Ana Sayfa » Kıbrıs » Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu Toplandı

Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu Toplandı

Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu, Yasama Görevini Yerine Getirmek İçin Saat 11.20'de Toplandı..

 
 
Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu Toplandı
Cumhuriyet Meclisi'nde grubu bulunan ve en fazla üyeye sahip iki siyasal partiden UBP'nin Yrd. Doç. Dr. Hüseyin Ademgil'i, CTP'nin ise Alpay Afşaroğlu'nu önerdiğine ilişkin kararın oylamasına geçmeden yapılan konuşmalarda ülke gündemindeki konular da konuşuldu.


İlk sözü alan CTP Milletvekili Ömer Kalyoncu, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Şerife Ünverdi'ye ağır eleştirilerde bulundu. Kalyoncu, bakan yakınlarının bakanlıkta görev aldığını ve kendi yakınlarının iş takibini gerçekleştirdiğini savundu.


Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Şerife Ünverdi ise, "tüm eleştirilere rağmen terbiyesini ve hanımefendiliğini koruyacağını" söyledi. Olayların saptırıldığını ve kendisine çamur atıldığını kaydeden Ünverdi, çocuklarını işe almadığını belirtti. Bu iddiaların ispatlanmasını isteyen Ünverdi, esas partizanlıkların CTP iktidarında yapıldığını ve kamu sınavında sorulan soruların önceden verildiğini savundu.


CTP Milletvekili Kadri Fellahoğlu da, hükümeti ve ilgili bakanı, yapılan eleştirilere yanıt vermeye çağırdı. Anayasal bir suç işlendiğini ve yasal olmayan işler yapıldığını savunan Fellahoğlu, "Eleştirilere doğru dürüst yanıt vermek yerine duygu sömürüsü yapılıyor" dedi.


Eleştirileri yanıtlayan Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Hamza Ersan Saner ise, Bilgi Teknolojileri ve Haberleşme Kurulu'nun bu yasa gereği kurulacağını ifade ederek, kurumun bütçesinin de önümüzdeki hafta meclise getirileceğini, amaçlarının meclis tatile girmeden bu çalışmaların tamamlanması olduğunu söyledi.


CTP Milletvekili Ferdi Sabit Soyer de, her konunun mecliste tartışılması gerektiğini söyledi. Soyer, "Be"nin hakaret olduğu tartışmalarıyla eleştirilerden kaçınılmaya çalışıldığını iddia etti.


CTP döneminde "Kamu sınavında sorulan sorular verildi" yönündeki iddianın doğru olmadığını söyleyen Soyer, "Ben bu yalanın içine tükürürüm" ifadesini kullandı. Soyer, "Çamur atmayacaksınız. Biz size çamur atmıyoruz, eleştiriyoruz" dedi.


CTP Milletvekili Teberrüken Uluçay da konuşmasında, ülkedeki iletişimi denetleyecek kurulun bütçesinin, yasada öngörülen tüzüğün hazırlanmamasından dolayı hazırlanamadığını söyledi.


Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Hamza Saner, tüm iletişim sektörünü denetleyip, kontrol edecek Bilgi Teknolojileri ve Haberleşme Kurulu'nun oluşturulmasının şart olduğunu söyledi. Tüzük çıkmadığına ya da bütçenin onaylanmadığına ilişkin  eleştirilere değinen Saner, kurulun oluşmasıyla birlikte diğer eksikliklerin de hızla giderileceğine inancının tam olduğunu belirtti.


TDP Milletvekili Mehmet Çakıcı da, bakan çocuğunun bakanlıkta iş takibinin etik açısından da doğru olmadığını söyledi. Kadınlara konuşurken daha dikkatli olmak gerektiğini kaydeden Çakıcı, birbirleriyle oldukça sert konuşabilen milletvekillerinin bayan milletvekillerine daha kibar olması gerektiğini ifade etti.


Çakıcı, GCE A Level tartışmalarına da değinerek, dönemin Eğitim ve Kültür Bakanı Nazım Çavuşoğlu'nun TC Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu'ya yolladığı KKTC öğrencilerinin Türkiye'deki üniversitelere kabulüyle ilgili mektubu okudu.


