Ana Sayfa » Kıbrıs » Ctp/bg Genel Sekreteri Akansoy: "toplum Ctp'ye Sorumlu Siyasetin Adresi Olarak Bakıyor"

Ctp/bg Genel Sekreteri Akansoy: "toplum Ctp'ye Sorumlu Siyasetin Adresi Olarak Bakıyor"

Lefkoşa, 15 Mayıs 12 (T.ak.): Cumhuriyetçi Türk Partisi Birleşik Güçler (Ctp/bg) Genel Sekreteri Asım Akansoy, Toplumun Partisine "sorumlu Siyasetin Adresi" Olarak Baktığını  Kaydetti. Akansoy, Artık Çözümler Üzerinde Konuşmak Gerektiğini, Siyasetin De Gerçek Rolünün Bu Olduğunu İfade Etti..

 
 
Ctp/bg Genel Sekreteri Akansoy:

CTP/BG Basın Bürosu'ndan yapılan açıklamaya göre Akansoy bu konudaki değerlendirmeyi, Genç TV'de bu sabah katıldığı programda yaptı.

Akansoy, partisinin yeterince muhalefet yapmasına karşın popülist siyaset gütmemesi nedeniyle bunu farklı algılayan kişiler olduğunu belirterek, "Bu normal ama bu ülkede artık bazı şeyleri değiştirmenin zamanı geldi"  dedi.

Asım Akansoy, toplumun CTP/BG'ye "sorumlu siyasetin adresi" olarak bakmasına karşın, partisinin yaptıkları yanında yapamadıkları veya yanlış yaptıklarının da olduğunu, önemli olanın bunlardan ders çıkarabilmek olduğunu söyledi.

Akansoy, "Bu artık bir koltuk kavgası değildir. Dolayısıyla halkın da yeni siyasi adrese destek vermesini bekliyoruz. Artık, çözümler üzerinde konuşmak lazım, siyasetin de gerçek rolü budur" ifadelerini kullandı.

Akansoy, ülkede kaos, gerilim ve toplumsal huzursuzlun artığını; bunun insanlar arası ilişkiyi gerilime dönüştürdüğünü de belirterek, dün akşamki benzin krizi ve greve işaret etti. Akansoy, "İnsanlar sorunlarına çözüm için ne yazık ki greve gitmek zorunda kalıyorlar, çünkü muhatap bulamıyorlar" dedi.

Akansoy, grevin bir mücadelede son aşama olduğunu, bu yönüyle vurucu aşamasını oluşturduğunu anlatarak, "ülkedeki başıbozukluk, siyasi otorite boşluğu nedeniyle insanların çaresizce greve gittiğini, bunun doğal sonucu olarak da grevin halktan destek almadan hayata geçirildiğini" anlattı.

"Benzincilerin durumu da öyle oldu ve benzin istasyonlarında uzun kuyruklar, çatışmalar, gerilimler yaşandı. Kıbrıs Türkü bunu hak etmiyor" diyen Akansoy, hükümetin işleri günlük kararlarla yaptığını savundu.

Akansoy, diyalogla çözüm olacakken UBP'nin yıkım politikalarını uygulamayı kendine görev bildiğini de iddia etti.

UBP'nin sadece benzin konusunda değil külliye, petrol dolum tesisinde gibi konularda da böyle olduğunu kaydeden Akansoy, "Gündem süratli ve sorunlara çözüm bulmadan değişiyor. Bir soruna çözüm bulunmadan diğeriyle karşılaşan toplumun gerginliği artıyor. Bu ise sosyal yaşamı da siyaset kurumunu da ciddi bir şekilde etkiliyor. UBP'nin yarattığı siyasi tahribat halk arasında siyaset kurumunun, sorunlara çözüm bulamayan bir kurum olarak algılanmasına yol açıyor. Biz, halka güvenmek zorundayız" dedi.

Asım Akansoy, toplumun şu anda içerisinde bulunduğu sosyo-psikolojik durumun 2000'li yıllara çok benzediğini; aynı umutsuzluğun, çaresizliğin hüküm sürdüğünü iddia ederek, o yıllar yaşanan umutsuzluğun 2004'te dünyaya bağlanmak isteyen Kıbrıslı Türklerin çözüm iradesini ortaya koyarak dağıtıldığını hatırlattı.

