Ana Sayfa » Türkiye » Ak Parti 4. Olağan Büyük Kongresi

Ak Parti 4. Olağan Büyük Kongresi

Erdoğan: ''o Şehitler, Kanları İle Vatan Toprağını Sulayıncaya Kadar Sizin  Yavrularınızdı. Onlar Şimdi Bizim Yavrularımız. Onlar Şimdi Bu Milletin Evlatları".

 
 
Ak Parti 4. Olağan Büyük Kongresi

"BURADAN BİR KEZ DAHA SÖZ VERİYORUM. ŞEHİTLERİMİZİN HATIRASINI ASLA YERE DÜŞÜRMEYECEĞİZ. ŞEHİTLERİMİZ KARŞISINDA ASLA MAHCUP OLMAYACAĞIZ''

''ŞEHİTLERİMİZDEN ALDIĞIMIZ MİRASI, ONLARDAN DEVRALDIĞIMIZ EMANETİ NAMUSUMUZ,  ŞEREFİMİZ ONURUMUZ BİLECEK, ŞEHİTLERİMİZİN YÜZÜSUYU HÜRMETİNE, CANIMIZ PAHASINA,  VATAN İÇİN, MİLLET İÇİN ÇALIŞMAYA DEVAM EDECEĞİZ''

''EDİRNE'NİN MERİÇ İLÇESİ AKINCILAR KÖYÜNDEN, KARS'IN DİGOR İLÇESİ UZUNKAYA KÖYÜNE, MUĞLA'NIN DATÇA İLÇESİ CUMALİ KÖYÜNDEN HAKKARİ'NİN ŞEMDİNLİİLÇESİ YAYLAPINAR KÖYÜNE KADAR, SİNOP'TAN MERSİN'E, VAN'DAN İZMİR'E KADARBU AZİZ VATAN TOPRAĞI ÜZERİNDE NEFES ALIP VEREN HER BİR KARDEŞİMİ GÖNÜLDEN  SELAMLIYORUM''

Ankara, 30 Eylül 12 (T.A.K): Türkiye'deki AK Parti'nin Genel Başkanı ve TC Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan, ''O şehitler, kanları ile vatan toprağını sulayıncaya kadar sizin yavrularınızdı. Onlar şimdi bizim yavrularımız. Onlar şimdi bu milletin evlatları. Buradan bir kez daha söz veriyorum. Şehitlerimizin hatırasını asla yere düşürmeyeceğiz. Şehitlerimiz karşısında asla mahcup olmayacağız'' dedi.

AK Parti'nin 4. Olağan Büyük Kongresi'nde, katılanlara seslenmek üzere sloganlar ve alkışlar arasında podyuma çıkan Erdoğan, konuşmasına Sezai Karakoç'un, ''Sürgün Ülkeden Başkentler Başkentine'' şiirinden bir bölüm okuyarak başladı.

Erdoğan'ın okuduğu dizeler şunlar:

''Sevgili, en sevgili, ey sevgili,Uzatma dünya sürgünümü benim,Ülkendeki kuşlardan ne haber vardırMezarlardan bile yükselen bir bahar vardırAşk celladından ne çıkar madem ki yar vardırYoktan da vardan da ötede bir Var vardırHep suç bende değil beni yakıp yıkan bir nazar vardırO şarkıya özenip söylenecek mısralar vardırSakın kader deme kaderin üstünde bir kader vardırNe yapsalar boş göklerden gelen bir karar vardırGün batsa ne olur geceyi onaran bir mimar vardırYanmışsam külümden yapılan bir hisar vardırYenilgi yenilgi büyüyen bir zafer vardırSırların sırrına ermek için sende anahtar vardırGöğsünde sürgününü geri çağıran bir damar vardırSenden ümit kesmem kalbinde merhamet adlı bir çınar vardırSevgili, en sevgili, ey sevgili.''

Erdoğan'ın şiiri okuduğu sırada, salondaki bazı partililerin gözyaşlarını tutamadıkları görüldü. Şiiri okurken Erdoğan da duygulandı.

