Ana Sayfa » G. Kıbrıs » Çelebis'ten Rumlara Zemin Uyarısı...

Çelebis'ten Rumlara Zemin Uyarısı...

"hem Kıbrıslı Türkler Hem Ab Hem De Diğerleri Bir Tayvan Modeliyle Yaşayabilir".

 
 
Çelebis'ten Rumlara Zemin Uyarısı...

"BU YÜZDEN FEDERASYON ZEMİNİNDEN ÇIKMAMALIYIZ"

Lefkoşa, 12 Şubat 12 (T.A.K): Rum Yönetimi Başkanı Dimitris Hristofyas'ın danışmanı ve müzakere grubu üyelerinden Tumazos Çelebis, Türkiye'nin ve Kıbrıs Türk tarafının aklında Tayvan modeli bulunduğu görüşünü ortaya koydu ve "AB böyle bir modelle yaşayabilir. İki bölgeli iki toplumlu federasyon zemininden çıkarsak Türk planlamalarının hayata geçmesi ciddi tehlikesi olacak" dedi.

Haftalık Kathimerini, Çelebis'le yaptığı ve "Tumazos Çelebis Kathimerini'ye Konuştu... AB Bir Tayvan'la Yaşayabilir... Şimdi Bizim Uzlaşımız 4'e 1'dir Ama Türkiye AB'ye Girerse Onun Uzlaşısı Olacak" başlığıyla yayınladığı söyleşide, Çelebis'in son üçlü zirvenin sonuçlarına ilişkin değerlendirmelerini aktardı.

Greentree Zirvesi'nde Rum tarafının beklediği ilerleme olmadığını belirten Çelebis mülkiyet, vatandaşlık ve yürütme erki konularının görüşülüp görüşülmediği sorusuna "görüşüldü diyelim" yanıtını verdi.

Kıbrıs Türk tarafının Greentree'de bu başlıklardan hangisinde tutum değiştirmesi beklendiği sorusuna karşılık ise Çelebis şunları söyledi:

"BM'nin Türkiye'den; Kıbrıslı Türklerin çapraz oyu kabul edeceğine yönelik bazı vaatler aldığı farz ediliyordu. Durumun böyle olmadığı ortaya çıktı. İlerleme olmamasının nedeni ortadadır. İki liderin Genel Sekreter önünde, müzakerelere kaldığı yerden devam edileceği sözünü vermesine rağmen Sayın Eroğlu, Talat ile varılan görüş birliklerinden caydı. Mesela, dönüşümlü başkanlık ile paket olan çapraz oyda...  Biz, Kıbrıs Türk tarafı çapraz oydan kaçmak isterse, daimi başkan yardımcılığıyla yetinmesi gerektiğini net şekilde ortaya koyduk. Kıbrıs Rum tarafının tutumu budur."

Rum tarafının bu tutumunun resmen ortaya konulup konulmadığı sorulduğunda, Rum tarafının çözüm taslağında yer aldığını söyleyen Çelebis, "Kıbrıs Türk tarafı çapraz oyu kabul etmedi, kendi bazı versiyonlarını verdi ancak bunlar matematiksel olarak çapraz oyun reddedilmesini gündeme getirir" dedi.

Çelebis'e "BM Genel Sekreteri'nin koyduğu çerçevede uluslararası veya çok taraflı konferans çağrılmasına olanak tanıyacak görüş birliklerine varılamadıysa, sonra ne olacak?" sorusu yöneltildi.

Konferans çağrılabilmesi için Kıbrıs sorununun iç yönlerinde anlaşmaya varılamazsa çabanın devam etmesi, bir noktada BM'nin de müzakerelerin ilerlemediği saptaması yapması gerektiğini söyleyen Çelebis, "Örneğin bunu, BM'ye eleştiri olarak da söylüyorum. Müzakerelerin Sayın Talat'la kaldığı noktadan devam etmesinin ne kadar önemli olduğunu algılamadı, en azından şimdi anlasın... ancak prosedür devam etmeli" dedi.

Rum tarafında; prosedürün gözetmeni de olan Alexander Downer'a yönelik hoşnutsuzluğun hatırlatılması üzerine, meseleyi kişiselleştirmek istemediğini söyleyen Çelebis, varılan görüş birliklerinin yıkılmaması gerektiğini BM'ye de söylediklerini anlattı, özetle şunları söyledi:

"Kıbrıs Türk tarafının taviz vereceğinin kesin olduğunu iddia etmiyorum, ancak bu meselede çok daha güçlü bir tavır bekliyordum. Çünkü bugün yaşadığımız sorunların kökü oradadır. Elbette bizim taraf BM'den Sezar'ın hakkını Sezar'a vermesini beklerdi. BM, prosedür devam ettiği müddetçe sorumluluk yüklememek gibi bir taktik güdüyor. Ancak bu, BM'yi Kıbrıs Türk tarafına; görüş birliklerine saygı göstermesi gereğini vurgulamasını engellemez.

