Ana Sayfa » Kıbrıs » Bizi kapatırsanız, ülkede deprem olur

Bizi kapatırsanız, ülkede deprem olur

Ülkemizde kayıtlı olarak faaliyet gösteren 5 finans şirketi uyardı

 
 
Bizi kapatırsanız, ülkede deprem olur




“ESAS TEFECİ BAZI BANKALARDIR”… “Bankalar bizi kendilerine rakip olarak gördükleri için bize karşı tavır içerisine giriyorlar, çünkü onlar da çek kırıyor, bizim yaptığımız işi yapıyorlar. Bankalarda borçlu kişi ne ödeyeceğini bilmiyor”

 

“TEFECİLİK YAPAN BANKA YÖNETİM KURULU ÜYESİ”… “Gerçek manada ‘tefecilik’ yapan banka yönetim kurulu üyesi kişi dahi var. Ülkede küçük veya büyük market, benzin istasyonu sahipleri dahi bugün tefecilik yapmaktadır. Hükümet bunlara karşı tedbir alsın”

 

“MERKEZ BANKASI BİZİ DENETLEMEMELİ”… “Finans şirketleriyle ilgili hazırlanan yeni tasarıda, Merkez Bankası’nın bizi denetleyeceği ifade ediliyor. Bizler buna karşıyız. Çünkü biz mevduat toplamayız. Takasa gitmeyiz, çek defteri dağıtmayız. Ama biz her zaman denetlenmeye açığız”



“‘ÖDÜNÇ PARA SÖZLEŞMESİ’ NE DEMEK?”… “Hazırlanan tasarıda müşteriden alamadığımız para için senet ve çekle mahkemeye gidemeyeceğiz deniyor artık. ‘ödünç para verme sözleşmesi’ diye bir şey çıkardılar, ancak bununla mahkemeye gidebileceğiz. Bundan sonra hiç paramızı alamayacağız demek ki”

 

 

“İSTENİLEN YILLIK FİNANS BEDELİ ÇOK YÜKSEK”… “Bizden istenilen yıllık finans bedeli çok yüksek. Döviz bürolarından yıllık bin dolar, bankalardan 10 bin dolar, bizden ise 25 asgari ücret isteniyor. Bu da yaklaşık 20 bin dolar yapıyor. Bizim kuruluşlarımızın riski yok. Bankalar batarsa bundan tüm halk etkilenir ama biz sadece çantayı alıp eve gideriz”

 

Selda İÇER

 

Ülkemizde faaliyet gösteren finans şirketleri hükümet tarafından kendileriyle ilgili çıkarılmasını planladıkları yasa tasarısına karşı tepkili.

Uzun zamandan bu yana ülkemizde faaliyet gösteren finans şirketlerinin yasal olup olmadığı tartışılıyor.

Bugün hala kendilerine “tefeci” yakıştırması yapılıyor, ama onlar tüm bu söylemlere karşı sert tepki gösteriyorlar. Ülkedeki nakit para sıkıntısına karşı, iş insanlarının mal alıp işlerini döndürme konusunda uzun vadeli çeklerini nakde dönüştüren bu şirketler, ülke ekonomisine ciddi bir hareketlilik sağladıklarını ifade ediyorlar. Kayıtlı iş yapan, vergisini veren ve finans sektöründe beş büyük kuruluş olan şirketlerin sahipleriyle geçtiğimiz hafta bir araya geldik.

Elfin Finans Ltd., Özmerhan Finans ve Yatırım Şirketi Ltd., Tekjen Ltd., Brote Ltd. ve Fast Easy Finans sahipleri konuştuğumuz kişilerdi. Çıkarılan Faiz Yasası’nın ardından, finans sektörlerini de bir disiplin altına almak isteyen UBP Hükümeti, bu çerçevede bir tasarı hazırlayarak finans sektörüne sundu. Tam da bu noktada tasarıdaki bazı maddelere itirazları olduğunu söyleyerek bunu yazılı olarak da hükümete ileteceklerini ifade eden finans şirketi sahipleri, detaylı olarak anlattıkları konularda, kamuoyunun da bilgi sahibi olması gerektiğine inanıyorlar.

