Ana Sayfa » Kıbrıs » Bütçe Görüşmeleri (Son)

Bütçe Görüşmeleri (Son)

Ekonomi Ve Enerji Bakanlığı Bütçesi Onaylandı.

 
 
Bütçe Görüşmeleri (Son)

YEKTAOĞLU: "TPAO'YLA ANLAŞMANIN İÇERİĞİ HALKTAN VE MECLİSTEN GİZLENİYOR"

FELLAHOĞLU: "KIBTEK SÜRDÜRÜLEBİLİR BİR YAPIYA KAVUŞTURULMALI"

ATUN: "İTHALAT VE İHRACAT RAKAMLARININ GİDEREK ARTMAKTA, BU TEŞVİK PROGRAMLARININ KAZANIMI"

Lefkoşa, 14 Kasım 12 (T.A.K.): Cumhuriyet Meclisi Ekonomi, Maliye, Bütçe ve Plan Komitesi, 2013 Mali Yılı Bütçe Yasa Tasarısı'nda 64 milyon 406 bin 630 TL olarak öngörülen Ekonomi ve Enerji Bakanlığı bütçesini oyçokluğu ile onaylandı.

Ekonomi Maliye Bütçe ve Plan Komitesi bugünkü çalışmalarını Ekonomi ve Enerji Bakanlığı bütçesiyle tamamladı. Yarın resmi tatil nedeniyle toplanmayacak Komite, 16 Kasım Cuma günü Sağlık Bakanlığı ile Milli Eğitim Gençlik ve Spor Bakanlığı bütçelerini ele alacak.

YEKTAOĞLU

Meclis Başkan Yardımcısı, CTP Lefkoşa Milletvekili Mustafa Yektaoğlu, toplantının öğleden sonraki bölümünde söz alarak Kıbrıs'ta iki eşit halktan biri olarak Kıbrıs Türk halkının haklarının korunması için neler yapılması gerektiği üzerinde durdu.

Yektaoğlu, Ocak ayından itibaren ada etrafındaki petrol ve gaz yataklarıyla ilgili haberler yayımlandığını ancak ülkede bunlara pek itibar edilmediğini; 2003'te Rum tarafı Mısır'la münhasır ekonomik bölge alanları anlaşması yaptığında da durumun öneminin anlaşılmadığını; konunun Meclis'te bir kere bile özel olarak ele alınmadığını kaydetti.

Yektaoğlu, daha sonra Meclis'ten "Kıbrıs Türk halkının hakları yok sayılıyor" diye tüm partilerin oy verdiği bir karar çıktığını, İslam Konferansı Teşkilatı toplantısında da Kıbrıs Türk halkının durumunun anlatıldığını ve çıkan kararla 57 İslam ülkesinin Kıbrıs Türk halkına hak verdiğini anlattı.

Kıbrıs'ta doğal kaynakların iki halk tarafından da kullanılması gerektiğini; Rum tarafının birçok komşu ülkeyle münhasır ekonomik bölge anlaşması yaptığını; Kıbrıs Türk tarafının ise sadece şikayet mektupları gönderdiğini beliren Mustafa Yektaoğlu, Ekonomi ve Enerji Bakanlığı'nın TPAO ile yaptığı anlaşmayla Baf hariç Kıbrıs etrafındaki tüm bölgelerde arama yetkisi verdiğini kaydetti.

Yektaoğlu, TPAO'yla yapılan anlaşma metnini talep etmek için 17 Ekim'de bir mektup yazdığını, anlaşmanın halktan ve meclisten gizlendiğini kaydederek, kendisine yanıt verilmemesini eleştirdi.

Ülkelerin gizlemesi gereken konular olabileceğini ancak bunun Kıbrıs Türk halkının doğal kaynaklarını ve kendini ilgilendiren önemli bir konu olduğunu, halkın bilmesi gerektiğini ifade eden Yektaoğlu, "Bu hakkı Rum tarafı elimizden alamaz. 1960 anayasasında da kurucu ortak olduğumuz yazar" dedi.

Meclis Başkan Yardımcısı Yektaoğlu, Annan Planı'na göre de Kıbrıs Türk halkının adada eşit hak ve çıkarları olduğunu belirterek, petrol ve doğalgazda da eşit haklar bulunduğunu söyledi.

TPAO ile "Kuzeydeki bütün alanlar benim, güneydekine de ortağım" politikasına göre anlaşma yapıldığını belirten Mustafa Yektaoğlu, izlenen politikaları eleştirdi.

