Ana Sayfa » Kıbrıs » CUMHURİYET MECLİSİ GENEL KURULU TOPLANDI

CUMHURİYET MECLİSİ GENEL KURULU TOPLANDI

Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu bugün saat 10.30'da Meclis Başkanı Sibel Siber başkanlığında toplandı.

 
 
CUMHURİYET MECLİSİ GENEL KURULU TOPLANDI

(T.A.K): 

Meclis'in gündeminde güncel konuşmalar bulunuyor.

İktidarın 39 milletvekiline sahip olduğunu ancak muhalefet katılmasa meclisin nisap sorunu yaşayacak halde olduğunu dile getiren Denktaş, bu durumu eleştirdi.

"UBP eğer meclis işe yaramıyor görüşündeyse, bunu çıksın açık açık söylesin. Biz de ne yapacağımızı bilelim? diyen Denktaş, geniş tabanlı hükümetin ne meclis çalışmalarına ne de sorunların çözümüne desteği olmadığını savundu.

Ardından Ekonomi Maliye Bütçe ve Plan Komitesi Başkanlığı'na Ferdi Sabit Soyer'in seçildiği Genel Kurul'un bilgisine sunuldu.

SİBER MECLİS "ENGEL DEĞİL? PROJESİYLE İLGİLİ YAŞANANLARI ANLATTI

"Projelerin hayata geçirilmesi konusunda yaşananlar? hakkında bilgi vermek üzere kürsüye çıkan Meclis Başkanı Siber, konuşmasının ne iktidarı ne gelmiş geçmiş hükümetleri nede kamu görevlilerini eleştirmek olmadığını dile getirdi.Amacının sorun tespiti yapmak olduğunu dile getiren Siber, gelinen notayı bir kez daha gözler önüne sermek ve bürokrasinin yarattıklarını ortaya koymak olduğunu kaydetti.

Meclis açılış konuşmasında, Meclis binasının engelli bireylere uygun hale getirilmesi için meclis engel değil isimli bir proje başlattıklarını belirttiğini hatırlatan Siber, geçmiş oturumlarda DP-UG Başkanı Denktaş'ın da konuyla ilgili bir sorusu olduğunu ifade etti.

Siber, projenin kısa süre içinde hayata geçmesi için elinden gelen çabayı gösterdiğini ancak bürokrasi nedeniyle sürecin sarktığını anlattı.

Siber Siber, süreci şöyle anlattı:"2 yıl önce Meclis kürsüsünde yaptığım o açıklamadan sonra projenin kısa sürede yaşam bulması için girişim başlattım. Özellikle finansman konusunda sıkıntı yaşamayacağımızı öğrendiğimde doğrusu çok sevinmiştim. Çünkü bir projede karşılaşılabilecek en büyük sıkıntı hepimizin bildiği gibi kaynak bulma zorluğudur. Finansmanı Türkiye Cumhuriyeti kaynaklarından ve Meclis bütçesinden karşılayabilecektik.

Bu nedenle ilk iş olarak, KTMM Odası'nı arayarak  proje ile ilgili  gönüllü katkı  talep ettim. Bu talep olumlu karşılandı ve Mimarlar Odası proje ile ilgili bir ön çalışma yaparak Meclis Başkanlığı'na sundu. Daha sonra  kamu binaları ile ilgili projelerin ve maliyet keşfinin Planlama İnşaat Dairesi tarafından yapılması gerektiği bilgisini alınca sözlü olarak Planlama İnşaat dairesinden çalışma talep ettim.

18 Haziran 2014'te çalışmanın tamamlandığına ve 468.993 TL'lik maliyet keşfi yapıldığına dair Planlama İnşaat Dairesi Meclis Başkanlığına yazı gönderdi. Hemen ertesi gün, Maliye Bakanlığına meblağın blokesini talep yazısı gönderdim.

10-11-2014 de Maliye Bakanlığı'ndan bloke yazısı geldi. Bütçesi de artık hazır olan projenin, 23 Aralık 2014 yılında Merkezi İhale Komisyonu'na gönderildiği bilgisini de aldık.  Artık işin sonuna geldiğimizi düşünüyordum. O günlerde proje ile ilgili gelen sorulara ve özellikle konuyla ilgili sivil toplum örgütlerine yaptığım açıklamalarda da "ihale sonucunu bekliyoruz? yanıtını vermekteydim.

