Ana Sayfa » Kıbrıs » 2014 Bütçe Görüşmeleri (6)

2014 Bütçe Görüşmeleri (6)

Kalyoncu: "ubp Döneminde Farklı Tedbirler Alınsaydı Bugün Böyle Bir Zam Yapmaya Gerek Kalmayacaktı".

 
 
2014 Bütçe Görüşmeleri (6)
ANGOLEMLİ: "KTFF İLE KOP ARASINDA BAŞLAYAN İLİŞKİDE RAHAT OLALIM. SERTOĞLU'NA AÇTIĞI YOLDA YÜRÜMESİ İÇİN DESTEK VERELİM"


MUNGAN: "ÜÇLÜ KARARNAMEYİ MÜŞAVİR VE ÖZEL KALEM MÜDÜRLERİYLE SINIRLANDIRMAYI İSTİYORUZ..."


Lefkoşa, 12 Kasım 13 (T.A.K):  CTP-BG Girne Milletvekili Ömer Kalyoncu, 2011 yılından beri bütçeyle ilgili verilerin tahminle yapıldığını savunarak, bunu vahim bir durum olarak nitelendirdi.


Türkiye'de hesapların 3 aylık sürelerle yapıldığına işaret eden Kalyoncu, KKTC'deki sorunun, DPÖ'ye bağlı kurumların hızlı hareket edememesinden ve DPÖ'de personel arasında bilgi paylaşımı yapılmamasından kaynaklandığını söyledi.


UBP Milletvekili Tatar'ın emeklilerden yapılan kesintiler konusundaki eleştirilerine cevap veren Kalyoncu, Tatar'ın kendi döneminde bu ödemeleri yapmadığını kaydetti.


Kalyoncu, Elektrik Kurumu'nun "batırıldığını" söyleyerek, UBP döneminde farklı tedbirler alınsaydı bugün böyle bir zam yapılmasına gerek kalmayacağını dile getirdi.


Kalyoncu bu yüzden elektrik konusu konuşulurken geçirilen serüvene bakılması ve UBP'nin elektrik konusunda yorum yapmayı bırakması gerektiğini ifade etti.


Kalyoncu, geçmişte CTP-BG'ye "çamur attığını" iddia ettiği Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu'nu da eleştirdi.


KIB-TEK'in gelir gider dengesine bakıldığında zamdan başka yol kalmadığının görüleceğini söyleyen Kalyoncu, rakamların iyi incelenmesi gerektiğini kaydetti.


ANGOLEMLİ


TDP milletvekili Hüseyin Angolemli, yaptığı konuşmada, özel sektörde sendika olmaması nedeniyle orada yaşanan olumsuzlukların kamuoyunun bilgisine gelmediğini, gelemediğini söyledi.


Angolemli, devlette ise neyin neden yapıldığına yönelik hiçbir kaydın olmadığını, bütçe yasa tasarısını eleştirmek için elinde veri olmasının zorunluluk olduğunu ifade ederek, bugün elinde DPÖ'nün hiçbir verisinin bulunmadığını kaydetti.


Hüseyin Angolemli, ülkenin mali sorunu var diye Maliye Bakanı'nın istihdam yapmadığını söylemsinin hiçbir anlam ifade etmediğini, çünkü hala yeni yeni müşavirler yaratıldığını söyledi. Angolemli, yeni atamaların uzmanlığa göre yapılmadığını savundu.


Angolemli ülkede hiçbir yasanın uygulanmadığın ileri sürerek, bunun nedeninin ülkenin normal bir ülke olmaması olduğunu iddia etti.


Ülkede polisin işkence yaptığını ancak işkence yapana siyasi idare hiçe sayılarak ve gözünün içine baka baka terfi verildiğini savunan Angolemli, bunun kabul edilemez olduğunu söyledi.


MUNGAN


Maliye Bakanı Zeren Mungan, saat 15.30'ta Bakanlar Kurulu toplantısına katılmak amacıyla toplantıdan ayrılmadan önce, Hüseyin Angolemli'nin oluruyla o ana kadar yapılan konuşmalara kısaca cevaplar verdi.


Mungan, özel sektörde özellikle ara eleman yetiştirilmesine önem verdiklerini bunun yapılması halinde özel sektördeki olumsuzlukların ortadan kaldırılacağını ifade etti.


Mungan müşavirlerle ilgili eleştirilere katıldığını, mümkün olduğunca yeni atamaların eski yetişmiş müşavirler arasında yapılmaya çalışıldığını anlatarak, kamu reformuyla müşavirlik olgusunun ortadan kaldırılacağını söyledi.


