Ana Sayfa » Kıbrıs » Bütçe Görüşmelerinde Son Gün

Bütçe Görüşmelerinde Son Gün

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı bütçesi üzerinde ilk sözü alan eski bakanlardan CTP Milletvekili Sonay Adem yaklaşık 6 saat süren konuşmasında bakanlığın yetki alanına giren birçok konuda eleştiriler yaptı.

 
 
Bütçe Görüşmelerinde Son Gün
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı bütçesi üzerinde ilk sözü alan eski bakanlardan CTP Milletvekili Sonay Adem yaklaşık 6 saat süren konuşmasında bakanlığın yetki alanına giren birçok konuda eleştiriler yaptı.
 
Bakanlığın yetki alanındaki konulara girmeden Geçitkale'de yaşandığı iddia edilen mezar açma olayına değinen  ve bu konuda hükümeti duyarsız kalmakla suçlayan Adem, "Hırsızlığın her türlüsünü duydum ama siyaseten kafatası hırsızlığını ilk kez duydum" dedi.


Sonay Adem, olayın ciddi boyutlara ulaştığını, mezarı açılan aile yakınlarının tehdit edilmeye başlandığını ileri sürerek, bu işin üzerine ciddi şekilde gidilmesini istedi.


"Bu yalan ve iftiraysa Belediye Başkanı'nın çıngar çıkartması gerekirdi. Siz hiç sesinin çıktığını duydunuz mu?" diye soran Adem, kamuoyunun bu konuda aydınlatılmasını izledi.


Adem, daha sonra Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı bütçesi üzerindeki görüşlerini dile getirdi.


Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı bütçesini, bir süre önce KKTC ve TC arasında imzalanan ekonomik protokolle birlikte değerlendirmek istediğini ifade eden Adem, Ekonomi ve Enerji Bakanı Sunat Atun'un  "Muhalefetin eleştirileri ideolojiktir"  şeklindeki açıklamasına işaret ederek, bundan önce olduğu gibi yeni imzalanan protokolün de halkı fakirleştirmeyi öngördüğünün ayan beyan ortada olduğunu savundu.


Protokolle, Kıbrıs Türk halkının sürdürülebilir olma özelliğinin ortadan kaldırılmasının hedeflendiğini kaydeden Adem, "Bütün hesap bunun üzerine dönmektedir. Kıbrıs Türkü'nün köküne kezzap suyu dökülmeye çalışılmaktadır" dedi.


İmzalanan protokolü bir avuç sermayedardan başka sahiplenen kimsenin olmadığını  belirten Adem, gelir dağılımındaki uçurumun daha da artarak kaosa neden olabileceğini dile getirdi.


Adem, "Bu bakımdan Ekonomi Bakanı haklıdır. Kıbrıs Türk halkı olarak doğrudan doğruya ortadan kaldırılmaya yönelik ideolojik bir saldırıyla karşı karşıyayız" dedi.


Protokolün önümüzdeki 3 yılda çalışan nüfusun, kamu görevlilerinin ve üreticilerin daha da fakirleştirecek özellikte olduğunu kaydeden Adem,  "Protokolde toplu sözleşme düzeninin kaldırılması açıkça yazılmaktadır. Kıbrıs Türk emekçisine, çalışanına ve üreticisine reva görülen bu duruma karşı çok ciddi ve sert tepki gösterilmesi gerekir"  şeklinde konuştu.


KKTC'de kıdem tazminatları kaldırılmaya çalışılırken Türkiye'de sendikaların direnişi nedeniyle bu politikadan vazgeçildiğini kaydeden Adem, yıllarca süren mücadele sonucu kazanılan hakların kaldırılmasının kabul edilmez olduğunu söyledi.


KKTC'deki yapısal sorunların kaldırılması için bir takım önlemlerin alınmasının şart olduğunu kaydeden Adem, bunun bedelinin sadece çalışanlar ve üreticilere ödettirilmesinin yanlış olduğunu, bedel ödenecekse bunun eşit şekilde ödenmesi gerektiğini belirtti.


