Ana Sayfa » Kıbrıs » Cumhurbaşkanı Eroğlu, Dr. Fazıl Küçük Bulvarı'ndaki Törende Konuştu

Cumhurbaşkanı Eroğlu, Dr. Fazıl Küçük Bulvarı'ndaki Törende Konuştu

"bu Resme İyi Bakılmalı. İki Gündür Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde Yaşanan Coşkuya, Halkın Heyecanına, Verilen Mesajlara Söylenenlere Dikkat Edilmeli".

 
 
Cumhurbaşkanı Eroğlu, Dr. Fazıl Küçük Bulvarı'ndaki Törende Konuştu
EROĞLU; BM, AB, İKO VE RUM TARAFINA ÇAĞRI YAPTI


"BM, KIBRIS'TA VAR OLAN GERÇEKLERE DAYALI, UYGULANMASI VE YAŞAMASI MÜMKÜN BİR ANTLAŞMANIN ÖNÜNÜN TIKANMASINA İZİN VERMEYEREK, HAKLI OLANI VE OLMAYANI DAHA NET BİR ŞEKİLDE SÜZMELİ VE TAVRINI ORTAYA KOYMALI"


"AVRUPA BİRLİĞİ KIBRIS TÜRK HALKINA VERDİĞİ SÖZLERİ YERİNE GETİRMELİ"


"TÜRKİYE EKONOMİSİNDEKİ GELİŞMELER BİZİ HEYECANLANDIRIYOR, GURURLANDIRIYOR"


"PROJELER KIBRIS'TAKİ BARIŞ ÇABALARINDA TEŞVİK EDİCİ ROL OYNAYACAK"


"GELECEKLE İLGİLİ EN KÜÇÜK ENDİŞEM YOKTUR"


"TOPLUMUN HER KESİMİNE SORUMLULUK VE GÖREV ÇAĞRISI"


Lefkoşa, 20 Temmuz 11 (T.A.K): Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, Birleşmiş Milletler Örgütü'nün artık Kıbrıs'ta var olan gerçeklere dayalı, uygulanması ve yaşaması mümkün bir antlaşmanın önünün tıkanmasına izin vermeyerek, haklı olanı ve olmayanı daha net bir şekilde süzmesi ve tavrını ortaya koyması; Avrupa Birliği'nin de Kıbrıs Türk halkına verdiği sözleri yerine getirmesi gerektiğini söyledi.


Eroğlu, Kıbrıs Türk halkının İslam dünyasından da Türk tarafına daha etkin ve yoğun destek vermesini beklediğini dile getirdi.


Kıbrıs Rum tarafına yaptığı çağrıda bulunan Eroğlu "1974 öncesinde yaşananlardan ders çıkarmalısınız, 1974 öncesi yaşananları dikkate alarak bugün var olan gerçeklerden hareket ederek bir antlaşma yapılırsa bunun yaşayabilir ve kalıcı olacağını artık anlamanız lazım" dedi.


Cumhurbaşkanı Eroğlu, içe yönelik olarak verdiği mesajda ise, tarihi gerçeklerin iyi bilinmesi gerektiğini vurgulayarak, güçlenmek, sürekli olarak hakların korunabilmesi için sadece bir topluluk değil bilinçli bir halk kitlesi olabilmenin şart olduğunu vurguladı. Eroğlu, "Eğer yarınların bugünlerden daha güzel olmasını istiyorsak tarihi gerçekleri iyi bilmeliyiz. Güçlenmek, sürekli olarak haklarınızı koruyabilmek için sadece bir topluluk değil bilinçli bir halk kitlesi olabilmeniz şarttır. O nedenle toplumun her kesimine ama öncelikle medyaya, öğretmenlerimize, bilim insanlarımıza, sivil toplum kuruluşlarımıza demokrat, çağdaş, haklarını bilen, tarih şuuruna sahip, hakkını koruyan bir toplum için sorumluluk ve görev çağrısında bulunuyorum" ifadelerini kullandı.


Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, 20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı kutlama töreninde yaptığı konuşmada, BM, AB, İKO ve Kıbrıs Rum tarafına çağrıda bulunarak, Kıbrıs Türk tarafının beklentilerini dile getirdi.


