Ana Sayfa » Kıbrıs » Atalay'ın 15 Kasım Cumhuriyet Bayramı Mesajı

Atalay'ın 15 Kasım Cumhuriyet Bayramı Mesajı

"Kıbrıs Sorunu Çözüme Ulaşsın Ya Da Ulaşmasın Sağlıklı Ve Üretken Bir Ekonomik Yapı Geleceğin Teminatıdır"

 
 
Atalay'ın 15 Kasım Cumhuriyet Bayramı Mesajı
Türkiye'nin Kıbrıs İşlerinden de sorumlu Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay, Kıbrıs sorunu bir çözüme ulaşsın ya da ulaşmasın sağlıklı, sürdürülebilir ve üretkenliği ile rekabet edebilirliği devamlı artan bir ekonomik yapının Kıbrıs Türk halkının geleceğinin en önemli teminatı olacağını vurguladı.  

KKTC hükümetinin bu amaçla yaptığı cesur atılımlara desteklerinin tam olduğunu ifade eden Atalay, "Tüm engelleri birlikte aşacağımızdan, Kıbrıs Türk halkını daha güçlü kılacağımızdan, daha mutlu ve müreffeh bir geleceği birlikte kazanacağımızdan kimse şüphe duymasın" dedi.

Atalay, Türkiye'nin daima Kıbrıs Türk halkının yanında olacağı mesajını yineleyerek, sorumluluklarını yerine getirmekten ödün vermeyeceğini kaydetti.

KKTC'nin 28. kuruluş yıldönümü nedeniyle KKTC'de bulunan Atalay yayımladığı mesajda, adada olmaktan duyduğu mutluluğu ifade etti ve Kıbrıs Türk halkının coşkusunu paylaştığını belirtti. Atalay, 15 Kasım Cumhuriyet Bayramı'nı kutladı ve şehitleri rahmetle, gazileri şükranla andı.

"Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Kıbrıs Türkü'nün varoluş mücadelesinin en anlamlı eseri, hürriyetine ve hukukuna sahip çıkma kararlılığının en güçlü ifadesidir" diyen Atalay, zorlu ama onurlu mücadeleyi sürdürme kararlılığının 28 yıl önce KKTC'nin ilanıyla taçlandırıldığını söyledi.

Atalay, Kıbrıs Türk halkının haklı mücadelesinde sağladığı kazanımların gururu içinde olduklarını belirterek, KKTC'nin adada ve Doğu Akdeniz'de barış ve istikrar unsuru olduğunu, kalıcı ve adil bir çözümün temelini oluşturduğunu kaydetti.

"ANAVATAN YALNIZ BIRAKMAYACAK"

"Anavatan Türkiye, geçmişte olduğu gibi gelecekte de Kıbrıs Türk halkını siyasi eşitlik ve özgürlük mücadelesinde yalnız bırakmayacak, her alanda destek vermeye devam edecektir. Birlik ve beraberlik içinde değerlerimize sahip çıktığımız ve milli davaya olan inancımızı muhafaza ettiğimiz sürece aşamayacağımız engel yoktur" diyen Atalay, Kıbrıs'ta üç yıldır süren kapsamlı müzakerelerin artık kritik nihai aşamasına girdiğini ifade etti.

Beşir Atalay, son New York üçlü görüşmesindeki umut verici ilerlemelerin Cumhurbaşkanı Eroğlu ve ekibinin irade ve çabalarıyla sağlandığını belirterek, ocaktaki son üçlü görüşmede ilerleme sağlanırsa garantörlerin de katılımıyla yüksek düzeyli bir toplantıya geçilerek çözüm anlaşmasının ortaya çıkacağını dile getirdi.

Atalay, şunları kaydetti:

"Ada'da iki tarafta yapılacak referandumların ve onay süreçlerinin de tamamlanmasıyla, yeni ortaklık devletinin 2012'nin ilk yarısı içinde hayata geçirilmesi ve AB Dönem Başkanlığı'nın da birleşik federal Kıbrıs tarafından üstlenilmesi mümkün görünmektedir. Biz bu hedefin gerçekçi ve ulaşılabilir olduğuna inanıyoruz. Aksi takdirde AB Dönem Başkanı oldular diye Rumları muhatap almamızı kimse beklememelidir. Türkiye, 2004 yılında Annan Planı'nı reddetmelerine rağmen AB'ye üye yapılan Kıbrıs Rum tarafının icra edeceği tek taraflı ve meşruiyetten yoksun bir Dönem Başkanlığı ile kesinlikle aynı masaya oturmayacağını, onları muhatap kabul etmeyeceğini başta Sayın Başbakanımız tarafından olmak üzere açıkça ortaya koymuştur."

