Ana Sayfa » Türkiye » Avrupa Birliği Bakanı Ve Başmüzakereci Bağış: "yasadışı Göç Avrupa'nın Bir Sorunu Değil, Artık Bizim De Sorunumuz"

Avrupa Birliği Bakanı Ve Başmüzakereci Bağış: "yasadışı Göç Avrupa'nın Bir Sorunu Değil, Artık Bizim De Sorunumuz"

"avrupa'daki En Reformist Devlet Mekanizması, Türkiye Cumhuriyeti Devletidir".

 
 
Avrupa Birliği Bakanı Ve Başmüzakereci Bağış: "yasadışı Göç Avrupa'nın Bir Sorunu Değil, Artık Bizim De Sorunumuz"

"TÜRKİYE ÜZERİNDEN DOĞALGAZA KAVUŞMAK İSTEYEN ÜLKELER, ARTIK TÜRKİYE-BULGARİSTAN SINIRINA GELİP KENDİ BORU HATLARININ BAĞLANTILARINI YAPIP KENDİ İHTİYAÇLARINI KARŞILAYABİLECEKLER"

"(GÜNEY KIBRIS RUM YÖNETİMİ) SAKIN ELLERİNDEKİ SİNEKLİKLE ASLAN AVLAMAYA KALKMASINLAR"

"TÜRKİYE CUMHURİYETİ'NİN BAŞBAKANI ÖYLE SÖZDE BAŞKANLIKLARLA YARIM ADA DEVLETLERİYLE VAKİT HARCAYACAK KADAR ZAMAN LÜKSÜNE SAHİP DEĞİLDİR"

Ankara, 3 Temmuz 12 (T.A:K): Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, yasadışı göçün sadece Avrupa'nın bir sorunu olmadığını, artık Türkiye'nin de sorunu olduğunu söyledi.

Bağış, Avrupa Birliği Bakanlığı'nda 11. İç Koordinasyon ve Uyum Komitesi toplantısında yaptığı konuşmada, Türkiye'nin reform ve kendi vatandaşlarının standartlarını yükseltme kararlılığının her zamanki gibi güçlü bir irade ile devam ettiğini ifade etti.

TBMM'nin neredeyse 24 saat hiç durmadan reform için çalıştığını belirten Bağış, 3. yargı reform paketinin dün TBMM'de kabul edildiğini hatırlatarak şöyle devam etti:

"Bu yargı paketinin her bir maddesi aslında Türkiye'yi AB standartlarına bir adım daha yaklaştıran, Türkiye'nin AB sürecinde atması gereken adımlara yönelik maddelerdi. Bu yüzden Türkiye'nin reform kararlılığını anlamak istemeyenlere, ben buradan, Ankara'dan bir iddiada bulunmak istiyorum. Şu anda Avrupa Birliği üyeleri dahil olmak üzere, Avrupa'daki en reformist devlet mekanizması Türkiye Cumhuriyeti devletidir."

Sürecin kendisinin sonucundan daha önemli olduğuna işaret eden Bağış, Türkiye'nin AB sürecinde her geçen gün daha demokratik, daha şeffaf, daha müreffeh, daha saygın ve daha özgüvene sahip bir ülke haline geldiğine işaret etti.

Geçen hafta AB üyesi 16 ülkenin dışişleri bakanlarının ortak bir makale yayımladıklarını, makalede Türkiye'nin önemini ve Avrupa'ya katkılarını vurguladıklarını anımsatan Bağış, şöyle devam etti:

"Gerçekten bu tarihi bir manifestoydu. Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne yapacağı katkıları mükemmel bir şekilde özetleyen bir manifestoydu. 27 ülkenin 16'sının böyle bir metne imza koymuş olması gerçekten çok anlamlıdır. O metne imza koymayan aslında 11 ülkenin dışişleri bakanlarının da en az imza koyanlar kadar Türkiye'nin potansiyelinin farkında olduğundan şüpheniz olmasın. Ama siyasi sebeplerle, iç politika hassasiyetleri nedeniyle ona imza koymasalar da her biri Türkiye'nin öneminin farkındalar. Her zaman söylüyorum 'Zamanın ruhu Türkiye'nin yanındadır'. Bu makaleyi kaleme alan cesur siyasetçilere, devlet adamlarına teşekkür etmek istiyorum. Bu ortak ses Avrupa'daki sağır duvarları da aşmamıza yardımcı olacaktır. Dünyanın gerçekleri Türkiye'yi işaret etmektedir."