Kıbrıs Türk tarafının nihai ve şaşmaz hedefinin; Kıbrıs Türk halkının Kıbrıs Adası'nda kendi kendini idare ederek refah ve mutluluk içinde yaşaması olduğunu vurgulayan Eroğlu, bu yolda yürüyeceklerinin altını çizdi.


Cumhurbaşkanı Eroğlu, Kıbrıs Türk halkının daha fazla çözümsüzlüğün kurbanı olmaması gerektiğine de vurgu yaparak, "Kıbrıs Türk halkının daha fazla beklemeye, daha fazla haksızlığa uğramaya tahammülü kalmamıştır" dedi.


Cumhurbaşkanı Eroğlu tören konuşmasında, Türkiye - KKTC ilişkilerine değinirken, Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan'ın "Dünümüz Bir.. Yarınımız Bir.. Tek Yüreğiz" şeklindeki sözlerine dikkat çekerek, "Kıbrıs Türk halkı da Sayın Başbakan'a yanıt veriyor: Dün de birlikteydik, bugün de birlikteyiz... Yarın da birlikte olacağız" ifadelerini kullandı.


Türkiye'deki ekonomik gelişmelerin KKTC'yi heyecanlandırdığını, gururlandırdığını, Kıbrıs'a yönelik projelerin adadaki barış çabalarına önemli katkısı olacağını söyleyen Cumhurbaşkanı Eroğlu, gelecekle ilgili hiçbir endişesi olmadığını vurguladı.


Cumhurbaşkanı Eroğlu konuşmasında, yarınların bugünlerden daha güzel olmasının istenmesi durumunda tarihi gerçeklerin de iyi bilinmesi gerektiğini kaydetti.


RESME İYİ BAKILMALI


Konuşmasına törenlere katılan TC Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan, Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay ve konuk bakanlara, TC Cumhurbaşkanlığı, Türkiye Büyük Millet Meclisi ve Türk Silahlı Kuvvetleri ile diğer kurum kuruluşların temsilcilerine, diğer ülkelerden gelen konuklara KKTC Devlet hükümet yetkililerine, parlamenterlere ve vatandaşlara seslenerek başlayan Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, "Bu resme iyi bakılmalı. İki gündür Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde yaşanan coşkuya, halkın heyecanına, verilen mesajlara söylenenlere dikkat edilmeli" dedi.


Anavatan Türkiye'de parlamentodan güvenoyu alarak göreve başlayan 61'inci Hükümet'in Başbakanı  Recep Tayyip Erdoğan'ın ilk ziyaretini Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti devletine yaptığına dikkat çeken Cumhurbaşkanı Eroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:


ÖNEMİ VE ANLAMI BÜYÜKTÜR


"Bunun önemi ve anlamı büyüktür. Hep birlikte, bir kez daha ortaya koyuyoruz ki 20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı, 15 Kasım Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhuriyet Bayramı da tıpkı 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı, 19 Mayıs Atatürk'ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı gibi bizim, hepimizin bayramıdır, coşkusudur, gururudur.


AYNI ÇINARIN DALLARIYIZ


Çünkü biz aynı ulu çınarın dallarıyız.


Artık lider ülke olduğu herkesçe kabul edilen Anavatan Türkiye'nin Başbakanı geniş bir heyetle aramızda. 'Dünümüz bir, yarınımız bir... Tek yüreğiz' diyor.


Kıbrıs Türk halkı da Sayın Başbakan'a yanıt veriyor ve "Dün de birlikteydik, bugün de birlikteyiz... Yarın da birlikte olacağız" diyor."


ERDOĞAN'IN KONUŞMASI -  RUMLARA MESAJ


Türkiye Başbakanı Erdoğan'ın dün KKTC'ye varışında yaptığı konuşmayı Kıbrıs Türk halkı adına heyecanla, duygulanarak, gururlanarak dinlediğini kaydeden Cumhurbaşkanı Eroğlu sözlerini şöyle sürdürdü:


"İnşallah Güney Kıbrıs'takiler ve Kıbrıs'la ilgilenen diğer ülkeler de bu konuşmayı takip eder ve içeriği üzerinde önemle dururlar.


