Ana Sayfa » G. Kıbrıs » "ab'nin Sadece Çağrılması Çözüme Pratikte Yardımcı Olmaz"

"ab'nin Sadece Çağrılması Çözüme Pratikte Yardımcı Olmaz"

Avrupa Müktesebatı Kıbrıs Sorununun Bütün İhtilaflı Yönlerini Kapsamıyor.

 
 
RUM TARAFI AB'NİN MÜDAHALE ETMESİ GEREKEN ALAN VE NOKTALARI BELİRLEYİP ÖNE ÇIKARMALI


Lefkoşa, 28 Ekim 13 (T.A.K.): Avrupa müktesebatının Kıbrıs sorununun bütün ihtilaflı yönleri kapsamadığına, AB'nin sadece çağrılmasının sorunun çözümüne pratikte yardımcı olmayacağına dikkat çekildi.


Fileleftheros "Avrupa'nın Müdahale Edebileceği Alanlara İşaret Edilmesi İçin Ciddi Çaba Gerek" başlığıyla yayımladığı, Yakovos Aristidu'nun (eski Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı ve Planlama Dairesi eski Müdürü) makalesine yer verdi.


Gazeteye göre, makalede Güney Kıbrıs'ın AB üyeliğinden kaynaklanan imkânlarını bugüne kadar kullanmadığı, aksine, AB'nin iki tarafın herhangi bir mantıklı anlaşmasını kabule ve bu anlaşmayı birincil hukuk haline getirmeye hazır olduğu Annan Planı gibi durumların yaşandığı hatırlatıldı.


Makalesinde Rum tarafının, AB'nin müdahale etmesi ve 'Avrupai' çözüm getirmesi gereken alanları ve noktaları öne çıkarmak için ciddi çaba harcaması gerektiğine vurgu yapan Aristidu, Rum tarafının üzerinde çalışması gereken, Kıbrıs sorununun çözümündeki çeşitli ihtilaflı noktaları özetle şöyle sıraladı:


"Gayrı Menkul Takası: Herkes, gerek elinde tutarak, gerek takas ederek gerek satarak, mülkünü istediği gibi tasarruf etme hakkına sahiptir. Bütün Kıbrıslı Türkler özgür bölgelerdeki mülklerini işgal bölgelerindeki muadil mülklerle takas etmek isterse ve buna uyacak Kıbrıslı Rum mal sahipleri de olursa bütün Kıbrıs Türk malları Kıbrıs Türk devletçiğine taşınacak. Böylece hiçbir mülkiyet hakkı etkilenmeyecek. Aradaki müdahaleler nedeniyle (Kıbrıslı Türklerle Rumların ortaklıkları) bazı durumlarda özel düzenlemeler gerekecek.  Hükümet ve özellikle Kıbrıslı Rum vergi mükellefleri, Annan planının öngördüğü fahiş tazminatlardan kurtulacak. Kıbrıslı Rum veya Kıbrıslı Türk tarafından öteki devletçikte mülk tasarrufu, daha küçük toplumun haklarını ihlal etmez. Aksine, 'dış' yatırım bütün ülkeler tarafından istenen bir şeydir.


Uluslararası Garantiler: Türkiye'nin müdahale haklarını elinde tutması gelecekte AB için komplikasyonlar yaratacak çünkü bazı üye devletler var olan veya olacak olan (bir ülkeden diğerine dolaşma ve yerleşme AB'nin temel özgürlüklerindendir) kendi azınlıklarını korumak için başka ülkelere müdahale hakları olmasını isteyecekler. II. Dünya Savaşı da böyle başlamadı mı?


Partenojenez veya Dönüşüm: Mevcut Kıbrıs'ın AB'ne Üyelik Anlaşması (10'uncu Protokol) görmezden gelinirse meydana gelecek emsale karşı çıkılması. AB, kendi anlaşmalarına değer vermezse, birçok konu açısından oku yaydan çıkarmış olacak.


