Ana Sayfa » Kıbrıs » Akansoy: Büyüdüğüm CTP’yi özlüyorum

Akansoy: Büyüdüğüm CTP’yi özlüyorum

CTP-BG Genel Sekreteri Asım Akansoy, “Kucaklaşmayı yeniden sağlamak için adaylığı düşünüyorum” dedi; Genel Başkan Yorgancıoğlu’nu eleştirdi

 
 
Akansoy: Büyüdüğüm CTP’yi özlüyorum
Akansoy ne dedi? “... Parti başkanı ile MYK ve parti meclisi arasında sürekli gerilim ve gerginlik var. Bu, göz ardı edilemez. Sorunlar öteleniyor, geciktiriliyor... Parti içinde ciddi sıkıntı ve kamplaşmalar da var... Bunları göz ardı ederek bu parti yönetilemez... Partinin bölünmesi gerektiğine kadar giden konuşmalar var...”


Gizem ÖZGEÇ KIBRIS


Cumhuriyetçi Türk Partisi - Birleşik Güçler (CTP-BG) Genel Sekreteri Asım Akansoy, 8 Aralık’ta yapılacak kurultayda aday olmak için hazırlanıyor. Parti içinde ve tabanda nabız yoklayan Akansoy, CTP’nin yeniden yapılanması,  parti içi kucaklaşmanın sağlanması için aday olmak istediğini söyledi ve “İçinde büyüdüğüm CTP’yi, siyaset yapmak için bedeller ödediğim CTP’yi özlüyorum” dedi. 
Akansoy, Özkan Yorgancıoğlu başkanlığında geçen iki buçuk yıllık sürede yaşanan sorunlara dikkat çekerek, partide “sevgisizliğin ve kamplaşmanın” baş gösterdiğini iddia etti. Akansoy, genç ve dinamik kadroların görev alma zamanın artık geldiğine işaret ederek, “Özkan Bey’in dışlanarak adım atılması taraftarı değilim. Bir ortak formül üretilerek, yeni bir sürece girilmesi gerektiğini düşünüyorum. Sayın Yorgancıoğlu ile ve diğer arkadaşlarla da görüşeceğim ve partinin, birlik ve bütünlüğünü sağlamak adına aday olabilirim” diye konuştu.


“Baskın kurultay”
KIBRIS’a açıklamalarda bulunan Akansoy,  kurultaya gidilirken, sürecin; partinin bütünlüğünü koruyarak, var olan sıkıntılarını aşarak, birliğinin gözetildiği şekilde yaşanmasını arzuladıklarını söyledi. Akansoy, bunun için de tüzük kurultayının gerçekleşmesinin önemli olduğunu, parti yasasının kadükleştiğini kaydetti ve bu yüzden “yeniden yapılanma”nın gerekliliğini vurguladı. 
Konuların son parti meclisi toplantısında konuşulduğunu aktaran Akansoy, bunun yanında parti siyasetlerinin de belirlenmesi için program veya tezler kurultayı ya da toplantıların gerçekleşeceği bir sürecin doğru olacağını dile getirdi. Akansoy, bunların partilileri daha da yakınlaştıracağını ve etkin çıkışlar yapmayı sağlayacağını ifade ederek, parti genel başkanı Yorgancıoğlu’nu şu sözlerle eleştirdi:
“En son altı buçuk saatlik parti meclisi toplantısı sonunda, parti başkanı, 8 Aralık’ta kurultay görüşünü hiçbir tartışma ve öneri olamamış gibi, değerlendirmeleri “gereksiz” addederek, neredeyse “baskın kurultay”la süreçle ilgili kararını verdi.”

“Var olan durum süremez”
Akansoy,  65 kişilik parti meclisinde alınan bu kararın, üçte bir oyla gerçekleştiğine işaret etti ve bunun kabul edilemez olduğunu dile getirdi. Kurultayın daha sonra da yapılabileceğine dikkat çeken Akansoy, şunları söyledi:
“Benim hassasiyetim; birbirimize sahip çıkalım ve bir ortak akıl yaratılım noktasındadır.  Partide ortak akıl süreci çalışmazsa,  kolektif yönetim olmazsa, bu parti hükümette de yara alır. Kamuoyu önündeki iddialarını ileriye götürmede de yara alır. Bu durum sürdürülemez. İki buçuk yılda buna benzer çok daha fazla olayla karşılaşmakla birlikte,  sanki “kurultaya gidelim, var olan durum devam etsin, sürsün gitsin” yaklaşımının bizi çelişkiye düşürecek, kendimizi sorgulatacak bir durum olduğunu gördüm. Bu çerçevede ben mutlaka bu kurultayın önemli olduğundan hareketle kendi alternatiflerini üretmesi gerektiğini düşünüyorum. Ve çeşitli kişilerle görüşüyorum.”
Akansoy, 25 yıldır parti içinde çeşitli görevler aldığını vurgulayarak, illaki başkanlık için bir ısrarı olmadığını kaydetti. Akansoy, “Ben Özkan Bey’in dışlanarak adım atılması taraftarı değilim. Bir ortak formül üretilerek, yeni bir sürece girilmesi gerektiğini düşünüyorum. Herhangi bir kabul görür ve aday çıkmaz ise ben Sayın Yorgancıoğlu ile de diğer arkadaşlarla da görüşeceğim ve partinin; birlik ve bütünlüğünü sağlamak adına aday olabilirim” diye konuştu.

