Ana Sayfa » Kıbrıs » Ankara Üniversitesi'nden Başbakan Küçük'e Onursal Doktora Unvanı (1)

Ankara Üniversitesi'nden Başbakan Küçük'e Onursal Doktora Unvanı (1)

Küçük: "bugün Kktc'nin Başbakanı Olarak Devletin Gelişmesi, Yükselmesi, Halkın Hak Ettiği Refaha Ulaşması Yönünde Hizmet Verme Şansı Elde Ettim".

 
 
Ankara Üniversitesi'nden Başbakan Küçük'e Onursal Doktora Unvanı (1)

"DEVLETİME VE HALKIMA OLAN BU GÖREVİNİ KARARLILIKLA YERİNE GETİRECEĞİMDEN KİMSENİN ŞÜPHESİ OLMASIN"

TALUĞ: "KIBRIS TÜRK HALKI KENDİ KİMLİĞİNİN VE BUGÜNE KADAR KAZANDIĞI HAKLARIN BİLİNCİNDEDİR. TÜRKİYE İSE, DEVLETİ VE HALKIYLA BİRLİKTE DÜN OLDUĞU GİBİ BUGÜN DE KIBRIS TÜRKLERİNİN YANINDADIR."

"1974 YILINDA KIBRIS TÜRKÜ'NÜN ÖZGÜRLÜĞÜ, BAĞIMSIZLIĞI ADINA ADA TOPRAKLARINA KANLARINI AKITANLAR, ŞİMDİ DE BU TOPRAKLARI BERRAK SULARIYLA BULUŞTURUYORLAR"

Ankara, 17 Temmuz 12 (T.A.K.): Ankara Üniversitesi, aynı zamanda mezunlarından olan Başbakan İrsen Küçük'e onursal doktora unvanı verdi.

Ankara Üniversitesi'nde bugün saat 15.00'te düzenlenen törenle onursal diplomasını alan Başbakan İrsen Küçük, elli yıl önce bir Mücahit olarak Kıbrıs Türkü'nün varoluş mücadelesine katılma şansı bulurken, kazanılan zafer sonrasında bugün KKTC'nin Başbakanı olarak devletin gelişmesi, yükselmesi, halkın hak ettiği refaha ulaşması yönünde hizmet verme şansı elde ettiğini vurguladı.

"Devletime ve halkıma olan bu görevimi kararlılıkla yerine getireceğimden kimsenin şüphesi olmasın" diyen Başbakan Küçük, "Beni son derece mutlu eden, gelecek neslime bırakacağım en anlamlı miras olan bu onursal unvanı sunanlara bir kez daha en içten duygularımı iletir, özelde fakültemizi, genelde üniversitemizi geliştirecek bu günlere taşıyanları saygıyla anarım, hürmetle selamlarım" ifadelerini kullandı.

"NE MUTLU BİZE Kİ, TÜRKİYE CUMHURİYETİ GİBİ GÜÇLÜ BİR ANAVATANIMIZ VAR"

Başbakan Küçük, 2014 yılında hayata geçecek olan asrın projesi "Barış Suyu" projesinin KKTC'nin daha güzel, daha mutlu, daha refah yürüyüşünde çok önemli katkı sağlayacağına da inanç belirterek, "1974 yılında Kıbrıs Türkü'nün özgürlüğü, bağımsızlığı adına ada topraklarına kanlarını akıtanlar, şimdi de bu toprakları berrak sularıyla buluşturuyorlar. Ne mutlu bize ki, Türkiye Cumhuriyeti gibi güçlü bir Anavatanımız var. Dün olduğu gibi yarınlara yürüyüşümüzde Anavatanımız hep yanımızdadır" dedi.

ATALAY DA KATILDI

Ankara Üniversitesi Rektörlüğü Senato Salonu'nda yer alan Onursal Doktora Unvanı takdim törenine, Türkiye Cumhuriyeti Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay, Ankara Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Cemal Taluğ, Başbakan İrsen Küçük'ün eşi Gülin Küçük, KKTC Ankara Büyükelçisi Mustafa Lakadamyalı, Azebaycan Büyükelçisi Faig Baqirov, KKTC Büyükelçiliği ve üniversite yetkilileri katıldı.

