Ana Sayfa » Spor » CUMHURİYET MECLİSİ GENEL KURULU TOPLANDI

CUMHURİYET MECLİSİ GENEL KURULU TOPLANDI

Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu, "Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Hükümeti arasında Su Temini ve Yönetimine İlişkin Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun Bulunmasına İlişkin (Onay) Yasa Tasarısını? görüşüyor.

 
 
CUMHURİYET MECLİSİ GENEL KURULU TOPLANDI

(T.A.K): 

Yasa tasarısının görüşülmesinden önce DPUG Genel Başkanı Serdar Denktaş, Karpaz'da "ruhsatsız yapı yapıp hapis cezası alan kişiler? hakkında söz aldı.

Denktaş, bu konunun mahkemede halen devam ettiğini ve karar aşamasında olduğunu, ancak kamuoyunda tartışılan bir konu olduğunu belirterek, Karpaz bölgesindeki kaçak yapılarla ilgili hapis alan şahıslar bulunduğunu, bunun da Meclis'te görüşülerek kararın mahkemeye bırakılmadan çözülebileceğini kaydetti.

Kürtaj olayı ile ilgili kişilerin teminatla serbest bırakılmasından rahatsız olduğunu, bunun yara açtığını, olayların farklılığının da açık olduğunu ve bir "adaletsizlik hissi? olduğunu ifade eden Denktaş, Meclisin bunu gruplar arası ele alabilmesi önerisini buraya taşımak istediğini söyledi.

Nasıl ele alınması, yargı kararına müdahale olmadan nasıl bunun düzeltilebileceğini önermek için söz aldığını ifade eden Denktaş, buna bir çözüm üretmenin görevleri olduğunu, bu konuda gerekli hassasiyetin gösterileceğine inanç belirtti.

Kaçak yapıların yasallaştırılmasından bahsetmediğini, sadece kaçak yapı yaptı diye hapse atılması değil, bu konuda gerekli başka cezaların uygulanabileceğini ifade eden Denktaş, bu önerisinin kaçak yapılara af çıkarmak anlamına gelmemesini istedi.

Başbakan Ömer Kalyoncu da, yargıda olan konuyla ilgili çalışma yaptıklarını, Dipkarpaz bölgesinde ayrı bir yer tespit edildiğini, konunun Şehir Planlama önünde olduğunu ve devletin de katkılarıyla oradaki bungalowların taşınacağını kaydetti. Kalyoncu, yargının da bunu gözönünde bulunduracağına inanç belirtti.

UBP İskele Milletvekili Nazım Çavuşoğlu da, 25 yıldır bu konuların yaşandığını, "kaçak? ve ya "izinsiz? yapılar yapıldığını, mahkeme süreçleri yaşandığını ifade ederek, Denktaş'ın önerisine saygı duyduğunu, ancak buradaki yapılarla ilgili geçmişte yapılan uygulamaların ve protokollerin hükümet değişikliklerinde devam ettirilseydi bugün bu sorunun yaşanmamış olacağına işaret etti.

Çavuşoğlu, çünkü bazı dönemlerde buralara izin verildiğini, sonra verilmediğini, değişiklikler yaşandığını, kaçak yapıların birçok yerde bulunduğunu ancak buradaki kararın ağır bir karar olduğunu, yargıya saygıdan dolayı çok konuşulmadığını ancak temennilerinin bundan sonra tüm hükümetlerin kaçak yapılara hızlı bir şekilde müdahale etmesi olduğunu söyledi.

TDP Gazimağusa Milletvekili Hüseyin Angolemli de, esas suçluların aralarında olduğunu savunarak, bu konunun iyi araştırılması gerektiğini vurguladı. Angolemli, bu konuda izin veren herkesin isim isim ortaya çıkarılmasını istedi.

SU TEMİNİ VE YÖNETİMİ ANLAŞMASIYLA İLGİLİ  ONAY YASA TASARISI

Konuşmaların ardından Hukuk Siyasi  İşler ve Dışilişkiler Komitesi Başkanı İzlem Gürçağ, "Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Hükümeti arasında Su Temini ve Yönetimine İlişkin Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun Bulunmasına İlişkin (Onay) Yasa Tasarısı? raporunu okudu ve tasarı üzerinde genel görüşmeye geçildi.