''NEFES ALIP VEREN HER KARDEŞİMİ SELAMLIYORUM''

Salonda, Türkiye'nin 7 coğrafi bölgesinden, 81 ilinden tüm renklerin, çiçeklerin, 75 milyonun bulunduğunu söyleyen Erdoğan, bu salonda Ortadoğu'dan Balkanlar'a, Kuzey Afrika'dan, Asya'ya, büyük bir kardeşlik ve dostluğun bir arada olduğunu kaydetti.

Dünyanın kalbinin de salonda attığını ifade eden Erdoğan, salondaki heyecanla, tüm Türkiye'yi, 75 milyon aziz milleti en kalbi duygularıyla selamladığını dile getirdi.

Erdoğan, ''Edirne'nin Meriç ilçesi Akıncılar köyünden, Kars'ın Digor ilçesi Uzunkaya köyüne, Muğla'nın Datça ilçesi Cumali köyünden Hakkari'nin Şemdinli ilçesi Yaylapınar köyüne kadar, Sinop'tan Mersin'e, Van'dan İzmir'e kadar bu aziz vatan toprağı üzerinde nefes alıp veren her bir kardeşimi gönülden selamlıyorum'' diye konuştu.

Bakü, Lefkoşa, Saraybosna, Üsküp, Gümülcine, Süleymaniye, Kabil, İslamabad, Darüsselam, Mogadişu, Kahire, Gazze ve Ramallah'a selam gönderdiğini belirten Erdoğan, şöyle devam etti:

''Bugün buradan, Suriye'nin bütün kahramanlarını saygıyla selamlıyorum. Dera'ya, İdlip'e, Rakka'ya, Halep'e, Şam'a, orada bağımsızlık mücadelesi veren, insanlık mücadelesi veren kardeşlerime yürekten selam gönderiyorum. Bu muhteşem salondan, insanlığa bir anıt gibi yükselen Kudüs'ü hasretle selamlıyorum. Bu muhteşem salondan, sevgililer sevgilisinin şehri Medine'yi, kıblemiz Mekke'yi hürmetle selamlıyorum. Avustralya'dan Brezilya'ya, Japonya'dan Kanada'ya kadar yeryüzündeki tüm dost başkentlere, tüm dost halka, Türkiye'nin dostluk, kardeşlik, dayanışma mesajlarını iletiyorum.''

Başbakan Erdoğan, kongreye katılarak heyecanlarını ve coşkularını paylaşan yabancı ülke konuklarını tek tek selamlayarak, teşekkür etti.

''NECİP FAZIL'IN, NAZIM HİKMET'İN, SEZAİ KARAKOÇ'UN DİZELERİNİN AKTIĞI ÇEŞME''

Konuşmasına ceketini çıkararak devam eden Erdoğan, AK Parti teşkilatında görev yapmış, ancak ahirete intikal etmiş kardeşlerini rahmetle ve minnet yad ettiğini belirtti.

Kadın kollarını selamladığını ifade eden Erdoğan, ''Terken Hatun'un, Nilüfer Hatun'un, Hayme Ana'nın, Nene Hatun'un ve Halime Çavuş'un yol arkadaşları, gönüldaşları, onlar kadar yürekleri millet sevdasıyla çarpan hanım kardeşlerimi selamlıyorum'' dedi. Kadın kollarının, Anadolu'yu, Trakya'yı bir anne şefkati ve hanım nezaketiyle adeta bir oya, bir nakış gibi işlediğini anlatan Erdoğan, kadın kolları üyelerinin kapı kapı dolaşarak fakir fukaranın, garip gurebanın dertleriyle hemhal olduklarını söyledi.

