Ana Sayfa » G. Kıbrıs » "çok Taraflı Konferans Niyeti Olmadığı Yönünde Teyitler Alındı"

"çok Taraflı Konferans Niyeti Olmadığı Yönünde Teyitler Alındı"

Bm'den "müzakerelerin 1 Temmuz'dan Sonra Da Sürmesi" Çabası.

 
 
MÜLKİYETLE İLGİLİ BM BELGESİ


Lefkoşa, 18 Mart 12 (T.A.K.): Rum Yönetiminin gerek BM merkezinden, gerek Genel Sekreter'in Kıbrıs Özel Danışmanı Aleksander Downer'dan; bugünkü olgularla Kıbrıs sorununda çok taraflı konferans çağırma niyeti olmadığı yönünde teyitler aldığı bildirildi.


Fileleftheros "Çaba, 1 Temmuz'dan Sonra Da (Müzakerelerin) Devam Etmesi... Downer Güvenlik Konseyi'ni 29 Mart'ta Bilgilendiriyor. Sorun, Ankara'nın Nasıl İkna Edileceği" başlıklı haberinde BM merkezindeki düşüncenin; müzakerelerin şu veya bu şekilde 1 Temmuz'dan sonra da devam etmesi yönünde olduğunu yazdı.


Ancak bu noktada bir sorun bulunduğuna dikkat çeken gazete Türkiye'nin; Güney Kıbrıs'ın AB dönem başkanlığını devralacağı 1 Temmuz itibarıyla Kıbrıs müzakerelerinin sürmesini kabul etmeyeceğini halihazırda açıkladığını, bu nedenle BM'nin, bu zorluğu nasıl aşacağını düşünmekte olduğunu belirtti.


BAN ERDOĞAN'LA GÖRÜŞECEK


Edindiği kaynaklara dayanarak Genel Sekreter Ban'ın bu istikamette bazı inisiyatifler almak niyetinde olduğunu kaydeden gazete özetle şu detayları verdi:


"Bugünden 1 Temmuz'a kadar; gerek Türk Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın gerek Genel Sekreter Ban'ın katılacağı en az iki uluslararası toplantı gerçekleştirilmesi bekleniyor. Erdoğan'ın müzakerelerin 1 Temmuz sonrasında da devamını kabule ikna edilmesi için Ban'ın bu toplantılarda Türk Başbakan'la bir görüşme talep etmesi bekleniyor. Ancak bu, sonucu peşinen kestirilemeyecek bir girişim.


Lefkoşa'daki diplomatik kaynaklar BM'nin herhangi bir yazılı öneri metni (müzakerelerde) vermediğini, BM önerileri olmadığını, BM'nin yaptığı tek şeyin; iki tarafın teknokrat veya temsilcileri aracılığıyla sözlü fikirler sunmak olduğunu söylediler.


Türk tarafı müzakerelerde, kendisinin aktif ve yaratıcı katılım gösterdiği gerçek bir hareketlilik varmış gibi göstermeye çalışıyor ancak müzakere masasındaki gerçek durum çok farklıdır. Lefkoşa'daki aynı kaynaklar müzakerelerin sürdüğüne ancak verimli olmadığına işaret ediyor. İki liderin, herhangi bir perspektif olmadığından hepi topu 1 saat süren son görüşmesi karakteristik örnektir.


Son görüşme Aleksander Downer ve Lisa Buttenheim'ın gaybubetinde gerçekleşti. Güvenilir bilgilerimize göre Buttenheim'ın gaybubeti konusunda son derece haklı gerekçesi (babası öldü) varken Downer'in benzer bir haklı gerekçesi yok. Downer normal şartlarda ay sonunda Genel Sekreter'e kritik bir de rapor sunacağından müzakerelerin ilerlemesi gerekir. Downer halen kafasında; kullanacağı ifadenin içeriği hakkında bir görüntü oluşturmuş görünüyor.