ÇAKICI

Tasarı üzerine ilk sözü TDP Lefkoşa Milletvekili Mehmet Çakıcı aldı. Çakıcı, su konusundaki TDP görüşlerini birçok kez ortaya koyduklarını, artık sonuca gelindiğini ifade ederek, TDP olarak suyun Kıbrıs'a gelmesine karşı olmadıklarını, dertlerinin; "ideolojik ve siyasi görüşün karşı karşıya gelmesi, temel sorunun da; suyun ticari malzeme olup olmadığı ve kar amaçsız halka dağıtımı mı yoksa kar amacıyla halka dağıtımı mıdır?? olduğunu kaydetti.

Suyun ticari malzeme olmadığını, TDP olarak bunu böyle görmediklerini ve bundan sonra da görmeyeceklerini ifade eden Çakıcı, suyun özelleştirilmesine, halka satılmasına, kar elde edilmesine, ülke kaynaklarının bu şekilde kullanılmasına karşı olduklarını vurguladı.

Devlet eliyle bu su çalışmalarının yapılabileceğini ifade eden Çakıcı, herşeyi devlet yapsın yönetsin demediklerini ancak Kıbrıs Türk halkının stratejik noktalarının devlet elinde olması gerektiğini kaydetti.

Çakıcı, örnek olarak su gibi Ercan, elektrik ve telefonu vererek, bunları devletin yönetmesi gerektiğini vurguladı. Çakıcı, "bu anlaşmaya ?evet' diyecek vekilleri tarihin yazacağını? ifade ederek, suda tekel oluşacağını, ama aslında gerekli olanın rekabet şartlarının artırılması olduğunu söyledi.

"TARİHİN EN BÜYÜK PEŞKEŞ ANLAŞMASI?

Bu anlaşmanın "Kıbrıs Türk tarihinin en büyük peşkeş anlaşması? olduğunu iddia eden Çakıcı, bu anlaşma ile ülkenin tüm su kaynaklarının ve Kıbrıs Türk halkının tüm su haklarının tek bir şirkete verilmesini çok yanlış bulduğunu söyledi.

Çakıcı, halka doğruların söylenmediğini de ileri sürerek, suyu devletin işletmesini, yönetmesini ve halkına en ucuz şekilde verilmesini savunduklarını kaydetti.

Suyun Rum tarafına satılıp satılmayacağı, nasıl verileceği konularının da anlaşmada yer almadığını ifade eden Çakıcı, anlaşmada; suyun KKTC topraklarından geçtiğini ancak Rum tarafına suyun verilmesi durumunda KKTC'nin komisyon alıp almayacağının da yer almadığına dikkat çekti.

Yap işlet devret modelinin de bir özelleştirme olduğunu ifade eden Çakıcı, projenin tek bir özel şirkete verilmesinin "peşkeş? olacağını, zaten bu şirketin adının da belli olduğunu iddia etti, bu konuda genel grev olması gerekirken "herkesin tüm sendikaların uyuduğunu? savundu.

Bugün bu anlaşma görüşülürken herkesin Meclis önünde olması gerekirken, kimsenin olmamasını eleştiren Çakıcı, bu konuda mücadele verilmemesini görmekten üzüntü duyduğunu söyledi.

Çakıcı, belediyelerin de bu sisteme girmesi için zorlama yapıldığını, girmemesi durumunda bu belediyelere yaşam şansının tanınmadığını, eşit şartlar sağlanmadığını savunarak, aslında burada eşit şartlar olabileceğini, ancak bu konuda "ameliyatın bittiğini ve şu anda pansumanı nasıl yapacaklarını? konuştuklarını kaydetti.

"ANLAYAMIYORUZ?

Çakıcı, TDP'nin bu anlaşmaya ret oyu vereceğini, evet diyecek partileri de anlayamadıklarını ifade ederek, "KKTC devletini savunan? partilere de seslendiğini, kendilerinin devleti ve kaynaklarını savunduğunu, ancak bu sözü söyleyen partilerin "ülke egemenliğini ve haklarını devretmek istediğini? söyledi.

Ercan'ın da özelleştirildiğini, ancak takip edilmediğini, denetlenmediğini ifade eden Çakıcı, orada da büyük bir kavga olduğunu, ortakların mahkemede olduğunu anlattı.

