Ana Sayfa » G. Kıbrıs » "Cenevre, sonun başlangıcı..."

"Cenevre, sonun başlangıcı..."

BM Genel Sekreteri'nin Kıbrıs Özel Danışmanı Aleksander Downer'in "prosedürün önemli bölümü olacak" diyerek Cenevre zirvesine vurgu yapan açıklamaları ve zirve sonrası beklentilere dikkat çekmesi, Rum basınında "BM'den baskı" olarak niteleniyor.

 
 
BM Genel Sekreteri'nin Kıbrıs Özel Danışmanı Aleksander Downer'in "prosedürün önemli bölümü olacak" diyerek Cenevre zirvesine vurgu yapan açıklamaları ve zirve sonrası beklentilere dikkat çekmesi, Rum basınında "BM'den baskı" olarak niteleniyor.

Fileleftheros, "BM'den Baskı Çemberi... New York: 'Yatırım Amortismanı' İstiyor, Ertesi Gün İçin Yol Haritası Hazırladı" başlıklı manşet haberinde, Genel Sekreter'in Kıbrıs Özel Danışmanı Aleksander Downer'ın Rum Yönetimi Başkanı Dimitris Hristofyas'la dünkü görüşmesinin ardından Cenevre görüşmesinin hemen ardından önemli bir basın toplantısı düzenleneceğini açıkladığını, uyarmaktan da geri kalmadığını yazdı.

Habere göre "Yatırımın sonuç vereceğinden ve müzakerelerin başarılı olacağından emin olmak istiyoruz, bu nedenle 7 Temmuz görüşmesi prosedürün önemli bölümü olacak" ifadesini kullanan Downer, prosedürün geciktiğini kabul etti ve BM'de oluşturulan yol haritasına atıfta bulundu.

Downer'ın, gerek şahsının gerek perde gerisinde hareket edenlerin artık dikkatlerin 7 Temmuz görüşmesinden sonra atılacak adımlar üzerinde yoğunlaştığı görüşünde olduğuna işaret eden gazete, BM'nin ve arabulucuların müdahil taraflara "zaman tükeniyor" ve "prosedür uzatmaları oynuyor" mesajı gönderdiklerini yazı.

SONUN BAŞLANGICI...

Gazete yolun sonu olmamasına rağmen, daha çok "sonun başlangıcı" olarak görülen Cenevre'de, zaman sınırı Aralık ayı olacak şekilde ağır baskı şartları yaratılacağını belirttiği haberinin "Havuç ve Kırbaçlı Downer" başlığıyla iç sayfasından aktarmaya özetle şöyle devam etti:

"Genel Sekreter'in Kıbrıs Özel Danışmanı dün Başkan Hristofyas'la görüşmesinin ardından yaptığı açıklamada Cenevre üçlü görüşmesini 'önemli bir basın toplantısının' takip edeceğini açıkladı, uyarmaktan da kaçınmadı.

Öncelikle BM'nin Kıbrıs sorununun çözüm müzakerelerine çok yatırım yaptığını, bu yatırımın boşa gitmesini istemediğini söyledi.

İkinci olarak, her zaman yol haritası olduğunu belirterek, prosedürün umulandan fazla zaman aldığını söyledi ve 'ancak prosedür durmadı, çökmeyecek, ilerleyecek' dedi. 7 Temmuz görüşmesinin müzakereye oldukça fazla hayat katılmasına yardımcı olacağını söyledi.

"SEÇİMLER BİTTİ, PROSEDÜRÜ GECİKTİRECEK BAŞKA BİRŞEY KALMADI"

Downer Kıbrıs müzakere prosedürünü geciktirebilecek başka seçim dönemi olmadığına işaret ederek, 'olup-bittiler. Sonuçları biliyoruz. Bu nedenle başka seçim, seçimlerle ilgili başka bahane, yakın gelecekte çevremizde herhangi bir ulusal seçim olmayacak. Bu nedenle bundan sonra seçimler açısından serbest bir zamanımız var' ifadesini kullandı.

Downer, üçlü görüşmenin hazırlıklarına yönelik dolaylı görüşmelerde, sürprizleri engellemeye dönük karşılıklı endişeler kaydetmesine rağmen; yüksek dozda uyarı ve tavsiyelerle, BM'nin mesajlarını vermeye çalışıyor.

Dün Hristofyas-Downer görüşmesi dışında, öğleden sonra da Yakovu ve Özersay görüştü. Temsilciler cuma günü yeniden masaya oturacaklar. Yarın öğleden sonra da Eroğlu ile Hristofyas görüşecek."