 

“Haklarımızı savunmak için birlik kuracağız”

 

Beş şirketin sahipleri, sık sık bir araya gelerek ortak hareket etme konusunda çalışmalar yapıyor. Hatta bir birlik dahi kurabileceklerini dile getiriyorlar. Şirketlerden birisinde bir araya gelerek kendileriyle uzun uzun konuştuk, sorunlarını dinledik. Ancak, görüşmemizi fotoğraflamak konusunda çekince ortaya koydular. Biz de bu düşüncelerine saygı gösterdik. Finans sektörü temsilcilerinin bazı söylemlerinin çok ilginizi çekeceğine inanıyoruz.

 

“Biz tefeci değiliz”

 

Finans şirketleri kendilerine karşı yapılan “tefeci” söylemini kesinlikle kabul etmediklerini çünkü kendilerinin Şirketler Yasası’nın Fasıl 113’e göre kurulmuş, tamamen yasal faaliyet gösteren ve vergisini ödeyen finans şirketleri olduklarını ifade ettiler. Kayıt dışı çalışan ve “çantacı” olacak nitelendirdikleri “tefecilerin” bulunduğunu da anlatan finans şirketi sahiplerinin, özellikle bu işi yapan, bazı banka yönetim kurulu üyeleri olduğunu da dile getirmeleri gerçekten ilgi çekici idi.



“Gerçek manada tefecilik yapan banka yönetim kurulu üyesi var”

 

Finans şirketi sahiplerinin bu konuda söyledikleri oldukça dikkatle ele alınması gereken ve hatta Maliye Bakanlığı tarafından takibe alınmalı. O nedenle bu konuda söylenenleri aynen hiçbir yorum yapmadan onların ağzından sizlere aktarıyoruz. “Pek çok şahıs, iş adamı ve müteahhit batma noktasındadır. Pek çoğu ipotek, teminat limitlerini tüketmiştir. Bu konumda olanlara mali kaynak yaratmak, büyük risktir, bu konumdakiler öncelikli olarak bankalar ve/ya finans şirketlerinde sorunlarına çare aramakta ve en sonunda kayıt dışı tefecilerin eline düşmektedir. Bunlardan, toplumun tüm kesimlerinden öte, ekonomi de ciddi rahatsızdır. KKTC’de devlete hesap vermeyen, uyguladıkları faiz oranlarıyla büyük ve küçük birçok işletmenin mahvolmasına neden olan, ekonominin dengelerini bozan, kayıt dışı ekonomiyi hortlatan, hiç vergi ödemeyen, tabelası asılı olmayan şahıs ve şirketlerdir. Bugün KKTC sınırları içerisinde pek çok küçük veya büyük market, benzin istasyonu sahipleri, kayıt dışı tefecilik yapmaktadır. Hatta ve hatta bunlardan bazıları banka yönetim kurullarına dahi sızmış, uzunca bir süreden beri banka yönetim kurulu üyeliği dahi yapmaktadır. Bu şahıslar banka yönetim kurulu üyesi sıfatı ile bazı şahıs ve şirketlerin bankadaki konumunu da bilerek ve banka içerisinde tefecilik yaparak onları felakete sürüklemektedir. En büyük sorun buradadır.”



Finans şirketleri, bunun yanında tabelasında “banka” yazan ama bankacılık yapmayıp acımasızca “tefecilik” yapanların olduğunu da iddia ettiler. Finans şirketleri, yasal kimliğine dayanıp, hizmet, sorumluluk ve disiplinine rağmen acımasızca davranan bankalara karşı devletin gereğini yapması çağırısında da bulundular.



“Bizimle ilgili mevcut yasa tasarısı kabul edilemez”



Kendilerinin önüne konan tasarının bu hali ile geçmesi halinde finans şirketlerinin kapanacağını savunan şirket sahipleri, zaten daralan ülke ekonomisinin, bir de kendilerinin faaliyetlerini durdurmaları halinde daha da zora gireceğine işaret ettiler. Ülkedeki bankaların kendilerini potansiyel rakip olarak gördüklerini ve ortadan kaldırmaya çalıştıklarını da savunan finans şirketi yetkilileri, özellikle Bankacılar Birliği tarafından kendilerine karşı böyle bir yasanın hazırlanması için hükümete baskı yapıldığını söylediler. Kendilerinin doğru, çalışabilir bir yasa istediklerini ve denetlenmeye karşı olmadıklarını da ifade eden finans şirketi sahipleri, “Bankalara göre bizde bürokrasi az, hizmet hızlı, kalite iyi ve çok ucuz” dediler.