Fakat ihale sonucunu beklerken maalesef yeni bir yıla girmiştik. Ocak ayında, 20-01-2015 de Planlama ve İnşaat Dairesi'nden bir yazı geldi. Yazıda, Merkezi İhale Komisyonu Başkanı,  blokenin 2014 yılına ait olduğunu ve 2015 için yeni bloke yapılması gerektiğini belirtiyordu. Bunun üzerine tüm bu yazışmalara yeniden başladım.

Önce Maliye Bakanlığı'na tekrar yazı yazarak 2015 yılı bütçesi için yeniden bloke istedim. 26 -2 -2015' te Maliye Bakanlığı'ndan onay yazısı geldi. Aldığım onay yazısını yeniden Planlama ve İnşaat dairesine bir yazıyla ilettim.  O da Merkezi İhale Komisyonu'na iletti. Bu bürokratik işlemlerden sonra doğal olarak artık ihaleye çıkılmasını bekliyordum.

Fakat zaman geçiyordu ve bir haber yoktu. Bunun üzerine ne olup bittiğini öğrenmek için 5 Ağustos 2015' te  Planlama ve İnşaat Dairesi'nden yazılı bilgi talep ettim. Gelen cevabi yazıda, Meclis tatilinde inşaatın başlamasının daha uygun olacağını tarafımızdan sözlü talep edildiğini, bu nedenle ihale dosyasının bekletildiğini ve 3 Haziran 2015'te Merkezi İhale Komisyonu'na gönderildiğini ifade ediliyordu. Yazı aynen şu ifadelerle devam ediyordu: ?3 Haziran 2015'te gönderdiğimiz ihale dosyası, Merkezi İhale Tüzüğü'nde değişiklikler yapıldığı gerekçesi ile 6 Ağustos 2015'te elden dairemize geri gönderilmiştir. İhale tüzüğündeki değişiklikler 2 Temmuz 2015'te yapılmasına rağmen,  ihale belgelerinde yapılan değişiklikler 6 Ağustos 2015'te dairemize iletilmiş ve aynı gün gerekli düzeltmeler yapılarak Merkezi İhale Komisyonuna geri gönderilmiştir'. 

Neticede dosyamız 3. kez tekrar Merkezi İhale Komisyonu'na gönderiliyordu ve artık ihaleye çıkılacak ve sonuçlanacak diye yeni bir umut başlıyordu. Bir taraftan da yine yılın sonuna yaklaşıyorduk ama doğrusu artık bir pürüz çıkmaz diye umut ediyordum. Bu arada sürekli telefonda arıyor ve merkezi İhale komisyonu başkanından bilgi talep ediyordum.

Merkezi ihale Komisyonu başkanı ile yaptığım son telefon görüşmesinde ihalenin Eylül sonu açılacağı bilgisini aldım. Nihayet derin bir nefes almıştım ve bu müjdeyi de Meclis açılış konuşmasında meclis başkan yardımcısının yaptığı konuşmada paylaştık. O konuşmada, 30 Eylül'de ihale açılacak diye 1 Ekim'de ?ihale açıldı' bilgisini verme hatasına düştük ne yazık ki... Bu tutanaklara da maalesef böyle yansıdı.?

"Engelsiz meclis kendi yarattığımız engellerimize takıldı o yüzden 2016'ya kaldı? diyen Siber, dün ihalenin açıldığı bilgisini aldığını ancak 2014'te yapılan maliye keşif üzerinden 2 yıl geçtiğini ve döviz kur farkı nedeniyle 60 bin TL maliyet farkı oluştuğunu kaydetti.

Bu gerçeklerle yüzleşilmesi ve vatandaşın devletle ilişkilerinde nasıl bir bürokratik engellerle karşılaştığının da görülmesi gerektiğini anlatan Siber, böylece vatandaş ve sivil toplumdan gelen şikâyetlerin daha iyi anlaşılabileceğini dile getirdi.

Bunun gibi birçok örneğe daha rastlanabileceğini anlatan Siber, "Akıncılar yolu ne oldu sorusunun cevabı da buradadır? dedi.

Bu konuşmanın şikâyet değil, duyarlılığı artırmak amaçlı yapıldığını Siber konuşmasını şöyle tamamladı:

"Sonuç olarak, 40 yılda yarattığımız bu hantal yapıyı hemen değiştirmek mümkün olmasa da özellikle son dönemlerde gittikçe yükselen hoşnutsuzluk ve bu yapının sürdürülemez olduğu konusunda toplumda oluşan ortak görüş ve reform isteği en güçlü motivasyondur diye düşünüyorum. Üzerimize düşen görev,  sürekli değiştirilen tüzüklerle değil, yasa ile ihaleleri açmak.