Akansoy, Kıbrıslı Türklerin bugün de kabuğunu kırması gerektiğini ifade ederek, "Kabukta kaldıkça kendi kendimizi bitiriyoruz. Yaşadıklarımız o kabuğu kıramamaktan kaynaklanan tahribatın etkileri" diye konuştu.

Akansoy, Başbakan İrsen Küçük ve UBP hükümetinin siyasi iradesini yitirdiğini, hükümetin hiçbir konuda çözüm üretemediğini yineleyerek, "Sorunla ilgili teşhis de yapamıyorlar, nasıl çözeceklerini de bilmiyorlar. Kaos büyüyor, palyatif tedbirler gündeme geliyor"  ifadesini kullandı.

Hükümetin benzincilerin grev konusundaki tavının Kıbrıs Türk  Elektrik Kurumu'ndaki grev konusunda da aynı olduğunu kaydeden Akansoy, tüm bu olumsuzlukları ortadan kaldıracak daha bütünlüklü projelere ihtiyaç olduğunu söyledi.

CTP/BG Genel Sekreteri Asım Akansoy, son zamanlarda "başkanlık sistemi mi parlamenter sistem mi" konusunda ortaya atılan tartışmalara da işaret ederek, sıkıntıların sistemle ilgili olmayıp  iktidarla, siyasetle, iktidarların çözüm üretememesiyle ilgili olduğunu kaydetti.

"Burada başta medya olmak üzere tüm kurumlara büyük görevler düşüyor" diyen Akansoy, sözlerini "Eğer günün sonunda birileri 'siyaset bitti' derse, demokrasiyi alaşağı eder. Dolaysıyla çözüm üretecek kurumun siyaset kurumu olduğunun bilincinde olmamız gerek. Organizasyon bozukluğu olabilir, CTP dâhil siyasilerin hataları da olabilir. Hesap sorulmalı, sorgulanmalı ve daha ileriye gidilmesi için çaba gösterilmeli" diye sürdürdü.

Akansoy, halkın seçimlerde sandığa gitmeme eğiliminin yüksek olduğu görüşüyle ilgili olarak da şöyle konuştu:

"Örneğin, şunu ele alalım. Lefkoşa Türk Belediyesi ( LTB) Bakanlar Kurulu kararı ile 10 milyon sterlin borçlandı. Bunun 3 milyon sterlininin Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde kullanıldığı iddiası var. Bunu medya tartışıyor, toplum bu konuda çaresiz. Bu durumda siyasi kuruma güvensizlik beslemesi önemli. İşte bu noktada Sayıştay ve Savcılığın bir an önce gündeme gelmesi gerekir. Hukuk, düzenin sağlıklı çalışması açısından çok önemli bir kurumdur. Gerektiği zamanda sosyal siyasal aktörlerin rollerini yerine getirmesi gerekiyor. Siyaset popülizme kurban ediliyor. Bu alışkanlıklardan vazgeçilmeli.

Biz, LTB konusunda 'Lefkoşa'yı seçim temizler' diyoruz; çünkü CTP belediyecilikte markadır. Bizler CTP olarak oturduk, sorunu analiz ettik ve nasıl çözüleceğini tartıştık, çözüm yolları bulduk ve bunun üzerine seçim dedik.

Dolaysıyla kişisel davranışlardan vazgeçip asgari müştereklerde birleşerek, toplumu, sistemi ayağa kaldırmak için gerekli özverilerde bulunacak, TC ile de sağlıklı ilişkiler de kurarak yolumuza devam edeceğiz."

LTB'DEKİ HUZURSUZLUK

Belediye'de yaşanan huzursuzluğun ardından Hükümet-Belediye-Sendika ilişkilerindeki tutarsızlıkların gerisinde güvensizlik ve bilgi kirliliği bulunduğunu da ileri süren Akansoy, belediye çalışanlarının üç aydır ödenmemesinin yarattığı tahribatın büyük olduğunu, bunun utanılacak bir durum olduğunu söyledi.

