Ana Sayfa » Kıbrıs » Cumhurbaşkanı Eroğlu, UBP Kurultayı Öncesi Delegelerin Tedirgin Edildiğini, Genel Seçimlerde Bile Yapılmayan Baskıların Yapıldığını Söyledi

Cumhurbaşkanı Eroğlu, UBP Kurultayı Öncesi Delegelerin Tedirgin Edildiğini, Genel Seçimlerde Bile Yapılmayan Baskıların Yapıldığını Söyledi

"kurultay Çalışmaları Çerçevesinde Bin Geçici Memur Ve İşçi İşe Alındı".

 
 
Cumhurbaşkanı Eroğlu, UBP Kurultayı Öncesi Delegelerin Tedirgin Edildiğini, Genel Seçimlerde Bile Yapılmayan Baskıların Yapıldığını Söyledi
"KURULTAY ÖNCESİ PARTİ İKİYE BÖLÜNDÜ"


Lefkoşa, 10 Ekim 12 (T.AK.): Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, 21 Ekim Pazar günü yapılacak Ulusal Birlik Partisi (UBP) kurultayı öncesinde delegelerin tedirgin edildiğini, genel seçimlerde bile yapılmayan baskıların yapıldığını belirtti ve bunun doğru olmadığını vurguladı.


Kıbrıs TV'de "Son Durum" programına konuk olan Eroğlu, kurultay öncesinde geçici memur veya işçi olarak bin (1000) kişinin işe alındığını da açıkladı.


"HÜKÜMET OLANAKLARI KULLANILIYOR"


Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, "UBP'nin ülke için önemli bir parti olduğunu, 35 yılını fiilen içinde geçirdiği bu partide yaşanmakta olanları önemsememesi gibi bir durumun olamayacağını" belirtti.


UBP'nin kurulduğu tarihten itibaren yapılan bütün kurultaylarda bulunduğunu söyleyen Eroğlu, 7 aydır UBP kurultayının konuşulduğunu ve hükümet başkanı dahil herkesin bu kurultayla uğraştığını belirtti.


21 Ekim'de yapılacak kurultay için bazı bölgelerde tüzüğe uyulmadan delege yazıldığını, bazı ilçe kongrelerinin de kavgalar nedeniyle yapılamadığını anlatan Cumhurbaşkanı Eroğlu, "Hâlbuki yıllarca kongreler sessiz sedasız yapılmış ve herkes oyunu gelip kullanmıştır" dedi.


Özellikle son birkaç aydan beridir UBP'de cepheleşmelerin yaşandığına dikkati çeken Eroğlu, hükümetin bütün olanaklarının kurultay döneminde hükümeti elinde tutanlar tarafından kullanıldığını söyledi.


"Bir yıl sonra UBP'nin bir genel seçime gideceği unutuldu. Bana göre bu yanlıştır. Ben UBP'nin içinden çıkmış bir kişiyim. 34-35 sene aralıksız bir şekilde bu partinin içinde yer alan bir kişi, herhalde üç günde bu partiyi inkar edemez. Diğer bütün partilere de sempatim vardır. Onlar olmadan demokrasi olamaz" diye konuşan Eroğlu, parti içi yarışta bu kadar müdahalelerin olmasının, delegelerin tedirgin edilmesinin, genel seçimlerde bile yapılmayan baskıların yapılmasının doğru olmadığını ifade etti.


"ÖĞRETMENLİK İÇİN EKSİK KADRO AÇILDI"


"Estirilen terör havasından" üzüntü duyduğunu belirten Eroğlu, UBP'nin yıllarca parti içi demokrasiye önem verdiğini ancak gelinen son aşamada partililerin sindirildiğini kaydetti.