Komitemizin gündeminde olan Kamu İhale Yasası'nı bir an önce geçirmek ve bir de bürokrasiyi bugünkü hantal yapısından kurtarmak.

Şu sözümü bir kez daha tekrarlıyorum. Kıbrıs sorununu çözmek sadece kendi irademizle mümkün değil ama kendi iç kurumsal yapımızı düzeltme iradesi büyük ölçüde elimizdedir. Olası bir çözümde de kendi içyapımızı düzeltmenin yine bizim görev ve sorumluluğumuzda olacağını unutmadan, bu yapıyı iyileştirici somut adımlar atmalıyız.?

Genç İş Adamları Derneği (GİAD) ve beraberindeki Avrasya Ekonomik İlişkiler Derneği (EkoAvrasya), Tüm Karadeniz Sanayici ve İşadamları Derneği (TÜKSİAD) heyeti de Meclis Genel Kurulu'nu izliyor.

 

 Toplumcu Demokrasi Partisi (TDP) Girne Milletvekili Zeki Çeler, Meclis Başkanı'nın bile bürokrasi konusunda "isyan ettiğini?, bunun icraat noktasında gereken adımların atılması gerektiğini gösterdiğini söyledi.

Toplumcu Demokrasi Partisi Girne Milletvekili Zeki Çeler, "Özel sektör çalışanları?yla ilgili güncel konuşma yapmak üzere kürsüye çıktı.

Meclis'te bir zeytin ağacının istibdali için karar alınacağını hatırlatan Çeler, bununla ilgili bile çalışma yapılırken 2006-2012 arasında ülkedeki iş kazalarında 52 kişinin hayatını kaybettiğini ancak bununla ilgili çalışma yapılmadığını söyledi.

Önlem alınmaması nedeniyle yaşananları iş kazası değil iş cinayeti olarak niteleyen Çeler, "Geçen haftalarda da 1974'ten günümüze 1832 insanımızı trafiğe kurban verdiğimizden bahsetmiştim. Gerek trafik gerek iş canavarları insanımızı parçalayıp yutmaya daha ne kadar devam edecek? Bu konuda yeterli denetim yapılıyor mu? Kaç denetçimiz mevcuttur? Yapılıyorsa da ölümler engellenebiliyor mu? Yeterli denetim elemanı var mı?? sorularını sordu.

İnşaat ve imalat sektöründe örgütlenmiş birlik, kurum, kuruluş ve sendikalarda iş sağlığı ve güvenliğiyle ilgili alınan tedbirler ve eğitimler konusunda da bilgi isteyen Çeler, şöyle devam etti:

"Çalışma Dairesi ilan ettiği münhalde bu ay içerisinde; İş sağlığı ve güvenliği hizmeti veren kişilerin ve kurumların belgelendirilmesi için güzel bir girişim başlatmıştır. Bunu da sevindirici bir girişim olarak belirtmeden geçemeyeceğim. Devamını diliyorum. Tabii denetim altında tutulmasını da.?Özel sektörde sendikalaşmanın önünü açmak konusunda devletin öncü olması gerektiğini dile getiren Çeler, "Patronlar karşısında, emekçilerin örgütlenmesi ve hak arama mücadelesine girişmeleri kolay değildir. Desteğimiz bu yüzden şarttır? dedi.

AKANSOY

Bunun üzerine söz alan İçişleri ve Çalışma Bakanı Asım Akansoy, Çeler'in söylediklerinin çoğunun gerçekleri yansıttığını, iş güvenliğiyle ilgili sorunlar olduğunu ve bu konuda daha aktif olunması gerektiğini dile getirdi.

İş güvenliğiyle ilgili çalışma yapan müfettiş sayısının ada çapında 14, Lefkoşa'da 4-5 kişi olduğunu ve bunların operasyonel hizmet yapamadığını, sadece kendilerine gelen ikazlara yönelik çalışma yapabildiğini ifade etti.

Akansoy, bu konuyla ilgili kısa süre önce Taşeronlar Birliğiyle çalışma yaptıklarını ve konuyla ilgili STK'larla da bir araya gelerek denetimlerle ilgili daha ileri çalışmalar yapacaklarını söyledi.

İlgili yasaların bir an önce meclisten geçmesi gerektiğini anlatan Akansoy, özel sektörde sendikalaşma konusunun da önemli olduğunu; bu konuda ilerleyen günlerde çalışma yapacaklarını bildirdi.

