Ana Sayfa » Dünya » Abd, 11 Eylül Saldırılarında Ölenleri Anıyor

Abd, 11 Eylül Saldırılarında Ölenleri Anıyor

New York Ve Washıngton'da Güvenlik Güçleri Yüksek Alarmda.

 
 
Abd, 11 Eylül Saldırılarında Ölenleri Anıyor

New York, 11 Eylül 11 (T.A.K): Amerikalılar, yaklaşık 3 bin kişinin yaşamını yitirdiği 11 Eylül saldırılarının 10. yıl dönümünde ölenleri anmak için bir araya geliyor.

Irak ve Afganistan'ın işgaliyle sonuçlanan sürecin başlangıcı olan saldırıların 10. yıl dönümünde düzenlenecek törenlerin öncesinde güvenlik tedbirleri artırıldı.

Ülkenin ''güvenilir'', ancak ''doğrulanmamış'' yeni bir terör tehdidiyle karşı karşıya olduğu açıklanmasının ardından güvenlik güçleri, bugün düzenlenecek törenler öncesinde Washington ve New York'ta yüksek alarmda bekletiliyor.

Özellikle Başkan Barack Obama ve selefi George W. Bush'un da katılması beklenen, bir zamanlar Dünya Ticaret Merkezinin bulunduğu "sıfır noktası"nda düzenlenecek tören öncesinde Manhattan'da sokak, tünel ve köprülerde güvenlik kontrollerinin sıkılaştırıldığı belirtiliyor.

Başkan Obama'nın New York'taki törenin yanı sıra saldırılara hedef olan Pentagon ve Shanksville'i ziyaret etmesi bekleniyor.

11 Eylül saldırılarının yıl dönümünde yeni terör saldırıları yapılacağı yönünde istihbarat alındığı açıklanmıştı. Amerikalı yetkililer, terör tehdidi bilgisinin, Mayıs ayında Pakistan'da öldürülen El Kaide lideri Usame Bin Ladin'in evinde yapılan aramalarda ele geçirilen belgelere dayandığını kaydetmişti.

BAĞIŞ: "TERÖRÜN DİLİ, DİNİ, MİLLETİ YOKTUR"

Türkiye Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, 11 Eylül terör saldırılarının 10. yılı dolayısıyla yayımladığı mesajda, "11 Eylül saldırılarının, terörün dili, dini, milleti olmadığını bir kez daha gösterdiğini" belirtti.

Terörün insanlığın ortak meselesi olduğunu ve bütün insanlığı tehdit ettiğini vurgulayan Bağış, "Bugün 11 Eylül saldırılarının 10. yıl dönümünde hala uluslararası ilişkilerin en öncelikli gündem maddelerinden birinin terörle mücadele olması bu belanın arz ettiği tehdidin boyutlarını göstermesi bakımından manidardır" ifadesini kullandı.

Egemen Bağış, "dünya ile birlikte terörün de küreselleştiği bir süreçte terörle mücadelede işbirliğini de küreselleştirmenin artık bir zaruret halini aldığına" değinerek, yaklaşık 40 yıldır terör örgütü PKK ile mücadele eden bir ülke olarak Türkiye'nin her zaman terörle mücadelede işbirliği noktasında öncü ülkelerden biri olduğunu vurguladı.

Bağış mesajında şunları kaydetti:

"11 Eylül saldırılarını ilk kınayan liderlerden biri Başbakanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'dı. Londra'ya yapılan saldırılarda İngiliz halkına en çok destek olan ülkelerden biri Türkiye'ydi. En son Norveç'te gerçekleştirilen terör saldırısında Norveç halkının acısını Türk halkı da aynı şekilde yüreğinde hissetti. Zira biz 'senin teröristin iyi, benimki kötü' gibi bir yaklaşımı asla kabul etmeyiz. 'Bana dokunmayan yılan bin yaşasın' gibi bir anlayışı ahlaki bulmadığımız gibi topyekün reddederiz. Ama maalesef 11 Eylül saldırılarından 10 yıl sonra dahi halen terörle mücadelede yeterince uluslararası işbirliği sağlanamadığını, bu tür ayrımcı yaklaşımların halen kabul gördüğünü üzüntüyle müşahede ediyoruz. Üzerinden 10 yıl geçmesine rağmen 11 Eylül saldırılarından bir ders çıkarılamaması üzüntü ve endişe vericidir."

Bu duyarsızlık neticesinde terör örgütlerinin sadece silahla değil, gittikçe genişleyen ölçeklerde insanlık için daha da büyük tehditler arz etmeye başladığının aşikar olduğunun altını çizen Bağış mesajında, "PKK Türkiye'de masum halka silah doğrulturken, yurt dışında da Avrupa gençliğine uyuşturucu silahını doğrultmuş durumdadır" dedi.

