Ana Sayfa » Türkiye » Ankara'da 9 Mayıs Avrupa Günü Şenliği

Ankara'da 9 Mayıs Avrupa Günü Şenliği

Davutoğlu: "avrupa Birliği Tarafından Da Net Ve Açık Bir Strateji Benimsemesini Bekliyoruz''.

 
 
Ankara'da 9 Mayıs Avrupa Günü Şenliği

BAĞIŞ: "TÜRKİYE'NİN AB ÜYELİĞİ AVRUPA'YA SAÇILMAYA ÇALIŞILAN AYRIMCILIK ZEHİRİNİN DE PANZEHİRİDİR"

Ankara, 10 Mayıs 12 (T.A.K.): Türkiye Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, dünyanın her yerinde Türkiye ile ortak siyasi değerleri savunan, geliştiren, ekonomik üretkenliği artmış, stratejik etkinliği artmış bir Avrupa Birliği hayal ettiklerini, böyle bir yeni Avrupa Birliği'nin en güçlü destekleyicisi, üyesi ve dinamosunun Türkiye olacağını söyledi.

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ve Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, AB Bakanlığı, Ankara Büyükşehir Belediyesi ve AB Türkiye Delegasyonu işbirliği ile Gençlik Parkı'nda düzenlenen 9 Mayıs Avrupa Günü Şenliği'ne katıldı.

Davutoğlu, burada yaptığı konuşmada, ülkelerin, toplumların, kıtaların ve insanlığın geleceğinde önemli rol oynayan, tarihi dönüm noktalarını oluşturan bazı olayların, açıklamaların ve ilk adımların bulunduğunu belirterek, 2. Dünya Savaşı'ndan sonra Fransız Dışişleri Bakanı Robert Schumann'ın 9 Mayıs 1950'de yaptığı açıklamanın sadece Avrupa tarihi değil insanlık tarihi açısından da çığır açan bir bildiri olduğunu söyledi.

Bu bildirinin 2. Dünya Savaşı'nın ortaya çıkardığı psikolojik ve siyasi duvarları yerle bir ettiğini vurgulayan Davutoğlu, tarihi akış için kısa bir süre sayılabilecek bir dönemde bir barış, istikrar ve refah havzası olan ve ortak değerler etrafında birleşen bir Avrupa doğduğunu belirtti.

Avrupa'nın 500 yılı aşan uzun savaşlar sonrasında bugün sınırların aşıldığı, tek bir siyasi entiteye doğru giderek dünya barışına katkıda bulunduğunu ifade eden Davutoğlu, Avrupa Birliği'nin bir barış projesi olduğunu kaydetti.

Schumann'ın bu bildirisinde, ''Dünya barışı için yaratıcı fikirlere ihtiyaç olduğunu'' belirttiğini söyleyen Davutoğlu, vizyoner liderler ve yaratıcı fikirlerin dünya barışının olmazsa olmaz şartı olduğunu vurguladı.

Davutoğlu, ''Bugün de gerek küresel finansal kriz gerekse siyasal krizler sonrasında hem Avrupa kıtasının hem insanlığın yepyeni yaratıcı bir vizyona ihtiyacı var. Dünyanın her yerinde ortak siyasi değerlerimizi savunan, geliştiren, ekonomik üretkenliği artmış, stratejik etkinliği artmış bir Avrupa Birliği hayal ediyoruz. Böyle bir yeni Avrupa Birliği'nin en güçlü destekleyicisi, üyesi ve dinamosu Türkiye olacaktır'' dedi.

''TÜRK HALKININ TERCİHİ NET VE AÇIKTIR''

Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne, Avrupa Ekonomik Topluluğu iken 1959 yılında müracaat ettiğini anımsatan Davutoğlu, Avrupa Birliği'nin her aşamasında Türkiye'nin kendini yenilediğini ve AB üyeliğini stratejik hedef olarak benimsediğini söyledi.

