Ana Sayfa » Kıbrıs » 20 Temmuz Barış Ve Özgürlük Bayramı Kutlanıyor

20 Temmuz Barış Ve Özgürlük Bayramı Kutlanıyor

Atalay: "Kıbrıs Türkü Tüm Engellemelere Rağmen  Ekonomik Açıdan Da  Adadaki Güçlü Taraf Konumuna Gelmeye Başladı".

 
 
20 Temmuz Barış Ve Özgürlük Bayramı Kutlanıyor

"ADANIN DOĞAL KAYNAKLAR ÜZERİNDEKİ HAKLARINA DA ANAVATANIN DESTEĞİYLE SAHİP ÇIKACAK  VE PAYINI MUTLAKA ALACAK"

"KIBRIS ADASINDA GELECEĞİ DAHA PARLAK OLAN TARAF KIBRIS TÜRKLERİ'DİR GELECEK ENDİŞESİ DİYE BİR ŞEY ASLA SÖZ KONUSU DEĞİLDİR, KIBRISLI TÜRK KARDEŞLERİM BUNA KAPILMAMALI"

Lefkoşa, 20 Temmuz 12 (T.A.K): Türkiye'nin Kıbrıs İşlerinden de Sorumlu Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay, her türlü engellemelere rağmen, artık Kıbrıs Türkü'nün  ekonomik açıdan da adadaki güçlü taraf konumuna gelmeye başladığını söyledi ve adanın doğal kaynaklar üzerindeki haklarına da Anavatanın desteğiyle sahip çıkacağını ve payını mutlaka alacağını vurguladı.

Kıbrıs Adasında geleceği daha parlak olan tarafın Kıbrıs Türkleri olduğunu ifade eden ve buna bütün gönlüyle inandığını kaydeden Atalay, "Geleceği daha parlak olan tarafa Kıbrıs Türkleri'dir bunu açıkça vurgulamak istiyorum. Gelecek endişesi diye bir şey asla söz konusu değildir. Gelecek belirsizliği, gelecek endişesi, Kıbrıslı Türk kardeşlerim buna kapılmamalı, Kuzey Kıbrıs'ın geleceği  daima bugünkünden daha iyi olacak inşallah" dedi.

"ÖNEMLİ MESAFELER KAT EDİLDİ"

KKTC hükümetiyle birlikte yürüttükleri yakın işbirliği sayesinde, ekonominin kurallarına göre işleyebilmesini sağlayacak kamu maliyesi anlayışını son yıllarda yerleştirme ve bu politikalarla özel sektöre de ihtiyaç duyduğu güvenli ortamı sağlama yoluyla önemli mesafeler kat edildiğini ifade eden Atalay, "Yeni ekonomik program, KKTC'nin ihtiyaç ve öncelikleri gözetilerek ve tüm kesimler sahiplenilerek  böyle bir anlayışla Kıbrıs Türk tarafında tüm kesimlerin katılımlarıyla şu anda hazırlanıyor. Biz burada sadece danışmanlık yapıyoruz. Bu programın başarısı için gerekli her türlü desteği vermeye de devam edeceğiz" şeklinde konuştu.

"EKONOMİK VE SOSYAL ALTYAPI"

KKTC'nin bölgedeki önemli turizm ve eğitim merkezlerinden biri haline getirilmesi amaçları çerçevesinde ortak çalışmaların başarı bir şekilde sürdüğünü de ifade eden Atalay, geliştirilen projelerle, sağlam adımların yanı sıra ekonomik ve sosyal alt yapısının sağlam bir zemine kavuşturulması ve bu hedeflere ulaşılması için yeni çalışmalar da yapıldığını söyledi.