 Meclis Genel Kurulu'nda Demokrat Parti Ulusal Güçler (DP-UG) Girne Milletvekili Özdemir Berova, "Sağlıktaki son gelişmeler? başlıklı konuşma yaptı.

Berova, "sağlığın duvara tosladığını? ifade ederek, çalışma şartları ve diğer haklar konusunda hekimlerin çileden çıkarıldığını söyledi.

Berova, sağlık bakanlığının açıklamalarını da değerlendirerek, ikinci iş yapan doktorlara açılan soruşturmalardan çıkan sonuçları açıkladı ve sağlık bakanlığının gerekli düzenleme yapmadan kendi kendine bir nevi kurşun sıktığını savundu.

Yapısal durumda zor da olan bir sistem üzerinde hekimler çalıştığını ve bu nedenle eylem başlattıklarını anımsatan Berova, bazı hekimlerin de yetersiz çalışma koşulları nedeniyle kamu hekimliğinden istifa ettiğini anımsattı.

Berova, hükümetin sağlık yasalarıyla ilgili hazırladığı yasa tasarılarının meclise taşınmasının çok sene önce başlatılan çalışmalar olduğunu ancak bu kararı desteklediklerini söyledi.

Söz konusu yasa tasarılarının yasalaşması halinde sağlıktaki sorunların bitmeyeceğini ifade eden Berova, bu yıl sağlığa ayrılan bütçesinin geçen yıldan 6 buçuk milyon eksiltildiğini ifade ederek böyle bir bütçede genel sağlık sigortasının yasalaşması halinde bir takım sıkıntılar olacağını kaydetti.

İZBUL

Bunun üzerine söz alan Sağlık Bakanı Salih İzbul, sağlığın duvara tosladığının doğru olduğunu ancak bunun nedenlerine bakılması gerektiğini kaydetti.

Sağlıktaki sorunların gelmiş geçmiş iktidarlar tarafından ötelendiğini dile getiren İzbul, özellikle 2011 sonrası giren hekimlerin komik rakamlara çalıştığını, bunu düzeltme yönünde çabaları olacağını belirtti.

Son günlerde bir kaotik ortam oluştuğunu bir hekimin ikinci iş nedeniyle işine son verilmesi nedeniyle hekimler arasında haklı bir huzursuzluk meydana geldiğini ifade eden İzbul, bunun sonucu ortaya çıkan eylemlere müdahale ettiklerini anlattı.

Bu olaylara soğukkanlılıkla yaklaşılması gerektiğini söyleyen İzbul, hekimlerin bir müddet daha hükümete süre verdiğini ifade etti.

Devrim niteliğinde bir sistem kurmak için çalıştıklarını anlatan İzbul, sağlık sigortasının maliyeye etkisi konulu çalışmanın tamamlandığını söyledi.

İşten durdurulan hekimin ithamnanesinde ikinci iş gibi bir suçlama bulunmadığını, mesai saatinde dışarda iş yapma bulunduğunu anlatan İzbul, bunun ikinci iş değil, mesai saatleri içinde başka bir yerde iş yapılmasını anlattığına işaret etti.

Sağlık çalışanları yasasında yapılacak tadilatlar bulunduğunu bunlar üzerinde çalıştıklarını dile getiren İzbul, döner sermaye ve genel sağlık sigortası sistemi bir süre uygulandıktan sonra bu sistemin getiri ve götürülerinin görüleceğini dile getirdi.

Yasalar onaylansa bile bütçeyle bunun nasıl hayata geçirileceği endişesinin doğru olduğunu ancak, bütçede TC kaynakları bulunmadığını, TC kaynaklarıyla bütçe oranının yüzde 8'e çıkacağını ancak yine de sağlık bütçesini artırmak için çalışacaklarını ifade etti.

İzbul, Sağlık bütçesinin yatırımlar ve personel giderleri dışındaki kısmının genel sağlık sigortasına aktarılacağını anlattı.

ÖZGÜR

Maliye Bakanı Birikim Özgür de konunun bütçe boyutuyla ilgili açıklamalar yaptı. Sağlık bütçesinin bu yıl azaltıldığı söylemi üzerine konuşan Özgür, 2016 bütçe yasa tasarısının geçen yıllara göre farklı unsurlar içerdiğini anlattı.

Maliye Bakanı Birikim Özgür, bütçe konusunda bazı açıklamalar yapmak istediğini ifade ederek, sağlık bütçesinin daha az olduğu söylemini değerlendirdi.

