Ana Sayfa » Kıbrıs » “Engelli dediler, kimlik vermediler”

“Engelli dediler, kimlik vermediler”

BİLGİLİ AİLESİNİN İDDİASI… Rum İçişleri Bakanlığı 28 yaşındaki oğlumuza engelli (spastik) olduğu için Kıbrıs Cumhuriyeti kimliği vermiyor

 
 
“Engelli dediler, kimlik vermediler”
AB’DE ENGELLİNİN HAKKI ÇOK… Bilgili ailesi, AB’de engelli vatandaşların hakkı çok fazla diye Ahmet’e kimlik verilmediği tahmininde bulunuyor
“AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ’NE GİDECEĞİZ”… Bilgili ailesi, 3 çocuklarından ikisine kimlik verilmesi, engelli oğulları Ahmet’e ise “engelli olmadığı konusunda belge imzalayın, ona göre kimlik verelim” denmesini Rum Ombudsmanı’na kadar taşıdı. Gerekirse AHİM’ye gideceklerini vurguluyorlar
Selda İÇER
Fotoğraflar: Erol UYSAL
Saffet ve Hasan Bilgili’nin 3 çocuğunun en büyüğü olan Ahmet Hüseyin Bilgili, 1983 doğumlu. Doğum hatasından dolayı, tıbbi terimle spastik olarak dünyaya geldi. Yürüyemiyor, konuşamıyor. Özel bilgisayar programı ile kendini ifade edebiliyor. Günde 3 gazete okuyor. Yaşam şevkiyle Yakın Doğu Üniversitesi İletişim Fakültesi’nden bu yıl üçüncülükle mezun oldu. Okula gitme konusunda ise Ahmet ve ailesi sıkıntılar çekmiş. Haftada 3 gün Ortopedik Özürlüler Derneği’nin aracı ile zaman zaman da, kişisel imkanlarla taşınmış Ahmet okula. Aile bu konuda çok dertli. Baba Hasan Bilgili, TC vatandaşı olduğu için çocukların Kıbrıs Cumhuriyeti vatandaşlığı almasında da sıkıntılar yaşanmış. Rum Bakanlar Kurulu kararıyla, 2006 yılında diğer iki çocukları Özlem ile Hasan Can kimliklerini aldı. Hasan Can Güney Kıbrıs’ta İngiliz Okulu’nda son sınıfa gidecek. Ancak, Ahmet için çıkan kimlik alma onayının, Rum İçişleri Bakanlığı’ndaki bir memur tarafından sırf engelli diye kırmızı kalemle üzeri çizilerek iptal edildiğini iddia ediyor aile… Memurun adının ise Papadopulos olduğu söyleniyor. Papadopulos, anne Saffet Hanım’a, “ Ahmet’in normal sağlıklı bir birey olduğunu yazıp onaylarsanız, size bu kimliği verelim” demiş. Aile 2006 yılından bu yana bu konuda mücadele veriyor. ERA Rum Ombudsmanı’na şikayette bulunmuş aile. 15 Kasım 2010’da Ombudsman’a başvurmuşlar ancak aralık ayında konu takip edilecek denmesine rağmen bugün hala bir cevap alabilmiş durumda değiller. Şimdilerde özellikle oğullarının geleceği konusundaki endişeleri açısından Kıbrıs Cumhuriyeti kimliği alması için mücadelelerini sürdürmekte ısrarlılar. Gerekirse İnsan Hakları Mahkemesi’ne başvurmaya kararlılar.
“Çocuklarımın Kıbrıs Cumhuriyeti kimlikleri için mücadele ettik”
HAVADİS: Ahmet’in kimliğiyle ilgili sorun ne zaman başladı?
BİLGİLİ: 30 Ağustos 2004’te 3 çocuğum için de kimlik kartları için müracaat yaptım. Öncesinde ise, hepsinin de doğum belgesini almıştım.
HAVADİS: Kimliklerin alınmasında bir sıkıntı yaşadınız mı?
BİLGİLİ: Hayır, eşim TC vatandaşı olduğu için kimliklerin alınmasında bir sıkıntı yaşanmaması için Güney Kıbrıs’tan bir bayan avukat tutmuştuk.( Cacoyianni- Timothi Law Offices) Eşimle nikahımız KKTC’de kıyıldığı için “yasal değil” diye bizi oyaladıkları için tutmuştuk avukatı. Avukat daha sonra daireye bir yazı gönderdi “Eğer bu kimlikleri vermezseniz size dava açacağız” dedi ve bu yazıdan sonra kimlikler verildi. Kızım ve küçük oğlumun kimliklerini aldık. Bayan, Ahmet’in kimliğinin de daha sonra verileceğini söyledi. Ahmet’in İçişleri Bakanlığı’ndaki dosya numarası ise ROG1285.
HAVADİS: Ne kadar beklediniz Ahmet’in kimliği için?
BİLGİLİ: Söz konusu bayan avukat bir yıl kadar süreci takip etti. Ancak bir sonuç alamdık. Bir sürü sıkıntı yaşadık. İçişleri Dairesi’ndeki memurlar Ahmet’i görmek istediler, ispatı vücut yaptı. 18 yaşın üzerinde olduğu için bu vatandaşlığı istediğine dair Ahmet’e Ekim 2009’da mahkemede yemin ettirdiler. Sağlık kurulu raporlarını istediler.