Hükümetin ve Diğer Devlet İdarelerinin Yapılandırılması: AB'nin birçok bölgesinde (Belçika, İrlanda, İspanya, İskoçya)  geleceğe dair kargaşa var. Bu konudaki yanlış icraat oku yaydan çıkaracak. AB, Zürih Anayasası'nda olduğu gibi iki toplumu bölen değil, onları birleştiren çözümleri desteklemeli. Bu da Federal Hükümetin ve Meclis'in, tek uluslar arası varlığın, tek egemenliğin, tek vatandaşlığın mümkün olduğu anlamına gelir. Bunlarla, azınlığın haklarının korunmaması gerektiğini söylemiyoruz, ancak çoğunluğun hilafına değil. Bazı yönlerde bazı geçiş dönemleri olabilir.


Mülklerin ve Yerinden Edilmişlerin Geri Dönüşü: AB'nin, üç temel özgürlükle (dolaşım, yerleşim ve mülk edinme) bağlantısı olan bu konularda daha çok söz hakkı var. Bir Kıbrıslı AB'nin tamamında yerleşme veya faaliyette bulunmakta serbest olacakken aynı şeyi kendi vatanında yapamayacak mı?  Burada da, şu çizgilerde adil ve işleyebilir bir anlaşmayı garanti edebilecek AB'nin emniyet supabı olacak:


Yerinden Edilmişler: Kıbrıs Türk devletçiğinde çoğunluğu oluşturmaları ihtimalini gündeme getiren, bütün yerinden edilmişlerin bütün siyasi haklarıyla birlikte geri dönmeleri azınlığın iradesini de doğrudan değiştirecek. Bu durumda sorun 'çoğunluğun' geri dönüşünün yasaklanmasıyla değil belki seçim yasasının yeniden şekillendirilmesiyle çözülebilir. Bazı yerinden edilmişler 'hetero-belediye sakini' olarak nitelendirilebilir ve Kıbrıs Rum Kantonu'nda oy kullanabilir.  Ancak gelecekte serbest yerleşim hakkı nasıl sağlanacak? AB'nin kişilerin bir üye devletten diğerine dolaşım ve yerleşimini nasıl göğüslediği ve gelecekteki eğilim ve taleplerin ne olacağı konusunda AB'dan fikir alabiliriz. Böyle bir dolaşım ve yerleşimi peşinen reddetmeyeceğimiz, AB ilkelerini benimseyebileceğimiz ancak bunların evrimsel olarak şekilleneceği şartıyla, sorun çıkan yerde AB'nin yetkili organlarının erişimi hakkına sahip olacağız."


(ŞA/ŞEB)


 
28 Ekim 2013 Pazartesi 12:27
Okunma: 728
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Gazete Manşetleri
 
Anket
Kıbrıs sorunu ile ilgili olarak 2016 sonuna kadar bir çözüme ulaşılabileceğine inanıyor musunuz?
Evet İnanıyorum
Hayır İanmıyorum
Kararsızım
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Kuzey’de ‘Rum mülkü’ satın alanların durumuGöbek eriten 10 baharatZayıflamak isteyenlere 5 uzman 5 süper öneriGünde iki fincan kahve içen erkeklerin...Kıbrıs'ta gezilecek yerlerSu geldi Rumlar çıldırdı İşte muhtemel yeni Kıbrıs haritasıTürkiye güzeli bakın kim çıktı!Doğu Akdeniz’de Enerji Stratejileri ve Bölgesel Güvenliğin GeleceğiDoğu Akdeniz’de hidrokarbon yatakları: Yeni bir jeopolitik mücadele sahası mı?
 
TÜRKİYE'DEN GELEN SUYUN DAĞITIMI VE PROJELENDİRİLMESİ ÇALIŞTAYI'NIN SONUÇ BİLDİRGESİ YAYINLANDIDoğu Akdeniz’de zengin gaz ve petrol rezervleri
 
 
Nöbetçi Eczaneler
LEFKOŞA KADER ECZANESİ  (Tel : (392)223-5499)
SEROL ECZANESI  (Tel : (392)227-2064)
GAZİ MAĞUSA SAKARYA ECZANESI  (Tel : (392)365-2989)
GİRNE SERTAÇ ECZANESI  (Tel : (392)815-9067)
GÜZELYURT İNCİ ECZANESI  (Tel : (392)714-3252)