Egemen Bağış, mesajında şu ifadelere yer verdi:

"Bir kez daha tekrarlamakta fayda görüyoruz. Londra'nın güvenliği, Paris'in, Berlin'in, Roma'nın ve hatta Washington'un güvenliği Hakkari'den başlar. Türkiye'nin PKK ile mücadelesine yeterli desteği vermeyip bunun üzerine bir de kendi ülkelerinde bu terör örgütüne güvenilir liman sağlayan ülkeler unutmasınlar ki bizatihi kendileri bu belanın hedefidirler. Bir kişinin bile güvende olmadığı bir dünyada hiç kimse güvende değil demektir. O yüzden terörle mücadelede uluslararası işbirliğine her zamankinden daha fazla sahip çıkılmalı, terörle mücadele edilirken terör zeminini de tamamen ortadan kaldıracak köklü ve eş zamanlı adımlar daha fazla geciktirilmeksizin hayata geçirilmelidir. Bu gidiş iyiye gidiş değildir. 11 Eylül saldırılarının 10. yıl dönümünde bir kez daha terörü lanetliyor, herkesi terörle mücadelede işbirliğine davet ediyor ve bütün terör kurbanlarını rahmetle anıyoruz."

ABD'DEKİ MÜSLÜMANLARIN EN BÜYÜK PROBLEMİ İSLAMOFOBİ

ABD'deki Müslüman toplumu, son yıllarda artış gösteren İslamofobi'nin, halk tabanlı bir sorundan çok siyasetçilerin oy toplamak için kullandığı bir koz olduğu görüşünce birleşiyor.

ABD Başkanı Barack Obama yönetiminin, Müslümanlarla diyaloğa daha çok yönelebileceğini belirten Müslüman toplumu temsilcileri, Amerikan toplumunun İslam'ı bilmediğini ve mitolojilerle hareket ettiğini vurguluyor.

İslamofobi, 11 Eylül saldırılarından bu yana ülkedeki Müslüman toplumunun başını ağrıtıyor. Aradan geçen 10 yılda çeşitli dini ayrımcılık ve bazı radikallerin şiddet eylemlerine tanık olan Müslüman toplumu, İslamofobi'nin geldiği noktayı AA muhabirine değerlendirdi.

ABD'de ve başkent Washington civarında Müslüman toplumunu temsil eden en büyük organizasyonlardan biri olan All Dulles Area Muslim Society (ADAMS) Yönetim Kurulu üyesi ve medya direktörü Rizwan Jaka, AA muhabirinin sorularını yanıtlarken, İslamofobi'deki artışın genelleştirme, klişe ve yanlış anlaşılmalardan kaynaklandığını söyledi.

Müslümanlara yönelik aşırılıklara, farklı dinlerden oluşan hoşgörü grubuyla karşı durduklarını belirten Jaka, "dini liderlerin bu tutumu sayesinde 2-3 yıl sonra İslamofobi'nin yine var olsa da azalacağını umduklarını" ifade etti.

İnsan hakları avukatı ve "Themuslumguy.com" adresinin kurucusu, yazar Arsalan İftikhar da ülkede İslamofobi'nin arttığını düşünenlerden. İftikhar, artık çok sayıda Amerikalı'nın İslam'a endişeyle baktığını belirtti.

Eski Amerikalı diplomat ve ADAMS'da hükümetle ilişkiler başkanı Robert Marro ise İslamofobi'nin biraz azaldığını düşünüyor.

Amerikalıların, şeriatın ABD'ye getirileceğine dair korkuları bulunduğunu, ancak özellikle Yahudi toplumu olmak üzere, dinler arası hoşgörü grubunun buna karşı çıktığını anlatan Marro, "Bu sayede insanlar, artık bu konuda iki kez düşünmeye başladı, bunlar abartı mı gerçek mi diye?" dedi.

Özellikle Yahudilerin bu konuda Müslümanların yanında durmasının insanları olumlu etkilediğini ifade eden Marro, Yahudilerden bazılarının da Müslümanların durumunu, kendilerinin Almanya'da yaşadıklarına benzettiğini belirtti.

Marro, "Kendilerinin de bu şekilde önce ufaktan ufaktan dışlandığını, sonunda dünya tarihine geçen kötü dönemin başladığını söylüyorlar. ABD tabii ki böyle olamaz, ama ayrımcılık konusunda ben Yahudi olsaydım şunu düşünürdüm: "Sıradaki kim? Bugün Müslümanlara yapılanlar... 5 yıl sonra sıra bize gelecek" dedi.

PROBLEM SİYASİ

ABD'deki Müslüman toplumu, İslamofobi'nin özellikle politikacılar tarafından kullanılan siyasi bir koz olduğu görüşünde.