Mungan, yapılmak istenenin müsteşar ve özel kalem müdürlerinin üçlü kararnameyle atanması olduğunu dile getirdi; onun da bakanla gelip gitmesinin öngörüldüğünü  diğer üst kademe yöneticilerinin ise Kamu Hizmeti Komisyonu sınavlarıyla gerçekleştirileceğini kaydetti.


Zeren Mungan, elektrik konusunda neyin ne zaman yapılacağının hazırlanan eylem planında yer alacağını söyledi.


Mungan, iyi idare yasası ve diğer yasaların uygulanmasıyla ilgili olarak gerekli adımların atıldığını, Maliye Bakanlığı'nın uygulamaya başladığı dilekçe ve dilekçelere yönelik uygulamayı anlatarak, en kısa sürede tüm bakanlıklarda uygulanmaya konulacağını kaydetti.


Maliye Bakanı Mungan, sözlerine ara vererek Bakanlar Kurulu öncesinde yanıt vermesine olanak sağlaması nedeniyle TDP milletvekili Hüseyin Angolemli'ye teşekkür etti.


ANGOLEMLİ


Hüseyin Angolemli, Maliye Bakanı Zeren Mungan'ın ayrılmasından sonra konuşmasına devam ederek, Hükümet'in uygulamalar konusunda dikkatli olması gerektiğini söyledi.


Angolemli, bugün bile hala insanların inşaat artıklarını istediği yere dökebilmesini eleştirerek, "Kimdir bunlara bu izni veren ve kimdir bunları yapanlar" sorusunu sordu.


Tüm adanın belediyelere dahil edildiğini anlatan Angolemli, bu uygulamanın Anayasa ile koruma altına alınan sahil şeridinin yapılaşmaya açılması sonucunu yarattığına işaret ederek, bunun kabul edilemez olduğunu söyledi.


Angolemli, belediye başkanlarının yeniden seçilebilmek için talana ses çıkaramadığını, sahillerin parsellendiğini anlatarak, anayasa değişecekse bu uygulamaya ve olumsuzluğa çare üretilmesi gerektiğini ifade etti.


Hüseyin Angolemli, ülke karayollarında hareket edebilecek araçların ağırlıklarının belli olduğunu ancak, bu konuda herhangi bir denetim yapılmadığını, böyle bir denetimde kaç ağır vasıtanın bu yasa nedeniyle cezalandırıldığı sorusunu sordu.


Angolemli, trafik kazalarında genellikle suçlunun sürücü olarak kabul edildiğini ancak, çalışmayan trafik ışıklarının da kazalara neden olduğunun bilindiğini anlattı. Hüseyin Angolemli, bu nedenle devletin ne yapıp edip trafik ışıklarının parasını ödemesi gerektiğini söyledi.


Ülkede özel okullar dışında eğitimin durumunun iyi olmadığını, sendikaların özel çıkar veya para için değil, devlet okullarında eksik öğretmenlerin tamamlanmasıyla ilgili olarak grev yaptığını anlatan Angolemli, halkın bunun kıymetini iyi anlaması ve bilmesi gerektiğini kaydetti.


Angolemli, Hükümet'in eğitim konusunda cimri olmaması gerektiğini ifade ederek, Hükümet'in en büyük paya eğitime verdiğini açıklamasına karşın öğretmen eksiklerinin ortada olduğunu, bunun kabul edilemez olduğunu belirtti.


Hüseyin Angolemli, sağlık konusunda yeni Hükümet'in sınıfta kaldığını iddia etti.


Medya'nın her olayı gün yüzüne çıkarmış olsa ülkede pek çok şeyin değişeceğini ifade eden Angolemli, dördüncü kuvvet olarak kabul edilen medya çalışanlarının özgür olmadığını iddia etti.


Angolemli, medya çalışanları yanında medyanın da bağımsız olmadığını reklam vermemekle tehdit altında olduğunu, bu nedenle medyanın yapması gereken denetimi yapamadığını söyledi.


Hüseyin Angolemli, Güney Kıbrıs'ta mal bırakıp burada karşılığını alamayan çok sayıda insan olduğunu ifade ederek, bu konuda gerekli çalışmanın başlatılarak Güney'de bırakılan malların dökümünün yapılmasını istedi. Angolemli, böylece kimin malını sattığı halde burada mal aldığının tespit edilebileceğini kaydetti.


Angolemli, KTFF ile KOP arasındaki yaşananlarla ilgili olarak, sağcı veya solcu olmaya bakmadan rahat olunması gerektiğini söyledi. Türkiye'nin spor ile siyaseti ayırdığını, Güney Kıbrıs'ı tanımasa da spor karşılaşmalarına ses çıkarmadığını ifade eden Angolemli, KTFF Başkanı Hasan Sertoğlu'nun adımlarına destek olunmasını önerisinde bulundu.