Saygı duruşu ve İstiklal Marşı'yla başlayan törende, Ankara Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Cemal Taluğ açılış konuşması yaptı.

Başbakan İrsen Küçük'ün özgeçmişinin okunmasıyla devam eden törende daha sonra Ankara Üniversitesi Senatosu'nun kararı okundu. Başbakan Küçük'e rektör Taluğ tarafından biniş giydirilmesi ardından, fahri doktora belgesi takdim edildi.

Rektör Taluğ'un ve Başbakan Küçük'ün karşılıklı hediye takdimi sonrasında ise, Başbakan Küçük kabul konuşması yaptı.

Tören, anı fotoğrafı çekilmesi ve ikramla tamamlandı.

TALUĞ

Ankara Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Cemal Taluğ törende yaptığı açılış konuşmasında, üniversite olarak, Başbakan İrsen Küçük'e onursal doktora unvanı vermekten mutluluk duyduklarını kaydetti.

Cumhuriyetin yarattığı ilk üniversite olan Ankara Üniversitesi'nin, ilk onursal diplomasını 1957 yılında verdiğini anımsatan Taluğ, üniversitelerinin onursal doktoralarından birisini de KKTC'nin kurucusu Rauf Raif Denktaş'a verdiğini kaydetti.

Taluğ, " Bugün burada 45. Onursal doktoramızı KKTC'nin Başbakanı Sayın İrsen Küçük'e tevdi edeceğiz" dedi.

Kıbrıs'ın Akdeniz'in üçüncü büyük adası ve geniş Akdeniz coğrafyasının en önemli stratejik merkezlerinden biri olduğuna işaret eden Taluğ, tarih boyunca Akdeniz'de varlık göstermek isteyen tüm devletlerin Kıbrıs'la ilgilendiklerini, Kıbrıs'a egemen olmak istediklerini anlattı.

"Tutkuyla sevme, ihtiras kıskançlık, ihanet deyince Kıbrıs'ın akla gelmesinin nedeni sadece Shakespeare'in ünlü trajedisi Othello'nun Kıbrıs'la olan bağlantısı değildir. Tarihte devletlerin Kıbrıs'a yaklaşımı hep böyle olmuştur" diyen Taluğ, herkesin Kıbrıs'ı ihtiras ve kıskançlıkla sevdiğini söyledi.

Kıbrıs'ın tarihçesi hakkında bilgi veren Taluğ, Kıbrıs'ın 1571'de Osmanlı İmparatorluğu tarafından fethedildiğini anımsattı.

Kıbrıs'ın 1878'de Birleşik Krallık tarafından işgal edilerek, 1914 yılında da ilhak edildiğini anlatan Taluğ, 1931 yılından itibaren Rumların Enosis taleplerinin Kıbrıs Türkü'nün yaşamını zorladığını, 1955 yılında ise kanlı EOKA örgütünün kurulduğunu belirtti.

Türk direnişinin sembol isimleri Dr. Fazıl Küçük ve Rauf Raif Denktaş'ı saygı, rahmet ve minnetle andığını ifade eden Prof. Dr. Cemal Taluğ, 1960 yılında İngiltere, Yunanistan ve Türkiye'nin garantörlüğünde Kıbrıs Cumhuriyeti'nin doğduğunu, ancak adadaki Türklerin ekonomik, sosyo-kültürel ve siyasal haklarını güvence altına alan Londra ve Zürih Antlaşmalarıyla kurulan cumhuriyetin kalıcı olmadığını ifade etti.

Taluğ, Kıbrıs'ta 1974'e kadar yaşanan olayları anlatarak, Türkiye'nin Kıbrıs'taki soydaşlarının uğradığı katliamlara sessiz kalmayacağını 1974 yılındaki Barış Harekatı'yla gösterdiğine dikkat çekti.