Jaka, 2010 Kongre seçimleri sırasında, "sıfır noktası"na cami gibi birçok konuda söylemlerin ortaya atıldığını, 2012 başkanlık seçimlerinin de yine İslamofobi'yi ve cami karşıtlığını artırmasını beklediklerini söyledi.

Marro da politikacıların bu konuyu "oylarını artırmak" için kullanmayı sevdiğini belirterek, siyasetçilerin bu davranışını "ateşe körükle gitmek" olarak nitelendirdi.

Seçimden önce bazı başkan adaylarının Müslümanlara yönelik tutumunu hatırlatan Marro, "Bu insanların bu kadar zeki olmasına rağmen böylesine saçmalıklara inanabildiğini anlayamıyorum. Bence söylediklerinin doğru olmadığını biliyorlar, ama siyasi destek çekmek istiyorlar. İslamofobi'yi kullanınca yeteri kadar destek çekebileceklerini düşünürlerse devam da ederler" diye konuştu.

İftikhar ise sorunun hem tabansal hem siyasi olduğu görüşünde. Başkanlık seçimlerinin İslamofobi tartışmalarını artıracağı görüşüne katılan İftikhar, "Bazı insanlar Obama'nın Müslüman olduğunu düşünüyor. Müslümanlara yönelik büyüyen duyarlılık var ve 2012 seçimlerinde bunları göreceğiz" dedi.

PARASAL KAYNAKLAR

Müslüman toplumu, İslamofobi'nin maddi yardımlarla beslendiğinin farkında ve buna karşı koyulması gerektiğine inanıyor.

Marro, bu grupların İslam'a şüpheyle yaklaşanları etkilemede başarılı olduğunu söyledi.

Virginia eyaletinde yıllardır Cumhuriyetçi parti için çalışan bir Müslüman'ın eyalet senatosunda görev için yarışırken, "şeriatı destekliyor" dedikoduları yüzünden kendi partisinden bile aleyhte oy aldığını belirten Marro, İslamofobi'yi yayanların tarihsel konuları çarpıttığını ve Müslümanların ABD'ye şeriat getirmek istediğini söylediğini anlattı.

Öte yandan Marro, İslamofobi'yi besleyenlerin, dünyanın başka yerlerindeki terör saldırılarından ABD'deki Müslüman toplumunu sorumlu tuttuğunu belirterek, Norveç'teki saldırı örneğinden hareketle şunları söyledi:

"Norveç'te, kendilerinden etkilenerek yapılan eylem karşısında, 'Bizle alakası yok, bizi bağlamaz' diyorlar. Bize gelince 'sorumlusunuz', onlara gelince 'bağlamaz', bu adil değil. Biz, kendilerini Müslüman olarak tanıtıp çılgın davranışlarda bulunanlar olduğunu biliyoruz, ama tek çılgın davrananlar Müslümanlar değil. Muhafazakar tarafta da bizimle savaşları olduğunu belirterek Müslüman öldüren birçok deli insan var. Dolayısıyla ne söylediğimize dikkat etmemiz lazım, tahmin edemeyeceğimiz sonuçlar doğurabilir."

OBAMA'YA NASIL BAKIYORLAR

Ortadoğu'daki Müslüman dünyasına uluşmaya çalışan Obama'nın, kendi ülkesinde henüz bir camiyi ziyaret etmediği biliniyor.

Jaka, bu konuda "Evet, cami ziyaret etmedi, ama Müslüman toplumuyla bir araya geldi, iftar düzenledi. Beyaz Saray ve Dışişleri Bakanlığında üst düzey konumda çalışan Müslümanlar var. İlla ki camiye gelmesi önemli değil, ama din ve inançlara saygıyla yaklaşıyor olması bizim için önemli" değerlendirmesinde bulundu.

Marro'ya göre Obama'nın başında şu an işsizlik gibi daha önemli sorunlar var, ama ikinci kez seçilirse belki kendilerine daha çok yönelebilir.

İftikhar ise "Obama uluslararası arenada Müslüman toplumuna ulaşmada başarılı olamadı, Amerikan Müslüman toplumuna ulaşması lazım. Belki ikinci döneminde bu konuda daha çok adımlarını görebiliriz" dedi.

HALK BİLİNÇSİZ

     Müslüman toplumu, Amerikan halkının İslam konusunda bilinçsiz olduğunu düşünüyor.

Sorunun özellikle iç ve kırsal kesimlerde olduğunu belirten Jaka, "Ama onlara Müslümanların kim olduğunu, askeriyede, polis hizmetinde, siyasette ülkeye emeklerini anlatınca, hepimizin aynı olduğunun farkına varıyorlar. Önemli olan köprüleri kurup, karşılıklı saygı göstermek" dedi.