“’Özürlü adam’ kimliği alıp da ne yapacak”
HAVADİS: Ahmet’i gördükleri zaman ne oldu?
BİLGİLİ: Rum İçişleri Bakanlığı’nda Papadopulos diye bir memur bana engelli kişilere kimlik verilmediğini söyledi. Kimlik için gittiğimde Ahmet’in nerede olduğunu sordu, arabada olduğunu söyledim. Arabadan indirip daireye götürdüğümüz zaman ise, çocuğumun “gerizekalı” olduğunu, “hiçbir şey bilmediğini”, “kimliği alıp da ne yapacağını” söyledi. Ben çocuğumun okula gittiğini söylediğim zaman da “Benimle dalga mı geçiyorsunuz. Bunun hiçbir yeri tutmaz ne okula gitmesi” dedi. Ben de okulun belgelerini çıkarıp gösterdim. Ahmet ise memurun bu öfkeli tavrı karşısında çok korktu ve daha çok içine kapandı. Tesadüfen orada bulunan emekli Girne Mukayyidi Mehmet Şefik Ormancıoğlu da, memurun bu davranışına çok kızarak tepki gösterdi ve memura, “Sen buradaki engelli vatandaşına kimlik vermiyor musun? Duymayan görmeyen, yürüyemeyen vatandaşına kimlik vermiyor musun? Nasıl konuşuyorsun sen” diyerek kızıp tepki gösterdi ve bunun anayasal bir hak olduğunu söyledi.
“AB’de engellilerin hakkı çok diye kimlik vermiyorlar”
HAVADİS: Sizce neden Ahmet’e kimlik vermediler?
BİLGİLİ: Vermeme nedeni, benim kişisel görüşüme göre Avrupa Birliği’nde engelli vatandaşların birçok hakkı vardır. Bundan yararlanmasını engellemek içindir. Başka da hiçbir nedeni yoktur bence.
HAVADİS: Daha sonra ne oldu?
BİLGİLİ: Ben olayı takip etmek için birkaç kez daha ofise gittim, ancak hiçbir sonuç çıkmadı ve şevkim kırıldı.
“Rum Ombudsman’a olayı şikayet ettik”
HAVADİS: Olayı burada bıraktınız mı?
BİLGİLİ: Hayır tabii ki. Daha sonra bir tanıdık aracılığı ile Kuzey’deki İnsan Hakları Vakfı’na olayı şikayet ettim. Onlar da bana Güney’deki Ombudsman’a olayı yazmamı istediler.
HAVADİS: Ombudsman’a şikayetinizi ne zaman yaptınız?
BİLGİLİ: 1 Kasım 2010 tarihinde yazımızı yazdık, 3 Aralık 2010’da da bizlere olayı takip edeceklerine dair cevap geldi. Oradaki görevli adam bana, kendilerinin bir yaptırım güçlerinin olmadığını, sadece uyarıda bulunabileceklerini ancak Papadopulos’un buna ne kadar uyup uymayacağını bilemeyeceklerini söyledi. Anlayacağınız bu Papadopulos herkesin üzerinde bir şahıs. Hiç anlayabilmiş değilim açıkçası.
HAVADİS: Yaklaşık bir yıl oluyor bu süre içerisinde ne gibi bir gelişme oldu?
BİLGİLİ: Ben mayıs ayında gidip Ombudsman’a sordum “Ne oldu” diye. Dosyam hala masada duruyordu. Sürecin uzun olduğunu söyledi. Oradaki adam bana haklı olduğumu, yasal olarak çocuklarımın kimliklerini alabileceğimi söyledi. Kısacası haklılığımı ortaya koydu.
HAVADİS: Şimdi beklemede misiniz?
BİLGİLİ: Bir akrabamızdan İngiltere’de Ahmet’in bundan sonraki yaşamı için kendi ihtiyaçlarını giderebilecek şekilde eğitim veren bir yer olduğunu öğrendik. Biliyorsunuz bizim ülkemizde engelli kişilerin ailelerini kaybettikten sonra kalabilecekleri bir yer yok. En azından orada bu eğitimi alırsa bizim de gözümüz arkada kalmaz. Londra’dan 92 kilometre uzakta bir yer imiş burası… Esas uzmanlıkları omurilik üzerine, ancak diğer hastalara da bakalar. Dünya çapında duyulmuş bir yerdir. Ahmet’in rehabilite olması açısından yardımcı olunabilir.
HAVADİS: Peki neden gidemiyor Ahmet?
BİLGİLİ: Çünkü hastanenin fiyatı çok pahalı, mümkün değil bunu biz karşılayamayız. Ancak Avrupa Birliği vatandaşlarına indirimlidir ve bunu karşılayabiliriz.
HAVADİS: Ahmet bu merkeze gitmek istiyor mu?
BİLGİLİ: Ahmet kendisi istiyor buraya gitmeyi. Çünkü arkadaşları kendisine burayı anlattı. O da daha çok kendi kendine yeter hale gelmek için buraya gitmek istiyor.
