Ana Sayfa » Kıbrıs » 8 Mart Dünya Kadınlar Günü...

8 Mart Dünya Kadınlar Günü...

Cumhurbaşkanı Eroğlu Ctp Kadın Örgütü Heyetini Kabul Etti.

 
 
8 Mart Dünya Kadınlar Günü...

CTP KADIN ÖRGÜTÜ TEMSİLCİLERİ EROĞLU'NA MEKTUP SUNDU

EROĞLU: "BAZI KONULARDA BİR İKİ ADIM ATMAYI PLANLIYORUZ AMA RUM TARAFI HERŞEYİ ALIYOR, DURUYOR"

"MÜZAKERELERDE AL-VER OLMADAN ANLAŞMA OLMAZ"

Lefkoşa, 7 Mart 12 (T.A.K): Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, sürdürülen Kıbrıs müzakerelerinde Kıbrıs Türk tarafının bazı konularda bir iki adım daha atmayı planladığını, ama çok da ileriye gidemeyeceğini, çünkü Rum tarafının herşeyi aldığını ancak orda durduğunu belirterek, "Bir verirsin iki verirsin üçüncüde karşılık beklersin. Maalesef henüz al-vere de başlayamadık. Al-ver olmadan da anlaşma olmaz" dedi. 

Eroğlu, Rum tarafının adım atması halinde kendilerinin de atacağı adımlar olduğunu vurgulayarak, "Bugüne kadar ortaya koyduğumuz görüşler ve karşı beklediğimiz görüşler var, o karşı görüşler gelirse elbette bir kaç adım daha atacağız... Yani sırf anlaşmamak için değil, anlaşmak için, yol açmak için" dedi.

Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla Sibel Sorakın başkanlığındaki CTP-BG Kadın Örgütü heyetini kabul etti.

CTP-BG Kadın Örgütü Başkanı Sibel Sorakın, ziyarette Cumhurbaşkanı Eroğlu'na Kıbrıs müzakereleri ile ilgili hazırladığı bir mektup da sundu. CTP Kadın Örgütü heyeti, görüşme sonrası Ledra Palace sınır kapısına giderek, aynı mektubu BM Genel Sekreterinin Kıbrıs Özel Temsilcisi Alexander Downer'e ulaştırılması amacıyla BM yetkililerine verdi.

CTP Kadın Örgütü yarın saat 12.00'de de Rum Başkanlık Sarayında Rum Lider Dimitris Hristofyas'ı ziyaret edecek ve aynı mektubu verecek.    

SORAKIN

Cumhurbaşkanlığı'nda yer alan görüşmede konuşan Sibel Sorakın, CTP Kadın Örgütü olarak adada süren çözümsüzlük ortamının bir an önce bitmesini, adaya çözümün ve barışın gelmesini arzuladıklarını, ısrarla istediklerini kaydetti. 

Sorakın, iki toplumlu, iki kesimli, eşit, siyasi eşitliğe dayalı bir federasyon temelinde çözümün olmazsa olmazları olduğunu vurgulayarak, adada yıllardır iki tarafta da çok gözyaşı döküldüğünü ve kayıplar verildiğini, bu yüzden geçmişe bakarak geleceğin kurulması gerektiğini söyledi.

Adada mutlaka çözüme ulaşılması gerektiğini, bu yüzden Kıbrıs Türk tarafının müzakerelerde her zaman bir adım önde olması gerektiğini ifade eden Sorakın, diğer taraf isteksiz davransa bile, Kıbrıs Türk tarafının mutlaka üzerine düşen görevi yerine getirmesi ve çözümden kaçan taraf durumuna düşmemesi gerektiğini belirtti.

CTP Kadın Örgütü Başkanı Sibel Sorakın, örgüt olarak Kıbrıs konusuyla ilgi hazırladıkları mektubu Cumhurbaşkanı Eroğlu'na sunmadan basın ile de paylaştı.

MEKTUP

CTP Kadın Örgütü, mektupta, Kıbrıs müzakerelerini sürdüren her iki lider ile BM Genel Sekreteri'ni "çıkmaza sürüklenen görüşmeleri başarıyla sonuçlandırma konusunda daha kararlı bir duruş sergilemeye" çağırdı.

Mektupta, çözümün ülkenin, insanlarının ve kadınların önünü açacağına inanç belirtilirken, çözümsüzlüğün ülkeyi ve ülke insanını, çocukları olumsuz etkilediği, izolasyonların ülke insanını ve kadınları kısıtladığı kaydedildi. 