Özgür, "2016 Bütçe Yasa Tasarısı farklı bazı unsurlar içeriyor. Geçmiş yıllarda görüşülen bütçe ile karşılaştırıldığı zaman. TC'nin yatırım ve proje katkıları bakanlıkların altında yer almakta idi biz TC ile yaptığımız görüşmelerde bu porjelerin daha etkin ve verimli kullanılması için bu kaynakları tasnif edilmesi yönünde talepte bulunduk ve 350 milyon TL tutarındaki bu kaynak Maliye'nin ek ödenekleri içerisinde yer almaktadır ve hangi projelere öncelik verilmesi konusunda tartışmaları yapacağız ve bu kaynağın kendi düşünce açımızıdan en doğru nasıl kullanılacağına karar vereceğiz? dedi.

Sağlık Bakanlığı bütçesinde Türkiye kaynağının yer almadığını o nedenle geçen yıla oranla daha az görüldüğünü ifade eden Bakan Özgür, sağlıkta yerel yatırımlar bacağında ayrılan katkının artırıldığına dikkati çekti.

Bakan Özgür, Sağlık alanında yürünecek yolun kurulacak ad-hoc komite ile belirlenmesi halinde bu konuda gerekli adımların daha kolay atılacağını söyledi.

Özgür, yapılan değişiklik göz önünde bulundurulduğunda sağlık bütçesinin 268,9 milyon TL'den 289,9 milyon TL'ye çıktığının, yerel kaynaklardan yatırım projelerine ayrılan payın ise yüzde 60,69'luk artışla 4 milyon TL'den 6.5 milyon TL'ye ulaştığının görülebileceğini ifade etti.

GÜNDÜZ

Genel Kurul'da daha sonra Demokrat Parti Ulusal Güçler (DP-UG) Güzelyurt milletvekili Menteş Gündüz, "hükümetin icraatları? başlıklı konuşma yaptı.

Gündüz Girne Antik Limanı'ndaki sorunların hiç bitmediğini orada her zaman yetki karmaşası yaşandığını anlattı.

Gündüz, mültecilerin ülkeye girişlerinin nasıl denetildiğini de sorarak, mülteci sorunu ile ?Kıbrıs'ın İŞİD'in köprüsü olma yolunda' manşetlerde yer aldığını ifade ederek bunlardan çıkışın nasıl sağlanacağını sordu.

Devletin önce karasularına hâkim olması ve güvenliğini sağlaması gerektiğini ifade eden Gündüz, konuyla ilgili yasaların hayata geçmesini istedi.

Eğitimdeki sorunlara da değinen Gündüz, uyuşturucu mücadelesi konusunda okullarda belli başlı yerlerin sivil denetmenler tarafından denetlenmesi üzerinde durdu.

Gündüz, okullarda uyuşturucu mücadele konusunda verilecek eğitimleri vereceklerin nasıl eğitim alacağının çok önemli olduğunu söyledi.

Gündüz, tanınan Gemikonağı Limanı'na marina yapılıp yapılmayacağını ve bu konuda herhangi bir çalışma olup olmadığını sordu.

Güzelyurt'un 1974'ten sonra hep unutulduğunu ifade eden Gündüz, tüm işlerin doğudan başladığını bir kez de batıdan başlanmasını istedi.

OĞUZ

Daha sonra Ulusal Birlik Partisi (UBP) Gazimağusa Milletvekili Dursun Oğuz, "tarım ve güncel konular? başlıklı konuşma yaptı.

Meclis Başkanı Sibel Siber'in konuşmasına atıfta bulunan Oğuz, "Öncelikle bizim zihniyetimizi değiştirmemiz lazım? dedi.

Oğuz, tarım konusunda ise "Bakanı yemek gibi bir durum yok. Görev değişimi her zaman motivasyon sağlar. Evet tarım gerçekten kaos içerisinde olan sağlık ve eğitim de var ama tarım da gerçekten kaos ortamındadır? dedi.

Gittiği her yerde vatandaşın "ürün paramı? ne zaman alırım diye sorduğunu Kaydeden Oğuz, bu konuda kendisinin bilgisi olmadığı için vatandaşa cevap veremediğini belirtti.

En kısa sürede bunların açıklanması ve üreticinin üretimden koparılmaması gerektiğini anlatan Oğuz, bunun istihdam sahası açılması açısından da gerekli olduğunu anlattı.