YÖK'ün "Sadece KKTC liselerinden mezun olan öğrenciler başvurabilecek" kararının, Çavuşoğlu'nun bu mektubundan sonra alındığını savunan Çakıcı, Çavuşoğlu'nun sözkonusu mektupta, Türkiye dışında okuyan gençlerin düşünce ve bakış açılarının değiştiği yönünde ifadeler bulunduğunu savundu. Çakıcı, "KKTC'deki birçok siyasinin çocuğu da İngiltere'de okuyor. Yurt dışında okuyan çocuklar daha milliyetçidir" dedi.


Çakıcı, bakanın sözkonusu mektuptaki ifadelerinin "ırkçılık ve ayrımcılık" çağrıştırdığını ileri sürerek, "Sanki Nazi subayı yazdı" yorumunda bulundu.


İçişleri ve Yerel Yönetimler Bakanı Nazım Çavuşoğlu da eleştirileri yanıtladığı konuşmasında, KKTC'deki kolej uygulaması ve GCE sınavlarının çok eskiye dayandığını ancak bugüne kadar kimsenin Türkiye'deki üniversitelerin GCE alan öğrencilere açılması için girişimde bulunmadığını söyledi.


Bu mantıkla hazırlayıp yolladığı mektupta, bu imkanın sağlanması halinde Güney Kıbrıs'ta okuyan öğrencilerin de kazandırılmasının amaçlandığını kaydeden Çavuşoğlu, yurt dışında okuyanlara dahi sahip çıkmaya çalışan UBP hükümetinin "ötekileştirme" ve "kendi coğrafyasındaki çocukları dışlama" gibi bir vizyonu olmadığını belirtti.


Çavuşoğlu'nun konuşması sırasında Çakıcı, oturduğu yerde sesini yükselterek, "Mektuptan sonra Güney Kıbrıs'ta okuyan çocuklara Türkiye'deki üniversitelerin kapısı kapandı. Bunu nasıl düzelteceksiniz?" sorusunu sordu. Bunun üzerine "Akademide şov dersi de var mı?" sorusunu soran Çavuşoğlu'na Çakıcı "Şov dersi var ama kötek dersi de var" yanıtını verdi.


CTP Milletvekili Özkan Yorgancıoğlu da, LTB'deki sorunlara değinerek, "mafya bağlantısı temizlenmedikçe muhalif üyelerin belediye meclisi toplantılarına katılmayacağını" söyledi. Toplantılara katılmayan üyelerin atılacağı yönündeki iddialara da değinen Yorgancıoğlu, "Niçin? Suçunuza ortak olmak istemedikleri için mi?" diye sordu.


Hükümetin partizan uygulamalarının devam ettiğini savunan Yorgancıoğlu, ev sahibi insanlara sırf UBP'li olduğu için arsa dağıtıldığını iddia etti.


Yorgancıoğlu, hükümetin halkı temsil etmekten uzak olduğunu kaydederek, "Sorun çözme yetisini yitiren hükümetin bu koltukta oturmaya hakkı yoktur" dedi. Hükümetin yaptığı her icraatında bir kusur ya da özür olduğunu savunan Yorgancıoğlu, kurtuluşun erken seçim olduğunu belirtti.


CTP Milletvekili Salih İzbul da, UBP'li bakan ve milletvekillerinin kendilerine yönelik hitaptan rahatsız olmaması gerektiğini, sözkonusu kişilerin geçmişte çok daha kötü bir lisan kullandığını söyledi. İzbul, bu tartışmalarla UBP milletvekillerine karşı tepkinin başka bir yöne çekilmeye çalışıldığını ve amacın gündem değiştirmek olduğunu ileri sürdü.


Yapılan eleştiri ve yaşanan olaylara karşı hükümetin verdiği cevapların tatminkar olmadığını savunan  İzbul, buna örnek olarak da "LTB'deki durum ve Sayıştay raporları"nı gösterdi.


ÖRP Milletvekili Turgay Avcı ise, 5 ay önce geçen bir yasanın tüzüklerinin hala hazırlanmamasın düşündürücü olduğunu söyledi. Avcı, çalışması geciken kurulun bundan sonra daha çalışır hale gelmesi temennisinde bulundu.


Avcı, GCE sınavı tartışmalarına da değinerek, bakanlığı döneminde bu konuları birçok kez konuştuklarını söyledi. Tek sınavla üniversiteye girmenin yanlış bir sistem olduğuna işaret eden Avcı, GCE sahibi öğrencilerin Türkiye'deki üniversitelere girebilmesine imkan tanınmasının çok önemli olduğunu söyledi.