CTP Kadın Örgütü mektubunda; "Kıbrıs'taki çözümsüzlük ortamını reddettiğini" vurgulayarak, Kıbrıs'ta silahsızlanma ve silahlanmaya ayrılan bütçenin eğitim, sağlık ve çevre gibi konulara aktarılmasını istedi.

İki yıl önceye kadar ümit vaat eden müzakere sürecinin, şu anda çökme noktasına geldiğini iddia eden ve bunu kabullenmelerinin mümkün olmadığını ifade eden CTP Kadın Örgütü, mektubunda şu görüşlerini kaydetti:

"Uluslararası çoklu konferans öncesinde acilen üzerinde ilerleme kaydedilmesi gerektiği tespit edilen 3 ana başlıkta hali hazırda ciddi yakınlaşmalar sağlanmıştır. Biliyoruz ki şu an eksik olan en önemli unsur cesaret ve son adımları atabilme kararlılığıdır."

Sibel Sorakın, bu çerçevede Cumhurbaşkanı Eroğlu'na "Güzel adamızda barış ortamında yaşayabilmek arzularımızı dikkate almanızı ve politikalarınızı bu doğrultuda geliştirmenizin bizlere borcunuz olduğunu belirtmek istiyoruz" dedi.

EROĞLU

Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu da, tüm kadınların Dünya Kadınlar Günü'nü kutlayarak, Kıbrıs Türk kadınlarının siyasi partiler ile çeşitli sivil toplum örgütlerinin çatısı altında yer almasının ülke demokrasisi açısından son derece önemli olduğunu vurguladı ve kadınların çalışmalarını takdir ettiğini kaydetti.

Eroğlu, KKTC'de kadınların eskisi gibi olmadığını, 1974'ten bugün çok şeyin değiştiğini, kadınların ve gençlerin artık tahsilli olduğunu, kendini geliştirdiğini, siyasi hayata atıldıklarını ifade ederek, seçimlerde daha çok kadının Meclis'e girmesi temennisinde bulundu.

"ANLAŞMA ARAYIŞINDA OLAN BİZİZ"

Cumhurbaşkanı Eroğlu, Kıbrıs'ta müzakerelerin sürdüğünü ve Kıbrıs'ta bir anlaşma arayışı olan tarafın kendileri olduğunu ifade ederek, şöyle devam etti:

"Kıbrıs Türk tarafı genel olarak müzakere masasında olan kriterler bazında bir anlaşmayı arzu etmektedir. Ancak anlaşmanın iki taraf arasında olacağı gerçeğini göz ardı etmemek gerekir. Bugüne kadar müzakere masasında öneri sunan, sizin söylediğiniz gibi bir adım değil iki adım atan ama karşısındakinin aynı noktada durduğunu gören bir pozisyondayız.

Bahsettiğiniz 3 kritik konuda, özellikle son Greentree zirvesinden önce BM Genel Sekreterinin bize yazdığı mektuba dayanarak biz gerekli hazırlığı yapıp önerilerimizle birlikte toplantıya gittik, ama belki anlatamadık bunu... Sayın Hristofyas ise 4 hayır kararını Ulusal Konseyde alıp gelmiştir. Dolayısıyla orda daha fazla açılım yapama fırsatı bulmadı. Çünkü 1. günden 'toplantının bir anlamı yok artık Kıbrıs'a dönelim, bize verilen detayları tartışalım' deyip zirvenin anlamsızlığını ortaya koyar pozisyondaydı.

"HRİSTOFYAS BİZE O KAPIYI KAPADI"

Bunu belki çok açık konuşmadık dışarda ama esas oydu... Yoksa bazı konular daha ileri noktaya götürülebilirdi. Ama maalesef Hristofyas bize o kapıyı da kapadı.

Şimdi mülkiyeti görüşüyoruz... Mülkiyette bizim ortaya koyduğumuz öneriler gayet açık ve nettir, BM'nin de benimsediği önerilerdir.

Önerileri görüşmeye başladığımız zaman (Hristofyas) 'ben topraktan ne alacağımı bilmezsem bu konuyu görüşemem' deyip konuyu kapatıyor. Halbuki Genel Sekreterin raporunda belirttiği gibi toprak konusundaki harita ve rakamlar en son görüşülecek. En son da çok taraflı toplantının tarihinin ilan edilmesidir. Toplantının tarihinin ilan edilmesiyle, toplantıdan bir süre önce biz topraktaki harita ve rakamları görüşeceğiz.

