Ana Sayfa » Kıbrıs » 20 Temmuz Barış Ve Özgürlük Bayramı Kutlanıyor

20 Temmuz Barış Ve Özgürlük Bayramı Kutlanıyor

Lefkoşa'daki Törende Konuşan Türkiye Başbakanı Erdoğan, Federal Çözüme Desteğini Yineledi.

 
 
20 Temmuz Barış Ve Özgürlük Bayramı Kutlanıyor

"YENİ NESİLLERE HUZURLU BİR GELECEĞİN MİRAS BIRAKILMASI ÇABALARINA TAM DESTEK"

"KIBRIS'TA YEŞERECEK BARIŞ ORTAMI BÖLGEDE KAPSAMLI İŞBİRLİĞİ SAĞLAR ANCAK MEVCUT FIRSAT PENCERESİ SONSUZA KADAR AÇIK KALAMAZ"

"YARIM ASIRDIR YAPICI AÇILIMLAR ORTAYA KOYAN KIBRIS TÜRK TARAFINA YAPILAN HAKSIZLIKLAR ARTIK VİCDANLARI SIZLATIYOR"

"İNANIYORUM Kİ BENİM KIBRISLI TÜRK KARDEŞLERİM MARJİNAL DÜŞÜNENLERE PRİM VERMEZ ÇÜNKÜ SİZE BÜYÜK DÜŞÜNMEK YAKIŞIR, SİZ BÜYÜK BİR MİLLETİN VARİSLERİSİNİZ"

Lefkoşa, 20 Temmuz 11 (T.A.K): Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan, Kıbrıs'ta yeni bir ortaklığın siyasi eşitlik temelinde, tek uluslararası kimliğe sahip bir federal hükümetle, eşit statüye sahip Kıbrıs Türk ve Rum kurucu devletlerinin oluşturacağı bir federasyon olmasına ve yeni nesillere huzurlu bir geleceğin miras bırakılmasına yönelik çabalara tam destek verdiklerini söyledi.

Erdoğan, Kıbrıs'ta yeşerecek barış ortamının, bölgede çok daha kapsamlı işbirliğini sağlayacağı ancak mevcut fırsat penceresinin sonsuza kadar açık kalamayacağının artık herkes tarafından bilinmesini istedi.

Yarım asırdır Kıbrıs sorununda yapıcı açılımlar ortaya koyan Kıbrıs Türk tarafına yapılan haksızlıkların artık vicdanları sızlattığını ifade eden Başbakan Erdoğan, "Biz çözüm hedefine samimiyetle inanıyoruz fakat şunu da unutmuyoruz: Artık bıçak kemiğe dayanmıştır!" diyerek, ilgili tarafları barışa destek vermeye davet etti.

Başbakan Erdoğan, Lefkoşa'da Dr. Fazıl Küçük Bulvarı'ndaki 20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı töreninde yaptığı konuşmada, 61. Hükümet'in Başbakanı olarak ilk dış ziyaretini KKTC'ye gerçekleştirmekten memnuniyet duyduğunu belirterek, "Kıbrıs'ın ve Kıbrıslı Türk kardeşlerimin her zaman gönlümüzde müstesna bir yeri vardır. Sizlere Kıbrıs Türkü'nün sevincini her zaman yürekten paylaşan Anavatan'daki kardeşlerinizin selam ve sevgilerini iletiyorum" dedi.

Şehitleri ve gazileri anan Erdoğan, Kıbrıs'ta sadece Kıbrıslı Türklerin değil, aynı zamanda insanlığın onur ve izzetini savunmanın boyunlarının borcu olduğunu söyledi.

