Ana Sayfa » Kıbrıs » Bütçe Görüşmeleri (6)

Bütçe Görüşmeleri (6)

CumhurBaşkanlığı Bütçesi Oybirliğiyle Onaylandı .

 
 
Bütçe Görüşmeleri (6)

Lefkoşa, 19 Kasım 13 (T.A.K.): Cumhuriyet Meclisi Ekonomi, Maliye Bütçe ve Plan Komitesi, 21 milyon 329 bin 380 TL olarak öngörülen Cumhurbaşkanlığı bütçesini, 5 bin TL artışla, 21 Milyon 334 Bin 380 TL olarak oybirliğiyle onayladı. 

Komite başkanı Birikim Özgür başkanlığında başlayan komite toplantısına, Cumhurbaşkanlığı Müsteşarı Hasan Güngör ile diğer yetkililer de katıldı.

Cumhurbaşkanlığı Bütçesi'nin görüşülmesi sırasında ilk sözü Özgür aldı. Özgür, Cumhurbaşkanlığı'nın ülkenin en önemli kurumu olduğunu, bu yüzden bütçesinin iyi değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

Özgür, Cumhurbaşkanlığının ne kadar etkili çalıştığının ele alınması gerektiğini, ülkede yeni bir siyaset anlayışı gelmesi gerektiğini, toplum lideri olan Cumhurbaşkanının topluma liderlik yapması gerektiğini, ancak bu konuda ciddi bir zafiyet olduğunu savundu.

Ülkede uzlaşı olamadığını, koalisyon ortakları arasında da bunun görüldüğünü, bu yüzden Cumhurbaşkanının bu konuda gerekli uzlaşı çabalarını ortaya koyması gerektiğini ifade eden Özgür, bu konudaki sıkıntıların aşılması konusundaki liderliği Cumhurbaşkanı'nın yapamadığını öne sürdü.

Türkiye ile olan ilişkilerin de sağlıklı yürütülebilmesinin, ayrıca ekonomik protokollerin de ülke içinde hazırlanması gerektiğini ifade eden Özgür, "Cumhurbaşkanı'nın Türkiye ile ilişkilerinin iyi olmadığını,bu durumun basına düştüğünü" savundu.

Müzakerelerin de kritik bir süreçte olduğunu işaret eden Özgür, kendi kişisel fikri olarak Cumhurbaşkanı'nın çözüm düşüncesi olmadığını düşündüğünü, bu yüzden bu dönemde Cumhurbaşkanı'na destek verilmesi ve motive edilmesi gerektiğini söyledi.

"Rumlar çözüm istemiyor" sözünün çok kullanıldığını ancak Kıbrıs Türk tarafının hep bir adım önde olması gerektiğini, fakat bunun yitirildiğini ileri süren Özgür, bu konuların sorgulanması, Türkiye ile ilişkilerin tartışılması, Kıbrıs sorunun çözümü konusunda Türkiye ile birlikte hareket etmesi gerektiği düşüncesiyle bütçeye olumlu oy kullanacaklarını kaydetti.

Ersin Tatar da, Cumhurbaşkanı'nın halkın seçilmiş lideri olduğunu, bu yüzden Özgür'ün "Cumhurbaşkanı görevini yerine layıkıyla yerine getirmiyor" şeklindeki konuşmasını kınadı. 

Tatar, Cumhurbaşkanı'nın görüşmeci görevine müdahale etmenin doğru olmayacağını belirtti. YÖDAK'a başarılar dileyen Tatar, ülkede öğrenci sayısının arttığını hedefin 100 bin olduğunu ifade etti ve YÖDAK'a ayrılan paranın doğru olduğunu kaydetti.

Ömer Kalyoncu da, Cumhurbaşkanlığı'nın politikanın içinde olduğunu ve eleştirileceğini, eleştiriye açık olunması gerektiğini ifade ederek, konuşmalarda eleştirilerin olacağını, Cumhurbaşkanı'nın görevini layıkıyla yaptığının söylenemeyeceğini savundu.

Kalyoncu, Cumhurbaşkanı'nın görevinden çok UBP ile uğraştığını iddia ederek, önceliğin Cumhurbaşkanlığı görevi olması gerektiğini söyledi.

Eleştiriye sonuna kadar açık olunması gerektiğini, Dışişleri Bakanı Özdil Nami'nin partisi tarafından özel olarak tecrübeli olduğu konuda bakanlığına atandığına işaret eden Kalyoncu, önemli olanın çözümün hemen bulunması olduğuna dikkat çekti.

