Ana Sayfa » Kıbrıs » Bütçe görüşmelerinde bugün

Bütçe görüşmelerinde bugün

Genel Kurul CumhurBaşkanlığı Bütçesini Görüşmeye Başladı.

 
 
Bütçe görüşmelerinde bugün
Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu, dün başladığı 2013 Mali Yılı Bütçe Yasa Tasarısı'nı görüşmeye bugün de devam ediyor.


Meclis Başkanı Hasan Bozer başkanlığında saat 11.05'te yapılan yoklamada nisap sağlanamaması nedeniyle oturuma 20 dakika ara verildi. Saat 11.20'de yeniden toplanan Genel Kurul'da nisabın sağlanması üzerine, 20 milyon 943 bin 80 TL olarak öngörülen Cumhurbaşkanlığı bütçesi görüşülmeye başlandı.


Genel Kurul'da bugün Cumhuriyet Meclisi ve Sayıştay Başkanlığı bütçelerinin de görüşülmesi bekleniyor.



Bütçenin geneli üzerindeki görüşmelerini dün akşam geç saatlerde tamamlayan Genel Kurul, bugün ilk olarak 20 milyon 943 bin 80 TL olarak öngörülen Cumhurbaşkanlığı bütçesini ele alıyor.


Bütçe üzerindeki ilk sözü Anamuhalefet Cumhuriyetçi Türk Partisi Birleşik Güçler Genel Başkanı Özkan Yorgancıoğlu aldı.


Yorgancıoğlu, Cumhurbaşkanı Eroğlu'na çeşitli eleştirilerde bulundu.


Eroğlu'nu Kıbrıs sorunundaki gelişmelerle ilgili hiçbir şey yapmamakla suçlayan ve göreve geldiği günden bu yana müzakerelerde hiçbir gelişme olmadığını savunan Yorgancıoğlu, Eroğlu'nun Kıbrıs sorununun çözümünde isteksiz olduğunu da iddia etti.


Kamu Hizmeti Komisyonu'nda yaşanan olaylara da işaret eden Yorgancıoğlu, Cumhurbaşkanı'nın sahte imza olayında adı geçen eski müsteşarına sahip çıkmasını eleştirdi, Eroğlu'nun adaletin savunucu olması gerektiğini kaydetti.


Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulunda program gereği Cumhurbaşkanlığı bütçesinin onaylanmasının ardından Cumhuriyet Meclisi ve Sayıştay Başkanlığı bütçeleri de ele alınacak.



YORGANCIOĞLU: "İKİNCİ GREENTREE ZİRVESİ SONRASI RUM TARAFI MÜLKİYET KONUSUNDA, 'MÜLK SAHİBİ İLK  SÖZ SAHİBİ OLMASI GEREKMEZ' ŞEKLİNDE ÖNERİ SUNMASINA KARŞIN EROĞLU BUNU GİZLEDİ"


Lefkoşa, 6 Aralık 12 (T.A.K.): Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu'nda, Cumhurbaşkanlığı bütçesiyle ilgili olarak ilk  sözü  CTP Genel Başkanı Özkan Yorgancıoğlu aldı.


Cumhurbaşkanlığı makamının tarafsız ve görüşmecilik görevini yürüten bir misyonu olduğunu belirten Yorgancıoğlu, Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu'nun bu görevini ne kadar yerine getirdiği konusunda şüpheler bulunduğunu söyledi.


Lefkoşa Türk Belediyesi (LTB) konusunda yapılan araştırmalarında 2010 seçimlerinde Başbakan olan Derviş Eroğlu'nun Bakanlar Kurulu kararıyla LTB'yi bir şirketten  10 milyon Sterlin borçlandırdığının ortaya çıktığını savunan Yorgancıoğlu, bu paranın  nerede kullanıldığı tartışmaları sürmesine karşın Eropğlu'nun açıklama yapmamasının kabul edilir olmadığını belirtti.


Cumhurbaşkanı'nı asli işlerini yapmamak ve Kıbrıs sorunu konusunda aktif olmamakla suçlayan Yorgancıoğlu, bunun yerine LTB konusuyla ilgilendiğini kaydetti.


