Ana Sayfa » Kıbrıs » DAÜ Rektörü sonunda patladı...

DAÜ Rektörü sonunda patladı...

"Bir yıldan beri süregelen görüşme ve tartışmalardan kalıcı ve sürdürülebilir bir çözüm üretilemediği için üniversite öncesi eğitim kurumlarının işletmesinin devri yoluna gidildi. DAÜ yönetimi ve Doğa Koleji, attıkları imzanın arkasında...Aksi halde DAÜ de çöker".

 
 
DAÜ Rektörü sonunda patladı...
GAZİ MAĞUSA - Doğu Akdeniz Üniversitesi (DAÜ) Rektörü Prof. Dr. Abdullah Öztoprak, bir yıldan beri süregelen görüşme ve tartışmalardan kalıcı ve sürdürülebilir bir çözüm üretilemediği için üniversite öncesi eğitim kurumlarının işletmesinin devri yoluna gidildiğini açıkladı.


Üniversite öncesi kurumların devri konusunda DAÜ Yönetimi ve Doğa Koleji yönetiminin attıkları imzanın arkasında olduklarını da belirten Prof. Dr. Öztoprak,  "Aksi halde belki Doğu Akdeniz Koleji (DAK) ve Doğu Akdeniz İlkokulu (DAİ) geçici süreliğine kurtulur ama orta vadede DAÜ, DAK-DAİ ile birlikte çöker. Buna izin vermeyeceğiz" ifadelerini kullandı.


Öztoprak, DAÜ çalışanlarına gönderdiği kapsamlı metni basına da açıklayarak, üniversite öncesi eğitim kurumlarının işletmesinin devri konusunda bilgi verdi.


KARALAMA KAMPANYALARI


"Son günlerde yapılan karalama kampanyaları, iftiralar, kasıtlı bilgi kirliliği girişimleri  akıl almaz boyutlara ulaşmıştır" diyen Prof. Dr. Öztoprak, şöyle devam etti:


"Bir taraftan sendika televizyon televizyon dolaşarak sağduyulu DAÜ camiasından ve bizzat DAK-DAİ öğretmenlerinden bulamadığı desteği üniversite dışından bulmaya çalışmış, üniversitemizi yeniden tartışılan kurum haline getirmiştir. Diğer taraftan DAÜ'nün zor günlerinde sesi çıkmayan, DAÜ'yü sadece eylem ve grev günlerinde hatırlayan DAÜ dışı kişi ve kesimler her nasılsa birden bire 'DAÜ'nün özvarlığımız olduğunu' hatırlayarak DAÜ'nün sahibi kesilmiş, üniversitemizin bu tanıtım döneminde kaba kuvvete kadar dayanan kampanyaların başrol oyunculuğuna soyunmuşlardır."


3 MİLYON TL ÜSTÜNDE YILLIK AÇIK


DAK ve DAİ'nin 3 Milyon TL'nin üzerindeki yıllık açığı bulunduğunu yineleyen Prof. Dr. Öztoprak, "DAÜ-SEN'in akıl almaz agresif tutumu nedeniyle  doğrudan öğretmenlerle diyalog içinde akılcı alternatif çözüm üretilemeyeceği kesin olarak anlaşılmıştır" dedi.


En son yapılan yüzde 15 maaş indirimi teklifine de öğretmenlerin, "sendikamızın uygun bulacağı çözüme razıyız" diyerek geri çevirmelerinin olaya  son noktayı koyduğunu belirten Öztoprak, bunun yanında devlet dahil bu boyutta bir açığı kalıcı olarak üstlenecek bir kurumun çıkmadığını ve çıkmayacağının da kesinlik kazandığını vurguladı.


Prof. Öztoprak, şöyle devam etti:


"Bu koşullarda 3 Milyon TL'yi Nijerya'dan, İran'dan, Türkiye'den gelen öğrencilerimizden alarak başta kendi çocuklarımız olmak üzere ahalinin çocuğunu okutmak için kullanmak üniversite öğrencilerimiz adına kabul edilemez, hesap verilemez bir adaletsizliktir. Kendi maaşlarımızdan fedakarlık yaparak bu kurumları yaşatmanın da kalıcı bir çözüm olmadığı kısa sürede anlaşılmıştır.