Ama maalesef O, hem çok taraflı toplantıya karşıdır, hem de mülkiyetteki ilerlemeyi engelleyecek bir karar almış, 'toprakta ne alacağımı bilmezsem mülkiyeti görüşemem' gibi laflarla olayı tıkamaktadır."

"GÖRÜŞMELERİ EROĞLU TIKIYOR GİBİ YANLIŞ BİR GÖRÜŞ VAR"

Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, "görüşmeleri Eroğlu tıkıyor" gibi bir yanlış görüş olduğunu, yorum yapanların olduğunu, ancak kendisinden önce 2. Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat'ın da Hristofyas ile görüştüğünü, 6 başlık olduğunu ancak bu başlıkların hiçbirinin bağlanmış olmadığını kaydetti.

Eroğlu, Talat ile Hristofyas'ın toprak konusunu hiç görüşmediğini, mülkiyeti bir kez görüştüğünü, daha çok Yönetim ve Güç Paylaşımı'nı görüştüklerini ifade ederek, Hristofyas'a "Talat'ın 10 Ocak 2010 tarihinde size verdiği paketi kabul ediyor musunuz etmiyor musunuz" diye 3 kez sorduğunu ancak kabul etmediğini ve bunun kayıtlara da geçtiğini, Meclis'e gönderilen tutanaklarda da bulunduğunu söyledi.

Eroğlu, müzakerelerde başlıklarda yapılan çeşitli tartışmaları da anlatarak, "Biz müzakerelerde Rumlara rağmen mülkiyette ilerleme yaptık, AB'de bizim için önemli olan birincil hukukta tıkanıp kaldık, toprakta kriterleri görüştük" dedi.   

Rum tarafındaki siyasi yapının hiçbir zaman unutulmaması gerektiğine de değinen Eroğlu, Güney'de yaşanan sıkıntılar, patlama, Hristofyas'ın düştüğü durumlar, istifa çağrıları gibi olayla sonrasında Hristofyas'ın esnemesi veya taviz vermesi gibi bir durumun olamayacağına dikkat çekti.

Eroğlu, şimdi de Başkanlık seçiminin olduğunu, Hristofyas'ın adaylık düşüncesinde olduğundan da emin olduğunu belirterek, şöyle devam etti:

"Ama Güney'de tek partinin desteklediği adayın seçim kazanması zor. Dolayısıyla DİKO ve EDEK alternatifi var. Tavsiye ederim bunların Ulusal Konseye sundukları raporları görünüz... Ne Türk askerinin varlığını, ne dönüşümlü başkanlığı istiyorlar, üniter bir devletten çıkamayacak bir pozisyondadırlar."

Masada çapraz oy konusunda yapılan tartışmaları ve önerileri anlatan Eroğlu, Rumların masaya getirilen hiçbir öneriyi kabul etmediğini, hep reddeden taraf olduğunu vurguladı.

ÇAPRAZ OY

Eroğlu, çapraz oy konusunda şunları söyledi:

"Yönetimin seçimi konusunda masada bir Türklerin bir de Rumların olmak üzere iki önerisi var. Biz çapraz oya şiddetle karşıyken açılım yaptık, 'kararı halk versin, referanduma sunalım' dedik. Hristofyas da 'ben biliyorum iki halk da reddedecek' dedi, biz de 'iki halkın reddedeceğini bildiğin şeyde niye ısrar ediyorsun' dedik.

Senato kararıyla dedik. Biliyorsunuz senatoda eşit sayıda Türk ve Rum milletvekili olacak, her partiden. Bunu da kabul etmemiştir.

Sayın Downer bize bir öneri sunmuştu bu çapraz oyla ilgili, bunu da pek söylemedim ama... İlk seçim 6 yıllık olacaktı, (başkanlığı) 4 yıl Rumlar 2 yıl da biz yapacaktık. Downer bize 'siz bu 24 ayı 20 aya indirirseniz Rum tarafı bunu kabul edecektir' dedi ve biz bu öneri ile gittik ama maalesef Rum tarafı bunu da kabul etmedi.

Yani Genel Sekreter adına bize öneri sunan kişi ve bu öneriyi sunarken de Rum tarafı bunu kabul edecek dediği için bu öneriyi sunduk ama Rum tarafı yine reddetti.     

Yani karşımızdaki tarafın, Rum tarafının şu anda Cumhurbaşkanı olan kişinin psikolojik yapısının, geçirdiği o zor günleri, önünde de seçimler vardır, muhtemel adaylığı konusunda nasıl bir tavır izlemesi gerektiğini düşündüğünüz zaman göreceksiniz ki Hristofyas'ın bize yönelik tavırlarında hiçbir değişiklik olmayacak. Temennimiz bir sürpriz yapmasıdır."  