Çalışma Bakanlığı bütçesini de bu çerçevede değerlendirmek istediğini ifade eden Adem, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı'nın Kadın Çalışmaları Dairesi konusundaki tutumunu eleştirdi.


UBP-DP döneminde böyle bir dairenin kurulup çalıştırılamadığını, CTP hükümeti döneminde buna karşı oldukları için gündeme getirmediklerini, yeni bakanın Kadın Çalışmaları Dairesi'ni törenle açtığını anlatan Adem, 2013 yılında Kadın Çalışmaları Dairesi'ne ayrılan bütçeden rakamları okudu.


Mal alımı, kırtasiye, hizmet alımları, haberleşme gibi birçok kaleme tek kuruş ayrılmadığını kaydeden Adem, "Bütçesi olmayan bir dairenin bize ne üretmesini bekliyordunuz? Böyle bir şey olabilir mi? Bütçede zırnık yok ama bu daire kadınlara hizmet verecekmiş..! Gerçekten insan üzülür" dedi.


Sosyal Hizmetleri Dairesi'nin yaptığı işleri Kadın Hizmetleri Dairesi yapmış gibi gösterilmesinin doğrul olmadığını belirten Adem, bu şekilde hareket edilerek devlerin bir yerlere götürülemeyeceğini söyledi.


Mimoza Otel konusuna  değinirken de, konuyla ilgili yayınlarından dolayı Volkan gazetesini eleştiren Adem, "Bunlardan sorumlu olan bunları finanse eden odaklardır" diye konuştu. Adem, bu odakların bazı askeri yetkililer olduğunu savundu ve "Bir şeyleri varsa çıkıp adam gibi konuşsunlar... Artık buramıza geldi" ifadelerini kullandı.


Türkiye'deki Ergenekon soruşturmasına işaret eden Adem, "Türkiye'de dayağı yediler, sindiler. Burada bizi dövmeye devam ediyorlar. Bunu kabul etmek mümkün değildir ve bu hiçbir ahlaka sığmaz" şeklinde konuştu.


Mimoza'nın sahibi Cafer Gürcafer'in arkadaşı olduğunu; "Beni otelimden atıyorlar, yardımcı ol" diye yardım istediğini; kendisinin de Başbakan ve dönemin Çalışma Bakanı ile görüştüğünü anlatan Adem, ancak söz konusu kişinin yalanlarla otelden atıldığını ileri sürdü.


Gürcafer'in otele ödediği rakamları ortaya koyan ve devam eden dava sürecine değinen Adem,  buna karşın Gürcafer'in mahkeme bitmeden sokağa atıldığını kaydetti.


"Yargıya ve siyasete güveni kalmayan"  Gürcafer'in Güney Kıbrıs'ta yaşamaya başladığını anlatan, alacakları konusunda AİHM'de Türkiye aleyhinde dava açtığını anımsatan Adem, Gürcafer'in bu davayı kazanması durumunda talep ettiği 15 milyon lirayı ödemenin sorumluluğunu kimin alacağını sordu.


Sonay Adem, hükümete bu konuda bir adım atması çağrısında da bulundu.


Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nın en önemli bakanlıklardan bir tanesi olduğuna işaret eden Adem, buna karşın bakanlığa gerekli önemin verildiğini söylemenin mümkün olmadığını kaydetti.


"Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nın görev ve sorumlulukları askıya alınmış gibi bir durum söz konusudur" diyen Adem, Bakan Şerife Ünverdi'yi bakanlığının gerektirdiği sorumluluklar yerine başka işlerle uğraşmakla suçladı.


Elektik Kurumu çalışanlarının issiz kalma tehlikesiyle karşı karşıya olduğu için haklı eylemler ortaya koyduğunu ifade eden Adem, KTHY çalışanlarının alacakları ödenmemesi nedeniyle Elektrik Kurumu çalışanlarının eylemlerinde yüzde yüz haklı olduğunu kaydetti.