GSE sınavı ile Türkiye üniversitelerine girişin önünün açılmasının önemini vurgulayan Avcı, yurt dışında okuyan gençlerin Kıbrıs Türk milli görüşüne karşı olacağı düşüncesinin yanlış olduğunu ve yurt dışında okuyan gençlerin ülkenin birer temsilcisi olduğunu kaydetti.


TDP Milletvekili Mustafa Emiroğulları da konuşmasında, Bilgi Teknolojileri ve Haberleşme Kurulu'nda siyaset yapmış ya da siyasetle uğraşan kişilerin görev yapmaması gerektiğini söyledi.


Hükümeti, gençleri kırdırarak ve ülkelerinden uzaklaştırarak ülke yönetmeye çalışmakla suçlayan Emiroğulları, büyük tartışmalara neden olan GCE sahibi öğrencilerin Türkiye'deki üniversitelere girmesiyle ilgili uygulama konusunda kamuoyuna gerekli bilginin verilmediğini kaydetti.


CTP Milletvekili Mehmet Çağlar da, YÖK'ün A level sınavlarla Türkiye'deki üniversitelere kabul edilmeyle ilgili kararın sadece KKTC değil bütün AB vatandaşları düşünülerek alındığına işaret ederek,  dönemin Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu'nu yazdığı mektuptan dolayı eleştirdi.


Öğrencilerin Türkiye'de okumalarına karşı olmadığını ifade eden Çağlar, Çavuşoğlu'nun Kıbrıslı öğrencileri Avrupa ve Amerika'da okumalarını engellemeye çalıştığını savunarak,  "Bu kabul edilebilecek bir anlayış değildir"  dedi.


Çağlar, esas olanın ülkenin ihtiyacına göre çalışma yapılması gerekirken bunu yapmayan  Eğitim Bakanı'nın Türkiye'ye KKTC'li öğrencileri jurnallemesinin kabul edilmez olduğunu söyledi.


Çağlar, bu durumun insan haklarına da aykırı olduğunu ekledi.


Yeniden söz alan CTP Milletvekili Kadri Fellahoğlu, mecliste ve ülkede bazı işlerin yanlış gittiğini söyledi.


Dönemin Eğitim Bakanı'nın yazdığı mektubun ülkenin gündemine bomba gibi düştüğünü kaydeden Fellahoğlu, bu durumun ülkenin eğitim bakanının kendi öğrencilerine ambargo koymak olduğunu söyledi.


Kendisine KTHY  komitesiyle ilgili bir toplantı çağrısı yapıldığını kaydeden Fellahoğlu, hazırlanan komite taslağının Komite Başkanı tarafından hazırlandığını, bunun komite raporu olmadığını belirtti.


Bu taslağı kabul etmelerinin mümkün olmadığını kaydeden Fellahoğlu,  bir buçuk yıldır toplanmayan komitenin daha önce geçirdiği süreçler hakkında bilgi verdi.


Bu arada Komite Başkanı Afet Özcafer ve Kadri Fellahoğlu arasından kısa süreli tartışma yaşandı. Kadri Fellahoğlu ve Özcafer  bir birlerini "Entrikacı" olmakla suçladı.


Fellahoğlu, Özcafer'i tüzüğü çiğneyip partizanca rapor hazırlamakla suçlayarak, "Biz bu rapor taslağını  yok sayıyoruz. Meclis için hiçbir anlam ifade etmeyecektir. O nedenle bu rapor taslağını tartışmaya kalkmayın ve geri çekin" dedi.


Afet Özcafer, eleştirilere verdiği yanıtta hazırlananın bir rapor olmadığını, taslak olduğunu söyledi.


Basında çıkan haber üzerine kendisine tenezzül edip bir soru bile sormayan CTP'nin hazırlanan taslağı rapormuş gibi gösteren bir  basın toplantısı düzenleyerek yargısız infaz yaptığını ifade eden Özcafer, "Nerede kaldı bu meclisin saygınlığı? Sizin kullandınız üslubu kullanmamak için kendimi zor tutuyorum. Bunun rapor olduğunu söylemekten vazgeçin. Bu taslak üzerinde gelin tartışalım. Yalan yanlış bir şey varsa üstünü çizip çöpe atalım" dedi.


Bu arada CTP Milletvekili Sonay Adem Özcafer'i "Sahte rapor hazırlamakla" suçladı. Özcafer de O sizin yorumunuzdur" diye yanıt verdi.


Özcafer, konuşmasında CTP komite üyelerini yarınki komite toplantısına davet  etti.