Güçlü Türkiye'nin Kıbrıs'ta yıllardır barış için çaba göstermesine rağmen mağdur edilen Kıbrıs'taki kardeşlerinin ekonomik ve siyasi geleceğine ne denli önem verdiğini anlamalarında barış adına büyük yarar vardır.


Kendilerine Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ne ayak bastıkları andan itibaren söyledikleri için verdiği mesajlar için sizler adına teşekkür ediyor, Allah razı olsun diyorum.


Anavatan Türkiye burada, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti iktidarı, muhalefeti, önceki devlet yetkilileri ile buradadır."


DENKTAŞ'A ACİL ŞİFA, ECEVİT VE ERBAKAN'A RAHMET


Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'a acil şifalar dileyen ve dönemin Başbakanı merhum Bülent Ecevit ile dönemin Başbakan Yardımcısı merhum Necmettin Erbakan'a rahmet dileyen Cumhurbaşkanı Eroğlu şöyle konuştu:


"Eminim ki şu anda tedavi için Ankara'da bulunan Kurucu Cumhurbaşkanımız, 20 Temmuz Barış Harekâtı dönemi Kıbrıs Türk Yönetimi Başkanı Sayın Rauf Denktaş da kalbi ile aklı ile buradadır ve biz de ona bir kez daha acil şifalarımızı, sevgilerimizi saygılarımızı gönderiyoruz.


Hazır yeri gelmişken 20 Temmuz 1974 Mutlu Barış Harekatı sırasında Türkiye Başbakanı olan merhum Bülent Ecevit ile Başbakan Yardımcısı olan ve bu yıl içinde kaybettiğimiz Necmettin Erbakan'ı da şükranla yad ediyor, Allah'tan gani gani rahmet diliyoruz.


Bugün aramızda olmayan komutanlarımıza, şehit düşen Mehmetçik ve Mücahitlerimize Allah'tan rahmet diliyor, kendilerini şükranla anıyoruz.


Gazilerimize bir kez daha en derin saygı ve sevgilerimizi sunuyoruz."


"BARIŞ HAREKATI KIBRISLI TÜRKLER İÇİN YAŞAMA DÖNÜŞTÜR"


20 Temmuz Barış Harekâtı'nın adada yaşayan Türkler için 1878'de Kıbrıs'ın İngilizler tarafından bir oyunla Osmanlı İdaresi'nden çıkarılması sonucu başlayan esaret, acı, katliam günlerinin geride kaldığı tarihi bir dönüm noktası olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Eroğlu, "Barış Harekâtı, biz Kıbrıs Türkleri için yaşama dönüş anlamı taşımaktadır" dedi.


Eroğlu şöyle konuştu:


"Eğer Kıbrıs Türk Halkı milli ve dini kimliğini koruyarak ailesi, vatanı, bayrağı, ulusu için adayı Yunanistan'a bağlamak için siyasi ve askeri bakımdan harekete geçenlere karşı direnmeseydi Rum-Yunan ikilisi başarılı olacak ve ada daha 1950'li yıllarda Yunanistan'ın egemenliğine girecekti.


20 Temmuz Barış Harekâtı olmasaydı Kıbrıs da Girit, Rodos gibi bir Yunan adası olacaktı.


Kıbrıs, Yunan adası olsaydı bugün Anavatanımız Türkiye Akdeniz'e çıkamayacak duruma gelecek çok ciddi tehditlerle karşı karşıya kalacaktı."


KIBRIS ADASI STRATEJİK ÖNEME SAHİPTİR


Kıbrıs Adası'nın dün de bugün de bölge için, dünya için büyük stratejik öneme sahip olduğuna dikkat çeken Cumhurbaşkanı sözlerini şöyle sürdürdü:


"Eğer Avrupa Birliği sınırlarını Asya kıtasındaki Kıbrıs'a kadar uzatıyorsa, İngiltere birçok üssünden vazgeçmesine rağmen Kıbrıs'takilere dokundurtmuyorsa bu elbette ki adanın stratejik önemindendir.


