Ana Sayfa » Kıbrıs » Ali Bizden'in kaleminden Atila Türk'e veda...

Ali Bizden'in kaleminden Atila Türk'e veda...

Bugün yaşamını yitiren Doç. Dr. Atila Türk'e yıllarca birlikte çalıştığı meslektaşı Ali Bizden bir yazı ile veda etti..

 
 
Ali Bizden'in kaleminden Atila Türk'e veda...

İşte Ali Bizden'in kaleme aldığı o yazı: 

Telefonu 'alo, efendim, buyurun' diye değil "Atila Türk'tür" diye açardı. Kendi Türkçesi ile yazar, kendi Türkçesi ile anlatırdı: Atila Türk Türkçesi ile. Kıbrıs'ta iki ahbabının Türkçesi dışında Türkçe'nin iyi kullanılmadığını söyleyip durdu hep. Nüfus kayıtlarına göre yalnızdı, göçmendi, bekardı. Binlerce öğrencisi, yüzlerce meslektaşı, sayısız ahbabıyla çok büyük bir ailesi vardı oysa ki, beynelmilel bir yurdun evladıydı. Göçmenlikten yabancılıktan vazgeçmişti.

Son göçünü yapıp gelip Kıbrıs'a konduğunda, artık buralı olmuştu. Dağ gibi kitapları, incik boncuk dolu hatıratlar yığınlarını uçağa yüklemiş, Almanya'dan Kıbrıs'a yerleşmek, kalmak üzere gelmişti. Binlerce ağaç dikti bu topraklara, kök salmak istemekliğinin ifadesi ve nişanesidir her fidan. "Kıbrıs'taki ilk göz ağrım Ali'dir" derdi. Zimmetlimdi uzun süre.

Başak doğduğunda, 16 sene 1 ay evvel, O'na doğum hediyesi yapmıştı. Bir şarap şişesine bir fotoğrafın yayınlandığı gazete sayfasını kesip sarmış, uzun uzun şişeye gazete kağıdı yapıştırmanın inceliklerini anlatmıştı. Hiç otomobili olmadı ama araba sahiplerinin yaya kaldığı oldu, O'nun otomobilsiz kaldığı hiç olmadı. Bekardı ama "hayatın kaynanası"ydı, esas işini tarif ederken "hayata kaynanalık ediyorum" derdi. Hep yazardı, hep yayına hazır kitapları olurdu.

Hep okurdu. Şahane el yazısıyla dolu notlar alırdı okuduklarından, çoğu notu okuduğundan uzun olurdu. Hep birşeyler verirdi. Şanslıyım ki en kıymetli konyaklarından dökerdi. Beraber gittiğimiz arkadaşlara başka konyaklar ikram eder, bana başka şişeden döker "Bu senin sevdiğindir, kötüdür ama sevdiğin budur" der, muzip muzip bükerdi dudaklarını.

Kötü konyak ikram ettikleri kendilerini şanslı hisseder, bana üzülür, Atila ile ben için için adet haline getirdiğimiz üzere, feci şekilde gizlice eğlenirdik. Kitaplarla yetinmeyen, kitapların sayfalarını okumanın ders anlatmak demek olmadığını öğrenene kadar yeni öğrencileri hep isyanlarda olurdu. Çok kızar, çok şikayet eder, çok gıcık kaparlardı.

Şikayet eden öğrencilerin hep müttefikleri olurdu; onlar da şikayet ederdi. Hepsinden ben de şikayetçiydim, hala hepsinden fevkalade şikayetçiyim. Birkaç sene evvel, merkezi ısıtma kapalı diye çubuklu elektrik sobasıyla uyuyakalmış, oda tutuşmuş fasariyalar çıkmıştı.

Ertesi gün fakültenin yılbaşı yemeği vardı. Yemeğe giderken "bana emanettir, kabahati varsa benim yüzümdendir" diye uzun ve yüksek tansiyonlu zor bir telefon konuşmasının ardından fasariya kısmen yatışmış, biz de Atila ile Mahzen'in en pahalı kırmızı şarabını açtırıp çubuklu elektrik sobasının hınzırılığının şerefine lıkır lıkır içmiştik.

