Ana Sayfa » Kıbrıs » Ctp'nin 'Barışı Hayal Et' Konferanslar Dizisi Başladı

Ctp'nin 'Barışı Hayal Et' Konferanslar Dizisi Başladı

Cumhuriyetçi Türk Partisi (Ctp) Bünyesinde Kurulan Barış Çalışmaları Merkezi'nin "Barışı Hayal Et" Başlığı Adı Altında Düzenlediği 5 Ayrı Konferanstan İlki Dün Akşam GaziMağusa Belediye Salonu'nda Gerçekleştirildi.

 
 
Ctp'nin 'Barışı Hayal Et' Konferanslar Dizisi Başladı
Umut Bozkurt moderatörlüğünde "Yüzleşme... Yunanistan, Türkiye, Kıbrıs" adı altında düzenlenen konferansta KKTC'den siyasetçi, gazeteci yazar Nazım Beratlı, Güney Kıbrıs'tan eğitimci, araştırmacı yazar Rena Choplarou, Türkiye'den köşe yazarı Orhan Miroğlu ile akademiysen,  AB uzmanı, köşe yazarı Cengiz Aktar konuştu.

BERATLI

Nazım Beratlı, yaptığı konuşmada, Kıbrıs'ta barışa ulaşılmamasının, bir şeylerin eksik yapıldığını gösterdiğini ifade etti.

Beratlı, adanın her iki yanında da ortak çözümsüzlük kültürünün egemen olduğunu savunarak, söylemlerin de ortak olduğunu, Güney'de de petrol konusu ortaya çıkınca bir takım insanların  taksim istemeye başladığını kaydetti.

İki tarafın da birbirine kendi çözümlerini dayatmaya çalıştığını söyleyen Beratlı, "Ortak çözüm kültürü yaratsaydık, Annan planı ve referandum öncesindeki mitinglerimiz Güney'de de ses bulurdu" dedi.Adada her iki tarafın da yüzleşmeden ve birbirini tanımadan ortak barış kültürüne ulaşmanın mümkün olmayacağını dile getiren Beratlı, "Biz, Güney'dekileri anlamak ve tanımak zorundayız. Onlar da bizi anlamak zorundalar. O zaman, ortak vatan inşa edilir, ortak barış ve çözüme gidilebilir" dedi.

CHOPLAROU

Rena Choplarou da konuşmasında,  Kıbrıs Türk ve Kıbrıs Rum ilkokul öğretmenlerine yönelik yaptığı araştırmanın  karşılaştırmalı analizlerini paylaştı.

Choplarou,  her iki taraftaki ilkokul öğretmenlerinde eğitim sırasında egemen söylemlerin hakim olduğunu, söylemlerin kendi tarafını kurbanlaştırmak, karşı tarafı suçlamak üzerine kurulu olduğunu, son dönemde bu hakim söylemi kırmaya çalışan bir kesimin ortaya çıktığını ifade etti.

Choplarou, öğretmenlerin iki taraf arasındaki tartışmalı konuların öğretilmesiyle ilgili sessizlik içinde olduklarını, sistematik bir açılımın söz konusu olmadığını bildirdi.

Çalışmasında öğretmenlerin düşüncelerinden de bölümler aktaran Choplarou, bir Rum öğretmenin okuldaki  gündelik söylemlerinde Türklerin bulunmadığını, sürekli Rum kayıplardan söz edildiğini, bilinçsiz, cahil bir kuşak yetiştirmelerinden rahatsızlık duyduğunu dile getirdiğini söyledi.

Chopraou bir Türk öğretmenin ise  1974'te Kıbrıslı Rumların çektiği acıları genel değerlendirdiğini ancak detayları anlatmadığını belirttiğini aktardı.

Chopraou, Rum öğretmenler üzerinde güçlü bir kontrolün söz konusu olduğunu, Türk tarafında ise daha olumlu bir havanın hakim olduğunu, Türk öğretmenlerin egemen söylemlere karşı tavırlarının öğretmen sendikalarından destek bulduğunu, Türk öğretmenlerle iletişime geçecek öğretmenlerin yalnız bırakılacaklarını açıklayan Rum öğretmen sendikasının katı bir tutum içerisinde olduğunu kaydetti.

Türk öğretmenlerin 2004 referandumunun ardından düş kırıklığı yaşadıklarını tespit ettiğini söyleyen Choparou, Türk öğretmenlerin çözüm konusundaki umutlarının azaldığını ifade etti.