Kıbrıs Türk tarafı gibi biz de 1 Temmuz'a kadar çözüm olmasını isteriz, bunu çok önceden de söyledik. Ancak müzakerelerdeki oldular çok zordur. O tarihe kadar çözüm bulunamazsa iki bölgeli iki toplumlu federasyon zemininin değişmesi gerekeceğini zannetmiyorum. Bakın neler oluyor: bizim tarafta, zeminin değişmesi gerektiği sesleri yükseliyor, nereye gitmek için? Üniter Devlet zeminine... Kıbrıs Türk tarafında benzer sesler var ama onlar, taksim zeminine gidelim diyorlar. Sayın Özersay söyleşisinde bunu açıkça ifade etti.  Belki ayrı devlet olarak tanınmasıyla değil ama resmi tanınma dışındaki bütün diğer yönleriyle... Dolayısıyla iki bölgeli iki toplumlu federasyon zemininden çıkarsak hiçbir yere varmayacağız. Biz iki bölgeli iki toplumlu federasyondan daha bölücü; Kıbrıs Türk tarafı da bundan daha fazla birleştirici bir şeyi kabul edemez. Bu zeminden çıkarsak taban tabana zıt yönlere gideceğiz, fiili durum devam edecek ve daha da sağlamlaşacak.

Sayın Özersay'ın istediği gibi müşterek bir B planı olamaz. Ancak müşterek A planı olabilir ki o da iki bölgeli iki toplumlu federasyondur. B planı müşterek olamaz, ancak taban tabana zıt olabilir. Tanınma dışında her şeyi istiyor. Sayın Özersay, şu anda tanınma elde edemeyeceklerini biliyor ve bunu söyleşisinde de söylüyor. Tanınma elde edemeyecekleri görüşüne katılıyorum. Bunca yıl bunu elde edememeleri de tesadüf değil.  Ancak Sayın Özersay'ın tarif ettiği gibi bir Tayvan modeliyle yaşayabilirler. Hem onlar, hem AB hem de diğerleri bu modelle yaşayabilir. Ancak bizim açımızdan kabul edilebilir değildir. Çünkü bu model şu mantıkla onların işine gelebilir: 'Varsın yurtdışında büyükelçilerim ve bayrağım olmasın ama buna karşılık olarak bütün diğer (gerekleri) istiyorum. Dış dünyayla ilişkiler, tek bir yerleşik dahi gitmeyecek, tek karış toprak verilmeyecek ve hiçbir mülk iade edilmeyecek.' Bununla da yaşayabilir. Şu anda iki devlete tahammül edemeyen ancak bu tip bir rejime katlanabilen AB de... Hedef ve çözüm zemini değişikliğinden söz ederken bunları aklımızdan çıkarmamalıyız."

Tumazos Çelebis'e, "Kıbrıs Türk tarafının vatandaşlık konusunda sürpriz - öneri yaptığından söz eden bilgiler bulunduğu hatırlatılarak, beklenti yaratacak rakamlar da verip vermediği" soruldu. Şu ana kadar herhangi bir sürpriz olmadığını söyleyen Çelebis, "İstenilen, rakam verilmesi değil. Rakamlar sorunu çözmeye araç değil" dedi, özetle şunları söyledi:

"Aklımızda tutmamız gereken bazı olgular var. 1- 1974'te Kıbrıslı Rumlar ile Kıbrıslı Türkler arasındaki nüfus oranı 4'e 1 idi. 2-iki toplumun doğurganlık oranı hemen hemen aynıdır. Dolayısıyla bu nüfus oranının ciddi şekilde etkilenmemesi gerekir. Etkilendiyse, bunun yerleşik akımından olduğu ortadadır. Bize göre bu nüfus dengesine çözüm sırasında da sonrasında saygı gösterilmesi gerekir."

Rum muhalefet kanadının; Türk vatandaşlarının Ada'daki haklarını kabul edildiği eleştirileri de hatırlatılan Çelebis, "Şu anda Kıbrıs Cumhuriyeti, Yunanistan gibi AB üyesi olduğu için 4'e 1'in bir uzlaşı olduğunu söylemem gerekir" dedi özetle şunları ekledi:

"Dolayısıyla AB vatandaşı olmayan ve bu nedenle yerleşim hakları kısıtlanabilecek Türk vatandaşlarının aksine Yunan vatandaşlarına kısıtlama getirilemez. AB'de geçerli olanı açıkça söyleyecek olursak şu anda 4'e 1'in 4'e sıfır olduğunu söyleyebiliriz. Ancak Türkiye AB'ye girerse  (bu) kendi ödünü olacak çünkü Türk vatandaşlarının Kıbrıs'ta sınırsız yerleşimine izin verilmesi yerine 4'e 1 oranında kısıtlama getirilecek. İnsani nedenlerle bir miktarının kalacağını herkesin kabul ettiğini anlayarak; yerleşikler meselesi de bu ilke temelinde çözümlenmeli."