Davutoğlu, ''Kendi stratejik geleceğimizi de Avrupa Birliği stratejik geleceğini bir ve bütün olarak değerlendiriyoruz. Avrupa Birliği üyeliğini stratejik bir hedef olarak benimsiyoruz, benimsemeye devam edeceğiz. Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti'nin ve Türk halkının tercihi net ve açıktır, stratejik vizyonu da bellidir. Bu da tam üyeliktir. Şimdi Avrupa Birliği tarafından da net ve açık bir strateji benimsemesini bekliyoruz. Bu bizim de hakkımız'' diye konuştu.

Bakan Davutoğlu, Schumann'ın bildirisi nasıl 2. Dünya Savaşı'ndaki psikolojik duvarları yıktıysa bugün de Türkiye'nin Avrupa Birliği'nden yeni bir stratejik bildiri ve anlayış beklediğini kaydetti.

''TÜRKLERİN AVRUPALI KİMLİĞİ KALICIDIR VE BAKİDİR''

Bunun için üç olmazsa olmaz adımın hemen atılması gerektiğini düşündüklerini ifade eden Davutoğlu, birincisi Türkiye'nin AB üyeliği ve Türklerin Avrupalı kimliği konusunda artık hiçbir şüphe bırakmaksızın bir tutum benimsenmesi ve bu psikolojik eşiğin aşılması gerektiğini söyledi.

Davutoğlu, ''Türkler Avrupa tarihinin olmazsa olmaz bir parçasıdır ve ebediyete kadar da Avrupa'nın parçası olmaya devam edecektir. Bu gerçeği artık herkesin kabul etmesi lazım ve bir daha tartışmaması lazım. Türklerin Avrupalı kimliğini tartışan liderlerin siyasi kariyerleri geçici olabilir ama Türklerin Avrupalı kimliği kalıcıdır ve bakidir'' dedi.

İkinci olarak, aradaki fiili duvar olan vizelerin de süratle kaldırılması ve Türk halkının ait olduğu Avrupa kıtasındaki serbest dolaşım hakkının derhal teslim edilmesi gerektiğini belirten Davutoğlu, şunları kaydetti:

''Kendine güvenen, özgüveni yüksek ve iyi yetişmiş Türk halkının Avrupa'da serbest dolaşması Avrupa için bir tehdit değil en büyük güç kaynağıdır. Vizelerin kaldırılması hem hakkımızdır hem de Avrupa için büyük bir değerdir. Eminim ki Sayın Schumann bugün yaşasaydı o vizyoner bakışıyla ilk atacağı adımlardan biri vizelerin kaldırılması ve psikolojik duvarların yıkılması olurdu. Yeni Fransız Cumhurbaşkanı'ndan ve hükümetinden Schumann'ın vizyoner yaklaşımını bekliyoruz ve bunun da sağlanacağına eminiz.''

Atılması gereken üçüncü adımın ise müzakereler önündeki siyasi engellerin kaldırılması olduğunu ifade eden Davutoğlu, ''Eğer bu siyasi engeller kalkarsa çok kısa sürede müzakereleri tamamlarız'' dedi.

Bu üç adım atıldığında gerçek şenliğin o gün yapılacağını belirten Davutoğlu, ''Türkiye'nin Avrupa Birliği üyeliğinin kesinleştiği gün aynen 1950 Schumann bildirisi gibi Türkler için de Avrupa kıtası ve insanlık için de yeni bir başlangıç olacak'' diye konuştu.

AB BAKANI BAĞIŞ

AB Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, ''En kötü gününde bile Avrupalı olan bu millet, bugün en iyi, en zengin, en müreffeh, en çağdaş döneminde her zamanki gibi Avrupalıdır'' dedi.

Bakan Bağış ve Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, AB Bakanlığı, Ankara Büyükşehir Belediyesi ve AB Türkiye Delegasyonu işbirliği ile Gençlik Parkı'nda düzenlenen 9 Mayıs Avrupa Günü Şenliği'ne katıldı.

Bağış, burada yaptığı konuşmada, Türkiye'nin Avrupalı kimliğini sorgulamanın kimsenin haddi olmadığını söyledi.