İşe almaların yapıldığını söyleyen Cumhurbaşkanı Eroğlu,  sözlerini şöyle sürdürdü:


"Şimdi bakıyorum Kamu Hizmeti Komisyonu'nda 65 kişi sınavda başarılı olmuş. Bazı dedikodular çıktı. Sınava şaibe karıştırıldı diye... Bakıyorum Komisyonu Başkanı da beyanatlar veriyor. Kendisi şu an yedinci senesindedir. Birçok sınavlar, atamalar olmuştur. Birçok şikâyetler de olmuştur. Hatta kendi bakanları bile, Hüseyin Celal bile sınavlara şaibe karıştırıldığını belgelerle ortaya koymuştur. Ama o dönemin ne Başbakanı ne de Cumhurbaşkanı sonuçları uygulamama noktasına gelmemiştir. Kaldı ki bu 65 kişi başarılı olmuşlardır. Öğretmen ihtiyacı 130'un üzerindeydi. Ama bir kısmını geçici tayin yapacaklar diye eksik kadro açtılar."


"ART NİYET ARIYORUM"


Eroğlu, Cumhurbaşkanı olduktan sonra KHK yönetimine bir kişiyi tayin ettiğini, geri kalan 4 kişinin ise  İkinci Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat döneminden onun tarafından atananlar  olduğuna dikkat çekti.


"Sen şimdi Başbakan olarak 'sonuçlar ilan edildi ama uygulanmasın' dersen ve 'bu işin ucu nere giderse gitsin' dersen, ben burada art niyet ararım" diyen Eroğlu, sınavı geçenlerin hiçbir suçunun olmadığını belirtti.


"KURULTAY İÇİN BİN KİŞİ İŞE ALINDI. BAŞBAKANLIK MÜSTEŞARI ONLARI BİZZAT BAŞBAKANLIĞA ÇAĞIRDI"


Son dönemlerde geçici memur veya işçi olarak bin kişinin işe alındığını ifade eden Eroğlu,  işe almaların da kurultay çalışmaları çerçevesinde gerçekleştirildiğine dikkat çekti.


Eroğlu, işe alınanların Başbakanlık Müsteşarı Hüda Aksoy tarafından Başbakanlığa çağrıldığını, Personel Dairesi Müdürü'nün de hazır bulunduğu toplantıda işe alındıklarını belirtti.


"Peki bunlar şaibeli değil de, 65 kişi sınava girdi ve şaibe kokusu alındı diye bu gençlerin ekmeğiyle niye oynanıyor" şeklinde tepkisini dile getiren Eroğlu, bunların yapılmaması gerektiğini ifade etti.


"BENİ HEDEF ALIYORLAR"


Eroğlu, burada hedef alınan kişinin kendisi olduğunu belirterek, "Benim sınava girecek bir torunum vardı. Bunun dışında da kimse yoktur. Zaten torunum da benim bilgim dışında sınava girdi. Üstelik torunum şu an İngiltere'de yüksek lisans yapma hakkı kazandı ve ülkede değil" dedi.


Kamu Hizmeti Komisyonu Başkanı Çetin Uğural'ın yaptığı açıklamalara da üzüldüğünü ifade eden Eroğlu, Uğural'ın konuşmaya hakkı olmadığını, çünkü kendi döneminde yapılan sınavların tümüne itirazlar yapıldığını söyledi.


"KURULTAY İÇİN PROPAGANDA EKİPLERİ GETİRİLDİ"


Cumhurbaşkanı Eroğlu, herkesi kucaklayarak bu güne geldiğini söyleyerek, ayak oyunlarına başvurmadığı için de 35 yıldır aktif siyasetin içinde olduğunu kaydetti. Eroğlu, ayak oyunlarının UBP'ye zarar verdiğini ve kurultay öncesi partinin ikiye bölünmesinin en çok kendisini üzdüğünü söyleyerek, konuşmasına şöyle devam etti:


"Ben bir önceki kurultayda İrsen Küçük'ü destekledim. Bunu bütün ülke biliyor. Kimse de bir söz söylemedi. Kimse Eroğlu niye karışıyor demedi. Ahmet Kaşif'ten de bir acı laf duymadım. Benim de bir kişiyi tercih etmeye hakkım var. Hele 35 senesini partiye vermiş bir kişi olarak böyle bir hakkım vardır. Şimdi her taraftan müdahale oluyor. İlk defa bu kurultayda, bir seçim kampanyası yürütülüyormuş gibi propaganda ekipleri var. Bu kişiler de dışarıdandır. Bunlar yanlıştır. Ama devletin imkanlarını kullanarak, vatandaşların sorunlarını istismar ederek bir yere varmaya çalışırsan bunun sonrası var. Bu da genel seçimlerdir. Parti transferlerle yürümez. Parti genel seçimde alacağı oylarla büyür. Particilikte bölgecilik yoktur. UBP bölgesel bütünlüğünü koruduğu takdirde genel seçimde başarılı olur. Bu bütün partiler için geçerlidir. UBP'nin büyüklüğü halkın bütün kesimlerini kucaklamasından gelmektedir. Özellikle Kamu Hizmeti Komisyonu'nda olanlardan dolayı verilen talimatlar, yapılan konuşmalar -ki dışarıdan gelenleri bile konuşturmaları- bana göre hiç doğru değildir."


Başbakan'ın, daha önceden beri Kamu Hizmeti Komisyonu'nu başbakanlığa bağlama konusunda çalışmaları olduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı Eroğlu, Kamu Reformu adında bir yasanın bu amaçla Başbakan tarafından Meclis'e sunulduğunu söyledi.


"Şu ana kadar hükümeti yeren bir konuşma yapmadım" diyen Eroğlu, Bakanlar Kurulu toplantılarına ise sadece müzakerelerin gidişatı ile ilgili bilgi vermek amacıyla katıldığını vurguladı.


Başbakan İrsen Küçük'ün "son liman Tokay değil" açıklaması ile 2. Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat'ın "kümesi tilkiye emanet etti" açıklamalarını da değerlendiren Eroğlu, şunları kaydetti:


"Ben Mustafa Bey'in böyle bir şey yaptığına inanmıyorum.  Mustafa Bey'i dün tanımadım.  Personel Dairesi'nde müdürlüğünden itibaren bugüne kadar tanıdım.  Amme Hizmeti Komisyonu'na bugüne kadar tayin ettiğim bir kişi var; Mustafa Tokay.  Diğerleri Sayın Talat'ın tayin ettikleridir... Talat Bey ne hakla 'kümesin başındakilere tilki' diyor? Amme Hizmeti Komisyonu'ndakiler kendi tayin ettikleridir. "


Cumhurbaşkanı Eroğlu, Talat'ın da Cumhurbaşkanlığı döneminde Cumhuriyetçi Türk Partisi Birleşik Güçler (CTP-BG) ile ilişkisini kesmediğini, kendisinin Cumhurbaşkanlığı görevine geldiği günden itibaren Ulusal Birlik Partisi'nin hiçbir icraatına müdahalede bulunmadığı söyledi.


Eroğlu, hükümetin icraatlarını değerlendirirken, halkın da yapılan icraatlardan pek memnun olmadığını söyledi. Eroğlu, vatandaşların kendisine dile getirdikleri şikayetlerden Başbakan İrsen Küçük'ü haberdar ettiğini kaydetti.


"UBP KKTC'NİN PARTİSİDİR, AİLE PARTİSİ DEĞİLDİR"


Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, Başbakan İrsen Küçük'ün "UBP'yi aile partisi olmaktan kurtardığını" iddia etmesinin yanlış olduğunu da belirtti.  "UBP hiçbir zaman Eroğlu partisi olmadı" diyen Eroğlu, UBP'nin kimsenin malı olmadığını, KKTC'nin partisi olduğunu kaydetti.


Eroğlu, Cumhurbaşkanlığı makamının verdiği sorumluluk içerisinde fazla açıklama yapmadığını da söyledi.


Geçmiş UBP kurultayında Başbakan İrsen Küçük ile birlikte hareket ettiklerini söyleyen Cumhurbaşkanı Eroğlu, kurultay sonrası Başbakan ile görüşerek kendisine bazı tavsiyelerde bulunduğunu anlattı.