 

“Bankalardan daha iyi çalışıyoruz”

 

HAVADİS: Öncelikle bizlere çalışmalarınız konusunda bilgi verir misiniz?

 

FİNANS ŞİRKETLERİ: Tamamen yasal olarak faaliyet gösteren şirketleriz biz her ne kadar da bazı çevreler bize ön yargı ile baksa da. Bankalara göre bizim çalışmalarımız daha iyidir, biz daha insaflıyız onlara göre. Tüketiciye karşı maliyetimiz bankaların altındadır. Biz devlete her şeyimizi düzenli öderiz. BSİ, kurumlar vergisi, Sosyal Sigorta, İhtiyat Sandığı yatırımları, hiçbir konuda geriliğimiz yoktur. Bizler mevduat toplamıyoruz, kimseyi mağdur etmiyor ve fahiş faiz uygulamıyoruz.

 

HAVADİS: UBP Hükümeti tarafından çıkarılan Faiz Yasası’nı sizler nasıl değerlendiriyorsunuz?

 

FİNANS ŞİRKETLERİ: Bizler de müşterilerimizden talep gelmesi halinde bu yasayı uyguluyoruz. Geçmişe dönük borçlar konusunda bizler de yapılandırmaya gidiyoruz. Yasada birtakım eksiklikler olmasına rağmen uygulanıyor. Yasada bazı konularda açıklık yok. Örneğin, geçmişte çıkarılan mazbataların durup durmayacağı konusunda yasada net bir ifade yok.

 

“Ödünç para sözleşmesi nedir?”

 

HAVADİS: Bankaların size karşı tutumundan dolayı rahatsız olduğunuzu söylüyorsunuz, neden?

 

FİNANS ŞİRKETLERİ: Bankalar, bizi kendilerine karşı potansiyel rakip görüyor. Ancak bugüne kadar baktığınız zaman bize borcundan dolayı mazbatadan hapiste yapan kimse yoktur. Bu konuda bize karşı bir ön yargı vardır. Yasa “çek, ıskonto, senet yapın” der bankalara ama finans sektörüne bu hakkı vermez. Müşteriden alamadığımız para için senet ve çekle mahkemeye gidemeyeceğiz artık. “Ödünç para verme sözleşmesi” diye bir şey çıkardılar, ancak bununla mahkemeye gidebileceğiz.

 

HAVADİS: Çıkarılan yasalarda bazı tanımlamalar eksik mi diyorsunuz?

 

FİNANS ŞİRKETLERİ: Evet, örneğin sözü edilen “Ödünç para verme” sözleşmesinin ne olduğu yasa tasarısında net değil. Veya “31 Aralık tarihinde artık  ‘hamiline’ çekler özel ciro ile alınacak” deniyor, ancak bunun da ne olduğu konusunda yasada tanım yok.

 

“Fatura karşılığı çek yapmaktır arzumuz”

 

HAVADİS: Finans sektörü olarak sizler devlet tarafından denetlenmek istemiyor musunuz?

 

FİNANS ŞİRKETLERİ: Hayır öyle bir şey söz konusu değildir. Tabii ki denetlenelim. Ben mevduat almam, kullandığım tamamen kendi paramdır. Yasanın ilk çıkmasını isteyenlerden birisi de bizleriz. Tefeciliğin yasaklanmasını istiyoruz. Ne vergi verirler ne de başka bir şey. Bizi bıraksınlar, bir tek fatura karşılığı çekleri yapalım. Şahısları isterlerse yasaklasınlar. Bu piyasanın yüzde sekseni böyle döner. Biz, kısa vadeli kredi veririz bu da piyasayı canlandırır. Ama bankalar bu paraların yarısını kullandırırlar.

