Ana Sayfa » Dünya » Ab Konseyi Başkanı Rompuy: "Türkiye Ab Zirvesine Davet Edilmeli"

Ab Konseyi Başkanı Rompuy: "Türkiye Ab Zirvesine Davet Edilmeli"

Ankara, 24 Mayıs 13 (T.a.k): Avrupa Birliği (Ab) Konseyi Başkanı Herman Van Rompuy, Türkiye'nin 2004 Yılından Beri Ab Zirvelerine Davet Edilmediğini Belirterek, "öyle Ya Da Böyle 2004 Yılından Beri Devam Eden Bu Uygulamaları Değiştirmeliyiz" Dedi..

 
 
Ab Konseyi Başkanı Rompuy:

AB Konseyi Başkanı Rompuy, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile yaptığı görüşmenin ardından Başbakanlık Merkez Bina'da düzenlenen ortak basın toplantısında konuştu.

Sözlerine Türkçe olarak "merhaba" diye başlayan Rompuy, Türkiye ile AB arasındaki ilişkileri güçlendirmek istediklerini söyledi. Türkiye'nin birçok AB ülkesi ile birlikte NATO gibi çok sayıdaki uluslarararası kuruluşun üyesi olduğunu hatırlatan Rompuy, ortak çıkarların bulunduğunu kaydetti.

Ankara Anlaşması'nın bu yıl 50. yıldönümü olduğunu dile getiren Rompuy, 27 üye ülkenin devlet ve hükümet başkanlarının Türkiye'nin müzakere sürecine olan bağlılıklarını tekrarladıklarına vurgu yaptı. Rompuy, yakında yeni müzakere başlıklarının açılmasını ümit ettiğini dile getirdi ve ilişkileri yeniden güçlendirmek istediklerinin altını çizdi.

Türkiye'de özellikle yargı alanında yapılan reformları ve anayasa yazım sürecini yakından takip ettiklerini ve memnuniyetle karşıladıklarını belirten Rompuy, AB'nin ifade özgürlüğü gibi temel hak ve hürriyetlere büyük önem verdiğini dile getirdi.

Rompuy, vize konusuna da değinerek, bu sorunun çözümünün toplumlar arasındaki ilişkiye geliştirecek bir unsur olduğunu, Türkiye'nin geri kabul anlaşmasının imzalamasının vize konusundaki yol haritasını hızlandıracağını ifade etti.

ÇÖZÜM SÜRECİNE DESTEK

Türkiye'deki çözüm süreci hakkında da konuşan Rompuy, PKK terörünün sonlandırılması için yapılanları izlediklerini ve gelecek nesiller için çok önemli bir şans olabileceğini kaydetti. Rompuy, "AB, bu konudaki çabaları sonuna kadar desteklemektedir" dedi.

Rompuy, ekonomik ilişkiler konusunda da Türkiye'nin AB'nin 6. büyük ticaret ortağı olduğunu, AB'nin ise Türkiye için en büyük ticaret ortağı konumunda bulunduğunu söyledi. Rompuy, Türkiye'nin AB için kilit konumdaki bir ortak olduğunu vurguladı ve dış politikada da ortak çıkarları olduğuna dikkati çekti.

Suriye'deki krize çözüm bulunması konusunda Türkiye'nin çabalarını ve Suriyeli sığınmacılara kapılarını sonuna kadar açmasını takdirle karşıladıklanı söyleyen Rompuy, AB'nin de çözüm konusunda ve insani yardımlarla ilgili her türlü katkıya hazır olduğunu ifade etti.

Reyhanlı'daki terörist saldırıları da kınayan Rompuy, "AB olarak Türkiye ile tam dayanışma içinde olduğumuzu belirtmek isterim. Suriye'de barış ve istikrarın geri gelmesi için Türkiye ve diğer ortaklarımızla birlikte çalışmaya devam edeceğiz" dedi.

Rompuy, Kıbrıs'ta bir çözüme ulaşılmasının önemine işaret etti ve BM parametreleri çerçevesinde bulunacak bir çözümü desteklediklerini söyledi.

"ERDOĞAN'IN BRÜKSEL'E GELECEĞİNİ ÜMİT EDİYORUM"

Rompuy, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ı önümüzdeki aylarda Brüksel'e davet ettiğini ve Erdoğan'ın daveti kabul ettiğini söyledi.

