Ana Sayfa » Kıbrıs » Bütçe Görüşmeleri Üçüncü Gününde

Bütçe Görüşmeleri Üçüncü Gününde

Başbakanlık Bütçesi  Görüşülüyor

 
 
Bütçe Görüşmeleri Üçüncü Gününde
Meclis Genel Kurulu, Başbakanlık bütçesiyle ilgili görüşmelerini sürdürüyor. Başbakanlık bütçesinin görüşülmesi sırasında ÖRP Genel Başkanı Turgay Avcı'nın konuşmasının ardından Cumhuriyetçi Türk Partisi Birleşik Güçler (CTP/BG) Milletvekili Arif Albayrak söz aldı.

Hükümetin resmi hizmet araçlarının denetimi konusunda  yaptığı çalışmaları takdir ettiğini, düğünlere gönderilen çelenk ve çiçekler konusunda uyarılarına gösterilen hassasiyeti olumlu bulduğunu ifade eden Albayrak, izaz ikram konusunda da epeyi azalmaya gidildiğini gözlemlemekte olduklarını söyledi.

Albayrak özelleştirmenin yanlış olduğuna işaret ederek, zarar edeceği ileri sürülen Dome Otel'in çalışanların işletmesiyle kar eder duruma geldiğini anlattı.

Arif Albayrak, birilerinin Başbakan İrsen Küçük'ün tarihe geçeceğini söylediğini ifade ederek, yaptığı olumsuzluklarla şimdiden tarihe geçtiğini ileri sürdü.

Albayrak, yapılan sayımın doğru rakamlara ulaşmadığını ileri sürerek, sayımda eksik veya fazla çıkmasının o kadar önemli olmadığını bu nedeniyle sayımı yaptıran Başbakanı Küçük'ün başarılı olduğunu kaydetti.

Albayrak, yaşlı araçlar ile sol direksiyonlu otobüslerin ülkeye getirilmemesi amacıyla ülkede faaliyet gösteren iki trafik derneğinin yazılı istemine olumlu yanıt vermesin nedeniyle Başbakanı bu konuda kutladı.

Arif Albayrak, konuşmasında Hükümet'in programında olan ve yapılması öngörülen ancak yapılmayan pek çok işi yapılmış gibi anlatarak ve bu nedenle Hükümeti kutlayarak ironik söylemle eleştirilerini Başbakan Küçük ve Hükümet'e yöneltti.

KALYONCU

CTP/BG Milletvekili Ömer Kalyoncu,  ülkede yaşananları aktaran Kıbrıs gazetesinin "Batmaya Az Kaldı" manşetinden hareketle yaptığı konuşmasında, batmaya az kalanların esnaf olduğunu söyledi.

Kalyoncu, Kıbrıs gazetesinin Hükümet'e yakın bir gazete olmasına karşın zaman zaman böyle manşetler attığını ifade ederek, bunun temel nedeninin ülkenin her geçen gün daha kötüye gitmesi olduğunu kaydetti.

Ömer Kalyoncu, ülkede kaçak yaşam ve kaçakçılığın her geçen gün arttığını, gümrüğü ödenmeyen  bavullarla dolu telefonların ülkeye girdiğini, bunun çok azının yakalandığını savunarak, bunun ülkeye normal yollardan mal ithal edenleri zora soktuğunu söyledi.

Kalyoncu,  ülkede tüm bunlar yaşanırken Başbakan İrsen Küçük'ün kürsüye çıkarak her şeyin yolunda olduğunu söylemesinin kabul edilemez olduğunu öne sürerek,  politikacıların toplumu yönlendiren kişi olması nedeniyle yalan dolana başvurmaması, dürüst olması, kişisel çıkarını önde tutmaması gerektiğini söyledi.

Ömer Kalyoncu, ülkede popülist politikaların çok fazla uygulandığını, bu nedenle muhalefetin yapılanları eleştirmeyi yetiştirmediğini savunarak, Hükümet'in zamanında alması gereken önlemleri almadığına işaret etti.

Faizler konusunda bugün Maliye Bakanlığının yapmaya çalıştığının doğru ancak geç kalmış uygulamalar olduğunu anlatan Kalyoncu, bu konuda Hükümet'i bir bütün olarak eleştirdi.

Kalyoncu, insanların Hükümet ve Hükümet'in uygulamalarına güvenmediğini iddia ederek, sayımı buna örnek gösterdi. Ömer Kalyoncu, sayımın güvenilmez olduğunu her söylediklerinde Hükümet'in 2006'dakinden farklı bir yöntemle yapılmadığını söyleyerek yanıltmaya çalışıldığını ileri sürdü, "Madem bizim 2006'da yaptığımız yanlıştı, siz de niye aynı hatayı yaptınız" sorusunu sordu.