Gençleri unutmanın da mümkün olmadığını dile getiren Erdoğan, daha yola çıkarken gençlere büyük bir itimatla bağlandığını vurguladı. Yola çıkarken, Arif Nihat Asya'nın ''Fetih Marşı'' şiirinden dizelerle seslendiğini hatırlatan Erdoğan, ''Sizlerle gurur duyuyoruz. Bu hareket, en çok sizlerin omuzlarında yükseldi gençler. Dava taşını gediğine sizler koydunuz. Genç yaşınıza rağmen, binbir başlı kartalı sizler taşıdınız. Sizlere her zaman inandım, her zaman güvendim. Çünkü sizler, kökü mazide olan atinin mensuplarısınız'' diye konuştu.

Gençlerin, Ahmet Yesevi'nin öğütlerinin, Hacı Bektaşı Veli ve Hacı Bayramı Veli'nin tavsiyelerinin, Şeyh Edebali, Akşemseddin, Molla Gürani, Türkçe'nin sultanı Yunus Emre, Kürtçe'nin Sultanı Ahmedi Hani ve gönüllerin sultanı Mevlana Celaleddin Rumi'nin satırlarının aktığı bir çeşmeden beslendiğini belirten Erdoğan, ''Siz, Fuzuli'nin, Mehmet Akif'in, Necip Fazıl'ın, Nazım Hikmet'in, Sezai Karakoç'un dizelerinin aktığı o çeşmelerden gönül dünyanızı beslediniz'' dedi.

ŞEHİTLERE VE GAZİLERE SELAM

''Sınır karakollarında gözünü değil, gönlünü namlunun ucuna koyarak vatanının nöbetini tutarak genç Mehmedleri, Mehmetçikleri, askerimizi, polisimizi, özellikle selamlıyorum'' diyen Erdoğan, Saraybosna, Kosova, Lübnan ve Afganistan'da Türkiye'nin mertliğinin, yiğitliğinin, kadirşinaslığının, barışa olan sevdasının neferleri olan Mehmedleri selamladığını ifade etti. Nurlarıyla geleceği, ışıklarıyla yolu aydınlatan tüm şehitleri ve gazileri de selamladığını, onlara minnet hissiyatını ifade etmekte kelimelerin kifayetsiz kaldığını dile getiren Erdoğan, Mehmet Akif'in ''Çanakkale Şehitlerine'' şiirinden dizeler okudu.

Tüm şehitlerin eli öpülesi anne ve babalarını da selamladığını söyleyen Erdoğan, şunları kaydetti:

''Şehitlerimizin tüm annelerine, babalarına, şehitlerimizin geride kalanlarına diyorum ki o şehitler kanlarıyla vatan toprağını sulayıncaya kadar sizlerin yavrularıydı. Onlar şimdi bizim yavrularımız. Onlar şimdi bu milletin evlatları. Buradan bir kez daha söz veriyorum, şehitlerimizin hatırasını asla yere düşürmeyeceğiz. Şehitlerimiz karşısında asla mahcup olmayacağız. Şehitlerimizden aldığımız mirası, onlardan devraldığımız emaneti namusumuz, şerefimiz onurumuz bilecek, şehitlerimizin yüzü suyu hürmetine, canımız pahasına, vatan için, millet için çalışmaya devam edeceğiz.''

''BİZ AK PARTİ OLARAK BU BÜYÜK ÇINARIN KOLLARINDAN BİRİYİZ"

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ''Biz AK Parti olarak bu büyük çınarın kollarından biriyiz. Bizim yolumuz Sultan Alparslan'ın, Melik Şah'ın, Kılıçarslan'ın yoludur. Bizim yolumuz Osmangazi'nin, Fatih Sultan Mehmet'in, Sultan Süleyman'ın, Yavuz Sultan Selim'in yoludur. Bizim yolumuz Gazi Mustafa Kemal'in, merhum Adnan Menderes'in, merhum Turgut Özal'ın, merhum Necmettin Erbakan'ın yoludur. Yani bizim yolumuz, sevginin, kardeşliğin, tevazunun, kucaklamanın, birleştirmenin yoludur'' dedi.

