Ana Sayfa » G. Kıbrıs » Ban'ın Kıbrıs Raporu... Rum Tarafı Sürprizlerden Korkuyor

Ban'ın Kıbrıs Raporu... Rum Tarafı Sürprizlerden Korkuyor

"eşit Mesafe Taktiği Güdülüyor, Çok Taraflı Konferans Sağlamlaştırılıyor, Zaman Sınırı Değiştiriliyor...".

 
 
Ban'ın Kıbrıs Raporu... Rum Tarafı Sürprizlerden Korkuyor
BM'NİN KIBRIS TÜRK MÜZAKERE GRUBUYLA DOĞRUDAN İLETİŞİM İÇERİSİNDE BULUNDUĞU, RUM TARAFIYLA HENÜZ GÖRÜŞMEDİĞİ İDDİA EDİLDİ


Lefkoşa, 11 Mart 12 (T.A.K.): BM Genel Sekreteri Ban Ki-Moon'un gündemdeki yeni Kıbrıs raporunun sürprizler içerebileceği gerekçesiyle Güney Kıbrıs'ta tedirginlik yarattığı kaydedildi.


Fileleftheros, "BM: Sorumluluklar ve Baskılar Yüklüyor... Genel Sekreter'den 'Eşit Mesafe', Zaman Sınırı Değişikliği ve Görüş Birliklerinin Kapatılması" başlıklı haberinde, BM'nin Kıbrıs sorununa ilişkin zaman sınırını değiştirip 2013'le ilgili projeler yaptığını ve müzakerecilerin tavırlarını eşit mesafeyi koruyarak 'iğnelemeye' çalıştığını yazdı.


BM yetkililerinin taktiklerini Greentree-2 ve sonrasında ortaya çıkan olgular temelinde yeniden şekillendirdiklerini, bütün bu gelişmelerin Genel Sekreter'in masasında duran ve yayımlanması beklenen raporunda kaydedildiğini yazan gazete, BM'nin bir dizi eksen temelinde hareket edeceğinin ortada olduğuna işaret etti, şu detayları verdi:


"1-Pascoe ve Downer tarafından doğrudan müzakereler prosedürünün 1 Temmuz sonrasında da devam etmesine karar verildi ve Şubat 2013'te yapılacak başkanlık seçimleri, bir sonraki düğüm noktası olarak belirlendi. AB dönem başkanlığı ve halen başlamış olan 2013 başkanlık seçimlerine yönelik seçim kampanyası prosedürdeki hareketsizlikle birleştiğinde bu dönemin BM'nin planlamalarını uygulamaya elverişli olmadığı değerlendiriliyor. Dolayısıyla 1 Temmuz zaman sınırının değiştiği düşünülüyor.


İstenilen, Türklerin kamuoyu önünde de dile getirdikleri, 'Kıbrıs sorunu Kıbrıs Cumhuriyeti'nin AB dönem başkanlığının başlayacağı 1 Temmuz'a kadar çözülmezse B planını uygulayacakları' tezinden vazgeçmeye ikna edilmesidir.  Diplomatik bir kaynak kimi zaman Türklerin 'gerilemelerini' Kıbrıs Rum tarafının pahalıya ödediğini hatırlattı, bu defa bunun olacağını söyledi. Downer'ın grubu, başkanlık seçimleriyle ilgi olarak adaylarla şekillenen sahneyi inceliyor. Atılacak adımlar da seçimlerden çıkacak sonuca göre belirlenecek.


2-BM yetkilileri mevcut prosedürün kazanımlarını ve 2008 itibarıyla karşılıklı olarak kaydedilenleri 'atmak' niyetinde değil. Esas açısından gözden ırak yaşaması demek olsa dahi prosedürün idamesini BM'liler açısından görüş birliği, anlaşma demek olan her şey ile güvence altına alınacağı düşünülüyor.


3-Genel Sekreter'in Güvenlik Konseyi'ne yönelik raporundan açıkça anlaşıldığı üzere BM prosedürün başarısızlığını 'Kıbrıs aidiyetli olduğunu' öne sürerek Hristofyas'a ve Eroğlu'na yüklemeye çalışıyor. Taraflara eşit mesafede duruyor ve görüş birliği kaydedilememesini taraflara yüklüyor. BM'liler, kendilerini temize çıkararak (raporda) Ban Ki Moon'un Greentree-2'den sonra yaptığı çok taraflı konferans çağrılması açıklamasını öneriyor, bunu ön şartları maksatlı olarak unutarak yapıyor.


Çok taraflı konferansın gerçekleştirilmesi konusunda içerisinde hareket edecekleri çerçeveyi, bu aşamada kullanmayacak olsalar da rapor aracılığıyla kilitlemek istiyorlar.  Kıbrıs çok taraflı konferans çağrılmadan önce Kıbrıs sorununun iç yönlerinde anlaşmaya varılması ön şartlarını silmiş oldukları da aşikârdır. Dahası, Türk tarafına açılım olarak yorumlanabilecek nedenlerle Eroğlu-Hristofyas müzakereleri prosedürün Hristofyas-Talat müzakerelerinde kaldığı noktadan devam ettiği de ifade edilmiyor. Bunu da Türk uzlaşmazlığı ve cayması ortaya çıkmasın diye yapıyorlar.