Türklerin tarihinin en kötü döneminde bile Avrupalı olduğunu ifade eden Bağış, Osmanlı İmparatorluğu parçalanırken bile Asya'nın değil, ''Avrupa'nın hasta adamı'' denildiğini anımsattı.

Bağış, ''En kötü gününde bile Avrupalı olan bu millet, bugün en iyi, en zengin en müreffeh, en çağdaş döneminde her zamanki gibi Avrupalıdır'' diye konuştu.

Bugün Türkiye'yi kendi bölgesinde ilham kaynağı haline getiren sürecin aslında Avrupa Birliği reformlarını uygulama süreci olduğuna dikkati çeken Bağış, Türkiye'nin bu reformları uyguladıkça daha demokratik, daha şeffaf, daha müreffeh, daha zengin, daha saygın ve özgüvene sahip bir ülke haline geldiğini kaydetti.

Bağış, ''Bugün Avrupa Günü'nü kutlarken, aslında Türkiye'de son 9,5 yıl içerisinde attığımız adalet ve kalkınma adımlarıyla 365 günü de Türkiye günü olarak kutlayabiliyoruz. Avrupa Birliği üyesi bazı ülkelerdeki bazı dar vizyonlu siyasilerin ayrılıkçı mesajlarının hiç prim yapmamasına rağmen devam ettiğini görüyoruz. Avrupa'da ırkçılık, ayrımcılık yapanlar tarihte sadece ayıplanarak hatırlanıyorlar. Türkiye'nin AB üyeliği Avrupa'ya saçılmaya çalışılan ayrımcılık zehirinin de panzehiridir'' ifadesini kullandı.

Mevlana'nın ''Yalnız kaldığında sen bir damlasın ama bütüne kavuştuğunda derya olursun'' sözünü hatırlatan Bağış, Türkiye'nin AB üyelik sürecini de o çerçevede değerlendirmek gerektiğini ifade etti.

Bugünün Türkiye'de coşkuyla kutlanıyor olmasının Türklerin ''bir derya olma'' konusundaki umudunun tezahürü olduğunu belirten Bağış, bugün AB fonlarıyla yılda yaklaşık 50 bin gencin Avrupa'da eğitim aldığını ve pek çok proje gerçekleştirildiğini ifade ederek, ''Onun için bugünkü mesajımız, durmak yok, reforma devam'' dedi.

''POZİTİF GÜNDEM MÜZAKERE SÜRECİ İÇİN BİR ALTERNATİF DEĞİL''

Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu Başkanı Jean-Maurice Ripert ise 9 Mayıs 1950'de barış özgürlük refah ve dayanışma içinde bir Avrupa için yola çıkıldığını belirterek, bugün Avrupa'nın 27 ülkeyi kapsayan bir umut olduğunu söyledi.

Mali sıkıntılara rağmen Avrupa Birliği'nin pek çok değeriyle bu yolda ilerlemeye devam ettiğini ifade eden Ripert, AB'nin siyasi bir birlik olduğunu vurguladı.

Ripert, bugünkü kutlamalarla Avrupalıların Avrupa entegrasyonunun önemini tekrar hatırlamalarını istediklerini dile getirdi.

Türkiye ve AB arasındaki güçlü olan ilişkilerin pek çok alanda daha da güçlenmeye devam ettiğini vurgulayan Ripert, önümüzdeki hafta Ankara'da başlatılacak olan ''pozitif gündem'' ile ilişkilerin daha da gelişeceğini kaydetti.

Ripert, ''Pozitif gündem müzakere süreci için bir alternatif değildir. Sadece bu süreci hızlandırmak için bir adımdır'' dedi.

Türkiye'ye mali desteğin devam edeceğini belirten Ripert, 2012 yılı içerisinde 800 milyon avroya varacak bir yardım öngördüklerini söyleyerek, ''Türkiye ve Avrupa Birliği ortak bir yolda ilerlemeye devam ediyor'' değerlendirmesinde bulundu.

FRANSA İLE İLİŞKİLER

Konuşmaların ardından Bağış, Davutoğlu ve Ripert Gençlik Parkı'nda Avrupa Günü dolayısıyla açılan stantları gezdiler.

