Ana Sayfa » Dünya » Abd, Suriyeli Muhaliflere Yönelik Politikasında "ince Ayara" Mı Gidiyor

Abd, Suriyeli Muhaliflere Yönelik Politikasında "ince Ayara" Mı Gidiyor

Abd Yönetimi, Suriye'nin Kuzeyine Yönelik Yardımları Durdursa Da Yüksek Askeri Konsey'e Taahhütlerinin Aynen Devam Ettiğinde Israrcı.

 
 
Abd, Suriyeli Muhaliflere Yönelik Politikasında "ince Ayara" Mı Gidiyor

ANCAK BUGÜNE KADAR UZAK DURDUĞU İSLAMİ CEPHE'YLE GÖRÜŞMEYE YEŞİL IŞIK YAKMASI, ABD'NİN SURİYE POLİTİKASINDA YENİ AYARLAMALARA MI GİTTİĞİ TARTIŞMALARINI BAŞLATTI

STRATEJİK VE ULUSLARARASI ARAŞTIRMALAR MERKEZİ ULUSAL GÜVENLİK ANALİSTİ ANTHONY CORDESMAN:

"YAK, ABD İÇİN ÖNEMLİ KALMAYA DEVAM EDİYOR AMA SURİYE'DE GÜÇLÜ BİR OYUNCU DEĞİLLER. BU DURUM DA PROBLEM YARATIYOR. SURİYE'DE GÜÇLÜ BİR ILIMLI OYUNCU YOK"

"SURİYELİ MUHALİFLER İÇİNDEKİ 'CİHATÇI' UNSURLAR ARTTIKÇA ABD'NİN DE MUHALİFLERE YÖNELİK DESTEĞİ AZALACAKTIR"

ASKERİ, İSTİHBARAT VE DIŞ POLİTİKA UZMANI MARK PERRY:

"ABD'NİN İSLAMİ CEPHE İLE GÖRÜŞMESİ KORKUNÇ BİR HATA OLUR. OBAMA YÖNETİMİNDE ÇOK SIK GÖRÜYORUZ, BİR GRUBU DESTEKLİYORLAR VE SONRA DA RÜZGAR BAŞKA YÖNE ESİNCE BU KEZ BAŞKA BİR GRUBA DESTEK VERİYORLAR"

"ÖZGÜR SURİYE ORDUSU ZAYIFLADI AMA BU ONLARI TERK ETMEMİZ GEREKTİĞİ ANLAMINA GELMEMELİ"

Washington, 18 Aralık 13 8T.A.K.): ABD yönetimi, Suriye'nin kuzeyine yönelik yardımları durdursa da Yüksek Askeri Konsey'e taahhütlerinin aynen devam ettiğinde ısrarcı ama bugüne kadar uzak durduğu İslami Cephe'yle görüşmeye yeşil ışık yakması, ABD'nin Suriye politikasında yeni ayarlamalara gittiği sinyallerini veriyor.

İslami Cephe'nin geçen hafta Yüksek Askeri Konsey'in (YAK) merkezi ve depolarını ele geçirmesi, Suriye'de giderek güç kaybeden ılımlı muhalifler üzerindeki soruları ve kaygıları artırırken, ABD'de de muhaliflere yönelik rüzgarın yön değiştirmeye başladığı tartışmalarına neden oldu.

Sürecin başından bu yana aşırılık yanlılarından uzak duran ABD yönetimi, Suriye'de aşırılarla ılımlıları birbirinden ayıramadığı gerekçesiyle muhaliflere çok uzun süre silah yardımı yapmayı reddetmişti. ABD yönetimi, Esed rejiminin kimyasal silah kullanmasıyla "kırmızı çizgi"nin aşıldığına kanaat getirerek geçen haziran ayında muhaliflere silah yardımına başlama kararı verse de silahların kime gideceğindeki belirsizlik yardımları geciktirdi. Eylül ayında yardımların ulaşmaya başladığı haberlerinden kısa bir süre sonra depoların ele geçirilmesi olayının patlak vermesiyle şimdi muhaliflere yönelik öldürücü olmayan diğer yardımlar da bazı noktalarda zora girdi. Daha da önemlisi son gelişmeler, Washington çevrelerinde, Özgür Suriye Ordusu'nun Suriye'deki çatışmalarda hala ABD için güçlü bir seçenek olup olmadığına yönelik soruları artırdı.

