Ana Sayfa » Kıbrıs » Atalay: “Tarikatlaşmaya karşıyız”

Atalay: “Tarikatlaşmaya karşıyız”

Din İşleri Başkanı Talip Atalay, devlet adına din İşlerini yöneten makamın kendileri olduğunu belirterek, din adına farklı örgütlenmelere sıcak bakmadığını söyledi

 
 
Atalay: “Tarikatlaşmaya karşıyız”




“GÜÇLÜ BİR DİN İŞLERİ”…  Din İşleri Başkanı Atalay, Din İşleri Dairesi’nin güçlü bir yapıya kavuşmasının, halkın din üzerinden gelecek tehlikelere karşı da korunması anlamı taşıyacağını söyledi. Atalay, “Her türlü suistimalin önlenmesi için din işlerinin tek elden yürütülmesi en doğrusudur. Bu birçok sorunun da önüne geçecek ve farklı örgütlenmeyi de engelleyecek” dedi



“KÜLLİYE DEĞİL MERKEZ”… Din İşleri Dairesi Başkanı Talip Atalay, “Haspolat’ta yapımı düşünülenin külliye olmadığını külliyenin Terminal için düşünülen bir proje olduğunu söyledi. Atalay, Haspolat’taki projenin bir eğitim kompleksi olarak tasarlandığını, oraya yapılacak olanın da ilahiyat lisesi, uygulama camisi, havuz, spor salonu ve yurtlar olacağını” belirtti



” CEMEVİ OLMALI”… Atalay: “Ben pozisyonum itibarı ile cemevi yapılmasına öncülük edemem. Ama bu talebin devlet tarafından olumlu karşılanmasını isterim. İslam dini açısından da baktığımız zaman, farklı dinlerin yaşanmasında bir sakınca görmüyorum. Eğer ibadet yapılacaksa, bizim kilise ve sinagoga da karşı durmamız söz konusu değildir”dedi






Din İşleri Başkanı Talip Atalay, Din İşleri Başkanlığı’nın 185 cami ve beş irtibat noktası olmak üzere toplam 190 noktada aktif hizmette olduklarını söyledi.

Mevcut yasa gereği tek yöneticinin kendisi olması dolayısıyla zorluklar yaşandığını anlatan Atalay, yeni yasa ile beş bölgede müftülüklerin bulunacağını bu kişilere bölge yönetim amiri de denilebileceğini söyledi. Şu anda yetkisini temsilciler aracılığıyla kullandığına dikkat çeken Atalay, bu kişileri doğrudan kadroya alma durumunun şu an için imkansız olduğunu söyledi. 245 kişinin kendi bünyelerinde, 70 kişinin de Türkiye’den geldiğini ifade eden Atalay, eğitim düzeyini de yukarılara çekmek istediklerini kaydetti.



“Yapısal değişiklik şart”

Koordinasyonun sağlanması için yapısal olarak bir değişime ihtiyaç olduğunu kaydeden Din İşleri Dairesi Başkanı Talip Atalay, hükümetle iyi bir koordinasyonları olduğunu, bir sıkıntı olduğu zaman da muhatap bulabildiklerini söyledi.

Halk arasında hep müftü olarak adlandırıldığına da değinen Atalay, Din İşleri Başkanlığı isminin de artık kullanılması gerektiğini belirtti. Atalay şöyle devam etti:

“Bölgelerde de temsilcilikler olursa koordinasyon kolay olacak. İş tanımını yapıp yola öyle devam etmek gerekiyor. Üzerimizde siyasi bir baskı yok. Vakıflar Yönetimi ile de sorunumuz yok. Şikayet etmemiz için yetkimizin başkası tarafından kullanılması gerekiyor. Şikayet makamı değil, icra makamıyız. Bazı alışkanlıklar var. Bu alışkanlıkların değişimi için bizim doğru olanı anlatmamız ve yetkilerimize sahip çıkmamız gerekiyor.”



