Ana Sayfa » G. Kıbrıs » Christophe Girod: "dna Bankası Verilmezse Otonom Kayıp Şahıslar Komitesi Kapanacak"

Christophe Girod: "dna Bankası Verilmezse Otonom Kayıp Şahıslar Komitesi Kapanacak"

Lefkoşa, 10 Haziran 12 (T.a.k): Otonom Kayıp Şahıslar Komitesi'nin 3. Üyesi Christophe Girod, Rum Genetik Enstitüsü'nün Veri Tabanlarını Vermemesi Durumunda Otonom Kayıp Şahıslar Komitesi'nin Kapanacağını Söyledi..

 
 
Christophe Girod:

Fileleftheros gazetesine söyleşi veren Girod, ilk baştan yanlış yapıldığını kabul ederek DNA bankasının, Rum Genetik Enstitüsü'ne bırakılmaması gerektiğini belirtti.

Rum Genetik Enstitüsü ile Otonom Kayıp Şahıslar Komitesi arasında kayıp kimliklerinin tespitine yönelik sözleşmenin imzalanıp imzalanmayacağına ilişkin olarak yaşanan döneme ilişkin olarak Girod, zor bir dönem olduğunu, Otonom Şahıslar Komitesi'yle ilgili basında olumsuz birçok şeyin çıktığını belirterek kendisinin bunlarla yaşamasının mümkün olduğunu ancak konunun Komite'nin çalışmasına devam etmesinin garanti altına alınması olduğunu zira bunun yara alması durumunda siyasi sorunlara sahip olunmaya başlanacağının altını çizdi.

Programa ilişkin görüntünün uluslararası açıdan yara alıp almadığı şeklindeki bir soru üzerine Girod, bunun yara aldığını, Avrupa Komisyonu, Avrupa Parlamentosu ve BM uzmanlarının, kendilerine neler olduğunu sorduğunu belirtti. Girod sözlerinin devamında, kendilerine; zor bir dönemden geçildiğini, uluslararası tanınmış en iyi bilimsel uygulamalarla programın mimarisini değiştirmeye çabaladıklarını anlattıklarını ifade etti.

Bugüne kadar uluslararası prototiplere sahip olunup olunmadığı şeklindeki bir soru üzerine Girod, "hayır" yanıtını vererek bugüne kadar tüm uluslararası prototiplerin yüzde 100'ünü yerine getirmediklerini, Genetik Enstitüsü'yle yanlış bir zeminde başladıklarını, bunu iyileştirmeye çalıştıklarını ancak bunun sonucunda da kaçmak istemekle suçlandıklarını söyledi.

Yanlış yapılıp yapılmadığı sorusuna yönelik olarak Girod, kimlik tespitlerinde yanlış yapılmadığını ancak çözümlenmesi için uzun zaman gerektiren zor durumlara sahip olduklarını, DNA'nın, 45 yıldan sonra bozulmaya başladığını, DNA ile kolay kimlik tespiti için kendirline net bir profil vermediğini, buna bağlı hataların yapılmasının mümkün olduğunu, durumun çifte olarak doğrultulması amacıyla da Otonom Kayıp Şahıslar Komitesi'nin atölyesindeki ailelerin genetik bankalarından örneklere gereksinim duyduklarını vurguladı. Girod, Genetik Enstitüsü'nün, sahip olduğu genetik elementleri, verileri ve analizleri kendilerine vermek istemediğini de söyledi.

Girod  konuya çözüm bulmak ve tüm dünyada nasıl çalışıldığını anlatmak amacıyla bir çok kez Genetik Enstitüsü'ne izahatta bulunduklarını ve yazdıklarını belirtti.

DNA BANKASI

DNA Bankasına ilişkin bir soru üzerine Girod, DNA Bankasının Genetik Enstitüsü'ne ait olduğunu ancak verilerin ailelere ait olduğunu vurguladı.

DNA Bankasının, iki toplumun temsilcilerinin yetkisinde olması gerektiğini, burada, ilk başta yanlış yapıldığını belirten Girod, bunun; Genetik Enstitüsü'ne bırakılmaması ve "Ledra Palas"ta olması gerektiğini söyledi. Giros ayrıca Ocak ayındaki Bakanlar Kurulu'nun ardından Genetik Enstitüsü'nün, DNA Bankasını kendilerine vermesi gerektiğini de ifade etti.