Yeniden söz alan CTP Milletvekili Ömer Kalyoncu, gizlilik kararı olmasına karşın rapor veya taslağın basına sızdırıldığını, bunu yapanın da CTP Meclis Grubu olmadığını söyledi.


Konu hakkında yeniden söz alan CTP Milletvekili  Ferdi Sabit Soyer ise, Meclis İç Tüzüğü'nün neden CTP döneminde değiştirilmediğine yönelik eleştirilere yanıt verdi.


Kendi hükümet döneminde partilerle bir araya gelip bir takım tutanaklar hazırlandığını ifade eden Soyer,  "Çoğunluktaydınız da değiştirmediniz" eleştirisinin "ucuz konuşma" olduğunu  belirtti.


"Siz rüzgar ekiyorsunuz, fırtına biçeceksiniz" diyen Soyer, konuyu incelerken neden ve sonuçlarını iyice ortaya koymanın şart olduğunu söyledi.


KTHY'deki gelişmelerde yapılan bazı hatalar olduğunu ancak kimsenin kanıt olmadan suçlu gösterilemeyeceğini ifade eden Soyer, hiçbir konuda derinliğine araştırma yapılmadan sağlıklı sonuca ulaşılamayacağına işaret etti.


Soyer, CTP üzerinden UBP'nin bir birini  dövmeye çalıştığını anlatarak, bu durumu eleştirdi ve UBP'yi kısır politika yapmakla suçladı.


ÖRP Milletvekili Mustafa Gökmen ise yaptığı konuşmada, iktidar partisinin hem parti içi, hem de parti dışı tartışmaların herkesi ilgilendirdiğini, çünkü ülkeyi yöneten kurum olduğunu söyledi.


İktidar partisi içerisindeki sıkıntıların her bireyi olumlu veya olumsuz etkileyeceğini ifade eden Gökmen, bu nedenle iktidar milletvekillerinin daha sorumlu davranması gerektiğini ifade etti.


Dönemin Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu'nun yazmış olduğu mektup konusuna da değinmek istediğini anlatan Gökmen,  KKTC'li öğrencilerin  Güney Kıbrıs'a gidip okumasının Anayasa'ya göre aykırı olduğu görüşünü ortaya koydu ve zamanında Mehmet Tancer'le Başsavcılığa şikayet yazısı verdiklerini anımsattı.


"Çavuşoğlu mektup yazacağına KKTC'li öğrencilerin Güney Kıbrıs'ta okumasını yasaklasaydı daha iyi olacağı" görüşünü dile getiren Gökmen, buna karşın mektubun içeriğinde ortaya konan görüşlerin doğru olmadığını kaydetti.

BAŞBAKAN'DAN "SEVİYE" UYARISI... "MECLİS'E ALERJİSİ OLANLARA FIRSAT VERİLMESİN"


Lefkoşa, 4 Haziran 12 (T.A.K.) Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu, Elektronik Haberleşme Yasası çerçevesinde kurulması öngörülen Bilgi Teknolojileri ve Haberleşme Kurulu'nda Cumhuriyet Meclisi'ni temsilen görev yapacak üyeleri onayladı.


Buna göre Bilgi Teknolojileri ve Haberleşme Kurulu'nda Cumhuriyet Meclisi'ni temsilen UBP'den  Yrd. Doç. Dr. Hüseyin Ademgil, CTP'den ise Alpay Afşaroğlu görev yapacak.


İRSEN KÜÇÜK


Başbakan İrsen Küçük eleştirilere verdiği yanıtta, daha randımanlı bir Meclis için iç tüzüğün değiştirilmesi gerektiğini ve bu çalışmaların başlayıp sürdüğünü söyledi.


Kürsüyü kullanmanın milletvekillerinin hakkı  olduğunu,  kararların tartışılıp alınması gerektiğini ifade eden Başbakan Küçük, ancak sağlıklı kararlar için tartışmaların seviyesine dikkat etmek gerektiğini vurguladı.


Meclis'ten çıkarılacak her şeyin halkın yararına olduğunun bilincinde olunması gerektiğini kaydeden Başbakan Küçük, "Lütfen dil temizliğine dikkat edelim" dedi.


Bazı çevrelerin Meclis'e karşı "alerjisi" olduğunu kaydeden Küçük, bu kesimlere fırsat verilmemesini istedi.