Kalyoncu, insanların tek umudunun Kıbrıs sorununun çözümü olduğunu ifade ederek, müzakerelerin dün itibarıyla çöktüğünü ileri sürdü. Yapılması gerekenin el birliğiyle ülke ekonomisinin düzeltilmesine yönelik önlemler alınması gerekliliği üzerinde duran Kalyoncu, bunun yapılmaması halinde her şeyin daha da kötüye gideceğini savundu.

FELLAHOĞLU

Başbakanlık bütçesinin görüşülmesinde söz alan CTP/BG Milletvekili Kadri Fellahoğlu, bütçenin görüşüldüğü bir oturumda Başbakan'ın salonda olmasının sevindirici olduğunu söyledi.

Fellahoğlu, Genel Kurul'da telefonla konuşulmaması uygulamasının doğru olduğunu ancak, bunun bakan ve milletvekillerinin salonda olmaması sonucunu yarattığını ileri sürdü.

Muhalefetin Hükümet'i "son derece" başarısız bulduğunu anlatarak, Hükümet'in halk desteğini kaybettiğini ileri süren Fellahoğlu, bugünkü Hükümet'in yalan söyleyerek, söylediklerini yerine getirmeyerek, insanları kandırarak hükümete etmeye çalıştığını iddia etti.

Kadri Fellahoğlu, özelleştirme adı altında Doğu Akdeniz Üniversitesi (DAÜ) okul öncesi kurumlarının yasadışı yollarla Türkiye'nin Doğa Kolejlerine verildiğini savundu, özelleştirme yasası yokken özelleştirme yönüne gidilmesinin kabul edilemez olduğunu söyledi.

ANGOLEMLİ

Toplumcu Demokrasi Partisi (TDP) Gazimağusa Milletvekili Hüseyin Angolemli, Hükümet'i toplum menfaatleri dışında hareket etmekle suçlayarak, bu dönemde parti-devlet işlerinin birbirine girdiğini savundu.

Angolemli, halkın nüfus sayımına dahi güvenmediğini ifade ederek, bunun nedeninin Hükümet'in verdiği sözleri tutmaması olduğunu iddia etti.

Hüseyin Angolemli, trafik kazalarını önlemede sigorta sisteminin önemli olduğunu, bu nedenle bir yıl önce Meclis'in oy birliğiyle gerekli yasayı çıkardığını ancak yasaya dayalı tüzüklerin çıkarılmaması nedeniyle kazaların olmaya devam ettiğini söyledi.

Angolemli, aradan bir yıl geçmesine karşın bu tüzüklerin geçmemesinin Hükümet'in başarısızlığını ortaya koyduğunu iddia etti.

Angolemli, ülkenin kanayan yaralarından birinin uyuşturucu, kumar ve kaçakçılık olduğuna işaret ederek, bu konuda politika üretilmediğini söyledi.

Hüseyin Angolemli, polisin Hükümet'e bağlı olması, sivilleştirilmesi gerektiğini söyleyerek, yıllarıca siyaset yapan Başbakan İrsen Küçük'ün polisin sivile bağlanması konusunda gerekli adımları atması gerektiğini kaydetti.

Angolemli, Başbakan İrsen Küçük, kendisine bağlı, sivilleşmiş bir polis istiyorsa muhalefet olarak kendilerinin buna destek vermeye hazır olduğunu ifade ederek, bunu yapacak başbakanın tarihe geçeceğini dile getirdi.

Ülkenin önemli sorunlardan birisinin istihdam sorunu olduğunu ifade eden Hüseyin Angolemli, bu konuda da Başbakan Küçük'e görev düştüğünü kaydetti.

Angolemli, istihdam sorununun çözümü için özel sektörün desteklenmesi ve kamu gibi iki farklı çözüm yolu olduğunu anlatarak, ülkede kimsenin özel sektörde çalışmak istemediğini çünkü özel sektörde çalışanların haklarının yendiğini söyledi.

Angolemli, bu nedenle özel sektörün örgütlenmesi gerektiği, özel sektörün sendikalılaştırılması gerekliliği üzerinde durarak, Başbakan İrsen Küçük'ün elinde bu anlamda güç bulunduğunu tüm bunların yapılması halinde tarihe geçileceğini ifade etti.