Buna bir de son yıllarda daha da belirginleşen bölgedeki petrol ve doğalgaz kaynaklarını eklersek her halde Kıbrıs'ın ne anlama geldiği daha iyi anlaşılacaktır.


Eğer yarınların bugünlerden daha güzel olmasını istiyorsak tarihi gerçekleri iyi bilmeliyiz.


Güçlenmek, sürekli olarak haklarınızı koruyabilmek için sadece bir topluluk değil bilinçli bir halk kitlesi olabilmeniz şarttır.


SORUMLULUK VE GÖREV ÇAĞRISI


O nedenle toplumun her kesimine ama öncelikle medyaya, öğretmenlerimize, bilim insanlarımıza, sivil toplum kuruluşlarımıza demokrat, çağdaş, haklarını bilen, tarih şuuruna sahip, hakkını koruyan bir toplum için "sorumluluk ve görev" çağrısında bulunuyorum.


ANAVATAN HEP YANIMIZDA


Kıbrıs Türk halkı olarak Anavatanımız Türkiye'nin desteği ile 1974 Mutlu Barış Harekâtı'nın yarattığı coğrafyada bir devlet kurduk.


Hep birlikte, "aynı yolun yolcusuyuz, biz biriz, beraberiz" anlayışı ile sıfırdan bir ekonomi yarattık.


Bu çalışmaları yaparken Anavatan bugün olduğu gibi hep yanımızda idi.


7'den 70'e Kıbrıs Türkü, her kesimden insanlarımız Türk olmanın, bu topraklarda yaşamanın Anavatan Türkiye ile kardeşçe ilişkilerin öneminin gururu ve bilinci içindedir.


CILIZ SESLERE İTİBAR EDİLMEMELİ


Arada çıkan bazı cılız seslere itibar edilmemelidir.


Geçmişte söylemiştim, yine söylüyorum; dünyada yaşanan belirsizliklere, ambargolara rağmen Kıbrıs Türk Halkı'nın başardıklarının benzerini görmek pek mümkün değildir.


Ve hiç kuşkusuz bu başarıda Anavatan Türkiye'nin büyük katkısı vardır.


Ama bunları yeterli bulmak ve duraksamak, gerilemek yok.


Daha bir kararlılıkla yolumuza devam edeceğiz.


Daha da güzel yarınlara ulaşmak için Anavatan Türkiye ile birlikte çalışacağız."


POLİTİK GEÇMİŞ - ERDOĞAN'IN DESTEĞİ


Anavatan Türkiye'nin pek çok Cumhurbaşkanı ve Başbakanı ile birlikte mesai yapma bahtiyarlığına eriştiğini, tümünün ellerinden geleni yapma, Kıbrıs Türk halkını daha ileri noktalara taşıma gayreti içinde olduklarını kaydeden Eroğlu devamla şöyle konuştu:


ERDOĞAN AMBARGOLARDAN KURTARMAK İSTİYOR


"Sayın Erdoğan da 2002 yılından bu yana çok samimi bir şekilde Kıbrıs Türk Halkı'nın hızla kalkınmasını, refah içinde yaşamasını bir an önce ambargolardan, Kıbrıs sorununun çözümsüzlüğünün mağduriyetinden kurtulmasını istemektedir.


PROJELER GURURLA, HEYECANLA...


Pek çok kez kendisi ile bir araya geldik ve her zaman için anlayış, destek gördük.


Sayın Erdoğan'ın Anavatan Türkiye için ortaya koyduğu büyük projeleri heyecanla ve gururla izliyorum.


-Sayın Erdoğan 2023 yılına kadar Anavatan Türkiye'nin dünyanın ilk 10 ekonomisi arasına gireceğini,-Kişi başına düşen gelirin 25 bin dolara yükseleceğini,- 500 milyar dolar ihracat hedefinin yakalanacağını,-Tarımda dünyanın ilk beş ülkesinden biri haline gelineceğini,- Türkiye'mizin en az bir limanının Dünyanın ilk 10 limanı arasına gireceğini,-Yılda 50 milyon turist, 50 milyar dolar turizm geliri seviyesine ulaşacağını- Kanal İstanbul'un açılacağını, Ankara'nın silah sanayi merkezi haline geleceğini, İzmir'e dünya ölçeğinde bir kruvaziyer gemi limanı yapılacağını söylüyor.