Sabahtan yapılan pasaport tartışmalarına da değinen Başbakan Küçük, Güney Kıbrıs'ın haksız yere AB'ye alınmasının ardından Kıbrıs Türk çocuklarının o pasaporta ihtiyaç duyduğunu, bunun esas suçunun AB'de olduğunu söyledi.


Kendisinin "Güney Pasaportu" olmadığını, almayı da düşünmediğini kaydeden Küçük, Avrupa Birliği'nin  pasaport konusuna bir formül getirmesi gerekirken bunu yapmadığını vurguladı.


Kırsal kesim arsa dağıtımı konusuna da değinen Başbakan Küçük, 1 yıldır arsa dağıtım törenlerine katıldığını, bu süre içerisinde fazla tartışmalı bir arsa dağıtımına  rastlamadığını söyledi.


Bir iki münferit itiraz olduğunu belirten Küçük, onların da düzeltildiğini kaydetti.


"Erken seçime gidelim. UBP'ye güven kalmadı"  taleplerine de değinen Küçük, yapılan son 3 seçimde de UBP'nin halktan güven alarak  göreve geldiğini anlattı.


UBP'nin erken seçimden kaçan bir parti olmadığını, her zaman seçime hazır olduklarını anlatan Başbakan Küçük, 2014'ün seçim yılı olduğunu, hem yerel hem de genel seçimler yapılacağını, buna da fazla zaman kalmadığını söyledi.


KTHY Komitesi konusunda yaşanan tartışmalara da değinen Başbakan Küçük, komite raporunun ya başkan ya da raportörler tarafından hazırlandığını, şimdi de yapılanın bu olduğunu, isteyenin komite toplantısına katılarak şerhlerini gündeme getirebileceklerini kaydetti.


Kamu Hizmeti Komisyonu kararlarının da bugünkü Meclis'te tartışıldığını anımsatan Başbakan Küçük, Kamu Hizmeti Komisyonu Yasası'nın da artık ele alınıp daha çağdaş ve demokratik hale getirilmesi düşüncesinde olduklarını vurguladı.


CTP Milletvekili Sonay  Adem de, CTP  hükümeti döneminde Kamu Hizmeti Komisyonu'nun işe alma kurallarında bazı değişiklikler yapıldığını, atılacak yeni bir adıma katkı koymaya hazır olduklarını söyledi.


KTHY rapor taslağı ile ilgili çalışmaya katılmayacaklarını bundan önce söylediklerini  ve taslağın geri çekilmesi konusunda mutabakata varıldığını kaydeden Adem, bugün yaşananlardan sonra UBP ile uzlaşma imkanı görmediklerini söyledi.


Adem, yarınki toplantıya CTP üyelerinin katılacağını ancak aynı taslak gündeme gelirse toplantıyı terk edeceklerini açıkladı.


Yapılan konuşmaların ardından UBP'yi temsilen Yrd. Doç. Dr. Hüseyin Ademgil, CTP'yi temsilen de  Alpay Afşaroğlu'nun Bilgi Teknolojileri ve Haberleşme üyelikleri oybirliğiyle onaylandı.


Madde Madde görüşülmesi daha önce yapılan Güvenlik Komu Görevlileri Değişiklik Yasa Tasarısı  da oyçokluğu ile kabul edildi.

Cumhuriyet Meclis  Genel Kurulu, Polis Örgütü Kuruluş Görev ve Yetkileri Yasa Tasarısı'nı ele almaya başladı.


Tasarı ile ilgili rapor İdari ve Sosyal İşleri Komitesi Başkanı UBP Milletvekili Türkay Tokel tarafından okundu.


Tasarı üzerinde ilk sözü alan CTP Genel Başkanı Özkan Yorgancıoğlu, bugün çok uzun bir tartışma yaşandığını, ancak sonuca bakıldığında UBP'nin "ben bilirim ben yaparım. Hukuk tanımam" anlayışının devam etiğinin ortaya çıktığını  savunduı.


Polis Örgütü Kuruluş Görev ve Yetkileri Yasa Tasarısı'nın da aynı anlayışın ürünü olduğunu ifade eden Yorgancıoğlu, tasarının Anayasa Mahkemesi'nde görüşüldüğü bir dönemde geçirilmeye çalışılmasını eleştirdi.


UBP'yi mahkemenin daha önce iptal ettiği terfileri yasal hale getirmek için kılıf hazırlamakla suçlayan Yorgancıoğlu, "Meclisin görevi mahkemenin iptal ettiği kararları yasal hale sokmak mı?" dedi.


