Ana Sayfa » Kıbrıs » CTP-BG'li 8 Belediye Başkanı Ortak Basın Toplantısı Düzenledi

CTP-BG'li 8 Belediye Başkanı Ortak Basın Toplantısı Düzenledi

Belediye Başkanları, 3 Maddeden Oluşan Önlemlerin Hayata Geçirilmesi Halinde Belediyelerin Sigorta Ve İhtiyat Sandığı Borçlarının Ödenmesini Sağlayacak Yasal Düzenleme Çalışmasına Katkı Koymaya Hazır Olduklarını Açıkladılar.

 
 
CTP-BG'li 8 Belediye Başkanı Ortak Basın Toplantısı Düzenledi

KAYALP: "YEREL YÖNETİM BİRİKİMİMİZLE GELECEK SEÇİMLERDE LEFKOŞA'YI ALACAK VE SORUNU AŞACAĞIZ"

"LEFKOŞA BELEDİYESİ BAŞTA OLMAK ÜZERE YAŞANAN SIKINTILARIN 28 BELEDİYENİN TÜMÜNDE OLDUĞUNU İDDİA ETMEK ALIŞKANLIK HALİNE GELDİ"

"CTP-BG'Lİ BELEDİYE BAŞKANLARININ YÖNETTİĞİ BELEDİYELERLE DİĞER BİRKAÇ BELEDİYEDE KAMUOYUNU MEŞGUL EDECEK HERHANGİ BİR SIKINTI YOK"

Lefkoşa, 19 Kasım 12 (T.A.K.): Ülke genelindeki 28 belediyenin 8'ini yöneten Cumhuriyetçi Türk Partisi Birleşik Güçler (CTP-BG)'li belediye başkanları, belediyelerde yaşanan sıkıntıların 28 belediyenin tümünde var olduğunu iddia etmenin alışkanlık haline geldiğini belirterek, bunun gerçeği yansıtmadığını vurguladılar.

CTP-BG'li Gazimağusa Belediye Başkanı Oktay Kayalp, Girne Belediye Başkanı Sümer Aygın, Akıncılar Belediye Başkanı Hasan Barbaros, Alayköy Belediye Başkanı Hulusi Manisoy, Değirmenlik Belediye Başkanı Osman Işısal, Gönyeli Belediye Başkanı Ahmet Benli, Yeniboğaziçi Belediye Başkanı Cemal Biren ile Dikmen Belediye Başkanı Yüksel Çelebi bugün CTP-BG Genel Merkezi'nde basın toplantısı düzenledi.

Basın toplantısında hazırlanan ortak basın açıklaması Gazimağusa Belediye Başkanı Oktay Kayalp tarafından okundu. Basın toplantısı, gazetecilerin sorularının yanıtlanmasıyla tamamladı.

Oktay Kayalp tarafından okunan açıklamada, 28 belediyenin 8'inde görev yapan CTP-BG'li belediye başkanlarının yönetimindeki belediyelerle, diğer birkaç belediyede kamuoyunu meşgul edecek bir sıkıntı olmadığı bildirildi.

Kayalp, bu nedenle Lefkoşa Türk Belediyesi'nde kronik hale gelen ve CTP-BG'li 8 belediyeyle birkaç belediye dışında kalan belediyelerde yaşanan sıkıntıların tüm belediyelere mal edilemeyeceğini vurguladı.

Kayalp bir soru üzerine, partisinin yerel yönetimdeki birikimiyle gelecek seçimlerde Lefkoşa belediye başkanlığını alarak sorunu aşacağını da söyledi.

Önerilerini sıralayan Oktay Kayalp, hükümetin birçok kez söz verdiği gibi belediyelere devlet katkısının yüzde 8,5'ten yüzde 10'a çıkarılması gerektiğini vurguladı. Bu oranın  yüzde 9'unun nüfuslarına göre tüm belediyelere eşit olarak,   geriye kalan yüzde1'lik kısmın ise yerel yönetim reformu kapsamında kırsal yerleşim yerleri bağlanan belediyelerin ilave nüfus yükleri dikkate alınarak yine eşit olarak paylaşılmasını öneren Kayalp, 2013 yılına ait devlet katkısının 2010 sayımı dikkate alınarak güncel duruma göre yapılması,  Ulusal Birlik Partisi'nin yüzde 16'ya çıkardığı belediye yatırım giderlerindeki  KDV'nin yeniden yüzde 5'e çekilmesi gerektiğini de kaydetti.   Kayalp, belediyelerin krize girmemesi, çalışanların çıkarlarının korunması amacıyla belediyelerin sigorta ve ihtiyat sandığı borçlarının ödenmesini sağlayacak yasal düzenleme çalışmasına katkı koymaya hazır olduklarını da belirtti.

