Ana Sayfa » Türkiye » Ab Bakanı Bağış, Paris'te

Ab Bakanı Bağış, Paris'te

Bağış: ''şimdi Türkiye-ab İlişkilerine Yeni Bir İvme Kazandırma Zamanıdır''.

 
 
Ab Bakanı Bağış, Paris'te

''FRANSA'NIN 22. FASIL ÖNÜNDEKİ BLOKAJI KALDIRACAĞINI  AÇIKLAMIŞ OLMASINI MEMNUNİYETLE KARŞILIYORUZ''

FRANSA İLE DAHA DERİN BİR İŞBİRLİĞİ TESİS ETMEYİ VE TÜM  AVRUPA'NIN GELECEĞİ İÇİN BİRLİKTE ÇALIŞMAYI ÜMİT EDİYORUZ''

Paris, 21 Şubat 13 (T.A.K): Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, ''Şimdi Türkiye-AB ilişkilerine yeni bir ivme kazandırma zamanıdır'' dedi.

Bağış, Fransız Uluslararası İlişkiler Enstitüsü'nde, ''Yeni bir Avrupa için Türkiye'' başlıklı bir konferans verdi.

''Türkiye-AB ilişkilerine yeni bir ivme kazandırmak için AB'nin farklı bir düşünce tarzına ihtiyaç duyduğunu'' söyleyen Bağış, ''Türkiye'nin güçlü ekonomisi, çok yönlü dış politikası, komşu bölgelerle kültürel ve tarihi yakınlığının, Türkiye ve AB'nin mali ve kurumsal kaynakları ile bir araya getirilmesi AB'nin genişleme ve komşuluk politikası hedeflerini yakalayabilmesi bakımından Türkiye'yi AB'nin ayrılmaz bir parçası haline getirmektedir. Gelecekte, Türkiyesiz bir Avrupa düşünemiyoruz. Türkiye'nin AB üyeliği herkes için bir 'kazan-kazan' durumu oluşturmaktadır'' dedi.

''Türkiye'nin üyeliğinin Avrupa'nın reform süreci için kilit öneme sahip olduğu konusunda ısrarlıyız'' diyen Bağış, ''Türkiye son on yılda büyük bir sosyo-ekonomik değişim geçirmiştir. Gerçekleştirilen yapısal reformlar sayesinde, Türkiye günümüzde etkileyici bir ekonomik kalkınma ve siyasi istikrarın sağladığı faydalardan yararlanmaktadır. Türkiye'nin üyeliğinin absorbe edilemeyeceği görüşünün aksine, üyeliğimizin AB'nin mevcut problemlerine çok çeşitli çözümler sunabileceğini savunuyoruz'' ifadesini kullandı.

AB sürecinin her zaman Türkiye'de modernleşme adımları bakımından ilham kaynağı olduğunu vurgulayan Bağış, ''Türkiye'nin ayrıca, AB'ye normlarını geliştirmesi ve halihazırdaki normatif gücünü kıtanın sınırları dışına taşımasında yardımcı olacak kilit bir ortak konumunda olduğuna'' işaret etti.

Türkiye'nin yeni bir Avrupa'nın oluşturulmasına katkı sağlayacak kapasitede olduğunu ve bu konuda istekli olduğunu kaydeden Bağış, konuşmasına şu şekilde devam etti:

''2012, Türkiye'nin etkileyici ekonomik kalkınması ve siyasi istikrarı sayesinde küresel ölçekte iz bıraktığı ve hem AB'de hem de bölgemizde birçok önemli gelişmelerin yaşandığı bir yıl olmuştur. Türkiye ekonomisi Avrupa'nın en hızlı büyüyen ekonomisi haline gelmiştir. Bugün Türkiye, Avrupa'nın altıncı, dünyanın ise en büyük on yedinci ekonomisidir. Türkiye, ihracatının yüzde 90'ından fazlasını oluşturan sanayi ürünleriyle AB'nin en büyük yedinci ticaret ortağıdır.''

