceki bazı Dışişleri Bakanları düşünüldüğünde Nami’nin aktif bakanlığının memnuniyet verici olduğunu kaydederek, “Cumhurbaşkanlığının açığını da kapatıyor” dedi.

Candan, “bu dönemde aktif dışişleri bakanının Kıbrıs Türk halkının şansı olduğunu” söyledi.

Meclis heyeti olarak dış temaslarında Dışişleri Bakanlığı’ndan destek almakta olduklarını da belirterek, teşekkür eden Candan, Kıbrıs sorununun kapsamlı çözümünün kendilerinin önceliği olduğunu ifade etti.

Candan, karşılıklı kabul edilebilir bir çözüm dileğinde bulundu ve Kıbrıs sorununun öncelikleri olmaya devam edeceğini vurguladı.

Akdeniz’in istikrarsız bir bölge durumunda olduğunu ve Kıbrıs sorunun çözümünün başarı olabileceğini kaydeden Candan, her ülkenin çeşitli ülkelerle ilişkisi olduğunu belirtti.

AKANSOY

CTP-BG Milletvekili Asım Akansoy da, Kıbrıs konusunda kriz ve eksen değişikliği olduğunu anlattı.

Sürecin Kıbrıs Türkü’nün elini zayıflattığını düşündüğünü kaydeden Akansoy, Rumların tavırları karşısında Türkiye’nin tavrını doğru görmediğini ancak bunun Türkiye  karşıtı bir politika olarak görülmemesi gerektiğini vurguladı.

11 Şubat metninin çok önemli olduğunu ve bu nedenle Cumhurbaşkanını kutlamak gerektiğini kaydeden Akansoy, doğalgaz konusundaki sürecin Kıbrıs Türkü’nü sürüklemekte olduğunu, bunu durdurmak gerektiğini ifade etti.

Eide ve diğer büroratların Kıbrıs’ı ziyaretini değerlendirmek gerektiğini kaydeden Akansoy, Dışişleri Bakanı’nın performanısını olumlu bulduklarını söyledi.

Ekonomi Maliye Bütçe ve Plan Komitesi’nde Dışişleri Bakanlığı bütçesinin görüşülmesine yemek arasının ardından devam edilecek.

Dışişleri Bakanlığı’nın görüşülmesi sırasında söz alan UBP Lefkoşa Milletvekili Tahsin Ertuğruloğlu, Dışişleri Bakanlığı’nın bütçedeki payının yüzde bir olmasının kabul edilemeyeceğini söyleyerek, “Bunu mevcut hükümeti eleştirmek adına söylemiyorum, gelmiş geçmiş hükümetlerin hepsinde böyleydi ama bu kabul edilecek bir durum değil” dedi.

Dışişleri Bakanlığı’nın temsilciliklerinde görevli personelin birçok sıkıntı yaşadığını da savunan Ertuğruloğlu, temsilciliklerin yeterli olmadığını belirtti.

Konuşmasında Kıbrıs sorununa da değinen Ertuğruloğlu, herkesin Kıbrıs sorunun çözülmesi yönünde bir söylem içinde olduğunu ancak Kıbrıs sorunu ve çözüm konularının herkes tarafından farklı yorumlandığını söyledi.

Tahsin Ertuğruloğlu, 1960 Kıbrıs Cumhuriyeti ortaklığının başına neler geldiğinin ve bunun cezasını kimlerin çektiğinin düşünülmesini isteyerek, “Siyasi eşitliğe ilaveten egemen eşitlik de talep ediyoruz. Bunu söylediğimizde de suçlanıyoruz” ifadesine yer verdi.

Ertuğruloğlu, “Mevcut durum sürdürülemez ve kabul edilemez, bunu kabul ediyorum ancak biz KKTC’nin varlığının Rumlarla yapacağımız bir anlaşmanın önünde engel olmadığını düşünüyoruz” dedi.

Ertuğruloğlu, Kopenhag zirvesi konusunda kendisine yöneltilen bazı eleştirileri de yanıtlayarak, “Ben Kopenhag’da 3 gün De Soto ve heyeti ile müzakere ettim. Annan Planı’nı imzalamadım, bundan da gurur duyarım. Tahsin Ertuğrul Kopenhag’da hiçbir yere saklanmadı, kaybolmadı. De Soto ile görüşmedeydi” dedi.