“Engelli çocuk sahibi olmak çok büyük sorumluluk”
HAVADİS: Ahmet’in engelli olması aileyi nasıl etkiliyor?
BİLGİLİ: Ahmet’in kardeşleri bu olaydan çok etkileniyor. Bence bu ülkede engelli çocukların ailelerinin psikolojik destek alması gerekir. Ben 3 yılda bu olayı kabullendim. Bu bir travmadır. Kızım daha 4 yaşında “Bana neden diğerleri gibi bir abi doğurmadın” diye ağlardı. O nedenle mecbur olduk üçüncü çocuğu doğurduk. Devletin himayesinde ailelere psikolojik destek verilmesi, terapi merkezleri açılması şarttır. Bu dönemde benim bildiğim engelli çocuklarını eve kapatan hatta zincire vuran aileler var. Bu çok yanlış, yaşam hakkını kimse onların elinden almamalı. Zaten yaşamda mimariyle engelleniyorlar, bir de biz bu çocukları eve kapatıp da engellemeyelim. Devlet eğer sosyal devlet ise, bunu yerine getirmelidir. Engelliler de onun vatandaşıdır. Sorunlarını çözmek zorundadırlar.
“Doğan Türk Birliği fanatiği”
HAVADİS: Ahmet ne gibi sosyal faaliyetlerde bulunuyor?
BİLGİLİ: Ahmet Doğan Türk Birliği fanatiğidir ve Galatasaraylıdır. Maça gider, pupa gider Zeytnlik’te. Tavla oynar, arkadaşları çevresi var, sosyal bir insandır. Ben hiçbir zaman Ahmet’i eve kapatmadım. Okumayı çok sever, inanılmaz düşkündür okumaya. Son olarak “Beni iki kadın çok sevdi” adlı Mustafa Kemal’in yaşamında iz bırakan iki kadın ile ilgili kitabı bitirdi.
HAVADİS: Engelli bir çocuğu olan bir aile olarak nasıl bir süreç yaşadınız?
BİLGİLİ: 1994 yılına kadar toplumda engelli çocuğunuz olmasına insanlar cüzamlı gibi bir bakış atardı. Ancak 90’lı yıllardan sonra yeni nesil engelli insanlarla birlikte yaşamayı öğrendiler. Ahmet liseye giderken hiçbir arkadaşı kendini dışlamadı. Üniversitede bazı arkadaşları bacak sondasını bile değişti. Bakış açısı çok değişti. Bu çok güzel bir olay. Ancak bu noktaya gelene kadar çok travma yaşadık. Kızım 4 yaşında ana okula giderken abisinden utanırdı, arkadaşları dalga geçtiği için. Oturur ağlardı. Ahmet kardeşlerini görür onlar gezmeye gider, o gidemez sadece tekerlekli sandalyede oturur. Çok zor bir süreç. Üzüntüye düşerseniz, ona yardımcı olamazsınız.
“Engelli çocukların kalabileceği merkez yapılmalı”
HAVADİS: Devletten nasıl bir talebiniz var?
BİLGİLİ: Anne babaları öldükten sonra bu çocukların kalabilecekleri bir merkez yapmalıdırlar. Bu işe gönül veren insanların çalıştığı bir yer olmalı. Tiksinmeyen, bu işi gönülden yapan çalışanlar olmalı. Paralı da olsa bu çocuklara bakılmalıdır. Engelli çocuğu olan ailelerin en büyük korkusudur bu. Biz öldükten sonra bu çocuklara kimin bakacağı. Bu sorumluluğu kolay kolay kimse almaz. Toplumun kanayan yarası
HAVADİS: Yaşlılar evinde bakılmıyor mu bu gibi kişilere?
BİLGİLİ: Bir engelli insanla, bir yaşlı aynı değildir. Engelliler için farklı bir yer olmalıdır. Yaşlılar için de farklı bir yer olmalıdır. Benim Avrupalıdan neyim eksiktir. Şimdiki yer gibi bir yer olmamalıdır. Devlet sosyal devlet görevini yerine getirsin. Senelerce biz Ahmet’e bakıcı bulamadık. Annem baktı. Bakıcılar tiksiniyordu onun temizliğinden, o nedenle çok zorlandık. Bu toplumun kanayan yarasıdır. Ancak herkes seslendiremiyor. Yaşayanlar, kapısını kapatıp içte yaşıyor. Ancak birilerinin bu konuyu irdeleyip çözüm bulunmasına katkı sağlaması gerekiyor.
HAVADİS: Baba olarak sizin görüşünüz nedir bu konuda?
HASAN BİLGİLİ: Olay insanı bir olay. Bir aileden 3 kişiye kimlik vereceksin, birisine vermeyeceksin. Şu anda olayı gittikçe zorlaştırdılar TC kökenlilerin çocuklarına kimlik verme konusunda. Sanırım Ahmet’e vermemelerinin nedeni engelli kişilere AB’de sosyal haklarının çok olmasıdır. Ondan yararlanmasının önüne geçmek için bunu yapıyorlar.