Diplomatlara göre Downer'ın Güvenlik Konseyi'ni ay sonu bilgilendirmeyi talep etmesi ve talebinin de kabul görmesi bunu doğruluyor. Downer'ın Güvenlik Konseyi'ni 29 Mart'ta telekonferans aracılığıyla bilgilendirmesi bekleniyor. Greentree-2 zirvesi temelinde hazırlamayı üstlendiği raporu (Genel Sekretere) ise en az birkaç gün gecikebilir. Güvenlik Konseyi ile gerçekleştirilecek telekonferans Dwoner'a Güvenlik Konseyi üyelerinin tepkilerine kulak misafiri olma olanağı tanıyacak. Aynı diplomatik kaynaklar Güvenlik Konseyi'nden; Kıbrıs müzakereleri çabasının kesilmesi yerine, bir şekilde devamını tercih edecek üye sayısının çok olacağına da işaret ediyor.


"BİR ŞEKİLDE VE BİR SÜRELİĞİNE"


Bu olgular temelinde en muhtemel, en mantıklı senaryo müzakerelerin, bir şekilde ve bir süreliğine, 1 Temmuz'dan sonra da sürmesi yönünde çaba harcanacağıdır. Bir şekilde, çünkü liderler düzeyinde sürekli görüşmelerin yapıldığı mevcut müzakere şeklinin devamı söz konusu olmayabilir. En olası perspektif; iki liderin temsilcileri arasında programlı, periyodik görüşmeler ve liderlerin görüşmeleri olabilir. Bir süre, çünkü başkanlık seçimleri dönemine yaklaşıldıkça bir ara verilmesi gerektiği yaklaşımı herkesçe kabul ediliyor. Ancak bu 'ara' Temmuz'dan başlarsa, söz konusu olacak olan kısa bir ara değil prosedürün kesilmesi olacak. Böyle bir durumda da sahne tamamen değişecek, BM tarafından dört yıllık müzakerelerin 'kazanımı' görülenler de yitirilecek.


Bu söylentiler Lefkoşa'yı her zaman; BM sekreterliğinin teyitlere rağmen, bir kez daha Kıbrıs Rum tarafı için sürpriz olacak hareketlerde bulunabileceği kaygı ve endişe içerisinde bırakıyor."


Aynı gazete "Ban Ki Moon'dan Ankara'ya Açılım... Perde Gerisinde Müzakerelerin Uzatılması Formülleri, Genel Sekreter Erdoğan'ı Görecek" başlıklı haberinde BM Sekreterliğinin, müzakerelerin 1 Temmuz'dan sonra da sürmesine zemin hazırlamakta olduğunu, Ban Ki Moon'un da meseleyi, buna itirazı olan Türk hükümetiyle görüşmek niyetinde olduğunu yazdı.


Gazete edindiği bilgilere dayanarak Genel Sekreter'in Türk hükümetine niyetini, çalışma arkadaşları aracılığıyla ileteceğini, buna paralel olarak kendisinin de Haziran ayında Rio'da, uluslararası toplantı çerçevesinde Erdoğan'la görüşeceğini belirterek özetle şöyle devam etti:


"Ban Ki Moon, müzakerelerin devam etmesi halinde 'fırsat penceresinin yılsonundan önceye aktarılabileceğini değerlendirerek, Erdoğan'dan, 'prosedürün verimli olması ve sonuç vermesine yardımcı olmasını' isteyecek.


Güvenlik Konseyi'ni 29 Mart'ta telekonferans aracılığıyla bilgilendirecek olan Aleksander Downer ise (bugün Avustralya'dan Ada'ya gelmesi bekleniyor) Kıbrıs'ta olacak ve bu konuda Güvenlik Konseyi'nin İngiliz dönem başkanlığıyla uzlaştı. Daha sonra, Nisan ortalarında, Genel Sekreter'e; müzakerelerdeki gelişmelere ilişkin değerlendirme raporunu sunacak. Bugünkü şartlar temelinde Downer'ın Ban'a çok taraflı konferans çağrılmasını önermesi beklenmiyor. Ancak önereceği, prosedürün devamına ilişkin formül henüz şekillenmiş değil.