Beşir Atalay, New York'ta belirlenen yeni takvimi, müzakerelere nihai ve anlamlı bir sonuç getireceği ümidiyle desteklediklerini ifade ederek, müzakerelerin kapsamlı çözümle neticelenmesini hedeflediklerini söyledi.

"MESELE İRADEDİR"

"Çözüm için gerekli her şey mevcuttur. Mesele iradedir. Türkiye, Kıbrıs Türk tarafının çözüm konusunda bugüne dek attığı tüm yapıcı adımları destekler ve teşvik ederken, ilgili tüm tarafların da bu süreçte Rumları daha güçlü şekilde teşvik etmesini beklemektedir" diyen Atalay, Rum tarafının Türk tarafının temposuna ve BM'nin beklentilerine uygun hareket edemediğini; yapıcı yeni fikirler üretmede de çok geride kaldığını belirtti.

TC Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Atalay mesajında, "Siyasi irade ve kararlılığın ortaya konulması bakımından son fırsatın iyi değerlendirilmesi gerektiği kanısındayız. Kıbrıs sorununun devamı kimsenin yararına değildir. Buna rağmen sorunun halen devam etmesi düşündürücüdür. Artık Kıbrıs'ta kapsamlı çözümün sağlanması konusunda yalnız Ada'daki iki yönetimin değil, ilgili tüm tarafların ne ölçüde samimi olduklarının sınanacağı bir döneme girildiği açıktır" dedi.

Yunanistan'ın ekonomik güçlüklerine rağmen çözüm yolunda önemli ve değerli katkıları olabileceğini, kısa zamanda adil ve kalıcı çözüme ulaşılmasıyla bölgeye barış ve istikrar getirilebileceğini, dünya refah ve istikrarına da katkıda bulunabileceğini kaydeden Atalay, Türkiye'nin konuya sadece Kıbrıs perspektifinden değil, geniş bir vizyondan baktığını belirtti ve şöyle devam etti:

"DOĞAL KAYNAKLARA TEK BAŞINA EL KOYMA GİRİŞİMİ..."

"Kıbrıs sorununun devamının, Doğu Akdeniz ve Ortadoğu bölgesindeki güven, istikrar ve işbirliğini tehlikeye atan niteliği de dikkate alınacak olursa, sorunun Rum tarafının gerçekçilikten uzak talep ve beklentilerine mahkum edilmemesi gerektiği açıktır. Nitekim Rum tarafının, gelecekteki muhtemel ortağının meşru ve vazgeçilmez haklarını göz ardı ederek Ada'nın etrafındaki doğal kaynaklara tek başına el koyma girişimi, Ada'daki mevcut sorunların, bölgesel ve yer yer küresel ölçekte yeni sorunlar yaratma potansiyeli içerdiğini göstermektedir."

Beşir Atalay, Rum tarafının provokatif biçimde doğalgaz sondajına başlaması üzerine KKTC'nin de haklarına sahip çıkarak Anavatanıyla birlikte gerekli karşı adımları attığını; bu kaynaklardan iki halkın da hakkı bulunduğunu ve çözümden önce bu tür faaliyetlere girişilmemesi gerektiğini söylediklerini anlatarak, bunun için yıllarca tek yanlı hareketlerden uzak durduklarını ve çözüm için çaba harcadıklarını vurguladı.

"Ama Rumların her şeyin tek sahibi oldukları iddiasıyla giriştikleri eylemlere de seyirci kalamazdık" diyen Atalay, Rum tarafının, Cumhurbaşkanı Eroğlu'nun BM aracılığıyla ilettiği, Ada'nın doğal kaynaklarının hakça paylaşımına ilişkin yapıcı önerisini de yanıt bile vermeden iade ettiğine dikkat çekti.

"HAKLARIN KORUNMASI İÇİN GEREKEN ADIMLAR ATILACAK"

Atalay, Rum tarafının doğal kaynakların nasıl paylaşılacağı konusunda takdir yetkisini tamamıyla kendilerinde gördüklerini ve halihazırda BM himayesinde kapsamlı çözüm müzakereleri yürüttükleri Kıbrıslı Türkleri aslında ortak olarak görmediklerini bir kez daha gözler önüne serdiğini kaydederek, "Şayet Rumlar bu tutumlarını değiştirmez, kapsamlı çözümden de kaçmaya devam ederse Kıbrıs Türkü de hakkı olanı kendisi alacaktır. Bunun için gerekli tüm imkanlar sağlanmıştır. Anavatan olarak Kıbrıs Türk halkının haklarının korunması için gereken adımlar atılacaktır" dedi.