Cumhurbaşkanı Eroğlu, Küçük'e yaptığı tavsiyeleri açıklarken, şöyle konuştu:


"Kendisine söyledim; Ne yaşım ne de makamım gereği parti başkanlığına dönme niyetim yoktur... Başbakanlık yapacaksan kadronu güçlendir... Senin başarılı olmanı isterim, bir karar alırken soracağın makamlar varsa sor ve karar al, sonra kararından dönersen sendikalar seni eleştirir...  Son olarak benden faydalan..."


"UBP kurultayının İrsen Küçük ile Ahmet Kaşif yarışı değil, İrsen Küçük ile Eroğlu yarışı olduğu" iddiasına da yanıt veren Cumhurbaşkanı, "İrsen'in rakibi ben değilim, Ahmet Kaşif'tir" dedi.  Kimseye oy vermeyeceğini söyleyen Eroğlu, kurultay konusu ile ilgili olarak hiçbir köy ziyaretinde bulunmadığını da kaydetti.


"Cumhurbaşkanlığı'nın arka kapısından delegeleri kabul ettiği" iddialarını da yanıtlayan Eroğlu, Cumhurbaşkanlığı'nda arka kapının zaten bulunmadığını, delegelerin giriş kapısından gelerek sorunlarını paylaştıklarını kaydetti.


Başbakan'ın "son limana kadar gideceğiz" sözlerinin kimseye yakışmadığını kaydeden Eroğlu, konunun zaten yargıda olduğunu belirtti.


Siyasi partilerin iktidar için uğraşmaları gerektiğine dikkat çeken Eroğlu, kurultayın iktidar anlamına gelmediğini ifade etti.


"DÜN BÖYLE BUGÜN BÖYLE DAVRANIŞLAR DA PARTİLİLER TARAFINDAN HOŞ KARŞILANMAZ"


Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, parti başkanlığına aday olmak için kendisinden destek isteyen bazı bakanların ve değişik makamlarda olanların şu anda İrsen Küçük'ün yanında olduklarını da açıkladı.


Cumhurbaşkanı şöyle devam etti:


"Mesela Geçitkale Güney Spor'un şampiyonluk gecesi vardı. Sayın Ahmet Kaşif daha resmen aday bile değildi ve 'Başbakan Kaşif' diye sloganlar olmuştu. Sunat Atun da ordaydı. Bana aday olmak istediğini, desteğimi verirsem aday olma niyetinde olduklarını söyleyenler de vardı. Daha sonra, 'Eroğlu bana destek verseydi aday olacaktım ama vermedi diye aday olmadım' diyenler de var. Hatta bazıları cumartesi, bazıları da cumaları beni ziyaret edip 'bu başkanla bu iş yürümez' diyenler vardı. Ben Cumhurbaşkanlığında rahat otururken ve Başbakan ile herhangi bir mücadelede değilken, bana gelip 'başbakan ile yürümez, parti bitiyor' diyenler niçin şimdi başbakanın yanında olduklarını ısrarla söylüyorlar? Siyaset bu değil... Eğer yanlışlar varsa söylersiniz. Değişim yolunda adım atarsınız. Hem değişmesi gerektiğini söylüyorsun, sonra bir anda dönüyorsun... Bunlar da hoş değildir... Dün böyle bugün böyle davranışlar da partililer tarafından hoş karşılanmaz."


Eroğlu, bugüne kadar hiçbir UBP kurultayında 21 Ekim'deki kurultay için yapıldığı gibi iktidarın gücünün delegeler üzerinde kullanılmadığını, geçmişte delegelerin her zaman için kendi iradeleriyle oy verdiklerini belirtti.


"TÜRKİYE BU TARTIŞMA İÇERİSİNE GİRMEZ"


Bir soruya karşılık Eroğlu, Ankara'dan kurultayla ilgili kendisine telkin gelmediğini de belirterek, gerek Başbakanın gerekse destekçilerinin 'Türkiye bizi ister' gibi yorumlar yaptıklarına ifade etti.