Sınırüstü köyünde yapılan sondajı eleştiren Yektaoğlu, KKTC'ye ait kıta sahanlığı alanlarının diğer ülkelere bırakılmakta olduğunu savundu.

Sınırüstü sondaj alanında çok büyük bir kirlilik yaratıldığını ileri süren Yektaoğlu, bu konuda ne yapılacağını sordu.

FELLAHOĞLU

CTP-BG Milletvekili Kadri Fellahoğlu da söz alarak, Elektrik Kurumu'nun durumunu irdeledi.

Hükümetin elektrik konusunda ne söylediyse tersini yaptığını ileri süren Fellahoğlu, yapılacağı açıklanan 10 megawatlık jeneratörün kurulmadığını, serbest bölge sözünün tutulmadığını, Geçitkale Havaalanı'nın ekonomiye kazandırılmadığını belirtti.

Sınırüstü köyündeki kirliliğin kaldırılma görevinin hükümette olduğunu ve bunun biran önce yapılması gerektiğini vurgulayan Fellahoğlu, Elektrik Mühendisleri Odası'nın yayınında yer alan kurumun üst düzey görevlilerinin yazılarına da atıfta bulunarak, CTP-BG döneminde yapılanları gündeme getirdi.

Elektrik sorununun CTP-BG döneminde aşıldığını belirten Fellahoğlu, Güney Kıbrıs'a Kuzey'in elektrik sattığını da hatırlattı.

Hükümetin Elektrik Kurumu konusunda hiçbir adım atmadığını ileri süren Fellahoğlu, üretim kapasitesini yükseltmeye yönelik yatırım yapılmadığını iddia etti.

KIBTEK'in özelleştirilmemesi gerektiğini belirten Fellahoğlu, KIBTEK'te başarılı bir yönetim ortaya konamadığını savundu.

Maliyetlerin altında tarifeler uygulanarak KIBTEK'in geleceğine taş konulmakta olduğunu ileri süren Fellahoğlu, gerçek maliyetler tarifelere yansıtılmayacaksa açığın Maliye Bakanlığı'nca ödenmesini talep etti.

2009'da 147 milyon 800 bin TL borcu olan KIBTEK'in her ay borcu için 10 milyon TL ödemesi gerekirken bunu yapmadığını savunan Fellahoğlu, bir işletme olan KIBTEK'in üretimini maliyetlerin etkilediğini, üretilen elektrik enerjisinin kilowat/saatinin 56 kuruş iken maliyetin altında tarife uygulandığını iddia etti.

"KIBTEK sürdürülebilir bir yapıya kavuşturulmalı" diyen Fellahoğlu, "Bu ülkede KIBTEK'i özelleştirecek bir güç yoktur" dedi.

Bakanlar Kurulu'nun elektrik tarifesi düzenleme yetkisi olmadığını yönetim kurulunun kararını uygulaması gerektiğini ileri süren Fellahoğlu, devlet tarifesinin de elektrik maliyetinin altına çekildiğini aradaki açığın kim tarafından kapanacağını sordu.

Fellahoğlu, KIBTEK'in alacaklarına da değinerek, BRTK, Din İşleri ve camiler, Karpaz Rumlarını büyük orandaki alacaklara örnek verdi.

Kadri Fellahoğlu, kurumun alacaklarını toplayabilse borçlarını kapatıp 105 milyon TL de artıya geçeceğini ileri sürdü.

AKSA'dan alım garantisiyle alınan enerji nedeniyle KIBTEK'in 60 megawat santralleri 20-30 megawatta çalıştırıldığını belirten Fellahoğlu, bu konuları artık ciddi ciddi ele almak gerektiğini söyledi.

KIBTEK'in AKSA ile ilişkisi konusunda Sayıştay'ın rapor hazırladığını belirten Fellahoğlu, bu rapordan alıntılar yaptı.

KIBTEK'in ayakları üzerinde durabilmesi için tarifelerin maliyetlere çekilmesi gerektiğini, devletin ve kurumlarının ve halkın elektrik borçlarını ödemesi gerektiğini belirten Fellahoğlu, Bakan Atun'un KIBTEK'i nereye götürmeye çalıştığını açıklamasını istedi.

EMİROĞLULARI

TDP Milletvekili Mustafa Emiroğluları da, dört yıldır hükümetin ekonomik vizyonunu anlayamadıklarını savunarak, bütçeyi değerlendiren bir yazı okudu.