Gazeteci Şinasi Başaran'ın "Ben o dönemin Başbakanı'na valizle para götürdüm" yönündeki iddiasını da gündeme taşıyan Yorgancıoğlu, "O zamanın Başbakanı, şimdiki Cumhurbaşkanı bu konuda da açıklama yapmazken, savcılık ve polis de bu konuyla ilgilenmedi" dedi. Yorgancıoğlu, bu konuda bilgi verecek konumda değilse Cumhurbaşkanı Eroğlu'nun istifa etmesi gerektiğini savundu.


"Yapacaksın, yapacaksın ve yanına kalacak... Ve bunu bilmezlikten geleceksin... Böyle bir şey olamaz" diyen Yorgancıoğlu, Cumhurbaşkanı Eroğlu'nun UBP kurultayıyla ilgili tutumunu da eleştirdi.


Yorgancıoğlu,  Eroğlu'nun, Kıbrıs müzakerelerinde süreci ileriye taşıyacak öneriler yapmadığını da söyledi.


2. Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat döneminde Kıbrıs sorununda ilerleme olmasına karşın, Eroğlu döneminde ilerlemenin durarak gerileme olduğunu söyleyen Yorgancıoğlu, "Eroğlu'nun, UBP gibi Kıbrıs sorununun çözümü konusunda isteksiz olduğunu" ifade etti.


Talat döneminde Kıbrıslı Türklerle ilgili olarak uluslararası alanda oluşan olumlu havanın Eroğlu döneminde tersine dönmeye başladığını kaydeden Yorgancıoğlu, Cumhurbaşkanı Eroğlu'nun geleceğe ilişkin tutumunu açık şekilde ortaya koyması gerektiğini belirtti.


Yorgancıoğlu, İkinci Greentree Zirvesi sonrası Rum tarafı, mülkiyet konusunda, "mülk sahibinin ilk söz sahibi olması gerekmez" şeklinde bir öneri sunmasına karşın Cumhurbaşkanı Eroğlu'nu bu öneriyi gizlemekle de suçladı.


Yorgancıoğlu, Cumhurbaşkanı Eroğlu'nun izlediği mülkiyet politikasının yanlış olduğu görüşünü dile getirdi.


Kıbrıslı bir Türkün 20 dönüm arazisinin 12 milyona sattığını belirterek, "Bir makamı işgal edecekseniz onun hakkını vereceksiniz" diyen Yorgancıoğlu, geçmişte yapılan hataların Kıbrıs Türk halkına çok pahalıya mal olduğunu, bundan sonra yapılacak hataların da aynı şekilde olumsuzluk yaratacağını belirtti.


Kamu Hizmeti Komisyonu'nda yaşanan sahte imza olayına da değinen Yorgancıoğlu, imza olayına karıştığı iddia edilen kişinin kendisinin atadığı kişi olan   Mustafa Tokay olmasına karşın Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu'nun Tokay'ı savunduğunu ifade ederek, Eroğlu'nun bu konuda da yanlış yaptığını ifade etti.


Başbakan'ın da sahte imza olayına karışan Müdür'ü kabul ederek elini öptürdüğünü  kaydeden Yorgancıoğlu, böyle bir anlayışın kabul edilemeyeceğini söyledi.


"Rum tarafında Şubat'ta seçim vardır ve KKTC'nin seçim sonrası sürece hazırlanması gerekir" diyen Yorgancıoğlu, bu hazırlığın "Ben yaparım olur" anlayışı ile yapılmaması gerektiğini, aksi takdirde Kıbrıs Türk halkının yeniden duvara toslayacağını dile getirdi.

NAMİ: "MÜZAKERE SÜRECİ ÇÖKMÜŞ DURUMDA... EROĞLU'NUN GÖRÜŞME KARNESİ SIFIRLARLA DOLU"


Lefkoşa, 6 Aralık 12 (T.A.K.): Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu'nda Cumhurbaşkanlığı bütçesiyle ilgili ikinci sözü alan CTP Milletvekili Özdil Nami, Cumhurbaşkanlığı bütçesi görüşülmesine karşın iktidar milletvekillerinin büyük çoğunluğunun salonda olmamasını eleştirdi.


2. Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat döneminde Kıbrıs sorunu sürecinde meydana gelen gelişmelere ve yapılan anlaşmalara işaret eden Nami, Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu döneminde ise hiç bir anlaşma yapılmadığını söyledi.