“Amacım çatışma değil”  
Amacının kesinlikle çatışma ve kriz yaratmak olmadığının altını çizen Akansoy, “Ancak var olan sorunları görmezden gelerek, çare üretmek mümkün değil. Artık kol kırılsın yen içinde kalsın, sorunlar halı altına süpürülsün, görmezden gelinsin yaklaşımına da sahip değilim. Partinin on yıllık vizyonunu oluşturmak lazım. Siyaset üretmeye ve halka hizmet etmeye çalışılması şart” dedi.

“Bütünlüğü sağlayacak dinamik bir kadronun zamanı geldi” 
Akansoy,  parti içindeki farklı görüşlere de vurgu yaparak, bunun normal olduğunu belirtti ve önemli olanın bunu kucaklayabilecek, parti programını baz alacak bir çıkışı yaratabilmek olduğunu vurguladı.  On yıllık bir vizyona ihtiyaç duyulduğunun üzerinde duran Akansoy,  şöyle konuştu:
“Bunu gerçekleştirecek kadrolar CTP’de var. Esas üzüldüğüm konu; o kadar değerli gençler ve kadrolar varken, bunların potansiyellerinden yararlanmak yerine,  birbirine karşı tavır almasına zemin yaratır durumda olmaktır. Bu vicdan azabı yaratıyor. Sosyalist bir parti olan CTP’de çalışmaların kolektif bir şekilde yapılması gerekir. Ancak bu sizin yetkinizi nasıl kullandığınıza bağlı da bir konudur.  “Neden genel sekreter olarak bu sorunlara, iki buçuk yıl çözüm üretmedin?” diye sorulursa,  şunları söyleyebilirim. Parti başkanı ile MYK ve parti meclisi arasında sürekli gerilim ve gerginlik var. Bu göz ardı edilemez. Sorunlar öteleniyor, geciktiriliyor. Hâlâ hizmette zamanında önlem alınamıyor. On yıllık vizyon içinde, parti her alanda siyaset üretebilecek, tüm kadrolarını kucaklayabilecek bir yapıya ihtiyaç duyuluyor. Bunun için her türlü modele açığım. Bugün dünyanın dört bir tarafında farklı modeller sol partilerin önüne gelmektedir. Neden biz de bir ilk yaratmıyoruz? Son çalışmalarda netlik çok fazla yok. Daha fazla geçmişin pratiğinden hareketle,  belli alanlarda belirsizlik içeren noktalar var.  Dünyadaki gelişmeleri göz ardı etmeden son küresel süreçler iyi değerlendirilerek, partiyi yeniden yapılandırabiliriz. CTP; çağdaş özgürlükçü, sol bir parti olabilir.  En önemli konu ise parti içinde birlik ve bütünlüğü sağlayacak yeni, dinamik bir kadro zamanının gelmesidir. Yaş kuşağı itibariyle de böyle bir döneme geldik. Başka bir arkadaştan, bu felsefeye sahip birinden çıkış görmezsem eğer, ben aday olacağım.”
Akansoy, Güzelyurt Milletvekili Mehmet Çağlar’ın adaylığı ve parti başkanı Yorgancıoğlu ile alakalı açıklamalarını da değerlendirdi. Akansoy, Çağlar’la bu konuları görüşeceklerini dile getirdi ve  “Bu değerli arkadaşımızın ne yazık ki katkısı yeterince olamamaktadır” dedi. 
Sıkıntı yaratma peşinde olmadığının altını çizen Akansoy,  “Sayın Çağlar da kriz peşinde değil. Bence partide bütünlük iddiası ve kaygısı konusunda, Çağlar’ın söylediği doğru bir yaklaşımdır” ifadesini de kullandı.