Kıbrıs Türk toplumunun fakirleşmesi ve belli bir standartta yaşamasına yönelik bilinçli bir vizyon oturtmaya çalışan kadro ile karşı karşıya olunduğunu savunan Emiroğluları, Kıbrıs'ta hazırlandığı söylenen programın ortada olmadığını iddia etti.

Ekonomik Programı görmek istediklerini kaydeden Emiroğluları, ekonomik program diye diye toplumun değerlerinin yok edilmeye çalışıldığını iddia etti ve bunu kınadı.

TC Büyükelçisi'nin açıklamalarını "talihsizlik" olarak değerlendiren Emiroğluları, elçinin Rum tarafındaki alışverişten rahatsız olduğunu söylediğini, KKTC'deki ticaret Rum tarafına kayması ekonomiye zarar veriyorsa KKTC'deki ticaretin TC'ye kaymasının zararının ne olduğunu sordu.

Rum tarafı ile KKTC arasında fiyatları karşılaştıran Emiroğluları, ülke varlıklarının ülke içinde kalması gerektiğine inandığını belirtti ve KKTC'deki mevduatların bir kısmının TC bankalarında tutulmasını eleştirdi.

Ülkede esnaf batarken altyapı adı altında milyonlar harcandığını iddia eden Emiroğluları, Sınırüstü'ndeki aramaları eleştirerek doğalgaz aramalarının devam edip etmeyeceğini sordu.

Hükümetin 3-5 noktada oturup karar alırsa bütçenin sıkıntısı olmadığını kaydeden Emiroğluları, AKSA ile garantili alım anlaşmasını kimin imzaladığını sordu ve bir kerede ne ödenecekse ödenip anlaşmanın feshedilmesini istedi.

Ülkede büyük kaynakların başkalarına yedirilmekte olduğunu savunan Emiroğluları, Eximbank kredilerinin ne olduğunu da sordu.

Ercan Havaalanı'nın özelleştirilmesini araştıracağını da belirten Emiroğluları, havaalanından beklenen gelirin alınamayacağını ve özelleştirmenin başarılı olmadığını savundu.

KTP ile Altınbaş'ın aynı gemide ülkeye petrol getirdiğini belirten Emiroğluları, petrol dolum tesisi izni verilen kişinin ne yapacağının açıklanmasını istedi.

Emiroğluları, TDP olarak petrol dolum tesisine karşı olduklarını ancak verilen iznin ne olduğunu bilmedikleri için tam olarak neye karşı çıktıklarını da bilemediklerini belirtti.

AKSA'nin Kalecikte santral yapıp yapmadığını da soran Emiroğluları, santralin bacasına filtre takılmasını da istedi.

ATUN

Ekonomi ve Enerji Bakanı Sunat Atun da söz alarak, "Biz dünyada tek başımıza değiliz" dedi.

AB müktesebatına uyum çerçevesinde sermayenin serbestisi üzerinde çalıştıklarını kaydeden Atun, 2012'deki kriz döneminden bugüne gelindiğinde mali sürdürülebilirliğin ana kaygı olduğunu söyledi.

Dünyada ülkelerin bunun için ciddi tedbirler aldığını, bazılarının batma noktasına geldiğini hatırlatan Atun, hükümet olarak 2.5 yıl içerisinde diğer ülkelerin bulamadığı reel sektöre teşvik çerçevesinde bir alan oluşturduklarını kaydetti.

2010 yılından itibaren verdikleri reel teşviklerle ekonomiyi canlandırdıklarını ifade eden Atun, reel sektör teşviki bulamayan ülkelerin para politikaları uygulamakta olduklarını ve bunun başında da gelişmiş ülkeler bulunduğunu söyledi.

TC ve KKTC'de daralma olduğunu ancak bunun düşüş anlamında olmadığını kaydeden Atun,  istihdam teşviki, dış satım teşviki ve dış döviz gelirlerinde artış ve kamu yatırım harcamalarının önemine dikkat çekti.

Bakan Atun, KOBİ'lerin ve esnafın önemine dikkat çeken Atun, bunlara düşük faizli kredilerle teşvik verdiklerini belirterek, bankalarla sektörlere can suyu kredilerinin devamını sağlayacaklarını ifade etti.

Kredilerin siyasi organın bilgisine gelmediğini, tamamen rasyonel olduğunu kaydeden Atun, bunun devamının şart olduğunu söyledi.