 

HAVADİS: Hükümetin sizinle ilgili söz konusu yasayı çıkarma girişimi müşterilerinizin sizden rahatsız olmasından kaynaklanabilir mi?

 

FİNANS ŞİRKETLERİ: Eğer müşterilerimiz bizden rahatsız olsaydı neden hala bize geliyorlar. Onlar da söz konusu yasanın çıkacak olmasından rahatsız, tedirgin bir şekilde bekliyorlar. Ancak kötü niyetli müşteriler bize karşı ön yargılı olabilir.

 

HAVADİS: “Kötü niyetli” müşteriler kimlerdir?

 

FİNANS ŞİRKETLERİ: Örneğin,  bir iş yaptım ve çekimi verdim. Çeki alan kişi de bu ileri tarihli çeki bizde kırdırdı. Ancak günü geldiğinde bu kişinin çeki karşılıksız çıktı. O zaman da başlar bağırmaya “ çekim tefecidedir” diye. O zaman paramızı talep ettiğimiz için kötü olan yine biz oluyoruz.

 

“Batarsam kendi paramı batırırım sadece”

 

HAVADİS: Hazırlanan yasa tasarısında karşı olduğunuz başka ne gibi maddeler var?

 

FİNANS ŞİRKETLERİ: En çarpıcı konulardan birisi de bizden istenen yıllık finans bedelinin çok yüksek olması. Örneğin, döviz bürolarından yıllık finans bedeli olarak bin dolar, bankalardan 10 bin dolar, bizden ise 25 asgari ücret isteniyor. Bu da yaklaşık 20 bin dolar yapıyor şu an için. Bizim kuruluşlarımızın riski yok ki. Bankalar batarsa bundan tüm halk etkilenir çünkü halktan mevduat topluyorlar. Ancak ben batarsam kendi paramı batırırım ve çantamı alıp evime giderim.

 

“Denetleyicimiz Merkez Bankası olmamalı”

 

HAVADİS: Bugüne kadar hiç denetlendiniz mi?

 

FİNANS ŞİRKETLERİ: Bugüne kadar biz her yıl bilançolarımızı hazırlayıp Maliye Bakanlığı’na sunuyoruz. İsterlerse gelip bizi denetlesinler, buna hiç itirazımız yok. Yeni tasarıda bizi Merkez Bankası’nın bizi denetleyeceği ifade ediliyor. Bizler buna karşıyız. Çünkü biz mevduat toplamayız. Takasa gitmeyiz, çek defteri dağıtmayız.

 

HAVADİS: Peki sizin devletten talebiniz nedir?

 

FİNANS ŞİRKETLERİ: Bankalara verilen hak gibi, nasıl ki onlar çek ve ıskonto yapıyorsa, finans şirketleri de senet düzenleyip çek alsın ve bunlarla davaya gidebilsin. Tefeciliğin yasaklanmasını istiyoruz. Çantacılar ortadan kaldırılsın. Onlar bizim de adımızı lekelemektedir. Bizim belli bir statüye kavuşmamız gerekiyorsa denetlenebiliriz, ancak bizi denetleyici Merkez Bankası olamaz. Bizler devlete vergisini veren şirketleriz.

 

HAVADİS: Finans sektörüyle ilgili bu tasarı hazırlanırken sizinle hiç istişare edilmedi mi?

 

FİNANS ŞİRKETLERİ: Tasarı hazırlandıktan sonra birkaç kez bize gönderildi, değerlendirdik ve yazılı olarak kendilerine görüşlerimizi ileteceğiz. Ancak öncesinde çalışmalarımızla ilgili bizlerden bilgi alınmadı. Bu sektörde hizmet veren bizler resmi olarak kayıtlı beş kişiyiz. Hepimiz ortak görüşle hareket ediyoruz. Haklarımızı savunmak için de daha ciddi daha resmi olmak için birlik kurma çalışmalarımız da var.

 

“Kapatılmamız ülkede büyük deprem getirir”

 

HAVADİS: Bu çalışma nasıl bir sonuç doğurur sizce bu şekliyle?