ÖĞRENCİLER GENEL KURULU İZLEDİ

Bu arada Hamitköy'de bulunan Dr. Fazıl Küçük İlkokulu'ndan 5. Sınıf öğrencileri, Cumhuriyet Meclisi Genel Kurul salonundaki izleyici locasından milletvekillerinin toplantısını izledi. 

 

CTP-UBP Hükümetinde Ekonomi Sanayi ve Ticaret Bakanı olarak görev yapan UBP Gazimağusa Milletvekili Sunat Atun, Su Anlaşması ve Projesinin; Kıbrıs Türk halkının gurur duyacağı bir proje olduğuna vurgu yaparak, “Bu proje; çok tartışılan CTP-UBP hükümetinin ülkeye bıraktığı en büyük kazanımdır” dedi.

Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu, “Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Hükümeti arasında Su Temini ve Yönetimine İlişkin Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun Bulunmasına İlişkin (Onay) Yasa Tasarısını” görüşüyor.

UBP Gazimağusa Milletvekili Sunat Atun, TDP Lefkoşa Milletvekili Mehmet Çakıcı’nın ardından söz alarak, yıllardır aynı hikayeleri dinlediklerini, o yüzden aynı düzeye inemeyeceklerini ifade etti.

Bunun üzerine TDP Milletvekili Mehmet Çakıcı yerinden, “Bana Meclis kürsüsünden hakaret edebileceğinizi, düzeysiz diyebileceğinizi mi sanıyorsunuz” diyerek tepki gösterdi.

Konuşmasına devam eden Atun, Meclis kürsüsünden hep şahsa itam yapıldığını, ispatı olmadığını “atın kalsın” mantığıyla hareket edildiğini, ancak bunun halkı ülkeyi bir yere getirmediğini ifade etti.

Bu projenin gurur duyulacak bir proje olduğunu, Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın da bu projeyi taktir ettiğini ifade eden Atun, bu projenin geliştirilmesi için mücadele edileceğine eleştirilmesinin yanlış olduğunu işaret etti.

Demokrasinin işletilmesinin doğru olduğunu ama şahsı yıpratarak projelerin anlaşmaların bozulamayacağını, halkın bunu beklemediğini, halkın kendisine fayda eden icraatları desteklediğini ifade eden Atun, su konusunun gurur duyacağı bir proje olduğunu, bunun da çok tartışılan CTP-UBP hükümetinin ülkeye bıraktığı en büyük katkısı olduğunu vurguladı.

ÇAKICI

TDP Lefkoşa Milletvekili Çakıcı da söz alarak, kendisine sataşma yapıldığını, ancak Atun’un şahsı ve karakteriyle ilgili bir şey söylemediğini, ancak Atun’un “kendi düzeyine inmeyeceğini” söylemesi üzerine söz aldığını kaydetti.

Çakıcı, “Atun’un kendisine hakaret ettiğini” ifade ederek, başka konulara girmek istemediğini, ancak Atun’un “birden bire değişimlerini mi” konuşmasını istediğini sorarak, “Atun kardeşim benim düzeyimi sorgulamak senin haddin değil” dedi.

TÖRE

UBP Lefkoşa Milletvekili Zorlu Töre de, su projesi anlaşmanın bugün onaylanıp uluslararası anlaşmalar içerisine gireceğine inanç belirterek, su projesinin Kıbrıs Türk halkına hediye olduğunu, bu yüzden bu projenin gerçekleştirilmesinin sevindirici olduğunu vurguladı.

Töre, bu yüzden teşekkür edilmesi gerektiğini, ülkede yer alt sularında ciddi sıkıntılar yaşandığını, ürün sağlığının da bozulduğunu, evdeki kullanım sularının sağlık yönünden ciddi sıkıntıları olduğunu anlattı.

Türkiye’den gelen suya ve Anavatan Türkiye’ye şükretmek gerektiğini ifade eden Töre, bu projenin Kıbrıs’taki dört en büyük olaydan biri olduğunu vurguladı.

Töre, bu anlaşmayı kabul edenleri de etmeyenleri de anlayışla karşıladıklarını ifade etti.

DİNÇYÜREK

Bağımsız Gazimağusa Milletvekili Hakan Dinçyürek de, tüm milletvekillerinin görüşlerini dile getirirken düşüncesinin ülkesi olduğuna inanç belirterek, ülkede ve bölgede su sıkıntılarına işaret etti, çölleşmeye karşı mücadele konusunda BM’nin yaptığı çalışmaları anlattı.

