Ana Sayfa » Kıbrıs » Arazi araçları çevrecilerin tepkisine yol açtı

Arazi araçları çevrecilerin tepkisine yol açtı

Natura 2000 projesi çerçevesinde “Özel Çevre Koruma Bölgesi” olarak belirlenen sahillere arazi araçlarıyla girilmesi çevrecilerin tepkisine yol açtı

 
 
Arazi araçları çevrecilerin tepkisine yol açtı

Hasan ÇAĞDA/ Ahmet İLKTAÇ  KIBRIS


  Natura 2000 projesi çerçevesinde “Özel Çevre Koruma Bölgesi” olarak belirlenen sahillere yasak olmasına rağmen arazi araçlarıyla girilmesi çevrecilerin tepkisine yol açtı.
Koruma altındaki birçok bitki ve canlının yaşayıp çoğaldığı sahillerin korunması gerektiğini ifade eden çevreciler, oluşumları çok uzun zaman alan kum tepelerinin tahrip edilmesinin bölgedeki doğal hayatı olumsuz yönde etkilediğini vurguladı.
Gazimağusa bölgesinde bulunan ve ‘Natura 2000’ alanı olarak da ilan edilen Silver Beach, Glapsides, Tuzla-Glapsides, Neapolis, Ayluga ve Mağusa Tatlısu Gölü’nün tahrip edildiği belirtildi.
Hem devletin, hem de vatandaşların bu bölgelerdeki zengin bitki ve hayvan türlerinin korunmaları yönünde üzerlerine düşen görevi yerine getirmediklerinden yakınan uzmanlar, Mağusa sahillerinin “turistik tesis” bahanesiyle tahrip edildiklerine, otomobil veya motosikletlerle deniz kenarlarına kadar inilerek tahribatlar yapıldığına vurgu yaptılar.
Uzmanlar konu ile ilgili olarak KKTC Çevre Dairesi’ni bir an önce göreve çağırdı.

Beton: Tabela ve uyarı levhaları var
KIBRIS Gazetesi’ne konuşan Kuzey Kıbrıs Kuşları ve Doğayı Koruma Derneği (KUŞKOR) Başkanı Damla Beton, Natura 2000 projesi çerçevesinde Özel Çevre Koruma Bölgesi olarak ilan edilen sahillere arazi araçlarıyla girmenin yasak olduğunu belirtti.
Arazi araçlarının oluşumu çok uzun yıllar alan kum tepelerine zarar verdiği ve bu doğal yapıların bozulmasıyla bölgedeki hem bitki hem de canlıların zarar gördüğünü ifade eden Beton, özellikle nesli tehdit altında olan deniz kaplumbağalarının kumullara yaptıkları yuvaların arazi araçları tarafından tahrip edildiklerini söyledi.
Araçlarla sahil şeridine girilemeyeceği konusunda tabela ve uyarı levhalarının tüm “Özel Çevre Koruma Bölgesi” ilan edilen kumsallarda bulunduğunu dile getiren Beton, “Araçların girişini engellemek için birçok noktada taş bariyerler yerleştirilmesine rağmen zaman zaman vatandaşlar taşları kaldırarak denize daha yakın noktalara gidiyor. Bu kumsallar birçok koruma altındaki bitki ve canlıların yaşayıp ürediği yerlerdir. Kum tepelerinin tahrip edilmesi ise kumların rüzgarla taşınıp taşlaşmaya ve doğal yapının bozulmasına yol açabiliyor” diye konuştu.
Damla Beton, “Koruma altındaki sahillerde panolarla bu bölgenin kaplumbağa koruma bölgesi olduğu belirtilmektedir. Belli bir yasak olduğu açıkça belirtiliyor. Üstelik kaplumbağa sezonunun açıldığı dönemde arazi araçlarıyla insanların içinden geçerek girilmesi yasadışıdır. Sadece kaplumbağalar değil tüm canlı ve bitkiler zarar görür” dedi.
Konuyla ilgili olarak Çevre Koruma Dairesi ile görüştüklerini ifade eden Beton, benzer vakalarla karşılaşan vatandaşların Alo 123 hattını arayarak ihbarda bulunmalarını beklediklerini vurguladı.