 

FİNANS ŞİRKETLERİ: Bizce, Bankacılar Birliği’nin baskısı ile hükümetin amacı finans şirketlerini kapatmaktır. Kısa süreli borçlanma ortadan kalkarsa ekonomi ciddi derecede daralacaktır. Bankalardaki çeklerin de o zaman geri döneceğini iddia ediyoruz. Çek yasakları çoğalacak, iş insanları mal getiremeyecek. Finans şirketlerinin kapanması ülkede çok büyük bir deprem yaratır. Yasa tasarısı bu hali ile çıkarsa anlayacağız ki hükümet finans şirketlerini kapatmak ister. Ülkenin içinde bulunduğu ekonomik sıkıntı doğal olarak bizleri de etkiledi. Eskiden geri dönmeyen çekler şimdi, geri dönmeye başladı.

 

“Maliye ile belediyeler dahi ileri tarihli çekle çalışır hale geldi”

 

HAVADİS: Ülkede çek kullanım durumu bugün ne aşamada?

 

FİNANS ŞİRKETLERİ: Bugün bankalardan kredi kullanamayan çok insan var. Hayatınızın herhangi bir döneminde bir hata yapıp çek yasağına girmişseniz ömür boyu bankalardan kredi alamıyorsunuz. Bu oranın yüzde 70’lere çıktığını iddia ediyoruz. Bu tür insanların da iş yapmak için finans sektörlerine ihtiyacı vardır. Artık nakit yok, piyasada çeklerle çalışılıyor.

 

HAVADİS: Çok fazla ileri tarihli çekle çalışan var mı?

 

FİNANS ŞİRKETLERİ: Kesinlikle, Maliye ile belediyeler dahi günlük tarihli çek verip, üzerine de kurşun kalem ile bozdurma tarihini ayrıca yazıyorlar. Burada yasal sizi kısıtlayıcı bir durum yoktur, normal tarihinde bozdurabilirsiniz. Ancak, bir daha o kurum sizinle iş yapmaz. Bu da sizi doğal olarak korkutuyor. Ülkemizde biliyorsunuz ticari mahkemeler yok. Bunun yanında bir de bizden sadece sözleşmeye dayalı alış-veriş yapmamız istenirse o zaman alacaklarımızı hiç alamayız. Bugün mahkemeler 2-3 yılda ancak tamamlanıyor. İnsanlar da bu rahatlık içinde hareket ediyor. Bundan mağdur olan yine biz oluyoruz. O nedenle tasarıyla ilgili hükümet yeni düzenlemeler yapmalıdır.

 
3 Haziran 2012 Pazar 10:44
Okunma: 3598
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Gazete Manşetleri
 
Anket
Kıbrıs sorunu ile ilgili olarak 2016 sonuna kadar bir çözüme ulaşılabileceğine inanıyor musunuz?
Evet İnanıyorum
Hayır İanmıyorum
Kararsızım
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Kuzey’de ‘Rum mülkü’ satın alanların durumuGöbek eriten 10 baharatZayıflamak isteyenlere 5 uzman 5 süper öneriGünde iki fincan kahve içen erkeklerin...Kıbrıs'ta gezilecek yerlerSu geldi Rumlar çıldırdı İşte muhtemel yeni Kıbrıs haritasıTürkiye güzeli bakın kim çıktı!Doğu Akdeniz’de Enerji Stratejileri ve Bölgesel Güvenliğin GeleceğiDoğu Akdeniz’de hidrokarbon yatakları: Yeni bir jeopolitik mücadele sahası mı?
 
TÜRKİYE'DEN GELEN SUYUN DAĞITIMI VE PROJELENDİRİLMESİ ÇALIŞTAYI'NIN SONUÇ BİLDİRGESİ YAYINLANDIDoğu Akdeniz’de zengin gaz ve petrol rezervleri
 
 
Nöbetçi Eczaneler
LEFKOŞA KADER ECZANESİ  (Tel : (392)223-5499)
SEROL ECZANESI  (Tel : (392)227-2064)
GAZİ MAĞUSA SAKARYA ECZANESI  (Tel : (392)365-2989)
GİRNE SERTAÇ ECZANESI  (Tel : (392)815-9067)
GÜZELYURT İNCİ ECZANESI  (Tel : (392)714-3252)