Bundan yaklaşık 11 yıl önce AK Parti'yi kurarken uzun soluklu bir mücadelenin içine girdiklerini söyleyen Erdoğan, AK Parti'nin mücadelesinin bir medeniyet, adalet ve kalkınma mücadelesi olduğunu ifade etti.

Erdoğan, yeni yüzlerle, yeni bir heyecanla ve coşkuyla kurulduklarını, ancak binlerce yıllık tarihin birikimini, tecrübesini, ruhunu ve ilhamını taşıdıklarını söyledi.

Erdoğan, 26 Ağustos 1071'de Sultan Alparslan'ın Malazgirt Ovası'nda ordusuna, ''Ey kumandanlarım, ey askerlerim, bütün Müslümanların mimberlerde bizim için dua ettiği şu saatlerde kendimi düşman üzerine atmak istiyorum. Ya muzaffer olur gayeme ulaşırım ya şehit olur cennete giderim askerlerim. İşte atımın kuyruğunu bağladım. Bir nefer gibi savaşa gireceğim. Üzerimde sultanlığa dair hiçbir alamet yoktur. Şehit olursam üzerimdeki şu beyaz elbise kefenim olsun kardeşlerim. Benimle birlikte savaşmakta ya da benden ayrılmakta serbestsiniz. Ya Rabbim sana tevekkül ediyor, azametin karşısında yüzümü yere sürüyor ve senin için harbe gidiyorum. Allah'tan başka sultan yoktur. Emir ve kader onun elindedir'' diye seslendiğini aktararak, şöyle devam etti:

''İşte bu inanmışlıkla, bu adanmışlıkla, bu azamet ve bu tevazuyla savaşa giren Sultan Alparslan yüzlerce yıl sürecek bir medeniyetin, bir sevgi medeniyetinin de kapılarını araladı. O sevgi medeniyeti Osman Gazi'nin ellerinde bir filize, o filiz bir fidana, o fidan göklere dal, budak salan toprağın, denizlerin, yüzünü kaplayan Kafkas Dağlarından Alpleri, Fırat, Dicle'den coşkun Tuna'yı kavrayan büyük bir çınara dönüştü. Bu büyük çınarın, Selçuklu Devleti, Osmanlı Devleti ve Cumhuriyet Devleti hep bu çınarın gölgesinde kan dökmeden, sevgiyle, barışla hep geleceğe yürüdüler. Bu çınarın gölgesinde ayrım yoktur, bu çınarın gölgesinde ayrımcılık yoktur, bu çınarın gölgesinde zulüm yoktur, baskı yoktur, ötekileştirme yoktur. Bu görkemli çınarın gölgesinde Süleymaniye vardır, Selimiye vardır. Bu büyük çınarın gölgesinde Mostar Köprüsü vardır, Drina Köprüsü vardır. Bu çınarın gölgesinde kervansaraylar, sebiller, medreseler, vakıflar vardır. Bu çınar kılıcın değil, silahın değil, sevginin, kardeşliğin, kalemin gücüne inanan, bilgisayarın tuşlarına inanan bir medeniyet çınarıdır.

İşte biz AK Parti olarak bu büyük çınarın kollarından biriyiz. Bizim yolumuz Sultan Alparslan'ın, Melik Şah'ın, Kılıçarslan'ın yoludur. Bizim yolumuz Osmangazi'nin, Fatih Sultan Mehmet'in, Sultan Süleyman'ın, Yavuz Sultan Selim'in yoludur. Bizim yolumuz Gazi Mustafa Kemal'in, merhum Adnan Menderes'in, merhum Turgut Özal'ın, merhum Necmettin Erbakan'ın yoludur. Yani bizim yolumuz, sevginin, kardeşliğin, tevazunun, kucaklamanın, birleştirmenin yoludur.''

''YENİ HEDEF 2071"

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Erdoğan, ''Büyük millet, büyük güç, hedef 2023'' sloganını tekrarlayarak, bugün yeni bir hedef daha ortaya koyduklarını söyledi. Erdoğan, ''2023 hedefinden sonra inşallah, Cumhuriyetimizin 100. yılının dışında bir hedefimiz daha var. O da bu kuruluşun 1000. yılı olacak, hedef 2071 gençler. Rabbim lütfederse bizler 2023'ü, inşallah sizler de 2071'i inşa edeceksiniz'' dedi.