Yeni yasa ile puanların düşürülmeye çalışıldığına işaret ederek bu durumu da "Başarısız kişileri başarılı gösterme" gayreti olarak nitelendiren Yorgancıoğlu, "Bu anlayışla bu memleketi bu hale getirdiniz. O  nedenle oyumuz olumsuz olacaktır. Siz bu anlayışla hem memleketi, hem polis örgütünü, hem de başka kurumları batıracaksınız"  dedi.


TDP Milletvekili Hüseyin Angolemli ise yaptığı konuşmada, polisin kanunların uygulanmasında çok önemli bir araç olduğunu söyledi.


Demokratik ülkelerde polisin sivil idareye bağlı olmasına rağmen KKTC'de askere ve Türkiye'ye bağlı olduğunu, bunu bütün dünyanın da bildiğini ifade eden Angolemli, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin Türkiye'yi mahkum ettiği kararlar bulunduğunu kaydetti.


İki ay önce geçen yasayla ilgili dava süreci olmasına karşın, tasarının birkaç değişiklikle gündeme getirilmesinin de bir dayatma olduğunu gösterdiğini savunan Angolemli, "Biz bunu değiştiremezsek bu zulmü çekmeye devam edeceğiz" dedi.


40 gün sonra Genel Müdür'ün görevinden ayrılacağını, yeni Polis Örgütü Komisyonu oluşacağını kaydeden Angolemli, bunun beklenmeden bu adımın atılmasını eleştirdi.


Puan düşürme ve görev riskiyle ilgili değişikliklere  bakıldığında polislerle alay edildiğinin görüleceğini savunan Angolemli, yasadaki değişikliğin mahkeme kararından sonra yapılması gereğine vurgu yaptı.


Ülkede rüşvetin alıp başını gitmesine karşın bunu yasaklayan bir düzenleme olmadığını ileri süren Angolemli,  bir üniversitenin yurtdışında düzenlenen bir film yarışmasına yargının üyelerini de götürmesi konusuna hükümetin yanıt vermesi gerektiğini söyledi. "Bu demokratik ülkelerde olsa anında istifa sebebidir. Bu konuda toplum doyurucu bir açıklama bekliyor ve bunu Başbakan veya görevlendireceği bir bakan yapmalıdır" diyen Angolemli,   bunun bir an önce açıklığa kavuşturulması gereğine işaret etti.


LTB'nin aldığı kredinin 3 milyonluk kısmının akıbeti konusuna de değinen Angolemli, halkın bu konuda da aydınlatıcı açıklama beklediğini  kaydetti.


Polis yasaların uygulayıcısı olmasına karşın işkence iddialarının ayyuka çıktığını  belirten Angolemli, Meclis Komitesi'nde işkence yaptığı belirlenen polislere ve işkenceye maruz kalan insanlara ne olduğunu sordu;  "Bu konuda hala dada tıs yok. Bu kabul edilemez" dedi.


Avukatların, akşam saatleri müvekkilleriyle görüşmesinin yasaklanmasını da eleştiren Angolemli "Önce polis yasalara uyacak. Biz onlara yasalara göz kulak olsun diye görev verdik" şeklinde konuştu.


Yasalara uyan çok iyi ve dürüst polisler olduğunu, onlara saygılarını sunmak istediklerini vurgulayan Angolemli, polisin sivile bağlanmasının şart olduğunu yineledi.


Mahkemelerin Polis Hizmetleri Komisyonu'nun kararlarını iptal etmesi nedeniyle terfi konusunda ciddi sıkıntılar yaşanmakta olduğunu belirten Angolemli, polisin huzurlu çalışabilmesi için Polis Hizmeti Komisyonu'nun çalışmalarının sağlıklı bir yapıya oturtulmasının da şart olduğunu vurguladı.


Dava süreci devam eden bir yasayla ilgili değişikliğin gündeme getirilmesinin kabul edilemeyeceğini, çürümüşlüğün bütün kurumları sardığını savunan Angolemli, polis ile yargının güvenirliğinin korunmasının önemine işaret ederek sözlerini tamamladı.


CTP Milletvekili Sonay Adem ise, öncelikle TAK'ta yaşanan son gelişmelere değinmek istediğini söyledi.


