Ana Sayfa » Kıbrıs » Cumhurbaşkanı Eroğlu Kıbrıs Tmt Mücahitler Derneği Heyetini Kabul Etti

Cumhurbaşkanı Eroğlu Kıbrıs Tmt Mücahitler Derneği Heyetini Kabul Etti

"Müzakere Masasında Neyi Temsil Ettiğimi Ve Benden Nasıl Bir Çözümün Beklendiğini Bilerek Oturuyorum"

 
 
Cumhurbaşkanı Eroğlu Kıbrıs Tmt Mücahitler Derneği Heyetini Kabul Etti
Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, müzakere masasında neyin temsilcisi olduğunu, neyi temsil ettiğini ve kendisinden nasıl bir çözümün beklendiğini bilen bir kişi olarak oturmakta olduğunu belirterek, Kıbrıs Türk halkına yaraşır, üzerinde bulunduğu topraklarda huzur ve güven içinde yaşayabileceği bir anlaşma mümkünse onu arayacaklarını, mümkün değilse de başka yolları olduğunu ve ona bakacaklarını söyledi.  

Rumların hayal aleminde yaşadıklarını, yıllardır vatandaşlarına doğruyu söylemediklerini, bütün Rumların geriye döneceği söylemleri ile halklarını aldatmakta olduklarını kaydeden Eroğlu, bütün Rumların geri dönmesinin mümkün olmadığını, aradan geçen zamanda Kuzey'de bir devlet kurulduğunu ve sosyo ekonomik yapı oluştuğunu ifade etti.

Cumhurbaşkanı Eroğlu, Yılmaz Bora başkanlığındaki Kıbrıs TMT Mücahitler Derneği heyetini kabulünde, Kıbrıs müzakerelerinde Türkiye'nin kendilerine herhangi bir müdahalesi bulunmadığını da kaydetti, "Biz görüşlerimizi ve düşüncelerimizi hazırlıyoruz; diyalog içinde müzakereleri sürdürüyoruz" dedi.

TC'nin KKTC'nin anavatanı olduğunu vurgulayan Eroğlu, "Ne biz Türkiye'yi bırakabiliriz ne Türkiye bizi" ifadesini de kullandı.

BORA

Kıbrıs TMT Mücahitler Derneği Dönem Başkanı Yılmaz Bora kabulde yaptığı konuşmada, aynı hedefe yönelmiş ve ulusal dava için omuz omuza çalışmış iki dernek olarak bir çatı altında toplanmanın mutluluğu içinde olduklarını söyledi.

İki derneğin bütün imkanlarını birleştirerek davada daha etkili olarak cumhubaşkanına daha fazla destek verebilmek için biraraya geldiklerini kaydeden Bora, "Bu adımı Türk toplumunda birlik ve beraberlik için sembol olmak istedik. Bugünkü ortamda birlik ve bareberliğe çok ihtiyacımız var" dedi.

Kıbrıs Türkleri'nin bugünlere nasıl geldiğini bilen insanlar olduklarını ve Cumhurbaşkanı Eroğlu'nun da bu evreleri bilen bir devlet adamı olduğunu ifade eden Bora, "Bugün gelinen aşamada bizim için önemli iki unsur devletin varlığı ve anavatanla olan birlikteliğimiz" ifadesini kullandı.

Bu iki değerin bugün büyük bir saldırı altında olduğunu vurgulayan Yılmaz Bora, "Planlı programlı bir şekilde bizi anavatandan koparabilmek için devletimizi içten yıkmak için içteki bir takım azınlık işbirlikçiler dış güçlerin desteğinde faaliyetler sürdürüyor" dedi.

Buna karşı önlem alınması gerektiğini belirten Bora, demokrasinin yarattığı imkanlar çerçevesinde bunlara karşı mücadele etmeye kararlı olduklarını söyledi.

Annan Planı döneminde Kıbrıs Türk halkı aldatılmışlığın acılarını çektiğini kaydeden Yılmaz Bora, halkın 2010 seçimlerinde iradesini ortaya koyarak Cumhurbaşkanı Eroğlu'nu ve ulusal davadan yana olan partiyi iktidara getirdiğini ifade etti.

"Bizim için başka bir seçenek yoktur" diyen Bora, anavatanla birlikte çıkılan yolda bu davadan geri adım atılamayacağını söyledi.