Adem, elektrik konusunu konuşurken, saat 12.05'te elektrikler kesildi ve Genel Kurul salonu kısa süreli karanlıkta kaldı. Salonda bulunan milletvekillerinden  "Meclis'in de mi elektriğini kestiler" gibi konuşmalar gelmesi üzerine, Başkanlık kürsüsünde bulunan CTP Milletvekili Fatma Ekenoğlu "Elektriğini tek ödeyen kurum Meclistir" dedi.


Elektriklerin gelmesi üzerine konuşmasına devam eden CTP Milletvekili Sonay Adem, hükümetin uygulamaya koyduğu vergi politikasına karşın bütçe açığını kapatmayı başaramadığını savundu.


"Devletin küçültülmesi gerekir" denmesine karşın UBP hükümeti döneminde 5 bine yakın istihdam yapıldığını ileri süren Adem, bu durumun izahının olamayacağın ı söyledi.


Adem, "Ortada devleti daha iyiye ve güzele götürme gayreti ve niyeti maalesef görülmemektedir" dedi.


Protokole yönelik değerlendirmelerini sürdüren Adem, ülkede işsizlik artmasına karşın, protokolde yer alan verilerde azaldığının gösterilmekte olduğunu savundu.


Surlariçinde bulunan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nın devlete ait bir bina olmasına karşın, 295 bin TL'ye başka bir bina kiralanarak buranın boşaltıldığını söyleyen Adem, "Biz yıllarca orada bakanlık yaptık. Ne oldu da o bina terk edildi, boşaltıldı anlamak mümkün değil... Bu gösterişten başka bir şey değildir" görüşünü dile getirdi.


Adem, işsizlik ödeneğinden yoksun kalan narenciye üreticilerinin haklarının geri ödenmesi gerektiğini de ifade etti.


Kayıt dışı çalışanlar konusuna da değinen Adem, bu konuda gerçekten ciddi bir sorun olduğunu kaydederek, hükümeti kayıt dışı ekonominin devamından yana olmakla suçladı.


İmzalanan Ekonomik İşbirliği Protokolü üzerindeki eleştirilerini sürdüren Adem, kamuda çalışma saatlerinin yeniden düzenlenmesi, kayıt dışı ekonomi ve sosyal güvenlikle ilgili maddelerin nasıl uygulamaya konacağını sordu.


Kayıt dışı yaşama yönelik olarak çıkarılan af konusuna CTP'nin de destek vermesine karşın, bu konuda ciddi adım atılmadığını söyleyen Adem, "Bu aftan sonra ülkede kaçak yaşam kalmayacak" denilmesine karşın bunun yerine getirilmediğini savundu.


Çalışmak için gelenlerin ülkeye pasaportla giriş yapması gerekirken kaçak olarak yakalananların yüzde 60'ının kimlik kartlı çıktığını ileri süren Adem, "Demek ki kapılar foradır" ifadesini kullandı.


Çalışma yaşamıyla ilgili çelişkili rakamlar ortaya konduğunu ifade ederek bu durumu eleştiren Adem, muhalefetin bütün desteğine rağmen yabancı işgücünün önüne geçilememesinin, Kıbrıs Türk halkının adadaki varlığı ile ilişkili  bir durum olduğu görüşünü dile getirdi.


Çalışma Bakanı Ünverdi'yi Esnaf ve Zanaatkarlar Odası'nı muhatap almayıp,  yeni kurulan Esnaf ve Zanaatkarlar Merkez Birliği'ni muhatap almakla da suçlayan Adem, bu durumu eleştirdi.


Ekonomi Bakanlığı ile Esnaf ve Zanaatkarlar Odası arasında imzalanan kredi sözleşmesine değinen Adem, aynı sözleşmenin Esnaf ve Zanaatkarlar Merkez Birliği ile de imzalanmasının kabul edilebilir olmadığını söyledi.


Adem, "Siz ne yazık ki hem kendinizi, hem de bütün toplumu maskara ettiniz, yazıktır" iddiasında bulundu.