"BARIŞ HAREKATI KIBRIS TÜRKLERİNİ AYDINLIĞA ÇIKARDI"

Prof Dr. Cemal Taluğ şöyle devam etti:

"Barış Harekatı, Kıbrıs Türklerini aydınlığa çıkarmıştır. Kıbrıs'a özgürlük ve adı üzerinde barış getirmiştir. Son 38 yıldır her iki toplum için huzur hakimdir. Birleşmiş Milletler gözetiminde yıllardır yürütülmekte olan toplumlararası görüşmelerin bugüne kadar nihai bir anlaşmayla sonuçlanamamasının başıca nedeni Kıbrıslı Rum siyasetçilerin her fırsatta ortaya koydukları uzlaşmaz tutumdur. Bir de Batılı ülkelerin bu tutumun ödüllendirilmesi anlamına gelen kararları ve eylemleridir."

Dayatılan tüm sınırlamalar, ambargo ve izolasyonların KKTC'nin tüm kurum ve kuruluşlarıyla işleyen bir devlet mekanizmasına sahip olmasını engelleyemediğini vurgulayan Rektör Taluğ, "KKTC'yi bugüne kadar kazanılmış haklarından taviz vermeye zorladıklarını zannedenler, büyük bir yanılgı içindedirler. O bir Kıbrıs Türk devletidir. Kıbrıs Türk halkı kendi kimliğinin ve bugüne kadar kazandığı hakların bilincindedir. Türkiye ise, devleti ve halkıyla birlikte dün olduğu gibi bugün de Kıbrıs Türklerinin yanındadır" dedi.

Son günlerde Kıbrıs konusunda yaşanan kimi olumlu gelişmeleri Ankara Üniversitesi olarak yakından izlediklerini ifade eden Rektör Prof. Dr. Cemal Taluğ, bunların başında Türkiye'den Kıbrıs'a su taşımayı hedefleyen proje olduğunu söyledi.

"KAN VE CAN KARDEŞLİĞİNDEN SU KARDEŞLİĞİNE DÖNÜŞECEK"

Projeyi 21. Yüzyılın projesi olarak niteleyen Taluğ, projeyle Türkiye ve Kıbrıs Türk Devleti arasındaki kan ve can kardeşliğinin, aynı çayın suyundan içilerek su kardeşliğine dönüşeceğini, daha da pekişeceğini vurguladı.

Diğer bir önemli gelişmenin ise, KKTC ve Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki egemenlik haklarının ortaklaşa güvence altına alınmasını sağlamak amacıyla 21 Eylül 2011'de imzalanan Kıta Sahanlığı Anlaşması olduğuna işaret eden Taluğ, anlaşmanın 12 Temmuz'da Resmi Gazetede yayımlanarak, yürürlüğe girdiğini anımsattı.

Taluğ şöyle devam etti:

"Bu anlaşmayla KKTC'nin Doğu Akdeniz'deki kıta sahanlıklarının bir bölümü uluslararası hukuka ve hakça ilkelere uygun olarak belirlenen 27 coğrafi koordinatın birleştirilmesiyle elde edilen bir çizgiyle sınırlandırılmışlardır böylece Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin sorumsuz tehditkar ve tek yanlı, girişimlerinin yanıtsız bırakılmayacağı gösterilmiştir."

"TÜRKİYE, KIBRIS TÜRK HALKININ ONURLU VARLIK MÜCADELESİNİN DESTEKÇİSİ OLMAYA DEVAM EDECEK"

Türkiye için Kıbrıs'ın stratejik öneminin, doğalgaz rezervlerinin ve ekonomik potansiyelinin çok daha üstünde bir değeri olduğunu vurgulayan Rektör. Prof Dr. Taluğ, "O da üzerinde yaşayan insanlardır. Türkiye ile Kıbrıs Türk halkının onurlu varlık mücadelesinin destekçisi olmaya devam edecek, bunu yaparken de, uluslararası hukuktan kaynaklanan haklarını her zaman kullanmayı sürdürecektir" dedi.

Bu desteğin en önemli unsurlarından birinin eğitim ve Kıbrıs Türk halkının insan kaynaklarına yönelik katkı olduğunu ifade eden Rektör Taluğ, "Sayın İrsen Küçük'ün üniversitemizde geçirdiği yükseköğretim yaşamı, eğitimini aldığı alanda ülkesine yaptığı katkılar bunun en güzel örneklerinden biridir.