Girod başka bir soru üzerine ailelere yönelik mesajının, genetik verilerinin, yakınlarının kimlik tespitinin dışında başka herhangi bir şey için kullanılmayacağı yönünde olduğunu söyledi.

Otonom Kayıp Şahıslar Komitesi'nin, Lefkoşa Havalimanı'ndaki Antropoloji Atölyesi yanında kendi genetik atölyesini kurmak amacıyla DNA Bankası'na sahip olmayı hedeflendiğinin ve böylelikle programa akacak ödeneğin tüm aşamalarını kontrol edeceğinin söylenmesinin hatırlatılması üzerine Girod UNBP'nin; paralardan sorumlu olduğunu, Otonom Kayıp Şahıslar Komitesi'nin paraları alacağını görmediğini, her yıl sayıştayların kendilerini kontrol ettiğini de ifade etti.

KAYIP KAZILARI

Kayıp kazılarına ilişkin bir soru üzerine Girod, altı ekibin Kuzey'de, 2 ekibin ise Güney'de çalıştığını söyledi.

Girod, Kuzey'deki askeri bölgelere girme konusunda zorluklar yaşamaya devam ettiklerini de savundu.

Kayıplara ilişkin olarak bin 970 olayın (durumun) askıda olması konusunda ise Girod, bunun Kıbrıslı Türk ve Kıbrıslı Rum kayıplar için resmi rakam olduğunu ancak bir de; yakınlarının öldüklerini bilen ancak kemikleri bulunamayanlar kategorisinin bulunduğunu, bununla birlikte kayıplar sayısının 2800'e vardığını ifade etti.

Bir an istifa etmeyi düşünüp düşünmediği sorusuna Girod, kendisinin yolun yarısında istifa edenlerden olmadığını, programı işlevsel hale getirmek istediğini ve belki sonra istifa edebileceğini söyledi.

Üç yıl önce verdiği bir başka söyleşide iki yıl içerisinde kimlik tespitlerinin sona ereceğini ifade ettiği ancak bugün hâlâ aynı düzeyde olunduğu şeklindeki bir soru üzerine Girod, kazılarda tespit edilen 838 kişiye ait kemik kalıntılarından 314'nün (253'ü Kıbrıslı Rum 61'i Kıbrıslı Türk) ailelerine teslim edildiğini ifade etti. Girod sözlerinin devamında genetik uzmanlarından bahsettiğini belirterek tüm enerjinin konulması gereken noktada olunmadığını da üzülerek söylemek istediğini belirtti.

Konuyu, kayıp yakınları açısından görebiliyor musunuz sorusuna Girod "evet görüyorum" yanıtını verirken kimlik tespit etme programının Kıbrıs'ta kalması için çok fırsatlar verdiklerini sonunda ise bir başka yerde bunu ileriye götürmeye karar verdiklerini söyledi.

Konunun siyasileşmesi konusunda ise Girod, burada siyasi çıkarların saklı olup olmadığını veya siyasetçilerin kendi çıkarları için bunu kullanıp kullanmadığını bilmediğini de ifade etti.

ARİSTOS ARİSTOTELUS

Alithia gazetesine göre Otonom Kayıp Şahıslar Komitesi'nin Kıbrıslı Rum temsilci Aristos Aristotelus ise, 2007 yılından bu yana 321 kaybın kimlik tespitinin yapıldığını bunlardan 321'nin; Kıbrıslı Rum 66'sının ise Kıbrıslı Türk olduğunu söyledi.

Rum Kayıp Yakınları Örgütü'nün toplantısında konuşan Aristotelus, 2007 yılında 56, 2008'de 53, 2009'da 83, 2010'da 71, 2011'de 51, 2012'de ise bugüne kadar 7 kimlik tespitinin yapıldığını belirtti.

Gazete söz konusu toplantıda kayıplara ilişkin son gelişmelerin ele alındığını yazdı.

Haber göre Rum Başkanlık Komiseri Yorgos Yakovu, ise konuşmasında Genetik Enstitüsü ve Otonom Kayıp Şahıslar Komitesi'nin işbirliğinin kesilmesinin ardından kimlik tespitlerinde ortaya çıkan sorunun çözümleneceğine ilişkin inancını dile getirdi.

Yakovu, kimlik tespit etme programının yurt dışındaki bir enstitüye gidecek olmasının kendisi için en azından olumsuz bir deneyim olduğunu söyledi.