YAK'A DESTEK SÜRÜYOR

ABD yönetimi, İslami Cephe'nin merkez ve depolarını ele geçirmesine karşı koyamayan YAK'ın hala muhalifler konusunda meşru muhatabı olduğunu tekrarlıyor. Beyaz Saray ve Dışişleri Bakanlığından yapılan yorumlarda, ABD'nin Suriye'nin kuzeyine yönelik öldürücü olmayan yardımlarını şimdilik askıya almasının Suriyeli muhaliflere desteğinin azaldığı anlamına gelmediği sürekli vurgulanıyor.

ABD, İSLAMİ CEPHE'YE GÖZ KIRPIYOR

Ancak dikkat çekici nokta, ABD'nin şu ana kadar uzak durduğu İslami gruplara yönelik tutumunda değişiklik sinyali vermesi. ABD, YAK'ın merkezini ele geçiren İslami Cephe ile masaya oturmaya açık görünüyor.

ABD, İslami Cephe için "ılımlı" tabirini kullanmadı ama El Nusra gibi terörist listesine de koymadı. Bu da ABD'nin, son gelişmelerle Suriye'deki varlığı giderek güçlenen İslami Cephe'yi kabul edilebilir muhalifler arasına alma niyeti olup olmadığı yönünde merak uyandırıyor.

ABD, İslami Cephe ile görüşme olması halinde, öncelikle YAK'ın merkez ve depolarının ele geçirilmesi ve oradaki ABD yardımlarını görüşmeyi planlasa da Esed rejimine karşı muhaliflerin birlikte hareket etmesi gerekliliğinin de görüşmede konuşulacağı açıkça belirtiliyor. Bu da ABD'nin Cenevre-2 Konferansı'na İslami Cephe'nin da katılmasına razı olup olmayacağı sorularını akıllara getiriyor. Yetkililer, şimdilik bu konuda yorum yapmaktan kaçınıyor. Bunun cevabı ise ABD ile İslami Cephe arasındaki olası görüşme sonrasında netlik kazanacak gibi görünüyor.

"YAK HALA ÖNEMLİ AMA GÜÇLÜ BİR AKTÖR DEĞİL"

Washington'daki düşünce kuruluşlarından Stratejik ve Uluslararası Araştırmalar Merkezi'nde ulusal güvenlik analisti olan Anthony Cordesman, AA'ya yaptığı değerlendirmede, YAK'ın son olay sonrasında bile ABD için önemli kalmaya devam ettiğini ama Suriye'de güçlü bir oyuncu olmadığını söyledi.

Cordesman, "Bu durum da problem yaratıyor. Güçlü bir ılımlı oyuncu yok. Esed ile aşırılık yanlısı 'cihatçılar' arasında duran ve mantıklı bir seçenek olarak görünen kimse yok. Bu, onlara daha fazla para veya silah vermekle çözülecek bir şey değil. Sınırlılıkları, güvenilir alternatif olacak kadar yeterli halk desteğini çekememeleri, yeterli organizasyon yeteneklerinin ve liderliklerinin olmaması" dedi.

Cordesman, "Suriyeli muhalifler içindeki 'cihatçı' unsurlar arttıkça ABD'nin de muhaliflere yönelik desteğinin azalacağı" görüşünü dile getirerek, ABD'nin Suriye'deki krizi kendi başına sona erdiremeyeceğini ama ABD'nin etkisinin, Suriye'deki iç savaşın ılımlı, demokratik bir Suriye'ye dönüşecek şekilde yön değiştirmesine katkı sağlayabileceğini belirtti.

"KORKUNÇ BİR HATA"

ABD'de askeri ve istihbarat alanlarında ile dış politika konusunda birçok kitabı bulunan yazar Mark Perry ise ABD'nin İslami Cephe ile görüşmesi ihtmalini "korkunç bir hata" olarak görüyor.

Bunun "sınırı aşmak" anlamına geldiğini belirten Perry, "Nerdeyse gülünç bir şey. Mısır'da Müslüman Kardeşler'i fazla İslamcı bulup, darbeyi destekleyip sonra da bu adamlarla yakınlaşmayı eleştirmemek mümkün değil. Eğer onlar hep ılımlı idiyse neden desteklemedik o zaman? Neden YAK'ın merkezini ele geçirip silahlarımızı alanlarla şimdi yakınlaşıyoruz? Eğer ılımlılarsa niye daha düne kadar onlardan çekiniyorduk?" dedi.

Özgür Suriye Ordusu'nun son iki ayda zayıfladığını söyleyen Perry, "Ama bu onları terk etmemiz gerektiği anlamına gelmemeli. Bunu çok sık yapıyoruz. Eğer onların arkasındaysak, destekleyelim. Eğer yararlı değilse yararlı hale getirelim, zayıflıyorlarsa güçlendirelim. Obama yönetiminde çok sık görüyoruz, bir grubu destekliyorlar ve sonra da rüzgar başka yöne esince bu kez başka bir gruba destek veriyorlar" ifadesini kullandı.