"BU GELİŞMELER KAPSAMLI VE KALICI ÇÖZÜMÜN ÖNEMİNİ GÖSTERDİ"

Beşir Atalay, bu gelişmelerin Ada'da kapsamlı ve kalıcı bir çözüme ulaşılmasının gerekliliğini ve önemini de bir kez daha gösterdiğine dikkat çekerek, Kıbrıs'ta çözüm hedefine ulaşılmasının Doğu Akdeniz'in barış, istikrar ve işbirliği sahasına dönüşmesini de sağlayacağı ve bunun da Kıbrıs'taki taraflar başta olmak üzere AB dahil tüm tarafların ve dünya barışının menfaatine olacağını vurguladı.

"KISITLAMALARA SON VERME ZAMANI GELDİ VE GEÇMEKTEDİR"

Kıbrıs Türk halkının yıllardan beri maruz bırakıldığı insanlık dışı kısıtlamaların hiçbir makul izahı bulunmadığını söyleyen Atalay, çözümden yana çaba sarf eden, 2004'te BM Kapsamlı Çözüm Planı'na evet diyen Kıbrıs Türk halkına uygulanan kısıtlamalara son verilmesinin zamanının geldiğini ve geçtiğini; AB başta olmak üzere ilgili tüm tarafların 2004 referandumları sonrasında aldıkları kararların, verdikleri sözlerin yerine getirilmesi gerektiğini; aklın da vicdanın da bunu gerektirdiğini ifade etti.

"BAŞKASININ UZLAŞMAZLIĞININ CEREMESİNİ YÜKLENMEYİZ"

Atalay, çözüm için çaba sarf ettiklerini ve bu yolda ellerinden geleni yapmaya devam edeceklerini herkes bildiğini kaydederek, "Ancak, 2004 yılında olduğu gibi mevcut sürecin de sonuçsuz bırakılması halinde, bunun bedeli Türk tarafına ödettirilmeye devam edilemez. Kıbrıs Türk halkının görmezden gelinemeyeceğinin, başkasının uzlaşmazlığının ceremesini yüklenemeyeceğinin bilinmesini istiyoruz. Kıbrıslı Türklere uygulanan kısıtlamaların derhal kaldırılmasının BM müzakere sürecine de olumlu katkıları olacağına, çözüme bir an önce ulaşılması şansını yükselteceğine inanıyoruz" dedi.

Kıbrıs Türkü, refahını yükseltecek ve layık olduğu yaşam kalitesine kavuşacak değerlere ve beceriye sahip olduğunu ve Türkiye'nin, bu yolda, KKTC'nin her zaman olduğu gibi gelecekte de yanında olacağını belirten Beşir Atalay, ekonomik kalkınma için Türkiye hükümetinin KKTC'yle birlikte çalıştığını söyledi.

"KALKINMA ÖNCELİKLİ HEDEF"

"Bir yandan, kısa sürede çözüme ulaşılacak gibi uzlaşma için çaba sarfederken, diğer yandan Anavatan Türkiye ile KKTC arasındaki bağların güçlendirilmesine, her alanda ikili işbirliği mekanizmalarının hayata geçirilmesine yönelik girişimlerde bulunmaya devam ediyoruz. Bunun çözüm çabalarına da katkı sağladığına inanıyoruz" diyen Atalay, Kıbrıs Türk halkının refahı ve KKTC'nin ekonomi alanındaki başarısı, KKTC'nin kendi ayakları üzerinde güvenle durabilmesi, kalkınması ve gelişmesinin öncelikli bir hedef olduğunu vurguladı.

Atalay, birlikte hareket ederek KKTC'yi süratle ekonomik olarak çok daha sağlam, müreffeh ve rekabet edebilir bir yapıya kavuşturabileceklerine inanç belirterek, son dönemde bu yönde kararlı bir politika uygulandığını ve önemli gelişmeler sağlandığını; çalışmaların meyvesini verdiğini anlattı. Atalay şunları ifade etti:

"BAŞARIDAN KUZEY KIBRIS DA YARARLANACAK"

"Ekonominin güçlendiğini ve refahın giderek arttığını memnuniyetle müşahede ediyoruz. Bugün AB üyeleri başta olmak üzere, hemen her ülke tarafından mevcut küresel koşullar çerçevesinde ekonomik-mali tedbirler alınması gerektiği, bu tedbirleri zamanlıca almayan ülkelerin daha ağır sorunlarla karşılaştıkları gerçeği ortadayken, KKTC'nin ekonomisini sağlamlaştıracak akılcı tedbirlere başvurmaması elbette yanlış bir tercih olacaktı. Nitekim AB üyeliği dahil tüm imkanlardan haksız biçimde tek başına yararlanan Rum tarafının da durumu ortadadır. Birçok AB ülkesinde ve dünya genelinde ekonomik sıkıntıların yaşandığı bir dönemde Anavatan Türkiye'nin yakaladığı başarıdan Kuzey Kıbrıs da mutlaka yararlanacaktır."