“Başkan ve başbakan farklı kişi olabilir” 
CTP’nin hükümette olduğunu ve başkanlık değişiminin kriz yaratacağı endişesinin varlığına dikkat çeken Akansoy,  kolektif çalışmayı hedefleyen,  partinin bütününü kucaklamayı hedefleyen kişilerle bunun sorun olmayacağını savundu. “Neden parti başkanı ile başbakan farklı olmasın?” diye soran Akansoy, “Önemli olan partinin toparlanmasıdır. Partinin başkanlığına başka biri seçilse de,  başbakanın kabine çalışmalarını devam ettirmesinde sakınca olmaz. Tüm sorumlukların tek makamda toplanması görüşüne katılmıyorum. Ne kadar özeleştiri süreci olursa, o parti o kadar ileriye gider. Paylaşamayacağız bir şey yok. Değişiklik olursa, var olan başbakanın çalışmalarını sürdürmesinde ve ikili modelle çalışmada ben sıkıntı görmüyorum. Bunu yapacak olgunluktayız” şeklinde konuştu.
Akansoy, bu konuda Özkan Yorgancıoğlu ile konuşacağını da açıklayarak, partilerde çok adaylı seçimlerin dinamizm kattığını söyledi. Akansoy, bunun demokrasinin “iş ola çalışması” anlamında olmaması gerekliliğine de vurgu yaptı ve “Siyaset; proje, program ve iddia meselesidir.  Partinin başarılı olmasını istiyorsak, 43 yıllık geleneği ileriye götürmek istiyorsak, yarış olacak.  Burada bir iktidar yarışı mevzu değil. Ben bunu toptan reddediyorum. Böyle bir süreçte asla yer almam. İllaki pati başkanının başbakan olmasına gerek yok. Bütün meziyet; egoları bir kenara bırakarak ihtiraslarla boğuşmamaktır”  ifadelerini kullandı.

“Bedeli neyse öderim” 
Adaylık düşüncesi ile ilgili pek çok insanın kendisini aradığını ve tepkilerin güzel olduğunu belirten Akansoy, heyecanla yeni bir sayfa açılabileceğini belirtti. Acele etme taraftarı olmadığını da ifade eden Akansoy, önümüzdeki sekiz günlük zamanda görüşmeler gerçekleştireceğini söyledi. Akansoy,  gerek kendi jenerasyonundan insanlar gerekse eski ağabeyleriyle konuşacağını belirterek, şöyle dedi: 
“Belki Sayın Talat’la da görüşeceğim. Özkan Bey’le, abi kardeş ilişkisi içinde konuşacağım. Umarım beni anlar ve dinler. Belki tek adaylı da kurultaya girebiliriz. Neden özverilerde bulunulmasın? Esas hedefim kişisel değildir.  Hedefim problem çıkarmak da değil. Görüyorum ki bu gidişat parti bütünlüğüne zarar veriyor. Görüyorum ki insanlar kendilerini geri çekmeye hazırlamaktadır. Dışlanmış, tasfiye edilmek üzere olduklarını hissediyorlar. Böyle bir ortamda vicdanım sessiz kalamazdı. Bedeli neyse bunu ödemeye de hazırım” şeklinde konuştu.

“Kamplaşmaya sessiz kalarak, parti yönetilmez”
Akansoy, parti içinde ciddi sıkıntı ve kamplaşmalar olduğunu belirterek,  “bunları göz ardı ederek bu parti yönetilmez” ifadesini kullandı. “Siz diyemezsiniz ki,  “ikiye bölünen bölgeler var ve her şey yolundadır. Bu sorunları tespit edip, görüşüp, nasıl çözüleceğine bakmak lazım” diye konuşan Akansoy, ilçelerin de verimli çalışmadığını kaydetti.  İki buçuk yıldır, bunu yok saymanın,  diyalog yerine, sorunları görmezden gelmenin, kabul edilemez olduğunu belirtti. 
Kamplaşmanın önün geçecek bir iradenin gereksinimine işaret eden Akansoy, şöyle devam etti:
“Ben bunun için aday olacaksam olacağım. Partinin bölünmesi gerektiğine kadar giden konuşmalar var.  Genel sekreter olarak partiye zarar verilmesine izin vermem. Var olan sorunu gerekirse bedelini ödeyerek gidermeye çalışırım. Elbette parti içinde farklılıklar olacaktır. Önemli olan bunların, fayda sağlayacak düşünce üzerinde tartışılması ve ileriye taşınmasıdır. Düşmanlıklar yaratılarak, birbirini reddederek, siyasi hareketin ileriye taşınması mümkün değildir. Adil olmak, parti tüzüğünü çalıştırmak, hatalıya hatasını söyleyecek cesarete sahip olmak, doğruyu kucaklamak, aile kültürünü, sosyalist kültürü yeniden tesis etmek, yoldaşlık ilişkisini yeniden kurmak, sevgiyi hakim kılmak önemlidir.  Bu sevgisizlikle siyaset üretimi de olmaz. Sevgisizlik önyargıları üretiyor. Şu anki yapı ne yazık ki böyle. Bunları oradan kaldırarak, görüşlerin değerlerini tartışmak lazım. Yoksa “Ahmet benim düşmanım, onun görüşünü almam. Bana dönük hesaplar var” üzerinden söylemler kabul edilemez. Bu yapıyla, kimse kusura bakmasın ama ayakta durmak mümkün değil.”

