Ana Sayfa » Kıbrıs » Bakırcı: Taş ocaklarıyla ilgili ciddi çalışmalar yaptık

Bakırcı: Taş ocaklarıyla ilgili ciddi çalışmalar yaptık

Çevre ve Doğal Kaynaklar Bakanı Hamit Bakırcı, taş ocaklarıyla ilgili ciddi çalışmalar yaptıklarını, gelecek hafta düzenleyeceği basın toplantısıyla bunları açıklayacağını ifade etti.

 
 
Bakırcı: Taş ocaklarıyla ilgili ciddi çalışmalar yaptık
Çevre ve Doğal Kaynaklar Bakanı Hamit Bakırcı, taş ocaklarıyla ilgili ciddi çalışmalar yaptıklarını, gelecek hafta düzenleyeceği basın toplantısıyla bunları açıklayacağını ifade etti.

Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu’nda konuşan Hamit Bakırcı, yapıcı eleştirilere açık olduğunu, basının bazı olaylarda gerçeği yansıtmayan haberler yapabildiğini kaydetti.

Bakırcı, “Rumlar bizi kaale almıyorlar. Burada yaşayan biziz, biz üstümüze düşen görevi yapmak zorundayız. Ben Avrupa Birliği’nin gelip doğruyu yapmasını bekleyemem. Ben yapacağım bunu. Taş ocaklarıyla ilgili gelecek hafta basın toplantısı yapıp bilgilendireceğiz. Ciddi çalışmalar yaptık” dedi.

Şikayeti olan milletvekillerinin, kendisine danışabileceğini, soru sorabileceğini belirten Bakırcı, “Biz burada bir aileyiz. Çevre hepimizin” diye konuştu.

Teknecik Elektrik Santrali’ne ceza yazıldığını belirten Bakırcı, “Bu ilk kez yapıldı. İlk kez ceza yazıldı” diye konuştu.

Büyükkonuk’taki taş ocağının rehabilite edileceğini de belirten Bakırcı, çalışmaların devam ettiğini ifade etti.

Bakırcı, Eğitim Bakanlığı ile ortak bir çalışma yaparak, gelecek yılın ders müfredatına çevre dersi koymayı hedeflediklerini de kaydetti.

Bakırcı, “Ben Türküm Türk milliyetçisiyim. Rum da Rum milliyetçisidir. Bundan doğal bir şey yok” dedi.

Bakırcı’nın konuşması sırasında, CTP-BG Milletvekili Armağan Candan’ın soru sormak istemesine tepki gösteren Milli Eğitim Bakanı Mustafa Arabacıoğlu ile TDP Milletvekili Mehmet Çakıcı arasında tartışma yaşandı.

Candan yerinden konuşarak, Avrupa Birliği’ne tepki göstermek yerine, konuyla ilgili bilgi verilebileceğini söyledi. Bakırcı da “Merak edenler buraya gelip inceleme yapabilirler biz buna açığız, ama şov yapıyorlar” dedi.

NAMİ

Daha sonra söz alan Dışişleri Bakanı Özdil Nami, Angolemli’nin Cumhurbaşkanlığı ile Dışişleri Bakanlığı arasında koordinasyon olup olmadığı sorusuna ve Amerika gezisiyle ilgili sorulara yanıt verdi.

Müzakereci Kudret Özersay’la görüşme fırsatı bulamadığını çünkü kendisi adaya geldiğinde Özersay’ın Amerika’ya gitmek üzere yola çıktığını anlatan Nami, ancak kendi ziyareti öncesinde bir araya gelerek süreçle ilgili bilgi alışverişinde bulunduklarını ifade etti.

Cumhurbaşkanı ile Dışişleri Bakanlığı arasında koordinasyon sağlamak için bakanlık olarak ellerinden gelen çabayı gösterdiklerini ifade eden Nami, “Esas müzakereci Cumhurbaşkanı’dır. Bu konular kendisinin taktiridir. Biz katkı koymaya hazırız” dedi.

İlerleyen dönemde sürecin hükümetten kopuk şekilde devam etmesinin mümkün olmadığını belirten Nami, buna örnek göstererek, toprak ya da vergi gibi konuları ilgili dairelerden katkı ve bilgi almadan devam ettirmenin mümkün olmadığını söyledi.