Sayın Başbakan'ın aynı değerleri, üzüntü ve sevinçleri paylaşan iki ülkenin evlatları olduğumuzu hep hissetmiş, bunu iki ülke arasındaki ilişkilerin gelişmesi bağlamında gösterdiği içten çaba ile de yansıtmıştır.

Sayın Küçük yaşamı ve kariyeri, eylemleri ve söylemleri ile bugünün gençleri için model oluşturmuş, bir başarı öyküsü yazmıştır. Bütün bu başarılarda Sayın İrsen Küçük'ün üniversitemizde aldığı eğitimin ve Ankara Üniversitesi kültürünün ona kazandırdıklarının payı olduğunu düşünüyor, bundan gurur duyuyoruz. Üniversitemiz bugün kendilerine tevdi etmekte olduğu onue-rsal doktora unvanı ile bu değerli mezuna yaşamıyla ve çalışmalarıyla ortaya koyduğu tüm değerler için teşekkür etmektedir" şeklinde konuştu.

SENATO KARARI

Ankara Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Cemal Taluğ'un konuşmasının ardından Başbakan İrsen Küçük'e verilen onursal diploma hakkındaki Ankara Üniversitesi senato kararı okundu. Senato kararı şöyle:

"Üniversitemiz Ziraat Fakültesi'nden 1966 Haziran döneminde Ziraat Yüksek Mühendisi unvanı alarak mezun olan, yaşamını Kıbrıs türk halkının özgürlüğüne ve refahına adayan, Türkiye-KKTC ilişkilerinin gelişmesine öncelik veren, her iki ülkenin yükseköğretim alanındaki işbirliğini destekleyen, KKTC'de çağdaş ve etkin tarımsal destek politikalarının uygulanmasını sağlayan, Kuzey Kıbrıs'ın bilim, kültür, sanat yaşamında ve doğal kaynaklarının korunmasında büyük atılımlar gerçekleştiren KKTC Başbakanı Sayın İrsen Küçük'e; Ziraat Fakültesi'nin önerisi ve Ankara Üniversitesi Senatosu'nun 22 Haziran 2012 tarih ve 344/2952 sayılı kararıyla onursal doktora unvanı verilmiştir.

Bu unvan Ankara'da 17 Temmuz 2012 günü yapılan törenle sunulmuştur."

(TUĞ/GÜL) FOTOĞRAFLI-EK VERİLECEK

 
17 Temmuz 2012 Salı 19:52
Okunma: 542
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Gazete Manşetleri
 
Anket
Kıbrıs sorunu ile ilgili olarak 2016 sonuna kadar bir çözüme ulaşılabileceğine inanıyor musunuz?
Evet İnanıyorum
Hayır İanmıyorum
Kararsızım
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Kuzey’de ‘Rum mülkü’ satın alanların durumuGöbek eriten 10 baharatZayıflamak isteyenlere 5 uzman 5 süper öneriGünde iki fincan kahve içen erkeklerin...Kıbrıs'ta gezilecek yerlerSu geldi Rumlar çıldırdı İşte muhtemel yeni Kıbrıs haritasıTürkiye güzeli bakın kim çıktı!Doğu Akdeniz’de Enerji Stratejileri ve Bölgesel Güvenliğin GeleceğiDoğu Akdeniz’de hidrokarbon yatakları: Yeni bir jeopolitik mücadele sahası mı?
 
TÜRKİYE'DEN GELEN SUYUN DAĞITIMI VE PROJELENDİRİLMESİ ÇALIŞTAYI'NIN SONUÇ BİLDİRGESİ YAYINLANDIDoğu Akdeniz’de zengin gaz ve petrol rezervleri
 
 
Nöbetçi Eczaneler
LEFKOŞA KADER ECZANESİ  (Tel : (392)223-5499)
SEROL ECZANESI  (Tel : (392)227-2064)
GAZİ MAĞUSA SAKARYA ECZANESI  (Tel : (392)365-2989)
GİRNE SERTAÇ ECZANESI  (Tel : (392)815-9067)
GÜZELYURT İNCİ ECZANESI  (Tel : (392)714-3252)