Kayalp bir başka soruya karşılık, sosyal sigorta ve ihtiyat sandığı borçlarının ödenmesine yönelik yasal düzenlemeye katkının yukarda sıraladıkları şartların yerine getirilmesine bağlı olduğunu belirterek, bunun bir "şartlı destek" olduğunu kaydetti.

Kayalp, başka bir gazetecinin bu şartların yerine getirilmesinin Lefkoşa Türk Belediyesi'ndeki sorunu çözüp çözmeyeceği sorusuna karşılık ise, bu istemlerin/şartların CTP-BG'li belediyeler dışında sorun yaşayan belediyelerin krize girmesini önlemeye yönelik olduğunu, Lefkoşa Türk Belediyesi'nde ise sorunun aşılması için bunların yanında başka önlemlerin de alınması gerektiğini söyledi.

Kayalp, hükümetin Belediyeler Yasası'nın 108. maddesinde yapmayı öngördüğü değişikliği "tam bir partizanlık zemini" diye eleştirerek, belediyelerin devletten alacakları katkının  hükümet iradesine tabi değil, bütçe rakamlarına göre kesin olması gerektiğini ifade etti.

"TÜM BELEDİYELERİN SORUNU OLDUĞU YANLIŞ"

Kayalp, ülkedeki 28 belediyenin tümümün aşırı istihdam yaptığının ve ödenemeyecek büyüklükte borçları olduğu iddia edildiğini; devletin belediyelerden vergi, sosyal sigorta ve ihtiyat sandığı borçları nedeniyle çok yüklü miktarlarda alacağı olduğunun savunulduğunu; bunun 28 belediyenin tümü için de geçerli olduğuna dair bir anlayışın topluma dayatıldığına işaret ederek, bunun yanlış olduğunu vurguladı.

"Belediyelerin tümünü aynı kefeye koyarak ortaya atılan bu iddialar, bazı belediyelerimiz için geçerlidir. Hatta bu iddialar, buzdağının görünen kısmıdır. Lefkoşa Türk Belediyesi gerçeği çok canlı ve acı bir örnektir" diyen Kayalp, ülkede CTP-BG'li belediye başkanları tarafından yönetilen 8 belediyede aşırı istihdam nedeniyle oluşan mali baskıdan ya da de birikmiş borç yükü nedeniyle ekonomik krizden söz edilemeyeceğini yineledi.

HÜKÜMET'İN YÜKÜMLÜLÜKLERİ

CTP-BG'li belediye başkanları adına ortak açıklama yapan Kayalp, hükümetin belediyelerle ilgili yükümlülüklerini yerine getirmemesi veya getirmekte gecikmesinin  tüm belediyeler için ciddi bir sorun olduğunu, ancak mevcut koşullara göre kendini uyarlayan ve "ayağını yorganına göre uzatan" belediyelerde ne mali açıdan, ne de iş barışı bakımından herhangi bir sorun bulunmadığının gözden kaçırılmak istendiğini söyledi.

Kayalp, partisi CTP-BG'nin hükümette olduğu bütün zamanlarda belediyelerin kalkınması, daha çağdaş standartlara ulaşarak hizmet kalitesini artırmaları için çok önemli icraatlara imza attığını; 1974'ten beridir belediyelerin gelişmesi, kalkınması ve özerk bir yapıya kavuşmaları için yapılanların tamamının CTP-BG'nin hükümette olduğu dönemlere denk düştüğünü kaydetti.

Kayalp, 1995 yılında yapılan 51/1995 sayılı Belediyeler Yasası ile 65/2007 sayılı Belediye Personel Yasası'nın CTP-BG'li hükümetler tarafından yaşama geçirildiğini hatırlatarak,  şöyle dedi:

"Belediyelerin yatırım giderlerinde KDV yükümlülüğünün yüzde 5 olarak düzenlenmesi, devlet katkısının artırılması, Taşınmaz Mal Vergisi düzenlemesi ve eğitim altyapısına belediyelerin katkıda bulunmasını sağlayan düzenlemeler hep CTP-BG hükümetlerinin icraatlarıdır. Belediyelerden emekli olmuş ve bundan sonra olacak memur personelin emekli maaşlarının devlet tarafından ödenmesini sağlayan düzenleme de belediyeler için bir can simidi olarak yine partimiz tarafından gerçekleştirilmiştir."