Fransa standında basın mensuplarının Fransa'daki seçim ve Türkiye ve Fransa arasındaki ilişkileri konusundaki soruları üzerine Bakan Bağış, Fransız özel sektörü ve Fransız firmalarının Türkiye ile ilişkilerin daha iyi bir noktaya gelmesi için baskı yaptıklarını belirterek, şöyle konuştu:

''Türkiye'de böylesine önemli bir pazarı kaçırmak istemeyen Fransız firmaları kendi yönetimleri üzerinde de baskı yapıyorlardı. Onu da takip ediyorduk. Ben Fransız halkının sağduyusuna güveniyorum. Onların hassasiyetleri çerçevesinde yeni politikaların AB sürecimize de çok önemli fırsatlar kazandıracağına inanıyorum.''

Davutoğlu ise Türk ve Fransız ilişkilerinin köklü bir geleneği bulunduğuna işaret ederek, Fransa'nın yeni Cumhurbaşkanı Francois Hollande'ın Fransa'daki değişim sürecinde pozitif adımlar atacağına inandıklarını söyledi.

Davutoğlu, ''Önemli olan burada rasyonel ve geleneğe uygun bir şekilde bir tavrın benimsenmesi. Türkiye her zaman bu konuda çok ilkeli davranmıştır. Ümit ederiz Sayın Hollande ve ekibi de bu yeni dönemde bir şekilde yeniden bir değerlendirme yaparlar ve Türk-Fransız ilişkileri çok daha parlak bir şekilde önümüzdeki geleceğe hazırlanır'' dedi.

11 AVRUPA ÜLKESİ STANT AÇTI

Ayrıca etkinlikler kapsamında Gençlik Parkı'nda birçok stant kuruldu. Avrupa ülkeleri, Türkiye'nin 81 ilinden temsilciler ve pek çok dernek tarafından açılan stantlara gösterilen yoğun ilgi dikkati çekti.

Stantlarda çeşitli ikramlar yapıldı, hediyeler dağıtıldı. Etkinlik kapsamında 11 Avrupa ülkesinden gelen ziyaretçiler kendi ülkelerinin tarihini, kültürünü, yemeklerini, görüntü, slayt ve fotoğraflarla konuklara anlattılar.

(AA/GÜL/GÜR)

 
10 Mayıs 2012 Perşembe 08:28
Okunma: 791
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Gazete Manşetleri
 
Anket
Kıbrıs sorunu ile ilgili olarak 2016 sonuna kadar bir çözüme ulaşılabileceğine inanıyor musunuz?
Evet İnanıyorum
Hayır İanmıyorum
Kararsızım
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Kuzey’de ‘Rum mülkü’ satın alanların durumuGöbek eriten 10 baharatZayıflamak isteyenlere 5 uzman 5 süper öneriGünde iki fincan kahve içen erkeklerin...Kıbrıs'ta gezilecek yerlerSu geldi Rumlar çıldırdı İşte muhtemel yeni Kıbrıs haritasıTürkiye güzeli bakın kim çıktı!Doğu Akdeniz’de Enerji Stratejileri ve Bölgesel Güvenliğin GeleceğiDoğu Akdeniz’de hidrokarbon yatakları: Yeni bir jeopolitik mücadele sahası mı?
 
TÜRKİYE'DEN GELEN SUYUN DAĞITIMI VE PROJELENDİRİLMESİ ÇALIŞTAYI'NIN SONUÇ BİLDİRGESİ YAYINLANDIDoğu Akdeniz’de zengin gaz ve petrol rezervleri
 
 
Nöbetçi Eczaneler
LEFKOŞA KADER ECZANESİ  (Tel : (392)223-5499)
SEROL ECZANESI  (Tel : (392)227-2064)
GAZİ MAĞUSA SAKARYA ECZANESI  (Tel : (392)365-2989)
GİRNE SERTAÇ ECZANESI  (Tel : (392)815-9067)
GÜZELYURT İNCİ ECZANESI  (Tel : (392)714-3252)