"Bir kez daha bütün dünya bilsin ki Kıbrıs Türkleriyle ebedi kardeşliğimiz ve dayanışma ruhumuz ilk günkü kadar taze ve diridir, sonsuza kadar da böyle devam edecektir" diyen Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Barış Harekâtı'nın Kıbrıs Türkleri'nin yok edilme çabalarını akim bıraktığını, Türk ordusunun uluslararası anlaşmalardan kaynaklanan haklarını kullanarak gerçekleştirdiği harekâtın Kıbrıs Türkleri'nin eşitlik, özgürlük ve var olma mücadelesini Anavatan'ın her zeminde destekleyeceğini tüm dünyaya gösterdiğini anlattı.

Erdoğan, Barış ve Özgürlük Bayramı olan bugünde yaşanan acıları ve ödenen bedelleri unutmadan adanın eşit ortağı Kıbrıs Türkü'nün hakkını, hukukunu korumaya devam edeceklerini ve Türk tarafının barışa olan inancını bir kez daha tüm dünyaya ilan ettiğini söyledi.

Kıbrıs Türkü'nün Mücahitlerden aldığı kararlılıkla insan hakları, hukukun üstünlüğü gibi evrensel değerlerle dünyada olumlu yerini aldığın belirten Başbakan Erdoğan, KKTC'nin meclisi, hükümeti ve tüm kurumlarıyla çağdaş bir devlet olarak bölgesindeki barış ve istikrara önemli katkı sağlayacak bir konuma yükseldiğini ifade etti.

DAYANIŞMA RUHU

"KKTC, siyasi ve ekonomik alanlarda bugüne kadar hak ettiği mesafeyi misliyle aşabilecek birikimi ve donanımıyla bizim için de bir iftihar kaynağıdır" diyen Erdoğan, bugünlere birlik beraberlik içinde, milli değerlere sahip çıkarak gelen Kıbrıs Türk halkının; gönül birliği, dayanışma ruhuyla ve milli davaya inancını koruduğu sürece aşamayacağı hiçbir engel olmadığını vurguladı.

Türkiye Başbakanı Erdoğan, dönemsel sorunları aşmak için gözlerin büyük fotoğraftan, milli davadan ayrılmaması halinde Kıbrıs Türkünün de dünyada izzetli, onurlu yerini alacağını kaydederek, Türkiye'nin her zaman barış ve adalet elini herkese uzattığını; garantör ülke olarak Kıbrıs'ta adil ve kalıcı bir çözümün sadece adada değil Doğu Akdeniz'de de güvenlik,istikrar, işbirliği ve refaha katkıda bulunmasıyla yeni bir dönemi başlatacağından hareketle şekillendirdiğini anlattı.

Kıbrıs Türk tarafıyla ortak milli dava etrafında tam bir fikir ve gönül birliği içinde ve samimiyetle çözüm için çaba sarf ettiklerini; bu dayanışmadan kuvvet alarak tüm ezberleri bozduklarını vurgulayan Erdoğan, yarım asırdır BM gündeminde olan Kıbrıs meselesinin çözüm parametrelerinin ortaya çıkıp yerleştiğini; Kıbrıs sorununda geçmişte de günümüzde de güçlü çözüm iradesi gösteren tarafın Kıbrıs Türk halkı ve garantör Türkiye olduğunu kaydetti.

Türkiye Başbakanı Erdoğan, Kıbrıs Türk halkının tüm güçlükleri ve fedakarlıkları göze alarak 2004'teki referandumda barışa ve uzlaşmaya yüzde 65'le evet dediğini ama cezalandırıldığını; Güney Kıbrıs'ın ise yüzde 75'le hayır dediğini ve buna rağmen ödüllendirildiğini anlatarak, bunun hala sürdüğünü ve kabul etmelerinin mümkün olmadığını vurguladı.

"Onun için bugün biz daha güçlüyüz" diyen Erdoğan, Kıbrıslı Türklere verilen,  hiçbir meşru temeli olmadan maruz kaldıkları kısıtlamaların ortadan kaldırılacağı sözünün de tutulmadığını; bütün rahatsızlıklara, adaletsizliklere rağmen Kıbrıs Türkü'nün barış ve çözüm için çaba göstermeye devam ettiğini belirtti.