Akansoy, Lefkoşa'nın ülkenin başkenti olduğunu ancak bir saat yağmur yağdı diye felaket bölgesine dönmesinin  kabul edilemez olduğunu belirtti.

UBP'nin kendi içindeki hesaplaşmanın bedelini Kıbrıs Türk halkının ödediğini ifade eden Akansoy, "Onlar koltuk kavgası yaparken Kıbrıs Türk halkı bunun bedelini ödemek zorunda değil. Çivisi çıkmış bir hükümet ve saray yönetimiyle karşı karşıyayız. Eğer ülke sorunları parti MYK'sında çözülmeye çalışılıyorsa parti-devlet bütünleşmesinden söz edilebilir ki bu en büyük tehlikedir" dedi.

Asım Akansoy, LTB'de krizin geleceğinin önceden belli olduğunu iddia ederek, başarısız Hükümet ve belediyeye karşı yapılması gerekenin seçime gitmek olduğuna, bunun demokrasinin da gereği olduğunu kaydetti.

Akansoy, UBP'de ciddi bir oy kaybı yaşandığını ve bunun devam ettiğini iddia ederek, durumun bir araştırmayla ortay konduğunu söyledi. Akansoy, genel olarak çapıcı sonuçları ortaya çıkaran araştırmanın en önemli bulgusunun ekonomik konularda olduğuna işaret ederek, şu andaki ekonomik politikanın Kıbrıs Türk halkı fakirleşmesine yol açtığını, küçük bir azınlığa mutluluk getirirken orta sınıfın erimekte olduğunu savundu.

Akansoy araştırmayla ilgili olarak şu değerlendirmede bulundu:

"Sadece yüzde 10'luk bir kesim mutluyken halkın yüzde 60'a varan bir kısmı hayatını borçla sürdürüyor. Bu çok kritik bir konu. Orta kesim giderek fakirleşmesi nedeniyle hayatını idame ettirmek adına bankalara borçlanmak zorunda kalıyor. Borçlanma genelde lüks harcama değil eğitim, sağlık, yaşamı idame ettirme adına yapılıyor. Bu araştırmamızın en önemli konusudur.

Hükümetin uygulamalarıyla, projeleriyle ilgili sorumuz vardı ki devlet hastanelerinde ücret alınması en büyük tepki alan konu oldu. Özelleştirme yasasına büyük tepki gelirken, petrol dolum tesisi ve külliyeden duyulan rahatsızlıklar da yüzde 60 oranında ortaya konuldu. Siyasi partilerle ilgili değerlendirme de çok önemli bir konu. Trendler rakamlardan çok daha önemli.

Şu anda erken seçim konuşuluyor olmasına karşın halk nezdinde ciddi bir erken seçim talebi olmadığını da ortaya koymak gerek. Bu duruma göre bile UBP ciddi bir oy kaybı ve devam eden bir düşüş içerisinde. İstikrarlı yükseliş olarak CTP'nin tek alternatif olması dikkat çekicidir.

CTP hükümete gelecek yegâne partidir. CTP'ye gelen oylar tepki oyları değil. Diğer iki partide de yükseliş var ama bu tepki oylarından kaynaklanmaktadır ve dönemseldir".

KIBRIS SORUNU

Akansoy, Kıbrıs sorununda Kıbrıslı Türklerin ortaya konan yanlış politikalar nedeniyle Birleşmiş Milletler (BM) nezdinde eskiden oluğu gibi yapıcı taraf olmadığını da iddia ederek,  "Artık her iki taraf eşit ve isteksiz olarak tanımlanıyor. Dolayısıyla bu pozisyona geçer not veremeyiz" dedi.

Akansoy, şu an en güncel konunun Hristofias'ın yineden aday olmaması nedeniyle Anastasiades'e kazanacak gözüyle bakılması olduğunu anlatarak, şöyle dedi:

"Aslında iki Anastasiades var. Birincisi dünyayla iyi ilişkileri olan dünyaya açık, Türkiye ile ilişkileri de geliştirmek isteyen pragmatik, zeki ve sorunlara çözüm ekseninde yaklaşan bir kişi. Bu kişi, DİSİ'ye öncülük yaparak Annan Planı'na evet dedirtti ve bu nedenle uğradığı oy kaybına karşı toparlandı; Cumhurbaşkanı olmaya doğru ilerliyor.