"Maalesef bazı davranışlar da müdahaleler olduğunu gösterecek özellikler taşımaya başlamıştır" diye konuşan Eroğlu, Türkiye'nin böyle bir tartışma içerisine girmek isteyeceğini düşünmediğini söyledi.


Eroğlu, "kraldan çok kralcıların" olduğunu da söyleyerek, , zaman zaman da "Türkiye Eroğlu'nu istemez" dendiğini ama bunun doğru olmadığını, çünkü Türkiye hükümeti ile sıcak ilişkiler içerisinde olduğunu kaydetti.


"BENİ MAHKÛM EDECEKMİŞ GİBİ DAVRANIŞLAR İÇERİSİNDE OLMASINA ÖFKELENİYORUM"


"İmzalı belge olayında benim başbakanımın beni mahkûm edecekmiş gibi davranışlar içerisine girmesine üzülüyorum; öfkeleniyorum. Herhalde onun kadar benim de aklım var" diye konuşan Eroğlu, şöyle devam etti:


"İnsan yaşlandıkça ihtiyarlar derler ancak iki unsur baki kalır: Biri hırstır, biri de yaşlılıktır. Hırs başkadır. O hırsı temsil ettiğin zümren için kullanacaksın. Başbakan olarak kalmak için hırslı olabilirsin. Ama unutmayacaksın ki sen bir partinin başısın ve bu partiyi bir sonraki genel seçime kazasız belasız taşımak mecburiyetindesin. Bir kurultayda partiyi bölersen, demek ki sonraki kurultaya parti kalmayacaktır. Şu anda tehdit ve baskı dönemi yaşanıyor. Hatta İrsen beyin dışında ilçe başkanları, milletvekilleri ve bakanlar da baskı yapıyor. Herkesin  çok dikkatli olması lazım. Çünkü bu tehditler döner ve partiye zarar verir."


"SİYASET ZİGZAGLARI KABUL ETMEZ"


Sunat Atun'un başka bir tercihi varken, 48 saate karar değiştirmesindeki esas nedeninin araştırılması gerektiğini de vurgulayan Eroğlu, "Çünkü bu arkadaş sandıktan çıktı ve benim bakan yaptığım bir kişi" dedi.


Genç bir siyasetçinin bir gün farklı, öteki gün farklı hareketler içerisine girmemesinden yana olduğunu belirten Eroğlu, siyasi hayatında hep bunu benimsediğini anlattı.


"Kendisi Mağusa İlçe Başkanlığına aday olmak istedi. Hatta bunun için istifayı da göz önüne alarak Başbakan istifasını sundu. Ancak oyun içerisinde oyun var mı, onu bilemem" diye konuşan Eroğlu konuşmasını şöyle sürürdü:


"Ben Mağusa kongresinden sonra kendisiyle hiç görüşmedim. İmkânımız da olmadı. Ya da yaratılmak istenmedi. Ama neticede herkesin gelecek vaat ettiğine inandığı bir siyasetçi idi. Ancak televizyondan izlediğim kadarıyla bu tavrı Mağusa'da büyük bir öfkeye neden oldu. Şimdi bu davranışı babasına sorarak mı yaptı bilemem. Ama belli ki üzerinde bir baskı olsa gerek. Belki bugüne kadar Kaşif'e verdiği destek can-ı gönülden değilmiş. Ama siyasette var olmak isterse, siyaset böyle zig zagları kabul etmez"


ERKEN SEÇİM...


Olası bir hükümet krizini temenni etmediğini söyleyen Eroğlu, erken seçimin gündeme gelebileceğini de belirtti.


Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, siyasetin kızışmaya başladığına dikkat çekerek, Kamu Hizmeti Komisyonu'nun yaptığı sınava inanmayanların, hükümetin yapacağı sınavlara inanıp inanmayacağını merak ettiğini ifade etti.