Angolemli, kamuya alımda mülakat uygulamasının ortadan kaldırılması gerektiğini, yasaların objektif kurallara bağlı olması gerektiğini ifade ederek, bunu için yapılması gerekenlerin ortada olduğunu kaydetti.

Angolemli, "Ben şahsen devlet sınavlarına inanmıyor ve güvenmiyorum. İnanan da yoktur" diyerek, "sınav yapılacağında insanlara verilen cevap 'hele bir yazılıyı geçsin gerisini hallederiz' şeklindedir. Ne günlere kaldık arkadaşlar..." ifadesini kullandı.

Angolemli, Kooperatif Merkez Bankası'nın sahiplerine derhal devredilmesi gerektiğini ifade ederek,  bu bankanın İngiliz Yönetimi'nin köylülere yaptığı en önemli katkı olduğunu, kooperatifçilikle köylülerin tefecilerin elinden kurtarıldığını söyledi.

"Biz geldik, köylüleri küçük esnafı tefecilerin eline bıraktık. Zaten bankaların çoğu da tefecidir" ifadesini kullanan Hüseyin Angolemli, Kooperatif Merkez Bankasının bu nedenle de sahiplerine devredilmesi gerektiğini kaydetti.

Angolemli, Başbakanlığa bağlı Bayrak Radyo Televizyon Kurumu (BRTK)'nin Ulusal Birlik Partisi (UBP)'nin çiftliği olduğunu iddia ederek, bu durumu gizlemek için de II. Cumhurbaşkanı Talat'ın döneminde Cumhurbaşkanlığında yetkili olan birine haftada bir program yaptırıldığını ileri sürdü.

Angolemli, BRT'nin tarafsızlaştırılması gerektiğini; Başbakana rağmen tarafsızlık sağlanmaması halinde Kurum Müdürünün derhal görevden alınması gerektiğini söyleyerek, "Bunun lamı cimi olmaz arkadaşlar" diye konuştu.

Halkın, bilgi alma hakkının kullanılamadığını savunan Hüseyin Angolemli, BRTK Müdürü Özer Kanlı'nın hiç vakit geçirilmeden görevden alınması  gerektiğini öne sürdü. Hüseyin Angolemli, BRT'nin halkın malı olduğunu bu nedenle bu kurumun tarafsız hale getirilmesinin kaçınılmaz olduğunu söyledi.

Angolemli, ülkede olumlu veya olumsuz her şeyden Başbakanın sorumlu olduğunu, Başbakan başarılı olmak isterse kabinesini gözden geçirmesi gerektiğini kaydetti.

ERTUĞRULOĞLU

Demokrasi ve Güven Partisi (DGP) Genel Başkanı Tahsin Ertuğruloğlu, bugünkü Hükümet'in en dağınık, en koordinesiz, halk tarafından en başarısız kabul edilen hükümet olduğunu savunarak, bugünü ve bu Hükümeti yaratanın Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu olduğunu ileri sürdü.

Ertuğruloğlu, Derviş Eroğlu'nun bugün ve bundan sonra kurulacak ve/veya bundan önce kurulan bir hükümeti eleştirecek en son insan olduğunu iddia ederek, UBP'de zihniyet değişmediği sürece eleştirisinin devam edeceğini kaydetti.

"Biz sınır bekçisiyiz, eksik de yapsak, yanlış da yapsak, hiçbir şey de yapmasak Türkiye bize para vermek zorundadır" söyleminin bugün Cumhurbaşkanı olan Eroğlu'nun başbakanlığı döneminde söylediği sözler olduğunu iddia eden Ertuğruloğlu, Eroğlu'nun, başbakanlığı döneminden yapılan çağdaş yonca kavşağını bile "ne gereği vardı Türkiye'nin buraya bu kadar para atsındı. Bize verse şu kadar memur alırdık" diyerek eleştirdiğini öne sürdü.

Tahsin Ertuğruloğlu, ülkede sistem değişikliği talep etmelerinin temel nedeninin bu olduğuna işaret ederek, ülkede bugün yasaya, yürütme ve yargının iç içe geçtiğini, popülizmin ülkeyi teslim aldığını ileri sürerek, Türkiye'nin ülkeyi yönetenlerden yıllardır istediğinin "bize projelerle gelin" olduğunu hatırlattı.

Ertuğruloğlu, milletvekillerinin bakan olduğu bir sistemin yanlış olduğunu yıllardır vurguladığını, vurgulamaya da devam edeceğini anlatarak, milletvekilinin yasama işi için seçildiğini söyledi.