AB'nin ciddi ekonomik ve siyasi zorluklarla karşı karşıya olduğunu ve ekonomik krizin, AB ve üye ülkeler üzerinde sosyal, siyasi ve kurumsal etkileri bulunduğuna işaret eden Bağış, ''AB'nin geleceği konusundaki endişeler, Avrupalı vatandaşlarda birliğin geleceğine dair güvensizlik hissi yaratmaktadır. AB ekonomisinin rekabet edebilirliği, yükselen güçler bakımından sürekli bir gerileme göstermektedir. İstihdam, verimlilik ve sosyal uyumun sağlanmasında yaşanacak bir bozulma, maalesef bir bütün olarak Avrupa bütünleşmesi projesinin sona ermesine neden olabilir'' dedi.

Ekonomik bakımdan ivmesini ve dinamizmini kaybetmekte olan bir AB'nin, kendi üyelerinin yanı sıra AB'ye potansiyel aday ülkeler bakımından da çekiciliğini kaybetmesinin kuvvetle muhtemel olduğu uyarısında bulunan Bağış, ''Bilindiği üzere kimi gözlemciler, daha da ileri giderek, Avrupa'daki ekonomik krizi Avrupalıların Avrupa bütünleşmesi projesine olan inançlarının giderek azalmasına bağlı varoluşsal bir kriz olarak tanımlamaktadırlar. Diğer taraftan Avrupa bütünleşmesi, ekonomik ve sosyal politikalar ve Avrupa politikalarının gelecekteki şekli konusunda AB'nin ciddi kararlar alması gereken bir dönüm noktasındadır. Kriz, Avrupa'daki reform ihtiyacını ortaya koymuştur. AB'nin yapısal dönüşümü gerçekleşemezse, AB'nin geleceğinin tartışmaya açılması kaçınılmaz olacaktır'' dedi.

AB için diğer bir önemli zorluğun da yabancı düşmanlığı ve ırkçılık olduğunu söyleyen Bağış, ''Maalesef, bu zorluklar temel Avrupa değerlerinin daha önce hiç olmadığı kadar sorgulanmasına yol açmaktadır. AB'nin dış politika alanında da birçok zorlukla karşılaştığı gözlemlenmektedir. Bu zorluk birliğin 'normatif gücünün' etkililiği ile bağlantılıdır. AB her zaman 'normatif güç' ve 'yumuşak güç' gibi terimlerle özdeşleştirilmiştir. Bu durum, barış, insan hakları, demokrasi, hukukun üstünlüğü ve sürdürülebilir kalkınma gibi temel değerleri destekleyen birliğin temel dış politika hedefinin altını çizmektedir. AB'nin iç meselelerle meşgul olduğu bir zamanda, tutarlı bir dış politika yaklaşımının benimsenmesi ve AB'nin dünya siyasetinde normatif bir güç olma iddiası zorlaşmaktadır'' dedi.

TÜRKİYE BÖLGEDE AĞIRLIK MERKEZİ

Türkiye olarak AB'nin mevcut sorunların üstesinden geleceği ve krizden daha güçlü bir şekilde çıkacağını düşündüklerini belirten Bağış, ''Ancak birlik, krizin aşılmasında, Türkiye ile işbirliği mekanizmalarını güçlendirecek tarihi fırsatın stratejik önemini göz ardı edemez. Türkiye, bölgede ağırlık merkezi haline gelmiştir. Ortadoğu ve Kuzey Afrika'nın yanı sıra Batı Balkanlar, Afganistan, Pakistan ve Güney Kafkasya, Türkiye ile AB'nin ortak yararlarının olduğu bölgeler arasındadır. Türkiye'nin bu bölgelerde ilham kaynağı ve aktif bir oyuncu olarak giderek artan rolü, AB'nin Türkiye ile dış politika alanında işbirliği yapmaya ihtiyacı olduğunu ortaya koymaktadır. Özellikle Arap Baharı'nın ardından Türkiye'nin bölgedeki rolü büyük ölçüde artmış olup, arabulucu olarak eşsiz bir güvenilirliğe sahiptir. Türkiye, özel coğrafi konumu ve benzersiz sosyal ve kültürel zenginliğiyle Avrupa norm ve değerlerine katkıda bulunacak birçok özelliğe sahiptir.''

FRANSA İLE İLİŞKİLER

Konuşmasında Türk-Fransız ilişkilerine geniş yer veren Bağış, ''Fransa'yı daimi dostumuz olarak görüyor ve her iki ülke arasında kurulan işbirliğinin, başta Avrupa coğrafyasında olmak üzere tüm insanlığın barış ve refahına katkıda bulunduğuna inanıyoruz'' dedi.