İkinci Anastasiades ise DİSİ gibi partinin başkanı olarak pozisyonunu korumak için parti içi milliyetçilerle işbirliği yapan, Klerides yolunda ilerleyen ve bu açıdan ne yapacağı pek belli olmayan biri. Dolaysıyla Cumhurbaşkanı seçilmesi durumundaki tavrını şu anda tahmin etmek zor olur. Biz aslında ilk Anastasiades'i etkin politikasını görmek istiyoruz. Hristofias'ın katı, dünyaya kapalı, ABD'ye düşman, AB'ye kuşkulu, TC'ye düşman politikası yerine ABD dostu, TC ile ilişkileri iyi, AB'ye sıcak bir lider ve NATO'ya girişi de destekliyor. Umarım Hristofias'ı arar duruma gelmeyiz."

Eroğlu ve Özersay'ın yürüttüğü müzakerelerde ciddi bir ilerleme sağlanmadığını, 2 yılda daha çok ikinci Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat'ın yarattığı birikimler üzerinden değerlendirme ve tartışmalar yapıldığına da ileri süren Akansoy, "Ama hatalar yapıldı" dedi.

Akansoy, yaşanan süreçte  önce "kabul edilmez" denilen çapraz oy konusunda Eroğlu'nun daha sonra BM Genel Sekreterine mektup yazarak uluslararası konferans şartıyla kabul edebileceğini bildirdiğini  anımsatarak, bunun zaman kaybına yol açtığını savundu.

"Bu müzakerelerde gelinen nokta  üzücü bir durumdur" diyen Akansoy, "Ne yazık ki Sayın Eroğlu 1 Temmuza endekslendi ama bir şey olacağı yok. Zaten bu 6 ay çok düşük profilli olacak. AB de farkında. Müzakerelerde ciddi hatalar yapıldı ve ilerleme sağlanamadı. Top hep Rum tarafına atıldı. Bunun sonucunda Kıbrıslı Türkler de etkin olmayan taraf olarak nitelendirdi. Talat'a kıyas büyük gerileme oldu. Ümit verici bir durumla karşı karşıya değiliz. Dolaysıyla sarayın yürüttüğü politikanın performansını toptan başarısız olarak nitelendiriyoruz" ifadesini kullandı.

(HY/GÜR)

 
15 Mayıs 2012 Salı 13:43
Okunma: 484
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Gazete Manşetleri
 
Anket
Kıbrıs sorunu ile ilgili olarak 2016 sonuna kadar bir çözüme ulaşılabileceğine inanıyor musunuz?
Evet İnanıyorum
Hayır İanmıyorum
Kararsızım
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Kuzey’de ‘Rum mülkü’ satın alanların durumuGöbek eriten 10 baharatZayıflamak isteyenlere 5 uzman 5 süper öneriGünde iki fincan kahve içen erkeklerin...Kıbrıs'ta gezilecek yerlerSu geldi Rumlar çıldırdı İşte muhtemel yeni Kıbrıs haritasıTürkiye güzeli bakın kim çıktı!Doğu Akdeniz’de Enerji Stratejileri ve Bölgesel Güvenliğin GeleceğiDoğu Akdeniz’de hidrokarbon yatakları: Yeni bir jeopolitik mücadele sahası mı?
 
TÜRKİYE'DEN GELEN SUYUN DAĞITIMI VE PROJELENDİRİLMESİ ÇALIŞTAYI'NIN SONUÇ BİLDİRGESİ YAYINLANDIDoğu Akdeniz’de zengin gaz ve petrol rezervleri
 
 
Nöbetçi Eczaneler
LEFKOŞA KADER ECZANESİ  (Tel : (392)223-5499)
SEROL ECZANESI  (Tel : (392)227-2064)
GAZİ MAĞUSA SAKARYA ECZANESI  (Tel : (392)365-2989)
GİRNE SERTAÇ ECZANESI  (Tel : (392)815-9067)
GÜZELYURT İNCİ ECZANESI  (Tel : (392)714-3252)