"TÜRK TARAFININ TAVRINDA ALENEN AÇIKLANMAYAN DEĞİŞİKLİK"


Diplomatik kaynaklar, prosedürün 1 Temmuz'dan sonra devamına itiraz eden ve bunu kamuoyuna açıklayan Türk tarafının 'prosedürün 1 Temmuz'da sonlandırılması' tavrında; alenen açıklanmayan bir değişiklik saptadılar.


Ankara'ya bazı prosedürel ve diğer hediyeler verilmesi halinde Türk itirazlarının aşılabileceği görüşünde olan BM'yi daha çok düşündüren iki nokta var.


"BM'Yİ DAHA ÇOKDÜŞÜNDÜREN İKİ NOKTA"


1-BM prosedürün kazanımlarını korumak istiyor. Yani uzlaşılmış addedilenler veya görüş birliği olarak kaydedilenlerin masada kalması ve 'kapanmış' sayılmasını istiyor.


2- BM'yi düşündüren bir diğer mesele de Şubat 2013'te yapılacak başkanlık seçimleridir. Dimitris Hristofyas aday olmazsa, görev süresinin sonuna kadar müzakere ederek prosedürü çok taraflı konferansa yönlendiremeyeceği değerlendiriliyor. Aksi halde, aday olursa, seçim kampanyası döneminde olacak olmasına karşın müzakerelerin sonuna kadar devam etmesi ihtimali bulunduğu düşünülüyor.


Buna paralel olarak BM, şekillenmekte olan seçim öncesi sahneye de kafa yoruyor. Bütün olasılıklarla ilgili plan tatbikatı yapıyor ve kimin 'Derviş Eroğlu ile en iyi kimyaya sahip olduğunu' araştırıyor görünüyor."


MÜLKİYETLE İLGİLİ BM BELGESİ


Gazete haberinin "BM'den Geçiş Dönemleri ve Annan Planı İçeren Fikirler" başlığıyla ayırdığı bölümünde BM'lilerin, taraflara sundukları belgeden; mülk iadeleriyle ilgili tavanın belirlenmesi konusunda Annan planının maddelerini benimsediklerinin anlaşıldığını ancak belgede oran verilmediğini yazdı, şu detayları verdi:


"Çerçevenin belirlendiği ve oranın müzakere edilmeye bırakıldığı açıktır. Yine, serbest mülk alım-satımlarından söz edilerek bu geçiş dönemi sonrasına havale ediliyor ancak geçiş döneminin süresi kesinleştirilmiyor. Buna paralel olarak mülk alım-satımları Kıbrıslı Türklerin kişi başı geliri ile bağlantılı kılınıyor. Kısacası, belgede; mülk alım-satımlarının geçiş döneminin sona ermesinden sonra veya Kıbrıslı Türklerin kişi başına düşen gelirlerinin Rumların kişi başına düşen gelirlerinin yüzde 85'ine ulaşması halinde yapılabileceği belirtiliyor.


Dahası, kapsamlı olmayan ve mülkiyetin bütün yönlerine dokunmayan belge mülkiyet meseleleriyle ilgilenmek üzere anlaşmadan sonra kurulması önerilen komitenin oluşumundan da söz ediyor. Bu komite iki toplumun temsilcilerinden ve bir de yabancı temsilciden oluşacak.


Kıbrıs Rum tarafının BM'nin köprü kurucu önerilerini içeren belgeyi teslim almadığına ancak dinlemeyi kabul ettiğine işaret ediliyor."