Kıbrıs Türkü'nün karşısında haksız ve gayrı meşru, yönetimi silh zoruyla elde etmiş bir idare bulunduğunu belirten Yılmaz Bora, "Yıllardır haklarımızı korumak için direndik. 1963-74 döneminde direndik ve haklı olduğumuz ortaya çıktı. Direnmeseydik bugünleri göremezdik" dedi.

Bugün de diplomatik, ekonomik, kültürel alanda direnerek haklılığı çeşitli platformlara götürmek için direnileceğini kaydeden Bora, günün birinde bu devletin de tanınma aşamasına gireceğine inandıklarını ifade etti.

Bora, artık tanınma sürecinin başlatılması gerektiğine inandıklarını vurguladı.

11 yıl 1963-74 yılları arasında Türkiye'nin yaptığı tüm uyarıları ikazları dikkate almayan Rum Yönetiminin şimdi de aynı şekilde Kıbrıs münhası alanında petrol ve gaz aramaya başladığına dikkat çeken Bora, Türkiye ve KKTC'nin ikazlarını dikkate almadığını ve bunun bir bedeli olacağını düşündüklerini söyledi.

"Bu hak yanlız onların değil. Hak verilmez alınır ve biz de gerektiğinde bu hakkı almayı bilen taraf olacağız" diyen Bora, Kıbrıs Türk tarafının sabırlı taraf olarak akılcı bir tutum sergilemekte olduğunu kaydeti.

Rumun aklıselime dönmesini umduklarını belirten Bora, Kıbrısın gerçeklerinin gözönünde tutulması gerektiğini Kıbrıs'ın gerçekleri de gözönüne alındığında sorunun Enosis yüzünden yaratıldığının ortada olduğunu vurguladı.

1974'de Türkiye'nin uluslararası hukuktan kaynaklanan hakkını kullanarak Kıbrıs'a müdahale ettiğini hatırlatan Bora, "Bu müdahale ile Kıbrıs'a yıllardır aranan barış huzur, güven ve çözüm geldi. O günden itibaren meydana gelen olgu bugün de korunmaktadır. İki ayrı bölgede nüfus mübadele anlaşmasıyla Kuzey'de Türkler güneyde Rumlar toplandı" dedi.

Cenevre görüşmelerinde Kıbrıs'ta iki ayrı otonom idarenin varlığından bahsedildi ve geriye dönüş olmayacağına dair mutabakat bulunduğunu anlatan Bora, bugün bunlar hiç olmamış gibi geriye dönüş ve birleşik Kıbrıs'dan bahsedildiğini ancak bunun mümkün olmadığını Kıbrıs gerçeklerine aykırı olduğunu söyledi.

Kıbrıs Türkü'nün bugün devletine ve Türkiyeye dört elle sarılması gerektiğini kaydeden Bora, "Bizler ne devletsiz ne de anavatansız varlığımızı koruyamayacağımızın bilinci içerisinde müzakerelerde dimdik ayakta durmanızı ve bu haklı dururumuzu savunacağınız inancı ile bir kez daha desteğimizi sunuyoruz" dedi.

EROĞLU

Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, Mücahitler Derneği ile TMT Derneği'nin birleşmesinden duyduğu memnuniyeti belirtti.

1955'de EOKA'nın ilk bombayı patlattığı günden beri Kıbrıs Türkü'nün ağır ağır organize olmaya başladığını anlatan Cumhurbaşkanı Eroğlu, 1974'e gelinceye kadar mücadele ruhunun Kıbrıs Türk tarafınca benimsenmesi ve ortaya çıkan anlamlı birliğin bugünleri yaşattığını söyledi.

"Birlikberaberlik içerisinde hareket etmemiş olsaydık, Birbirimize olan sevgimizi saygımızı devam ettirmemiş olsak, dağınık bir tablo içerisinde davranmış olsaydık belki 1974'ü bile görmek mümkün olmayabilirdi" diyen Eroğlu, Zürih Londra Anlaşmalarından sonra anlaşmanın yarattığı ortaklık devletinden dışlandıktan sonra çok daha zor şartlarda yaşabilineceğini söyledi.

Eroğlu, o günlerin zor günler olmasına rağmen Kıbrıs Türkünün birlik, beraberlik ve geleceğe yönelik ümitlerle durumun öyle kalmayacağı inancını korumasıyla birlik beraberliği sağladığını  kaydetti.

Cumhurbaşkanı Eroğlu şöyle devam etti:

"Rumlar 15 Temmuz 1974'de o hatayı yapmasaydı, bir nevi Türkiye'ye davetiye çıkarmasaydı belki Barış Harekatı da gerçekleşmezdi. Rumların hataları dünkü gibi bugün de devam ediyor. Kıbrıs'ın tümüne hakim olma düşüncelerinden bir türlü kurtulamıyorlar.

