Ana Sayfa » Kıbrıs » Çavuşoğlu: Daha fazla nüfusa ihtiyaç duyuyoruz

Çavuşoğlu: Daha fazla nüfusa ihtiyaç duyuyoruz

Nazım Çavuşoğlu, parmak arkasına saklanmak yerine her Bakanlar Kurulu toplantısında 3-4 kişiyi vatandaş yaptıklarını, askerlik ve ekonomik yatırımlar için daha fazla nüfusa ihtiyaç duyulduğunu söyledi

 
 
Çavuşoğlu: Daha fazla nüfusa ihtiyaç duyuyoruz


KIBRIS


İçişleri ve Yerel Yönetimler Bakanı Nazım Çavuşoğlu, vatandaşlıklar konusunda bildiklerini ve düşüncelerini açık açık ortaya koydu. KIBRIS TV’ye konuk olan ve Aytuğ Türkkan’ın sorularını yanıtlayan Bakan Çavuşoğlu 
“Vatandaşlık verdiğimiz bir gerçek ancak gayri yasal verilip verilmediğini konuşmak lazım. Hemen her bakanlar kurulu toplantısında 3-4 kişiyi vatandaş yapıyoruz” dedi.
Kuzey Kıbrıs’ta çalışma izniyle yaşayan ve 5 mühürü tamamlayan herkesin vatandaşlığa başvurma hakkına sahip olduğunu vurgulayan Çavuşoğlu, onay makamının İçişleri Bakanı olduğunu anımsattı. Çavuşoğlu bu konuda şöyle dedi:


“Biz bu politikayı yürütmek için görevdeyiz. KKTC’de nüfus ihtiyacına bakıldığında askeri alanda vardır. Bu nüfusla hepimizin 10 sene askerlik yapması gerekiyor. Yine ekonomik yatırımların yapılması için de nüfus yeterli değildir. Şu anda 35 bin çalışma izinli kişi var. Bizim yeterli nüfusumuz olsa dışarıdan gelen 35 bin kişi burada iş bulamaz. Demek ki burada bir iş gücü ihtiyacı var ve bu insanlar burada ekmek bulabiliyor. Bizim insanımızın bu ülkenin ihtiyaç duyduğu tüm iş kollarında çalışabilme düşüncesine ulaşması gerekiyor. Bütün bakanlar hükümetin politikası yürütürler. Vatandaşlık politikası şahsımın değil, hükümetindir; benim düşüncem hükümet politikası içinde yer alır.”

“Vatandaşlık konusunda ahkam 
kesenleri gelin bir de Maraş’ta görün”

Maraş bölgesinde bir derneğin etkinliğinde tüm siyasi görüşlü kişilerin, milletvekillerinin orada olduğu anda yapılan konuşmalara değinen Bakan Çavuşoğlu, siyasilerin vatandaşa başka, basına başka konuştuğunu söyledi.


Nazım Çavuşoğlu şöyle konuştu: 
“Vatandaşlıklar konusunda ahkam kesenleri gelin bir de Maraş bölgesindeki insanlarla konuşurken görün. Bizim muhalif partileri bir görseniz, Maraş’ta attıkları nutuklarda duyduklarınıza inanamazsınız. Evet, vatandaş yapılıyor ama ahbap-çavuş ilişkisiyle değil, tümü yasal çerçevede yapılıyor. Hepsinin altında imzam var, hepsini de açıklarım. Şahsımın değil, hükümetimin politikasını yürütüyorum. Ben bakanlar kurulunda hükümetimizin vatandaşlık politikası konusunda neler yaptığını anlatıyorum ve tamam mı devam mı diye soruyorum. Hiçbir şeyi saklama gizleme gibi bir durumumuz yoktur.”.

“CTP, 5 bin 700 istihdam 
yaptı ama yüzde 50 oy kaybetti”