CENEVRE-2 ÇÖZÜM MÜ?

Öte yandan, Cenevre-2 Konferansı'na yönelik umutlar da yüksek değilCordesman, Cenevre Konferansı'nın Suriye'deki çatışmaların durması için iyi seçenekler sunmadığını savunarak, konferansın çatışmaların sonlandırılmasına yönelik büyük bir değişim yaratmayacağını ve insanı acıların da azalmasına yardım etmeyeceğini söyledi.

Cordesman, şöyle konuştu:

"Ama yine de her türlü müzakere, diyalogların dondurulmasından ve mevcut çatışmanın devam etmesinden iyidir. Konferans, geçen yıla, hatta daha geçen haftalara göre bile daha az çözüm olasılığı sunuyor ama yine de daha ılımlı muhalifleri cesaretlendirmeyi sürdürebilir. Bunun yanında konferans, Esed'e yönelik baskıyı devam ettirecektir ve kimyasal silahlarla ilgili anlaşmanın uygulanmasının devamını sağlayacaktır."

ABD VE TÜRKİYE'NİN BİRLİKTE ÇALIŞMASINA VURGU

Suriye'deki çatışmaların sona ermesinde komşusu olarak Türkiye'ye de özel bir anlam atfediliyor.

Ulusal güvenlik uzmanı Cordesman, Türkiye'nin de "destekleyecek iyi bir taraf bulamama" noktasında ABD ile aynı ikilemi yaşadığını belirterek, şunları kaydetti:

"Şu noktada Suriye içinde daha merkezci, ılımlı güçler yaratma çabası büyük oranda başarısız kalmış durumda. ABD gibi Türkiye'nin yapabileceği de sorunları azaltacak ve muhaliflere baskıyı artıracak yolları bulmak. Sığınmacı sorununun çözülmesinde Türkiye zaten güçlü bir liderlik üstlendi ve Türkiye'nin buna devam etmesi de çok önemli."

Çözüm sürecinde Türkiye ve diğer bölge ülkelerinin önemine işaret eden Cordesman, yine de şu anda bölge ülkelerinin soruna yaklaşım konusunda birbirinden çok ayrılmış olmasının da ayrı bir problem yarattığını vurguladı.

Yazar Perry ise "Ben Obama'nın yerinde olsaydım, Başbakan Erdoğan'ı arardım ve ne yapabileceğimiz konusunda fikrini alırdım. Bence Erdoğan da 'Esed'e karşıyız ve Esed'i iktidardan edecek radikal olmayan grupları güçlendirmeliyiz' der" diye konuştu.

(AA/FY/HY)

 
18 Aralık 2013 Çarşamba 13:10
Okunma: 761
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Gazete Manşetleri
 
Anket
Kıbrıs sorunu ile ilgili olarak 2016 sonuna kadar bir çözüme ulaşılabileceğine inanıyor musunuz?
Evet İnanıyorum
Hayır İanmıyorum
Kararsızım
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Kuzey’de ‘Rum mülkü’ satın alanların durumuGöbek eriten 10 baharatZayıflamak isteyenlere 5 uzman 5 süper öneriGünde iki fincan kahve içen erkeklerin...Kıbrıs'ta gezilecek yerlerSu geldi Rumlar çıldırdı İşte muhtemel yeni Kıbrıs haritasıTürkiye güzeli bakın kim çıktı!Doğu Akdeniz’de Enerji Stratejileri ve Bölgesel Güvenliğin GeleceğiDoğu Akdeniz’de hidrokarbon yatakları: Yeni bir jeopolitik mücadele sahası mı?
 
TÜRKİYE'DEN GELEN SUYUN DAĞITIMI VE PROJELENDİRİLMESİ ÇALIŞTAYI'NIN SONUÇ BİLDİRGESİ YAYINLANDIDoğu Akdeniz’de zengin gaz ve petrol rezervleri
 
 
Nöbetçi Eczaneler
LEFKOŞA KADER ECZANESİ  (Tel : (392)223-5499)
SEROL ECZANESI  (Tel : (392)227-2064)
GAZİ MAĞUSA SAKARYA ECZANESI  (Tel : (392)365-2989)
GİRNE SERTAÇ ECZANESI  (Tel : (392)815-9067)
GÜZELYURT İNCİ ECZANESI  (Tel : (392)714-3252)