Ana Sayfa » Kıbrıs » Bağımsızlığın 30. Yıl Dönümünde Kıbrıs Gazileri Anlatıyor

Bağımsızlığın 30. Yıl Dönümünde Kıbrıs Gazileri Anlatıyor

Kıbrıs Gazisi Köse:  "bir Köy Evinde Kapı Arkasına Saklanmış Rum Askeriyle Burun Buruna Geldim. Korkudan Tir Tir Titriyordu. Korkmamasını Söylemeye Çalıştım. Sırtını Sıvazladım, Mataramdan Su Verdim. Cebimde Biraz Fındık Vardı, Kendisine İkram Ettim. Çok Şaşırdı Ve Gülümsedi".

 
 
Bağımsızlığın 30. Yıl Dönümünde Kıbrıs Gazileri Anlatıyor
KIBRIS GAZİSİ COŞKUN: "ANTİFRİZLİ SULARI SÜZEREK, PASLI İÇTİK. BUNDAN DOLAYI  RAHATSIZLANDIK. PALASKALARI BİRBİRİNE BAĞLAYARAK KUYUDAN SU ÇEKTİK. O DA TUZLU SU, İÇİLMİYOR. EKMEKLER YEMYEŞİLDİ, YİYEMİYORDUK.TAVUKLARI ÇİĞ ÇİĞ YEDİK"


Kayseri/Kocaeli, 13 Kasım 13 (T.A.K):  KKTC'nin 30. kuruluş yıl dönümünde, Barış Harekatı'na katılan Kıbrıs gazileri o günleri anlattı.


Kayseri Lokantacılar ve Pastacılar Odası Başkanı ve Kıbrıs gazisi Hayrettin Köse, anılarını AA'ya anlatırken, helikopterle indikleri bölgenin tamamen düşman ateşi altında olduğunu aktararak, "Tam ekin zamanıydı ve tarlalar da yanıyordu. Komutanımız Boğaz mevkisinde bir tepeyi gösterdi. Burayı kuşatıp aldık. O gece sabaha kadar burada mevzilendik. Ertesi gün hedef İngiliz Tepe idi. Buraya vardığımızda geriden otobüsle gelen bir alay vardı. Bizi geçtiler ve birden Rumların ateş çemberine düştüler. Burada çok şehit verildi. Biz de anında müdahale ettik ama engel olamadık. Hatta bu çatışma sırasında Bursalı bir arkadaşım yaralandı. Bir mermi sol göğsünden girmiş ve çıkmıştı. Kan kaybediyordu. Çok geçmeden de şehit oldu" diye konuştu.


Kıbrıs anılarını paylaşırken hala heyecanlanan Köse, bir Rum askeriyle yaşadığı olayı şöyle dile getirdi:


"Paşaköy civarında arama tarama çalışması yapıyorduk. Bir köy evinde kapı arkasına saklanmış Rum askeriyle burun buruna geldim. Korkudan tir tir titriyordu. Korkmamasını anlatmaya çalıştım. Sırtını sıvazladım, mataramdan su verdim.  Cebimde biraz fındık vardı, kendisine ikram ettim. Çok şaşırdı ve gülümsedi. Eğer bu asker hayatta ise bu olayı unutmamıştır. Biz millet olarak her zaman zayıf insanların yanındayız. Sonra bu askeri toplanma bölgesine teslim ettim. Zaten Kıbrıs'a gitmek için helikoptere binerken 'Allahım zorda kalmadıkça kimseyi öldürmeyeyim, yardım et' diye dua etmiştim."


Çok zor şartlar altında savaştıklarını ve ekmek bulamadığı zamanlar olduğunu söylerken duygulanan Köse, " Çalıların arasındaki ekmek kırıntılarını toplar, yerdik. Küçük bir savaş gibi göründüğü halde şartlar çok zordu. Yemekte bir çorba ve yarım ekmek olurdu. O ekmekle gün boyu idare etmemiz gerekirdi" ifadesini kullandı.