İthalat ve ihracat rakamlarının giderek arttığını belirten Atun, bu konuda rakamlara değindi ve bunların teşvik programlarının kazanımı olduğunu kaydetti.

Hibe programlarının da şeffaf uygulandığını belirten Atun, 9 milyon TL'lik kredinin 8 milyonunun kullanıldığını, bu yıl da bu konuda 6 milyon TL'lik kaynak ayrıldığını söyledi.

Yeşil Hat Tüzüğü'nün tek taraflı bir uygulama olduğunu da belirten Atun, Güney Kıbrıs ile Kuzey Kıbrıs arasındaki ticaretin daraldığını, Yeşil Hat Tüzüğü'nün hedefinden uzak olduğunu ve yeni vizyonla içeriğinin geliştirilmesi gerektiğini ifade etti.

Ekonomi ve Enerji Bakanı Atun, hizmetlerin de karşılıklı olarak ticarete dahil olması, sermayenin yer değiştirebilmesi gerektiğini vurgulayarak, bu yapılırsa iki tarafın da bundan azami fayda sağlayacağına inandığını, yasa taslağını da hazırlamakta olduklarını söyledi.

Ekonomik Programın ülke adına kazanım olduğu ve ülke kültürü olarak yerleşmesi gerektiğine inandığını belirten Atun, programı Meclis'le bittiğinde paylaşacaklarını, teknik çalışmaların sürdüğünü ifade etti.

Deniz yetki alanları ile ilgili konuların, enerji olarak teknik tarafı ve dış tarafı olduğunu ve dikkatli olunması gerektiğini kaydeden Atun, bunların müzakereleri ve bölgedeki ülkelerle ilişkileri ilgilendiren konular olduğunu söyledi.

"SINIRÜSTÜ ARAŞTIRMALARI TAHMİNLERİ GÜÇLENDİRDİ"

Sınırüstü köyündeki araştırma kuyusu olduğunu ve verilerin tahminleri güçlendiren yapıda çıktığını vurgulayan Atun, delme ve çıkarma işlemlerinin denizde yapılması gerektiğini, maliyetlerin daha düşük olduğunu söyledi.

İhtiyaç duyulması halinde Güzelyurt'ta da bir kuyu açılabileceğini ve araştırmaların ardından denizde delme çıkarma yapılabileceğini anlatan Atun, "Bizim payımız en az TPAO kadardır ve masraflar da onlara ait" dedi.

Atun, Sınırüstü'nün rehabilite edilmesi için sözkonusu şirketin ihale edildiğini ve ağaçlandırma da yapılacağını belirtti.

KIBTEK'in yaşatılmasının kendileri için de önemli olduğunu ancak belli bir yerden aldıklarını, önceki dönemde yatırımlar yapıldığını ancak bunların yapılış tarzında yanlışlar olduğunu belirten Atun, bunların da konuşulması gerektiğini söyledi.

Tercihlerin önemli olduğunu ve bunların getireceği külfetlerin de ele alınması gerektiğini söyleyen Atun, KKTC'nin yüzde yüz fueloile bağlı olduğunu ve kıt bir kaynak ve borsalarda alım satımı yapılan bir emtia olduğunu söyledi.

KIB-TEK'İN MALİYETLERİ

KIB-TEK'in maliyetlerinin yüzde 65'ini fueloilin oluşturduğunu ve bunun önceden öngörülmediğini ifade eden Atun, bunların dikkate alınmadan sadece bugünkü fueloil fiyatının yüksek olduğunu kurumun yüksek maliyetle üretim yaptığının söylenmekte olduğunu kaydetti.

Devletin mahsuplaşmadan sonra 44 milyon TL alacağı 10 milyon TL de KDV gideri olduğunu ancak kurumlardan alacakları bulunduğunu, vakıflardan alacağının da düzenlenmekte olduğunu anlatan Atun, AKSA ile üretim yanlış bir uygulamaysaydı 2009'da seçime az bir süre kala sözleşmenin yenilenip ek yatırım imkanı tanınmasının da yanlış olduğunu kaydetti.

Un ve kum konusu serbest bölge mevzuatı uygun olduğundan geldiğini aynı uygulamanın arpa konusunda CTP-BG döneminde de yapıldığını kaydeden Atun, bu deneyimlerden sonra yeni düzenlemeyle limanların bu tür şeylere kapatıldığını ifade etti.