Ülkeyi idare edenin TC Yardım Heyeti olduğunu kaydeden Adem, buna sebep olanın ülkeyi idare ettiğini sanan hükümet olduğunu söyledi.


Adem, kaçak işçilerle ilgili dosyaların mahkemeye sevk edilmeyerek saklandığını da iddia etti.


Kendi Bakanlığı döneminde AB mevzuatı konusunda önemli adımlar atılmasına karşın, bu hükümet döneminde "Hayvan Refahı Yasası"nın bile geçirilemediğini söyleyen Adem, hükümete bu konuda çeşitli eleştirilerde bulundu.


KTHY'de yaşananların ortada olduğunu belirten Adem, işverenlerin ödeme güçlüğüne düşmesi halinde çalışanların korunmasına ilişkin bir tüzük çıkarılmasını istedi ve bu konuda asli sorumluluğun Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nda olduğunu söyledi.


Yerli İstihdamını Destekleme Projesi'nin CTP'nin olmasına karşın, bunu unutan Yenidüzen Gazetesi'nin bile bunu UBP'nin projesi gibi gösterdiğini anlatan Adem, projenin Türkay Tokel'in bakanlığı döneminde bir süre uygulandığını, ancak daha sonra ödemeler konusunda yasaya aykırı bir tüzük hazırlandığını savundu. Bu projeye katılan insanların şimdi başka kalemden ödenmekte olduğunu ifade eden Adem, bu durumun da yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek, Sayıştaylığa olaya müdahale etme çağrısında bulundu.


Bankacılık ve finans sektöründe yerli istihdam oranının yüzde 95'e ulaştığını kaydeden Adem, bankacılık sektöründe yabancı işgücü istihdamına izin verilmemesinin de kendi dönemlerinde başladığını ve gelinen noktanın sevindirici olduğunu ve bunu her alana yaymak gerektiğini vurguladı.


Adem, çok net şekilde işgücü piyasasını denetim altına alınarak, ihtiyaç alanlarında iş gücü gelmesine izin verilecek bir yapının oluşturulmasının şart olduğunu da dile getirdi.


Asgari Ücret konusuna da değinen Adem, "İstediğin kadar insanı Türk bayrağına sar, eğer karnı açsa bağlasan orada durmaz" dedi.  CTP döneminde asgari ücretin 7 kez belirlendiğini anlatan Adem, buna karşın 4 yıllık UBP hükümeti döneminde 3 kez belirlendiğini, bu sebepten dolayı büyük bir gerilemenin söz konusu olduğunu söyledi.


2009 yılında Çalışma Bakanlığı'nı devrederken 116 personel varken, bugün personel sayısının 142'ye çıktığını ifade eden Adem, personel alımından sonra işlerin katlanarak devam etmesi beklenirken, hiçbir alanda 2008 rakamlarına ulaşılamadığını kaydetti.


Kıbrıs Türk halkının geleceği ile ilgili paniğin tüm kesimleri ciddi şekilde etkilemeye başladığını  ifade eden Adem, bu konunun giderilmesi için birlikte hareket edilmesinin kaçınılmaz olduğunu vurguladı.


İnsanların gerçek maaşları üzerinden yatırım yapılıp yapılmadığının denetlenmesi gerektiğini  söyleyen Adem, bunun yapılmaması nedeniyle mağdur olan bir çok kişi olduğunu söyledi.


Yeni sosyal güvenlik sistemine göre emeklilik maaşlarının düşeceğini ifade eden Adem, o nedenle bu denetimlerin kaçınılmaz olduğunu söyledi.


Sonay Adem, vatandaş işsizlikten kan ağlarken, yabancı işgücünün çok fazla olduğunu da belirtti.


Geçici işçilere sosyal yardım bağlandığını savunan Adem, yardımların adaletsiz yapıldığını ve ihtiyaçlı kişilere 4 yıldır artış verilmeyerek 580 TL'ye yaşamaya mahkum edilmelerinin zulümden beter olduğunu kaydetti.