Dinçyürek, ülkede su sıkıntısının çok yüksek olduğunu, özellikle bu yaz Türkiye’den gelen suyun kullanılmaması durumunda ülkede içme ve kullanım suyu sıkıntısı çekileceğini, yer altı kaynaklarının çöktüğünü söyledi.

Suyun KKTC’ye gelmesinden önce yapılması gereken ev ödevlerinin dört dörtlük yapılamadığını, bu yönde kendi bakanlığı döneminde de birçok çalışma yaptığını ancak gerekli adımların atılamadığını anlatan Dinçyürek, hükümetin su ve ekonomik protokol ile ilgili yapması gereken birçok iş olduğunu vurguladı, projelerin anlaşmaların çok iyi planlanıp imzalanması gerekliliğine değindi.

Bunlar konuşulması gerekirken başka konuların görüşüldüğünü ifade eden Dinçyürek, su konusunda büyük bir zaman kaybı yaşandığını vurguladı.

Ülkenin artık kısırdöngü tartışmalar içinde kaybedecek zamanının kalmadığını belirten Dinçyürek, “su krizinin” iyi yönetilemediğini ve bedelini halkın ödediğini, yanlış uygulamaların da hükümetin sonunu getirdiğini kaydetti.

Dinçyürek, önemli olanın toplum yararına olan projelerin desteklenmesi olduğunu belirterek, vatandaşın milletvekilinden bunu beklediğini söyledi.

Bugün onaylanacak metinde kendisinin de içine sinmeyen maddeler olduğunu, bunun belediyelerle ilgili bir madde olduğunu ifade eden Dinçyürek, 12. Maddenin yanlış olduğunu, pratikte karşılığı olmadığını işaret etti.

Serbest rekabet ortamının savunulması gerektiğini ifade eden Dinçyürek, ancak önemli olanın halka en ucuz şekilde suyun iletilmesi olduğunu kaydetti ve bu yöndeki düşüncelerini anlattı.

Tarım kullanım suyunun da yüksek ücrette olabileceği uyarısında bulunan Dinçyürek, bu konuda iyi çalışılması gerektiğini, tarım ve kullanım suyunu ayrıştırmasının çok da ekonomik akla uygun görünmediğini ifade etti.

Dinçyürek, anlaşmanın 2 Mart 2016 yılında imzalandığını, protokolün de 3 ay içinde imzalanacağının taahhüt edildiğini ifade ederek, bu yöndeki çalışmaların ne aşamada olduğunu sordu.

Türkiye’deki sistemle ilgili bilgiler veren ve su anlaşmasını madde madde yorumlayan Dinçyürek, su işletmesi konusunda sıkıntılar olduğunu, bu yönde sektörde de endişeler olduğunu belirtti, bu anlaşmada, su işletmeciliği hakkı verilip verilmediğinin açıklanmasını istedi.

Oyunun olumlu olacağını ifade eden Dinçyürek, projede yer almaktan ve çalışmaktan da onur duyduğunu söyledi, hayırlı olmasını diledi.

TATAR

UBP Lefkoşa Milletvekili Ersin Tatar da, “Asrın Projesi’nde” katkısı olan herkese saygılarını sunarak, bu büyük mühendisliğin ülkeye ve halka hayırlı olmasını temenni etti.

Tatar, ülkenin kuraklık aşamasında olduğunu, ileriki yıllarda bunun daha da hissedileceğini, bu bakımdan bu projenin ülke için çok önemli ve dünyada bir ilk olduğunu belirterek, bu çalışma içerisinde yer almaktan onur duyduğunu belirtti.

Su gibi bir zenginliğin ülkeye ulaştırılmasının büyük ekonomik bir kazanım olduğuna da işaret eden Tatar, suyun petrolden de değerli olacağını, çünkü susuz ne tarım ne turizm olabileceğini kaydetti.

Suyun ülkeye getirilmesinin çok kazançlı olduğunu işaret eden Tatar, bundan sonra önemli olanın ihale şartnamesinin hayat bulması olduğunu vurguladı.