Bunları duymak gerçekten bizi sevindiriyor heyecanlandırıyor.


Neden?


Birinci neden; Çünkü biz Türk Ulusu'nun bir parçasıyız ve Türkiye bizim Anavatanımızdır. iftiharımızdır".


KKTC'YE KATKI


Bugünkü noktalara ulaşan Anavatan Türkiye'nin elbette Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ne de gelişme ve daha ileri gitme çabalarında daha da etkin destek sağlayacağından en küçük bir şüpheleri olmadığını belirten Cumhurbaşkanı Eroğlu, kendilerinin de öteden beri Anavatan Türkiye ile birlikte Kıbrıs Türk halkı için projeleri olduğunu söyledi ve bu projeleri şöyle sıraladı:


1-Anavatan Türkiye'den buraya su ve elektrik enerjisi getirilmesi.- İnşallah 7 Mart'ta Anamur'da başlatılan proje zamanında, yani 2014 yılı Mart ayında tamamlanacak ve Anavatan Türkiye'den Kıbrıs'a 75 milyon metreküplük Barış Suyu akmaya başlayacak.Bu proje inanıyorum ki Kıbrıs'taki barış çabalarına da büyük motivasyon sağlayacak ve teşvik edici rol oynayacaktır.


Güney Kıbrıs'ta son yaşananlar ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nden elektrik enerjisi alma yoluna gitmeleri bu düşüncelerimizi doğrular niteliktedir.


2-İnşallah üniversitelerimizdeki öğrenci sayısını Anavatan Türkiye ile birlikte koyduğumuz hedefe ulaştıracağız.


Bu noktada Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti üzerine düşeni yaparken Anavatan Türkiye Yüksek Öğretim Kurumu'nun da her zaman olduğu gibi bizlerden desteğini esirgemeyeceğine inanıyorum.


3-Turizmde de mutlaka hedeflere ulaşmalıyız.Yıllardır devam eden inşaatlar artık tamamlanmalı ve bu tesisler turizmimizin hizmetine girmeli, ulaşım sorunu turizmcilerin beklentilerini karşılayacak şekilde çözüme kavuşturulmalıdır.


PROJELER KKTC'Yİ İLERİYE TAŞIYACAK


Bunlar büyük projelerdir ve gerçekleşmeleri ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde de gerek kamu, gerekse özel sektörde doğru adımların atılması halinde Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ekonomisini çok ileri noktaya taşıyacak niteliktedir.


Ekonominin güçlendirilmesiyle birlikte daha da mutlu hale gelecek olan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Halkı hem Devletimiz hem de Anavatan Türkiye'nin bu Ada'daki en güçlü dayanağı olacaktır.


Tüm samimiyetimle söylüyorum; benim gelecekle ilgili en küçük bir endişem yoktur.


Çünkü Kıbrıs Türk halkına, Anadolu'daki kardeşlerimize, Anavatan Türkiye'ye inanıyorum, güveniyorum."


DAHA MUTLU GÜNLERE


Anavatan Türkiye'nin ve onun çok değerli Cumhurbaşkanı'nın, Başbakanı'nın, bakanlarının, bürokratlarının ve diğer değerli yöneticilerinin gerek bugün karşılaşılmakta olan sorunların aşılmasına gerekse önemli projelerle Kıbrıs Türkü'nün de daha mutlu günlere erişmesine yönelik samimi düşüncelerini iyi bildiğini kaydeden Eroğlu, "Çok daha güzel yarınlar Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ve Türkiye'mizin olacaktır" dedi.