Sözlerini Türkçe olarak "teşekkür ederim" diye bitiren Rompuy, Türkiye'nin AB zirvelerine davet edilmemesiyle ilgili bir soru üzerine, Türkiye'nin 2004 yılından beri zirvelere davet edilmediğini hatırlattı. Rompuy, "Ben çeşitli formüller üzerinde çalışıyorum. Öyle ya da böyle 2004 yılından beri devam eden bu uygulamaları değiştirmeliyiz. Bunu nasıl yapabileceğimizi söylemek için çok erken" dedi.

Başta Türkiye olmak üzere AB katılım müzakerelerini sürdüren ülkelerin bu tür toplantılara katılmasına önem verdiğini kaydeden Rompuy, "Sayın Başbakan'ın da yakın zamanda Brüksel'e geleceğini ümit ediyorum. Burada yalnızca AB Konseyi Başkanı ile değil, Avrupa Komisyonu Başkanı ve Avrupa Parlamentosu Başkanı ile de görüşmeler yapmasını istiyorum" dedi.

TÜRKİYE BAŞBAKANI ERDOĞAN: "TÜRKİYE YÜK ALMAYA GELİYOR"

Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan da, "Türkiye, Avrupa Birliği içerisinde yer almayı her ne kadar kendi menfaati için düşünüyorsa da aynı şekilde Avrupa Birliği'ne getireceği kazanımlar sebebiyle de bunu düşünüyor. Yani Türkiye yük olmaya değil aynı zamanda yük almaya geliyor böyle bir özelliğe sahip" dedi.

Başbakan Erdoğan ve AB Konseyi Başkanı Herman Van Rompuy, Başbakanlık Merkez Bina'da gerçekleştirdikleri görüşmenin ardından ortak basın toplantısı düzenledi.

Rompuy'un başkan olarak Türkiye'ye ilk resmi ziyaretini gerçekleştirdiği dile getiren Erdoğan, ziyaretten büyük memnuniyet duyduğunu ifade etti. Türkiye'nin AB ile ilişkilerinin 50. yıl dönümü olduğunu söyleyen Erdoğan, Ankara Antlaşması'nın 1963 yılında imzalandığını ancak Türkiye'nin fiili müracaatının ise 1959 yılında olduğunu hatırlattı.

Ziyaretin ayrı bir önem taşıdığını vurgulayan Erdoğan, şöyle devam etti:

"Tabii Avrupa Birliği'nin mevcut durumunu görüştük, ortak ilgi alanımızdaki ilişkilerdeki sorunlarımızı konuştuk, görüştük. Tabii biz Türkiye olarak bu süreç içerisinde neler yaptık, neler yapıyoruz bunları aramızda görüştük ve temenni ederiz ki önümüzdeki süreç çok daha farklı bir şekilde gelişir. Bu konuyla ilgili olarak başta vize sorunu olmak üzere, yine Türkiye'nin uzun zamandır üzerinde ısrarla durmuş olduğu, biliyorsunuz bir Nabucco Projesi var. Bu konuyu da bir transit işlevi olan ülke olarak, tüketici özelliği olan bir ülke olarak bunları görüştük ve tabii bu konuyla ilgili olarak da şu ana kadar maalesef atılan ciddi bir adım yok. Bunları değerlendirme durumumuz söz konusu oldu."

Avrupa Birliği'nin krizi Avro Bölgesi olarak yaşadığını kaydeden Erdoğan, Rompuy'dan Avrupa'nın kriz içerisinden çıkış sürecinde olduğunu dinlediklerini anlattı. Erdoğan, "Bu süreç içerisinde biz ısrarla şunu vurguluyoruz: Türkiye, Avrupa Birliği içerisinde yer almayı her ne kadar kendi menfaati için düşünüyorsa da aynı şekilde Avrupa Birliği'ne getireceği kazanımlar sebebiyle de bunu düşünüyor. Yani Türkiye yük olmaya değil aynı zamanda yük almaya geliyor böyle bir özelliğe sahip" diye konuştu.

Türkiye'nin, Avrupa Birliği ile 1,5 milyarlık İslam dünyası arasında köprü  özelliği taşıdığına dikkati çeken Erdoğan, şunları belirtti:

"Bir diğer özelliği de şu anda 5 milyonu aşkın Türk var ve bu yönüyle de zaten Avrupa Birliği içerisinde bulunan bir Türkiye var. Bütün bunları aşarak bölgesel sorunlar noktasında da Türkiye'nin Avrupa Birliği'yle yapabileceği çok şeyler var. Yani bugün Quartet'ın (Ortadoğu dörtlüsü) içerisinde olan bir Avrupa Birliği var ama Quartet içerisinde fiilen bulunabilen bir Avrupa Birliği üyesi ülke yok. Burada eğer Türkiye böyle bir görevi üstlenmiş olsaydı, Ortadoğu'da fiilen bu işlere gerçekten müdahil olabilecek, bu işleri yaşayan, bu işlere çözüm üretebilen bir ülke konumunda Türkiye olabilirdi. Hele hele 76 milyon nüfusuyla ve şu andaki geldiği ekonomik durumuyla çok daha farklı çözümler üretebilen çok daha farklı bakış açıları üretebilen bir Türkiye Avrupa Birliği'ne çok şey kazandırabilirdi."