20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı kutlamaları kapsamında Lefkoşa  Dr. Fazıl Küçük Bulvarı'nda düzenlenen törende konuşan Türkiye Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay, 20 Temmuz 1974 Kıbrıs Barış Harekatı'nın 38. yıldönümünde KKTC'de bulunmaktan ve bu gururu birlikte yaşamaktan onur duyduğunu belirtti. Atalay, "sizlere sevincinizi ve coşkunuzu gönülden paylaşan, sayın başbakanımızın, hükümetimizin ve Anavatan'daki kardeşlerinizin sevgi ve selamlarını getirdim" dedi.

Esasen Türkiye olarak tüm kurumlarıyla  KKTC halkının yanında olduklarını dile getiren Atalay, Barış Harekatı'nın Kıbrıs için olduğu kadar, tüm Türk Milletinin tarihi dönüm noktası olduğunu ifade etti.

Atalay, 20 Temmuz'un Kıbrıs Türkü'nü hür yaşama, adanın eşit sahibi olarak varlığını sürdürme azmi içinde verilen mücadelenin en şerefli günü olduğunu söyledi.

"DERİN ACILARIN TEKRARLANMASINA İZİN VERİLMEYECEK"

Barış Harekatı'nın, Anavatan Türkiye'nin, Kıbrıs Türkü'nü ebediyen koruma azim ve kararlılığının ifadesi olduğunu da belirten Atalay, derin acıların tekrarlanmasına asla izin verilmeyeceğinin de bir garantisi olduğunu vurguladı.

Kıbrıs Türkü'nün geleceğe güvenle bakmasını sağlayan Barış Harekatı'ndan güç aldığını ifade eden Atalay, halkın hukuk ve eşitlik mücadelesini güven içinde sürdürme imkanı bulduğunu, bu mücadeleyi kararlılık ve inançla bu günlere taşıdığını belirtti.

Atalay, Kıbrıs Türkü'nün bağımsızlık hareketinde emeği geçen herkese, Dr. Fazıl Küçük'e, Kurucu  Cumhurbaşkanı Rauf Raif Denktaş'a, Türk Silahlı Kuvvetleri'ne ve Kıbrıslı Mücahitler'e teşekkür ederek, ahirete intikal edenlere rahmet diledi.

Kıbrıs Türkü'nün güvenliği, eşitliği, hukuku ve refahının Anavatan'ın bugün de yarın da boyunun borcu olduğunu ifade eden Atalay, Kıbrıs Türkü'nün adanın eşit sahibi olarak yaşayacağının, dünya durdukça bu şekilde var olacağının bilinmesi gerektiğini vurguladı.

Atalay, bugün KKTC'nin hükümeti, parlamentosu  ve sivil toplum kuruluşlarıyla, çoğulcu demokratik değerleriyle, insan haklarına saygılı, çağdaş hukuk devleti yapısıyla, bölgesel barış ve istikrarın  önemli bir kazanımı olduğuna işaret etti.

"TC VE KKTC HÜKÜMETLERİ KIBRIS KONUSUNDA DÜNYANIN EZBERİNİ BOZDU"

Kıbrıs Türkü'nün  adil ve kalıcı bir çözüm yönündeki samimi çabalarına, Türkiye olarak hep destek sağladıklarını ifade eden Atalay, "Ortak milli dava etrafında fikir ve gönül birliği içinde hareket eden Türkiye Cumhuriyeti ve KKTC hükümetleri, Kıbrıs meselesinde dünyanın ezberini  bozmuş, adada kimin gerçekten çözüm istediğini, kimin uzlaşmaz taraf olduğunu açık ve somut biçimde ortaya koymuşlardır" diye konuştu.

