Ana Sayfa » Kıbrıs » Cumhurbaşkanlığı'ndaki toplantı

Cumhurbaşkanlığı'ndaki toplantı

Küçük:'Rum Tarafının Çapraz Oylama Konusunda Ortaya Koyduğu Tutumu Desteklememiz Mümkün Değil'

 
 
Cumhurbaşkanlığı'ndaki toplantı
Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu'nun  New York'ta gerçekleştirilen son Greentree Zirvesi konusunda mecliste temsil edilen partilere yönelik düzenlediği toplantı tamamlandı.  

Saat 10.15'te başlayan ve yaklaşık 3 saat sürüp 13.10'da tamamlanan toplantı sonrası parti başkan ve temsilcileri açıklamalarda bulundular.

Sağ partiler Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu'na tam destek verip, temmuza kadar çözüm olmaması durumunda yeni bir tutum belirlenmesi gerektiği yönünde görüş ortaya korken; sol partiler daha aktif bir politika ile çözümün zorlanmasını, aksi takdirde sürecin sonunda Türk tarafının daha fazla zorda kalacağını dile getirdiler.

BAŞBAKAN KÜÇÜK

Toplantı sonrası ilk açıklamayı yapan UBP Genel Başkanı ve Başbakan İrsen Küçük, Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu'nun toplantıda Greentree Zirvesi'nin detaylarını ayrıntılarına kadar aktardığını söyledi.

Gerekli bilgilerin alındığını, toplantıya katılan parti başkanlarının görüşlerini  bir kez daha ortaya koyduğunu ifade eden Küçük,  bu toplantıların faydasının da bu olduğunu vurguladı.

Greentree zirvesinde basına açıklandığı gibi vatandaşlık, mülkiyet ve yürütmenin seçiminin ele alındığını,  Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu'nun zirvede vatandaşlık konusunda kendilerinin de desteklediği bir öneri ortaya koyduğunu anımsatan Küçük,  zirvede bir sonuç çıkmamasına karşın Rum tarafının bu öneriyi değerlendireceğini açıkladığını söyledi.

Mülkiyet konusunun konuşulmaya devam edildiğini, yürütmenin seçimi konusunda çapraz oylamayla ilgili sıkıntının halen devam ettiğini anlatan Başbakan Küçük, Rum tarafının çapraz oylama konusunda ortaya koyduğu tutumu desteklemelerinin mümkün olmadığına işaret etti.

Küçük, toplantının faydalı geçtiğini, değerlendirmelerin devam edeceğini de ekledi.

YORGANCIOĞLU

CTP-BG Genel Başkanı Özkan Yorgancıoğlu ise yaptığı açıklamada, Greentree zirvesinin olumsuz geçtiği bir dönemde, burada yapılan toplantının kendileri açısından çok da önemi olmadığını söyledi.

"Önemli olan burada yapılan toplantılar değil, iki liderin yaptığı toplantılarda Kıbrıs sorununa çözüm bulunmasıdır" diyen Yorgancıoğlu,  liderlerin Greentree'ye hazır gitmediği görüşünü ortaya koyarak, şöyle konuştu:

"Liderler bundan sonra kalan sürede bu işi başarıya götürecek performans ortaya koyarlar mı, bir tartışma konusudur. Bizim sayım cumhurbaşkanından ısrarla istediğimiz, tıkanan  yönetim ve güç ile mülkiyet konularında çok daha etkin politikaları masaya taşımasıdır.Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri'nin ve onun buradaki temsilcisinin taraflardan talep ettiği bilgi ve belgeleri süratle masaya koymasıdır.

Ancak Rum tarafının da 'hakem yok, süre yok' gibi taleplerinin doğru olmadığını belirtmek istiyorum. Aksi takdirde bu sürecin uzaması riski vardır."

Kilitlenen konuları aşacak öneriler ortaya koymaması durumunda Türk tarafının bugünkü durumdan çok daha kötü konuma düşeceği yönünde endişeleri bulunduğunu ifade eden Yorgancıoğlu, kendilerinin görüştüğü diplomatların Türk tarafının daha fazla girişimci olması ve yapıcı öneriler ortaya koyması beklentisi içinde olduklarını gözlemlediklerini söyledi.