Koordinasyonun Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılacağını söyleyen Nami, Cumhurbaşkanı uygun gördüğü zaman bu konuların Cumhurbaşkanlığına taşınacağını belirtti.

Güney Kıbrıs’ın bu konuda çok daha geniş çalışmaları olduğunu ifade eden Nami, KKTC’de de daha geniş çalışmalar yapılması gerektiğini ifade etti.

Müzakerecilerin görüşme sayısını yetersiz bulduklarını, liderlerin ayda bir kez görüşmesinin de yeterli olmadığını söyleyen Nami, her iki tarafın da sürece daha fazla dahil olmasını istedi.

Nami, ABD’ye nasıl gidildiği sorusuyla ilgili olarak ise Ortak Metin’den sonra ABD yetkililerine görüşmek için kendilerinin talepte bulunduklarını anlatarak, başarılı görüşmeler gerçekleştirildiğini ve Kıbrıs konusunun ABD Başkanı’nın ajandasında üst sıralara taşındığını kaydetti.

Önemli temaslar gerçekleştirdiklerini ifade eden Nami amaçlarının konuyu uluslar arası ajandaya taşımak olduğunu dile getirdi.

Önümüzdeki hafta Almanya’yı ziyaret edeceklerini kaydeden Nami, tüm ziyaretleriyle ilgili tutanakları Meclis’e göndereceklerini anlattı.

DÜRÜST

Ulusal Birlik Partisi (UBP) Güzelyurt Milletvekili Kemal Dürüst de, hükümetin genel gidişatıyla ilgili konuşma yaptı.

Lefke Mahkemesi’nin yıkılacak noktaya geldiğini Güzelyurt Mahkemesi’nin ise personel eksikliği yaşadığını ifade eden Dürüst, hükümetin konuya eğilmesini istedi.

Dürüst, ihracat teşvik primlerinin daha erken açıklanması gerektiğini dile getirdi.

Dürüst, Eğitim Şurası’na değinerek, “Kucaklayıcı olarak gerçekleştirilirse, eğitim bakanlarının danışmanı olabilirler. Kaotik ortamlar doğmadan, bakanların önünü açarlar” dedi.

Dürüst, Arabacıoğlu’nu Eğitim Şurası’nı, Şura Genel Sekterine teslim etmekle suçladı. Şuraya katılımcıların nasıl tespit edildiğini soran Dürüst, “Bu kişileri siz mi davet ettiniz? Kararlar alınırken olayın neresindeydiniz? Tarih kitaplarında sıkıntı mı gördünüz de değiştirilmesini savundunuz?” diye sordu.

Dürüst, “UBP olarak yeniden iktidara geldiğimizde, İlahiyat Koleji’nin eğitim hayatına devam etmesini destekleyeceğiz, tarih kitaplarını değiştirmeyeceğiz, andımızı kaldırmayacağız” diye konuştu.

Arabacıoğlu’nun Şura Salonunu terk ederek kararları tanımayacağını söylediğini kaydeden Dürüst, “Sizin talimatınızla mı öğrenci andının kaldırılması kararı alındı?” dedi.

ARABACIOĞLU

Milli Eğitim Bakanı Mustafa Arabacıoğlu, eğitim üzerinden politika yapmak istemediğini, Şura’nın en son dokuz yıl önce toplandığına işaret ederek, bunun her yıl yapılması gereken bir etkinlik olduğunu hatırlattı.

Şuraya kimlerin katılacağına bölgelerin karar verdiğini ve Şura’nın tüzüklere uygun şekilde yürütüldüğünü anlatan Arabacıoğlu, Şuraya katılanların yüzde yirmi beşinin akademisyen olduğunu ancak akademisyenlerin gözlemci olarak katıldığını belirtti.

Şurayla ilgili bilgi veren Arabacıoğlu, bu yılki Şurada oylama aşamasında temsilcilerle gözlemcilerin ayrılması konusuyla ilgili bazı eksikler yaşandığını anlatarak, bu eksiklerin sonraki yıllarda göz önünde bulundurulacağını anlattı.

Andımız konusunun Şurayla ilgili olmadığını, Yunanca dilinin seçmeli diller arasında yer a