Mülkiyet meselesinde, Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu'nun Özel Temsilcisi Kudret Özersay'ın (söyleşisinde) Kıbrıs Türk tarafının iade edilebilecek mülklerle ilgili verilerin sunulduğunu söylediği hatırlatılan Çelebis, Özersay'ın Kathimerini'ye verdiği söyleşiyi çok dikkatli şekilde okuduğunu belirterek özetle şu yanıtı verdi:

"Kıbrıs Türk tarafı, bazı bulgular verdi ama bunlar müphem ve eksikti. Kıbrıs Türk tarafı, hangi verileri istediğimizi çok iyi biliyor. Türk tarafının iade etmeye hazır göründüğü mülkler bizi tatmin etmedi çünkü çok az ve kalitesi kuşkulu mülklerdir. Büyük olasılıkla iskân edilmemiş ve verimsiz mülklerdir. Detaylara girmek istemiyorum. Ancak Kıbrıs Türk tarafı istenilenin; muhtemelen çok az sayıdaki göçmene ait verimsiz mülkler değil; sahipleri tarafından bütünüyle kullanılabilecek mülklerin iadesi olduğunu biliyor. "

Özersay'ın toprak başlığının, çok taraflı konferanstan birkaç gün önce görüşülebileceğini söylediği hatırlatıldığında, "Bu, Greentree'de neden ilerleme kaydedilemediğini gösteriyor" diyen Çelebis, bu konuya ilişkin çeşitli meseleler ortaya çıktığını, Kıbrıs Türk tarafının, haritaları görüşmeyeceğini söylediğini anlattı, şunları söyledi:

"Bunu anladık. Ama bu başlığın hiç görüşülmemesinin söz konusu olamayacağını söyledik. Kıbrıs Türk tarafı geri dönüp 'evet, biliyorsunuz ama rakamları dahi konuşamayız' dedi. Haritalar ve rakamlar olmadan toprak nasıl görüşülebilir? Bu başlığın konferanstan birkaç gün önce görüşülmesi tezleri şu iki sorunu yaratır: 1-Toprakla birlikte görüşülmezse mülkiyetin görüşülmesi olanakları tükenir. Biz her zaman, mülkiyetle ilgili her önerimize; Toprak başlığında olabildiğince çok göçmenin, yarısından fazlasının, geri dönmesine olanak sağlayacak bir anlaşmayı şart koştuk. Bu sayı yaklaşık 100 bindir. Onlar hiçbir sinyal vermiyor. Bunu kabule hazırlar mı? İkinci sorun ise; Toprak ve Kıbrıs sorununun bütün diğer iç yönleri çözülmeden konferansa gidemeyecek olmamızdır."

(ŞA/SEL)

 
12 Şubat 2012 Pazar 13:49
Okunma: 402
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Gazete Manşetleri
 
Anket
Kıbrıs sorunu ile ilgili olarak 2016 sonuna kadar bir çözüme ulaşılabileceğine inanıyor musunuz?
Evet İnanıyorum
Hayır İanmıyorum
Kararsızım
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Kuzey’de ‘Rum mülkü’ satın alanların durumuGöbek eriten 10 baharatZayıflamak isteyenlere 5 uzman 5 süper öneriGünde iki fincan kahve içen erkeklerin...Kıbrıs'ta gezilecek yerlerSu geldi Rumlar çıldırdı İşte muhtemel yeni Kıbrıs haritasıTürkiye güzeli bakın kim çıktı!Doğu Akdeniz’de Enerji Stratejileri ve Bölgesel Güvenliğin GeleceğiDoğu Akdeniz’de hidrokarbon yatakları: Yeni bir jeopolitik mücadele sahası mı?
 
TÜRKİYE'DEN GELEN SUYUN DAĞITIMI VE PROJELENDİRİLMESİ ÇALIŞTAYI'NIN SONUÇ BİLDİRGESİ YAYINLANDIDoğu Akdeniz’de zengin gaz ve petrol rezervleri
 
 
Nöbetçi Eczaneler
LEFKOŞA KADER ECZANESİ  (Tel : (392)223-5499)
SEROL ECZANESI  (Tel : (392)227-2064)
GAZİ MAĞUSA SAKARYA ECZANESI  (Tel : (392)365-2989)
GİRNE SERTAÇ ECZANESI  (Tel : (392)815-9067)
GÜZELYURT İNCİ ECZANESI  (Tel : (392)714-3252)