Kurultay öncesi UBP’de delege yakınları devlete istihdam edilirken Nazım Çavuşoğlu, istihdamlarla ilgili olumlu konuşmadı.
Çavuşoğlu, istihdam yapmanın her zaman iktidardaki partiye kazanç sağlamadığını söyledi. Nazım Çavuşoğlu, istihdamların hükümetlere seçim kazanma garantisi getirmediğini vurguladı. 
Bakan Çavuşoğlu, bu konuda şunları söyledi: 
“Bütün hükümet dönemlerinde yapılan baskı, devlete istihdamdır. Siyasi partilerin en büyük sorunu budur. CTP döneminde 5 bin 700 kişi istihdam edildi ve bunun seçimlerde CTP’ye oy olarak gelmediğini görüyoruz ki yüzde 50 oy kaybettiler seçimde. 
İstihdamlar siyasi partilerin en büyük sorunu. İstihdamları siyasi kazanç olarak yorumlarken şu unutulmamalı, bir kişiyi mutlu ederken 20 kişiyi mutsuz edersiniz. İstihdamın ne anlama geldiğini bilen biriyim. İstihdamla bir siyasetçi ileri gidemez. Ben bu konunun içinde olmamaya çalışıyorum. Bizim bakanlığımızda gayri yasal işler yoktur, her şey düzgün bir şekilde yapılıyor. Yaptığımız bütün vatandaşlıklar Resmi Gazete’de yayınlanıyor, her şeyi vatandaşın bilgisine sunuyoruz.”

“Bazı siyasetçiler yalancıdır”

Nazım Çavuşoğlu, ülkede bazı siyasetçilerin yalancı olduğunu, halka doğruları söylemediğini belirterek, “Bu ülkede siyasetçinin yıpranma sebebi yine siyasetçi” diye konuştu:
KIBRIS TV’deki programda Çavuşoğlu, belgelerle konuştu. Yolcu taşıyan araca mesleki sürücü belgesi verilmesi konusunda 2007’de tüzük çıkarıldığını belirten Çavuşoğlu, 3 aydan daha az ceza alan kişilere eskiden sürücü belgesi verildiğini açıkladı. 
Nazım Çavuşoğlu şöyle konuştu:  
“2008’de tadil edilen tüzüğe göre yine 3 aydan daha az cezası olanlar için bu hakkı devam etti. 27 Şubat 2009’da neredeyse bütün suçlara af getirildi. CTP döneminde bütün suçlular sürücü belgesi alabilecek duruma geldi. Biz iktidara geldiğimizde 26 Eylül 2011’de ben bu tüzüğün yanlış olduğunu, bu kadar geniş olmaması gerektiğini düşündük ve tüzük tadiline gittik. Buna göre son 5 yılda herhangi bir suç işlerse almamasını istedik ancak bunun da yeterli olmadığını gördüm. 18 Haziran 2012’de sivil toplum örgütleriyle görüş alışverişinde bulunarak ‘3 aydan az cezası olanlar da sürücü belgesi alamaz’ dedik. Bu tüzükler resmi gazetede de yayınlandı. ‘Eğer mesleki sürücü belgesi alınacaksa o kişi tamamen suçsuz olacak’ dedik. Bunun farkını ortaya koymak içinde belgenin rengini değiştirdik.”.

“Sonay Adem, tecavüzcüye 
çalışma iznini kendisi verdi”

Nazım Çavuşoğlu, hakkındaki iddialara da değindi. CTP Gazimağusa milletvekili Sonay Adem’in kendisini tecavüzcüye sürücü belgesi vermekle suçladığını belirterek,“Oysa ki bu yalan. Bahsettiği kişiye sürücü belgesi kendi Çalışma Bakanlığı döneminde verilen çalışma izniyle sağlanmıştır” dedi. 
Çavuşoğlu şöyle devam etti: “Bu çalışma izni üzerine CTP hükümetteyken, İçişleri Bakanı Özkan Murat döneminde mesleki sürücü belgesi verildi. Bizim haziranda çıkardığımız tüzükle bu adam mesleki sürüş belgesi alamayacaktır. Bunları konuştuğumda ülkeme zarar veriyorum, kalanını mecliste konuşacağım. Sonay Adem tecavüzcüye izni kendisi verdi, bu belgeler ortadadır. Yalanın sınırı olmadığı gibi öğrenmenin de yaşı yok, Sonay Adem bunları öğrenecek. ”
Afrodit Otel’e taksi aktarıldığı yönündeki habere de açıklık getiren Bakan Çavuşoğlu “Bize gelen bu talep doğru ama bu izin şu anda verilmiş değildir” dedi. Çavuşoğlu bu tartışmaların artık son bulması gerektiğini söyledi.