Dışişleri Bakanı'nın görevinin Kıbrıs sorunu konusunda da görüşmeler yapmak olduğuna da işaret eden Kalyoncu, bunun gayet normal olduğunu, bakanın herkesle görüşme hakkı yetkisi olduğunu, görüşmese görevini yapmamış olacağını kaydetti.

Kıbrıs sorununun çözümü konusunda yapılacak görüşmelerde Nami'ye güvendiklerini vurgulayan Kalyoncu, Nami'nin hep bu işin içinde olacağını ve önemli olanın Kıbrıs sorunu çözecek girişimlerin sürmesi olduğunu belirtti, Cumhurbaşkanı'nın atak olamadığını savundu.

Hasan Taçoy da, Kıbrıs konusundaki gerçekler ile Kıbrıs Türk halkının sesini duyurmak amacıyla Avrupa'da görüşmeler yaptıklarını, Cumhurbaşkanı'nın çalışmalarını, CTP-BG'nin de girişimlerini dile getirdiklerini, Dışişleri Bakanlığı'nın girişimlerini de anlattıklarını ifade ederek, birisinin yaptığı girişimlere zarar verebilecek girişimler yapmadıklarını anlattı.

Taçoy, yoksa herkesin kendi kafasına göre bir çözüm arayabileceğini ve bunu gidip anlatabileceğini ifade ederek, ülkedeki herkesin çözüm istediğini, ancak bu konuda ortak bir yapının kurulması gerektiğini kaydetti.

Taçoy, bu konuyu herkesin tartışabilecek olgunlukta olduğunu belirterek, Cumhurbaşkanı'nın çözüm taraftarı olmadığı yönündeki görüşmelere katılmadığını, yapılan çağrı ve görüşmelerin ortada olduğunu, bu yüzden istek ve arzularının, öneri ve taleplerin tek bir ağızdan yapılması olduğunu vurguladı.

Cumhurbaşkanlığı'nın sadece Kıbrıs konusuyla ilgili değil, sosyal projelerle de ilgilendiğini, sosyal sorumluluğunu yerine getirdiğini ifade eden Taçoy, eleştirisel değil daha yapıcı olumlu yorumlar gerektiğini, Cumhurbaşkanı'na Kıbrıs konusu ve sosyal projelerde destek verilmesi gerektiğini kaydetti.

Sunat Atun da, Cumhurbaşkanlığı'nın Kıbrıs konusunda devletin resmi görüşmecisi ve müzakerecisi konumunda olduğunu, Türkiye'nin de Cumhurbaşkanı'nın duruşu ve görüşmelerdeki başarısının arkasında olduğunu açıklamalarla gösterdiğini ifade etti.

Atun, hükümetin başarısızlıklarını, Cumhurbaşkanlığını başarısız göstermeye çalışmakla saklamaya çalıştığını savunarak, Türkiye Cumhuriyeti ile hükümetin hiçbir görüşme yapamadığını, bunun kaygı verici olduğunu öne sürdü.

Dolayısıyla hükümetin 70 gündür Türkiye ile ilişkileri geliştiremediğini, Başbakanlar nezdinde görüşme olmadığını, ekonomide olumlu işler yapılamadığını, kendi içinde uyumlu olamadığını savunan Atun, Kıbrıs konusunda yaşanan sıkıntıların da Rum lider Anastasiadis'in ekonomik durumu göstererek konuyu soğutmasından yaşandığını, görüşmelerin sil baştan başlamasını istemesinden olduğunu kaydetti.

Güneyde kim başa gelirse gelsin Kıbrıs konusundaki statükoyu sürdüreceğinin ortada olduğunu, Kıbrıs konusundaki tablonun net olduğunu ifade eden Atun, Güney ne kadar egemense Kuzeyin de o kadar egemen ve eşit olduğunu vurguladı.

Atun, Kıbrıs konusunda birlik ve beraberliğin ortaya konulması gerektiğini vurgulayarak, CTP-BG Genel Başkanı, Başbakanın DİSİ ile görüşmeler yapabileceğini, ancak bunun eşit olması gerektiğini, Dışişleri Bakanı'nın da Güneye geçerken, kendi düzeyinde görüşmeler yapması gerektiğini işaret etti.

Bu görüşmelerin içeriğinin Cumhurbaşkanlığı ile paylaşılması gerektiğini, müzakereler için bunun böyle olması gerektiğini ifade eden Atun, hükümetin bu sorumluluk içinde olması gerektiğini kaydetti.