"RUM HÜKÜMETİ ELİNİ GENETİK ENSTİTÜSÜNE ATTI"

Kathimerini gazetesi yukarıdaki başlıkla verdiği haberinde, hafta içerisinde meydana gelen bir gelişmede, Rum Yönetimi Başkanı Dimitris Hristofyas'ın, Güney Kıbrıs'taki Nöroloji ve Genetik Enstitüsü'nün yönetim kuruluna Rum Yönetimi tarafından atanan on üyenin istifasını istemesi haberine yer verdi.

Gazete Hristofyas'ın bu isteğini, Rum Maliye Bakanlığı aracılığıyla gönderdiği bir mektupla dile getirdiğini de anımsattı.

Genetik Enstitüsü Yönetim Kurulu üyelerinden, Hristos İliadis ve Dr. Ahmet Cavit'in istifalarını sunmayı ret ettiğini yazan gazete Yönetim Kurulu Başkanı Hristos Filaktu'nun, son toplantıda, protesto göstergesi olarak istifa ettiğini belirtti.

Gazete aldığı bilgilere dayanarak Filaktu'nun yerine Rum eski Eğitim Bakanı Andreas Dimitriu'nun atanmasının beklendiğini de yazdı.

Rum Hükümeti'nin skandal bir şekilde bağımsız-iki toplumlu- bir kuruma müdahale ettiğini yazan gazete Rum Hükümeti'nin, konuya ilişkin olarak hedeflerinin bulunduğunu bunlardan bir tanesinin; Genetik Enstitüsü yeni yönetim kurulu aracılığıyla gen bankasına (DNA Bankasını)  elini atmak, ikincisinin ise Lefkoşa Havalimanı'ndaki Antropoloji Atölyesi yanına genetik atölyesi açmak olduğunu belirtti.

KIBRISLI TÜRK UZMANLARIN UZAKLAŞTIRILDIĞI İDDİASI

Gazete aynı haberinin devamında söz konusu planlara atıfta bulunarak Otonom Kayıp Şahıslar Komitesi'nin Kıbrıslı Türk üyesi Gülden Plümer Küçük'ün, Rum Genetik Enstitüsü'nde kimlik tespit programında görev yapan iki Kıbrıslı Türk genetik uzmanını uzaklaştırdığını ileri sürdü.

Gazete söz konusu iki uzmanın bundan sonra Lefkoşa Havalimanı'ndaki Antropoloji Atölyesi'nde çalışacağının kendilerine (gazeteye) söylendiğini de belirtti.

(FK/HA)

 
10 Haziran 2012 Pazar 12:37
Okunma: 470
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Gazete Manşetleri
 
Anket
Kıbrıs sorunu ile ilgili olarak 2016 sonuna kadar bir çözüme ulaşılabileceğine inanıyor musunuz?
Evet İnanıyorum
Hayır İanmıyorum
Kararsızım
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Kuzey’de ‘Rum mülkü’ satın alanların durumuGöbek eriten 10 baharatZayıflamak isteyenlere 5 uzman 5 süper öneriGünde iki fincan kahve içen erkeklerin...Kıbrıs'ta gezilecek yerlerSu geldi Rumlar çıldırdı İşte muhtemel yeni Kıbrıs haritasıTürkiye güzeli bakın kim çıktı!Doğu Akdeniz’de Enerji Stratejileri ve Bölgesel Güvenliğin GeleceğiDoğu Akdeniz’de hidrokarbon yatakları: Yeni bir jeopolitik mücadele sahası mı?
 
TÜRKİYE'DEN GELEN SUYUN DAĞITIMI VE PROJELENDİRİLMESİ ÇALIŞTAYI'NIN SONUÇ BİLDİRGESİ YAYINLANDIDoğu Akdeniz’de zengin gaz ve petrol rezervleri
 
 
Nöbetçi Eczaneler
LEFKOŞA KADER ECZANESİ  (Tel : (392)223-5499)
SEROL ECZANESI  (Tel : (392)227-2064)
GAZİ MAĞUSA SAKARYA ECZANESI  (Tel : (392)365-2989)
GİRNE SERTAÇ ECZANESI  (Tel : (392)815-9067)
GÜZELYURT İNCİ ECZANESI  (Tel : (392)714-3252)