Ana Sayfa » Kıbrıs » 3 bin epilepsi hastası

3 bin epilepsi hastası

KKTC’de yaklaşık 3 bin epilepsi hastası olduğu tahmin edilirken dünyadaki epilepsi hastası sayısı 40 milyon olarak biliniyor.

 
 
3 bin epilepsi hastası


KESİN TEDAVİSİ YOK… Epilepsi hastalığının kesin bir tedavisi yok. Ancak uzmanlar, ilaç ve cerrahi tedavi ile hastalığın kontrol altına alınabileceğini söylüyor ve doktor kontrolünde düzenli ilaç kullanımının önemini vurguluyor


KKTC’DE CERRAHİ TEDAVİ UYGULANMIYOR…
KKTC’de epilepsi hastaları için uygulanan ilaç tedavisinde hiçbir sıkıntı yaşanmazken, cerrahi tedavi ise uygulanmıyor. Cerrahi tedavi görmesi gereken hastalar yurt dışına sevk ediliyor


Halk arasında “sara” hastalığı olarak bilinen “epilepsi” hastalığı genellikle 1 ile 3 dakika arasında süren nöbetlerle kendini gösteriyor. 
KKTC’de epilepsi ile ilgili bir merkez bulunmaması nedeniyle, ülkede kaç kişinin epilepsi hastası olduğuna dair net bir rakam yok. Ancak uzmanların dünyada her yüz kişiden birinde epilepsi hastalığı görüldüğü açıklaması göz önünde bulunduğunda KKTC’de de bu rakamın yaklaşık 3 bin olduğu ortaya çıkıyor.

Genetik yatkınlığı olan bir hastalık…
Epilepsi genetik yatkınlığı olan bir hastalık olmakla beraber, bazı kişilerde sonradan da ortaya çıkabiliyor. 
Uzmanlar, gebelikte olabilen beyin gelişme problemlerinin, doğum sırasındaki nedenlerin, ateşli havale geçirmenin, menenjit, beyin enfeksiyonlarının, beyin tümörlerinin, zehirlenmenin veya kafa travmalarının da epletik nöbetlere yol açabileceğini söylüyor.


Cerrahi tedavisi KKTC’de uygulanmıyor…

KKTC’de epilepsi hastalığında ilaç tedavisi yönünde hiçbir sıkıntı bulunmamakla birlikte bütün antiepileptik ilaçlar piyasada satılıyor. Ancak cerrahi tedavi gerekliliği durumunda ise hasta yurt dışına sevk ediliyor.


Kontrol altına alınabilir…

Uzmanlar epilepsi hastalığının kesin bir tedavisi olamamakla birlikte doktor kontrolünde düzenli ilaç kullanımı ya da cerrahi tedavi ile kontrol altına alınabileceğini söylüyor. Yaşla birlikte nöbet sıklığının da azalabileceğini söyleyen uzmanlar, art arda gelen ve kontrol altına alınamayan nöbetlerin de hayati tehlike taşıdığını vurguluyor.


Eledağ: “Halk arasında sara olarak biliniyor”
Nöroloji Uzmanı Phd. Nil Ergün Eledağ “epilepsi” hastalığının halk arasında sara hastalığı olarak bilindiğini söyledi ve şu ifadeleri kullandı:
“Vücudumuzu yöneten merkez beyindir. Bütün aktiviteleri beynimiz sayesinde yaparız. Dolayısıyla beyindeki hücreler arasında elektriksel bir bağlantı vardır. Merkezi sinir sistemi hücrelerinin beklenmedik, aniden elektriksel boşalması sonucu epilepsi ortaya çıkar. Bir kaç dakika sürer ve sonra geçer. Bu durum bir defadan fazla meydana gelirse buna epilepsi hastalığı denir. Halk arasında “sara” hastalığı olarak bilinir. Nöbetler şeklinde görülür.”