Yorgancıoğlu, "Biz bu yöndeki görüşlerimizi Sayın Cumhurbaşkanı'na ilettik. Umarım dikkate alır ve Kıbrıs Türk halkı da bugünkü koşullardan daha iyi bir noktaya gelir. Biz takipçisi ve sorgulayıcısı olacağız ve bu süreçte Kıbrıs sorununun yeniden halkımızın gündeminde birinci sıraya taşınması için de elimizden geleni yapacağız" şeklinde konuştu.

Yorgancıoğlu, Rum tarafından BM Genel Sekreteri Kıbrıs Özel Temsilcisi Alexander Downer'e yönelik ortaya konan tepkinin süreci nasıl etkileyeceğine ilişkin bir soruya karşılık ise ortaya konan tepkinin çok uzun süreli olacağını düşünmediğini söyledi.

Rumların zaman zaman bu tür tepkilerinin olduğunu, Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Raif Denktaş'ın da zamanında bazı diplomatlara öfkelendiğini hatırladığını belirten Yorgancıoğlu, buna karşı sürecin devam ettiğini vurguladı.

Yorgancıoğlu, Kıbrıs sorununun uluslararası boyutu olduğunu, o nedenle burada oluşacak tepkilerin  süreci çok olumsuz etkileyeceğini düşünmediğini ekledi.

ÇAKICI

TDP Genel Başkanı Çakıcı da toplantının kendisini yorduğunu, çünkü çok fazla kafa karışıklığı ve farklı vizyonla politikaların yapıldığını söyledi.

Greentree'de ele alınan bir konunun yönetim ve güç paylaşımı ve çapraz oylama konusu olduğunu belirten Çakıcı, "Bir kaç ay önce önce yapılan toplantıda çapraz oylamada oranın yüzde 20'den, yüzde 10'a düşmesi  ve içerisinde de nitelikli oy aranması gerektiğini, çözümün böyle bulunabileceğini söylemiştik. Sanki biliyormuşuz gibi Greentree'de yapılan müzakereler sonucunda Birleşmiş Milletlerin önerisi de yüzde 10 oldu" dedi.

Bugün gerçekleştirilen toplantıda çapraz oylama konusunda bir noktaya yürünebileceğini gördüklerini ama  hala konunun uzlaşmaz bir noktada durduğuna işaret eden TDP Genel Başkanı Çakıcı, şöyle konuştu:

"Bugün bir paket hazırlanması konusunda öneri yaptık.  İçinde 4 özgürlük, fır hattının ikiye bölünmesi, federal yürütmenin oluşumu  ve çapraz oylamanın  yüzde 20'den 10'a düşürülmesi ve kriter de konacaksa çapraz oyun ortadan kaldırılmasının senatonun en az 3'te 2 oyuyla olabileceğini içeren bir paket. Böyle bir paketle bir noktaya gelinebileceğini düşünüyorum. Umarım Türk tarafı bunu ciddi bir öneri olarak ortaya koyar."

Türk tarafından net adımlar gelmediği için Rum tarafından da mülkiyetle ilgili net adımların gelmediğini, bu nedenle de mülkiyette de sorunların bulunduğunu anlatan Çakıcı, mülkiyetle ilgili iade ve tazminat konusunun yanında eşdeğer konusunda yaşanan adaletsizliğin de gündeme getirilmesi görüşünü dile getirdi.

Rumların mülkiyet konusunda adım atmaması, bir çok konuda direnmesi, Karpaz'da 5 köyü talep etmesinin de süreci zora sokan etkenler olduğuna işaret eden Çakıcı, "Sonuçta Birleşmiş Milletler bu işten bıktı. Bir rapor hazırlayacak ve bence her iki tarafın da lehine olmayacak. Kaybeden kim; bence biziz. Çünkü Rumlar Avrupa Birliği'ndendir, hallerinden memnundur ve yollarına devam ederler" şeklinde konuştu.

Vizyonu olmayan ve çözümsüzlükten çıkar elde eden partiler bulunduğunu ileri süren Çakıcı, "İki yolumuz var: Bir, bu yolun devamıdır. Bu yolda memnunsanız devam edin diyorum... İkincisi; bizim söylediğimiz yoldur. Beğenen beğenir, beğenmeyen beğenmez. Ben bir Kıbrıslı Türkü Avrupa Birliği'nin başkanı olarak görmeyi, Avrupa Birliği'ni yönetecek Kıbrıs Türk halkını hayal ediyorum. Bunun tarihi de 1 Temmuz 2026'dır. Umarız erken zamanda çözüm bulunur ve Avrupa Birliği'nin başkanı olacak onurlu ve gururlu bir Kıbrıs Türk halkı görürüz" dedi.