"RUMLAR BİZİMLE İŞBİRLİĞİNE GİRMİYORLAR"


Güven artırıcı önlemler çerçevesinde kurulan komitelerden birinin suçluların iadesi, sınır olaylarında işbirliği yapma gibi gündemle kurulduğunu da anımsatan Eroğlu, "Ancak Rum yönetimi bizimle işbirliği yapma düşüncesine bu güne kadar girmemiştir" dedi.


Rum Yönetimi'nin böyle bir düşünceye girmediği gibi, kendinden ayrı bir devletin toprağına girdiğini belirten Eroğlu, şöyle devam etti:


"Neticede burada egemen bir devlet, egemen bir halk, bu egemen devletin de sınırları vardır. Bu yüzden bizim sınırlarımızı bizim bilgimiz olmadan aşmaları mümkün değildir. İkincisi; zaten aşma hakkı yoktur. Çünkü, bu konuda işbirliği yapma teklifi bizim tarafımızdan gelmekte, bugüne kadar reddeden taraf da Rum tarafı olmaktadır. Dolayısıyla  başka bir devlete ait topraklara girdiklerini anlamaları lazım. Hem benim toprağıma girmiştir, hem de birinci dereceden askeri bölgeyi ihlal etmiştir. Hem de benim vatandaşımı, belinde tabancalarla darp etmeye çalışmışlardır."


"BM YETKİLİLERİ TAKDİR ETTİ"


Cumhurbaşkanı Eroğlu, Rum Yönetimi'ne çağrıda bulunarak, iki komşu devlet olarak suçluların iadesine yönelik anlaşma yapılabileceğini ifade etti.


Bu gibi durumlarda işbirliği anlaşmasının da yapılabileceğini belirten Eroğlu, müzakere masasında da bir çok kez bu yönde teklifte bulunduklarının kaydetti.


Eroğlu, askeri ve sivil mahkemelerin yaşanan olayla ilgili davayı çok kısa sürede sonuçlandırdığına işaret ederek, "Birleşmiş Milletler yetkililerinden de, olayı çok kısa südre sonuçlandırdığımız için teşekkür aldığımızı belirtmek istiyorum" dedi.


(HY/GUR)


 
10 Ekim 2012 Çarşamba 18:09
Okunma: 431
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Gazete Manşetleri
 
Anket
Kıbrıs sorunu ile ilgili olarak 2016 sonuna kadar bir çözüme ulaşılabileceğine inanıyor musunuz?
Evet İnanıyorum
Hayır İanmıyorum
Kararsızım
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Kuzey’de ‘Rum mülkü’ satın alanların durumuGöbek eriten 10 baharatZayıflamak isteyenlere 5 uzman 5 süper öneriGünde iki fincan kahve içen erkeklerin...Kıbrıs'ta gezilecek yerlerSu geldi Rumlar çıldırdı İşte muhtemel yeni Kıbrıs haritasıTürkiye güzeli bakın kim çıktı!Doğu Akdeniz’de Enerji Stratejileri ve Bölgesel Güvenliğin GeleceğiDoğu Akdeniz’de hidrokarbon yatakları: Yeni bir jeopolitik mücadele sahası mı?
 
TÜRKİYE'DEN GELEN SUYUN DAĞITIMI VE PROJELENDİRİLMESİ ÇALIŞTAYI'NIN SONUÇ BİLDİRGESİ YAYINLANDIDoğu Akdeniz’de zengin gaz ve petrol rezervleri
 
 
Nöbetçi Eczaneler
LEFKOŞA KADER ECZANESİ  (Tel : (392)223-5499)
SEROL ECZANESI  (Tel : (392)227-2064)
GAZİ MAĞUSA SAKARYA ECZANESI  (Tel : (392)365-2989)
GİRNE SERTAÇ ECZANESI  (Tel : (392)815-9067)
GÜZELYURT İNCİ ECZANESI  (Tel : (392)714-3252)