Sol görüşlü öğretmenlerin "ileriye bakmak istiyorsak, yaraları kaşımaya gerek yok, bizi birleştiren söylemlerin altını çizmemiz lazım" düşüncesinde olduğunu ifade eden Choplarou, bunu tehlikeli bulduğunu, çatışmalı konuların da irdelenmesi gerektiğini düşündüğünü belirtti.

MİROĞLU

Orhan Miroğlu da, Türkiye'den örnekler vererek, tarih içerisinde olan her şeyin inkar edilmeden hatırlanması ve geçmişle yüzleşmek gerektiğini ifade etti.

Miroğlu, "Geçmişle yüzleşmek, bir zamanlar Türkiye topraklarında yaşayan  Ermenilere, Yahudilere, Süryanilere ne oldu? Demektir bence" diye konuştu.

Miroğlu, Türkiye toplumunun  toplumsal belleğini yeniden inşa etmeye başladığını, geçmişte yaşananların tekrar hatırlanarak etiketlendiğini söyledi.

Miroğlu, "Türkiye Dersim olaylarını 1984'te kabul etseydi, Kürt sorunu demokratik bir ortamda tartışılacaktı" tespitinde bulundu.

Yaşanılan coğrafyada geçmişteki acı olayların yeniden hatırlanması gerektiğini vurgulayan Miroğlu, barışçıl bir gelecek için bunu Kıbrıs Türk ve Rum halklarının da yapmaları gerektiğini kaydetti.

Miroğlu, toplumsal belleğin Türkiye'de oluşturulmaya başlanması nedeniyle bazı kesimlerin yaşadığı mağduriyetlerin sonuna gelindiğini, İslami kesimin mağduriyetlerinin giderildiğini, Kürt kimliğinde de sonuna gelindiğini, Kürtlerin mağduriyetlerinin de bir gün biteceğini ifade etti.

AKTAR

Cengiz Aktar da, Türkiye'de "geri gelen hafızanın" yeni başladığını ve çok da hızlı geliştiğini kaydetti.

Geçmişte konuşulamayan bir çok konunun bugün kamuoyunda tartışıldığını söyleyen Aktar, "Cinler şişeden çıktı, her gün bir şey keşfediliyor" dedi.

Aktar, Türkiye'de Adalet ve Kalkınma Partisi'nin açık topluma ön ayak olmasının kolay reddedilebilecek bir hadise olmadığını  ifade etti.

Türkiye'de bazı yerleşim yerlerinin eski adlarının geri geldiğini, pek çok gizli Ermeni'nin eski  dinine geri döndüğünü, Rumların iki yıldır Sümela Manastırı'nda ayin yaptığını söyleyen Aktar, Türkiye'de farklılıkların yavaş yavaş fark edilir hale geldiğini, Türkiye'de geri gelen hafızanın Kıbrıs, Yunanistan ve Ermenistan'a da yansımaları olacağını kaydetti.

 
23 Kasım 2011 Çarşamba 11:57
Okunma: 439
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Gazete Manşetleri
 
Anket
Kıbrıs sorunu ile ilgili olarak 2016 sonuna kadar bir çözüme ulaşılabileceğine inanıyor musunuz?
Evet İnanıyorum
Hayır İanmıyorum
Kararsızım
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Kuzey’de ‘Rum mülkü’ satın alanların durumuGöbek eriten 10 baharatZayıflamak isteyenlere 5 uzman 5 süper öneriGünde iki fincan kahve içen erkeklerin...Kıbrıs'ta gezilecek yerlerSu geldi Rumlar çıldırdı İşte muhtemel yeni Kıbrıs haritasıTürkiye güzeli bakın kim çıktı!Doğu Akdeniz’de Enerji Stratejileri ve Bölgesel Güvenliğin GeleceğiDoğu Akdeniz’de hidrokarbon yatakları: Yeni bir jeopolitik mücadele sahası mı?
 
TÜRKİYE'DEN GELEN SUYUN DAĞITIMI VE PROJELENDİRİLMESİ ÇALIŞTAYI'NIN SONUÇ BİLDİRGESİ YAYINLANDIDoğu Akdeniz’de zengin gaz ve petrol rezervleri
 
 
Nöbetçi Eczaneler
LEFKOŞA KADER ECZANESİ  (Tel : (392)223-5499)
SEROL ECZANESI  (Tel : (392)227-2064)
GAZİ MAĞUSA SAKARYA ECZANESI  (Tel : (392)365-2989)
GİRNE SERTAÇ ECZANESI  (Tel : (392)815-9067)
GÜZELYURT İNCİ ECZANESI  (Tel : (392)714-3252)