"ARTIK BIÇAK KEMİĞE DAYANMIŞTIR"

"Biz çözüm hedefine samimiyetle inanıyoruz fakat şunu da unutmuyoruz: Artık bıçak kemiğe dayanmıştır!" diyen Başbakan Erdoğan, tüm ilgili tarafları barışa destek vermeye bir kez daha davet etti.

Erdoğan, Kıbrıs müzakerelerinde hazırlık dönemiyle birlikte üç yılın geride kaldığına işaret ederek, önümüzdeki süreçte yapılacak 19 görüşmeden sonuç alınması dileğinde bulundu.

"Hiçbir tereddüt yoktur ki BM parametrelerindeki çözüm, liderlerin ortak açıklamalarındaki mutabakatlarına uygun biçimde bulunacaktır" diyen Recep Tayyip Erdoğan, Kıbrıs'ta yeni ortaklığın, BM Güvenlik Konseyi kararlarında tanımlandığı şekliyle siyasi eşitlik temelinde, tek uluslararası kimliğe sahip bir federal hükümet yanı sıra eşit statüye sahip Kıbrıs Türk ve Rum kurucu devletlerinden oluşacak bir federasyon olacağını anlattı.

Erdoğan, "Bu çözüm çerçevesi ve Kıbrıs Türk tarafının yeni nesillere huzurlu bir geleceğin miras bırakmasına yönelik çabalarına tam destek vermeye hazırız. Bunun aksi çözüm iradesini sabote etmekten başka işe yaramayacaktır. Kıbrıs'ta yeşerecek barış ortamının, bölgede çok daha kapsamlı işbirliğini sağlayacağı ancak mevcut fırsat penceresinin sonsuza kadar açık kalamayacağı herkes tarafından artık bilinmelidir" ifadelerini kullandı.

"ARTIK VİCDANLARI SIZLATIYOR"

Bugüne kadarki çabaların heba edilmemesi arzularını ifade eden Recep Tayyip Erdoğan, yarım asırdır Kıbrıs sorununda yapıcı açılımlar ortaya koyan Kıbrıs Türk tarafına yapılan haksızlıkların artık vicdanları sızlattığını söyledi.

Güney Kıbrıs'ın 2012'nin ikinci yarısında AB dönem başkanlığını üstlenmesinden önce Kıbrıs sorununun kapsamlı çözüm anlaşmasının referandumlara sunulması ve onay süreçlerinin tamamlanması gerektiğini belirten Erdoğan, bunun için de bu yılsonuna kadar bir anlaşmaya varılması gerektiğine dikkat çekti.

"2012'nin ikinci yarısında Kıbrıs Türkleri'nin de yer alacağı ve Türkiye'nin muhatap alacağı bir dönem başkanlığı, sadece TC - AB ilişkilerinde yeni ivme kazanmasına değil, AB'nin daha etkin ve siyasi bir misyon yüklenmesine de katkıda bulunabilir" diyen Başbakan Erdoğan, şöyle devam etti:

"AB DÖNEM BAŞKANI OLSA DA RUM TARAFIYLA MASAYA OTURMAYIZ"

"Aksi taktirde buradan bir kere daha seslenmek istiyorum. Kıbrıs sorunu çözülmeden Rum tarafının 2012'de AB dönem başkanlığını üstlenmesi halinde açık net söylüyorum, Türkiye'nin AB'yle ilişkileri tamamen donacaktır. Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin 6 aylık dönem başkanlığında bizim AB'yle herhangi bir görüşme yapmamız söz konusu olmayacaktır. AB dönem başkanı da olsa Rum tarafıyla aynı masaya oturmamızı hiç kimse bizden beklemesin.

Hukukun, özellikle adaletin savunuculuğunu yapan AB, 2004'te verdiği sözün arkasında durmadığı için bir defa bu yanlışlarının bedelini de ödeyecektir. Birliğin, Kıbrıs'ta hukuki temeli olmayan bu duruma son verme sorumluluğu vardır.