“Yapılacak olan külliye değil”

Din İşleri Dairesi Başkanı Talip Atalay, Haspolat’ta yapımı düşünülenin külliye olmadığını külliyenin Terminal için düşünülen bir proje olduğunu söyledi.

Atalay, Haspolat’taki projenin bir eğitim kompleksi olarak tasarlandığını, oraya yapılacak olanın da ilahiyat lisesi, uygulama camisi, havuz, spor salonu ve yurtlar olacağını belirtti.

Haspolat’taki projenin, karakter itibarı ile doğru ama kamuoyuna yansıma biçiminin yanlış olduğuna da değinen Atalay, Din İşleri Başkanlığı’nın bu sürecin herhangi bir yerinde olmadığını söyledi.



“Burada yetişmeli”

Atalay, “Din adamları Türkiye’de yetişsin deniyor. Olmadı, gördük. 2012’de KKTC’de yetişmiş din adamı kadrosu ortada. Resmi olarak Din İşleri Başkanlığı eğitim için Türkiye’ye birini göndermedi. Bir şekilde giden çocuklarımız ise oradaki sisteme uyum sağlayamadı. Okuyan da Türkiye’de kalıyor. Her imam hatip mezunu da imam olacak diye bir kaide yoktur” diye konuş.

Atalay, imam hatip lisesinden mezun olan herkesin din adamı olacağı yönünde bir inanış olduğunu ve bunun doğru olmadığını söyledi. Atalay şöyle devam etti:

“imam hatip lisesinden mezun olanlar, üniversite de okumalı. Bugün Türkiye’de, ilahiyat fakültesinden mezun olmak da imam olmak için yeterli değil. Bir de Diyanet İşleri Başkanlığı’nın açtığı sınavı kazanmak lazım.

Böyle olduğu zaman da, kalite artıyor. Bizim de üniversite mezunu, entelektüel imamları görevlendirmemiz gerekiyor. Bu standardı belirleyecek olan da Din İşleri Başkanlığı’dır.”

Atalay kendilerine göre doğru olanın din adamlarının, buradaki bir okulda din adamı olarak yetişmesi olduğunu belirterek, kişilerin sürekli hizmet vereceği alanda yetişmesinin ciddi bir avantaj olduğunu vurguladı.



Atatürkçülük için engel değil

Atalay, Atatürkçülük ile ilgili gelişen tartışmaya şöyle bir tanımda bulunuyor:

“Atatürkçü nesil neden imam hatiplerde yetişmesin? Kurucusu Atatürk. Çankaya Köşkü’nde yapılan üç lojmandan biri Diyanet İşleri Başkanı içindi. Diğerleri ise kendi ve Genelkurmay Başkanı’na aitti.”

Bu alanda eğitim sistemine bakmak gerektiğine vurgu yapan Atalay, imam hatip ve ilahiyat fakültelerinde ders programlarının incelenmesini istedi. Teknik dersler dışında, entelektüel insan yetiştirecek bir yapının mevcut olduğunu ifade eden Atalay, KKTC’de imam hatiplerin Kur’an Kursu olarak görüldüğünü de söyledi.



“Doğru adres Din İşleri”

İmam hatip ve ilahiyat mezunlarının her halükarda din görevlisi olacak algısının yanlış olacağını söyleyen Atalay, din üzerinden yapılan tüm tartışmaların, Din İşleri Başkanlığı Kurumu’nun gelişimini engellediğini belirtti.

Atalay şöyle devam etti:

“Oysa kamuoyunda din üzerinden oluşan kaygıları ortadan kaldıracak ve bunu toplum üzerinde bir tehlike olmaktan çıkaracak kurum da burasıdır. Din İşleri Başkanlığı’dır...

Tartışmaların hiçbiri bizim alanımız içerisinde değil. Örneğin bizim okul kurma yetkimiz yok. Ama bu tartışma bizim üzerimizden yapılıyor.”