Toprak Ürünleri Kurumu'nun bir kaos içinde olduğunu savunan Oğuz, geçen yıl 120 bin ton yemlik arpa ithal edildiğini bunun parası ödenirken, yerli üreticiden alınan 50 bin tonun ödenmediğini dile getirdi.

Gıda Referans Laboratuvarı'nın bir türlü işlevsel hale getirilemediğini söyleyen Oğuz, bu konuda bilgi istedi.

Oğuz, bu laboratuvarın işlevsel hale getirilmesinin vatandaşın yediği yiyeceklerin sağlıklı olup olmadığının denetlenmesi açısından hayati olduğunu belirtti.

Tarım bakanlığının çok sayıda bürokrata sahip olduğu halde dışarıdan hizmet satın aldığını dile getiren Oğuz buraya harcanan kaynağın Gıda Referans Laboratuvarı'na yönlendirilebileceğini dile getirdi.

Daha sonra bir vatandaşın kendisine ilettiği sorunu paylaşan Oğuz, zihinsel engelli bir bireyin babasının, her iki yılda bir sağlık raporu istendiğini söylediğini anlattı.

Oğuz bu gibi bürokratik engellerin ortadan kaldırılmasını istedi.

ŞAHALİ

Tarım,Doğal Kaynaklar ve Gıda Bakanı Erkut Şahali de yaptığı konuşmada tarımda süründürülebilir bir programa ihtiyaç duyulduğunu kaydetti.

Tarım politikaları konusunda sürdürülebilir bir yapıda olunmadığının bütçe rakamlarından da görülebileceğini dile getiren Şahali, hak edilmiş ve ödenmesi gereken desteklere bakıldığında yaklaşık 55 milyon TL açık olduğunun görülebileceğini dile getirdi.

Bütçede karşılığı olan kısmı, üretimin sürekliliği açısından, olası en verimli şekilde dağıttıklarını anlatan Şahali, sahip olunan kaynakların ortada olduğunu dolayısıyla bu kaynakları en iyi şekilde dağıtmaya çalıştıklarını belirtti.

50 bin ton arpanın karşılığının ödenmesinin çiftçinin üretim masraflarının karşılanması ve yaşam standartları açısından önemli olduğunu söyleyen Şahali, alınan ürünü değerinde satmak için de çalışma yürüttüklerini anlattı.

Gıda güvenliği açısından bitki ve hayvan sağlığının sağlanması için ciddi bir gayret içerisinde olduklarını ve bu bağlamda gerekli yasaları hayata geçirmek için çalıştıklarını anlatan Şahali, Veteriner Dairesi'nde yaşanan personel sıkıntısının aşılması için de bir çalışma başlattıklarını anlattı.

Hellimin standardizasyonu açısından girdilerin standardının önemli olduğunun anlatan Şahali, bununla ilgili de çalışmalar yürütüldüğünü belirtti.

 Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu'nda güncel konuşmaların tamamlanmasının ardından, TDP Milletvekilleri Hüseyin Angolemli ve Zeki Çeler'in birlikte sunduğu "Tarım ile İlgili Genel Görüşme Açılması? önergesi ele alındı. Yapılan oylamada, önerge oy birliğiyle kabul edildi.

Önergede, Toprak Ürünleri Kurumu'na (TÜK) teslim edilen ürünlerin bedellerinin ödenmemesi, 2015 ürün bedelleri doğrudan gelir desteği, mazot desteği kredi olanaklarının olmaması, küçükbaş hayvanlarındaki sıkıntılar yer alıyor.

Meclis İçtüzüğü'ne göre Meclis Genel Kurulu'nda genel görüşme açılması kararı alınmasından sonra, genel görüşme bir sonraki birleşimde veya Danışma Kurulu'nca belirlenecek başka bir günde ve özel gündemle yapılacak.

Genel görüşme, görüşmenin açılmasına karar verilmesinden başlayarak iki tam günden az ve yedi tam günden sonra yapılmıyor. Milletvekillerinin konuyla ilgili konuşma yapacağı genel görüşmelerin sonunda oylamaya da gidilmiyor.

ANGOLEMLİ: "ÇİFTÇİ TÜCCARA TESLİM EDİLDİ?

Önerge üzerine ilk sözü önerge sahibi TDP Milletvekili Hüseyin Angolemli alarak, sorunların ortada olduğunu ancak somut adımların atılmadığını ifade etti.

Ödemeler yapılmadığı için "TÜK'ün tükendiğini? söyleyen Angolemli, "Çiftçi tüccara teslim edildi? diye konuştu.