Türklerin istediği gibi prosedür 1 Temmuz'da durmayacak ancak bu Kıbrıs sorununda kazanım olarak görülenlerin 'miras' bırakılmasıyla başarılacak. Yani 'her şey üzerinde anlaşmaya varılana kadar hiçbir şeyde anlaşılmamış sayılacak' teorisi geçerli olsa da Kıbrıs Rum tarafının hediyeleri, belgelere kaydedilmiş görüş birlikleri miras kalacak."


KIBRIS TÜRK MÜZAKERE GRUBU İLE DİREKT İLETİŞİMDE


Gazete haberinin "BM'liler Yalnız Kıbrıslı Türklerin Köprü Kurucu Önerileriyle Görüşüyor" başlığıyla ayırdığı bölümünde ise BM'nin, mart sonuna kadar müşterek bir görüş birliği belgesi şekillendirme hedefiyle bu dönem ağırlığı mülkiyete verdiğini yazdı.


Gazete, bu olasılığın şu anda uzak görüldüğünü ancak edindiği bilgilerin  BM yetkililerin Kıbrıs Türk müzakere grubu ile direkt iletişim hattı kurduğu yolunda olduğunu belirtti, özetle şöyle devam etti:


"Diplomatik kaynakların değerlendirmesine göre BM Kıbrıs Türk tarafıyla mülkiyetle bilgili bazı fikirler de görüştü. Bu Türk tarafının (Özersay) açıklamalarından da anlaşılıyor. Bilgiler, BM'lilerin fikirleri şu ana kadar Kıbrıs Rum tarafıyla görüşmediğini de söylüyor. Kıbrıs Rum tarafı bunu Genel Sekreter'in yetkisi dışında görüyor. Lefkoşa'nın bu tutumu konusunda BM Kıbrıs Rum tarafının BM uzmanlarının rolünün yükseltilmesini kabul ettiğini, çoğu kez de müzakere grubu üyelerinin kendileriyle görüştüğünü hatırlatıyor.


BM'nin hareketleri, çabalarını iki eksen üzerinde yoğunlaştırdığını gösteriyor: Yürütme erki ve mülkiyet... Bu nedenle bu başlıklarla ilgili, köprü kurucu öneriler içeren iki belge hazırladı. Önceki proje çok taraflı konferans çağrılması önerilerini haklı gösterebilmek için gündemi sınırlandırmaktı.  Şimdiki hedefin bu olmaması ve tarih değişikliği olması dolayısıyla taktik de değişti. BM ve Türk tarafı, farklı nedenlerden dolayı zamanı törpülüyor ve Kıbrıs'taki çeşitli düzeylerdeki görüşmeler sonuç üretilmesi için özel bir olmaksızın gerçekleştiriliyor."


BM'nin Kıbrıs'taki iki ana oyuncusunun Ada dışında olduğunu belirten gazete, Genel Sekreter'in Kıbrıs Özel Danışmanı Aleksander Downer'ın Avustralya'da bulunduğunu ve önümüzdeki hafta sonu dönmesinin beklendiğini; BM Özel Temsilcisi Liza Buttenheim'ın da kişisel nedenlerle ABD'ye gittiğini yazdı.


Gazete Buttenheim'ın her halükarda, önümüzdeki perşembe sabahı gerçekleşecek Eroğlu-Hristofyas görüşmesi öncesinde Ada'ya döneceğini belirtti ve geçen perşembe günü özel temsilciler düzeyindeki görüşmede BM'nin düşük seviyede temsil edildiğini hatırlattı.


Yine Fileleftheros "Kıbrıs Sorunu... Sürpriz Korkusu" başlıklı haberinde ise, son zamanlarda Rum tarafına Genel Sekreter'in çok taraflı konferans (uluslararası konferans) çağırma kararıyla ilgili ihtimalin gittikçe uzaklaştığı yolunda bilgiler ulaştığını yazdı.


Bu sinyallerin kaynaklarının gerek New York'taki Sekreterlik ve Güvenlik Konseyi çevreleri; gerekse Ada'daki Genel Sekreterlik temsilcileri ve özellikle Aleksander Downer olduğunu belirten gazete, müzakere masasında hiç ilerleme olmadığını, bu nedenle Downer'ın Ban'a yazacağı raporda vereceği mesajın konferans çağrılması yönünde olumlu olmasının beklenmemesi gerektiğine işaret etti.