"K.TÜRK TARAFI BARIŞTAN, ÇÖZÜMDEN, YANA TUTUMUMUZU HERKESE GÖSTERDİ"

Kıbrıs Türk tarafının 2004 yılında BM kapsamlı çözüm planı çerçevesinde tüm fedakarlıkları göze alarak, evet derken, haklı oldukları Kıbrıs davasında bir adım öne geçmelerini sağladığına işaret eden Atalay şöyle konuştu:

"Barıştan, çözümden, uzlaşmadan yana tutumumuzu herkese göstermiştir. Bunu tekrar etmekte fayda var bunu BM'ye, AB'ye ve uluslararası camiaya hatırlatmak bakımından. BM Genel Sekreteri'nin iyi niyet misyonu çerçevesinde, adada iki eşit taraf arasında, 2008 yılında başlatılan son müzakere sürecinde de, Kıbrıs Türk tarafının sarfettiği yapıcı çabalar, kimin çözüm için üzerine düşeni yaptığını, kimin uzlaşmadan kaçınarak, haksızlığı baki kılmak için oyalanarak vakit geçirdiği bir kez daha anlaşılmıştır".

"YAPICI VE KARARLI ÇABALARA RAĞMEN..."

Atalay, son BM sürecinde, başta 2. Cumhurbaşkanı Talat, son iki yılda da Cumhurbaşkanı Eroğlu'nun liderliğinde, Kıbrıs Türk tarafının sergilediği yapıcı ve kararlı tüm çabalara rağmen 1 Temmuz 2012 tarihine kadar çözüme ulaşılması ve AB'yi meşru biçimde temsil edileceği, yeni ortaklık devletinin AB dönem başkanlığını üstlenmesinin Rum tarafının irade eksikliğinden ötürü mümkün olmadığına da dikkat çekti ve AB'nin Annan Planı'na büyük çoğunlukla "Hayır" oyu vererek, çözümden yana olmadığını, en acık şekilde ortaya koyan Rum tarafının, buna rağmen tek taraflı, tek yönlü üyeliğe kabul etme hatasının sonuçlarına katlandığını söyledi.

"RUM KESİMİ AB DÖNEM BAŞKANLIĞINI KOZ OLARAK KULLANMA EĞİLİMİNDEDİR"

Bir çözüme ulaşılabilmiş olsaydı, AB'nin kendi içinde temel ilkelerine ters düşen çelişkili bir durum yaratan bu meseleden kurtulmuş olacağını kaydeden Atalay, konuşmasına şöyle devam etti:

"Güney Kıbrıs Rum kesimi, AB dönem başkanlığını bir koz olarak kullanma eğilimindedir, ancak dönem başkanlığı süresince, Kıbrıs Adası'na daha fazla ilgi çevrilecek, daha yakından tanıyacaklar, adayı daha yakından görecekler ve buradaki  yarım devlet statülerinde dünya kamuoyu tarafından daha fazla görülür hale gelecektir. Bu dönem başkanlığının faydalarından birisi de bu olacaktır.

BM sürecinin de Rum tarafının uzlaşmaz tutumundan ötürü sonuçsuz kalmasına rağmen, Kıbrıs'ta adanın ortak sahibi olan iki halkın, kurucu iradesini esas alan müzakere sürecinin çözüme ulaşılabilecek olduğuna inanıyoruz .Türkiye'nin etnik ve fiili garantisinin devamını içeren kapsamlı bir çözüm, ancak adadaki gerçekler temelinde mümkün olabilecektir. Kıbrıs'ta çözüm için gerekli olan siyasi iradedir.  Kıbrıs Türk tarafı bu iradeyi en belirgin şekilde ortaya koymuştur ve koymaktadır. Rum tarafının Kıbrıs Türkü'nün samimi çabalarına iyi niyetle karşılık vererek üzerine düşeni yapması gerekmektedir. Çözümün yolu ancak böyle açılabilecektir. Ancak Kıbrıs Rum tarafının böyle bir siyasi iradeye sahip olmadığını, son müzakere sürecince göz önünde bir kez daha gördük".

"RUMLAR'IN DOĞAL KAYNAKALRA TEK BAŞINA EL KOYMA GİRİŞİMİ"

Rum tarafının geçtiğimiz Eylül ayında sorumsuzca başlattığı, gelecekteki muhtemel ortağının meşru ve vazgeçilmez haklarını gözardı ederek, adanın etrafındaki doğal kaynaklara tek başına el koyma girişiminin Doğu Akdeniz'de Türk kıta sahanlığını tecavüz ettiğini ve son aylarda daha da ileriye götürüldüğünü belirten Atalay, bunun Rum kesiminin uzlaşmaz tutumunun başka bir ifadesi olduğunu vurguladı.

