Ana Sayfa » Dünya » ATC'nin 30'uncu Yıllık Konferansı

ATC'nin 30'uncu Yıllık Konferansı

ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton, ''Türkiye'nin, Arap Baharı olarak adlandırılan büyük tarihi değişimlerin olduğu bir zamanda, kapsayıcı demokrasinin gücünü ve sorumlu bölgesel liderliği göstermesi yolunda eşsiz bir fırsata sahip olduğunu'' söyledi.

 
 
ATC'nin 30'uncu Yıllık Konferansı
Amerikan Türk Konseyi'nin (ATC) 30. Yıllık Konferansı dolayısıyla düzenlenen akşam yemeğine katılan Clinton, burada yaptığı konuşmada, Türkiye'nin tam potansiyelini hayata geçirme yeteneğinin, evinde demokrasiyi, bölgesinde de barış ve istikrarı güçlendirmeye yönelik kararlılığıyla bağlantılı olduğunu kaydetti. Türkiye'deki mevcut anayasal reform sürecinin değerli bir fırsat olduğunu belirten Clinton, Cumhurbaşkanı Gül, Başbakan Erdoğan, Dışişleri Bakanı Davutoğlu ve diğerleriyle bu süreç hakkında çok yapıcı görüşmeler yaptıklarını anlattı.

Bu anayasal sürecin, kapsayıcı, şeffaf, ifade ve ibadet özgürlüğü de dahil olmak üzere tüm Türk vatandaşlarının insan haklarına saygıyı artırıcı nitelikte olması gerektiğini vurgulayan Clinton, Türkiye'deki tüm azınlık gruplarının seslerine kulak verilmesi ve kaygılarının ele alınmasına ihtiyaç olduğunu kaydetti.

Clinton, Başbakan Erdoğan'ın, dini azınlıklarının mallarının iadesi kararından özellikle etkilendiğini de söylerken, Heybeliada Ruhban Okulu'nun tekrar açılması gibi diğer olumlu adımları da görmeyi umut ettiklerini belirtti.

Clinton, canlı bir ekonominin fikirlerin özgürce paylaşılmasını, enformasyonun serbest akışını ve hukukun üstünlüğünü gerektirdiğini, adil yargılamayı güçlendirme ve yolsuzluğun üzerine gitmenin ülkelere daha hızlı büyümeleri yolunda yardım ettiğini, ayrıca özgür ve bağımsız bir medyayı korumanın da çok önemli rol oynadığını ifade etti.

Gerçek refahın geniş boyutta paylaşılması gerektiğini de dile getiren Clinton, Türkiye'de hükümet, iş dünyası ve sivil toplum içindeki güçlü ve başarılı kadın liderlere eşit fırsatlar verilmesi gerektiğini, kadınların haklarının güçlendirilmesinin Türkiye'nin gelişim sürecinin devamı açısından kritik önem taşıdığını vurguladı.

''TÜRKİYE EŞSİZ BİR FIRSATA SAHİP''

Clinton, ''Arap Baharı'' olarak adlandırılan büyük tarihi değişimlerin olduğu bir zamanda, Türkiye'nin, kapsayıcı demokrasinin gücünü ve sorumlu bölgesel liderliği göstermesi yolunda eşsiz bir fırsata sahip olduğunu ve bu açıdan Türk muhataplarıyla yakından çalıştıklarını söyledi.

Örneğin, Irak'ın merkezi kurumlarının desteklenmesi ve bu ülkenin daha geniş bölgeye ekonomik entegrasyonuna katkı sağlamada Türkiye ile birlikte çaba gösterdiklerini belirten Clinton, Türkiye'nin, Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esad'ın kendi halkına uyguladığı şiddeti güçlü biçimde kınadığını ve Suriye'deki muhalif grupların Türkiye'de toplandığını hatırlattı.

Clinton, Türkiye'nin, ülkelerinden kaçan 7 binden fazla Suriyeli göçmene kucak açtığına da dikkati çekerek, ''Türk Hükümeti, Beşşar Esad iktidarda daha ne kadar kalır ve kendi halkına ne kadar daha baskı uygularsa Suriye'nin, sadece Suriyelileri değil, sınırları ötesindeki çevreleri de tehdit edici bir kaos ve çatışma ortamına girmesi riskinin de o derece artacağını anlıyor'' diye konuştu.

ABD'nin, Türkiye ile Yunanistan arasındaki ilişkilerde, geçen yılki ortak kabine toplantısı ve stratejik işbirliği konseyinin kurulması gibi ilerleme işaretlerinden memnuniyet duyduğunu da kaydeden Clinton, ancak Türkiye ile İsrail arasındaki ilişkilerde yaşanan gerilemeden ise kaygı duyduklarını söyledi.

Clinton, Türkiye-İsrail ilişkileri konusunda, ''Bu ilişkinin iki ülkeye de yıllar boyunca hizmet ettiğine inanıyoruz. İki hükümetin, kapılarını uzlaşıya açık tutmaları olumlu ve iki ülkeyi de bu önemli ilişkiyi tekrar rayına oturtmak için fırsatlar aramaya çağırıyoruz'' diye konuştu.

KIBRIS

Konuşmasında Kıbrıs sorununa da değinen Clinton, tüm tarafların, adada iki bölgeli, iki toplumlu bir federasyonla sonuçlanan kalıcı bir çözüme ulaşma yönündeki temel hedef üzerinde mutabık kaldığını belirtti.

Clinton, ABD'nin, Kıbrıs sorununda BM'nin ara buluculuğunu desteklediğini ve tüm taraflarca kamuoyu önünde sergilenen retoriğin, taraflara çözüme ulaşmak için gerekli imkanın verilmesi için minimum düzeye indirilmesi gerektiğini kaydetti.