"KENDİNİ KOMİK DURUMA DÜŞÜREN BİR TAKIM ESKİ ZİHNİYETLER VAR"

Bütün uluslararası kurumlar Türkiye'nin potansiyelini anlarken, anlayamayanların da bulunduğunu söyleyen Bağış, şunları kaydetti:"Bu anlayamayanların kendilerine Avrupa'da son dönemde mektup arkadaşı aramaya başladıklarını da büyük bir hayret içerisinde takip ediyoruz. Gönül isterdi ki, bu mektup arkadaşı arayışları içeride kalsaydı. Kendi vatandaşımızla iletişim kurmayı deneselerdi. Dışarıda, bir takım kişilere mektuplar yazıp, 'Sizin yazdığınız gibi, Türkiye o kadar da iyi değil' gibi iddialarda bulunmamış olsalardı. Gerçekten kendini komik duruma düşüren bir takım eski zihniyetler var. Boşuna demiyorum sıkça, 'milletin vicdanında yargılanıp, müebbet muhalefete mahkum olan zihniyet' diye. Gerçekten bunların, Türkiye'nin geldiği noktadan, onur duyması, gurur duyması gerekirken düştükleri komik durum bir trajedidir. Ümit ediyorum ki, gönderdikleri mektupları iadeli taahhütlü göndermişlerdir ki,alan bakanlar ne dirençlere rağmen bu reformları gerçekleştirdiğimizi takdir ederler ve Türkiye'nin kararlılığını bir kez daha önemserler."

"TÜRKİYE'DE TARTIŞILMASI GEREKEN LAİKLİK DEĞİL LAYIKLIKTIR"

Türkiye'de bugün laiklik tartışması yapmak için çok geç olduğunu belirten Bağış, Türkiye'nin laikliği ile bölgedeki ülkelere ilham kaynağı olduğuna işaret etti.

Bağış, "Türkiye'de tartışılması gereken laiklik değil layıklıktır. Türkiye'ye layık bir muhalefete artık hepimizin ihtiyacı var. Böyle saçma sapan yaklaşımlarla, böyle korkularla Türkiye'nin zamanını çalmalarını ben gerçekten üzülerek takip ediyorum" diye konuştu. AB ile pozitif gündem sürecinin ilan edildiğini anımsatan Bağış, bu sürecin bile Türkiye'nin AB için önemini çok net bir şekilde ortaya koyduğunu söyledi. AB'nin tarihinde pozitif gündem diye bir şey olmadığına dikkati çeken Bağış, ilk defa Türkiye için bu sürecin icat edildiğini, bunun da Türkiye'nin kararlılığının, gücünün, bu konudaki iradesinin çok açık ve net bir sinyali olduğunu kaydetti.

Bağış, "Türkiye'nin tanımadığı bir yarım ada devletinin sözde dönem başkanlığı nedeniyle ilişkilerin durmaması için hem bizim hem Avrupa Birliği'nin ortaya koyduğu bir iradedir. Böylelikle siyasi sebeplerle bloke edilen sekiz ayrı fasılla ilgili olarak çalışma grupları oluşturuyoruz. Vize konusunda 30 yıldır atılamayan adımlarını atıldığına şahit oluyoruz. AB Komisyonu'nda Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının görevlendirilebilmesi için engelleri kaldırıyoruz. AB fonlarından ülkemizin daha çok yararlanması için bir takım çalışmaları gerçekleştiriyoruz" diye konuştu.

Pozitif gündem içinde üç ayrı fasılda çalışma gruplarının toplantılarını yapmaya başladıklarını bildiren Bağış, "Fasıl açılması için gereken bütün üye ülkelerin oybirliği şartına bakılmaksızın komisyonla direkt ilişkilere giriyoruz" dedi.

"TÜRKİYE ARTIK BİR HEDEF ÜLKE HALİNE GELDİ"

AB üyesi ülkelerin oybirliği ile AB Komisyonu'na Türkiye ile vize muafiyeti görüşmelerine başlama yetkisi verdiğini anımsatan Bağış, şimdi AB Komisyonu'ndan geri kabul anlaşması ve vize muafiyetine gidecek yolda atılması gereken adımları detaylandıran bir eylem planını beklediklerini kaydetti.

Bu eylem planına ilgili bakanlıklarla son halini verdikten sonra atılması gereken adımları değerlendireceklerine işaret eden Bağış, şunları kaydetti:

"Bunu yapmak durumundayız. Yasadışı göç Avrupa'nın bir sorunu değil, artık bizim de sorunumuz. Eskiden Türkiye transit bir ülkeydi. Türkiye üzerinden Avrupa'ya gitmek isteyen üçüncü ülke vatandaşlarının bir geçiş noktasıydı. Ama Türkiye son 9,5 yılda kişi başına düşen gelirini üç katı birden artıran bir ülke olarak, insan haklarında, ifade özgürlüğünde küresel standartları yakalamaya başlayan bir ülke olarak artık bir hedef ülke haline geldi. Artık ülkemizi bir umut olarak gören milyonlar var."

Türkiye'nin artık bütün sınırlarını AB standartlarında, küresel standartlarda koruması gerektiğine işaret eden Bağış, sınırlarla ilgili olarak sadece teröre karşı değil, yasadışı göçe karşı atılması gereken adımların da tartışılması ve değerlendirilmesi gerektiğini kaydetti.Enerji konusunda Nabucco projesinde Avrupa'nın içine düştüğü akıl tutulması nedeniyle bir türlü yol alınamadığını ifade eden Bağış, Türkiye'nin Azerbaycan ile imzaladığı TANAP projesinin artık Nabucco'nun da önünü açtığını söyledi.