"ADIM ATMAYI PLANLIYORUZ"

Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, Kıbrıs Türk tarafı olarak bazı konularda bir iki adım daha atmayı planladıklarını ifade ederek, şöyle devam etti:

"Ama çok da ileriye gidemeyiz. Rum herşeyi alıyor orda duruyor. Bir verirsin iki verirsin üçüncüde karşılık beklersin. Maalesef henüz Al-Ver'e de başlayamadık. Al-Ver olmadan da anlaşma olmaz.

Bende bir anlaşma olması düşüncesiyle müzakere masasındayım ve iki bölgeli iki toplumlu siyasal eşitliğe dayalı eşit kurucu devletin oluşturacağı yapının ne olduğunu biliyorum. CTP'nin sayın başkanına cevap verdim, yani ben o kitapları okudum.  

Ne görüştüğümü biliyorum... Annan Planı'na 'Hayır' Kampanyası başlatmıştık ama yüzde 35'te kalmıştık. Halkın iradesi benim için önemli. Ama Rum tarafı hayır dedi. Hayır diyen mükafatlandırılacaksa bunu anlamak zor."

Cumhurbaşkanı Eroğlu, herkesten fazla anlaşma istediğini, hiç kimsenin 19 yıl ambargolar altında Başbakanlık yapmanın ne demek olduğunu kendisinden daha iyi bilemeyeceğini belirterek, o yıllarda çektiği zorlukları anlattı.

Ülkede "anlaşma ister ya da istemez" tartışmasından fazla "anlaşma olması için neler yapmak gerekir"in tartışılması gerektiğini vurgulayan Eroğlu, bütün tutanakların Meclis'e ve Talat'a gönderildiğini, hiçbir görüşmenin gizli yapılmadığını, not tutucu olmadan hiçbir toplantıya girmediğini söyledi. Eroğlu, herşeyin açık olduğunu ancak gizlilik konusuna uyduğunu kaydetti.

Eroğlu, Rum tarafının adım atması halinde kendilerinin de atacağı adımlar olduğunu vurgulayarak, "Bugüne kadar ortaya koyduğumuz görüşler ve karşı beklediğimiz görüşler var, o karşı görüşler gelirse elbette bir kaç adım daha atacağız... Yani sırf anlaşmamak için değil, anlaşmak için yol açmak için" dedi.

Eroğlu, konuşmasının sonunda tüm kadınların kadınlar gününü kutlayarak, hiçbir kesim arasında ayrım yapmadığını belirtti.

(EMR/HA) FOTOĞRAFLI

 
7 Mart 2012 Çarşamba 16:18
Okunma: 380
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Gazete Manşetleri
 
Anket
Kıbrıs sorunu ile ilgili olarak 2016 sonuna kadar bir çözüme ulaşılabileceğine inanıyor musunuz?
Evet İnanıyorum
Hayır İanmıyorum
Kararsızım
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Kuzey’de ‘Rum mülkü’ satın alanların durumuGöbek eriten 10 baharatZayıflamak isteyenlere 5 uzman 5 süper öneriGünde iki fincan kahve içen erkeklerin...Kıbrıs'ta gezilecek yerlerSu geldi Rumlar çıldırdı İşte muhtemel yeni Kıbrıs haritasıTürkiye güzeli bakın kim çıktı!Doğu Akdeniz’de Enerji Stratejileri ve Bölgesel Güvenliğin GeleceğiDoğu Akdeniz’de hidrokarbon yatakları: Yeni bir jeopolitik mücadele sahası mı?
 
TÜRKİYE'DEN GELEN SUYUN DAĞITIMI VE PROJELENDİRİLMESİ ÇALIŞTAYI'NIN SONUÇ BİLDİRGESİ YAYINLANDIDoğu Akdeniz’de zengin gaz ve petrol rezervleri
 
 
Nöbetçi Eczaneler
LEFKOŞA KADER ECZANESİ  (Tel : (392)223-5499)
SEROL ECZANESI  (Tel : (392)227-2064)
GAZİ MAĞUSA SAKARYA ECZANESI  (Tel : (392)365-2989)
GİRNE SERTAÇ ECZANESI  (Tel : (392)815-9067)
GÜZELYURT İNCİ ECZANESI  (Tel : (392)714-3252)