HALKA KARŞI SORUMLULUK VE SİYASİ DİSİPLİN

Kayalp, CTP-BG'nin yerel yönetimlere, kamu yararına olacak biçimde geniş bir hareket alanı yaratmasının bu konuya verdiği önemin göstergesi olduğuna işaret ederek, CTP-BG'li belediye başkanları olarak ortaya koydukları yönetim becerisinin de halka karşı taşıdıkları sorumluluk ve siyasi disiplinin doğal sonucu olduğunu söyledi.

Yerel yönetimlerin, kendi bütçeleriyle yönetilen ve yerinden yönetim ilkesinin yaşam bulduğu halka en yakın yönetim birimleri olduğunu belirten Kayalp, devletin de belediyelerin görevlerini layıkıyla yerine getirip getirmediğini denetleme yükümlülüğü olduğunu kaydetti.

"Bazı belediyelerin, altından kalkmalarına olanak bulunmayacak kadar ekonomik darboğaza girmelerinin sorumluluğu, devletin gereken denetim ve kontrolü zamanında yapmamış olması nedeniyle sadece ilgili belediye başkanlarının değil, hükümet başta olmak üzere ilgili devlet birimlerinin tamamınındır. Belediyeler hem aylık olarak, hem de yıllık raporlarla ekonomik durumlarını, personel sayılarını ve envanter kayıtlarını ilgili bakanlık olan İçişleri ve Yerel Yönetimler Bakanlığı eli ile devlete bildirmektedirler" diyen Kayalp, devletin 28 belediyenin her biri hakkında durumlarına ilişkin detaylı bilgilere sahip olduğunu ve müdahale gereksinimi olması halinde harekete geçebilecek yetki ve araçları bulunduğunu söyledi.

"UBP HÜKÜMETİ BELEDİYELERİN YETKİLERİNİ DARALTMAK, GELİRİNİ DÜŞÜRMEKLE..."

Kayalp, UBP hükümetinin  göreve geldiği 2009 yılının ilk yarısından beri belediyelerin yetkilerini daraltmak, gelirlerini kısmak için sürekli bir çaba içinde olduğunu iddia ederek, "Ülkesel ekonomik darboğaz nedeniyle maliyetleri sürekli artan belediyelerin gelirlerini azaltma veya giderlerini daha da artırma gayreti UBP hükümeti tarafından ortaya konmakta olan yegane icraattır" dedi.

Belediye yatırım giderlerindeki KDV oranlarını yüzde 5'ten yüzde 16'ya çıkarma karanın  UBP hükümetine ait olduğunu ifade eden Kayalp, şöyle devam etti.

"Devlet katkısının artmasına engel tutum da bu hükümete aittir. Yerel gelirleri bütçede kasten düşük göstererek, belediyelerin devletten alacağı katkı miktarını da düşük düzeyde tutan yine bu hükümettir. Tüm bu uğraşlara ek olarak, bir de belediyelerin sahip olduğu yetkileri fazla bularak kısmak gerektiğine ilişkin yaklaşımlar, ülkemizdeki yerel yönetim düzeninin temellerini dinamitlemekten başka bir anlam taşımaz."

"HÜKÜMET BİRÇOK BELEDİYENİN GÖZ GÖRE GÖRE İFLASA..."

Kayalp, UBP hükümetinin her konuda olduğu gibi popülist bir yaklaşımla belediyeler üzerindeki denetim yetkisini kullanmayarak, ülkedeki birçok belediyenin göz göre göre iflasa sürüklenmesine fırsat sağladığını da iddia etti.

Gazimağusa Belediye Başkanı Oktay Kayalp açıklamasını, "Bu genel görüntüye uymayarak hem ekonomik olarak kendi kendine yetebilen, hem de idari olarak yasal sınırlar dahilinde hareket eden az sayıdaki belediye arasında CTP-BG'li belediye başkanları olarak bizim yönettiğimiz belediyeler başı çekmektedir. Daha açık bir ifadeyle, ülkedeki 28 belediyenin 8'inde görev yapan CTP-BG'li belediye başkanlarının yönettiği belediyelerle, diğer birkaçında kamuoyunu meşgul edecek herhangi bir sıkıntı yoktur" diye sürdürdü.

