Ana Sayfa » Kıbrıs » "CENEVRE'DE AL-VER ANLAŞMASI"

"CENEVRE'DE AL-VER ANLAŞMASI"

BAN LİDERLERDEN YOĞUNLAŞTIRMA FORMÜLÜNÜ BENİMSEMELERİNİ İSTEYECEK

 
 
BM Genel Sekreteri Ban Ki Moon'un, 7 Temmuz'da Cenevre'de yapılacak üçlü görüşmede, Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu ve Rum Yönetimi Başkanı Dimitris Hristofyas'tan; müzakerelerin yoğunlaştırılması ve al-ver prosedürü üzerinde anlaşmalarını isteyeceği haber verildi.

Fileleftheros, haberini "Cenevre'de Al-Ver Anlaşması... BM Genel Sekreteri Eroğlu ve Hristofyas'tan Yoğunlaştırma Formülünü Benimsemelerini İsteyecek... Kıbrıs Cumhuriyeti'nin AB'ne Üye Olmasını İstemedikleri 2004'teki Gibi Şimdi De AB Dönem Başkanlığı Yapmasını İstemiyorlar" başlık ve spotlarıyla aktardı.

Gazete, edindiği bilgilere dayanarak, BM'nin bir dizi alternatif senaryo hazırladığını ve bunları müzakerecilerin önüne koyarak; kendilerini uluslararası konferansa götürecek prosedürü benimsemelerini isteyeceğini yazdı.

BM'nin ana hedefinin,  prosedürün, tek gündem konusunu Kıbrıs sorununun ana yönlerinin oluşturacağı şekilde yoğunlaştırılması olduğuna işaret eden gazete, düşük politika meseleler üzerindeki müzakerelerin; ileri doğru önemli adımlar atılması için değil prosedürün idamesi için olduğunun herkes tarafından bilindiğine dikkat çekti.

Gazete, BM Sekreterliği'nin, Kıbrıs müzakereleri prosedürünün 'son aşama' mantığına girmesi halinde al-ver'in (pazarlık) sadece mülkiyet, toprak, TC kökenliler, Anaysal konular gibi büyük ve dikenli konularda olması gerektiğini değerlendirdiği yolunda bilgiler bulunduğunu belirtti, özetle şunları yazdı:

"Kıbrıs sorunundaki müzakereleri yakından takip eden yabancı diplomatik kaynaklar Cenevre'de anlaşmaya varılacak prosedürel formüle, takvim eşlik etmeyebileceğini ancak 'yoğunlaştırma ve al-ver' reçetesinin 'birkaç aylık müzakere' ile ilgili olacağının da aşikâr olduğunu düşünüyorlar.

Öğrendiğimize göre AngloAmerikanlar prosedürün şu veya bu şekilde (anlaşma veya kesin çıkmaz) yılsonuna veya en geç 2012'nin ilk aylarına kadar tamamlanması gerektiğinde ısrar ediyor. Zaman sınırı olarak; AB dönem başkanlığının Kıbrıs Cumhuriyeti tarafından devralınması öncesindeki ayları belirliyorlar. Perde gerisinde, Kıbrıs sorunundaki müzakerelerin şu veya bu şekilde, yılsonuna kadar tamamlanması ve Genel Sekreter'in de Kıbrıs sorununda çok taraflı konferansı çağırması için yoğun çaba harcanıyor.

BM Genel Sekreter Yardımcısı Lynn Pascoe ile aralarında direkt telefon bağlantısı bulunan Downer grubunun projesi temelinde hedef; al-ver sırasında anlaşmaya varılamayacak bütün konuların görüşülmesi için çok taraflı konferans çağrılması şartlarının yaratılmasıdır. Takvimler konusunda; tıpkı 2004'te Kıbrıs Cumhuriyeti'nin AB'ye üye olmasını istemedikleri gibi şimdi de AB dönem başkanlığı yapmasını istemiyorlar.

New York'ta, Türkiye'deki siyasi görüntünün; beklenmekte olan seçimlerden Erdoğan'ın zaferle çıkması ile netleşmesi bekleniyor ve bir sonraki adım Cenevre üçlü görüşmesi olacak. Bu arada BM Barış Gücü'nün görev süresinin uzatılmasıyla ilgili prosedürel, teknik ve genel nitelikli rapor Güvenlik Konseyi'ne sunulacak.  BM'den kaynaklar rapora 'Üçlü görüşmeden önce ortamı bozacak hiçbir şey eklenmeyecek' vurgusunu yapıyorlar.

Üçlü görüşmenin hemen ardından Genel Sekreter'in; o güne kadar kaydedilecek görüş birliklerini ve varılacak prosedürel anlaşmayı kaydedeceği raporu Güvenlik Konseyi'ne sunulacak.

Üçlü görüşme arifesinde Dışişleri Bakanlığı Genel Müdürü Nikolaos Emiliu New York ve Washington'da temaslarda bulundu. BM Genel Sekreter Yardımcısı Lynn Pascoe, BM Siyasi Konular Dairesi Avrupa ve Amerika Müdürü Elisabeth Speckhar, BM Genel Sekreterliği Müdür Yardımcısı Kim Yon-Soun ve BM Barış Operasyonları Dairesi'nin ikinci adamı Atoul Kare ile Kıbrıs sorununu görüştü. Emiliu ABD Dışişleri Bakanlığı yetkilileri ile de temas etti."