“Önemli olan yüreğimizi engellememek”
HAVADİS: Bu olayı nereye kadar taşıyacaksınız?
BİLGİLİ: Gittiği yere kadar. En son İnsan Hakları Mahkemesi’ne kadar başvuracağız. Bu insan haklarına aykırı bir durumdur.
HAVADİS: Son olarak neler söylemek istersiniz?
BİLGİLİ: 28 yaşında Ahmet. Tüm engelliler adına Ahmet zaten “engellilerin de engellere rağmen eğer olanak tanınırsa her şeyi başarabileceklerini topluma göstermek için” yola çıktı. “Ben okuduysam, herkes okuyabilir” dedi. Devlet de tüm imkanlardan eşit şekilde yararlanmalarını sağlamalıdır. Anne- babalar öldükten sonra bu çocukların kalabileceği, temiz sağlıklı bir yer yapılmalıdır. Ahmet okulunu bitirdi, onda da bir iş imkanı sağlanmalıdır. Devlet bizi de kucaklasın. Aileler de çekinmesin, çocuklarını saklamasınlar. Yetişkin bir insan da kaza sonucunda engelli olabilir. Önemli olan yüreğimizi engellemeyelim.

Havadis Gazetesi

 
5 Eylül 2011 Pazartesi 12:50
Okunma: 553
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Gazete Manşetleri
 
Anket
Kıbrıs sorunu ile ilgili olarak 2016 sonuna kadar bir çözüme ulaşılabileceğine inanıyor musunuz?
Evet İnanıyorum
Hayır İanmıyorum
Kararsızım
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Kuzey’de ‘Rum mülkü’ satın alanların durumuGöbek eriten 10 baharatZayıflamak isteyenlere 5 uzman 5 süper öneriGünde iki fincan kahve içen erkeklerin...Kıbrıs'ta gezilecek yerlerSu geldi Rumlar çıldırdı İşte muhtemel yeni Kıbrıs haritasıTürkiye güzeli bakın kim çıktı!Doğu Akdeniz’de Enerji Stratejileri ve Bölgesel Güvenliğin GeleceğiDoğu Akdeniz’de hidrokarbon yatakları: Yeni bir jeopolitik mücadele sahası mı?
 
TÜRKİYE'DEN GELEN SUYUN DAĞITIMI VE PROJELENDİRİLMESİ ÇALIŞTAYI'NIN SONUÇ BİLDİRGESİ YAYINLANDIDoğu Akdeniz’de zengin gaz ve petrol rezervleri
 
 
Nöbetçi Eczaneler
LEFKOŞA KADER ECZANESİ  (Tel : (392)223-5499)
SEROL ECZANESI  (Tel : (392)227-2064)
GAZİ MAĞUSA SAKARYA ECZANESI  (Tel : (392)365-2989)
GİRNE SERTAÇ ECZANESI  (Tel : (392)815-9067)
GÜZELYURT İNCİ ECZANESI  (Tel : (392)714-3252)