Türkiye'nin Kıbrıs İşlerinden de Sorumlu Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay, Türkiye'den hayat suyu getirilmesi için büyük bir projenin temellerini attıklarını hatırlatarak, adanın tümünü yeşertebilecek bu suyun sadece kuzeyin değil, adil ve kalıcı çözüm çerçevesinde tüm Kıbrıs'ın yararlanmasını dilediklerini söyledi.

"SUDAN SONRA ELEKTRİK DE GELECEK"

2014 Mart'ında tamamlamayı öngördükleri boru hattı projesini Anavatan'dan elektrik getirilmesinin de izleyeceğini, altyapı alanlarında diğer büyük projelerin de birbirini takip edeceğini belirten Beşir Atalay, turizm ve eğitim sektörlerindeki yatırımların da süreceğini bildirdi. Atalay, haksız kısıtlamalara rağmen turizm ve eğitim sektörlerinde ulaşılan düzeyin, haklı olarak Kıbrıs Türkü'nün göğsünü kabarttığını kaydetti.

"KIBRIS SORUNU ÇÖZÜME ULAŞSIN YA DA ULAŞMASIN..."

Atalay mesajında şunları vurguladı:

"Kıbrıs sorunu bir çözüme ulaşsın ya da ulaşmasın, sağlıklı, sürdürülebilir ve üretkenliği ile rekabet edebilirliği devamlı olarak artan bir ekonomik yapı, Kıbrıs Türk halkının geleceğinin en önemli teminatı olacaktır. Kıbrıs Türk halkı, ekonomide de değişim dinamiğini gösterecek güce sahip olduğunu kanıtlamıştır. KKTC Hükümeti'nin bu amaca yönelik yapmakta olduğu cesur atılımlara desteğimiz tamdır. Tüm engelleri birlikte aşacağımızdan, Kıbrıs Türk halkını daha güçlü kılacağımızdan, daha mutlu ve müreffeh bir geleceği birlikte kazanacağımızdan kimse şüphe duymasın.

Türkiye daima Kıbrıs Türkü'nün yanındadır ve daima yanında olacaktır. Garantör ve anavatan sorumluluklarını yerine getirmeye devam edecek, hiçbir suretle bundan ödün vermeyecektir. Milli davamızda ancak birlik ve beraberliğimizi hassasiyetle muhafaza ederek hakça bir sonuca ulaşabileceğimiz açıktır. Gücümüzün asli kaynağı olan birlik ve beraberliğimiz ise bugün her zamankinden daha sağlamdır.

Kıbrıs Türk halkının, her türlü engel ve kısıtlamalara rağmen geldiği bu noktadan ötürü duyduğu haklı kıvancı paylaşıyoruz. KKTC, Kıbrıs Türk halkının hem bugününün teminatı hem de geleceğini kurarken en sağlam dayanağı olacaktır."

 
15 Kasım 2011 Salı 15:55
Okunma: 504
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Gazete Manşetleri
 
Anket
Kıbrıs sorunu ile ilgili olarak 2016 sonuna kadar bir çözüme ulaşılabileceğine inanıyor musunuz?
Evet İnanıyorum
Hayır İanmıyorum
Kararsızım
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Kuzey’de ‘Rum mülkü’ satın alanların durumuGöbek eriten 10 baharatZayıflamak isteyenlere 5 uzman 5 süper öneriGünde iki fincan kahve içen erkeklerin...Kıbrıs'ta gezilecek yerlerSu geldi Rumlar çıldırdı İşte muhtemel yeni Kıbrıs haritasıTürkiye güzeli bakın kim çıktı!Doğu Akdeniz’de Enerji Stratejileri ve Bölgesel Güvenliğin GeleceğiDoğu Akdeniz’de hidrokarbon yatakları: Yeni bir jeopolitik mücadele sahası mı?
 
TÜRKİYE'DEN GELEN SUYUN DAĞITIMI VE PROJELENDİRİLMESİ ÇALIŞTAYI'NIN SONUÇ BİLDİRGESİ YAYINLANDIDoğu Akdeniz’de zengin gaz ve petrol rezervleri
 
 
Nöbetçi Eczaneler
LEFKOŞA KADER ECZANESİ  (Tel : (392)223-5499)
SEROL ECZANESI  (Tel : (392)227-2064)
GAZİ MAĞUSA SAKARYA ECZANESI  (Tel : (392)365-2989)
GİRNE SERTAÇ ECZANESI  (Tel : (392)815-9067)
GÜZELYURT İNCİ ECZANESI  (Tel : (392)714-3252)