Tahsin Ertuğruloğlu, Kıbrıs konusunda iki tarafta da bir güvensizlik olduğunu, Rum tarafının Kıbrıs’ı bir helen olarak gördüğünü, bu gerçeklerin görülmesi gerektiğini vurugladı.

Kıbrıs konusunun çözümünde “çözüm karşıtı veya barışçı” sözlerinin kimseye birşey kazandırmadığını, burada önemli olanın Kıbrıs Türk halkının haklarının korunması olduğunu, egemenliğine ve devletine sahip çıkması gerektiğini belirten Ertuğruloğlu, dışişleri bütçesinde siyasi değil tek ses olunması gerektiğini vurugladı.

Ertuğruloğlu, Meclis Başkanı Sibel Siber’in yabancı gazetecilere Rumun Kıbrıs Türk halkına yaptıklarını doğru bir şekilde anlatırken “tanınma istemiyoruz” demesini kabul edemeyeceğini belirterek, Siber’e büyük saygı duyduğunu ancak ne istediğini açıklaması gerektiğini söyledi.

Devlete sahip çıkmamanın doğru olmadığını, devlete Kıbrıs Türk halkının egemenliğini korumak için sahip çıkılması gerektiğini, bu devlet sayesinde Meclis’te bulunduklarını ifade eden Ertuğruloğlu, Kıbrıs’ta kurulacak ortaklıkta iki ayrı halk egemenliğinin vurgulanması gerektiğini kaydetti.

Tahsin Ertuğruloğlu, Kıbrıs’ta kurulacak ortaklıkta karşılıklı güvenin de büyük önem taşıdığını vurgulayarak, İsviçre örneğini verdi, bunun dışında bir çözümün ülkeye huzur barış getirmeyeceğini belirtti ve ilk önce Kıbrıs Türk halkının egemen bir halk mı değil mi ne olduğuna karar verilmesi gerektiğini, yeni bir ortaklık kurulacaksa 1960’tan daha sağlam temellerle kurulması gerektiğini dile getirdi.

Ertuğruloğlu, bunun dışında bir çözüm olmazsa da olmayacağını belirterek, “Rum kabul etmeyecek” diye Kıbrıs Türk halkının egemenliğinden vazgeçmeyeceğini vurguladı.

ÖZDENEFE

CTP-BG milletvekili Fazilet Özdenefe de, Dışişleri Bakanı’nın arzu ettikleri yönde çalıştığını ifade ederek, teşekkürlerini sundu ve Dışişleri Bakanlığı’nın vizyonunun geliştirildiğini, çalışmalarının aktif bir şekilde sürdürüldüğünü kaydetti.

Özdenefe, Dışişleri Bakanlığı bütçesinin geliştirilmeye ve artırılmaya ihtiyacı olduğunu belirterek, muhalefet milletvekillerinin eleştirilerini yorumladı ve federasyon ile konfederasyonun aynı şekilde değerlendirilmesinin doğru olmadığını söyledi.

Muhalefet milletvekillerinin Taşınmaz Mal Komisyonu, , nüfus, Kıbrıs sorununa yönelik açıklamaları ve KKTC’nin tanıtılması gibi gündeme getirdiği konuları değerlendiren Özdenefe, Dışişleri Bakanlığı’ndan yeni dönemde atamalarda kadınlara daha çok önem vermesini beklediğini kaydetti.

Dışişleri Bakanlığı’nın Kıbrıs konusundaki çalışmalarına da teşekkür eden Özdenefe, yeni dönemde Cumhurbaşkanlığı ile Dışişleri Bakanlığı arasındaki uyumun sağlanmasını temenni etti.

Cumhuriyet Meclisi Ekonomi Maliye Bütçe ve Plan Komitesi, Dışişleri Bakanlığı’nın bütçesini görüşmeye devam ediyor.

Görüşmenin öğleden sonraki bölümünde söz alan UBP Milletvekili Hamza Ersan Saner, Dışişleri Bakanlığı’nın ve diğer bakanlıkların bütçelerinin yetersiz olduğunu belirtti ve “Kurumların devamlılığı için konuştuğumuz her cümlenin ağırlığının iyi bilinmesi gerekir” dedi.