"Ekim zamanı gelip geçiyor üretici hâlâ ürün bedelini alamadı? diyen Angolemli, alım ve satım bedelleri arasındaki farkın yüksek olduğunu ve bunun da tartışılması gerektiğini ifade etti.

DİNÇYÜREK: "PARA BİTTİ, ÜCRETİCİ ÖDENMEDİ?

Daha sonra söz alan Demokrat Parti Ulusal Güçler (DP-UG) Milletvekili Hakan Dinçyürek, üretici tüm sektörlerin sıkıntılı olduğunu ifade ederek, 135 milyon TL bütçe ayrıldığını ancak yıl sonu itibarı ile bu paranın bittiğini ancaküreticiye ödenmeyen bedeller olduğunu kaydetti.

Dinçyürek, tarıma ayrılan bütçenin yetersiz olduğunu ifade etti.

Tarım politikalarının günü kurtarma adına yapıldığını savunan Dinçyürek, tarım sektöründe kalıcı politikalar yapılmasının kaçınılmaz olduğunu, aksi halde tarımdaki sıkıntıların bitmeyeceğini söyledi.

Dinçyürek önergeye oylarının olumlu olacağını da sözlerine ekledi.

OĞUZ

UBP Milletvekili Dursun Oğuz, gerçek çiftçi ve üretici tanımının yapılması ve kaynakların doğru kullanılması gerektiğini söyledi.

Oğuz önergeye oylarının olumlu olacağını da ifade etti.

ERHÜRMAN: "SORUNU ÇÖZME VE REFORMLARI HAYATA GEÇİRME FIRSATI HALİNE ÇEVRİLMELİ?

CTP Milletvekili Tufan Erhürman, oylarının olumlu olduğunu, Meclis'in bu kronik sorunu, ortaya koymaktan öteye gidip bu sorunları çözme ve reformları hayata geçirme fırsatı haline çevirmesi dileğinde bulundu.

ÖNERGE OY BİRLİĞİYLE ONAYLANDI

Konuşmaların ardından TDP'li iki milletvekilinin tarımla ilgili genel görüşme açılması önergesinin ön görüşmesi tamamlanarak genel görüşme açılması oy birliğiyle kabul edildi.

Genel Kurul'da daha sonra sözlü ve yazılı sorular bölümüne geçilerek sorular ve verilen yanıtlar okundu.

SİBER'DEN BAKANLARA?

Bu sırada konuşan Meclis Başkanı Sibel Siber, sözlü soruların yanıtlanması için bakanların Meclis'te bulunmasının önemli olduğunu belirterek buna dikkat edilmesini istedi.

Böylece Meclis Genel Kurulu'nun bugünkü görüşmesi tamamlandı. Bir sonraki birleşim 9 Kasım Pazartesi günü yapılacak.

Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu'nda güncel konuşmaların tamamlanmasının ardından, TDP Milletvekilleri Hüseyin Angolemli ve Zeki Çeler'in birlikte sunduğu "Tarım ile İlgili Genel Görüşme Açılması? önergesi ele alındı. Yapılan oylamada, önerge oy birliğiyle kabul edildi.

Önergede, Toprak Ürünleri Kurumu'na (TÜK) teslim edilen ürünlerin bedellerinin ödenmemesi, 2015 ürün bedelleri doğrudan gelir desteği, mazot desteği kredi olanaklarının olmaması, küçükbaş hayvanlarındaki sıkıntılar yer alıyor.

Meclis İçtüzüğü'ne göre Meclis Genel Kurulu'nda genel görüşme açılması kararı alınmasından sonra, genel görüşme bir sonraki birleşimde veya Danışma Kurulu'nca belirlenecek başka bir günde ve özel gündemle yapılacak.

Genel görüşme, görüşmenin açılmasına karar verilmesinden başlayarak iki tam günden az ve yedi tam günden sonra yapılmıyor. Milletvekillerinin konuyla ilgili konuşma yapacağı genel görüşmelerin sonunda oylamaya da gidilmiyor.

ANGOLEMLİ: "ÇİFTÇİ TÜCCARA TESLİM EDİLDİ?

Önerge üzerine ilk sözü önerge sahibi TDP Milletvekili Hüseyin Angolemli alarak, sorunların ortada olduğunu ancak somut adımların atılmadığını ifade etti.

Ödemeler yapılmadığı için "TÜK'ün tükendiğini? söyleyen Angolemli, "Çiftçi tüccara teslim edildi? diye konuştu.