“Yorgancıoğlu partiyi kucaklayamadı”
Parti içinde anlattıklarının dışında çok daha büyük sorunlar olduğunu belirten Akansoy,  şu ifadeleri kullandı: 
“Bunları bire bir yaşıyoruz.  Yorgancıoğlu,  birlikte çalıştığım bir abim. Dürüst ve çok iyi niyetli bir kişilik. Parti içinde yetişmiş biri... Ancak son kurultay büyük sıkıntılarla sonuçlandı. Başkan delegenin üçte bir oyuyla seçildi ancak üçte birlik oyu ortaya çıkaranlarla hareket etti. Partinin kucaklaşması konusunda, gayret içine girmedi ve güven veremedi. Bu bir gerçektir. Bunu söyledim diye alınmaya gerek yok. Gerçekleri konuşmazsak çare bulamayız. Bütün bunlara olgun insanlar olarak çare bulabiliriz. Yapacak çok iş vardır. Parti içine kapanmamız lazım. En büyük sıkıntı; büyük potansiyelin, kendi içine dönerek çatışma kültürüyle beslenmesidir. O kadar yapılacak iş var ki,  halka hizmet adına adımlar atılması, bunu dışa döndürmek ve halka hizmet için çalışmaktır önemli olan. Ama bunların yok sayılarak, göz ardı edilerek, “Bırakın konuşsun ben istediğimi yaparım” mantığı ile bütünlük olması veya icraatların sahiplenilmesi mümkün değil.”

“Büyüdüğüm CTP’yi özlüyorum”
Akansoy, hükümetin kuruluş sürecinde ciddi sıkıntılar yaşadıklarını söyledi ve “Örgütlerin düşüncesi “uyum” gibi kısmen anlaşılır gerekçelerle, örgütsel yaklaşım dışında tabanın görüşleri göz ardı edildi” dedi. Akansoy, tüm bunların önüne geçmek istediklerini vurgulayarak, sözlerini şöyle noktaladı:
“Tespit yaptıktan sonra, nice konuların sıkıntısını yaşamanın ardından, siyasi iddialar karşısında susmak, var olanın devamını sağlamak benim siyaset etik ve ahlakıma yakışmazdı. Siyasi ahlakın yeniden tesis edileceği, herkesin kol kola çalışacağı, CTP gibi bir CTP, partiyle ilgili hangi algı varsa onu, büyüdüğüm CTP’yi, siyaset yapmak için bir sürü bedel ödediğim CTP’yi özlüyorum. Bu parti ayağa kalkabilir. Bunu görmesem çekilirim ama görüyorum ki, düzelebilir. İşte bu yüzden adım atıyorum.”

 
31 Ekim 2013 Perşembe 10:08
Okunma: 1385
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Gazete Manşetleri
 
Anket
Kıbrıs sorunu ile ilgili olarak 2016 sonuna kadar bir çözüme ulaşılabileceğine inanıyor musunuz?
Evet İnanıyorum
Hayır İanmıyorum
Kararsızım
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Kuzey’de ‘Rum mülkü’ satın alanların durumuGöbek eriten 10 baharatZayıflamak isteyenlere 5 uzman 5 süper öneriGünde iki fincan kahve içen erkeklerin...Kıbrıs'ta gezilecek yerlerSu geldi Rumlar çıldırdı İşte muhtemel yeni Kıbrıs haritasıTürkiye güzeli bakın kim çıktı!Doğu Akdeniz’de Enerji Stratejileri ve Bölgesel Güvenliğin GeleceğiDoğu Akdeniz’de hidrokarbon yatakları: Yeni bir jeopolitik mücadele sahası mı?
 
TÜRKİYE'DEN GELEN SUYUN DAĞITIMI VE PROJELENDİRİLMESİ ÇALIŞTAYI'NIN SONUÇ BİLDİRGESİ YAYINLANDIDoğu Akdeniz’de zengin gaz ve petrol rezervleri
 
 
Nöbetçi Eczaneler
LEFKOŞA KADER ECZANESİ  (Tel : (392)223-5499)
SEROL ECZANESI  (Tel : (392)227-2064)
GAZİ MAĞUSA SAKARYA ECZANESI  (Tel : (392)365-2989)
GİRNE SERTAÇ ECZANESI  (Tel : (392)815-9067)
GÜZELYURT İNCİ ECZANESI  (Tel : (392)714-3252)