Kıbrıs konusunda iki kesimlilik ve Türkiye'nin garantörlüğünün şart olduğunu ifade eden Atun, Kıbrıs konusundaki süreci UBP olarak desteklediklerini, çözüm için Cumhurbaşkanı'nın KKTC'nin kazanımlarını koruduğunu, kaydetti.

Atun, UBP olarak Cumhurbaşkanlığı bütçesine olumlu oy kullanacaklarını söyledi.

Armağan Candan da, Atun'un konuşmasının kendisini üzdüğünü ifade ederek, CTP-BG Genel Başkanı'nın DİSİ ile yapılan görüşmesinde başkan ile görüştüğünü, üçüncü derece biri ile görüşmediğini söyledi.

Candan, Meclisteki partilerin Avrupa Parlamentosunda birlikte çalıştığını, ekip olarak yer aldıklarını ifade etti. Dışişleri Bakanının Rum yetkililer ve diğer yetkililer ile yaptığı görüşmeler konusunda Cumhurbaşkanının haberi olduğunu, uyum içinde çalışıldığını söyleyen Candan, bu yönde yapılan görüşmeler hakkında bilgi verdi.

Avrupa'da yapılan görüşmelerdeki kapıların açılmasında CTP-BG ve 2. Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat'ın büyük çalışmaları olduğunu anlatan Candan, Nami ile Eroğlu arasında uyumlu bir çalışma olduğunu kaydetti.

Candan, Cumhurbaşkanlığı'nın görüşmelerde yeterince aktif olmadığını düşündüğünü ifade ederek, Kıbrıs konusunun herkes için önemli olduğunu belirtti ve Kıbrıslı Türklerin dış dünya ile daha çok temasta bulunmasını istediklerini dile getirdi.

YÖDAK Başkanı Prof. Dr. Hüseyin Gökçekuş da söz alarak, YÖDAK'ın daha güçlü bir yapıya kavuşması için çalışacaklarını belirterek, ülkedeki üniversite ve öğrenci sayısı hakkında detaylı bilgi verdi.

Gökçekuş, öğrenci sayısının sürekli arttığını ancak bu konuda devlet ve yerel yönetimlere de büyük görevler düştüğüne işaret ederek, ülkede ekonominin gelişmesinde eğitimin turizmin önüne geçtiğini kaydetti.

Eğitim konusunda devlet politikası gerektiğini ifade eden Gökçekuş, YÖDAK'ın Anayasal bir kuruluş haline getirilmesini istedi.

Gökçekuş, konuşmasının ardından milletvekillerinin sorularını yanıtladı ve YÖDAK'ın çalışmaları hakkında bilgiler verdi. 

Sunulan önerilerin okunmasının ve oy birliği ile kabul edilmesinin ardından Cumhurbaşkanlığı Bütçesi 5 bin TL artışla, 21 Milyon 334 Bin 380 TL olarak oy birliği ile kabul edildi.

(EMR/HÖ)

 
19 Kasım 2013 Salı 17:46
Okunma: 827
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Gazete Manşetleri
 
Anket
Kıbrıs sorunu ile ilgili olarak 2016 sonuna kadar bir çözüme ulaşılabileceğine inanıyor musunuz?
Evet İnanıyorum
Hayır İanmıyorum
Kararsızım
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Kuzey’de ‘Rum mülkü’ satın alanların durumuGöbek eriten 10 baharatZayıflamak isteyenlere 5 uzman 5 süper öneriGünde iki fincan kahve içen erkeklerin...Kıbrıs'ta gezilecek yerlerSu geldi Rumlar çıldırdı İşte muhtemel yeni Kıbrıs haritasıTürkiye güzeli bakın kim çıktı!Doğu Akdeniz’de Enerji Stratejileri ve Bölgesel Güvenliğin GeleceğiDoğu Akdeniz’de hidrokarbon yatakları: Yeni bir jeopolitik mücadele sahası mı?
 
TÜRKİYE'DEN GELEN SUYUN DAĞITIMI VE PROJELENDİRİLMESİ ÇALIŞTAYI'NIN SONUÇ BİLDİRGESİ YAYINLANDIDoğu Akdeniz’de zengin gaz ve petrol rezervleri
 
 
Nöbetçi Eczaneler
LEFKOŞA KADER ECZANESİ  (Tel : (392)223-5499)
SEROL ECZANESI  (Tel : (392)227-2064)
GAZİ MAĞUSA SAKARYA ECZANESI  (Tel : (392)365-2989)
GİRNE SERTAÇ ECZANESI  (Tel : (392)815-9067)
GÜZELYURT İNCİ ECZANESI  (Tel : (392)714-3252)