Bir milletvekili olarak çok üzüldüğünü, çünkü uzlaşma ile ortaya çıkan yasalara rağmen  UBP 'nin atadığı üyeleri ile istediği gibi at oynatacağını zannettiğini savunan Adem, "TAK'taki birkaç fanatik yönetim kurulu üyesinin tavırları sonucu yaşananlar  karşında hayretler içinde kaldığını" söyledi.


İletişim alanının dışındaki bölümlerden mezunların açılan münhallere kabul edilmesini eleştiren Adem, "Madem yasayı uygulamayacaksın, geçirmenin anlamı yok. Bu nedenle hükümetin TAK Yönetim Kurulu'na müdahale etmesini, yasanın çıkmasında titiz davranan Dışişleri Bakanı Hüseyin Özgürgün'ün de bu kişileri yasa dışı uygulamalarından vazgeçirmeye davet ediyorum. Vazgeçmezlerse başka yolları vardır" şeklinde konuştu.


Polis Örgütü Kuruluş Görev ve Yetkileri Yasa Tasarısı konusundaki görüşlerini de açıklayan Sonay Adem, polisin sivil idareye bağlanması sorununun mutlaka birlikte çözülmesi gerektiğini söyledi.


Bu konuda bir mutabakat gözlemlendiğini kaydeden Adem, en sağ görüşlü olandan, en sol görüşlüye kadar herkesin bu sistemin tıkandığı görüşünde olduğunu savundu.


Bugün yapılması gereken en önemli şeyin seçim ve halk oylaması yasaları ile Anayasa'nın değiştirilerek daha adil düzenin yaratılması olduğunu anlatan Adem, bu demokratik adımlar atılmadan yapılacak seçimler  sonrasında pek bir değişiklik olmayacağı görüşünü de ortaya koydu.


Bir örgütün kurduğu kooperatife Türkiye Halk Bankası tarafından kredi amaçlı 1 milyon lira aktarılmasının yasalara aykırı olduğunu da savunan Adem, Merkez Bankası'nın bu olaya müdahale etmesini istedi.


Adem, Kıbrıs Türkünün sırat köprüsünden geçtiğini, bir çok tüccarın çek yasağına girdiğini, buna hükümetin yanlış uygulamalarının sebep olduğunu, çünkü bütün denetimin TC Yardım Heyeti'nin eline geçtiğini savundu.


Anayasanın değiştirilerek polisin bir an önce sivile bağlanması, giriş çıkışların denetim altına alınması gereğine işaret eden Adem, bunun hep birlikte yapılması gerektiğini belirterek, "Aksi takdirde bir müddet sonra bu ülkede konuşma hakkımız da olmayacak" dedi.


Polis Örgütü Kuruluş Görev ve Yetkileri Yasa Tasarısı'nın mahkeme sonuçlanmadan ele alınmasının hatalı olduğunu ifade eden Adem, bu nedenle tasarısının geri çekilmesini istedi.


En zor mesleklerden birini yapan polislere görev riski verilmesine karşı olmasına karşın, hazırlanan yasa tasarısında da bu konuda anomoliler olduğunu belirten Sonay Adem,  görev riski ödeneklerinin oranları konusundaki çelişkiye işaret etti.


Cumhurbaşkanı Eroğlu'nun 2009 seçimleri öncesinde polislere Nakil Tüzüğü'nü değiştireceğini söylediğini savunan Adem, Eroğlu'nun bir çok kesimi olduğu gibi  polisleri de aldattığını  ileri sürdü.


ÇAKICI


Tasarısı üstünde söz alan TDP Genel Başkanı Mehmet Çakıcı ise, Eğitim Bakanı olduğu dönemde  Kıbrıslı Türk gençleri Türkiye'ye şikayete ilişkin  mektubunu  getirdiklerini bu nedenle  İçişleri ve Yerel Yönetimler Bakanı Nazım Çavuşoğlu'nun  söz verdiği gibi istifa etmesini istedi.


Katıldığı Lefke Ceviz Festivali'nde eski Lefke Belediye  Pazarı'nın  orijinaline uygun restore edildiğini gözlemlediğini ifade eden Çakıcı, Eski Eserler Dairesi'nin bu restorasyon hakkında bilgisi olup olmadığını sordu.


Lefke Belediyesi'nin borçlarına ve gayrı yasal olduğunu iddia ettiği bazı uygulamalara ve sözleşmelere değinerek bunlar hakkında bilgiler ve belgeler ortaya koyan Çakıcı, oturumu izleyen Polis Genel Müdürü Günay Özan'a suç duyurusunda bulunmak istediğini söyledi.