CENEVRE SONRASI SÜRECE İLİŞKİN BM GÜNDEMİ PERDE ÖNÜNE ÇIKIYOR

Simerini, "Yatırımcı Downer... BM'nin 7 Temmuz'dan Sonra Müzakerelerin Sürecine İlişkin Gündemi Perde Önüne Geliyor" başlıklı haberinde BM'nin, Kıbrıs sorununun çözüm prosedürüne katılımına, yatırımcı gözüyle baktığını yazdı.

Downer'ın BM'nin Kıbrıs sorununu çözmede özlü bir teşviki olduğu açıklamasının, Birleşmiş Milletler'in elinde somut bir gündem olduğunun işareti olduğunu, Downer'ın da şimdi bu gündemin ortaya çıkmasına müsaade ettiğini yazan gazete, özetle şunları ekledi:

"BM'nin, teorik Kıbrıs içi prosedür temeline hiç de uymayan projeleri olduğu 2008'den bugüne çoğu kez ortaya çıktı. BM'nin müzakere masasında söylediklerine paralel bir eylem çizgisi belirlediği de gerçektir. Bu aşamada Downer'ın, Pascoe'nun ve çalışma arkadaşlarının taktiğinin Cenevre ve sonrasında uygulanması istenilen yol haritasıyla doğrudan alakalı olduğu sonucu çıkartılabilir.

Çünkü her şey, Kıbrıs Rum tarafının (uluslararası konferansı geciktirmek için) göstermeye çalıştığı olmayan ilerlemedeki ısrar ile olguları çıkmaza sürüklemek ve uluslararası konferansı hızlandırmak isteyen Kıbrıs Türk verimsiz tavrının tükenmeye başladığını gösteriyor. Çünkü bu iki taktikten hiçbiri özlü sonuç vermiyor.

Dolayısıyla BM, iki müzakerecinin içerisinde hareket edebileceği alanı olabildiğince çok belirlemek ve müzakereleri üçüncü oyuncuların prosedüre derhal katılmalarını yeterli ölçüde haklı çıkaracak noktaya getirmek için, durumu daha doğrudan ele almak istiyor. Oyunun, perde gerisinde gelişen bu şekildeki paylaşımı BM'nin bu aşamadaki niyetleri açısından daha açıklayıcı olması için Downer'in dilini çözmüş görünüyor.

"MÜZAKERELER YARI-ÖLÜ"

Ancak, Downer'ın açıkladığı tek şey bunlar değildi. Downer müzakerelerin yarı-ölü olduğunu ve 7 Temmuz'daki üçlü görüşmenin, neredeyse suni solunum cihazı olarak işleyeceğini ima etti. Ban Ki Moon-Derviş Eroğlu ve Dimitris Hristofyas arasındaki Cenevre randevusunun önemli olduğunu belirterek, prosedürün sonu olmayacağını, prosedüre hayat verme hedefini taşıyacağını söyledi.

İki tarafın Cenevre'de bir eylem planı üzerinde uzlaşacağına inanıp inanmadığı sorulan Downer, 'Görüşme olana kadar bekleyelim. Görüşmenin sonunda çok ilgi çekici bir basın toplantısı olacak' dedi. Downer'ın bu açıklaması, tek başına çok ilgi çekicidir. Önceki iki üçlü görüşme sonrasında basın toplantısı yapılmamıştı. Cenevre'deki önceki görüşmede BM, Başkan Hristofyas'ın ve Derviş Eroğlu'nun planlanmış röportajlarının iptal edilmesi emri verilmişti. Dolayısıyla Downer'ın bu açıklaması, Ban'ın bir metin okumasının ötesinde, gerçekten de açıklanacak bir şey olacağını bildiğini gösteriyor.

Bu arada New York'un BM Barış Gücü'nün görev süresinin uzatılması kararının benimsenmesi konusunda izlediği taktik soru işaretleri yaratıyor. Metin üzerinde perşembe günü uzlaşıldı ancak pazartesi gecesi oylanıp benimsendi. Güvenlik Konseyi'nin Genel Sekreter'in Kıbrıs'taki Özel Temsilcisi Buttenheim tarafından bilgilendirilmesi ise oylamadan sonra oldu. Buttenheim KİPE'ye (Rum Haber Ajansı) 'Güvenlik Konseyi'nin, kararın benimsemesinden sonra bilgilendirildiğini ilk kez gördüğünü' söyledi."

YARINKİ LİDERLER GÖRÜŞMESİNE KATILIM SINIRLI OLACAK

Alithia "Gecikme Gerekçeleri Bitti" başlıklı haberinde bugün Cumhurbaşkanı Dr. Derviş Eroğlu ile görüşecek olan Downer'ın dün Hristofyas'la görüşmesinin ardından yaptığı açıklamaya yer verdi.