Türkiye'nin izlediği istikrarlı mali disiplin ve borç yönetimiyle son on yılda kamu borç stokunun milli gelire oranını yüzde 74'ten yüzde 39'a düşürmüş bir ülke durumunda olduğunu kaydeden Erdoğan, "Maastricht kriterleri noktasında bunu başarıyla şu anda sürdüren bir ülke Türkiye. Bu yönüyle de bir cazibe oluşturuyor ve bunu büyük ölçüde şu anda karşılamış durumdayız. Tabii cumhuriyetimizin yüzüncü yılının idrak edileceği 2023 yılı itibarıyla dünyanın ilk on ekonomisi arasında olmayı hedefleyen bir ülke Türkiye. İnşallah o tarihte bugünkünden çok daha geniş yeni ve alternatif ihracat pazarlarına ulaşabilen bir Türkiye olacağız" değerlendirmesini yaptı.     Türkiye'nin 10 yıl önce IMF'ye 23,5 milyar dolarlık borcu bulunduğunu hatırlatan Erdoğan, "Ama şu anda IMF'yle borç ilişkilerini bitirmiş olan bir Türkiye var. Geçtiğimiz salı günü son borç taksitini ödeyerek, artık 23,5 milyar dolarlık o borcu sıfırlamış olan bir Türkiye var" ifadesini kullandı.

Erdoğan, Türkiye'nin şu anda iki nükleer enerji santralinin adımlarını attığına değinerek, sözlerine şöyle devam etti:

"Birincisinin adımı atıldı, ikincisinin adımı da şu anda atılıyor. Üçüncüsünün de hazırlıklarını yapıyoruz ve bu konuda da arzumuz: Artık kendi enerji ihtiyacını kendi kaynaklarından karşılayabilen bir Türkiye'yi inşa etmek, bunun hazırlıklarını yapmak."

Ziyarette Türkiye'nin AB katılım süreciyle ilgili beklentilerinin en üst düzeyde istişare edildiğini vurgulayan Erdoğan sözlerini, "Sayın Başkana özellikle burada şahsında, tabii Avrupa Birliği'nin tüm mensuplarına da, şahsım ülkem adına selamlarımızı iletmek üzere bir fırsat olarak görüyorum. En kısa zamanda Brüksel'de tekrar bir araya gelme umuduyla teşekkür ediyorum" diyerek tamamladı.

(AA/EMR/FEZ)

 
24 Mayıs 2013 Cuma 09:29
Okunma: 664
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Gazete Manşetleri
 
Anket
Kıbrıs sorunu ile ilgili olarak 2016 sonuna kadar bir çözüme ulaşılabileceğine inanıyor musunuz?
Evet İnanıyorum
Hayır İanmıyorum
Kararsızım
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Kuzey’de ‘Rum mülkü’ satın alanların durumuGöbek eriten 10 baharatZayıflamak isteyenlere 5 uzman 5 süper öneriGünde iki fincan kahve içen erkeklerin...Kıbrıs'ta gezilecek yerlerSu geldi Rumlar çıldırdı İşte muhtemel yeni Kıbrıs haritasıTürkiye güzeli bakın kim çıktı!Doğu Akdeniz’de Enerji Stratejileri ve Bölgesel Güvenliğin GeleceğiDoğu Akdeniz’de hidrokarbon yatakları: Yeni bir jeopolitik mücadele sahası mı?
 
TÜRKİYE'DEN GELEN SUYUN DAĞITIMI VE PROJELENDİRİLMESİ ÇALIŞTAYI'NIN SONUÇ BİLDİRGESİ YAYINLANDIDoğu Akdeniz’de zengin gaz ve petrol rezervleri
 
 
Nöbetçi Eczaneler
LEFKOŞA KADER ECZANESİ  (Tel : (392)223-5499)
SEROL ECZANESI  (Tel : (392)227-2064)
GAZİ MAĞUSA SAKARYA ECZANESI  (Tel : (392)365-2989)
GİRNE SERTAÇ ECZANESI  (Tel : (392)815-9067)
GÜZELYURT İNCİ ECZANESI  (Tel : (392)714-3252)