Öbür taraftan, üniversitemiz giderek acımasızlaşan rekabet ortamında yoluna güçlenerek devam edebilmek için sürekli atılım yapmak zorundadır. Geçen yıl Sağlık Bilimleri Fakültesi, bu yıl Eczacılık Fakültesi ile Moleküler Biyoloji ve Genetik, sağlık yönetimi, spor bilimleri, işletme mühendisliği açtık. Akreditasyonlara önem verdik; bu sayede özellikle yurt dışından hakettiğimiz ilgiye kavuştuk. Ayakta kalmak için kalitemizi sürekli iyileştirmemiz gerekiyor. Ancak bu bütçe sorunları ile boğuşulan bir kurumda ne kadar mümkün olabilir ki? Bunun iyi anlaşılabilmesi için fazladan 3 milyon TL ile nelerin yapılabileceği hususunda örnekler vermek istiyorum: 3 milyon liraya Eczacılık Fakültesi'nin en son teknoloji ile donatılmış tüm laboratuarları veya 10-15 tane Moleküler Biyoloji ve Genetik Laboratuarı (ki ihtiyaç 4-5 tanedir) veya 100 tane en son teknoloji bilgisayar laboratuarı bir yıl içinde yapılabilir. Veya binalarımızın eskiyen, sürekli arızalanan tüm jeneratörleri ve ısıtma-soğutma sistemleri elden geçirilebilir... 3 Milyon TL'ye araştırma görevlisi sayımız 3 katına çıkartılabilir veya 300 kişiye 10 bin TL'lik A türü araştırma projesi desteği verilebilir veya çağ dışı kalmış, sürekli tamir ve fazla yakıt masrafı çıkaran araç filomuz yenilenerek iki katına çıkarılabilir veya 1300 kişiye Amerika'ya konferans desteği verilebilir (Türkiye'ye 4000 kişi), tanıtım için Türkiye gazetelerine 300 ilan verilebilir, 25 öğretim üyesi istihdam edilebilir, 3-4 fakültemizin tüm akreditasyon giderleri karşılanabilir.


'Bizim esas işimiz olan yükseköğretime yoğunlaşmamız gerekir' derken kastettiğimiz budur. Kilitlenen sorunların tüm camiaya kaybettirdiği enerji, zaman ve motivasyon da işin maddi boyutu kadar önemlidir. Artık çözülemeyen sorunlarla kilitlenip kalma lüksümüz yoktur. Üniversiteye odaklanıp hedefimize kilitlenmek zorundayız. Bunu yaparken birbirimizden güç almak, sinerji yaratmak zorundayız. Sağduyu tek aracımız olmalı. Duygusallık yerine akıl ve mantığa sarılmalıyız.


Biz üniversitenin aklıselim çoğunluğunun desteği ile aldığımız kararların sonuna kadar arkasındayız. Ne DAÜ çalışanlarını artık temsil etmediği çok net anlaşılan, düzenlediği eylem ve toplantılara DAK-DAİ öğretmenlerinin sayısının yarısı kadar bile çalışanı toplayamayan bir sendikanın koparttığı fırtına ve kaba kuvvet; ne de DAÜ üzerinde zerre kadar söz hakkı olmayanların karalama ve tehdit kampanyaları doğru bildiğimiz yoldan gitmemize engel olamayacaktır."


KÜTÜPHANE VE BASIMEVİ ÖZELLEŞTİRİLMEYECEK


"Tarih bizleri DAÜ'yü kurtaran ekip, onları da DAÜ ne zaman başını kaldırsa vurmak için elinde tokmakla bekleyen ekip olarak yazacaktır" ifadelerini kullanan Öztoprak, bilinçli olarak yaratılan bazı spekülasyonlar hakkında da bilgi vermek istediğini kaydetti.


Hazırlık Okulu, Kütüphane ve Basımevi'nin özelleştirileceğine dair spekülasyon yapıldığına değinen Öztoprak, Yabancı Diller ve İngilizce Hazırlık Okulu'nun yasanın emrettiği bir akademik birim olduğunu ve son önlemlerle bu birimin sürdürülebilir hale geldiğini vurguladı.


"Bu yıl açılan Eczacılık ile  Moleküler Biyoloji ve Genetik, gelecek yıl açılacak olan Tıp Fakülteleri ile önümüzdeki yıl belki de bu birimimizde yeni istihdama gitmemiz gerekecektir" diyen Öztoprak, sınav sorularının ve özel evrakın basıldığı bir Basımevi ve akademik birimler kadar önemli olan Kütüphane'nin özelleştirilmesinin ise akıllarının ucundan geçmediğini belirtti.