Yapılan yasadışlık ve usulsüzlükler karşısında sessiz kalan UBP hükümetini, memleketi batırmakla suçlayan Çakıcı, "Ben olsaydım hepsini tutuklardım"  dedi.


Yasadışı borçlanmaları Bakanlar Kurulu'nun borçlanma yetkisini artırarak  onayladığına  işaret ederek bu konuda bazı belgeleri de gösteren Çakıcı, bu borçların tümünün halkın boynuna asıldığını  savundu.


Lefke'de Lefkoşa Belediyesi'nden daha batık bir belediye olmasına karşın, Lefke Belediyesi'nin hep korunduğu iddialarını sürdüren Çakıcı, Lefke Belediyesi'nin gelir gider dengesinin de bozulduğunu kaydetti.


Çakıcı, Lefke Belediyesi'nin normal bir haneden talep ettiği yıllık hizmet ücretlerinin 5 katını askeri lojmanlardan talep ettiğini de savunarak  bu konuda bazı rakamlar ortaya koydu.


Poliste işkence olduğuna ilişkin Meclisin hazırladığı rapora da dikkat çeken Çakıcı, "Bu suç unsurları üzerine gidilmediyse ve bir şey yapılmadıysa Polis Müdürleri de suç işlemektedir. Bu Meclis'i hiçe saymaktır" dedi.


Polisin sivile bağlanması ve özerk bir yapıda olması gerektiğini savunduklarını kaydeden Çakıcı,  şimdiki Polis Genel Müdürü 1 ay sonra emekli çıkacakken tasarının değişikliği konusunda neden bu kadar acele edildiğini sordu. Çakıcı, bunun yeni gelecek olan Genel Müdüre bırakılmasının daha doğru olduğu görüşünü dile getirdi.


Nakil Tüzüğü'nün iptal edilmesi gerektiğini, polisteki yargılama ve terfi düzeninin  adil olmadığı görüşünü ileri süren Çakıcı, polislerin ek mesai konusunda haksızlığa uğramakta olduğunu da dile getirdi.


Yasa'da Anayasa Mahkemesi'nde olduğu bir süreçte değişikliğe gidilmesini de çok garipsediğini kaydeden Çakıcı, parti olarak polisin sivile bağlanmasına yönelik bir  değişiklik önerisi verdiklerini anımsattı.


Çakıcı'nın konuşmasının ardından saat 19.30 itibarıyla CTP Milletvekili Abbas Sınay söz aldı.


Meclis Genel Kurulu'nun bu akşamki çalışmalarının geç saate kadar sürmesi bekleniyor:
 
4 Haziran 2012 Pazartesi 11:27
Okunma: 949
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Gazete Manşetleri
 
Anket
Kıbrıs sorunu ile ilgili olarak 2016 sonuna kadar bir çözüme ulaşılabileceğine inanıyor musunuz?
Evet İnanıyorum
Hayır İanmıyorum
Kararsızım
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Kuzey’de ‘Rum mülkü’ satın alanların durumuGöbek eriten 10 baharatZayıflamak isteyenlere 5 uzman 5 süper öneriGünde iki fincan kahve içen erkeklerin...Kıbrıs'ta gezilecek yerlerSu geldi Rumlar çıldırdı İşte muhtemel yeni Kıbrıs haritasıTürkiye güzeli bakın kim çıktı!Doğu Akdeniz’de Enerji Stratejileri ve Bölgesel Güvenliğin GeleceğiDoğu Akdeniz’de hidrokarbon yatakları: Yeni bir jeopolitik mücadele sahası mı?
 
TÜRKİYE'DEN GELEN SUYUN DAĞITIMI VE PROJELENDİRİLMESİ ÇALIŞTAYI'NIN SONUÇ BİLDİRGESİ YAYINLANDIDoğu Akdeniz’de zengin gaz ve petrol rezervleri
 
 
Nöbetçi Eczaneler
LEFKOŞA KADER ECZANESİ  (Tel : (392)223-5499)
SEROL ECZANESI  (Tel : (392)227-2064)
GAZİ MAĞUSA SAKARYA ECZANESI  (Tel : (392)365-2989)
GİRNE SERTAÇ ECZANESI  (Tel : (392)815-9067)
GÜZELYURT İNCİ ECZANESI  (Tel : (392)714-3252)