Ana Sayfa » Kıbrıs » Ab Derneği: "çözümsüzlük Üzerine Oynanan Oyunları Kabul Etmiyoruz...tek Ümit İki Toplumdaki Çözümden Yana Güçlerin Sesini Yükseltmesi"

Ab Derneği: "çözümsüzlük Üzerine Oynanan Oyunları Kabul Etmiyoruz...tek Ümit İki Toplumdaki Çözümden Yana Güçlerin Sesini Yükseltmesi"

Lefkoşa, 2 Mart 12 (T.ak.): Kıbrıs Ab Derneği Başkanı Mustafa Damdelen, Kıbrıs Sorununda Çözümsüzlük Üzerine Oyun Oynandığını Belirtti Ve "tek Ümit Çözümden Yana Güçlerin Sesini Yükseltmesidir" Dedi..

 
 
Ab Derneği:

Damdelen yazılı açıklamasında, 45 yıldır iki toplum liderlerinin BM genel sekreterlerinin arabuluculuğunda "müzakere ediyormuş gibi" yaptığını ileri sürerek, "Kıbrıs sorununda masaya konmayan ve görüşülmeyen öneri kalmamıştır. Artık Kıbrıs sorununun çözümsüzlüğü üzerine oynanan oyunları kabul etmiyoruz. Kamuoyu yoklamalarına göre Kıbrıslı Türk ve Kıbrıslı Rumların büyük çoğunluğu çözüm istemektedir" dedi.

Damdelen, bu noktada liderlere düşen görevin,  tekerleği yeniden icat etmek değil halkların istekleri ve uluslararası hukukun emrettiği doğrultuda çözüme ulaşmak olduğunu ifade ederek, her iki toplumun Kıbrıs sorununun çözümünden azami fayda sağlayacağının tartışmasız olduğuna işaret etti.

Damdelen, BM Genel Sekreteri'nin sorunun çözümü konusunda çizdiği yol haritasına uyulmasının toplumların yararına olduğunu da belirterek, "Greentree Zirvesi sonucunda BM Genel Sekreteri, yıllardır deneneni bir kez daha talep etmiş ve mart ayı sonuna kadar yönetim ve güç paylaşımı, mülkiyet ve nüfus konularında ilerleme kaydedilmesini istemiştir. Yeterince ilerleme kaydedilirse, garantörlerin ve Avrupa Birliği'nin de katılacağı çok taraflı konferansta Kıbrıs'ın AB dönem başkanlığı öncesinde sorunun çözüme ulaştırılması denenecektir"  dedi.

Nüfus konusunda karşılıklı verilen rakamların  210,000 Kıbrıslı Türk ve  630,000 Kıbrıslı Rum olduğunu; bu konuda sorun yaşanmayacağının da basına yansıdığını ifade eden Damdelen, çapraz oy ve dönüşümlü başkanlık konusunda 2. Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat ve Hristofyas'ın uzlaşıya vardığı bilinmesine karşını Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu'un buna karşı çıktığını da kaydetti.

Damdelen, çapraz oy konusunda Kıbrıs AB Derneği'nin yüzde 10 oranında olsa bile politikacıların diğer toplumun da istek ve ihtiyaçlarını dikkate alma dinamiğini yaratacağı için yararlı olduğuna inandığını açıkladı.

Mülkiyet konusunda prensipler üzerinde anlaşılması ve  detayların kurulacak mülkiyet komisyonunda çözülmesinin zor olmadığını savunan Damdelen, Rum liderliğinin esnek davranabilmek için Kıbrıs Türk oluşturucu devletinin talep edeceği toprak miktarını öğrenmek istediğini, bu bilginin Rum liderliğiyle paylaşılabileceğini ifade etti.

Damdelen, uluslararası konferansa gidilmesi için bu üç konuda ilerleme sağlamanın zor olmadığını da savunarak, şöyle dedi:

"Halbuki, üzülerek bir kez daha görüyoruz ki BM Genel Sekreterinin çok taraflı konferans için ilerleme kaydedilmesi talebi karşısında Türkiye hükümetinde ve toplum liderlerinde siyasi istek görünmüyor ve süreç bilerek ve isteyerek bir kez daha tıkanmaya doğru gidiyor. Çözümün önünde engel olarak kullanılan garanti antlaşmaları, dört özgürlük, çapraz oy, dönüşümlü başkanlık, toprak, nüfus ve benzeri konuların öncelikle  Kıbrıslıların yararı düşünülerek, Birleşik Kıbrıs'ın AB içinde yer alması hedefiyle ve insan haklarına saygılı olacak şekilde kısa sürede çözümü mümkündür. Bu durum bir kez daha Kıbrıslıların gözünden kaçırılmaya çalışılıyor ve alternatif yollar varmış gibi çözüm karşıtı mesajlar veriliyor."

Kıbrıs AB Derneği Başkanı Mustafa Damdelen, 2004 döneminde Kıbrıs Türk sivil toplum hareketi öncülüğünde tarihi  bir mücadele sergilendiğini, ancak uzun bir zamandır o gün mücadele edenlerin pasifize edilmiş şekilde iç konulara odaklanmış olduğunu da ifade ederek, Kıbrıs Türk sivil toplum örgütlerini yeniden harekete geçirmek gerektiğini kaydetti.