Downer'ın, seçimlerin olup bittiği, yakın gelecekte artık seçim yapılmayacağı, müzakereleri geciktirebilecek seçim dönemleri olmayacağı açıklamasını öne çıkaran gazete; BM'nin, Cenevre görüşmesinin ana gündem unsurlarını dahi açıklamadığını, iki lider tarafından ortak bir gündem yapılması olanaklarının tüketilmesini istediğini yazdı.

Gazete, bu nedenle yarınki Eroğlu-Hristofyas görüşmesine geniş müzakere grupları katılmadan sadece liderlerin temsilcilerinin iştirak edeceğine ve Cenevre görüşmesi gündemi ile sonrasında atılacak adımların detaylı şekilde ele alınacağına işaret etti, özetle şunları yazdı:

YÖNELİM; YAZ DÖNEMİNDE BAŞLIKLARIN AYRI AYRI GÖRÜŞÜLMESİ

"Cenevre görüşmesinde Genel Sekreter'in pazarlığın (al-ver) en kısa zamanda başlamasını ve sonbahardaki çok taraflı konferansın da ufukta olmasını talep edeceği artık kesin. Ancak sorun Türk tarafı mülkiyet ve toprak gibi bazı başlıkların çifter çifter ele alınmasını kabul etmezken al-ver'in nasıl yapılacağıdır... Türk tarafı garantilerin yönetimle bağlantılı olarak incelenmesinde bile isteksizdir.

Kısacası, başlıklar arasında pazarlık olmazsa o zaman, çok taraflı konferans düzenlenmeden önce Kıbrıs Rum tarafını yakan ana meselelerde görüş birliklerine ulaşılması çok zor olacak.

Downer dün, Ban Ki Moon'un gerek Cenevre üçlü görüşmesinde gerek sonrasında bütün konuların ele alınmasını arzu ettiğini açıkladı. Ancak başlıkların eşzamanlı müzakeresine değinmekten kaçındı.

Kulağa çalınan bir senaryo da uluslararası unsurun, Türk tarafının al-ver başlıkları istemediğini anlayarak, yaz döneminde bütün başlıkların ayrı ayrı ancak her birinin belirli bir takvim içerisinde görüşülmesine yöneldiğidir."

ULUSAL KONSEY 28 HAZİRAN SABAHI TOPLANIYOR

Politis, Ulusal Konsey'in 28 Haziran'da saat 10.00'da Cenevre üçlü görüşmesi ve müzakere prosedüründeki son gelişmeler gündemiyle toplanacağını haber verdi.

Gazete, Sözcü Stefanos Stefanu'nun "Konu, Başkan Hristofyas'ın BM Genel Sekreteri Ban ve Kıbrıslı Türk Lider Eroğlu ile Cenevre'deki görüşmesi ışığı altında Kıbrıs sorunundaki gelişmeler olacak. Başkan Hristofyas Konsey üyelerine, bugüne kadarki süreç hakkında bilgi verecek ve bu konu- 7 Temmuz arifesinde- tartışılacak" dediğini yazdı.

 
15 Haziran 2011 Çarşamba 14:49
Okunma: 612
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Gazete Manşetleri
 
Anket
Kıbrıs sorunu ile ilgili olarak 2016 sonuna kadar bir çözüme ulaşılabileceğine inanıyor musunuz?
Evet İnanıyorum
Hayır İanmıyorum
Kararsızım
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Kuzey’de ‘Rum mülkü’ satın alanların durumuGöbek eriten 10 baharatZayıflamak isteyenlere 5 uzman 5 süper öneriGünde iki fincan kahve içen erkeklerin...Kıbrıs'ta gezilecek yerlerSu geldi Rumlar çıldırdı İşte muhtemel yeni Kıbrıs haritasıTürkiye güzeli bakın kim çıktı!Doğu Akdeniz’de Enerji Stratejileri ve Bölgesel Güvenliğin GeleceğiDoğu Akdeniz’de hidrokarbon yatakları: Yeni bir jeopolitik mücadele sahası mı?
 
TÜRKİYE'DEN GELEN SUYUN DAĞITIMI VE PROJELENDİRİLMESİ ÇALIŞTAYI'NIN SONUÇ BİLDİRGESİ YAYINLANDIDoğu Akdeniz’de zengin gaz ve petrol rezervleri
 
 
Nöbetçi Eczaneler
LEFKOŞA KADER ECZANESİ  (Tel : (392)223-5499)
SEROL ECZANESI  (Tel : (392)227-2064)
GAZİ MAĞUSA SAKARYA ECZANESI  (Tel : (392)365-2989)
GİRNE SERTAÇ ECZANESI  (Tel : (392)815-9067)
GÜZELYURT İNCİ ECZANESI  (Tel : (392)714-3252)