“Tarikat örgütlenmesi yok, buna karşıyız”

KKTC’de Şeyh Nazım dışında güçlü bir tarikat örgütlenmesi olmadığını anımsatan Atalay, Din İşleri Başkanı olarak, tarikatlaşmaya da karşı olduklarını vurguladı. Atalay, Şeyh Nazım’ın ise yıllardan bu yana gelen bir alışkanlık olduğunu belirterek, “Dünyada evrensel olarak tanınan tek Kıbrıslı Türk Şeyh Nazım. Kıymetini yıllar sonra anlayacağız” dedi.

“KKTC’de Şeyh Nazım örgütlenmesi dışında güçlü bir tarikat yapılanması yok. Tarikat mensupları var ama tarikatlaşma yok” ifadesini kullanan Atalay, bu konudaki görüşlerini de şöyle dile getirdi:

“KKTC’de Şeyh Nazım örgütlenmesi dışında güçlü bir tarikat yapılanması yok. Tarikat mensupları var ama tarikatlaşma yok.

Biz başkanlık olarak bir misyona sahibiz. Din ile ilgili her şeyle ilgiliyiz. Resmi yapımız dışında bir yapının olmasını da istemeyiz. Bu nedenle diyorum ki her tülü din hizmeti Din İşleri Başkanlığı üzerinden yürütülmeli. Devletin rolü de budur aslında. Devlet adına da bu alandaki görevi biz yönetmeliyiz. Burası illegal bir yer değil ki... Bizim görevimiz devlet adına din işlerini yürütmek.”



“Cemevi yapılabilmeli”

Atalay, “Ben pozisyonum itibarı ile cemevi yapılmasına öncülük edemem. Ama bu talebin devlet tarafından olumlu karşılanmasını isterim” dedi.

Atalay, sorumluluk alanını ise şöyle açıkladı:

“Benim yetki ve sorumluluğum İslamiyet çerçevesinde. Buranın misyonu Kıbrıs’taki Müslümanlarla ilgili. Camiler dışında kurum olarak herkesin dinini özgürce yaşamasına müdahale edecek bir pozisyonumuz yok.

İslam dini açısından da baktığımız zaman, farklı dinlerin yaşanmasında bir sakınca görmüyorum. Eğer ibadet yapılacaksa, bizim kilise ve sinagoga da karşı durmamız söz konusu değildir.”


Havadis

 
28 Mart 2012 Çarşamba 09:25
Okunma: 1641
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Gazete Manşetleri
 
Anket
Kıbrıs sorunu ile ilgili olarak 2016 sonuna kadar bir çözüme ulaşılabileceğine inanıyor musunuz?
Evet İnanıyorum
Hayır İanmıyorum
Kararsızım
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Kuzey’de ‘Rum mülkü’ satın alanların durumuGöbek eriten 10 baharatZayıflamak isteyenlere 5 uzman 5 süper öneriGünde iki fincan kahve içen erkeklerin...Kıbrıs'ta gezilecek yerlerSu geldi Rumlar çıldırdı İşte muhtemel yeni Kıbrıs haritasıTürkiye güzeli bakın kim çıktı!Doğu Akdeniz’de Enerji Stratejileri ve Bölgesel Güvenliğin GeleceğiDoğu Akdeniz’de hidrokarbon yatakları: Yeni bir jeopolitik mücadele sahası mı?
 
TÜRKİYE'DEN GELEN SUYUN DAĞITIMI VE PROJELENDİRİLMESİ ÇALIŞTAYI'NIN SONUÇ BİLDİRGESİ YAYINLANDIDoğu Akdeniz’de zengin gaz ve petrol rezervleri
 
 
Nöbetçi Eczaneler
LEFKOŞA KADER ECZANESİ  (Tel : (392)223-5499)
SEROL ECZANESI  (Tel : (392)227-2064)
GAZİ MAĞUSA SAKARYA ECZANESI  (Tel : (392)365-2989)
GİRNE SERTAÇ ECZANESI  (Tel : (392)815-9067)
GÜZELYURT İNCİ ECZANESI  (Tel : (392)714-3252)