Simerini ise, "Müzakere Masası Temiz" başlıklı haberinde müzakere masasında şu anda Rum Yönetimi Başkanı Dimitris Hristofyas'ın dönüşümlü başkanlık, ağırlıklı oy, 50 bin civarında TC vatandaşının çözümden sonra Ada'da kalması ve kalacak olan Türk vatandaşlarına Avrupalılara tanınan hakların verilmesi "hediyelerinin" bulunduğunu yazdı.


Hristofyas'ı; "Talat'la arasındaki dostluk veya kimya nedeniyle Kıbrıs sorununu çözebileceği sahte duygusuna ve kendine aşırı güvenine yenik düşmekle" suçlayan gazete masaya koyduğu önerilerle Türkiye'nin sorun çıkarmasını, uluslararası camianın da kendisini dinleyerek Türkiye'ye karşı-hediyeler vermesi yönünde baskı yapmasını beklediğini ancak bunların hiçbirinin gerçekleşmediğini belirtti.


Gazete deneyimin, BM'nin prosedürü havaya uçurmayacağını ve Hristofyas'ın Annan planını uyandırdığı gibi; yeni bir prens gelip uyandırana kadar uyutacağını gösterdiğini, bu nedenle Rum muhalefetinin şu anda Hristofyas'ın taahhütlerin kendisini bağlamadığını taahhüt etmesi gerektiği görüşünü savundu.


Muhalefetin zaten; "kendisini seçen siyasi partiler hükümetten ayrıldığı, Ulusal Konsey'in ve halkın çoğunluğu tarafından desteklenmediği için Hristofyas'ın siyasi meşruiyeti bulunmadığını savunduğunu" vurgulayan gazete Hristofyas'tan sonra gelecek Rum Yönetimi Başkanının Hristofyas'ın şu anda savunduklarını savunamaması için "müzakere masasının temizlenmesi gerektiğini" yazdı, şunları ekledi:


"Hristofyas Kıbrıs Cumhuriyeti'nin AB üyeliğini ortadan kaldıran ve Kıbrıs'ta yeni bir Apartheide yaratılması şartlarını yaratan,  önceki anti demokratik öneri ve tezlerin kendisini bağladığını savunuyor."


(ŞA/HA)


 
18 Mart 2012 Pazar 11:00
Okunma: 371
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Gazete Manşetleri
 
Anket
Kıbrıs sorunu ile ilgili olarak 2016 sonuna kadar bir çözüme ulaşılabileceğine inanıyor musunuz?
Evet İnanıyorum
Hayır İanmıyorum
Kararsızım
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Kuzey’de ‘Rum mülkü’ satın alanların durumuGöbek eriten 10 baharatZayıflamak isteyenlere 5 uzman 5 süper öneriGünde iki fincan kahve içen erkeklerin...Kıbrıs'ta gezilecek yerlerSu geldi Rumlar çıldırdı İşte muhtemel yeni Kıbrıs haritasıTürkiye güzeli bakın kim çıktı!Doğu Akdeniz’de Enerji Stratejileri ve Bölgesel Güvenliğin GeleceğiDoğu Akdeniz’de hidrokarbon yatakları: Yeni bir jeopolitik mücadele sahası mı?
 
TÜRKİYE'DEN GELEN SUYUN DAĞITIMI VE PROJELENDİRİLMESİ ÇALIŞTAYI'NIN SONUÇ BİLDİRGESİ YAYINLANDIDoğu Akdeniz’de zengin gaz ve petrol rezervleri
 
 
Nöbetçi Eczaneler
LEFKOŞA KADER ECZANESİ  (Tel : (392)223-5499)
SEROL ECZANESI  (Tel : (392)227-2064)
GAZİ MAĞUSA SAKARYA ECZANESI  (Tel : (392)365-2989)
GİRNE SERTAÇ ECZANESI  (Tel : (392)815-9067)
GÜZELYURT İNCİ ECZANESI  (Tel : (392)714-3252)