Sultan Alparslan'ın şehit olurken söylediği, ''Daha bir kaç gün önce yüksek bir yerden orduma bakıyordum. Ayaklarımın altındaki toprağın azametimden titrediğini hissettim. Dünyanın hakimi benim, kim benimle boy ölçüşebilir diye kendi kendimle konuştum. Rabbim bana insanların en sefilini gönderdi. Savaşta yenilmiş bir esir, mahkum. Benden güçlü çıktı. Hançeriyle beni devirdi. Beni tahtımdan, beni canımdan etti...'' sözlerinin her zaman kulaklarında küpe olduğunu belirten Erdoğan, azamet, kibir ve gururun yanıltıcı olduğunu, yeryüzünde kibirle, böbürlenerek yürüyenlerin her zaman kaybettiğini ifade etti.

Erdoğan, ''Diyor ki Şeyh Edebali, 'insanlar vardır, şafak vaktinde doğar, akşam ezanında ölürler. En büyük zafer nefsini yani kendini tanımaktır'. Diyor ki Şeyh Edebali, 'Ey Osman geçmişini iyi bil ki geleceğe sağlam basasın. Nereden geldiğini unutma ki, nereye gideceğini unutmayasın'. Nereden geldiğimizi unutmadık, nereye yürüdüğümüzü de bir an olsun hatırımızdan çıkarmıyoruz. Bu büyük dava çınarının bütün köklerinin, bütün dallarının nasihatlerini kulağımızda küpe yapıyoruz'' diye konuştu.

Genel Başkan ve Başbakan Erdoğan, dünyayı titreten Endülüs Devleti'nin sarayına nakşedilmiş kudretli sultanların her an gözünün önündeki ''Allah'tan başka zafer sahibi yoktur'' sözlerini de her zaman kulaklarında küpe, kalplerinde nişane olarak taşıdıklarını söyledi.

''YÜZDE 99'LA BİLE İKTİDAR OLSAK"

Erdoğan, her türlü yaşam tarzının teminatları altında olduğunu belirterek, ''Yüzde 99'la bile iktidar olsak, yüzde 1'in hakkını, hukukunu, tercihlerini korumak, bizim boynumuzun borcu olarak kalacaktır'' dedi.

Erdoğan, partisinin Ankara Spor Salonu'nda yapılan 4. Olağan Büyük Kongresi'nde yaptığı konuşmada, AK Parti teşkilatı olarak yola milletin hayır dualarıyla çıktıklarını ifade etti. Salı günü vefat eden ''Anadolu'nun gönül dağı'' Neşet Ertaş'ın ''Dost elinden gel olmazsa varılmaz/Rızasız bahçenin gülü derilmez/Kalpten kalbe bir yol vardır görülmez/Gönülden gönüle gider yol gizli gizli'' dizelerini anımsatan Erdoğan, ''İşte biz Neşet Ertaş ustanın Mevlana'dan, Yunus Emre'den, Hacı Bektaş-ı Veli'den temaruz ettiği o gönül rızasını alarak, gönülden gönüle köprüler kurarak, gönülleri fethetmek sevdasıyla bu yola çıktık'' diye konuştu.

Başbakan Erdoğan, AK Parti'nin 3 Kasım 2002'de parlamentonun 3'te 2'sini kazandığı, 28 Mart 2004'te yüzde 42, 22 Temmuz 2007'de yüzde 47 ile elde ettiği zaferlerin AK Parti'nin değil yoksulların, gariplerin, 'Yeter artık, söz de karar da milletindir' diyenlerin başarısı; 21 Ekim 2007, 12 Eylül 2010'daki halk oylamasında elde edilen yüksek oranların ve son olarak 12 Haziran 2011'de elde edilen zaferlerin AK Parti kadar milletin haykırışı ve dünya üzerindeki tüm mazlumların zaferleri olduğunu vurguladı.