KİPRİANU KIBRIS SORUNU VE TÜRKİYE'NİN ÜYELİĞİNİ GÖRÜŞMEK ÜZERE FRANSA'YA GİDİYOR

Aynı gazete Rum Dışişleri Bakanı Markos Kiprianu'nun 8 Haziran'da Paris'e giderek Kıbrıs sorununu, Kıbrıs sorununda beklenen gelişmelere Fransız tutumu ve tavrını görüşeceğini bildirdi.

Gazete edindiği bilgilere dayanarak Kiprianu'nun, daha önce Fransa Cumhurbaşkanlığı da yapmış olan Dışişleri Bakanı Alain Joupe ile bir araya geleceğini ve öncelikle 7 Temmuz'da Cenevre'de gerçekleşecek üçlü görüşmeyi takip edecek gelişmeler üzerinde duracaklarını yazdı.

Habere göre, Rum tarafı;  gerek BM Güvenlik Konseyi gerek AB düzeyinde Fransa'nın yardımına yatırım yapıyor. Gerek Güney Kıbrıs gerek Fransa, Türkiye'nin AB üyelik sürecinin düğüm noktasına geldiğini, "batağa saplandığını" düşünüyor ve bunun nasıl göğüslenmesi gerektiği konusunu irdeleyecek.

BM Genel Sekreteri Ban Ki Moon'un bütün başlıkların eşzamanlı müzakere edilmesini ve al-ver yapılmasını istediğini yazan Kathimerini ise, Güney Kıbrıs'ın AB dönem başkanlığına; Kıbrıs müzakerelerinin tamamlanması açısından yarısı boş yarısı dolu bardak mantığıyla bakılabileceğini yazdı.

Gazete Güney Kıbrıs'ın dönem başkanlığının; Kıbrıs müzakerelerinin bu süre zarfında ertelenmesi gibi "olumlu unsuru" da olabileceğini ancak 2004'teki gibi; net bir takvim dayatılması gibi bir "olumsuzluğu" da barındırabileceğini çünkü "1 Haziran 2012'de dönem başkanlığını Birleşik Federal Kıbrıs'ın devralmasının" kotarılmakta olduğunu savundu. "ERDOĞAN EYLÜL'DE SÜRPRİZ YAPABİLİR"

Aynı gazete "Eylül'de Erdoğan'dan Sürpriz" başlıklı haberinde ise, BM'nin de Amerikalıların ve İngilizlerin de, ümitlerini, 12 Haziran'daki genel seçimlerden zaferle çıkması halinde Erdoğan'ın daha çok hareket gücüne sahip olacak olmasına bağladıklarını yazdı.

Habere göre Washington'daki siyasi analizciler ve diplomatlar Erdoğan'ın eylül ayında, Kıbrıs sorununda yeni önerileri ileri götürerek sürpriz yapmasını kuvvetle muhtemel görüyorlar. Aynı çevreler AKP'nin iktidara geldiği 2003'ten beridir Erdoğan'ın; askerleri ve Kemalist rejimi kısıtlayarak iç cephede siyasi kazanç sağlamak için ülkenin AB üyelik sürecini kullandığını, 12 Haziran'daki seçimlerden zaferle çıkmasının kendisine siyasi sahnede tam egemenlik vereceğini vurguladılar.

Gazete aynı siyasi kaynağın sözlerini özetle şöyle aktardı:

"Orta Doğu ve Kuzey Afrika'daki gelişmelerden sonra Erdoğan'ın köprü rolü oynamaya ve aynı zamanda askerlere 'öldürücü darbeyi' vurmaya çalışacak. Kıbrıs sorunu, askerlerin son siperidir. Bu nedenle eylül ayında Erdoğan'ın yeni bir çözüm planıyla geldiğini görebiliriz. Bu hareket başarılı olursa artık askerlerle olan durumu tamamen netleştirebilir ve bölgeye ilişkin politikasını engelsiz uygulayabilir"

(ŞA/HA)

 
29 Mayıs 2011 Pazar 16:01
Okunma: 762
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Gazete Manşetleri
 
Anket
Kıbrıs sorunu ile ilgili olarak 2016 sonuna kadar bir çözüme ulaşılabileceğine inanıyor musunuz?
Evet İnanıyorum
Hayır İanmıyorum
Kararsızım
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Kuzey’de ‘Rum mülkü’ satın alanların durumuGöbek eriten 10 baharatZayıflamak isteyenlere 5 uzman 5 süper öneriGünde iki fincan kahve içen erkeklerin...Kıbrıs'ta gezilecek yerlerSu geldi Rumlar çıldırdı İşte muhtemel yeni Kıbrıs haritasıTürkiye güzeli bakın kim çıktı!Doğu Akdeniz’de Enerji Stratejileri ve Bölgesel Güvenliğin GeleceğiDoğu Akdeniz’de hidrokarbon yatakları: Yeni bir jeopolitik mücadele sahası mı?
 
TÜRKİYE'DEN GELEN SUYUN DAĞITIMI VE PROJELENDİRİLMESİ ÇALIŞTAYI'NIN SONUÇ BİLDİRGESİ YAYINLANDIDoğu Akdeniz’de zengin gaz ve petrol rezervleri
 
 
Nöbetçi Eczaneler
LEFKOŞA KADER ECZANESİ  (Tel : (392)223-5499)
SEROL ECZANESI  (Tel : (392)227-2064)
GAZİ MAĞUSA SAKARYA ECZANESI  (Tel : (392)365-2989)
GİRNE SERTAÇ ECZANESI  (Tel : (392)815-9067)
GÜZELYURT İNCİ ECZANESI  (Tel : (392)714-3252)