Atila'nın ifadesiyle "fevkalade bombok" oturduğumuz masadan çiçek gibi kalkmıştık. Çok şahane küfrederdi. Küfrün hakkını verirdi. Her zaman birşeyle isterdi. Yapmaklıklar, etmeklikler isterdi. Cyan magenta sarı ve siyah matbaa mürekkebi istemişti en sondan bir evvel. Yarımşar kilo götürdüğümde "hani speragum, nasıl temizleyeceğim ben bunların bulaşıklarını Alim" demişti. Haklıydı, speragum lazımdı. Yine birşeyler yapası vardı, matbaa mürekkebiyle yapmaya hükmetmişti. Ne yaptı, yapabildi mi hiç bilemeyeceğim. Nisan'ın ilk yarısında ayrıldığım fakülteden vedalaşmak için rahmetli Ünsal Oskay hoca ile paylaştığı odasına uğradığımda içi üşüyordu.

Gözünden fer kalmamış, hiç görmediğim kadar bitkin, hiç görmediğim kadar hüzünlü bakan gözleri ıslaktı: "Çok üşüyorum Alim" demişti. Kasketli, atkılı, civciv sarısı montu onu ısıtmaya yetmiyordu. Hissikablelvuku, gidiyordu... Sonra hastahaneye yattı. Bir kere gidebildim, elini tuttum, yanaklarından öptüm, "görüşürüz hocam" dedim. Aylardan Nisandı. Atila bir daha göç etmeyip yerleşmek, kalmak üzere geldiği Kıbrıs'ta son kez göç yoluna düşmüştü. Gidiyordu. Birilerine verdiği bir sözü tutmak için benden bir kitap istemişti. Atila gidiyordu ve her geçen gün hızla kendinden uzaklaşıyordu.

O'nu kendinden giderken görmeye kıyamadım. Verdiği sözü tutmadı, tutamadı kuvvetle muhtemel. Benim yüzümden, o kitabı götüremedim. O'nu kendinden giderken bir daha görmeyi kaldıramam diye gidemedim, gitmedim. Atila bugün gitti. Sözünü tutamadı, birilerine söz verdiği kitabı ben götürmedim diye o vereceği kitabı veremedi, o sözünü tutamadı. Atila yüce gönüllüdür, yufka yüreklidir, insan evladıdır, neden gitmediğimi bilmekliğinden beni affetmiştir biliyorum.

Atila bugün önden gitti, hepimiz geleceğiz yanına Atila...

Geldiğimizde önce Araf'ın sonra Kıyamet'in kaynanalığını yapacağız. Atila'yı en çok Eğirdir göl kenarındaki ana eviyle ilgili münakaşalar çok üzdü. İnsaniyetini, yufka yüreğini çok üşüttü anacığının eviyle ilgili münakaşalar. Atila bu sabah önden gitti. En büyük endişem, Atila bunu okur da "bak yanlış olmuş burası Alim" der diyedir..

 


 
11 Eylül 2016 Pazar 16:15
Okunma: 402
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Gazete Manşetleri
 
Anket
Kıbrıs sorunu ile ilgili olarak 2016 sonuna kadar bir çözüme ulaşılabileceğine inanıyor musunuz?
Evet İnanıyorum
Hayır İanmıyorum
Kararsızım
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Kuzey’de ‘Rum mülkü’ satın alanların durumuGöbek eriten 10 baharatZayıflamak isteyenlere 5 uzman 5 süper öneriGünde iki fincan kahve içen erkeklerin...Kıbrıs'ta gezilecek yerlerSu geldi Rumlar çıldırdı İşte muhtemel yeni Kıbrıs haritasıTürkiye güzeli bakın kim çıktı!Doğu Akdeniz’de Enerji Stratejileri ve Bölgesel Güvenliğin GeleceğiDoğu Akdeniz’de hidrokarbon yatakları: Yeni bir jeopolitik mücadele sahası mı?
 
TÜRKİYE'DEN GELEN SUYUN DAĞITIMI VE PROJELENDİRİLMESİ ÇALIŞTAYI'NIN SONUÇ BİLDİRGESİ YAYINLANDIDoğu Akdeniz’de zengin gaz ve petrol rezervleri
 
 
Nöbetçi Eczaneler
LEFKOŞA KADER ECZANESİ  (Tel : (392)223-5499)
SEROL ECZANESI  (Tel : (392)227-2064)
GAZİ MAĞUSA SAKARYA ECZANESI  (Tel : (392)365-2989)
GİRNE SERTAÇ ECZANESI  (Tel : (392)815-9067)
GÜZELYURT İNCİ ECZANESI  (Tel : (392)714-3252)