Rumlar'ın adada hala geçici saplantılar içinde, Kıbrıs Türk Halkı'nı izole edebilmek amacıyla hiçbirşeyden kaçınmadıklarını gördüklerini dile getiren Atalay,  Türkiye'nin doğal kaynaklar alanında Anavatan ve garantör olarak Kıbrıs Türk halkına gerekli desteği vermeye devam edeceğini söyledi.

"ÇÖZÜME ULAŞILDIĞINDA DA K. TÜRK  HALKININ YANIND OLACAĞIZ"

"Geçtiğimiz yıl Rumlar'ın sondaja başlamasıyla birlikte, gerekli siyasi adımları kararlılıkta attık ve Kıbrıs Türk kardeşlerimizin haklarının çiğnenmesine izin vermeyeceğimizi ortaya koyduk ve bu devam edecek asla Kıbrıs Türk halkının haklarını çiğnetmeyeceğiz" diyen Atalay,  Türkiye olarak çözüme ulaşıldığında da Kıbrıs Türkü'nün yanında olacaklarının altını çizdi.

"SUYUN ADANIN TÜMÜNE HAYAT VERMESİ KAPSAMLI ÇÖZÜMÜN BUNUNLA TAÇLANMASI DİLEĞİMİZDİR"

Atalay, şöyle devam etti:

"Bu ilelebet böyle olacaktır. Türkiye Garantör ve Anavatan olarak, sorumluluklarını yerine getirmeye devam edecektir.Güçlü Türkiye'nin güçlü desteğiyle, siyasi bir çözüme ulaşılması sadece Kıbrıs Türkü'nün değil, adanın tamamının menfaatine olacaktır. Bunu henüz anlayamamış olanların 2014 yılında sonuçlandırmayı ön gördüğümüz KKTC'ye boru hattıyla su taşıma çalışmalarını görmesi yeterli olacaktır. Bu büyük proje kapsamında, 2011 yılında ülkemize Alaköprü Barajı'nın temelleri atılmasıyla, ardından geçtiğimiz Mart ayından katılmaktan gururu duyduğum törenle KKTC'de Geçitköy barajının temelini atmıştık. Türkiye'den de getireceğimiz bu suyu Kıbrıs'ın sadece kuzeyine değil, adanın tümüne hayat vermesi, adil ve kalıcı, kapsamlı çözümün bununla taçlanması da bizim en samimi dileğimizdir. Çünkü adanın tamamına yetebilecek bir sudur."

Kıbrıslı Türkler'e uygulanan ambargoların sürdürülmesinin insanlık dışı olduğunu, bu iflas etmiş zihniyeti kabul etmediklerini ve etmeyeceklerini  kaydeden Atalay,  Kıbrıs Türkleri'ne 2004 yılında verilen sözleri unutmadıklarını, unutturmayacaklarını, çözüm iradesini kanıtlamış bulunan, çok samimi bir biçimde çözüm yönünde çaba harcayan Kıbrıs Türkleri'ne yönelik hukuki temelden yoksun bu haksızlığa bir son verilmesi gerektiğini belirtti.

"VERİLEN SÖZLER TUTULMADI"

TC Başbakan Yardımcısı Atalay, şöyle konuştu:

"AB başta olmak üzere, ikili taraflar Kıbrıs Türkü'ne uygulanan ve hiçbir meşru temeli olmayan insanlık dışı kısıtlamaların ortadan kaldırılacağını, izolasyona son vereceğini taahhüt etmişlerdir. BM Genel Sekreteri'nin  28 Mayıs 2004 raporunda bu yönde çağrılar olmuştur. Ne var ki verilen sözler tutulmadı. Kıbrıs Türk tarafı 2004 yılında verilen sözlerin tutulmamasına rağmen, yapıcılığından ödün vermemiştir, adil ve kalıcı bir çözüm için üzerine düşeni ayni kararlılıkla yerine getirmiştir."