Engelli çocukların taşınmasında sorunlar yaşandığını belirten Sonay Adem, Huzurevi ve Engelliler Rehabilitasyon Merkezi'nin arazilerine dokunulmamasını; Sosyal Riskleri Önleme Vakfı'na ilgi gösterilmesini, çocuk yuvasına da kol kanat gerilmesini istedi.


Adem, çocuklar üzerinden siyaset yapıldığını savunarak, Cumhurbaşkanı'nın ve Başbakan'ın eşlerinin ve bakanın ziyaretlerinin basında haber yaptırılmasını eleştirdi.


Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nın yeniden dizayn edilmesini öneren Sonay Adem, yerel yönetimlerin sosyal güvenlik yatırımlarının kaynaktan kesilmesi gerektiğini belirterek, bu konuda öneri yaptıklarını ancak hayata geçmediğini anlattı.


BELEDİYELERİN İHTİYAT SANDIĞI VE SOSYAL SİGORTA BORÇLARI


CTP-BG Gazimağusa Milletvekili Sonay Adem, LTB'nin Sosyal Sigortalara'a 12 milyon 87 bin TL borcu olduğunu da belirtti, diğer borcu olan bazı belediyelerin borçlarıyla ilgili rakamlar vererek Sosyal Sigortalar'a toplam 23 milyon TL borç bulunduğunu bildirdi.


Belediyelerin İhtiyat Sandığı'na borçlarıyla ilgili de rakamlar veren Adem, toplam borcun da 47 milyon 44 bin 56 TL olduğunu söyledi.


Sonay Adem, toplumun 28 belediye başkanının kral gibi yaşamasını çekecek hali olmadığını belirterek, tüm belediyeleri aynı kefeye koymadığını ama bazı popülist kişilerin bölgelerini mahvetmesine izin verilmemesi gerektiğini kaydetti.


Ülkeyi tıkayan sorunların aşılması için bir araya gelinerek bir şeyler yapılmasını istedi.


Sonay Adem'in 6 saatlik konuşmasının ardından ikinci konuşmayı yapmak üzere CTP-BG Güzelyurt Milletvekili Fatma Ekenoğlu kürsüye geldi.





 
17 Aralık 2012 Pazartesi 17:01
Okunma: 991
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Gazete Manşetleri
 
Anket
Kıbrıs sorunu ile ilgili olarak 2016 sonuna kadar bir çözüme ulaşılabileceğine inanıyor musunuz?
Evet İnanıyorum
Hayır İanmıyorum
Kararsızım
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Kuzey’de ‘Rum mülkü’ satın alanların durumuGöbek eriten 10 baharatZayıflamak isteyenlere 5 uzman 5 süper öneriGünde iki fincan kahve içen erkeklerin...Kıbrıs'ta gezilecek yerlerSu geldi Rumlar çıldırdı İşte muhtemel yeni Kıbrıs haritasıTürkiye güzeli bakın kim çıktı!Doğu Akdeniz’de Enerji Stratejileri ve Bölgesel Güvenliğin GeleceğiDoğu Akdeniz’de hidrokarbon yatakları: Yeni bir jeopolitik mücadele sahası mı?
 
TÜRKİYE'DEN GELEN SUYUN DAĞITIMI VE PROJELENDİRİLMESİ ÇALIŞTAYI'NIN SONUÇ BİLDİRGESİ YAYINLANDIDoğu Akdeniz’de zengin gaz ve petrol rezervleri
 
 
Nöbetçi Eczaneler
LEFKOŞA KADER ECZANESİ  (Tel : (392)223-5499)
SEROL ECZANESI  (Tel : (392)227-2064)
GAZİ MAĞUSA SAKARYA ECZANESI  (Tel : (392)365-2989)
GİRNE SERTAÇ ECZANESI  (Tel : (392)815-9067)
GÜZELYURT İNCİ ECZANESI  (Tel : (392)714-3252)