Talat döneminde 33 konuda yakınlaşma sağlanmasına karşın Eroğlu döneminde hiç bir konuda yakınlaşma sağlanmadığını savunan Nami, Talat döneminde 6 müzakere başlığının 3 tanesinin kapanma noktasına geldiğini,  Eroğlu döneminde ise hiç bir başlığın kapanma noktasına gelmediğini ifade etti.  Nami, "Cumhurbaşkanı'nın görüşmelerle ilgili karnesi sıfırlarla doludur" dedi.


4  Ocak Paketi tartışılmaya ve yapıcı  önerilere açık olmasına karşın Eroğlu'nun bunu kabul etmediğini DE kaydeden Nami, bu paketin  tıkanan noktalara çözüm bulmak amacıyla hazırlandığını ifade etti ve paketin  içeriği hakkında bilgi verdi.


Bu paket üzerinde mart ayına kadar yapılan görüşmelerde oldukça iyi ilerlemeler kaydedildiğini, BM Genel Sekreteri'nin de  bu yönde açıklama yaptığını anımsatan Nami, yönetim ve güç paylaşımı  yönünde sağlanan ilerlemenin kayıt altına alındığını,  Eroğlu'nun "Rum tarafı olduğu gibi kabul etmedi" şeklindeki açıklamasının gerçeği yansıtmadığını  ifade etti.


"Müzakere süreci şu anda çökmüş durumdadır. Çökme nedeni Sayın Eroğlu'nun taahhüdüne  uymayarak Talat'ın bıraktığı yerden görüşmeleri sürdürmemesidir" diyen Nami, Cumhurbaşkanı  Eroğlu'nu müzakereleri "berhava etmekle" suçladı.


Cumhurbaşkanı Eroğlu'nun doğal gaz konusunda eylül ayında sunduğu öneriye de değinen Nami, sunulan bu önerinin ne BM,  ne de AB'da kabul gördüğünü ileri sürdü.


2013 yılı  içerisinde doğal gaz konusunda çok önemli gelişmeler olacağını  ifade eden Nami, bu nedenle gerçekçi olmayan önerilerle zaman kaybedilmesinin doğru olmadığını söyledi.


Cumhurbaşkanı Eroğlu'nun izolasyonların kaldırılmasıyla ilgili de hiç bir ciddi çalışma yapmadığını, tek bir yeni adım daha atmadığını savunan Nami, Doğrudan Ticaret Tüzüğü konusunda da AB nezdinde adımlar atılmadığını kaydetti.


Doğrudan Ticaret Tüzüğü'nün ölmediğini, gömülmediğini, bu konuda gerekli adımların atılıp mücadele verilmesi gerektiğini anlatan nami, Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu'nun bu konuda da pasif kaldığını savundu.Mali Yardım Tüzüğü konusuna da değinen Nami, gerekli önem verilmemesi nedeniyle Mali Yardım Tüzüğü konusundaki köprülerin kopma noktasına geldiğini,  ancak AB Koordinasyon Merkezi yetkilileri ile birlikte  AB'da yaptıkları görüşmelerde ortaya koydukları önerilerin kabul edildiğini anlattı.


"Bizim Cumhurbaşkanı'ndan beklediğimiz müzakerelerde ciddi performanstır, izolasyonlar konusunda ciddi adımlar atmasıdır" diyen Nami, buna karşın Eroğlu'nu ilgilendiren tek konunun UBP içindeki çekişmeler olduğunu iddia etti.


Eroğlu'nun "Ben elimden geleni yapıyorum. Hristofyas sunduğum bütün önerileri reddediyor" şeklinde konuştuğunu ifade eden Nami, Hristofyas'ın Talat'a da çok zorluk çıkarttığını ancak doğru görüşme teknikleriyle ilerlemeler sağlandığını söyledi.


Rum tarafında yapılacak başkanlık seçimleri sonrası başlayacak müzakerelerde tarafların önüne anlaşılan konuları koyup, diğer konuların çözümü için süre konabileceğini kaydeden Nami, buna göre hazırlık yapılması gerektiğini  vurguladı.