Kuyucu: Ender korunmaya değer alan
   Gazetemiz KIBRIS’a konuşan Çevre Eğimi Uzmanı Asuman Kuyucu, Mağusa’nın sulak alanları olan Silver Beach, Glapsides, Tuzla-Glapsides, Neapolis (Gülseren Yenişehir), Ayluga ve Mağusa Tatlısu Gölü’nün KKTC Su ve Su Ortamlarının Korunması Tüzüğü ile koruma altına alındığını söyledi.
Söz konusu bölgelerin doğal sulak alanlar olduklarını ve tüzüğe göre de sulak alanların doğal dengesini olumsuz yönde etkileyebilecek olumsuzlukları önlemek amacıyla her türlü gürültü çıkaran faaliyetlerde bulunmanın yasak olduğunu belirten Asuman Kuyucu, ayrıca bu sulak alanların KKTC makamları tarafından 2008 yılında Özel Çevre Koruma Bölgesi olarak ilan edildiklerine değindi.
Kuyucu; “Bölge yıl boyunca yüzlerce göçmen kuşa konaklık etmektedir ve bu bölgede Avrupa Birliği Habitat Direktifiyle koruma altına alınan 8 farklı çeşit Habitat tespit edilmiştir. Bu sulak alanlarımızdan, Glapsides ve Silver Beach önemli Ekolojik alandır. Tuzla, Gülseren, Glapsides, Laguna Beach, Ayluga kendine özgü flora ve faunası olan ender ve korunmaya değer alanlardır” dedi.
Bu bölgelerdeki sulak alanlarında gürültünün, yanlış ağaçlandırmanın, kaçak avcılığın, başıboş köpeklerin, ötrofikasyonun, suda gözle görülür biçimde kimyasal ve fiziksel kirlenmenin, kontrolsüz araç girişi gibi zararlı etkinliklerin tespit edildiğini belirten Kuyucu, özellikle de Glapsides Sulak Alanı’na taşıt girişi olmaması için gereğinden büyük bir park yeri yapıldığını, Silver Beach Sulak Alanı’nda ise Gazimağusa Kaymakamlığı’nın araçla girilmemesini uyaran tabelasının bulunduğunu kaydetti.

“Natura 2000 alanı”
   Asuman Kuyucu Glapsides, Neapolis (Yenişehir- Gülseren), Ayluga ve Mağusa Tatlısı Gölü’nün aynı zamanda ‘Natura 2000’ ofisi uzmanları tarafından hazırlanan bir yönetim planının da mevcut olduğunu açıkladı.
‘Natura 2000’ alanlarının Habitat Yönergesi ve Yabani Kuşlar Yönergesi adları altında korunacak alanları içerdiğini anlatan Kuyucu, dolayısıyla da bu sulak alanlarımızın her iki direktife göre de yaşayan doğa ve yaşayan çevrenin korunması için önemli koruma kapsamına girdiğinin altını çizdi.
Asuman Kuyucu, ‘Natura 2000’ alanları listesine korunması gereken bitki ve hayvan türlerini içeren bölgelerin alındığını sözlerine ekledi.

“Motosikletlerle kıyıya iniliyor”
   Çevreye duyarlı davranmamanın, bilmediğimiz konuları danışmamanın ve doğal yaşam ortamlarını tehdit edecek davranışlarda bulunmanın çağımızda yaşamaktan oldukça uzak davranışlar olduğuna vurgu yapan Asuman Kuyucu, “Hiç olmazsa sözlü uyarı yapıldığı zaman dikkate almamız ve davranışımızı gözden geçirmemiz gerekmektedir. Benzer davranışları Mağusa Ayluga Gölü’nde motosikletlerle kıyıya kadar inen kişilere rastlayarak tespit etmiş bulunuyoruz” dedi.
Sulak alanlarımızın ve diğer doğal yaşam ortamlarının korunması için yasal zorunlulukların tek başına yeterli olmayacağını belirten Çevre Eğitimi Uzmanı Kuyucu, “Eğitim ve kişisel sorumluluk, duyarlılık ve doğayı paylaştığımız türlere karşı sevgi ve doğal sistemin işleyişine saygı gereklidir” diye konuştu.