"Ekim zamanı gelip geçiyor üretici hâlâ ürün bedelini alamadı? diyen Angolemli, alım ve satım bedelleri arasındaki farkın yüksek olduğunu ve bunun da tartışılması gerektiğini ifade etti.

DİNÇYÜREK: "PARA BİTTİ, ÜCRETİCİ ÖDENMEDİ?

Daha sonra söz alan Demokrat Parti Ulusal Güçler (DP-UG) Milletvekili Hakan Dinçyürek, üretici tüm sektörlerin sıkıntılı olduğunu ifade ederek, 135 milyon TL bütçe ayrıldığını ancak yıl sonu itibarı ile bu paranın bittiğini ancaküreticiye ödenmeyen bedeller olduğunu kaydetti.

Dinçyürek, tarıma ayrılan bütçenin yetersiz olduğunu ifade etti.

Tarım politikalarının günü kurtarma adına yapıldığını savunan Dinçyürek, tarım sektöründe kalıcı politikalar yapılmasının kaçınılmaz olduğunu, aksi halde tarımdaki sıkıntıların bitmeyeceğini söyledi.

Dinçyürek önergeye oylarının olumlu olacağını da sözlerine ekledi.

OĞUZ

UBP Milletvekili Dursun Oğuz, gerçek çiftçi ve üretici tanımının yapılması ve kaynakların doğru kullanılması gerektiğini söyledi.

Oğuz önergeye oylarının olumlu olacağını da ifade etti.

ERHÜRMAN: "SORUNU ÇÖZME VE REFORMLARI HAYATA GEÇİRME FIRSATI HALİNE ÇEVRİLMELİ?

CTP Milletvekili Tufan Erhürman, oylarının olumlu olduğunu, Meclis'in bu kronik sorunu, ortaya koymaktan öteye gidip bu sorunları çözme ve reformları hayata geçirme fırsatı haline çevirmesi dileğinde bulundu.

ÖNERGE OY BİRLİĞİYLE ONAYLANDI

Konuşmaların ardından TDP'li iki milletvekilinin tarımla ilgili genel görüşme açılması önergesinin ön görüşmesi tamamlanarak genel görüşme açılması oy birliğiyle kabul edildi.

Genel Kurul'da daha sonra sözlü ve yazılı sorular bölümüne geçilerek sorular ve verilen yanıtlar okundu.

SİBER'DEN BAKANLARA?

Bu sırada konuşan Meclis Başkanı Sibel Siber, sözlü soruların yanıtlanması için bakanların Meclis'te bulunmasının önemli olduğunu belirterek buna dikkat edilmesini istedi.

Böylece Meclis Genel Kurulu'nun bugünkü görüşmesi tamamlandı. Bir sonraki birleşim 9 Kasım Pazartesi günü yapılacak.

 
5 Kasım 2015 Perşembe 11:13
Okunma: 879
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Gazete Manşetleri
 
Anket
Kıbrıs sorunu ile ilgili olarak 2016 sonuna kadar bir çözüme ulaşılabileceğine inanıyor musunuz?
Evet İnanıyorum
Hayır İanmıyorum
Kararsızım
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Kuzey’de ‘Rum mülkü’ satın alanların durumuGöbek eriten 10 baharatZayıflamak isteyenlere 5 uzman 5 süper öneriGünde iki fincan kahve içen erkeklerin...Kıbrıs'ta gezilecek yerlerSu geldi Rumlar çıldırdı İşte muhtemel yeni Kıbrıs haritasıTürkiye güzeli bakın kim çıktı!Doğu Akdeniz’de Enerji Stratejileri ve Bölgesel Güvenliğin GeleceğiDoğu Akdeniz’de hidrokarbon yatakları: Yeni bir jeopolitik mücadele sahası mı?
 
TÜRKİYE'DEN GELEN SUYUN DAĞITIMI VE PROJELENDİRİLMESİ ÇALIŞTAYI'NIN SONUÇ BİLDİRGESİ YAYINLANDIDoğu Akdeniz’de zengin gaz ve petrol rezervleri
 
 
Nöbetçi Eczaneler
LEFKOŞA KADER ECZANESİ  (Tel : (392)223-5499)
SEROL ECZANESI  (Tel : (392)227-2064)
GAZİ MAĞUSA SAKARYA ECZANESI  (Tel : (392)365-2989)
GİRNE SERTAÇ ECZANESI  (Tel : (392)815-9067)
GÜZELYURT İNCİ ECZANESI  (Tel : (392)714-3252)