Ruamların zamana oynamaya gidebilecekleri uyarısında bulunan Nami, bunun karşısında Cumhurbaşkanı Eroğlu'nun ısrarla "zaman kaybına tahammülü olmadığını" ortaya koyarak çözümü zorlaması gerektiğini söyledi.


"Bundan sonra da şartlar ne olursa olsun, hatalar ne kadar büyük isterse olsun işbirliği halinde bunların üstesinden gelebiliriz" diyen Nami, ısrarla Rum tarafını çözüme zorlayan taraf haline gelip, tüm dünya başkentlerine yönelik sonuç alıcı girişimler başlatılmasının kaçınılmaz olduğunu vurguladı.


Nami, çözüm olmadan ne Türkiye, ne AB, ne de dünya ile ilişkilerin normale dönemeyeceğini de ekledi.


ÖRP GENEL BAŞKANI AVCI: "BM'YE 'ANNAN PLANI NE OLDU' DİYE SORALIM"


Lefkoşa, 6 Aralık 12 (T.A.K.): Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu'nda, Cumhurbaşkanlığı bütçesiyle ilgili üçüncü sözü ÖRP Genel Başkanı Turgay Avcı aldı. Avcı, Kıbrıs Türk halkının 1960 öncesine dönmek istemediğini belirterek, BM'ye "Annan Planı ne oldu?" diye sorulması gerektiğini söyledi.


45'inci yılına girilen bir çözüm süreci olduğunu ifade eden Avcı, Kıbrıs Türk halkının bugüne kadar ortaya koyduğu ve Türkiye'nin de çözüme verdiği tam desteğin, Kıbrıs Türk halkını geçmişe göre daha güçlü bir noktaya getirdiğini söyledi.


Özellikle 2004 referandum argümanının bunda etkili olduğunu, böylesi bir noktaya bir daha gelinmesinin kolay olmadığını anlatan Avcı, Annan Planı'nı ortaya konulanları reddedenin Rum tarafı ve Kilise olduğunu anımsattı.


"TOO LATE"


"Gelinen noktada yine Kıbrıs Türkü haksız, yine Kıbrıs Türkü suçlu, yine izolasyonlar altında ezilen Kıbrıs Türkü" diyen Avcı, "Bu Kıbrıs Türkü'nün yapması gereken nedir? 1960 öncesine dönülmesi isteniyorsa ve Kıbrıs Türkü'nün esir olmayı kabul edeceği düşünülüyorsa, İngilizce söyleyeyim 'too late'(çok geç). Bu iş bitmiştir yani. Bunu kimse Kıbrıs Türkü'nden beklemesin" şeklinde konuştu.


ÖRP Genel Başkanı Turgay Avcı, Türkiye'nin daha iyi bir ekonomik yapı için KKTC'ye yardımlarını sürdürdüğünü kaydederek, "Buna rağmen 'biz dünyaya nasıl daha iyi ses verebiliriz' diye bir araya gelmeyi başaramadık" dedi.


Rum tarafının ekonomik kriz konusunda ciddi siyası sıkıntılar yaşamasına karşın, Kıbrıs konusunda birleşebildiğini kaydeden Avcı, Kıbrıs Türk halkının da bunu başarabilmesi gerektiğini, bunun için de birlikteliğe gerek olduğunu vurguladı.


"BM'YE 'ANNAN PLANI NE OLDU' DİYE SORALIM"


Avcı, "Meclis olarak BM'ye 'Annan Raporu ne oldu?' diye sormamız gerekiyor. Sormuyoruz. Görüş farlılıkları ve siyasi farklılıklarımıza rağmen bir defa da biz haykıralım Birleşmiş Milletlere 'ne oldu o Annan Planı?'" diye konuştu.


Doğrudan Ticaret Tüzüğü konusunda AB'nin siyasi adaletsizlik yaptığı görüşünü dile getiren Avcı, AB'nin 200 bin nüfusunu gerekçe göstererek Kıbrıs Türk halkını Rumlarla eşit görmediğini, ancak 700 bin Rum nüfusunu işine geldiğinde AB ile eşit gördüğünü söyledi."Uğraşılmadı yapılmadı, Rum tarafı çözüme hazırdır da biz gitmedik"  yaklaşımının da hatalı olduğunu kaydeden Turgay Avcı, çözüm konusunda Rum tarafının isteksiz olduğunu belirtti.