İhalenin büyük önem taşıdığını, bu yüzden ihale yapılırken fiyat, yıl, yatırımlar, zirai amaçlar konularına büyük önem gösterilmesi gerektiğine vurgu yapan Tatar, örneğin zirai alanda şu anda suyun bir TL altında fiyat olduğunu, bu yüzden buna dikkat edilmesini istedi.

Tatar, ihaleye katılacaklara bunun duyurulması gerektiğini, bu konuda fiyatın belirlenip sektörleri ve halkı rahatsız edecek bir rakamın yaratılmasına izin verilmemesi gerektiğini, bu konuda endişeleri bulunduğunu anlattı.

Tatar, şu anda belediyelerin kullanım suyunu 3 ile 5 TL arasında fiyatlandırdığını, burada kullanım miktarının belli olduğunu ancak zirai alanda buna dikkat edilmesinin önem taşıdığını söyledi.

Boru hattının güvenliğinin sağlanması konusuna da dikkat çeken Tatar, Türkiye Cumhuriyeti’nin bu konudaki gücüne işaret etti, teşekkürlerini sundu, yatırımın ülkeye hayırlı olmasını temenni etti.

ANGOLEMLİ

TDP Gazimağusa Milletvekili Hüseyin Angolemli de, yanlış yolda olduklarını, suya kimsenin karşı olmadığını, konunun “kendi kendini yönetme, devlet olma meselesi” olduğunu kaydetti.

Herkesin su gelirken Türkiye’nin suyu KKTC’ye teslim edeceği ve KKTC’nin de kullanacağını düşündüğünü ancak öyle olmadığını ifade eden Angolemli, su anlaşmasında 6. Maddede ücret ile ilgili KKTC’nin değil özel şirketin muhatap görüldüğünü söyledi.

Maddeyi okuyan ve yorumlayan Angolemli, şikayetlerinin bu ve bunun gibi maddelere olduğunu, örneğin ihale sonrası oluşacak bir anlaşmazlıkta da mahkemenin İstanbul’a taşınacağını kaydetti.

Angolemli, suyun ülkeye gelişine herkesin memnun olduğunu, ancak sıkıntının su yönetimi olduğunu ifade ederek, “Mücadelemiz kendi kendini yönetme olayıdır” dedi. Kıbrıs müzakereleri sürerken bundan ödün verilmemesi gerektiğini ifade eden Angolemli, ülkeyi idare edenlerin bu konularda hassas olmalarını istedi.

Angolemli, su anlaşması ve ihale sürecinde belediyelere de önem verilmesi gerektiğini, projeye dahil veya dahil olmayan tüm belediyelere eşit davranılması konusunda gerekli hassasiyetin gösterilmesi gerekliliğine değindi.

 
14 Nisan 2016 Perşembe 12:52
Okunma: 2583
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Gazete Manşetleri
 
Anket
Kıbrıs sorunu ile ilgili olarak 2016 sonuna kadar bir çözüme ulaşılabileceğine inanıyor musunuz?
Evet İnanıyorum
Hayır İanmıyorum
Kararsızım
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Kuzey’de ‘Rum mülkü’ satın alanların durumuGöbek eriten 10 baharatZayıflamak isteyenlere 5 uzman 5 süper öneriGünde iki fincan kahve içen erkeklerin...Kıbrıs'ta gezilecek yerlerSu geldi Rumlar çıldırdı İşte muhtemel yeni Kıbrıs haritasıTürkiye güzeli bakın kim çıktı!Doğu Akdeniz’de Enerji Stratejileri ve Bölgesel Güvenliğin GeleceğiDoğu Akdeniz’de hidrokarbon yatakları: Yeni bir jeopolitik mücadele sahası mı?
 
TÜRKİYE'DEN GELEN SUYUN DAĞITIMI VE PROJELENDİRİLMESİ ÇALIŞTAYI'NIN SONUÇ BİLDİRGESİ YAYINLANDIDoğu Akdeniz’de zengin gaz ve petrol rezervleri
 
 
Nöbetçi Eczaneler
LEFKOŞA KADER ECZANESİ  (Tel : (392)223-5499)
SEROL ECZANESI  (Tel : (392)227-2064)
GAZİ MAĞUSA SAKARYA ECZANESI  (Tel : (392)365-2989)
GİRNE SERTAÇ ECZANESI  (Tel : (392)815-9067)
GÜZELYURT İNCİ ECZANESI  (Tel : (392)714-3252)