AİLESİNE ÖLDÜ HABERİ GİTMİŞ


Türkiye Muharip Gaziler Derneği Kocaeli Şube Başkanı Yunus Coşkun da AA muhabirine yaptığı açıklamada, harekat sırasında ailesine öldüğüne ilişkin haber verildiğini anlatarak, "Annem bunu duyar duymaz ağlaya sızlaya yalın ayak askerlik şubesine gelmiş. Bir Yunus Coşkun daha vardı Karslı. 'Odur, o değildir' bakmışlar cenazeye sonra ben olmadığımı anlayıp rahatlamışlar. Ondan 1 ay sonra bana sigara verdiler. Sigaranın kağıdına, 'Anneciğim, babacığım iyiyim, selam eder, ellerinizden öperim, beni düşünmeyin' yazdım. O mektup nasıl geldiyse İzmit'e ulaşmış. O olay beni çok etkilemişti" şeklinde konuştu.


Rum askerlerin Beşparmak Dağları'nın sırtlarında Doğruyol bölüğündeki Atatürk büstünü ters çevirerek kurşuna dizmesinden çok etkilendiğini hatırlatan Coşkun, şunları anlattı:


"İstihbaratımıza göre, telsizci Rumlar'dan kız alıp vermiş. İşte 'Türkler geliyor' diye Rumlar'a telefon açmış. Rumlar da bizim komando kıyafetlerimizi giyip bizden önce savaşa iştirak etmişler. 'Dur, kimdir o' deyince onlar da 'Türkiye'den sizi kurtarmaya geldik, komandoyuz" demiş. Bunlar da mevzilerini bırakıp sarılmak için koşmuşlar. O esnada hepsini kurşuna dizip öldürmüşler. Telsizciyi de telefon telleriyle asmışlar."


Rumların köyde yaşayan insanları diri diri yaktıklarını ve anne kucağındaki çocukları diri diri gömdüklerini anlatan Coşkun, buna dayanamadıkları için Rum askerlerine gereken şeyi yaptıklarını söyledi.


Esaret altındaki Kıbrıs halkına yardıma gittiklerini vurgulayan Coşkun, harekat sırasında yaşadıkları sıkıntıları ise şöyle anlattı:


"Savaş sırasında su ve ekmek bulamadık. Antifrizli suları süzerek, paslı içtik. Bundan dolayı rahatsızlandık. Palaskaları birbirine bağlayarak kuyudan su çektik. O da tuzlu su, içilmiyor. Ekmekler yemyeşildi, yiyemiyorduk. Tavukları çiğ çiğ yedik. Çok büyük eziyetler çektik "


Türkiye'nin bayrağını her zaman göklerde dalgalandıracaklarını vurgulayan Coşkun, "Hiçbir zaman esaret altında kalmayan Türk milleti olarak, esaret altında kalan hangi halk olursa olsun mazlum insanların yardımına koşmaya hazırız" diyerek sözlerini tamamladı.


(AA/AK/ŞEB)  FOTOĞRAFLI


 
14 Kasım 2013 Perşembe 08:34
Okunma: 2099
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Gazete Manşetleri
 
Anket
Kıbrıs sorunu ile ilgili olarak 2016 sonuna kadar bir çözüme ulaşılabileceğine inanıyor musunuz?
Evet İnanıyorum
Hayır İanmıyorum
Kararsızım
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Kuzey’de ‘Rum mülkü’ satın alanların durumuGöbek eriten 10 baharatZayıflamak isteyenlere 5 uzman 5 süper öneriGünde iki fincan kahve içen erkeklerin...Kıbrıs'ta gezilecek yerlerSu geldi Rumlar çıldırdı İşte muhtemel yeni Kıbrıs haritasıTürkiye güzeli bakın kim çıktı!Doğu Akdeniz’de Enerji Stratejileri ve Bölgesel Güvenliğin GeleceğiDoğu Akdeniz’de hidrokarbon yatakları: Yeni bir jeopolitik mücadele sahası mı?
 
TÜRKİYE'DEN GELEN SUYUN DAĞITIMI VE PROJELENDİRİLMESİ ÇALIŞTAYI'NIN SONUÇ BİLDİRGESİ YAYINLANDIDoğu Akdeniz’de zengin gaz ve petrol rezervleri
 
 
Nöbetçi Eczaneler
LEFKOŞA KADER ECZANESİ  (Tel : (392)223-5499)
SEROL ECZANESI  (Tel : (392)227-2064)
GAZİ MAĞUSA SAKARYA ECZANESI  (Tel : (392)365-2989)
GİRNE SERTAÇ ECZANESI  (Tel : (392)815-9067)
GÜZELYURT İNCİ ECZANESI  (Tel : (392)714-3252)