Ertuğruloğlu, Cumhurbaşkanlığına aday olduğu dönemden bu yana yasal olarak yaptığı seçim konuşmaları dışında BRT'ye asla davet edilmediğini; kendisine yapılan davetlerin bizzat Kurum Müdürü Özer Kanlı tarafından engellendiğini söyledi.

Bunun bir istisnasının Kıbrıs görüşmeleri aşamasında onun onayıyla davet edildiğini, bu davet yapılırken düşüncenin Cumhurbaşkanı'nın eleştirilmeyeceği düşüncesiyle yapıldığını anlatan Ertuğruloğlu, bu nedenle böyle bir davete katılmadığını söyledi.

Tahsin Ertuğruloğlu, erken seçim söylemine de değinerek, erken seçimin iki hatta üç partili koalisyon çıkaracağını öne sürerek, erken seçimden ülkeye yarar gelmeyeceğini, milletvekillerinin bakan olmayacağı sistem değişikliği yapılmadan yapılacak seçimden halk yararına bir sonuç çıkmayacağını savundu.

ÇAKICI

Toplumcu Demokrasi Partisi (TDP) Genel Başkanı Mehmet Çakıcı ise konuşmasına bir vatandaşın kendisine "UBP Kıbrıs Türkünün köküne kezzap suyu döküyor" dediğini anlatarak başladı.

Çakıcı,  çağdaş ülkelerde sayımların böyle yapılmadığını, 10 bin kişinin çalıştığı, insanların koyunlar kuzular gibi evlere hapsedilerek yapılan sayımın kabul edilemez olduğunu iddia etti ve herkesin bir vergi numarası olduğu bir ortamda bir tuşa basarak sayım yapmamım mümkün olduğunu kaydetti.

Mehmet Çakıcı, ülkede sayımın elektronik ortamda yapılması gerektiğini, en azından buna geçiş yapmakla ilgili adımların atılması gerektiğini anlatarak, sayımı "tam bir fiyasko" olarak nitelendirdi.

Çakıcı, 2006 yılından bu yana 30 bin insanın artışı olmasının mantıklı olmadığını iddia ederek, zamanında nüfus konusunda "kalabalık" diyen Başbakan Küçük'ün artık aynı şekilde nüfus için "kalabalık" deyip demeyeceğini merak ettiğini söyledi.

Çakıcı, Başbakan İrsen Küçük'ün bu günden sonra 5 milyon 500 bin TL harcanarak yapılan "fiyasko" sayıma sahip çıkmasının doğal olduğunu ancak bunun gerçeği (seçimin fiyasko olmasını) değiştirmeyeceğini savundu.

Çakıcı, ülkede kaçak olan insanların çocuklarının ortaokula kayıtlarının yapılmadığını anlatarak, bunun kabul edilemez olduğunu çünkü kayıt için ikamet adresi gerektiğini bu insanların ikamet adresi olmaması nedeniyle ortaokul kayıtlarının yapılamadığını söyledi
 
13 Aralık 2011 Salı 19:41
Okunma: 474
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Gazete Manşetleri
 
Anket
Kıbrıs sorunu ile ilgili olarak 2016 sonuna kadar bir çözüme ulaşılabileceğine inanıyor musunuz?
Evet İnanıyorum
Hayır İanmıyorum
Kararsızım
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Kuzey’de ‘Rum mülkü’ satın alanların durumuGöbek eriten 10 baharatZayıflamak isteyenlere 5 uzman 5 süper öneriGünde iki fincan kahve içen erkeklerin...Kıbrıs'ta gezilecek yerlerSu geldi Rumlar çıldırdı İşte muhtemel yeni Kıbrıs haritasıTürkiye güzeli bakın kim çıktı!Doğu Akdeniz’de Enerji Stratejileri ve Bölgesel Güvenliğin GeleceğiDoğu Akdeniz’de hidrokarbon yatakları: Yeni bir jeopolitik mücadele sahası mı?
 
TÜRKİYE'DEN GELEN SUYUN DAĞITIMI VE PROJELENDİRİLMESİ ÇALIŞTAYI'NIN SONUÇ BİLDİRGESİ YAYINLANDIDoğu Akdeniz’de zengin gaz ve petrol rezervleri
 
 
Nöbetçi Eczaneler
LEFKOŞA KADER ECZANESİ  (Tel : (392)223-5499)
SEROL ECZANESI  (Tel : (392)227-2064)
GAZİ MAĞUSA SAKARYA ECZANESI  (Tel : (392)365-2989)
GİRNE SERTAÇ ECZANESI  (Tel : (392)815-9067)
GÜZELYURT İNCİ ECZANESI  (Tel : (392)714-3252)