Anavatan Türkiye'nin şu anda dünyanın en hızla büyüyen ekonomilerinden birine sahip olduğuna, oysa daha 8 - 10 yıl önce ciddi sıkıntılar yaşandığına dikkat çeken Eroğlu, doğrular yapılınca bu sıkıntıların geride kaldığını hatırlattı:


Eroğlu şöyle konuştu:


"Bugün Avrupa'nın pek çok ülkesinde kamu sektöründe ciddi ekonomik tedbirler yürürlüğe konulmakta, kamu harcamaları kısılmaktadır. Bugün en yakın komşumuz Güney Kıbrıs ekonomisinde çok kısa süre önce alınan tedbirler toplumun her kesiminin fedakârlık göstermesini gerekli kılan düzenlemelerdir. Bugün ülkemizde çeşitli alanlarda yürürlüğe konulan ekonomik düzenlemeleri değerlendirirken, gerek Avrupa'da gerekse bölgemizde ekonomik anlamda yaşanan bu gelişmeleri de dikkate almalıyız."


KIBRIS KONUSU - ÇAĞRILAR


Konuşmasının son bölümünde Kıbrıs sorununa da değinen Cumhurbaşkanı Eroğlu, Kıbrıs Türk tarafının çözüm için elinden geleni yaptığını ifade ederek, BM, AB, İKO ve Kıbrıs Rum tarafından beklentilerini dile getirdi.


Eroğlu şunları söyledi:


BARIŞ İSTENCİMİZİ ORTAYA KOYDUK


"7 Temmuz'da Cenevre'de üçüncüsünü gerçekleştirdiğimiz Kıbrıs konusundaki üçlü zirvede yeniden bir anlaşma istencimizdeki samimiyeti ortaya koyduk. 


Rum tarafının ayak sürümelerinin önündeki tüm bahaneleri ortadan kaldırmak ve onları müzakereye zorlamak gayreti içinde olduk.


Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri'nin Ekim ayına dek yoğunlaştırılmış müzakereler yapılması talebini memnuniyetle karşıladık.


Tavrımız nettir; biz de Anavatan Türkiye de müzakerelerin yıl sonuna kadar başarıyla tamamlanması ve 2012'nin ilk aylarından itibaren referandumların yapılması gerektiğini ve bunun mümkün olduğunu düşünüyoruz.


Rum tarafının Avrupa Birliği'nin dönem başkanlığını üstleneceği 2012 Temmuz ayı hedeflenirse gelecek yılın başından itibaren dönem başkanlığı garantilenmiş olan muhataplarımızdan ihtiyaç duyulan esnekliği beklemek hayal olacaktır.


Bunun için zaman da, gerekli zemin de var.


Yeter ki Rum tarafı gerçekleri göz ardı etmesin ve Kıbrıs Türk tarafı ile eşit olduğunu idrak etsin.


GÖRÜŞÜMÜZ AÇIKTIR


Bizim görüşümüz açıktır: Kıbrıs'ta şu anda var olan gerçeklerden hareketle, iki halkın eşitliğine, egemenliğine dayalı, iki bölgeliliğin, Anavatan Türkiye'nin etkin ve fiili garantisinin sulandırılmayacağı bir çözüm istiyoruz.


Kıbrıs'ı bölge için örnek teşkil edecek bir barış ve refah adası haline getirmekten yanayız.Kıbrıs, Türkiye ve Yunanistan'ı ayıran değil birleştiren bir yer olmalı.


Burada kurulacak bir ortaklık devleti, Türkiye-Yunanistan ilişkilerinin geliştirilmesine de örnek teşkil etmeli.


Ama ne yazık ki Rum tarafı hala bizim uzattığımız dostluk ve barış elini tutmamaktadır.


Hala bize ambargolar uygulanmakta, Avrupa Birliği'nin doğrudan ticaret tüzüğünü onaylaması bile engellenmektedir.


Oysa son yaşanan acı olaylardan sonra Rum tarafına elektrik teklif ettiğimizi ve bir süredir elektrik enerjisi vermeye başladığımızı biliyorsunuz. Kıbrıs Türk halkı insancıl konular söz konusu olduğunda üzerine düşeni yapmayı ve işe siyaset karıştırmadan hareket etmeyi bilmektedir. Bu adımımızın iki taraf arasında yakınlaşmaya neden olmasına ve kapsamlı çözümü beklemeden başka alanlarda somut işbirliği alanlarının gelişmesine vesile olmasını diliyorum.