Damdelen, "Halbuki Kıbrıs sorununun çözüme ulaştırılması için yeniden gayret gerekiyor" dedi.

Varolan yaşam şartlarının iyileştirilmesine yönelik her çabanın yine Kıbrıs sorununun varlığıyla baltalandığı ve sivil toplum örgütlerinin gayretini kısır döngüye soktuğunu iddia eden Damdelen, "2004 yılı sonrası yaşanan yorgunluk ve çözüme  inançsızlık son bulmalı ve kamuoyunun erken çözüme yönelik talep ve baskısı artırılmalıdır. Kuzeydeki çözümden yana siyasi partiler ve sendikalar, 'hükümet değişsin sorunlar bitsin' yaklaşımlarını askıya almalı, Kıbrıs sorununa odaklanmalıdır. Günü birlik, kısa vadeli iyileştirme çabaları, uzun vadeli kazan-kazan prensiplerine dayalı bir çözüm arayışına dönüştürülmelidir" ifadesini kullandı.

Damdelen, Güney Kıbrıs'ta Başkanlık seçimleri yarışının erken başladığına ve  çözüm yanlısı olmayan küçük partilerin desteğini alma çabalarının çözüm dinamiğini zayıflattığına da dikkat çekerek, Güney Kıbrıs'taki başkanlık yarışının temmuza kadar ertelenerek AKEL ve DISI'nin çözüm bağlamında işbirliği yapması gerektiğini  ifade etti.

Damdelen,  Kıbrıslı Rum sivil toplum örgütlerinin AKEL ve DISI'yi çözüm yönünde teşvik etmesi gerekliliği üzerinde durarak, sivil toplum örgütlerinin erken çözüm için seslerin yükseltmesi gerektiğini kaydetti. Damdelen, toplumların sessizliğinin bölünmüşlüğü kalıcılaştıracağını ifade etti.

Türkiye'nin  Doğu Akdeniz"de güçlü olmak istiyorsa Kıbrıs sorununun çözülmesi ve Birleşik Kıbrıs'ın AB içinde yer alması gerektiğinin bilincinde olması gerekliliği üzerinde duran Damdelen, kendi nüfusuna Kıbrıs adası üzerinde dört özgürlüğü sağlama odaklı politika uygulayan Türkiye'nin artık bunun mümkün olmayacağını anlayarak çözüme katkı koymasının sağlanması gerektiğini kaydetti.  Damdelen, Garanti Anlaşması'nın da sadece iki toplumun güvenlik ihtiyaçlarını karşılamak temel hedefiyle yeniden düzenlenmesini istedi.

"Türkiye çözüm istermiş gibi görünüp karşı tarafı suçlu sandalyesine oturtmak gayesindedir" ifadesini kullanan Damdelen, "Bilinmelidir ki Kıbrıs sorunu, AB değerlerinde, insan haklarına saygılı ve BM kararları temelinde çözülmelidir ve bu çözümün başka alternatifi de yoktur" dedi.

Çözümsüzlüğün başta Kıbrıs Türk toplumu olmak üzere tüm tarafların zararına olduğunu vurgulayan Damdelen, tarafların kendi "en iyi" çözümlerini yakalamaya çalışırken, çözümsüzlüğün bedelini ödemek istemediğini kaydetti.

Kıbrıs AB Başkanı Mustafa Damdelen, her iki toplumdaki çözüm yanlılarına, "kişisel, zümresel ve partisel çıkarlarla bu ortam sürdürülemez ve geliştirilemez. Bu yöndeki çabaları çözüm sonrasına kadar bir tarafa bırakıp Kıbrıs sorununun çözümü için sesimizi yükseltmeliyiz" çağrısı yaptı.

(HY/GÜR)

 
2 Mart 2012 Cuma 15:44
Okunma: 447
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Gazete Manşetleri
 
Anket
Kıbrıs sorunu ile ilgili olarak 2016 sonuna kadar bir çözüme ulaşılabileceğine inanıyor musunuz?
Evet İnanıyorum
Hayır İanmıyorum
Kararsızım
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Kuzey’de ‘Rum mülkü’ satın alanların durumuGöbek eriten 10 baharatZayıflamak isteyenlere 5 uzman 5 süper öneriGünde iki fincan kahve içen erkeklerin...Kıbrıs'ta gezilecek yerlerSu geldi Rumlar çıldırdı İşte muhtemel yeni Kıbrıs haritasıTürkiye güzeli bakın kim çıktı!Doğu Akdeniz’de Enerji Stratejileri ve Bölgesel Güvenliğin GeleceğiDoğu Akdeniz’de hidrokarbon yatakları: Yeni bir jeopolitik mücadele sahası mı?
 
TÜRKİYE'DEN GELEN SUYUN DAĞITIMI VE PROJELENDİRİLMESİ ÇALIŞTAYI'NIN SONUÇ BİLDİRGESİ YAYINLANDIDoğu Akdeniz’de zengin gaz ve petrol rezervleri
 
 
Nöbetçi Eczaneler
LEFKOŞA KADER ECZANESİ  (Tel : (392)223-5499)
SEROL ECZANESI  (Tel : (392)227-2064)
GAZİ MAĞUSA SAKARYA ECZANESI  (Tel : (392)365-2989)
GİRNE SERTAÇ ECZANESI  (Tel : (392)815-9067)
GÜZELYURT İNCİ ECZANESI  (Tel : (392)714-3252)