Otel borcu silinmesinin söz konusu olmadığını, otel ile kurum arasındaki bir ihtilaftan kaynaklanan konu olduğunu kaydeden Atun, gerekirse bu konuda rapor verebileceklerini söyledi.

KALYONCU

CTP-BG Milletvekili Ömer Kalyoncu'nun AKSA ve fueloil ile ilgili eleştiriler konusunda söz alarak, sürekli geçmişin eleştirilmemesi gerektiğini kaydetti ve KIBTEK'in alacakları konundaki uygulamaları eleştirdi. Kalyoncu, elektrik maliyetindeki yükselmenin UBP hükümetinden kaynaklandığını savundu.

Ercan Havaalanı sözleşmesinin imzalanıp imzalanmayacağını merak ettiğini kaydeden Kalyoncu, KIBTEK'i 140 milyon TL ile devralan UBP'nin borcu katmerlendirdiğini savundu.

TC baskı yapsa da kişiliğin ortaya konması gerektiğini iddia eden Kalyoncu, AB'ye girerken bu tür sözleşmelerin iptal edileceğini savundu.

Elektrikteki eksiklik nedeniyle AKSA'nın hükümeti tuttuğunu savunan Kalyoncu, bugün eleştirilen projelerin şimdi bakana ve partiye yakın kişi tarafından yapıldığını da iddia etti.

ULUÇAY

CTP-BG Milletvekili Teberrüken Uluçay da sorularına tam olarak yanıt alamadığını bunları da Genel Kurul safhasında alabileceğini ümit ettiğini söyledi. Uluçay tekrar bazı sorular sordu.

FELLAHOĞLU

CTP-BG Milletvekili Kadri Fellahoğlu da, bilmedikleri bir ekonomik programa nasıl sahip çıkmalarının beklendiğini sordu.

CTP-BG döneminde 105 megawattlık yatırım yapıldığını ve ihtiyaç nedeniyle AKSA ile anlaşma yapmaya gittiklerini, ayrıntıları daha sonra anlatabileceğini kaydeden Fellahoğlu, UBP'nin yatırım yapmadığını ve KIBTEK'in özelleştirilmeyeceğini söylemediğini savundu.

UBP döneminde KIBTEK'in borcunun yüzde 100 arttığını ileri süren Fellahoğlu, borcun ödenmesine yönelik bir çaba olmadığını iddia etti.

Konuşmaların ardından 64 milyon 406 bin 630 TL'lik Ekonomi ve Enerji Bakanlığı bütçesi oy çokluğu ile onaylandı.

Ekonomi Maliye Bütçe ve Plan Komitesi 16 Kasım Cuma günü Sağlık Bakanlığı ile Milli Eğitim Gençlik ve Spor Bakanlığı bütçelerini ele alacak.

(GÜL-ŞEB/GÜL)

 
14 Kasım 2012 Çarşamba 18:40
Okunma: 616
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Gazete Manşetleri
 
Anket
Kıbrıs sorunu ile ilgili olarak 2016 sonuna kadar bir çözüme ulaşılabileceğine inanıyor musunuz?
Evet İnanıyorum
Hayır İanmıyorum
Kararsızım
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Kuzey’de ‘Rum mülkü’ satın alanların durumuGöbek eriten 10 baharatZayıflamak isteyenlere 5 uzman 5 süper öneriGünde iki fincan kahve içen erkeklerin...Kıbrıs'ta gezilecek yerlerSu geldi Rumlar çıldırdı İşte muhtemel yeni Kıbrıs haritasıTürkiye güzeli bakın kim çıktı!Doğu Akdeniz’de Enerji Stratejileri ve Bölgesel Güvenliğin GeleceğiDoğu Akdeniz’de hidrokarbon yatakları: Yeni bir jeopolitik mücadele sahası mı?
 
TÜRKİYE'DEN GELEN SUYUN DAĞITIMI VE PROJELENDİRİLMESİ ÇALIŞTAYI'NIN SONUÇ BİLDİRGESİ YAYINLANDIDoğu Akdeniz’de zengin gaz ve petrol rezervleri
 
 
Nöbetçi Eczaneler
LEFKOŞA KADER ECZANESİ  (Tel : (392)223-5499)
SEROL ECZANESI  (Tel : (392)227-2064)
GAZİ MAĞUSA SAKARYA ECZANESI  (Tel : (392)365-2989)
GİRNE SERTAÇ ECZANESI  (Tel : (392)815-9067)
GÜZELYURT İNCİ ECZANESI  (Tel : (392)714-3252)