SADECE SORUN YAŞANAN BELEDİYELERLE İLGİLİ YASAL GÖREVLERİNİ YERİNE GETİRSİN

"Bizler, Kıbrıs Türk halkının  başarılı belediyeleri diğerlerinden kesin biçimde ayırabildiğinin farkındayız" diyen Kayalp, bu nedenle hükümetin sadece sorun yaşanan belediyelerle ilgili yasal görevlerini yerine getirmesi ve yıllar içinde oluşmuş yerel yönetim sisteminin özüyle uğraşmaktan vazgeçmesi gerektiğini söyledi.

"Resmi makamları işgal edenlerin tek yükümlülüğü, bu makamları halk yararına bütün yetki ve sorumluluğuyla idare etmektir" diyen Kayalp, CTP-BG'li belediye başkanları olarak üslendikleri görevi bu bilinçle yürüttüklerini kaydetti.

Kayalp, CTP-BG'li belediye başkanların yönettiği belediyelerde, sendikal hakların güvence altında olduğunu, yükümlüklerin eksiksiz yerine getirildiğini, çalışanların sosyal sigorta ve ihtiyat sandığı yatırımlarının günü gününe yatırlığını, maaşların eksiksiz zamanında ve kimi zaman da zamanından önce ödendiğini, hesapların güncel ve şeffaf ayrıca her an denetime hazır olduğunu, sadece alacakları olduğunu, vadesi gelmemiş piyasa borçları dışında borcun olmadığını, demokrasinin tam işlediğini, belediye meclis kararlarının tamamına yakınının oybirliğiyle alındığını anlattı.

"TIK TIKIR İŞLEYEN BELEDİYELER DEVRALMADIK..."

"Bu istikrarı sağlamak bizim için çok kolay olmadı. Öncelikle bize inanan halkımızın desteği ve bizim siyasi disiplinimizle, halka hizmet için göreve getirildiğimizi hiç aklımızdan çıkarmadan görev yaptık, yapmaya devam edeceğiz" diyen Kayalp, "Ancak çok iyi bilinmelidir ki bizler her şeyin tıkır tıkır işlediği belediyeler devralmadık" dedi.

Kayalp, Gazimağusa Belediyesi'nin 1994 yılında UBP'den LTB'den beter vaziyette teslim alındığını, enkazın tamamının ancak 2001'de temizlendiğini,  Girne ve Gönyeli belediyelerinin de UBP'li belediye başkanlarından batık vaziyette teslim alındığını, Değirmenlik Belediyesi'ni de 2006 yılında iflas etmiş vaziyette UBP'den aldıktan 2010 yılında enkazdan temizlendiğini anlattı.  Kayalp, Dikmen ve Alayköy belediyelerinin de UBP'den batmış vaziyette teslim alınarak bugün kendi kendine yeterli hale getirildiğini ekledi.

Yeniboğaziçi Belediyesi'ni  2006 yılında UBP'den iflas etmiş vaziyette teslim alan CTP-BG'nin, enkaz temizliğinin  halen devam ettiğini ifade eden Kayalp, " Yeniboğaziçi Belediye Başkanımız, kendi döneminde oluşan toplam 1,2 milyon TL tutarındaki sosyal güvenlik yatırımına ek olarak, fazladan 700 bin TL ödeme yaptığı halde geriye dönük borçlarını hala eritememiştir. Sırf bu örnek bile, partimizin yerel yönetimlere bakışındaki belirgin farkın açık bir kanıtıdır" şeklinde konuştu.

Kayalp, UBP'nin  belediyeleri "çiftlik" gibi görerek popülizme kurban ettiğini, halen Lefkoşa Belediyesi gibi bir enkazın halkın önünde durduğu için diğer belediyelerde de var olan derin çıkmazın yeterince görülmediğini anlattı.

Oktay Kayalp, geçtiğimiz yıl 2012 bütçesi Meclis'te görüşüldüğü sırada düzenledikleri basın toplantısında 2012 yılının "belediyelerde iflas yılı" olacağını belirttiğini hatırlatarak, yaşananların kendilerini doğruladığını söyledi.

"2013 BİRÇOK BELEDİYEDE İFLASIN KESİNLİK KAZANACAĞI YIL OLACAK"

2013 yılının birçok belediyede iflasın kesinlik kazanacağı yıl olacağını belirten Kayalp,  hükümetin bugünkü vurdumduymaz tavırlarıyla bunun kaçınılmaz olduğunu kaydetti.

"Halkımız, 2013 yılında yeni yeni Lefkoşa Belediyesi örnekleriyle tanışmak zorunda kalacaktır" diyen Kayap, bunu önlemenin, UBP'li popülist yönetim biçimi derhal terk edilerek bir dizi önlem alınmasıyla mümkün olduğunu söyledi.