Çiçek: Çok değerli biyolojik zenginlikler tahrip ediliyor
   KIBRIS’a konuşan Doğu Akdeniz Üniversitesi (DAÜ) Sualtı Araştırma ve Görüntüleme Merkezi Başkanı Yrd. Doç. Dr. Burak Ali Çiçek, Gazimağusa’nın ve hatta tüm Kıbrıs’ın en değerli biyolojik zenginlikleri arasında bulunan sulak alanların tahrip edildiğini söyledi.
    KKTC Çevre Bakanlığı’nın bir an evvel önlem alması gerektiğini belirten Yrd. Doç. Dr. Burak Ali Çiçek, özellikle deniz kenarında yer alan sulak alanlarımızın, turistik tesis yapıldığı bahanesiyle tahrip edildiğini kaydetti.
Çiçek; “Bu alanlardaki kumsallar ve kumul alanlar betonlaştırılıyor. Ayrıca, sezon dışı dönemlerde de kendi haline, kirliliğe mahkûm şekilde bırakılıyor” dedi.
Gazimağusa sulak alanlarının, Avrupa Birliği desteği ile yürütülen Natura 2000 projesi kapsamında araştırıldığını ve korunmaya değer olduğunun belirlendiğini anlatan Burak Ali Çiçek, sulak alanların, farklı tanımları olmakla birlikte, sulak alanları ifade etme ve belirlemede en yaygın kullanılanı RAMSAR Anlaşması’nda yapıldığı gibidir” diye konuştu.
RAMSAR Anlaşması’nın sulak alanların tiplerini, bulundukları yerleri, sınırlarını, özelliklerini detaylı olarak açıkladığını ifade eden Çiçek,“RAMSAR Anlaşması’nın maddelerine dayanarak, sulak alanlar şu şekilde tanımlanabilir: Sulak alanlar, bataklık, sazlık, sulak çayırlık, türbiyeler veya sulardır; bunlar doğal veya yapay, devamlı veya geçici, suları durgun veya akıntılı, tatlı, acı veya tuzlu olabilir; denizlerin gel-git hareketlerinin çekilme devresinde altı metreyi geçmeyen derinlikleri de bu alanlara dahildir” dedi.
Yrd. Doç. Dr. Burak Ali Çiçek, başka bir tanıma göre de sulak alanların, bütün yıl boyunca veya gelişme dönemi de dahil olmak üzere yılın değişik zamanlarında, suyun toprağı kapladığı, veya toprak yüzey seviyesinde veya yakınında bulunduğu bölgeler olduğunu bildirdi.
Gülseren Sazlığı, Glapsides kıyıları, Laguna Bölgesi,  Tuzla Bölgesi ve Ayluga’nın değişik karakterdeki sulak alanları olduğunu kaydeden Çiçek, bu bölgelerin uyum yapmış kendine özgü florası ve özellikle kuş faunası ile adadaki nadir doğal sulak alanlardan olduğuna dikkat çekti.

 
10 Haziran 2014 Salı 10:10
Okunma: 1259
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Gazete Manşetleri
 
Anket
Kıbrıs sorunu ile ilgili olarak 2016 sonuna kadar bir çözüme ulaşılabileceğine inanıyor musunuz?
Evet İnanıyorum
Hayır İanmıyorum
Kararsızım
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Kuzey’de ‘Rum mülkü’ satın alanların durumuGöbek eriten 10 baharatZayıflamak isteyenlere 5 uzman 5 süper öneriGünde iki fincan kahve içen erkeklerin...Kıbrıs'ta gezilecek yerlerSu geldi Rumlar çıldırdı İşte muhtemel yeni Kıbrıs haritasıTürkiye güzeli bakın kim çıktı!Doğu Akdeniz’de Enerji Stratejileri ve Bölgesel Güvenliğin GeleceğiDoğu Akdeniz’de hidrokarbon yatakları: Yeni bir jeopolitik mücadele sahası mı?
 
TÜRKİYE'DEN GELEN SUYUN DAĞITIMI VE PROJELENDİRİLMESİ ÇALIŞTAYI'NIN SONUÇ BİLDİRGESİ YAYINLANDIDoğu Akdeniz’de zengin gaz ve petrol rezervleri
 
 
Nöbetçi Eczaneler
LEFKOŞA KADER ECZANESİ  (Tel : (392)223-5499)
SEROL ECZANESI  (Tel : (392)227-2064)
GAZİ MAĞUSA SAKARYA ECZANESI  (Tel : (392)365-2989)
GİRNE SERTAÇ ECZANESI  (Tel : (392)815-9067)
GÜZELYURT İNCİ ECZANESI  (Tel : (392)714-3252)