“Kişilerin isteği değil, 
hukukun emrettiği yapılacak”

UBP kurultay sürecine ilişkin değerlendirme de yapan Bakan Çavuşoğlu, kurultayın çok tartışıldığını belirtti. Hukukçulardan Yüksek Mahkeme’nin verdiği kararı dinlediğini belirten Bakan Çavuşoğlu, gerekçeli kararın elde edileceğini, kişilerin istediğinin değil, hukukun emrettiğinin yapılacağını söyledi. Gerekçeli kararın okunup değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Bakan Çavuşoğlu, kendine göre kurultayın 21 Ekim’de tamamlandığını da belirtti. 
Nazım Çavuşoğlu, “Daha önce Ertuğruloğlu-Özgürgün kurultayını da izledim. O gün de benzeri yaşanmıştı. İki aday yarışmış, fazla oyu alan genel başkan ilan edilmişti. Her türlü görüşe saygı duymakla birlikte bizim görüşümüze de saygı duyulmasını bekliyoruz. Madem hukuk yoluna gidildi, şimdi gerekçeli kararın yorumlanması bekleniyor” dedi. 
Ülkedeki sıkıntılara da değinen Bakan Çavuşoğlu, tüm hükümetlerden gelen, onlarca yıldır birikmiş sorunlar olduğunu belirtti. Çavuşoğlu, “UBP içerisinde yapılan tartışmalar bir zafiyet gibi görüldüğünden bu sıkıntılar da dışarı çıkıyor. Sendikaların tavırları da bugün oluşmuş değil, geçmişten gelen bir davranış biçimidir. Bir geçiş süreci yaşıyoruz ve bu sürece tolerans tanınmıyor. Örneğin devlet dairelerinin elektrik borcunun ödenmemesi bugünün sorunu değil” diyen konuştu.

“ÖRP’nin katılımına halen karşıyım”

Bakan Çavuşoğlu, ÖRP’nin UBP’ye katılımı konusunda yaptığı açıklamada tavrının değişmediğini, bu birleşmeye karşı olduğunu ifade etti. Çavuşoğlu, ÖRP’nin kuruluş sürecinde yaşanılanları unutmadığını söyledi. 
UBP’ye geçen ÖRP Genel Başkanı Turgay Avcı ile karşılaştığı bir ortamda konuşabileceğini belirten Çavuşoğlu, siyaseten yapılanları unutmadığının altını çizdi. 
Nazım Çavuşoğlu, ÖRP ve DGP’nin UBP’ye katılımının görüşüldüğü UBP GYK toplantısına tepki olarak katılmadığını da hatırlattı. 
Bakan Çavuşoğlu, “Partim karar verdi ve onları geri aldı. Ben de demokrasinin gereği sadece saygılıyım. Demokraside oyçokluğu vardır ve partiye katılımları da böyle olmuştur. Partime saygılıyım. Ancak kişisel olarak ben aynı yerdeyim” dedi.

“LTB’de personel giderini 
yüzde 40’ta tutmaya çalışıyoruz”

Branşı içine giren LTB’de yaşananları örnek gösteren Bakan Çavuşoğlu, şunları söyledi: 
“Bursa Büyükşehir Belediyesi’nde personel giderleri belediye bütçesinin yüzde 11’i, LTB’de ise bu oranı %40’a indirmek için ikna etmeye çalışıyoruz. Böyle bir yönetim biçiminde değişim süreçleri tartışmalı kavgalı olacaktır. ‘Biz her şeyi mükemmel yapıyoruz’ demiyorum ama sistem bizi doğrulara sürüklüyor. Doğruların da bedeli var. Bunun bedelini de bugüne kadar bundan faydalananlar ödeyecek, halk değil. Biz halen müdahale ediyoruz, LTB görevlerini yapabilecek duruma gelsin diye. Hem biz araçlarına mazot, lastik alabilsinler diye para aktardık ama ortada gene bir şey yok. Çöplerin toplanması için planlama yapıyoruz, yeni kaynaklar yaratmaya çalışıyoruz. Bir yerde bir sorun olduğunda ‘X kişi, X makam suçludur’ diyerek bir yere varamayız.”