Kıbrıs diye bir devlet yoktur. Güney Kıbrıs Rum yönetimi vardır, KKTC vardır.

Bu itibarla AB'den beklentimiz, üzerine düşeni yapmasıdır. BM Genel Sekreteri Sayın Ban Ki Moon'dan beklentimiz, sadece özel temsilcisi Downer'ı buraya göndermek değil, Sayın Annan'ın Mayıs 2004'teki raporunu anımsamasıdır. Bu raporda neler var bunu açıklamasıdır. Artık oyalanma istemiyoruz. BM ekibinin yoğun çabalarının desteklemesi, müzakere sürecine vermesidir."

RUM HALKINA ÇAĞRI: "MESNETSİZ KAYGILARI BIRAKIN"

Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan, Rum halkına da çağrıda bulunarak, mesnetsiz kaygıları bırakmalarını istedi. Erdoğan, Güney'de yaşanan patlamaya değinerek, "Bakın şu anda Güney'de bir olay var. Kuzey Kıbrıs, onların sıkıntılarını gidermeye yönelik adım attı mı, attı. Ama enteresandır Güney'de kilise 'o elektriği kullanmayın gerekirse mum yakın, gaz lambası yakın' diye açıklama yapıyor" dedi.

Bu zihniyetin çağın gerisinde yaşandığını gösterdiğini belirerek, böyle bir anlayışla süreci işletmenin kolay olmadığını kaydeden Erdoğan, Güney'dekilere iç sorunlarını halletmesi çağrısı yaptı ve Türklerden hiçbir zaman zarar gelmeyeceğini söyledi.

Recep Tayyip Erdoğan, amaçlarının; barış ve özgürlük olduğunu ve bunun için çağrı yaptıklarını vurgulayarak, Rum halkının makul olmasını ve önyargılardan sıyrılmalarını istedi. Aynı çağrıyı garantör ülke Yunanistan'a da yapan Başbakan Erdoğan, Yunanistan'ın da önyargılardan arınarak üzerine düşeni yapmasını; aklın, barışın, çözümün yoluna gelmesini istedi.

Erdoğan, konuşmasını şu ifadelerle sürdürdü:

"9 yıllık iktidarımızda hep bunu savunduk, bu adımları attık ve kararlılıkla bunu sürdürdük. Çözümsüzlük çözümdür demedik. Tam aksine çözümsüzlüğü ortadan kaldırmanın gayretinde olduk. Pek çok kez bunu ispatladık. Büyüyen ve gelişen Türkiye nasılsa Kıbrıslı Türklerin yanında durmaya devam edecek ve sizlerin hukukunu koruyacaktır, bunu böyle bilin. Bu konudaki tavrımız değişmeyecek. Siz bu vatanın öz sahipleri, sizler barış için elinizi hep uzattınız. Artık Rum tarafının da üzerine düşeni yapması, aynı samimiyetle cevap vermesi gerekir. Bir kez daha açık ve net söylüyorum. Kıbrıs'ta adil ve kalıcı bir çözüm günlük siyaset kaygılarına ve zehirli önyargılara feda edilmemelidir. Biz feda etmeyeceğiz, Güney Kıbrıs da etmemeli."

ANAMUR'DAN SU

Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan, Anamur'dan Kuzey Kıbrıs'a su gelmesi için Mart ayında temeli atılan projeye değinirken, üç yılda tamamlanacak projeyle deniz altından yılda 15 milyar metre küp nitelikli su geleceğini ve bu suyla adanın tamamının yeşilleneceğini söyledi.

Gerekirse Türkiye'den su hattına paralel bir hatla elektrik de getirilebileceğini, ancak şu anda bir sıkıntı olmadığını kaydeden Erdoğan, üniversite öğrenci sayısının 43 binden 60 bine çıkması için de Başbakan ve Cumhurbaşkanı'yla görüştüklerini; bundan sonraki sürecin Başbakan Yardımcısı ve Büyükelçi tarafından sürdürüleceğini anlattı.