“UYUMA MODUNDAYIZ”

Avrupa Birliği ve lobicilik ilişkilerinin zayıf olduğunu, son 6 ayda Avrupa Parlamentosu’na sadece 2 kez gidildiğini belirten Saner, “Biz buralarda birbirimize sataşıyoruz. Uyuma modundayız” ifadelerini kullandı.

Saner, Rumların görüşme masasını sabote ettiğini ifade ederek, “Biz hala Cumhurbaşkanı ile uğraşıyoruz. Birbirimizi suçlamak yerine bazı ortak yollarda yürümenin yollarını bulmalıyız” diye konuştu.

Saner, ülkede çözüme olan inancın dibe vurduğunu da ifade etti.

CANDAN ELEŞTİRDİ

CTP-BG Milletvekili Armağan Candan ise, Saner’in “son 6 ayda Avrupa Parlamentosu’na sadece 2 kez gidildi” ifadesinin yersiz olduğunu dile getirdi.

Kısa süren sözlü tartışma sonrasında Candan, Meclis heyetinin bu yöndeki temaslarına değindi.

“RUMLARIN ELİNİ GÜÇLENDİRİR”

UBP Milletvekili Zorlu Töre de, “Ne olursa olsun çözüm istiyoruz açıklamalarını yanlış buluyorum, bu açıklamalar Rumların elini güçlendiriyor” dedi.

Töre, zamanında Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Raif Denktaş’a Kıbrıs konusunda destek vermeyen siyasi kuruluşlar, meslek örgütleri olduğunu; Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu’nun da bu konuda haksız yere suçlandığını söyledi.

Töre, “Denktaş’ın verdiği mücadeleyle bağımsız bir devlet kuruldu, bu Kıbrıslı Türkler için büyük bir şanstır. Bizim KKTC’ye sahip çıkmamız gerekiyor” dedi.

Avrupa Parlamentosu seçimlerinde ve futbol gibi konularda Rumların hakimiyetçi zihniyetinin görüldüğünü belirten Töre, kendisinin de barıştan yana olduğunu ancak hayallere kapılıp ulusal kimliğin ve devletin heba edilmemesi gerektiğini belirtti.

Töre, “Doğrudan ticaret yapamıyorsak bunda Rumlar kadar Avrupa Birliği’nin de suçu var” diye konuştu.

Töre, Annan Planı’nın artık ağza alınmaması gerektiğini de ekledi.

 

 
21 Kasım 2014 Cuma 15:52
Okunma: 897
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Gazete Manşetleri
 
Anket
Kıbrıs sorunu ile ilgili olarak 2016 sonuna kadar bir çözüme ulaşılabileceğine inanıyor musunuz?
Evet İnanıyorum
Hayır İanmıyorum
Kararsızım
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Kuzey’de ‘Rum mülkü’ satın alanların durumuGöbek eriten 10 baharatZayıflamak isteyenlere 5 uzman 5 süper öneriGünde iki fincan kahve içen erkeklerin...Kıbrıs'ta gezilecek yerlerSu geldi Rumlar çıldırdı İşte muhtemel yeni Kıbrıs haritasıTürkiye güzeli bakın kim çıktı!Doğu Akdeniz’de Enerji Stratejileri ve Bölgesel Güvenliğin GeleceğiDoğu Akdeniz’de hidrokarbon yatakları: Yeni bir jeopolitik mücadele sahası mı?
 
TÜRKİYE'DEN GELEN SUYUN DAĞITIMI VE PROJELENDİRİLMESİ ÇALIŞTAYI'NIN SONUÇ BİLDİRGESİ YAYINLANDIDoğu Akdeniz’de zengin gaz ve petrol rezervleri
 
 
Nöbetçi Eczaneler
LEFKOŞA KADER ECZANESİ  (Tel : (392)223-5499)
SEROL ECZANESI  (Tel : (392)227-2064)
GAZİ MAĞUSA SAKARYA ECZANESI  (Tel : (392)365-2989)
GİRNE SERTAÇ ECZANESI  (Tel : (392)815-9067)
GÜZELYURT İNCİ ECZANESI  (Tel : (392)714-3252)