Ana Sayfa » Dünya » Avrupa Konseyi İnsan Hakları Temsilcisi Türkiye Raporu Hazırladı

Avrupa Konseyi İnsan Hakları Temsilcisi Türkiye Raporu Hazırladı

Raporda, İfade Özgürlüğüne Saygı Ve İfade Özgürlüğünün Korunmasının, Türkiye'de Demokrasinin İlerlemesi İçin Hayati Önem Taşıdığı Belirtildi.

 
 
Avrupa Konseyi İnsan Hakları Temsilcisi Türkiye Raporu Hazırladı

Strasbourg, 12 Temmuz 11 (T.A.K): Avrupa Konseyi İnsan Hakları Temsilcisi Thomas Hammarberg yayımladığı raporda, ''Türkiye'nin son yıllarda evvelce hassas olan konularda özgür ve açık bir tartışma ortamı yaratmakta kaydettiği ilerlemeye rağmen, ifade özgürlüğü ve medya özgürlüğü ile ilgili durumun hala kaygı verici olduğunu'' belirtti.

Hammarberg raporunda, ''Bu hakların savunulması ve eleştiriye ve karşıt görüşlere karşı hoşgörülü bir ortamın desteklenmesi için acil tedbirlere ihtiyaç vardır'' ifadesini kullandı.

Temsilci, ''Türk anayasasında son zamanlarda yapılan ve ifade özgürlüğü ve medya özgürlüğü üzerinde olumlu bir etki yaratması beklenen değişiklikleri memnunlukla karşıladığını'' belirtirken, bununla birlikte, mevcut anayasanın lafzının ve ruhunun, çoğulculuğa ve ifade özgürlüğüne tam olarak saygı gösterilmesini engellemeyi sürdürdüğü'' değerlendirmesinde bulundu.

Avrupa Konseyi Temsilcisi, bu nedenle hazırladığı raporunda Türk makamlarını, planlanan anayasa reformunun bu engelleri de göz önüne almasını sağlamaya teşvik ettiğini bildirdi.

Raporda ayrıca şu görüşlere yer verildi:

'Temsilciye göre ayrıca Türk Ceza Kanunu ve Terörle Mücadele Kanunu da Türkiye'de ifade özgürlüğünün önünde ciddi engeller oluşturmaya devam ediyor: Söz konusu kanunların hükümleri gazetecilerin, yayıncıların ve yayınevlerinin ifade özgürlüğü de dahil olmak üzere ifade özgürlüğünü orantısız bir biçimde kısıtlama amacıyla kullanılmıştır. Türkiye'nin bu kanunlarda şu ana kadar yaptığı değişiklikler, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin tespit ettiği çeşitli ifade özgürlüğü ihlallerinin kökünde yatan nedenlerin ortadan kaldırılması için yeterli olamamıştır.''

Temsilci ayrıca, ceza ve hukuk davalarına konu olan hakaretle ilgili yasal hükümlerden özellikle kaygı duyduğunu ifade ederek, Türkiye'yi kamuya mal olmuş kişileri, basın özgürlüğü üzerinde ciddi bir caydırıcı etki yaratan hakaret davalarını açmaktan imtina etmeye davet etti.

Temsilci, aynı zamanda, savcı ve hakimlerin aşırı kısıtlayıcı tutumlarının, ifade özgürlüğünün geliştirilmesi gayretlerinin önünde ciddi bir engel teşkil ettiğini gözlemlediğini vurgulayarak şu önerileri yaptı:

''Mahkemeler ve savcılar, mevcut yasaları yorumlayıp uygularken Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin ifade özgürlüğüne ilişkin standartlarına ve orantılılık ilkesine gerekli saygıyı her zaman göstermiyorlar. Yetkililer gazetecilerin cezai sorumluluğunu değerlendirirken Türk hukuk sistemine özellikle de ifade edilenlerin gerçekliğini ispat ve kamu yararını ileri sürme hakkını dahil etmelidirler.''

Hammarberg Türkiye'ye, Türk hukuk sisteminde ifade özgürlüğünü de etkilemekte olan, ciddi ve uzun zamandır süregelen bozukluklara etkili çözümler getirme çağrısında bulunurken, ceza davalarının aşırı uzun sürmesi ve gözaltı sürelerinin uzunluğunun, şüphelilerin soruşturma evresinde haklarındaki delillere erişimiyle ilgili sorunların ve savcıların ceza davası açmada kendilerini kısıtlamamalarının ifade özgürlüğünü olumsuz etkilediğini ve Türk basınında otosansüre neden olduğunu belirtti.

Türk makamlarını bu sorunları yasal ve uygulamaya yönelik tedbirlerin yanı sıra, adalet sistemi dahilinde sistematik eğitim ve farkındalık arttırmaya yönelik faaliyetlerle ele almaya acilen davet eden temsilci raporunda, Türk makamlarının İnternet Yasasını ve Radyo Televizyon Yasasını acilen gözden geçirmesinin gerektiğini belirtti ve özellikle yetkili idari makamların internete sistematik bir biçimde sansür ygulamasının ve internet sitelerine erişimi engellemesinin demokratik bir toplumda olması gereken ölçüleri aştığı değerlendirmesinde bulundu.

Son olarak, özellikle gazeteci Hrant Dink cinayetini hatırlatan temsilci, yetkili makamları, şiddet ve sindirme eylemlerine karşı gazetecilerin korunmasına yönelik gayretlerini arttırmaya acilen davet etti. Temsilci, aynı zamanda başta araştırmacı gazeteciler olmak üzere pek çok gazetecinin güvencesiz çalışma koşullarını dikkate alarak medya çalışanlarının işçi haklarının sistematik bir şekilde ihlaline son verilmesini tavsiye etti.

(AA/AK/GÜR)

 
13 Temmuz 2011 Çarşamba 02:20
Okunma: 579
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Gazete Manşetleri
 
Anket
Kıbrıs sorunu ile ilgili olarak 2016 sonuna kadar bir çözüme ulaşılabileceğine inanıyor musunuz?
Evet İnanıyorum
Hayır İanmıyorum
Kararsızım
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Kuzey’de ‘Rum mülkü’ satın alanların durumuGöbek eriten 10 baharatZayıflamak isteyenlere 5 uzman 5 süper öneriGünde iki fincan kahve içen erkeklerin...Kıbrıs'ta gezilecek yerlerSu geldi Rumlar çıldırdı İşte muhtemel yeni Kıbrıs haritasıTürkiye güzeli bakın kim çıktı!Doğu Akdeniz’de Enerji Stratejileri ve Bölgesel Güvenliğin GeleceğiDoğu Akdeniz’de hidrokarbon yatakları: Yeni bir jeopolitik mücadele sahası mı?
 
TÜRKİYE'DEN GELEN SUYUN DAĞITIMI VE PROJELENDİRİLMESİ ÇALIŞTAYI'NIN SONUÇ BİLDİRGESİ YAYINLANDIDoğu Akdeniz’de zengin gaz ve petrol rezervleri
 
 
Nöbetçi Eczaneler
LEFKOŞA KADER ECZANESİ  (Tel : (392)223-5499)
SEROL ECZANESI  (Tel : (392)227-2064)
GAZİ MAĞUSA SAKARYA ECZANESI  (Tel : (392)365-2989)
GİRNE SERTAÇ ECZANESI  (Tel : (392)815-9067)
GÜZELYURT İNCİ ECZANESI  (Tel : (392)714-3252)