Bağış, "Türkiye üzerinden doğalgaza kavuşmak isteyen ülkeler, artık Türkiye-Bulgaristan sınırına gelip kendi boru hatlarının bağlantılarını yapıp kendi ihtiyaçlarını karşılayabilecekler" dedi.

4. yargı reformu paketi konusunda da çalışmaların sürdüğünü belirten Bağış, bu konuda Bakanlar Kurulu'nda kapsamlı bir analiz yapıldığını belirtti. Bağış, "Zannediyorum Ekim ayında Meclisimizin açılmasıyla birlikte yine Meclisin gündemine gelecek" diye konuştu.

KIBRIS MÜZAKERELERİ

Kıbrıs müzakerelerine de değinen Bağış, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi liderinin son dönemde "Türkiye'den telefon bekliyorum. Türkiye'ye gitmek istiyorum" dediğini anımsatarak, şöyle devam etti:

"Buradan kendisine bir hatırlatma bulunmak istiyorum. Hatları karıştırmasın. Onun muhatabı, onun muadili Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin Cumhurbaşkanı Sayın Eroğlu'dur. Türkiye Cumhuriyeti'nin Başbakanı öyle sözde başkanlıklarla yarım ada devletleriyle vakit harcayacak kadar zaman lüksüne sahip değildir. Ama Sayın Eroğlu'nun bu konuda kendilerine destek vermeye hazır olduğunu biliyorum.

Sakın ellerindeki sineklikle aslan avlamaya kalkmasınlar. Herkes kendi boyunun ölçüsü içerisinde atması gereken adımları atsın. Türkiye de burada çözümden yana destek mekanizmasını işletmeye devam edecektir."

Bir basın mensubunun Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin 1 Temmuz'dan itibaren AB dönem başkanı olmasıyla Türkiye'de nelerin değiştiğini sorması üzerine Bağış, "Hiçbir şey değişmedi. Nasıl biz 23 Nisan'da devlet büyüklerimizin koltuklarına yavrularımızı oturtup onların hevesini almasını sağlıyorsak, Avrupa Birliği de takvimsel bir sürecin gereği olarak, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'ne altı aylık bir heves giderme imkanı tanıdı. Bu bizi etkilemez. Bu onların kendi iç takvimsel sürecidir. Biz kendi kararlılığımızla kendi reformlarımızı gerçekleştirmeye devam edeceğiz" yanıtını verdi.

Bakan Bağış, terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan ile ilgili bir soru üzerine de, "Bölücü terör örgütünün başının nerede ne yaptığını takip etmek AB Bakanlığının görev alanı içinde değil. Bu konuda Adalet Bakanımız çok açık ve net bir açıklama yaptı. Hala bu tür iddiaların ithamların dillendiriliyor olmasını gerçekten trajikomik buluyorum. Bunlar Türkiye'ye de yakışmıyor. Gerçekten daha makul daha gerçekçi tartışmaları yaşamamız gerekir diye düşünüyorum" dedi.

(AA/RU/HÖ)

 
3 Temmuz 2012 Salı 14:55
Okunma: 643
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Gazete Manşetleri
 
Anket
Kıbrıs sorunu ile ilgili olarak 2016 sonuna kadar bir çözüme ulaşılabileceğine inanıyor musunuz?
Evet İnanıyorum
Hayır İanmıyorum
Kararsızım
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Kuzey’de ‘Rum mülkü’ satın alanların durumuGöbek eriten 10 baharatZayıflamak isteyenlere 5 uzman 5 süper öneriGünde iki fincan kahve içen erkeklerin...Kıbrıs'ta gezilecek yerlerSu geldi Rumlar çıldırdı İşte muhtemel yeni Kıbrıs haritasıTürkiye güzeli bakın kim çıktı!Doğu Akdeniz’de Enerji Stratejileri ve Bölgesel Güvenliğin GeleceğiDoğu Akdeniz’de hidrokarbon yatakları: Yeni bir jeopolitik mücadele sahası mı?
 
TÜRKİYE'DEN GELEN SUYUN DAĞITIMI VE PROJELENDİRİLMESİ ÇALIŞTAYI'NIN SONUÇ BİLDİRGESİ YAYINLANDIDoğu Akdeniz’de zengin gaz ve petrol rezervleri
 
 
Nöbetçi Eczaneler
LEFKOŞA KADER ECZANESİ  (Tel : (392)223-5499)
SEROL ECZANESI  (Tel : (392)227-2064)
GAZİ MAĞUSA SAKARYA ECZANESI  (Tel : (392)365-2989)
GİRNE SERTAÇ ECZANESI  (Tel : (392)815-9067)
GÜZELYURT İNCİ ECZANESI  (Tel : (392)714-3252)