AK Parti'nin sadece oy verenlerin iktidarı olmadığının ve bundan sonra da olmayacağının altını çizen Erdoğan, şöyle devam etti:

''Biz kendisine oy verenlerin muhabbetiyle, onların teveccühüyle yetinenlerin değil biz Türkiye partisiyiz. Biz Türkiye'nin, 75 milyonun partisiyiz. Biz Türkün, Kürdün, Arabın, Lazın, Romanın, Çerkezin, Tatarın, Boşnağın yani herkesin partisiyiz. Biz Van'ın, Diyarbakır'ın, Çankırı'nın, Eskişehir'in, Aydın'ın, İzmir'in, Edirne'nin, Sinop'un, Hatay'ın, Konya'nın, Kayseri'nin, 780 bin kilometrekarenin partisiyiz. Biz yola çıkarken etnik, bölgesel, dini milliyetçilik yapmayacağız dedik. Her türlü ayrımcılığı reddeden, 75 milyon insanımızın tamamını kucaklayan bir anlayışla yola çıktık. Türkiye'nin ortak paydasının bütün kimlikleri taşıyacak kadar güçlü olduğuna inanıyorduk. Bu amaçla hiçbir komplekse kapılmadan demokrasi ve özgürlükler yolunda atılması gereken ne kadar adım varsa hepsini birer birer attık.

10 yıl boyunca hiç kimsenin hayat tarzına karışmadık, hiçbir baskının arkasında, yanında, tarafında olmadık. Tam tersine, herkesin hayat tarzına her zaman saygı duyduk, her zaman garanti altına aldık. Biz imtiyazlara dokunurken, imtiyazlarla en güçlü şekilde mücadele ederken, seçme özgürlüğünü olabildiğince genişleten bir parti olduk.''

Her türlü yaşam tarzının teminatları altında olduğunu vurgulayan Erdoğan, ''Yüzde 99'la bile iktidar olsak yüzde 1'in hakkını, hukukunu, tercihlerini korumak, bizim boynumuzun borcu olarak kalacaktır'' şeklinde konuştu.

(AA/ÖZ/HA)  FOTOĞRAFLI

 
30 Eylül 2012 Pazar 13:59
Okunma: 708
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Gazete Manşetleri
 
Anket
Kıbrıs sorunu ile ilgili olarak 2016 sonuna kadar bir çözüme ulaşılabileceğine inanıyor musunuz?
Evet İnanıyorum
Hayır İanmıyorum
Kararsızım
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Kuzey’de ‘Rum mülkü’ satın alanların durumuGöbek eriten 10 baharatZayıflamak isteyenlere 5 uzman 5 süper öneriGünde iki fincan kahve içen erkeklerin...Kıbrıs'ta gezilecek yerlerSu geldi Rumlar çıldırdı İşte muhtemel yeni Kıbrıs haritasıTürkiye güzeli bakın kim çıktı!Doğu Akdeniz’de Enerji Stratejileri ve Bölgesel Güvenliğin GeleceğiDoğu Akdeniz’de hidrokarbon yatakları: Yeni bir jeopolitik mücadele sahası mı?
 
TÜRKİYE'DEN GELEN SUYUN DAĞITIMI VE PROJELENDİRİLMESİ ÇALIŞTAYI'NIN SONUÇ BİLDİRGESİ YAYINLANDIDoğu Akdeniz’de zengin gaz ve petrol rezervleri
 
 
Nöbetçi Eczaneler
LEFKOŞA KADER ECZANESİ  (Tel : (392)223-5499)
SEROL ECZANESI  (Tel : (392)227-2064)
GAZİ MAĞUSA SAKARYA ECZANESI  (Tel : (392)365-2989)
GİRNE SERTAÇ ECZANESI  (Tel : (392)815-9067)
GÜZELYURT İNCİ ECZANESI  (Tel : (392)714-3252)