Erdoğan, Kuzey Kıbrıs'ın önemli bir destinasyon olduğunu, paket turizmde daha verimli olunması için adımlar attıklarını ifade ederek, tarımda, hayvancılıkta ve teşvik edilen sanayi kuruluşlarıyla yapılacak yatırımlarla Kuzey Kıbrıs'ın düne göre çok daha güçlü konuma geleceğini vurguladı; bundan kimsenin endişesi olmamasını istedi.

"BENİM KIBRISLI TÜRK KARDEŞLERİM MARJİNALLERE PRİM VERMEZ"

Başbakan Erdoğan, Kıbrıs Türk halkından ricasını ise özetle şu ifadelerle dile getirdi:

"Marjinal düşünmek hiçbir zaman benim Kıbrıslı Türk kardeşlerime zaten uygun düşmez. Ama marjinal düşünenlere de benim Kıbrıslı Türk kardeşlerim inanıyorum ki prim vermeyecek. Çünkü size büyük düşünmek yakışır, siz büyük bir milletin varislerisiniz. İnanıyorum ki Kuzey Kıbrıs'ın yarınları Güney Kıbrıs'tan çok daha güçlü olacak.

Eğitimde, sağlıkta, adalette, emniyette, ulaşımda, Kuzey Kıbrıs'ın dört bir yanı duble yollarla her tarafa gidilecek hale geliyor.

Geçmişte olduğu gibi sıkıntılı bir ulaşım ağı istemiyoruz. Aynı şekilde tarım ve hayvancılıkta da bunun en güzel çalışmaları yapılıyor."

Bugünün gençlerinin yarının büyük KKTC'yi kuracak iradeye sahip olduğuna inandığını dile getiren Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan, 20 Temmuz tören konuşmasını şehitlere rahmet dileyerek, gazileri minnetle anarak ve Türkiye'den selam ve sevgiler ileterek tamamladı.

(GÜL/SEL) FOTOĞRAFLI

 
20 Temmuz 2011 Çarşamba 15:43
Okunma: 455
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Gazete Manşetleri
 
Anket
Kıbrıs sorunu ile ilgili olarak 2016 sonuna kadar bir çözüme ulaşılabileceğine inanıyor musunuz?
Evet İnanıyorum
Hayır İanmıyorum
Kararsızım
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Kuzey’de ‘Rum mülkü’ satın alanların durumuGöbek eriten 10 baharatZayıflamak isteyenlere 5 uzman 5 süper öneriGünde iki fincan kahve içen erkeklerin...Kıbrıs'ta gezilecek yerlerSu geldi Rumlar çıldırdı İşte muhtemel yeni Kıbrıs haritasıTürkiye güzeli bakın kim çıktı!Doğu Akdeniz’de Enerji Stratejileri ve Bölgesel Güvenliğin GeleceğiDoğu Akdeniz’de hidrokarbon yatakları: Yeni bir jeopolitik mücadele sahası mı?
 
TÜRKİYE'DEN GELEN SUYUN DAĞITIMI VE PROJELENDİRİLMESİ ÇALIŞTAYI'NIN SONUÇ BİLDİRGESİ YAYINLANDIDoğu Akdeniz’de zengin gaz ve petrol rezervleri
 
 
Nöbetçi Eczaneler
LEFKOŞA KADER ECZANESİ  (Tel : (392)223-5499)
SEROL ECZANESI  (Tel : (392)227-2064)
GAZİ MAĞUSA SAKARYA ECZANESI  (Tel : (392)365-2989)
GİRNE SERTAÇ ECZANESI  (Tel : (392)815-9067)
GÜZELYURT İNCİ ECZANESI  (Tel : (392)714-3252)