“Nöbetler 1 ile 3 dakika arasında sürüyor”
Eledağ, epilepsi nöbetlerinin hastalara çok uzun süre sürmüş gibi görünse bile bir ile üç dakika arası sürdüğünü ifade etti. Genellikle nöbet sonrası hastaların eski aktivitelerini kazandığına dikkat çeken Eledağ, “Epilepsi nöbetleri, değişik tiplerde olabilir nöbetler; büyük (genel, jeneralize tonik-klonik, grand mal, kasılma-çırpınma, şuur kaybı, ağızdan köpük gelmesi, idrar kaçırma ile karakterize) ya da küçük (kısmi, parsiyel, sadece yüz, kol yada bacakta kasılma[basit parsiyel] veya anlamsız konuşma ve davranışlar ile karakterize[kompleks parsiyel]) nöbetler şeklinde ortaya çıkabilir.
Ayrıca kısa süreli (5-10 saniye), gözlerini dikip sabit bakma, bu anda cevapsızlık şeklinde, kasılmasız dalma nöbetleri (absans) ile özellikle sabahları uykudan uyandıktan sonraki dönemlerde ortaya çıkan ve kollarda sıçrama-atmalar tarzında myoklonik nöbetler de olabilir.”


“Genetik yatkınlığı olan bir hastalıktır”
Epilepsinin genetik yatkınlığı olan ancak belli durumlardan sonra da ortaya çıkabilen bir hastalık olduğunu söyleyen Eledağ şu ifadeleri kullandı:
“Genetik yatkınlığı olan bir hastalıktır. Hastaların yaklaşık yarısında belirli bir neden bulunamaz. Belli bir grup hastada ise; gebelikte olabilen beyin gelişme problemleri, doğum sırasındaki nedenler, ateşli havale, menenjit, beyin enfeksiyonu, beyin tümörleri, zehirlenmeler veya kafa travmaları epileptik nöbetlere yol açabilir. Nöbetin nedeni tümör ya da başka bir hastalık değilse, epilepsinin ilerlemesi söz konusu değildir, bazen yaşla birlikte nöbet sıklığı da azalabilir.”


“Nöbetleri kontrol altına almak önemli”

Düzenli ilaç kullanımının epilepsi hastaları için önemini vurgulayan Eledağ, “Epilepsi hastalığında önemli olan nöbetlerin kontrol altına alınmasıdır, zira art arda gelen ve kontrol altına alınamayan nöbetler hayati tehlikesi olan durumlardır. Düzenli ilaç kullanımı bu problemin önüne geçmekte büyük önem taşımaktadır. Epilepsi tanısında en önemli nokta; nöbetler hakkında verilen bilgidir. Özellikle nöbeti gören kişinin doktor tarafından dinlenmesi gerekir. Genel fizik ve nörolojik muayene yapıldıktan sonra başvurulacak ilk laboratuvar inceleme aracı; elektro ensefalo grafi (EEG)’dir. Bu tetkik, saçlı deriye elektrotlar yapıştırılarak beyin dalgalarının kaydedildiği bir yöntemdir. Epilepsi hastalığı tanısının konulmasında en önemli tetkiktir. Bilgisayarlı beyin tomografisi (BBT) ve magnetik rezonans incelemesi (MRI) epilepsi nöbetlerine neden olan olayların ortaya konmasında yardımcı olabilir” şeklinde konuştu.