GAYRETLERİMİZİ SÜRDÜRECEĞİZ


Geçen hafta Brüksel'e yaptığım ziyarette işte bunları dile getirdim.


Eminim ki bizi anlıyorlar, haklılığımızı görüyorlar ama maalesef Rum tarafının engellemesi nedeniyle istediğimiz adımları atamıyorlar.


Ancak biz ısrarlı gayretlerimizi sürdüreceğiz.


Nihai ve şaşmaz hedefimiz Kıbrıs Türk Halkı'nın Kıbrıs Adası'nda kendi kendini idare ederek refah ve mutluluk içinde yaşaması olarak hep kalacak ve yolumuzda yürüyeceğiz.


20 TEMMUZ GÜNEŞİNİN KARARMASINA İZİN VERMEYECEĞİZ


Asla 20 Temmuz Güneşi'nin aydınlattığı yolumuzun karanlıklarda kalmasına izin vermeyeceğiz.


ULUSLARARASI AKTÖRLERE ÇAĞRI


Ekranları başında bizi izleyen çok değerli kardeşlerim bu anlamlı yıl dönümünde Kıbrıs konusu ile yakından ilgilenen uluslararası aktörlere de birkaç şey söylemek istiyorum.


BM


Öncelikle Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri değerli dostumuz Sayın Ban ki Moon ve arkadaşlarından çeşitli ayak oyunlarına ve oyalama çabalarına dikkat ederek hareket etmelerini beklediğimizi açıkça ifade etmem gerek.


Birleşmiş Milletler örgütü artık Kıbrıs'ta var olan gerçeklere dayalı, uygulanması ve yaşaması mümkün bir antlaşmanın önünün tıkanmasına izin vermeyerek haklı olanı ve olmayanı daha net bir şekilde süzmeli ve tavrını ortaya koymalıdır.


Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nden beklentimiz de Kıbrıs sorununun yaşayabilir bir antlaşma ile sonuçlanmasının bölge ve dünya barışına yapacağı katkı, yaratacağı olumlu atmosferin öneminin bilinci ile hareket edilmesidir.


Birleşmiş Milletler'in hala 4 Mart 1964'teki 186 numaralı karar paralelinde bir politika sürdürmesi yanlıştır.


Eğer 47 yıldır devam eden bu tutum doğru ise Kıbrıs konusunun çoktan hallolunması gerekmiyor muydu?


Sorun hala çözülmediyse o kararı ve o karar paralelinde alınan diğer kararları sorgulamak gerekmiyor mu?


Bizce gerekiyor.


AB


Avrupa Birliği Kıbrıs Türk Halkı'na verdiği sözleri yerine getirmelidir. Hala Rum şantajlarına boyun eğmelerinin Anavatan Türkiye ve Kıbrıs Türk Halkı'na karşı yapılmış bir haksızlık olduğunu ve kendileri için tarihi kayıplara neden olabileceğini anlamaları zamanı gelmiştir.


Avrupa Birliği eğer Kıbrıs Türk tarafının yararlarını da gözetmek durumunda ise ki Avrupa Birliği'nin Kıbrıs'la ilgili kararları bunu öngörüyor şu ana kadar yaptıkları doğru değildir, tutumlarını değiştirmeleri gerekir.


İslam dünyasından, İslam Konferansı Örgütü'nden beklentimiz ise bize daha etkin ve yoğun destek vermeleridir.


GÜNEY KIBRIS


Güney Kıbrıs'taki komşularımıza da şöyle seslenmek istiyorum;


-1974 öncesinde yaşananlardan ders çıkarmalısınız, 1974 öncesi yaşananları dikkate alarak bugün var olan gerçeklerden hareket ederek bir antlaşma yapılırsa bunun yaşayabilir ve kalıcı olacağını artık anlamanız lazım.


-Rum komşularımız olarak sizler, 15 Temmuz Yunan Darbesi öncesinde neler yaşandığını, Kıbrıs Türk Halkı'nın hangi saldırılara ve ambargolara maruz bırakıldığını, 15 Temmuz Darbesi'nin hedefinin adanın ivedi olarak Yunanistan'a ilhakı olduğunu unutmadan bizim neyi niçin istediğimizi anlamaya çalışmalısınız.