Hüseyin Angolemli, Kıbrıs sorununun konusunda gelinen her konunun Meclis'te tartışılması gerektiğini ifade ederek, gerekirse Dışişleri Bakanı Özdil Nami'nin gerekli bilgilendirmeyi yapmasından yana olduğunu söyledi.


Angolemli, Meclis'in dışişleri veya cumhurbaşkanı öncüğünde devreye girmesi gerektiğini ısrarla yineleyerek, Kıbrıs Türk hakkının her konuda olduğu gibi bu süreçte hazır olması gerektiğini vurguladı.


KALYONCU


CTP-BG Milletvekili Ömer Kalyoncu söz alarak, insanın olduğu her yerde siyaset olduğunu, KOP ve KTFF konusunda da siyaset olduğunu ifade ederek, bugün itibarıyla ortada bir gerçeklik bulunduğunu söyledi.


Kalyoncu, Rum tarafının sürekli isteğinin KTFF'nin KOP üzerinden olmadan dışa açılmasını engellemek olduğuna işaret ederek, bunun nedeninin siyaset olduğunu ve bugün böyle bir durumun ortaya kaldığını kaydetti.


Ömer Kalyoncu, bu durumdan olumsuz bir sonuç çıkmaması için çalışmak gerektiğini ancak, bunun tamamen de olumsuz bir durum olduğun anlamına gelemeyeceğini anlatarak, bunun nedeninin Kıbrıs Türklerinin yıllar önce Kıbrıs (Rum) Cumhuriyeti'ndeki pozisyonunu terk etmemesiyle ilgili olduğunu söyledi.


Kalyoncu, belki geçmişte yapılması gerekenin hem kavga etmek hem de Kıbrıs Cumhuriyeti'ndeki pozisyonu korumak olabileceğini kaydetti.


Kalyoncu, Kıbrıs Cumhuriyeti fır hattı sorununa değinerek, fır hattının Türkiye'nin aleyhine sonuçlandığını ifade ederek, Maraş'ın Ercan ile birlikte tartışma konusu yapılmasının kabul edilemez olduğunu söyledi.


Etnik bir çatışmada insanların öldürülmesinin vahim bir durum olduğunu, ancak en az onun kadar vahim olanın bir toplumun kendi tarihini çarptırması hatta tarihiyle yüzleşmemesi olduğuna işaret ederek, Rum toplumunda tam da böyle bir durumun söz konusu olduğunu anlatan Kalyoncu, Kıbrıs Türk toplumunun ise neredeyse her konuyu tapu demeden tartıştığını ifade etti. İ


Kalyoncu, her şeyin altında siyaset olduğunun unutulmamasını isteyerek KOP konusunda yaşanan sürece de böyle bakmak gerektiğini söyledi.


(HY/HA)


 
12 Kasım 2013 Salı 17:30
Okunma: 812
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Gazete Manşetleri
 
Anket
Kıbrıs sorunu ile ilgili olarak 2016 sonuna kadar bir çözüme ulaşılabileceğine inanıyor musunuz?
Evet İnanıyorum
Hayır İanmıyorum
Kararsızım
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Kuzey’de ‘Rum mülkü’ satın alanların durumuGöbek eriten 10 baharatZayıflamak isteyenlere 5 uzman 5 süper öneriGünde iki fincan kahve içen erkeklerin...Kıbrıs'ta gezilecek yerlerSu geldi Rumlar çıldırdı İşte muhtemel yeni Kıbrıs haritasıTürkiye güzeli bakın kim çıktı!Doğu Akdeniz’de Enerji Stratejileri ve Bölgesel Güvenliğin GeleceğiDoğu Akdeniz’de hidrokarbon yatakları: Yeni bir jeopolitik mücadele sahası mı?
 
TÜRKİYE'DEN GELEN SUYUN DAĞITIMI VE PROJELENDİRİLMESİ ÇALIŞTAYI'NIN SONUÇ BİLDİRGESİ YAYINLANDIDoğu Akdeniz’de zengin gaz ve petrol rezervleri
 
 
Nöbetçi Eczaneler
LEFKOŞA KADER ECZANESİ  (Tel : (392)223-5499)
SEROL ECZANESI  (Tel : (392)227-2064)
GAZİ MAĞUSA SAKARYA ECZANESI  (Tel : (392)365-2989)
GİRNE SERTAÇ ECZANESI  (Tel : (392)815-9067)
GÜZELYURT İNCİ ECZANESI  (Tel : (392)714-3252)