BENGÜ ŞONYA

DP Genel Sekreteri Bengü Şonya ise, Cumhurbaşkanı Eroğlu'nun zirve konusunda kendilerini bilgilendirdiğini söyledi.

Greentree zirvesinin ana gündem maddesini çapraz oy konusunun oluşturduğunu gördüklerini ifade eden Şonya,  parti olarak çapraz oya karşı olduklarını yineledi.

"Bizim için önemli olan görüşmeci heyetimizin karşı unsurla görüşürken,  karşı unsurun hissiyatına göre davranıp ona göre pozisyon almasıdır. Dolayısıyla karşı tarafın hiç bir şekilde adım atmadığı bir ortamda bizim elimizdeki kartları tamamen açılmaması gerektiğine inanıyoruz" diyen Şonya, buna örnek olarak Rum tarafının BM tarafından istenilen 20 sayfalık belgeyi son ana kadar vermemesini gösterdi.

Görüşmelerin Downer'in vereceği rapor sonucunda bir uluslararası konferansa ve ondan sonra da nihai bir pozisyona gitmesinin parti olarak ana hedefleri arasında olduğunu belirten Şonya, "Eğer bu gerçekleşmeyecekse, bu sorunun çözümlenemeyeceği bir şekilde tescil edilmelidir ki Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ve Kıbrıs Türk halkı olarak  bundan sonra ne yapacağımızı bilerek yolumuza devam edelim" şeklinde konuştu.

AVCI

ÖRP Genel Başkanı Turgay Avcı da toplantının çok yararlı geçtiğini söyledi.

Greentree  zirvesinde Türk tarafının yine olumlu, pozitif yaklaşımlı ve açılım yapan taraf olduğunu ifade eden Avcı, bu süreçte destek verdikleri Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu'na bundan sonraki süreçte de destek vereceklerini söyledi.

"Greentree'de bizim önerilerimize ve yaklaşımlarımıza karşılık, hiç bir konuda yanıt vermeyen, hiç bir konuda bir düşünce ortaya koymayan bir Rum tarafı vardır. Her şeyi Ulusal Konsey'e  ve iç politikaya bağlayan bir Hristofyas vardır. Şaşırmadık, ama en azından BM'nin ve Avrupa Birliği'nin daha farklı bir yaptırımlara gitmesi gerektiğini yine vurguluyoruz" diyen Avcı, "BM Genel Sekreteri Ban usanmıştır, yorulmuştur. Genel Sekreter beşinci üçlü görüşmeden sonra, altıncı zirve konusunda bir ifade kullanmadı.  Yani 'son son üçlü zirve' anlamındadır bu. Kullandığı ifade şudur: 'Mart sonunda Downer'in raporu doğrultusunda çoklu konferans çağıracağım'..." şeklinde konuştu.

BM Genel Sekreteri'nin Hristofyas'ın tepkisine rağmen bu ifadeyi kullandığını,  ardından ise Rum Meclisi'nin oy birliği ile Downer'i istemedikleri yönünde karar aldığını ifade eden Avcı sözlerini şöyle tamamladı:

"Bu şunu göstermektedir: Rum Yönetimi yine bir köşeye sıkışma noktasındadır. Rum Yönetimi temmuza kadar işi oyalayıp bu işten kaçmak istiyor. Biz parti olarak Cumhurbaşkanımıza, Mart sonuna kadar yine bu süreci zorlayan, öneriler ortaya koyarak  bütün dünyaya Kıbrıs Türkünün çözüm için irade ortaya koyan tarafın olduğunu göstermemiz gerektiğini, ama temmuzda da Rum Yönetimi çözümsüzlüğe devam ederse bunun bir son olması gerektiğini  parti olarak belirttik. Ben  verdikleri bilgiler ve çözüm yönünde ortaya koyduğu irade için partim adına sayın Cumhurbaşkanı'na teşekkür ediyorum.  Çözümsüzlüğün devam etmesi halinde tüm siyasi partilerin ve Meclis'in ne yapacağımızı, ayakları üzerinde duran bir Kıbrıs Türk  halkı için hangi yolda ilerleyeceğimizi konuşmamız gerekiyor."