Doğal gaz konusunda yaşanan gelişmelere de değinen Avcı, Rum tarafının bu konuda da tek yanlı hareket etmeyi sürdürdüğüne işaret etti.Kıbrıs Türk halkının farklılıklarına rağmen çözüme destek vermeye devam ettiğine işaret eden Avcı, İslam İşbirliği Teşkilatı ile başlatılan ilişkilerin daha da geliştirilmesi gerektiğini söyledi.


Uluslararası ilişkilerde bire bir ilişkilerin önemine de işaret eden Avcı, Cumhurbaşkanı'nın yapması gerekenin siyasi partiler ve sivil toplum örgütleriyle işbirliği halinde dış temasları artırmak olduğunu dile getirdi."Neden 'Meclis' demiyorum. Çünkü Meclis tıkandı. 3.5 ayda bir yasa çıkarıyor" diyen ÖRP Genel Başkanı Avcı, iktidar partisinde yaşanan çekişmelerin bunda etkili olduğunu ifade etti.


"ÇÖZÜM KONSEYİ"


Güneydeki Ulusal Konsey'e karşılık "Çözüm Konseyi" kurulmasını isteyen Avcı, Cumhurbaşkanı'nın bu konuya ivme kazandırıp 2013'e yönelik hazırlıkları başlatması gerektiğini söyledi.


AB Koordinasyon Merkezi'nin güçlendirilmesi gereken bir merkez olduğu görüşünü de ortaya koyan Avcı, Merkezin başında bulunan Erhan Erçin'i çok şeffaf ve dürüst çalışmasından dolayı kutladı.


Turgay Avcı, dış politikada birliktelik konusunda Cumhuriyet Meclisi Başkanı'na yönelik çağrıyı yinelemek istediğini kaydederek, nisap konusunda yaşanan olumsuzluklara işaret etti.


Rum tarafının görüşmelerde zaman sınırlamasına karşı olmasına BM'nin boyun eğmesine de tepki gösteren, Avcı, böylesi bir durumda çözümün imkansız olduğunu vurguladı.


Avcı, Doğrudan Ticaret Tüzüğü için çok ciddi bir lobi faaliyetine girilmesini, Dışişleri Bakanlığı ekibinin güçlendirilmesini önerdi.


Avcı, Cumhurbaşkanlığı'nın da kadrosunun güçlendirmesini isteyerek sözlerini tamamladı.

 
6 Aralık 2012 Perşembe 12:03
Okunma: 718
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Gazete Manşetleri
 
Anket
Kıbrıs sorunu ile ilgili olarak 2016 sonuna kadar bir çözüme ulaşılabileceğine inanıyor musunuz?
Evet İnanıyorum
Hayır İanmıyorum
Kararsızım
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Kuzey’de ‘Rum mülkü’ satın alanların durumuGöbek eriten 10 baharatZayıflamak isteyenlere 5 uzman 5 süper öneriGünde iki fincan kahve içen erkeklerin...Kıbrıs'ta gezilecek yerlerSu geldi Rumlar çıldırdı İşte muhtemel yeni Kıbrıs haritasıTürkiye güzeli bakın kim çıktı!Doğu Akdeniz’de Enerji Stratejileri ve Bölgesel Güvenliğin GeleceğiDoğu Akdeniz’de hidrokarbon yatakları: Yeni bir jeopolitik mücadele sahası mı?
 
TÜRKİYE'DEN GELEN SUYUN DAĞITIMI VE PROJELENDİRİLMESİ ÇALIŞTAYI'NIN SONUÇ BİLDİRGESİ YAYINLANDIDoğu Akdeniz’de zengin gaz ve petrol rezervleri
 
 
Nöbetçi Eczaneler
LEFKOŞA KADER ECZANESİ  (Tel : (392)223-5499)
SEROL ECZANESI  (Tel : (392)227-2064)
GAZİ MAĞUSA SAKARYA ECZANESI  (Tel : (392)365-2989)
GİRNE SERTAÇ ECZANESI  (Tel : (392)815-9067)
GÜZELYURT İNCİ ECZANESI  (Tel : (392)714-3252)