Gazete, özetle şunları yazdı:


"Başkanlık çevreleri Genel Sekreterliğin gerçek niyetleri ve önümüzdeki dönemde gerçekte ne olacağı konusunda bazı kaygılar dile getirdiler. Aynı çevrelerin, Greentree-2'de olanları anlatması karakteristikti. New York'ta son görüşmede olgular kelimenin tam anlamıyla sona varmışken ve Genel Sekreter'in bir sonraki açıklaması bekleniyorken, tam da bir önceki gece Ban Ki Moon bu şartlar altında ilerleme ve görüş birlikleri ön şartı tam olarak yerine gelmeden çok taraflı konferans çağrılmasının imkânsız olduğu konusunda Hristofyas'la hemfikir göründü. Ancak ertesi gün Kıbrıs Rum tarafı bir önceki gece söylenenlerle hiçbir alakası olmayan bir açıklamayla karşı karşıya kaldı. Genel Sekreter çok taraflı konferansı çağırmaya hazır görünmekle kalmadı, böyle bir konferans için yerine getirilmesi gereken ön şartlarla ilgili Güvenlik Konseyi kararlarıyla hiçbir bağlantısı yok göründü. Dolaylı da olsa, Güvenlik Konseyi kararları ve iki tarafın rızasıyla ilgili ifadeler de ancak Kıbrıs Rum tarafının yoğun ısrarı üzerine metne konuldu. Başkanlıkta, yeni maharetlerin böyle bir şekil almasından endişe duyuluyor.


Genel Sekreter şu anda sorumluluk yüklemeye çalışsa, Kıbrıs Türk tarafı istikametinde hareket etmesi gerekir. Yöntemin bu olmaması ve sorumluluk yüklenecek istikametin değiştirilmesi için prosedür değiştirilmeye çalışılıyor.  Yani Genel Sekreter'in, bir tarafın (Kıbrıs Türk tarafı) kabul edeceği, ötekinin ise (Kıbrıs Rum tarafı) kabul etmeyeceği; çok taraflı konferans çağırma niyetini dile getirmesi... Böyle bir durumda sorumluluk Kıbrıs Rum tarafının omzunda kalacak. Lefkoşa'yı korkutan senaryo da budur, emsali de vardır.


Aynı kaynaklara göre Aleksander Downer'ın Kıbrıs Rum tarafına başka söyleyip New York'a yönelik açıklama ve raporlarında başka yazması, sürekli ilerleme görüntüsü vermesi ilk değil. Downer'ın Kıbrıs Rum tarafının münferit unsurlarının tavır, ifade ve hatta yayınlarını yükseltmesinin de hatta fısıltı, dedikodu ve kişisel nitelikli açıklamalarının da ilk olmadığına işaret ediliyor .


Lefkoşa, bütün bunlar ışığı altında uluslararası camiaya olup bitenlerle ilgili bilgi veriyor. Kısa süre önce Başkan'ın Genel Sekreterliğe, Güvenlik Konseyi üyelerine, Avrupa Birliği'ne ve diğerlerine gönderdiği mektuplar bu çerçevedeydi. Aynı şeyi, bu kez diplomatik yoldan Bağış'ın işgal bölgelerinin Türkiye'ye entegre edilmesi tehditleri için yapıyor. Genel Sekreterliğin takınacağı tavır gerek sahneyi gerek sorumluluk yüklenecek istikameti belirleyecek.  Perde gerisinde verilen savaş, daha çok terazinin kefesinin ne tarafa ağırlaşacağını belirleyecek.  Bu savaşta başrolün bir kez daha İngilizler tarafından oynanıyor olması Kıbrıs Rum tarafı ve Kıbrıs Cumhuriyeti açısından olumsuzluktur."


(ŞA/GÜR)


 
11 Mart 2012 Pazar 12:19
Okunma: 449
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Gazete Manşetleri
 
Anket
Kıbrıs sorunu ile ilgili olarak 2016 sonuna kadar bir çözüme ulaşılabileceğine inanıyor musunuz?
Evet İnanıyorum
Hayır İanmıyorum
Kararsızım
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Kuzey’de ‘Rum mülkü’ satın alanların durumuGöbek eriten 10 baharatZayıflamak isteyenlere 5 uzman 5 süper öneriGünde iki fincan kahve içen erkeklerin...Kıbrıs'ta gezilecek yerlerSu geldi Rumlar çıldırdı İşte muhtemel yeni Kıbrıs haritasıTürkiye güzeli bakın kim çıktı!Doğu Akdeniz’de Enerji Stratejileri ve Bölgesel Güvenliğin GeleceğiDoğu Akdeniz’de hidrokarbon yatakları: Yeni bir jeopolitik mücadele sahası mı?
 
TÜRKİYE'DEN GELEN SUYUN DAĞITIMI VE PROJELENDİRİLMESİ ÇALIŞTAYI'NIN SONUÇ BİLDİRGESİ YAYINLANDIDoğu Akdeniz’de zengin gaz ve petrol rezervleri
 
 
Nöbetçi Eczaneler
LEFKOŞA KADER ECZANESİ  (Tel : (392)223-5499)
SEROL ECZANESI  (Tel : (392)227-2064)
GAZİ MAĞUSA SAKARYA ECZANESI  (Tel : (392)365-2989)
GİRNE SERTAÇ ECZANESI  (Tel : (392)815-9067)
GÜZELYURT İNCİ ECZANESI  (Tel : (392)714-3252)