“Kontrol altına alınabilir”

Eledağ, epilepsi hastalığının ilaçlarla ya da cerrahi tedavi ile kontrol altına alınabileceğini söyledi ve şu ifadeleri kullandı:
“Epilepsi ilaçla ya da cerrahi olarak tedavi edilebilen, çoğu hastada (%70-75) tek ilaçla nöbetlerin kontrol altına alınabildiği bir hastalıktır. Epilepsili hasta ilacını kullanarak aktif ve başarılı bir yaşam sürebilir. Epilepsi tedavisinde kullanılan ilaçlar; hastanın yaşına, fiziksel durumuna ve nöbet tipine göre uzman doktor tarafından verilmelidir. Bilinçsizce kullanılacak ilaç, nöbetleri önlemediği gibi istenmeyen yan etkilere de neden olabilir. Eğer tedavi ile nöbetler bir kaç yıl (hastanın durumuna göre 2-4 yıl gibi) arka arkaya görülmezse, doktor kontrolünde ilaçların azaltılıp kesilmesi denenebilir. Nöbetler tekrarlamazsa tedaviye son verilir, tekrarlarsa tedaviye yeniden başlanır. İlacın kesilmesi, mutlaka hastayı izleyen doktor tarafından karar verilmesi gereken önemli bir konudur.”


“Cerrahi tedavi KKTC’de uygulanmıyor”

Ülkemizde ilaç tedavisiyle ilgili hiçbir sıkıntı olmadığını söyleyen Eledağ, bütün antiepileptik ilaçların piyasada mevcut olduğunu kaydetti. Eledağ, cerrahi tedavinin ise KKTC’de uygulanmadığına dikkat çekerek şu şekilde konuştu:
“Epilepsi, dünyanın her bölgesinde, erkek ve kadında, her türlü ırkta ve yaklaşık 100 kişide bir oranında görülebilen bir hastalıktır. Dünyada 40 milyon epilepsi hastası vardır. Ülkemizde de hatırı sayılır sayıda epilepsi hastası olmakla birlikte ne yazık ki elimizde kesin rakamlar yok.” 


“Epilepsi evlenmeye engel değildir”
Epilepsi hastalığının evlenmeye ya da çocuk sahibi olmaya engel olmadığını söyleyen Eledağ, epilepsi hastalarının dikkat etmesi gereken unsurları şöyle sıraladı: 
“Epilepsi hastalığı olan kişi aşırı uykusuz kalmamalı, günde en az 7-8 saat uyumalıdır. Aşırı çay, kahve ve kolalı içeceklerden kaçınılmalı, gece ağır yemek yenmemelidir. Uzun süreli ve yakından televizyon seyredilmemeli ve fazla bilgisayar kullanılmamalıdır. Epileptik hasta, aşırı efor sarf etmemeli ve bunu gerektiren sportif faaliyetlerden kaçınılmalıdır. Alkollü içecekler, nöbet oluşumuna yol açabileceği ve epilepsi ilaçların etkilerini değiştirebileceği için kesinlikle kullanılmamalıdır. Aç kalınmamalıdır. Yüksek yerlerin kenarında bulunulmamalı ve ateş gibi yakıcı olabilecek yerlerden uzakta durulmalıdır.
Meslek seçiminde dikkat edilmelidir epileptik hastalar; askerlik, polislik, şoförlük, berberlik, inşaat ve kaynak işçiliği gibi meslekleri seçmemelidir.
Motorlu taşıt kullanılmamalıdır 3 yıldan fazla bir sürede nöbet geçirmeyenlerde ve EEG’leri normal olanlarda müsaade edilebilir. Epilepsili hasta elinden geldiğince üzülmemeli, olur olmaz şeyleri dert etmemelidir. Epilepsili kişi evlenebilir ve çocuk sahibi olabilir epileptik kişi evlenecek ise eşi hastalığını bilmelidir. Bayanlar hamile kalmadan önce mutlaka doktoru ile görüşmelidir. Alınan ilaçların hastalığı tamamen geçirmeyebileceği bilinmelidir. Ama ilaçlar nöbet gelmemesini ya da sayısının azalmasını sağlayacaktır. İlaçlar, düzenli ve mutlaka önerildiği şekilde kullanılmalıdır. Nöbet geçirme sayısı ile gün ve saatleri kaydedilmelidir. Düzenli aralıklarla doktor kontrolüne gidilmelidir. Hastalar, yanında iyi yüzme bilen birisi olmak şartıyla denize girebilir, fakat uzun süre denizde ve güneş altında kalmamalı, aşırı yorulmamalıdır. Epilepsi kısmen de olsa hayatınızı etkileyebilir, ama normal, aktif bir hayat sürmenizi engellemez. Bazı meslekler dışında yapamayacağınız hiçbir şey yoktur. Epilepsi çalışmanıza ve işinizde başarılı olmanıza engel olacak bir hastalık değildir. Unutmayınız ki; dünyada birçok ünlü ve başarılı insan da epilepsi hastalığına sahiptir.”