Öztoprak, "Maalesef bu spekülasyonlar korku salarak taraftar toplamak için kasıtlı olarak yapılmaktadır" dedi.


EĞİTİMDE İHALE OLMAZ...KKTC'DEN KURUM YOK


İhaleye çıkmama konusunu da değerlendiren Öztoprak, şöyle dedi:


"Yasamıza göre sadece mal ve hizmet alımı için ihaleye çıkılması zorunludur. Onlar için bile özellikli konularda doğrudan teklif alma yoluna gitmek mümkündür. Bu konuda hukukçularımızın hiç bir tereddüdü yoktur. Hem eğitimde ihaleye çıkmak ne demektir? En yüksek rakamı teklif eden kişiye çocuklarımızı mı teslim edecektik? Diğerlerinin beş katı teklifte bulunan bir kumarhane sahibi çıksaydı ne yapacaktık? Mantık ve hukuk ne gerektiriyorsa onu yaptık..."


Neden KKTC kurumlarından teklif almadıkları konusuna da değinen Öztoprak, "Bizim tek kriterimiz vardı: Devredilecek kurumun eğitimde deneyimli, başarılı ve isim sahibi olması. KKTC'de bu kriterleri sağlayan ve işbiriği yapabileceğimiz bir kurum maalesef yoktur" ifadelerini kullandı.


FETHULLAHCI MI..."EN İNSAFSIZ İFTİRA"


Öztoprak, "Doğa Koleji Fethullahçı'dır" söylemini de "en insafsız iftira" olarak niteledi ve "çok başarılı bir kurum veya kişiye çamur atmak amacıyla ucuz karalama yöntemi kullanıldığını" kaydetti.


"Bütün inceleme, soruşturma ve yerinde gözlemlerime göre benim bu konuda hiç bir tereddütüm yoktur" diyen Prof. Öztoprak, Doğa Koleji yetkililerinin de açık açık ve defalarca söylemelerine rağmen bu iftiranın velileri ürkütmek için acımasız bir silah olarak kullanılmakta olduğunu savundu.


Devletin en üst yetkili makamlarının bu kararın arkasında olduğunu da vurgulayan Öztoprak, uzun yılların deneyimi olan kişiler olarak  böyle bir konuda hata  yapmalarının sözkonusu olamayacağını; DAÜ ve Doğa Koleji yönetimlerinin attıkları imzanın arkasında olduklarını belirtti.


Öztoprak, "aklın, mantığın ve sağduyunun galip gelmesini" de diledi.


(ŞEB/GÜR)


 
13 Haziran 2011 Pazartesi 14:30
Okunma: 962
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Gazete Manşetleri
 
Anket
Kıbrıs sorunu ile ilgili olarak 2016 sonuna kadar bir çözüme ulaşılabileceğine inanıyor musunuz?
Evet İnanıyorum
Hayır İanmıyorum
Kararsızım
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Kuzey’de ‘Rum mülkü’ satın alanların durumuGöbek eriten 10 baharatZayıflamak isteyenlere 5 uzman 5 süper öneriGünde iki fincan kahve içen erkeklerin...Kıbrıs'ta gezilecek yerlerSu geldi Rumlar çıldırdı İşte muhtemel yeni Kıbrıs haritasıTürkiye güzeli bakın kim çıktı!Doğu Akdeniz’de Enerji Stratejileri ve Bölgesel Güvenliğin GeleceğiDoğu Akdeniz’de hidrokarbon yatakları: Yeni bir jeopolitik mücadele sahası mı?
 
TÜRKİYE'DEN GELEN SUYUN DAĞITIMI VE PROJELENDİRİLMESİ ÇALIŞTAYI'NIN SONUÇ BİLDİRGESİ YAYINLANDIDoğu Akdeniz’de zengin gaz ve petrol rezervleri
 
 
Nöbetçi Eczaneler
LEFKOŞA KADER ECZANESİ  (Tel : (392)223-5499)
SEROL ECZANESI  (Tel : (392)227-2064)
GAZİ MAĞUSA SAKARYA ECZANESI  (Tel : (392)365-2989)
GİRNE SERTAÇ ECZANESI  (Tel : (392)815-9067)
GÜZELYURT İNCİ ECZANESI  (Tel : (392)714-3252)