Türkiye ile Fransa arasındaki ikili ticari ilişkilerin oldukça güçlü düzeyde olup her iki ülke arasındaki dış ticaret hacminin 2011 yılında 16 milyar dolara ulaştığını hatırlatan Bağış, 2012 yılında ise bu rakamın 14.7 milyar dolara gerilediğini hatırlattı.

Türkiye'de yaklaşık 1.050 Fransız şirketini bulunduğunu söyleyen Bağış, Türkiye'de faaliyette bulunan şirket sayısı bakımından Fransa'nın yedinci sırada yer aldığını söyledi.

Türkiye ve Fransa'nın, gerek tek başına gerek ortak çabalar yoluyla, kendi coğrafyalarında ve tüm dünyada demokrasi, insan hakları ve özgürlüklerin teşvik edilmesi için çaba gösterdiğini ifade eden Bağış, ''Uluslararası konulara ilişkin bu ortak hedefler ve iki ülke arasındaki yoğun ekonomik ilişkiler, siyasi ilişkilerin gelişmesi için çok olumlu bir ortam oluşturmuştur. Ancak, bildiğiniz gibi, Türkiye'nin AB üyeliğine itirazını açık şekilde ifade eden Sarkozy hükümeti döneminde beş müzakere faslı siyasi gerekçelerle bloke edilmişti'' dedi.

Cumhurbaşkanı François Hollande'ın iktidara gelişi ile birlikte bu ortamın değiştiğini ifade eden Bağış, ikili ilişkilerin son durumuna ilişkin şunları söyledi:

''Bu dönemde Fransız hükümetinin Türkiye'nin AB üyeliğine verdiği destek özellikle siyasi blokajların kaldırılması ve yeni fasılların açılması bakımından önemlidir. Bu çerçevede, Dışişleri Bakanı Laurent Fabius'un yakın zamanda Bölgesel Politika ve Yapısal Araçların Koordinasyonu başlıklı 22. Fasıl önündeki blokajı kaldıracaklarını açıklamış olmasını memnuniyetle karşılıyoruz. Bunun, yeni Fransız hükümetinin Türkiye'nin katılım müzakerelerine verdiği desteğin açık bir işareti olduğuna içtenlikle inanıyoruz ve bundan böyle Fransa ile daha derin bir işbirliği tesis etmeyi ve yalnızca kendi ülkelerimizin geleceği için değil, tüm Avrupa'nın geleceği için birlikte çalışmayı ümit ediyoruz.''

(AA/RU/KAR)

 
21 Şubat 2013 Perşembe 13:50
Okunma: 654
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Gazete Manşetleri
 
Anket
Kıbrıs sorunu ile ilgili olarak 2016 sonuna kadar bir çözüme ulaşılabileceğine inanıyor musunuz?
Evet İnanıyorum
Hayır İanmıyorum
Kararsızım
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Kuzey’de ‘Rum mülkü’ satın alanların durumuGöbek eriten 10 baharatZayıflamak isteyenlere 5 uzman 5 süper öneriGünde iki fincan kahve içen erkeklerin...Kıbrıs'ta gezilecek yerlerSu geldi Rumlar çıldırdı İşte muhtemel yeni Kıbrıs haritasıTürkiye güzeli bakın kim çıktı!Doğu Akdeniz’de Enerji Stratejileri ve Bölgesel Güvenliğin GeleceğiDoğu Akdeniz’de hidrokarbon yatakları: Yeni bir jeopolitik mücadele sahası mı?
 
TÜRKİYE'DEN GELEN SUYUN DAĞITIMI VE PROJELENDİRİLMESİ ÇALIŞTAYI'NIN SONUÇ BİLDİRGESİ YAYINLANDIDoğu Akdeniz’de zengin gaz ve petrol rezervleri
 
 
Nöbetçi Eczaneler
LEFKOŞA KADER ECZANESİ  (Tel : (392)223-5499)
SEROL ECZANESI  (Tel : (392)227-2064)
GAZİ MAĞUSA SAKARYA ECZANESI  (Tel : (392)365-2989)
GİRNE SERTAÇ ECZANESI  (Tel : (392)815-9067)
GÜZELYURT İNCİ ECZANESI  (Tel : (392)714-3252)