Bakan Clinton, Kıbrıs Rum kesiminin kendi münhasır ekonomik bölgesinde doğal kaynaklar arama hakkını tanıdıklarını, ancak bununla birlikte, genel bir anlaşmanın çerçevesi içinde adadaki iki tarafın da ortak kaynaklardan faydalanmasını arzu ettiklerini dile getirdi.

Türkiye ile Ermenistan ilişkilerinde ilerleme sağlanmasının da olumlu bir adım olacağını belirten Clinton, TBMM'nin mevcut yasama dönemi içerisinde protokolleri imzalayacağını ve Ermenistan ile ilişkilerini normalleştireceğini umduklarını söyledi.

Tüm bu sorunların bölgenin ilerlemesi ve gelişmesini yavaşlattığını kaydeden Clinton, komşularla gerilimleri azaltmak ve istikrarı artırmanın, büyüme ve etkinin artmasının reçetesi olduğunu belirterek, ''Türkiye'nin liderleri de bunu farkında, bu nedenle son yıllarda açılımlar yapıyorlar.

Ancak bu, sadece Türkiye tarafından değil, tüm ülkeler tarafından da cesur seçimler ve güçlü siyasi iradeyi gerektiriyor'' dedi.

Clinton, Türkiye'nin ekonomik liderliğinin, ülkenin kendi sınırlarının ya da yakın çevresinin çok ötesinde olumlu değişimleri destekleme potansiyelini içinde barındırdırdığını ifade ederek, ''Türkiye, ihraç mallarının dörtte birinden fazlasını Ortadoğu ve Kuzey Afrika'daki ülkelere gönderiyor. Dolayısıyla Türk şirketleri bölge genelinde yoğun yatırımlar yapıyor. Türk iş çevreleri Irak'ın yeniden inşasına yardımcı oluyor. Mısır'daki en büyük yabancı doğrudan yatırım kaynaklarından biri konumundalar. Türk uçakları zaten Libya'ya uçuşlara yeniden başladı. Bu bölgede siyasi değişim ve reformlara, ekonomik reformlar da eşlik etmeli. Başarılı olmak için, Arap siyasi uyanışı, ekonomik bir uyanış da olmalı'' diye konuştu.

''TÜRKİYE DEĞERLİ BİR ORTAK''

ABD Başkanı Obama'nın, bölgede devam eden demokratik dönüşümleri desteklemek için kapsamlı bir ekonomik programı açıkladığını ve bu çabada Türkiye'nin değerli bir ortak olduğunu belirten Clinton, geçiş sürecindeki demokrasilerin ABD, Avrupa ve Türk pazarlarına erişimini artırmak istediklerini kaydetti.

Clinton, Türkiye'nin artmakta olan etkisinin, Ortadoğu ve Kuzey Afrika'daki ekonomilerin entegrasyonu ve modernizasyonuna katkı sağlamada kilit role sahip olduğunu söyleyerek, ''Bu vizyonun, önümüzdeki yıllardaki ortaklığımızın temel taşı olması gerektiğine inanıyoruz çünkü bu önemli ilişkiye ekonomik mercekten bakarsak, geçmiştekinden daha da fazla umudu görürüz'' dedi.

Türkiye'nin artan liderliğinin, öncelikle Türk halkı, sonrasında da sınırlarının çok ötesindekiler için büyük çapta potansiyel faydaları bünyesinde barındırdığını belirten Clinton, ''ABD açısından bu durum, iyimserliğin bir nedeni'' ifadesini kullandı.

Clinton, ''Müttefikliğimizin içinde bulunduğu durum ve çıkarlarımızın örtüşmesi konusunda rahatım, birlikte başardıklarımızdan gurur duyuyorum ve gelecekte birlikte başaracaklarımıza dair de umutluyum'' diye konuştu.

Bu arada ABD Dışişleri Bakanı Clinton, yemekteki konuşmasından önce Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz ile ikili bir görüşme yaptı.

 
1 Kasım 2011 Salı 10:49
Okunma: 461
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Gazete Manşetleri
 
Anket
Kıbrıs sorunu ile ilgili olarak 2016 sonuna kadar bir çözüme ulaşılabileceğine inanıyor musunuz?
Evet İnanıyorum
Hayır İanmıyorum
Kararsızım
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Kuzey’de ‘Rum mülkü’ satın alanların durumuGöbek eriten 10 baharatZayıflamak isteyenlere 5 uzman 5 süper öneriGünde iki fincan kahve içen erkeklerin...Kıbrıs'ta gezilecek yerlerSu geldi Rumlar çıldırdı İşte muhtemel yeni Kıbrıs haritasıTürkiye güzeli bakın kim çıktı!Doğu Akdeniz’de Enerji Stratejileri ve Bölgesel Güvenliğin GeleceğiDoğu Akdeniz’de hidrokarbon yatakları: Yeni bir jeopolitik mücadele sahası mı?
 
TÜRKİYE'DEN GELEN SUYUN DAĞITIMI VE PROJELENDİRİLMESİ ÇALIŞTAYI'NIN SONUÇ BİLDİRGESİ YAYINLANDIDoğu Akdeniz’de zengin gaz ve petrol rezervleri
 
 
Nöbetçi Eczaneler
LEFKOŞA KADER ECZANESİ  (Tel : (392)223-5499)
SEROL ECZANESI  (Tel : (392)227-2064)
GAZİ MAĞUSA SAKARYA ECZANESI  (Tel : (392)365-2989)
GİRNE SERTAÇ ECZANESI  (Tel : (392)815-9067)
GÜZELYURT İNCİ ECZANESI  (Tel : (392)714-3252)