Uzlaşmazlığın bedelini, iradesini  uzlaşma yönünde ortaya koymuş Kıbrıs Türkü'ne ödetmenin   hakkaniyetle bağdaşmadığını da dile getiren Atalay, tarafların bu ayrımcılığı vakit geçirilmeksizin sona erdirmesinin akıl ve vicdanın gereği olduğunu dile getirdi.

"TÜRKİYE'NİN BÜYÜME HAMLESİNİN K. TÜRKLER'E DOĞRU YANSIMASI OLMAKTA"

Kıbrıs Türk halkının gerek iç huzur, gerek ekonomik refahını desteklemenin de hep Türkiye'nin önceliği olduğunu ve olacağını söyleyen Atalay, bu önceliğin sarsılmaz bir şekilde devam edeceğini belirtti.

Günümüzde, özellikle bir çok Avrupa ülkesini dize getiren ekonomik ve mali krizin ülkelerin ve  halkların geleceğini ipotek altına aldığını kaydeden Atalay, " Bahsettiğim kötü gidişat Rum tarafı için de geçerlidir. Türkiye'nin yakaladığı ekonomik büyüme ve kalkınma hamlesinin şüphesiz ki Kıbrıslı Türk kardeşlerimizin geleceğine doğru yansımaları olmaktadır. Bunu gururla ifade ediyorum.

Kıbrıs Türk Halkı'nın güçlü ve sağlam bir şekilde kendi ayakları üzerinde durduğunu görmek, Anavatan için kıvanç duyulacak bir husustur. Bu anlayışla KKTC'nin daha da gelişmesi ve kalkınması için işbirliği içinde çalışarak tüm sıkıntıları birlikte aşacağız" diye konuştu.

"KKTC'NİN EMİN ADIMLARLA İLERLEMESİ İÇİN..."

KKTC'nin emin adımlarla ilerlemesi için Türkiye'de ekonomi alanında geldiği noktaya ulaşırken yaşadıkları deneyimi paylaşmaya ve hükümete başkoyduğu bu yolda gerekli desteği sürdürmeye devam edeceklerini dile getiren Atalay, şunları aktardı:

"Kıbrıslı Türk kardeşlerimize desteğimizin asla sözde kalmamaktadır. Kararlılıkla, büyük  ve cesur projeler gerçekleştirmek için azimle çalışmaya, KKTC'nin gelişip, güçlenmesi ve ekonomik  açıdan üstün ve rekabetedebilir bir noktaya gelebilmesi için her türlü katkıyı sağlamaya devam edeceğiz.

Ortak misyonumuzla, büyük çaplı alt yapı projelerinin hayata geçirilmesi KKTC'nin ekonomik açıdan kabuk değiştirmesini sağlayacak ve onu yalnızlığa itmek isteyenlere de anlamlı bir mesaj teşkil edecektir, esasen şu anda etmektedir, şu anda bunu görüyoruz."

"HAYAT SUYU GETİRİLMESİ PROJESİ"

KKTC'de pek çok kimsenin hayali olan ve Kıbrıs'ın verimli topraklarına Anavatan'dan hayat suyu getirilmesini sağlayacak büyük projeyi 7 Mart 2014 tarihinde açacaklarını anlatan Atalay, bunun KKTC'deki tamamlanan en önemli projelerden biri olacağını ifade etti.

Atalay, "Bu proje Anavatan ile KKTC arasındaki sarsılmaz dayanışmayı, Kıbrıs Türk Halkı'nın Anavatan'la olan gönül bağlarını sağlam bir ikinci bağla pekiştirecek ve bu dünyada uygulanan denizin altından getirilen ilk su projesi olacak. Bundan sonraki adımımız Türkiye'den elektrik de getirmek olacaktır. Yeni projeler inşallah birbirini takip edecektir" diye konuştu.