“LTB başkanı ve meclis üyelerinin 
istifasını çok önceden önerdim”

LTB Meclisi’ndeki UBP’li 8 meclis üyesinin neden istifa etmediğinin sorulması üzerine Çavuşoğlu, şunları anlattı:
“Biz üyelerimizin istifasını istemedik, toplu istifa konusunu gündeme getirdik. Cemal Başkan’ın çok daha önceden istifa etmesi gerekiyordu ki ben bu öneriyi ona çok önceden yapmıştım. 22 LTB Meclis üyesinden muhalefette olanlar çoktandır görev yapmıyordu, UBP’li üyelerinden de bize rağmen istifa edenler oldu. Süreç devam ediyor. Seçilmiş insanları zorla istifa ettirme gibi bir seçenek yok. Ancak ben zamanında hem belediye başkanı hem de meclis üyelerinin istifa etmesi gerektiğini söylemiştim. Sendika zamanında maaş alma, sosyal yatırımlarının yapılması konusunda haklıydı ama diğer konularda haklı bulmuyorum. Hükümetin değil yasaların aciz durumu var. Zamanında yasaları yapanlar grev erteleme hakkını koymuşlar ancak grev ertelendiğinde işe gitmeyen personele hiçbir yaptırım yok.”
Bakan Çavuşoğlu, “Sendika sadece sosyal sigorta yatırımları, ihtiyat sandığı ve maaşlar konusunda haklıydı. Ancak onun dışında sendikanın yaptıklarını tasvip etmiyorum. Bu ülkede zaten bu vesile oldu, herkes her şeye karşı izlenimi doğdu” dedi.

“Ya özelleştirme ya da özelleşmiş 
gibi hizmet verilmesi şart”

Özelleştirme konusuna da değinen Nazım Çavuşoğlu, dünyada özelleştirmelerin arttığını, bunun ekonomilere katkı sağladığını söyledi. 
İçişleri ve Yerel Yönetimler Bakanı Nazım Çavuşoğlu, “Özelleştirme olmasa bile o kurumların özelleşmiş gibi hizmet vermesi gerekiyor. Ya tam ciddi bir kurumsallaşma olacak veyahut da bu özelleşmenin önü açılacak. Başka türlü yapamıyoruz. En yakınımızdaki Türkiye özelleştirmelerle iyileşti. Özelleştirmenin korkulacak bir durum olduğunu düşünmüyorum” diye konuştu.
Yerel Yönetimler Yasası’na da değinen Çavuşoğlu,“Yasayı iyi bir noktaya getirdik. Belediyelerin yönetme kurulu ile yine bir toplantı yapacağız ve yasa Bakanlar Kurulu’na gidecek” dedi.

“Kurultayla ilgilenmeyip, 
kendi işime bakıyorum”

Çavuşoğlu, devlet ve kurum yöneticilerinin artık şapkalarını masaya koyup düşünmelerini ve ona göre karar vermelerini istedi. Nazım Çavuşoğlu şöyle konuştu:
“Bir sorun olduğunda, ‘aman benden olmasın, kimin başında kırılırsa kırılsın’ gibi bir anlayışla bir yere varılamaz. Arada olan halka olur ve bir gün ‘bana dokunmasın’ dediğiniz konunun altında siz kalırsınız. Biz halkımız için çalışmaya devam ediyoruz. e-pasaport, ülkesel fizik plan, e-kimlik-e-nüfus, e-tapu... vb bunlar yıllarca iktidar olanlar tarafından yapılmadı. Bizim dönemimizde gururluyum ki hayat buldu. Bakınız ben mesaim sırasında kurultay ile hiç ilgilenmeden bu işlere konsantre oluyorum. Her şey Kıbrıs Türk halkı içindir. Bakanlıkta çalışmam sırasında inanın 10 dakikamı ayırmam kurultay işlerine, o iş başkadır. Kurultay işleri bakanlık dışındadır.”

“Hiçbir siyasi baskıya boyun eğmem, 
öğretmenliğe dönmeye hazırım”

Nazım Çavuşoğlu, hakkındaki eleştirileri yanıtlarken de şunları söyledi:
“İşlerimi yaparken kurultayı ya da mevkiimi korumayı düşünmüyorum. Ben hayata öğretmen olarak başladım. Müdür muavinliği yaptım, sonra siyasete atıldım ama siyaset meslek değildir. Ben günün sonunda müdür muavinliğine dönmeye hazırım ve bu yüzdem kimseye eyvallahım yoktur, hiçbir siyasi baskıya da boyun eğmem. Kendi doğrularımla yoluma devam ediyorum. Bugüne kadar yapılmayan ülkesel fiziki planı biz yapıyoruz, e-pasaport, e-tapu’yu biz yapıyoruz. E-nüfus’u biz yapıyoruz ki bitirme aşamasındayız. Ben bakanlıktayken 10 dakikamı bile kurultaya ayıramam. Biz devletin e-devlet pozisyonundaki sürdürülebilirliği sağlamaya çalışıyoruz. Ancak mesai dışında kurultayla ilgilenebiliyorum.”