Tulay: “Genetik yatkınlığı var”
Nöroloji uzmanı Dr. Emine Akçın Tulay, epilepsinin genetik yatkınlığı olan bir hastalık olduğunu ancak bazı kişilerde belli nedenlerden dolayı sonradan da görülebilen bir hastalık olduğunu söyledi. Tulay şu şekilde konuştu:
“Halk dilinde sara hastalığı olarak biliniyor. Hastalık genellikle beyin dalgalarındaki anormallik nedeni ile oluyor. Ağızdan köpük gelmesi, çırpınma, kasılma, bilincin kapanması gibi sendromlarla kendi gösteriyor. Genetik olan ve sonradan olan epilepsi tipleri vardır. Epilepsi doğuştan olabileceği gibi ateşli bir hastalık, felç ve bir travma durumunda da kendini gösterebiliyor. Bu nedenle hastalığın yaş grubu yoktur. Çocukluk yaşlarda görülebileceği gibi bir 70 yaşında travma sonrası kendini gösterebiliyor. Epilepsinin önüne geçmek pek fazla mümkün değil. Uykusuzluk, ateşli hastalıklar, yorgunluk, ışıklı ortamlar epilepsiyi tetikleyebiliyor. Ülkemizde kaç kişinin epilepsi hastası olduğuna dair bir veri bulunmamakla birlikte bu rakamın yüksek olduğu düşünülüyor. Epilepsi hastalarının düzenli ilaç kullanması gerekiyor. Düzenli ilaç kullanılmaması durumunda nöbetler sıklaşabiliyor.”

HAVADİS

 
30 Nisan 2012 Pazartesi 08:48
Okunma: 902
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Gazete Manşetleri
 
Anket
Kıbrıs sorunu ile ilgili olarak 2016 sonuna kadar bir çözüme ulaşılabileceğine inanıyor musunuz?
Evet İnanıyorum
Hayır İanmıyorum
Kararsızım
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Kuzey’de ‘Rum mülkü’ satın alanların durumuGöbek eriten 10 baharatZayıflamak isteyenlere 5 uzman 5 süper öneriGünde iki fincan kahve içen erkeklerin...Kıbrıs'ta gezilecek yerlerSu geldi Rumlar çıldırdı İşte muhtemel yeni Kıbrıs haritasıTürkiye güzeli bakın kim çıktı!Doğu Akdeniz’de Enerji Stratejileri ve Bölgesel Güvenliğin GeleceğiDoğu Akdeniz’de hidrokarbon yatakları: Yeni bir jeopolitik mücadele sahası mı?
 
TÜRKİYE'DEN GELEN SUYUN DAĞITIMI VE PROJELENDİRİLMESİ ÇALIŞTAYI'NIN SONUÇ BİLDİRGESİ YAYINLANDIDoğu Akdeniz’de zengin gaz ve petrol rezervleri
 
 
Nöbetçi Eczaneler
LEFKOŞA KADER ECZANESİ  (Tel : (392)223-5499)
SEROL ECZANESI  (Tel : (392)227-2064)
GAZİ MAĞUSA SAKARYA ECZANESI  (Tel : (392)365-2989)
GİRNE SERTAÇ ECZANESI  (Tel : (392)815-9067)
GÜZELYURT İNCİ ECZANESI  (Tel : (392)714-3252)