Jaka, sorunun çözümünde umutlu olduklarını söyleyerek, "Bunları bize Allah'ın sınavı olarak görüyoruz. Çözebileceğimize inanıyoruz. Müslümanlar da çevresiyle diyaloğa giriyor, yönetimde görev almak için uğraşıyor. Halk tabanı kendine güveniyor" diye konuştu.

Marro da tüm sorunlara rağmen aslında önemli sayıdaki kişinin, siyasetçilerin artık İslamofobi'yi kullanmasına karşı çıktığını anlattı.     Müslüman toplumunun da artık kendisini anlatabildiğini belirten Marro, kısa dönemde olmasa bile İslamofobi sorununun çözüleceğine inandığını söyledi.

İftikhar, "Dünyanın en demokratik ülkesinde yaşıyoruz, sesimizi çıkarmak için bundan yararlanmalıyız ve sesimizin duyulmasını sağlamaya çalışmalıyız" dedi.

AHMEDİNEJAD: "11 EYLÜL, ABD'NİN SAVAŞ BAŞLATMAK İÇİN BAHANESİYDİ"

Öte yandan İran Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad, ABD'nin 11 Eylül saldırılarını Irak ve Afganistan'da savaş başlatmak için bahane olarak kullandığını söyledi.

Saldırıları ''karmaşık ve tasarlanmış bir oyun'' olarak nitelendiren Ahmedinejad, 11 Eylül olaylarının, halkı duygusal olarak etki altına almak ve Afganistan ile Irak'ın işgaline zemin hazırlamak amacı taşıdığını iddia etti.

İran devlet televizyonunun internet sitesinde yer alan açıklamasına göre Ahmedinejad, ABD'nin bu savaşları kendi ekonomik sorunlarını çözmek için başlattığını ileri sürdü.

Ahmedinejad daha önce de 11 Eylül saldırılarının ''büyük bir yalan'' olduğunu söylemişti. İran Cumhurbaşkanı, geçen yıl New York'taki Dünya Ticaret Merkezi'nin bulunduğu yeri ziyaret ederek 11 Eylül saldırılarının kurbanlarına saygılarını sunmak istemişti. Ancak Ahmedinejad'ın bu talebi geri çevrilmişti.

AFGANİSTAN'DA AMERİKAN ÜSSÜNE SALDIRI: 77 ABD ASKERİ YARALI

Bu arada Afganistan'ın doğusundaki Amerikan üssüne dün geç saatlerde düzenlenen intihar saldırısında 77 Amerikalı askerin yaralandığı bildirildi.

NATO'dan yapılan açıklamada, Taliban tarafından bomba yüklü kamyonetle düzenlenen saldırıda 25 Afgan sivilin de yaralandığı belirtildi.

Yetkililer, daha önce yaptıkları açıklamada, saldırıda iki sivilin öldüğünü bildirmişti.

(AA/EMR/HA)

 
11 Eylül 2011 Pazar 17:09
Okunma: 636
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Gazete Manşetleri
 
Anket
Kıbrıs sorunu ile ilgili olarak 2016 sonuna kadar bir çözüme ulaşılabileceğine inanıyor musunuz?
Evet İnanıyorum
Hayır İanmıyorum
Kararsızım
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Kuzey’de ‘Rum mülkü’ satın alanların durumuGöbek eriten 10 baharatZayıflamak isteyenlere 5 uzman 5 süper öneriGünde iki fincan kahve içen erkeklerin...Kıbrıs'ta gezilecek yerlerSu geldi Rumlar çıldırdı İşte muhtemel yeni Kıbrıs haritasıTürkiye güzeli bakın kim çıktı!Doğu Akdeniz’de Enerji Stratejileri ve Bölgesel Güvenliğin GeleceğiDoğu Akdeniz’de hidrokarbon yatakları: Yeni bir jeopolitik mücadele sahası mı?
 
TÜRKİYE'DEN GELEN SUYUN DAĞITIMI VE PROJELENDİRİLMESİ ÇALIŞTAYI'NIN SONUÇ BİLDİRGESİ YAYINLANDIDoğu Akdeniz’de zengin gaz ve petrol rezervleri
 
 
Nöbetçi Eczaneler
LEFKOŞA KADER ECZANESİ  (Tel : (392)223-5499)
SEROL ECZANESI  (Tel : (392)227-2064)
GAZİ MAĞUSA SAKARYA ECZANESI  (Tel : (392)365-2989)
GİRNE SERTAÇ ECZANESI  (Tel : (392)815-9067)
GÜZELYURT İNCİ ECZANESI  (Tel : (392)714-3252)