"CTP-BG'Lİ BELEDİYELER KIBRIS TÜRK HALKININ YÜZDE 45'İNE HİZMET VERİYOR"

Oktay Kayalp, hükümetin ülkedeki yerel yönetim sistemini daha fazla yıpratmasına tahammülleri kalmadığını, önerilerine hükümetin kulak tıkamakta ısrarlı olması halinde CTP-BG'li belediye başkanları olarak söylemden öteye geçecek eylemlerle sokakta olacakları uyarısında da bulundu.

Kayalp, yeni Lefkoşa örnekleri yaşanmasın diye CTP-BG'liler olarak kendilerinin üzerlerine düşen sorumluluğu yerine getireceğini ifade ederek, "Kıbrıs Türk halkının yüzde 45'ine hizmet verdiğimizin bilinciyle, geriye kalan yerleşim birimlerindeki yurttaşlarımıza da çağdaş ve güçlü yerel yönetim hakkı sağlamak bizim için bir zorunluluktur. Bunu gerçekleştirmek için halkımızın yanında olmaya devam edeceğiz" dedi.

Kayalp, bir soru üzerine, sokaktaki eylemlerinin hükümeti zorlamaya yönelik olacağını söyledi.

Oktay Kayalp, batık belediyeleri alarak sorunları ve borçları sıfırlama konusunda birikime sahip CTP-BG'nin Lefkoşa'yı ne kadar sürede belirtilen noktaya taşıyabileceği yönündeki bir soruyu ise, tüm hesapların, uygulamaların incelenmesi, alınacak önlemlerin radikalliğine bağlı olarak bu sürenini uzayıp kısalabileceğini söyleyerek cevapladı.

AYGIN

Girne Belediye Başkanı Sümer Aygın da, nasıl bir eylem yapılabileceğine yönelik soruya karşılık, "insana saygılı, sorumluluk duygusuyla hareket eden, hükümeti önlem almaya zorlayan bir eylem" ifadesiyle yanıtladı.

BENLİ

Gönyeli Belediye Başkanı Ahmet Benli ise, devlet katkısının belediyelere nüfusuna göre verildiğine işaret ederek, bir yıl önce yapılan sayımın ülke toplamının açıklandığını ancak şehirlere dağılımının özellikle açıklanmayarak CTP-BG'i belediye başkanlarının daha fazla devlet katkısı almasının engellendiği iddia etti.

Benli, bugün itibarıyla Gönyeli Belediyesi'nin devletten alması gereken ancak nüfus sayımının açıklanmaması nedeniyle alamadığı miktarın 2 milyon 500 bin TL olduğunu söyledi.

(HY/GÜR)  FOTOĞRAFLI

 
19 Kasım 2012 Pazartesi 15:12
Okunma: 575
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Gazete Manşetleri
 
Anket
Kıbrıs sorunu ile ilgili olarak 2016 sonuna kadar bir çözüme ulaşılabileceğine inanıyor musunuz?
Evet İnanıyorum
Hayır İanmıyorum
Kararsızım
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Kuzey’de ‘Rum mülkü’ satın alanların durumuGöbek eriten 10 baharatZayıflamak isteyenlere 5 uzman 5 süper öneriGünde iki fincan kahve içen erkeklerin...Kıbrıs'ta gezilecek yerlerSu geldi Rumlar çıldırdı İşte muhtemel yeni Kıbrıs haritasıTürkiye güzeli bakın kim çıktı!Doğu Akdeniz’de Enerji Stratejileri ve Bölgesel Güvenliğin GeleceğiDoğu Akdeniz’de hidrokarbon yatakları: Yeni bir jeopolitik mücadele sahası mı?
 
TÜRKİYE'DEN GELEN SUYUN DAĞITIMI VE PROJELENDİRİLMESİ ÇALIŞTAYI'NIN SONUÇ BİLDİRGESİ YAYINLANDIDoğu Akdeniz’de zengin gaz ve petrol rezervleri
 
 
Nöbetçi Eczaneler
LEFKOŞA KADER ECZANESİ  (Tel : (392)223-5499)
SEROL ECZANESI  (Tel : (392)227-2064)
GAZİ MAĞUSA SAKARYA ECZANESI  (Tel : (392)365-2989)
GİRNE SERTAÇ ECZANESI  (Tel : (392)815-9067)
GÜZELYURT İNCİ ECZANESI  (Tel : (392)714-3252)