“Bazı eski politikacılarda bilindik söylemlerinden artık kurtulmalıdır"

Çavuşoğlu, “Türkiye ile ilişkiler geçmişte bakan düzeyinde, üst düzeydeydi şimdi bürokrat düzeyine düştü” söylemini eleştirerek şöyle konuştu: 
“Eski politikacılarımız, abilerimiz maalesef Türkiye ile ilişkiler konusunda doğru olmayan bu tanımlamayı yapıyor. Oysa ki şu anda muadili olan tüm bakan arkadaşlarım doğrudan ve çok hızlı hemen görüşüp, birlikte karar üretilmesi gereken konularda hızlı çözüme gidebiliyor. Eskiden nasıldı asıl onu sormak lazım. Siz elçiliğe yazı yazardınız ve bir aya yakın beklerdiniz randevu için. Şu anda ise Türkiye ile ilişkiler en iyi noktadadır. Oradaki Bakan arkadaşlarımız ile görüşmeyi akşamüstü talep etsek, akşam görüşebiliyoruz. Bir telefon kadar bizlere yakınlar ve KKTC ile doğrudan ilgileniyorlar.”

“Gazimağusa’yı kirleten 
Haspolat değil, kaçak vidanjörler”

Nazım Çavuşoğlu, Gazimağusa Belediyesi ile yaşanan dere kapatma krizine de açıklık getirdi. Çavuşoğlu bu konuda şunları söyledi:
“Gazimağusa Belediyesi, derenin önünü tıkadı. Buna hakkı yok ama bizi eleştirmeye hakları var. Bu konu gündeme geldikten sonra Temel Sağlık Birimi ile ilgili arkadaşları uyardık. LTB yetkilisinin yaptığı tahlillerde dereye deşarj edilen suyun Mağusa’yı kirletmeyecek şekilde olduğunu açıkladı. Çok farklı yerlerden su örnekleri alındı, tahlil sonuçları çıktı. Haspolat’tan çıkan su bu raporlara göre Gazimağusa’yı kirletemez. Gazimağusa’ya giden kirli suların sebebi kaçak vidanjörlerdir. Bunun da çaresi elimizde ama bu konuda belediyelerin yardımcı olması gerekiyor. Çünkü bu vidanjörler belediye sınırları içinde. İnönü ve Çayönü bölgesinde derelere vidanjörler şiddetli dökümler yapıyor. Bu durum yapılan analizlerle de belirlendi. Bununla ilgili ciddi bir çalışma ve denetim süreci başladı.”

 
27 Ocak 2013 Pazar 09:57
Okunma: 1855
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Gazete Manşetleri
 
Anket
Kıbrıs sorunu ile ilgili olarak 2016 sonuna kadar bir çözüme ulaşılabileceğine inanıyor musunuz?
Evet İnanıyorum
Hayır İanmıyorum
Kararsızım
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Kuzey’de ‘Rum mülkü’ satın alanların durumuGöbek eriten 10 baharatZayıflamak isteyenlere 5 uzman 5 süper öneriGünde iki fincan kahve içen erkeklerin...Kıbrıs'ta gezilecek yerlerSu geldi Rumlar çıldırdı İşte muhtemel yeni Kıbrıs haritasıTürkiye güzeli bakın kim çıktı!Doğu Akdeniz’de Enerji Stratejileri ve Bölgesel Güvenliğin GeleceğiDoğu Akdeniz’de hidrokarbon yatakları: Yeni bir jeopolitik mücadele sahası mı?
 
TÜRKİYE'DEN GELEN SUYUN DAĞITIMI VE PROJELENDİRİLMESİ ÇALIŞTAYI'NIN SONUÇ BİLDİRGESİ YAYINLANDIDoğu Akdeniz’de zengin gaz ve petrol rezervleri
 
 
Nöbetçi Eczaneler
LEFKOŞA KADER ECZANESİ  (Tel : (392)223-5499)
SEROL ECZANESI  (Tel : (392)227-2064)
GAZİ MAĞUSA SAKARYA ECZANESI  (Tel : (392)365-2989)
GİRNE SERTAÇ ECZANESI  (Tel : (392)815-9067)
GÜZELYURT İNCİ ECZANESI  (Tel : (392)714-3252)