Türk askerinin buraya gelmesi mücadeleyle sağlanmış, Barış Harekatı'nın yarattığı coğrafya üzerinde bugün çok şükür bir devletimiz var. Ben müzakere masasında otururken bir devletimiz olduğu bilinci içerisinde oturuyorum. Bu düşünce bile bana güç veriyor.

Zaman zaman sayın Hristofyas ile yaptığım görüşmelerde bazen 'İşgal' dediğinde 'İşgalci sizsiniz. Unutma ki Makarios kurmuş olduğumuz ortaklık devletinin yıkılmasını sağlayandı.19 Temmuz 1974'de BM'de ülkem Yunanistan tarafından işgal edildi diye feryat eden makaryostu ve bu da Türkiye'ye bir davetiyedi. Türki'yenin müdahalesi işgal hareketi değil bilakis sizin işgal ettiğiniz. Kıbrıs Cumhuriyeti Güney Kıbrıs Rum Yönetimi olayını ortadan kaldırmak ve Kıbrıs'ta Türklerin Huzur ve güven altında yaşamasını sağlamak amacıyla Türkleri toplu katliamlardan kurtarırken sizleri de koministleri veya harekata karşı olan Rumları öldürüldüğü zamanda Türkiye müdahale etti ve siz de bende kurtuldum Benim gibi tüm türkler kurtuldu. Dolayısıyla ikimizin de Türkiye'ye teşekkür borcu var. Ben teşekkürümü ilan ediyorum ama senin teşekkürünü hiç duymadımö. Çünkü öldürülecekler listesinin başında sen vardın' diyorum. O 'Ben Yunanlıların darbesini protesto eden tek liderim' diyor. Ama ondan sonra protesto unutuldu. Şimdi Kıbrıs Rum halkının lideri olarak Kıbrıs'ta anlaşma olmaması için elinden gelen gayreti gösteriyor."

RUM BAŞKANLIK SEÇİMİ

2013'de Rum Başkanlık seçimi bulunduğunu da hatırlatan Cumhurbaşkanı Eroğlu, seçim için herkesin kendine müttefik aradığını, Hristofyas ve Anastasiadis'in EDİ ve DİKO'yu yanına almak için uğraştığını söyledi.

EDİ ve DİKO'nun programlarını incelediğini ve EDEK'in Rum Ulusal Konseyi'ne sunduğu deklorasyona baktığını da anlatan Eroğlu, "Ne Türk askeri ne Türkiye ne Türkiye'den gelenleri ister. Yani öyle bir tablo çiziyor ki 1974 harekatı olmamış, 1974'den önce yaşananlar yaşanmamış gibi" dedi.

HAYAL ALEMİ

Rumların hayal alemi içerisinde yaşamakta olduklarını 1974 öncesine dönüşün hayallerini yaşamakta olduklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Eroğlu, Rumların yıllardır vatandaşlarına doğruyu söylemediklerini bütün Rumların geriye döneceği söylemleri ile halklarını aldatmakta olduklarını söyledi.

"Bütün Rumların geri dönmesi mümkün değil" diyen Eroğlu, bu kadar zaman geçtiğini, Kuzey'de bir devlet kurulduğunu ve sosyo ekonomik yapı oluştuğunu ifade etti.

38 yılda insanların iskan edilip rehabilite edilmesi, ekonomik hayata girmesi ve bir düzenin oluşması gerçeğinin görülmesi gerektiğini kaydenen Eroğlu, Kıbrıs'ta gerçeklerin dikkate alınması gerektiğini vurguladı.

Dün ve bugün olan gerçekler bulunduğunu belirten Cumhurbaşkanı Eroğlu, "Bugün varolan gerçekler, Kuzey'de bir devlet Güney'de bir devlet var. Güney'de bir halk var Kuzey'de bir halk var ve bunlar birbirlerinden tamamen ayrı. Kıbrıs halkı değil Kıbrıs Türk halkı, Kıbrıs Rum halkı var. Bu gerçekleri dikkate almazsak bulunacak bir anlaşmanın yaşaması mümkün değildir" dedi.

Rumların bunları görüp görmeyeceğinin kendilerinin takdiri olduğunu da vurgulayan Cumhurbaşkanı Eroğlu, "Ben müzakere masasında neyin temsilcisi olduğumu, neyi temsil ettiğimi ve nasıl bir çözümün benden beklendiğini bilen bir kişi olarak oturuyorum" ifadesini kullandı.