ERTUĞRULOĞLU

DGP Genel Başkanı Tahsin Ertuğruloğlu da, yararlı bir toplantı olduğunu ve gerekli bilgileri aldıklarını söyledi.

Greentree'de parti olarak kendilerini şaşırtan bir olay yaşanmadığına işaret eden Ertuğruloğlu, Kıbrıs adasını bir Helen adası olarak görüp bu uyuşmazlığı yaratan ve bugünlere kadar gelmesini sağlayan Kıbrıs Rum tarafının bakış açısında herhangi değişikliğin olmadığını vurguladı.

Kıbrıs Türk tarafının başarı ile müzakereleri götürmekte olduğunu, müzakere heyetinin kendilerini parti olarak sıkıntıya sokan bir olayı olmadığını ifade eden Ertuğruloğlu, "Ama artık Kıbrıs Türk halkının belirsizlik içerisinde yaşadığı bu kadar yıla artık dur deme zamanının geldiğine inanıyoruz. Bu müzakere süreci bir şekilde artık neticeye varmalıdır. Anlaşma olur veya olmaz..." dedi.

Rum tarafından Türk tarafını bir anlaşma olması yönünde umutlandıracak bir yaklaşım göremediklerine dikkati çeken Ertuğruloğlu, bu nedenle halkı gerçekleşmeyecek beklentiler içerisinde tutmanın bir anlamı olmadığını belirtti.

Ertuğruloğlu sözlerini şöyle tamamladı:

"Kıbrıs Türk halkı Rum halkının, Rum Yönetimi'nin insafına terk edilmemesi gereken bir halktır. Seçeneksiz halk değiliz.  'Alternatifimiz yoktur'  diye bir bakış açımız yoktur. Müzakerelere bu şekilde bakan partileri de bu yaklaşımlarından vazgeçmeleri yönünde ikaz etmeye de çalışıyoruz. Önümüze bakmamız ve alternatifleri değerlendirmemiz gerekir. Bunları değerlendirirken birinci görevimizi unutmamamız lazım. Birinci görevimiz Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ni, evimizi bir düzene sokmaktır. Evimizi  düzene sokmadan, Rum tarafından, AB'den şundan bundan medet ummanın bir anlamı yoktur. Ya biz kendi kendimizi adam edeceğiz, ya da başkalarının gelip bizi adam etmesini beklemekle kendi kendimize hakaret ederiz, halkımıza da haksızlık etmiş oluruz."

 
3 Şubat 2012 Cuma 16:38
Okunma: 462
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Gazete Manşetleri
 
Anket
Kıbrıs sorunu ile ilgili olarak 2016 sonuna kadar bir çözüme ulaşılabileceğine inanıyor musunuz?
Evet İnanıyorum
Hayır İanmıyorum
Kararsızım
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Kuzey’de ‘Rum mülkü’ satın alanların durumuGöbek eriten 10 baharatZayıflamak isteyenlere 5 uzman 5 süper öneriGünde iki fincan kahve içen erkeklerin...Kıbrıs'ta gezilecek yerlerSu geldi Rumlar çıldırdı İşte muhtemel yeni Kıbrıs haritasıTürkiye güzeli bakın kim çıktı!Doğu Akdeniz’de Enerji Stratejileri ve Bölgesel Güvenliğin GeleceğiDoğu Akdeniz’de hidrokarbon yatakları: Yeni bir jeopolitik mücadele sahası mı?
 
TÜRKİYE'DEN GELEN SUYUN DAĞITIMI VE PROJELENDİRİLMESİ ÇALIŞTAYI'NIN SONUÇ BİLDİRGESİ YAYINLANDIDoğu Akdeniz’de zengin gaz ve petrol rezervleri
 
 
Nöbetçi Eczaneler
LEFKOŞA KADER ECZANESİ  (Tel : (392)223-5499)
SEROL ECZANESI  (Tel : (392)227-2064)
GAZİ MAĞUSA SAKARYA ECZANESI  (Tel : (392)365-2989)
GİRNE SERTAÇ ECZANESI  (Tel : (392)815-9067)
GÜZELYURT İNCİ ECZANESI  (Tel : (392)714-3252)