-Güney Kıbrıs'ın değerli yöneticileri, siyasileri Rum halkına 1974 öncesine dönülebileceği umudu vermekten vazgeçmelidir.


-1974'ün üzerinden 37 yıl geçmiştir. Kuzey Kıbrıs'ta kurulan bir siyasi, sosyo-ekonomik düzen vardır. Kıbrıs Türk Halkı kendi kendini idareden vazgeçmek, iki bölgeliliği, Anavatan Türkiye'nin etkin ve fiili güvencesini tehlikeye atmaktan yana değildir, olmayacaktır da.


-Varılacak bir antlaşma sonuçta referanduma gideceğine göre Türk tarafının " evet" diyebileceği makul istemlerle ortaya çıkılmalıdır.


Eğer yukarıda işaret ettiğim noktalarda ilerlemeler olursa Kıbrıs konusunun halledilmesi mümkündür.


Aksi takdirde ise Anavatan Türkiye Devlet ve Hükümet yetkililerinin de çok kez vurguladıkları gibi Kıbrıs Türk halkı daha fazla çözümsüzlüğün mağduru durumunda olmamalıdır.


Kıbrıs Türk halkının daha fazla beklemeye, daha fazla haksızlığa uğramaya tahammülü kalmamıştır."


Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan'a KKTC'ye yaptığı ziyaret için yeniden teşekkür ederek sözlerini şöyle tamamladı:


"Onu Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde görmek bizi her zaman mutlu etmiştir ve inanıyoruz ki fırsat buldukça bu vatan topraklarına da gelmeye devam edecektir.


Ve bir kez daha 20 Temmuz'u gerçekleştirenlerden aramızda olanları minnetle, aramızda olmayanları şükranla anıyorum.


Barış ve Özgürlük Bayramı hepimize kutlu olsun."


Yarınlarımız 20 Temmuz güneşi kadar parlak, birlikteliğimiz daim olsun.


Yine vurguluyorum:


Biz 1571'de de birdik 1974'te de, 2011'de de...


Ve biz yarın da birlikte olacağız...


Hep birlikte, tek yürek, tek hedef geleceğe uzanacağız.


Hepinizi sevgi ve saygı ile selamlıyorum."


(PHA/SEL)


 
20 Temmuz 2011 Çarşamba 14:43
Okunma: 479
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Gazete Manşetleri
 
Anket
Kıbrıs sorunu ile ilgili olarak 2016 sonuna kadar bir çözüme ulaşılabileceğine inanıyor musunuz?
Evet İnanıyorum
Hayır İanmıyorum
Kararsızım
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Kuzey’de ‘Rum mülkü’ satın alanların durumuGöbek eriten 10 baharatZayıflamak isteyenlere 5 uzman 5 süper öneriGünde iki fincan kahve içen erkeklerin...Kıbrıs'ta gezilecek yerlerSu geldi Rumlar çıldırdı İşte muhtemel yeni Kıbrıs haritasıTürkiye güzeli bakın kim çıktı!Doğu Akdeniz’de Enerji Stratejileri ve Bölgesel Güvenliğin GeleceğiDoğu Akdeniz’de hidrokarbon yatakları: Yeni bir jeopolitik mücadele sahası mı?
 
TÜRKİYE'DEN GELEN SUYUN DAĞITIMI VE PROJELENDİRİLMESİ ÇALIŞTAYI'NIN SONUÇ BİLDİRGESİ YAYINLANDIDoğu Akdeniz’de zengin gaz ve petrol rezervleri
 
 
Nöbetçi Eczaneler
LEFKOŞA KADER ECZANESİ  (Tel : (392)223-5499)
SEROL ECZANESI  (Tel : (392)227-2064)
GAZİ MAĞUSA SAKARYA ECZANESI  (Tel : (392)365-2989)
GİRNE SERTAÇ ECZANESI  (Tel : (392)815-9067)
GÜZELYURT İNCİ ECZANESI  (Tel : (392)714-3252)