KKTC'nin  Kıbrıs Türk Halkı'nın hem bugünün teminatı, hem de geleceğin en sağlam dayanağı olacağını dile getiren Atalay, hayatın her alanında değişim ve dönüşüm sürecinin kaçınılmaz bir gerçek olduğunu, ülkelerin de yaşanan bu değişime uyum sağlayarak bu süreçten kazançlı çıkabildiğini belirtti.

Ülkelerin uyum kabiliyetin ise özellikle gelişmeleri iyi değerlendirebilme, öngörülü davranabilme ve onların gerektirdiği tedbirleri alabilecek iradeyle doğru orantılı olduğunu dile getiren Atalay, şöyle devam etti:

"Bu sebeple, hem ülkemizde, hem KKTC'de giderek sağlamlaşan ekonomik hayatı ve demokrasisiyle bu sınavı başarıyla verebilecek duruma gelmiştir.  Bu sınav için gereken  devlet yapısını daha da ve güçlendirilmesi hususunda iç siyasi çekişmelere hapsolmadan dünyada olup biteni yakından takip ederek ve milli çıkarları ön plana alarak, Kıbrıs Türk halkının tüm kesimlerinin birlik ve beraberlik içerisinde uygumla çalışacağına ve KKTC'nin yüceltilmesi için gereken gayreti göstereceklerine olan inancımı da belirtmek istiyorum.

Türkiye Kıbrıs Türkü'nün yanında olmuştur, gerekirse de her fırsatta yanında olmaya devam edecektir. Kıbrıs Türkü'nün hürriyeti ,hukuku ve refahı milli davasıdır. Sorunların bu güne kadar olduğu gibi, bundan sonra da el birliğiyle üstesinde geleceğiz inşallah. Allah gönül birliğinizi muhafaza eder, atılması gereken adımları kararlılıkla atacak,  ortaya çıkabilecek sıkıntıları da hep birlikte aşacağız"

(FY/ÖZ/HA) FOTOĞRAFLI

 
20 Temmuz 2012 Cuma 17:39
Okunma: 450
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Gazete Manşetleri
 
Anket
Kıbrıs sorunu ile ilgili olarak 2016 sonuna kadar bir çözüme ulaşılabileceğine inanıyor musunuz?
Evet İnanıyorum
Hayır İanmıyorum
Kararsızım
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Kuzey’de ‘Rum mülkü’ satın alanların durumuGöbek eriten 10 baharatZayıflamak isteyenlere 5 uzman 5 süper öneriGünde iki fincan kahve içen erkeklerin...Kıbrıs'ta gezilecek yerlerSu geldi Rumlar çıldırdı İşte muhtemel yeni Kıbrıs haritasıTürkiye güzeli bakın kim çıktı!Doğu Akdeniz’de Enerji Stratejileri ve Bölgesel Güvenliğin GeleceğiDoğu Akdeniz’de hidrokarbon yatakları: Yeni bir jeopolitik mücadele sahası mı?
 
TÜRKİYE'DEN GELEN SUYUN DAĞITIMI VE PROJELENDİRİLMESİ ÇALIŞTAYI'NIN SONUÇ BİLDİRGESİ YAYINLANDIDoğu Akdeniz’de zengin gaz ve petrol rezervleri
 
 
Nöbetçi Eczaneler
LEFKOŞA KADER ECZANESİ  (Tel : (392)223-5499)
SEROL ECZANESI  (Tel : (392)227-2064)
GAZİ MAĞUSA SAKARYA ECZANESI  (Tel : (392)365-2989)
GİRNE SERTAÇ ECZANESI  (Tel : (392)815-9067)
GÜZELYURT İNCİ ECZANESI  (Tel : (392)714-3252)