Destekleri için teşekkür de adan Cumhurbaşkanı Eroğlu, Kıbrıs Türk halkına yaraşır, bu topraklarda huzur ve güven içinde yaşayabileceği bir anlaşma mümkünse onu arayacaklarını, mümkün değilse başka yolları olduğunu ve ona bakacaklarını söyledi.

TÜRKİYE'SİZ KKTC

Eroğlu, Türkiye'siz KKTC olamayacağını ve bunun için Anavatan Türkiye ile ilişkileri en sıcak noktaya taşımak için yıllardır mücadele ettiklerini ve bundan sonra da öyle olması gerektiğini kaydeti.

Anavatan Türkiye'nin KKTC'den uzaklaşmasının Kıbrıs Türkü'nün geleceği açısından tehlikeli olduğunu vurgulayan Eroğlu, Türkiye'nin gelmiş geçmiş tüm hükümetleri çok iyi diyalog kurmuş bir kişi olarak bugün de varolan yöneticileri ile iyi bir diyalog içerinde olduklarını belirtti.

"TÜRKİYE'NİN MÜDAHALESİ YOK"

Kıbrıs sorununu yürütürken müzakerelerde Türkiye'nin kendilerine herhangi bir müdahalesi bulunmadığına da dikkat çeken Cumhurbaşkanı Eroğlu, "Biz görüşlerimizi, düşüncelerimizi, görüşlerimizi hazırlıyoruz. Elbette diyalog içinde devam ediyoruz. Ama bazılarının zannettiği gibi TC'nin müzakerelerde bize herhangi bir empozesi yoktur" dedi.

TC'nin KKTC'ye katkıları bulunduğunu da hatırlatan Eroğlu, KKTC'nin kendi ayakları üzerinde durabilmesi için TC'nin yardımlarına ihtiyaç duyduğunu söyledi.

Türkiye'nin KKTC'nin Anavatanı olduğunu da vurgulayan Eroğlu, "Türkiye'de yaşayan insanlar bizim soyumuzdan. Buraya gelenler de Türk kardeşlerimiz. Dolayısıyla iki halk arasında sorun yaratmak, değişik zamanlarda değişik bölgelerden gelen insanlar arasında sorun yaratmaya çalışmak da geleceğimiz açısından tehlikeli. Bu konun kfalardan silinmesi gerekirken Türkiyeye karşı tavır içine girmenin de zaman  içinde ilişkilerimize zarar vereceği gibi, geleceğimiz açısından da sıkıntı yaratır. Ne biz Türkiyeyi bırakabiliriz ne Türkiye bizi" dedi.

(ŞEB-FY/GÜR)       FOTOĞRAFLI


TAK
 
22 Şubat 2012 Çarşamba 15:03
Okunma: 561
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Gazete Manşetleri
 
Anket
Kıbrıs sorunu ile ilgili olarak 2016 sonuna kadar bir çözüme ulaşılabileceğine inanıyor musunuz?
Evet İnanıyorum
Hayır İanmıyorum
Kararsızım
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Kuzey’de ‘Rum mülkü’ satın alanların durumuGöbek eriten 10 baharatZayıflamak isteyenlere 5 uzman 5 süper öneriGünde iki fincan kahve içen erkeklerin...Kıbrıs'ta gezilecek yerlerSu geldi Rumlar çıldırdı İşte muhtemel yeni Kıbrıs haritasıTürkiye güzeli bakın kim çıktı!Doğu Akdeniz’de Enerji Stratejileri ve Bölgesel Güvenliğin GeleceğiDoğu Akdeniz’de hidrokarbon yatakları: Yeni bir jeopolitik mücadele sahası mı?
 
TÜRKİYE'DEN GELEN SUYUN DAĞITIMI VE PROJELENDİRİLMESİ ÇALIŞTAYI'NIN SONUÇ BİLDİRGESİ YAYINLANDIDoğu Akdeniz’de zengin gaz ve petrol rezervleri
 
 
Nöbetçi Eczaneler
LEFKOŞA KADER ECZANESİ  (Tel : (392)223-5499)
SEROL ECZANESI  (Tel : (392)227-2064)
GAZİ MAĞUSA SAKARYA ECZANESI  (Tel : (392)365-2989)
GİRNE SERTAÇ ECZANESI  (Tel : (392)815-9067)
GÜZELYURT İNCİ ECZANESI  (Tel : (392)714-3252)